2015-11-10 - 13:13
1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi'nin ardından, TBMM'de 26. dönemde görev yapacak milletvekillerinin kayıt işlemleri devam ediyor.
1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi'nin ardından, TBMM'de 26. dönemde görev yapacak milletvekillerinin kayıt işlemleri devam ediyor.
Kayıt işlemi için Meclis'e gelen Muharrem İnce, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İnce, 10 Kasım'ın kendileri için bir matem, yas günü değil, kararlılık, mücadele ve sahip çıkma günü olduğunu söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Benim iki büyük eserim var. Bunlardan biri Türkiye Cumhuriyeti, öbürü de CHP" sözünü anımsatan İnce, "Biz bugün o inanç ve kararlılıkla, o azimle Türkiye Cumhuriyeti'ne de CHP'ye de sahip çıkma gününde, bu mücadele gününde kayıt yaptırmak benim için önemli. Özellikle bugünü seçmedim. Biraz denk geldi. Ama böyle bir günde kayıt yaptırmış olmak benim için güzel ve hoş oldu" diye konuştu.
İnce, olağanüstü kurultay açıklamasının ardından yaşanan gelişmelere ilişkin soru üzerine, "Çok hoş. Dün gece yarılarına kadar telefonla görüştüm. Sabah geldiğimde 6 imza gelmişti. Şu anda da 7 genç kurultay delegesi bir açıklama yapıp, imzalarını gönderiyorlar. Olağanüstü güzel gelişmeler. Kurultayı toplayacağız" dedi.
Delegelerin masabaşında yazıldığı iddialarına ilişkin soruya İnce, şu yanıtı verdi:
"Pek çok ilde bu şekilde yapılmaya devam ediliyor. Bu konuda kararlıyım. Bu olağanüstü kurultayı toplayacağız. Ben delegelerimizden bu konuda destek istiyorum. Yani şu anda hiç hoş olmayan şeyler oluyor. Pek çok ilde masabaşında il başkanları, ilçe başkanları oturmuşlar delegeleri yazıyorlar. Bir hazırlık bir telaş var. Bu telaş doğru bir telaş değil, bu yapılanlar doğru değil."
İnce, "itiraz edilsin" ifadesi üzerine de "O kadar çok var ki hangisine itiraz edelim. Bu 'aman kaybetmeyelim koltuklarımızı' korkusu, CHP'yi kötü yerlere sürükler. Bu işin doğrusu bir an önce olağanüstü kurultayı toplamaktır" diye konuştu.
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'in "Yandaş medyaya malzeme oluyorlar" dediğinin belirtilmesi üzerine İnce, "Ben partimizin genel sekreteriyle medya aracılığıyla konuşmak istemem. Böyle bir tartışmaya da girmem. Siyasi birikimim, geçmişim de buna uygun değil. Ama yüzlerce böyle örnek varsa kimse kusura bakmasın bunları medyayla paylaşırım" ifadelerini kullandı.
Kayıt işlemi için Meclis'e gelen Adan, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Adan, MHP'nin siyasetini belirlerken Türk milliyetçiliğini referans aldığını vurgulayarak, "MHP doğru durmuştur. MHP'nin ortaya koyduğu şartlar geçerliliğini devam ettirmektedir" diye konuştu.
"Vatandaş neden cezalandırdı?" sorusuna Adan, vatandaşın kararına saygı duyduklarını ifade ederek, "Türkiye'deki seçim şartlarına baktığımız zaman iktidarın çok aşırı güç kullanması, televizyonlar üzerinde kurmuş olduğu baskılar, yürütülen kampanyalara karşı MHP'nin bu meseleyi halkımıza tam anlatma noktasında bir sıkıntı içerisinde olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bunları anlatmaya devam edeceğiz" karşılığını verdi.
Adan, Ankara'nın DAEŞ'e yönelik kara harekatına yeşil ışık yaktığı iddialarını içeren haberlerin hatırlatılması üzerine, TBMM'nin ayın 17'sinden itibaren açılmış olacağını belirterek, "Bu konuların Meclis'e getirilmesi, burada tartışılması düşüncesindeyiz" dedi.
