2011-02-18 - 16:06
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, kadınlara
yönelik açıklamalarıyla tartışmalara neden olan Selçuk Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker ve onu destekleyen iki
öğretim üyesinin görevden alınmasıyla ilgili girişimde bulunulması için TBMM
Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonuna başvurdu.
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, kadınlara
yönelik açıklamalarıyla tartışmalara neden olan Selçuk Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker ve onu destekleyen iki
öğretim üyesinin görevden alınmasıyla ilgili girişimde bulunulması için TBMM
Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonuna başvurdu.
Akşit, Çocuk Cinsiyeti Nedeniyle Kadın Üzerinde Oluşturulan Psikolojik
Şiddet, Başlık Parası ve Geleneksel Evlilikler Hakkında Alt Komisyonun raporunu
görüşmek üzere komisyon toplantısına geldi. Ancak toplantıya sadece CHP'li Ersin
katıldı.
Ersin, toplantının başlangıcında komisyonun, Prof. Dr. Çeker ve ona
destek veren iki öğretim üyesinin görevden alınması için girişimde bulunması
istemini içeren bir dilekçe verdi. Ersin, dilekçesinde, ''kadınları aşağılayan,
taciz, tecavüz olaylarından kadını sorumlu tutarak bu saldırıları adeta hoş gören
çağ dışı, sapık anlayış sahibi bu kişilerin kınanması, bu anlayışı öğrencilerine
de aşıladıkları gerekçesiyle istifaları ve görevden alınmaları için girişimde
bulunulması'' gerektiği görüşüne yer verdi.
Akşit de Prof. Dr. Çeker'in, ''Sorunun odağında kadın var. Sen dekolte
giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmaz'' şeklindeki
açıklamalarını, ''talihsiz'' olarak değerlendirdi.
Bunun tasvip edilmesi, destek görmesinin mümkün olmadığını belirten
Akşit, ''Hiçbir gerekçe, suç işlemeye gerekçe oluşturmaz. Hele kadına yönelik
taciz suçunu işlemek için kıyafetin bir unsur görülmesi asla gerekçe oluşturmaz.
Bu seviyede bir insan için, üstelik ilahiyat fakültesinin mensubu olan hocamız
için böyle bir yorum yapmasını doğru bulmuyorum. Eminim düzeltecektir, öyle
olmasını umuyorum. Gerek Diyanet İşler Bakanı, gerekse rektör bu açıklamanın
talihsizliğini, yanlışlığını ifade ettiler. Ben de kendileri gibi düşünüyorum''
diye konuştu.
Akşit, komisyon olarak ilgili makamlara uyarılarını yapacaklarını
belirterek, ''Bir kadın olarak, bir bilim adamı, din adamı tarafından böyle bir
açıklama yapılmasını kınıyor, tasvip etmiyorum'' dedi.
Ersin de vahim bir durum, bölücü bir yaklaşım olduğunu dile getirerek,
''Başında türbanı olmayan, topuğuna kadar pardösü giymeyen kadınların taşlanması
sonucunu bile getirebilir. Diyanet İşleri Başkanı da olayı kınamaktan ziyade,
'maksadını aşmıştır' gibi sözlerle olayı geçiştirmeye çalışıyor. Açık şekilde
bunun doğru olmadığını, insan hakkı ihlali olduğunu söylemesi lazım'' dedi.
Akşit, kimsenin söylediklerini savunmak ya da düzeltmek konumda
olmadıklarını, herkesin sözünün kendisini bağlayacağını belirtti. Akşit, Diyanet
İşleri Başkanı'nın din adamı sükunetiyle hareket ettiğini, tasvip edici bir
tavırda olduğunu zannetmediğini kaydetti.
Güldal Akşit, sözlerini, ''Siyasi görüşlerimiz, inançlarımız ne olursa
olsun hiç kimsenin kılık kıyafeti, yaşam tarzıyla uğraşacak bir konumuz
olmadığını, uğraşmadığımızı başta Sayın Başbakan olmak üzere, bizler de her
ortamda ifade ediyoruz'' diye tamamladı.