Olup bitenleri tam olarak bilmediklerini kaydeden Adan, hükümetin her konuyu Meclis'e getirmesinde büyük yarar bulunduğunu, milletin haberdar edilerek, eksikliklerin Meclis'te giderilerek alınacak kararların daha hayırlı olacağına inandıklarını söyledi.
"Yenilenen tezkere vardı, bu onu kapsamaz mı?? sorusuna da Adan, "Tezkereye destek verdik ama IŞİD olayı farklı bir olay. Ne yapılmak isteniyor? Kara harekatından bahsediyoruz. Dolayısıyla bunların Meclis?e getirilmesinde büyük yarar var" cevabını verdi.
Adan, MHP'nin kendisini anlatmada sıkıntı çektiğine ilişkin sözleri hatırlatılarak, "Olağanüstü kongreye ihtiyaç var mı?" sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
"MHP olarak biz Sayın Genel Başkanımız ve yetkili organlarımızla birlikte meseleyi değerlendiriyoruz. Şu anda MHP'de bir kongre talebi göremiyorum. Böyle bir talep yok. MHP Türkiye'nin en demokrat partisidir. Çok adaylı kongreler yapma geleneğine sahiptir. Dolayısıyla kongremizde herkes aday olabilir. Ama hiç hayatında MHP'ye oy vermemiş, MHP'de yer almamış olan bazı medya kuruluşlarının, bazı köşe yazarlarının çok ciddi heyecan duymalarını biz de hep birlikte takip ediyoruz. Kongre gibi talepler, dışarıdan zorlamalar MHP'ye etki etmez. MHP vicdanen müsterih bir siyasi partidir. Ortaya koyduğu doğrular tarih önünde haklılık kazanacaktır. Önümüzdeki günlerde bu doğrularımızın ne kadar haklı olduğunu hep birlikte göreceğiz."
Güven tazeleme açısından Genel Başkanın kongreye götürebileceği yönündeki soruya Adan, "Şu anda öyle bir ihtiyaç söz konusu değil. Ama eğer bir ihtiyaç olursa onlar da yapılabilir" karşılığını verdi.
Kaydını yaptıran MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Halaçoğlu, AB İlerleme Raporu'na ilişkin sorular üzerine, AB'nin önce kendisinin şiddeti sonlandırması gerektiğini, Ortadoğu'da bugüne kadar ölen insanların hepsinin vebalinin AB ülkeleri ile ABD'ye ait olduğunu iddia etti. Halaçoğlu, "Orada insanları etnisitelerine, mezheplerine ayırmak suretiyle büyük bir kargaşa ortamı ortaya çıkardılar. Bugün Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumda. Bunun müsebbibi kim? Bunun müsebbibi AB ve ABD. Gizli bir haçlı seferi var" diye konuştu.
Türkiye'nin aslında bir Kürt sorunu değil PKK sorunu olduğunu belirten Halaçoğlu, şunları söyledi:
"Bu sorunu ortadan kaldırmak Türkiye'nin zaten boynunun borcu. Çünkü terör örgütü olarak PKK'yı AB ülkeleri zaten kabul ediyor ABD ile birlikte. AB önce kendi içinde şiddeti bir durdursun. Bizim kendi içimizde şiddet diye herhangi bir şey yok. PKK'nın askerlerimize, polislerimize saldırıları, Güneydoğu'da özellikle kendi kurtarılmış bölgelerini kurma düşüncesi yatmaktadır. Haliyle onun siyasi uzantısı olan partinin öncelikle bu şiddeti durduracak kişiler olduklarını belirtmek istiyorum. AB'nin bu açıklamalarını yersiz buluyorum. Bugün yürütülmekte olan şey büyük bir Kürdistan devletinin kurulması. Irak, Türkiye, Suriye ve İran'dan toprak koparılmış bir Kürdistan, bu 100 yıl öncesinin projesi."
Halaçoğlu, "Neden 80 milletvekili 40 milletvekiline düştü? Seçmen mi sizi anlamadı" sorusu üzerine "Hayır öylesine bir algı yürütüldü ki politika yanlışlığı falan söz konusu değil. Bize bir defa koalisyon teklifi bile söz konusu olmamışken sadece bizim 'hayır' dediğimiz ifade edildi. Hayır diyen biz değildik, AKP'nin kendisiydi. Çünkü biz 'Yolsuzlukların üzerine gidelim' dedik. 'Hayır' dediler. Biz 'Cumhurbaşkanı anayasa çerçevesinde yer alsın' dedik. 'Hayır' dediler" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti'nin, her şeyi kabul etmesine rağmen CHP'ye bile koalisyon teklifinde bulunmadığını öne süren Halaçoğlu, "MHP'ye asla koalisyon teklif etmediler, seçim hükümeti teklif ettiler. Ama basın kontrollerinde olduğu için öylesine bir algı yaratıldı ki 'Hayır', 'Her şeye hayır' diyen bir MHP... Onun dışında Cumhurbaşkanlığı yardım fonu adı altında seçmenlerden çeşitli kişilere paralar gönderildi" görüşünü savundu.
TBMM'de kaydını yaptıran MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan da "Şehirlerin Aynasından Vali Nuri Okutan" isimli kitabı basın mensuplarına hediye etti. Okutan, "Kaymakamlık ve valilik yıllarımı anlatan bir kitap. Bir gazeteci arkadaşımız bunu kaleme aldı. Ben de hediye olarak arkadaşlarıma bunu takdim ettim" dedi.
CHP Kocaeli milletvekilleri kayıt yaptırmaya birlikte geldi. CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, kaydını yaptırdıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Akar, "CHP'deki kurultay tartışmalarıyla" ilgili soru üzerine, "Olağanüstü kurultayı doğru bulmuyorum, bunu fırsatçılık olarak değerlendiriyorum. Çünkü normal sürecimiz seçimden hemen önce başlamıştı, seçimde bunu yarıda kestik ve süreç devam ediyor. Zaten 2 Kasımda başlayacağını, seçimden önce genelgeyle genel merkez bildirmişti" diye konuştu.
Örgütlerin işlemlerine devam ettiğini belirten Akar, muhtemelen bu hafta ve gelecek hafta sonu ilçe kongrelerinin tamamlanacağını söyledi. Akar, "Onun için bir değişim yaşanacaksa bu kurultayda olmalı. Herkes aday olabilir. CHP diğer partiler gibi değil, demokratik bir süreç var" dedi.
Akar, bir gazetecinin, "(Delegeler üzerinde oynanıyor) iddiası var Muharrem İnce'nin" sözleri üzerine, şöyle konuştu:
"Hayır. Bu doğru bir iddia değil, buna katılmıyorum. Ben uzun yıllar örgütlerde çalışmış bir insanım, aynı zamanda genel merkezde de görev yapıyorum. Bunu seçimden önce söylemiş olsaydı belki bir anlam ifade edebilirdi ama bugün bu söylemlerin doğru bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Kamuoyunda böyle bir bilgi varsa da paylaşılmasını doğru bulmuyorum ayrıca, bu bizim parti içerisindeki demokratik yöntemlerin her zaman alışa geldiğimiz usulleridir. Onun için delegeler konusunda sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum. Kurultayın normal süreç içerisinde yapılması gerektiğine inanan bir insanım. Bu süreç içerisinde Kemal Bey'le devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Kemal Bey'in hem CHP'yi demokratikleşme anlamında hem de Türkiye'nin temel problemlerinin kamuoyunda tartışılması ve özellikle 1 Kasım seçim beyannamelerine bakıldığında, CHP'nin ne kadar doğru şeyler üzerine vurgu yaptığını gördük."