(16.06)
yönelik açıklamalarıyla tartışmalara neden olan Selçuk Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker ve onu destekleyen iki
öğretim üyesinin görevden alınmasıyla ilgili girişimde bulunulması için TBMM
Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonuna başvurdu.
Akşit, Çocuk Cinsiyeti Nedeniyle Kadın Üzerinde Oluşturulan Psikolojik
Şiddet, Başlık Parası ve Geleneksel Evlilikler Hakkında Alt Komisyonun raporunu
görüşmek üzere komisyon toplantısına geldi. Ancak toplantıya sadece CHP'li Ersin
katıldı.
Ersin, toplantının başlangıcında komisyonun, Prof. Dr. Çeker ve ona
destek veren iki öğretim üyesinin görevden alınması için girişimde bulunması
istemini içeren bir dilekçe verdi. Ersin, dilekçesinde, ''kadınları aşağılayan,
taciz, tecavüz olaylarından kadını sorumlu tutarak bu saldırıları adeta hoş gören
çağ dışı, sapık anlayış sahibi bu kişilerin kınanması, bu anlayışı öğrencilerine
de aşıladıkları gerekçesiyle istifaları ve görevden alınmaları için girişimde
bulunulması'' gerektiği görüşüne yer verdi.
Akşit de Prof. Dr. Çeker'in, ''Sorunun odağında kadın var. Sen dekolte
giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmaz'' şeklindeki
açıklamalarını, ''talihsiz'' olarak değerlendirdi.
Bunun tasvip edilmesi, destek görmesinin mümkün olmadığını belirten
Akşit, ''Hiçbir gerekçe, suç işlemeye gerekçe oluşturmaz. Hele kadına yönelik
taciz suçunu işlemek için kıyafetin bir unsur görülmesi asla gerekçe oluşturmaz.
Bu seviyede bir insan için, üstelik ilahiyat fakültesinin mensubu olan hocamız
için böyle bir yorum yapmasını doğru bulmuyorum. Eminim düzeltecektir, öyle
olmasını umuyorum. Gerek Diyanet İşler Bakanı, gerekse rektör bu açıklamanın
talihsizliğini, yanlışlığını ifade ettiler. Ben de kendileri gibi düşünüyorum''
diye konuştu.
Akşit, komisyon olarak ilgili makamlara uyarılarını yapacaklarını
belirterek, ''Bir kadın olarak, bir bilim adamı, din adamı tarafından böyle bir
açıklama yapılmasını kınıyor, tasvip etmiyorum'' dedi.
Ersin de vahim bir durum, bölücü bir yaklaşım olduğunu dile getirerek,
''Başında türbanı olmayan, topuğuna kadar pardösü giymeyen kadınların taşlanması
sonucunu bile getirebilir. Diyanet İşleri Başkanı da olayı kınamaktan ziyade,
'maksadını aşmıştır' gibi sözlerle olayı geçiştirmeye çalışıyor. Açık şekilde
bunun doğru olmadığını, insan hakkı ihlali olduğunu söylemesi lazım'' dedi.
Akşit, kimsenin söylediklerini savunmak ya da düzeltmek konumda
olmadıklarını, herkesin sözünün kendisini bağlayacağını belirtti. Akşit, Diyanet
İşleri Başkanı'nın din adamı sükunetiyle hareket ettiğini, tasvip edici bir
tavırda olduğunu zannetmediğini kaydetti.
Güldal Akşit, sözlerini, ''Siyasi görüşlerimiz, inançlarımız ne olursa
olsun hiç kimsenin kılık kıyafeti, yaşam tarzıyla uğraşacak bir konumuz
olmadığını, uğraşmadığımızı başta Sayın Başbakan olmak üzere, bizler de her
ortamda ifade ediyoruz'' diye tamamladı.
(16.06)