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan ise "Ülkemize, milletimize hayır olsun. Demokratik bir seçim olmadı. Hem medya özgürlüğü açısından hem Türkiye'nin her tarafında, kaymakamlıklarından tutun valiliğine kadar taraflı bir seçim çalışması oldu. Onun için bu seçimin demokratik olmadığını düşünüyorum. Ama ne olursa olsun halkın iradesine saygı duymak gerekir. Halk bize muhalefet görevi verdi. Bundan sonra daha çok çalışmamız gerekiyor" sözlerini sarf etti.
"Olağanüstü kongre için imza toplanmaya başlandığının" anımsatılması üzerine, Tarhan, şunları kaydetti:
"Arkadaşlar demokratik haklarını kullanıp aday olabiliyorlar. Ama ben şunu söyleyebilirim: Aday olacak kişiler öncelikli olarak, tarım politikalarından, hayvancılıktan, sanayinin çarklarının dönmesinden, özgürlüklerden, demokrasiden, Türkiye'yi yeniden yapılandırmadan bahsetmek gerekir. Sadece genel başkanı kötüleyerek, genel başkanın hatalarını ön plana çıkartarak adaylık sürecini başlatmamak gerekir. Türkiye zor dönemden geçiyor. Seçim bitmiş, bugün başkanlık sistemi tartışırken, arkadaşlarımız sadece CHP içindeki problemleri tartışıyorlar. Bu da çok üzücü. Bugün demokrasinin temel taşları ile oynanıyor, başkanlık sistemi tartışılıyor ama biz içimizde sadece genel başkanın hatalarını tartışıyoruz. Zaten kurultay sürecine girdik. Herkes demokratik hakkını kullanıp kongrede aday olabilir ama bu süreçte imza toplamak yanlış."
CHP Kocaeli milletvekilleri, gazeteci ve Meclis çalışanlarına pişmaniye dağıttı. Akar, pişmaniyeyi dağıttıktan sonra, "(Yiyen pişman yemeyen bin pişman) derler pişmaniye için. Bu bizim Kocaelimizin özel bir ürünü. Ağzımız tatlansın diye getirdik. CHP'yi bir kez tatsalar, ondan sonra bir çok kez daha tadacaklardır diye düşünüyorum" dedi.
Haydar Akar'ın rozetini CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan'ın rozetini ise oğlu Burak Tarhan taktı.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel ise kaydını yaptırmaya, babası 23. 24. 25. Dönem AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel ile birlikte geldi.
Üç dönem Meclis'te bu şerefli görevi yaptığını belirten Yaşar Karayel, "Bu dönem ben aday olmadım, oğlum aday oldu, o da seçildi. İnşallah memleketimize, milletimize hayırlı hizmetleri dokunur" ifadesini kullandı.
Emrah Karayel ise, milletvekili seçilmesinden dolayı son derece mutlu olduğunu söyledi.
Karayel, babasının 23. 24. ve 25. dönemlerde milletvekili olduğunu, kendisinin ise 26. Dönemde milletvekili seçildiğini anımsatarak, "İnşallah Kayserimize, Türkiyemize hizmet edeceğiz. Bu güzel dönemde ülkemizi bir adım daha öteye taşımak için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Bir gazetecinin, "Şanslısınız aslında, babanızın tecrübelerinden yararlanırsınız herhalde" sözlerine Karayel, "Babamızın sahip olduğu tecrübe bizim için çok önemli. Ben cemiyetçi bir ailede yetiştiğim için sürekli vatan, millet işleriyle ilgileniyorduk zaten. Bu sefer de Meclis'te görev nasip oldu" yanıtını verdi.
Karayel, "Babanızın Meclis'in işleyişine yönelik bir tavsiyesi oldu mu, ilk ne söyledi size?" sorusuna, "Mesleğim avukatlık, aynı zamanda Milli Türk Talebe Birliği'nin Genel Başkanıyım. Dolayısıyla hem bundan önce hem de bu süreç içerisinde neler söylenmesi gerekiyorsa tecrübelerle ilgili, bir tecrübe aktarımı yapıldı. Onun için de avantajlı ve şanslı olduğumu düşünüyorum" dedi.
Daha sonra baba Yaşar Karayel, oğlu Emrah Karayel'e milletvekili rozetini taktı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan kaydını yaptırmaya, annesi Gülhan Kavakçı ve babası Yusuf Ziya Kavakçı ile birlikte geldi. Kavakçı'ya rozetini annesi taktı.
MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı'ya da rozetini oğlu Mert Sancaklı taktı.
Kayıt işlemi için Meclis'e gelen AK Parti Grup Başkanvekili ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın ile AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ahmet Aydın, AB İlerleme Raporu'na ilişkin açıklamaların anımsatılması üzerine, basın özgürlüğü noktasında AK Parti iktidarları döneminde Türkiye'nin atmış olduğu adımların yadsınamayacağını, küçümsenemeyeceğini ve bunu herkesin kabul etmesi gerektiğini belirtti.
AB'nin de çifte standardını bir tarafa bırakması gerektiğini vurgulayan Aydın, "Biz kendi üzerimize düşeni yapıyoruz, ev ödevlerimizi yerine getiriyoruz. AB ülkelerinin de bu noktada samimi bir duruş göstermesi, üzerine düşen görevleri yerine getirmesi lazım" diye konuştu.
Bir insanın herhangi bir mesleğe mensup olmasının onun suç işlemesini meşrulaştırmayacağını ifade eden Aydın, "Sadece ifade özgürlüğünden, gazetecilik mesleğinden, düşüncesini açıkladığından dolayı mahkum olan kimseyi açıkçası ben bilmiyorum" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti iktidarları dönemindeki demokratik kazanımların ortada olduğunu ve atılan adımların, yapılan reformların takdirle karşılandığını belirten Aydın, şunları söyledi:
"Şiddetin önlenmesine dönük yaptıklarımız ortada. Türkiye bir hukuk devletidir ve hukuk kuralları herkes için caridir. Eğer terör varsa terörle mücadele sonuna kadar devam eder, kamu düzeninin ihdası noktasında, kamu otoritesinin sağlanması adına alınması gereken ne tedbirler varsa bu tedbirler alınır."
Ahmet Aydın, 78 milyonun kardeşliği, birliği, beraberliği için yapılması gerekenleri yaptıklarına vurgu yaparak, şöyle devam etti:
"Bu seçimler 78 milyonun kazançlı çıktığı seçimlerdir. Evet iki kişiden bir kişi AK Parti'ye oy vermiş olabilir. Ama kurulacak olan hükümet, iktidar yüzde 100'ü kucaklayacak olan bir iktidardır. Yüzde 100'ün hükümetidir. Bölgesel, etnik, dinsel siyaset yapmadık. Bütün bunları ayaklarımızın altına aldık. İnsanı merkeze koyarak, insana hizmeti kendimize düstur edindik. İnşallah bu yeni dönemde de yeni anayasa başta olmak üzere pek çok alanda yine eğer temel haklar noktasında birtakım özgürlükleri sınırlandırıcı hususlar varsa bunlar oturulur, konuşulur ve tam demokrasinin gereği neyse inşallah bu dönemde de yapmaya devam edeceğiz."
Bazı gazetecilerin "Çözüm Süreci"nde yeni yol haritasında HDP, İmralı yok" ifadesi üzerine Aydın, şunları kaydetti:
"Artık bundan sonraki süreç milli birlik ve kardeşlik süreci olarak devam edecektir. Bundan sonraki süreçte de burada eğer bir sorun varsa bu sorun sadece AK Parti'nin sorunu değil, bu ülkenin sorunu, bu milletin sorunudur ve muhatabı da 78 milyon insandır. Dolayısıyla eğer muhataplarda bir sorun yaşanıyorsa ki onların bu noktada samimi bir duruşlarını göremiyorsanız muhatabı değiştirme hakkınız vardır. Bizim için asıl olan üzüm yemektir, bu ülkede milli birlik ve kardeşliği tesis etmektir. Bunun için halkımızla istişare ederiz. Biz silahtan, terörden beslenenlerle değil, gerçekten sözde değil, özde barışı isteyenler, özde kardeşliği isteyenler ve bu bağlamda elini taşın altına atan her kim varsa bu kapsamda ciddi bir rol almasını bekliyoruz."
AK Parti Ankara Milletvekili İyimaya da 1 Kasım iradesinin millet, devlet, sistem ve demokrasi için hayırlı olması dileğinde bulundu.
Türk milleti ve sisteminin bir anayasa ihtiyacıyla karşı karşıya olduğunu belirten İyimaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şu anda mimarı millet olmayan bir anayasayla devleti, sistemi yürütüyoruz. 1 Kasım iradesinden bu anayasanın yürürlükten kalkacağı, yeni anayasanın yürürlüğe gireceği bir çözümün oluşabileceğini düşünüyorum.
Millet partimize aşağı yukarı anayasayı yapabilme tabanına yakın bir sayıyı lütfetti. 317 çoğunluk, az bir çoğunluk değil. Kurucu iktidar yetkisine yakın bir çoğunluk. 1 Kasım seçimlerinin partilerde, muhalefet partilerinde bir iç hareketliliğe yol açtığını görüyoruz. Süreç içerisinde 317'yi 330'a veya 340'a, 350'ye tamamlayan ara sayının, telafi sayısının defakto olarak ortaya çıkacağını düşünüyorum. Milletin çoğulcu renklerinin kendisini seyrettiği bir ayna netliğinde bir anayasayı üretebileceğimizi düşünüyorum."
Başkanlık sistemini kişiler için değil, koalisyon gibi arızalara yer vermeyen yapısıyla istikrar, millet, ekonomik ve demokratik gelecek için zorunlu gördüklerini ifade eden İyimaya, "Başkanlık sisteminin bir rejim değişikliğine yol açacağı yönünde birkaç gün içerisinde gelişen söylemleri eski Türkiye'nin niyet okuması söylemleri olarak görüyorum" dedi.
Gazetecilerin, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarının 60 maddeyi geçemediğini anımsatması ve "İyimser bir tabloyla bu döneme başlıyorsunuz" ifadesi üzerine İyimaya, kötümser olmak için bir neden bulunmadığını vurgulayarak, komisyonun başarısız olduğunu düşünmediğini kaydetti.
İyimaya, Anayasa oylamalarının gizli olmasının da antidemokratik olduğunu düşündüğünü bildirdi.
"Meclis Başkanlığı için aday olacak mısınız?" sorusu üzerine İyimaya, "Ben siyasette daima rasyonel verimi ilke edinmiş insanım. Görünürlük, şov ve ileri beklentiler benim dünyamda yok" karşılığını verdi.
"Kabinede yer alacağınız konuşuluyor" ifadesine de Ahmet İyimaya, "Kendimle ilgili rivayetleri tebessümle karşılarım" değerlendirmesini yaptı.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Kayıt işlemi için Meclis'e gelen Muharrem İnce, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İnce, 10 Kasım'ın kendileri için bir matem, yas günü değil, kararlılık, mücadele ve sahip çıkma günü olduğunu söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Benim iki büyük eserim var. Bunlardan biri Türkiye Cumhuriyeti, öbürü de CHP" sözünü anımsatan İnce, "Biz bugün o inanç ve kararlılıkla, o azimle Türkiye Cumhuriyeti'ne de CHP'ye de sahip çıkma gününde, bu mücadele gününde kayıt yaptırmak benim için önemli. Özellikle bugünü seçmedim. Biraz denk geldi. Ama böyle bir günde kayıt yaptırmış olmak benim için güzel ve hoş oldu" diye konuştu.
İnce, olağanüstü kurultay açıklamasının ardından yaşanan gelişmelere ilişkin soru üzerine, "Çok hoş. Dün gece yarılarına kadar telefonla görüştüm. Sabah geldiğimde 6 imza gelmişti. Şu anda da 7 genç kurultay delegesi bir açıklama yapıp, imzalarını gönderiyorlar. Olağanüstü güzel gelişmeler. Kurultayı toplayacağız" dedi.
Delegelerin masabaşında yazıldığı iddialarına ilişkin soruya İnce, şu yanıtı verdi:
"Pek çok ilde bu şekilde yapılmaya devam ediliyor. Bu konuda kararlıyım. Bu olağanüstü kurultayı toplayacağız. Ben delegelerimizden bu konuda destek istiyorum. Yani şu anda hiç hoş olmayan şeyler oluyor. Pek çok ilde masabaşında il başkanları, ilçe başkanları oturmuşlar delegeleri yazıyorlar. Bir hazırlık bir telaş var. Bu telaş doğru bir telaş değil, bu yapılanlar doğru değil."
İnce, "itiraz edilsin" ifadesi üzerine de "O kadar çok var ki hangisine itiraz edelim. Bu 'aman kaybetmeyelim koltuklarımızı' korkusu, CHP'yi kötü yerlere sürükler. Bu işin doğrusu bir an önce olağanüstü kurultayı toplamaktır" diye konuştu.
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'in "Yandaş medyaya malzeme oluyorlar" dediğinin belirtilmesi üzerine İnce, "Ben partimizin genel sekreteriyle medya aracılığıyla konuşmak istemem. Böyle bir tartışmaya da girmem. Siyasi birikimim, geçmişim de buna uygun değil. Ama yüzlerce böyle örnek varsa kimse kusura bakmasın bunları medyayla paylaşırım" ifadelerini kullandı.
Kayıt işlemi için Meclis'e gelen Adan, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Adan, MHP'nin siyasetini belirlerken Türk milliyetçiliğini referans aldığını vurgulayarak, "MHP doğru durmuştur. MHP'nin ortaya koyduğu şartlar geçerliliğini devam ettirmektedir" diye konuştu.
"Vatandaş neden cezalandırdı?" sorusuna Adan, vatandaşın kararına saygı duyduklarını ifade ederek, "Türkiye'deki seçim şartlarına baktığımız zaman iktidarın çok aşırı güç kullanması, televizyonlar üzerinde kurmuş olduğu baskılar, yürütülen kampanyalara karşı MHP'nin bu meseleyi halkımıza tam anlatma noktasında bir sıkıntı içerisinde olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bunları anlatmaya devam edeceğiz" karşılığını verdi.
Adan, Ankara'nın DAEŞ'e yönelik kara harekatına yeşil ışık yaktığı iddialarını içeren haberlerin hatırlatılması üzerine, TBMM'nin ayın 17'sinden itibaren açılmış olacağını belirterek, "Bu konuların Meclis'e getirilmesi, burada tartışılması düşüncesindeyiz" dedi.
Olup bitenleri tam olarak bilmediklerini kaydeden Adan, hükümetin her konuyu Meclis'e getirmesinde büyük yarar bulunduğunu, milletin haberdar edilerek, eksikliklerin Meclis'te giderilerek alınacak kararların daha hayırlı olacağına inandıklarını söyledi.
"Yenilenen tezkere vardı, bu onu kapsamaz mı?? sorusuna da Adan, "Tezkereye destek verdik ama IŞİD olayı farklı bir olay. Ne yapılmak isteniyor? Kara harekatından bahsediyoruz. Dolayısıyla bunların Meclis?e getirilmesinde büyük yarar var" cevabını verdi.
Adan, MHP'nin kendisini anlatmada sıkıntı çektiğine ilişkin sözleri hatırlatılarak, "Olağanüstü kongreye ihtiyaç var mı?" sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
"MHP olarak biz Sayın Genel Başkanımız ve yetkili organlarımızla birlikte meseleyi değerlendiriyoruz. Şu anda MHP'de bir kongre talebi göremiyorum. Böyle bir talep yok. MHP Türkiye'nin en demokrat partisidir. Çok adaylı kongreler yapma geleneğine sahiptir. Dolayısıyla kongremizde herkes aday olabilir. Ama hiç hayatında MHP'ye oy vermemiş, MHP'de yer almamış olan bazı medya kuruluşlarının, bazı köşe yazarlarının çok ciddi heyecan duymalarını biz de hep birlikte takip ediyoruz. Kongre gibi talepler, dışarıdan zorlamalar MHP'ye etki etmez. MHP vicdanen müsterih bir siyasi partidir. Ortaya koyduğu doğrular tarih önünde haklılık kazanacaktır. Önümüzdeki günlerde bu doğrularımızın ne kadar haklı olduğunu hep birlikte göreceğiz."
Güven tazeleme açısından Genel Başkanın kongreye götürebileceği yönündeki soruya Adan, "Şu anda öyle bir ihtiyaç söz konusu değil. Ama eğer bir ihtiyaç olursa onlar da yapılabilir" karşılığını verdi.
Kaydını yaptıran MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Halaçoğlu, AB İlerleme Raporu'na ilişkin sorular üzerine, AB'nin önce kendisinin şiddeti sonlandırması gerektiğini, Ortadoğu'da bugüne kadar ölen insanların hepsinin vebalinin AB ülkeleri ile ABD'ye ait olduğunu iddia etti. Halaçoğlu, "Orada insanları etnisitelerine, mezheplerine ayırmak suretiyle büyük bir kargaşa ortamı ortaya çıkardılar. Bugün Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumda. Bunun müsebbibi kim? Bunun müsebbibi AB ve ABD. Gizli bir haçlı seferi var" diye konuştu.
Türkiye'nin aslında bir Kürt sorunu değil PKK sorunu olduğunu belirten Halaçoğlu, şunları söyledi:
"Bu sorunu ortadan kaldırmak Türkiye'nin zaten boynunun borcu. Çünkü terör örgütü olarak PKK'yı AB ülkeleri zaten kabul ediyor ABD ile birlikte. AB önce kendi içinde şiddeti bir durdursun. Bizim kendi içimizde şiddet diye herhangi bir şey yok. PKK'nın askerlerimize, polislerimize saldırıları, Güneydoğu'da özellikle kendi kurtarılmış bölgelerini kurma düşüncesi yatmaktadır. Haliyle onun siyasi uzantısı olan partinin öncelikle bu şiddeti durduracak kişiler olduklarını belirtmek istiyorum. AB'nin bu açıklamalarını yersiz buluyorum. Bugün yürütülmekte olan şey büyük bir Kürdistan devletinin kurulması. Irak, Türkiye, Suriye ve İran'dan toprak koparılmış bir Kürdistan, bu 100 yıl öncesinin projesi."
Halaçoğlu, "Neden 80 milletvekili 40 milletvekiline düştü? Seçmen mi sizi anlamadı" sorusu üzerine "Hayır öylesine bir algı yürütüldü ki politika yanlışlığı falan söz konusu değil. Bize bir defa koalisyon teklifi bile söz konusu olmamışken sadece bizim 'hayır' dediğimiz ifade edildi. Hayır diyen biz değildik, AKP'nin kendisiydi. Çünkü biz 'Yolsuzlukların üzerine gidelim' dedik. 'Hayır' dediler. Biz 'Cumhurbaşkanı anayasa çerçevesinde yer alsın' dedik. 'Hayır' dediler" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti'nin, her şeyi kabul etmesine rağmen CHP'ye bile koalisyon teklifinde bulunmadığını öne süren Halaçoğlu, "MHP'ye asla koalisyon teklif etmediler, seçim hükümeti teklif ettiler. Ama basın kontrollerinde olduğu için öylesine bir algı yaratıldı ki 'Hayır', 'Her şeye hayır' diyen bir MHP... Onun dışında Cumhurbaşkanlığı yardım fonu adı altında seçmenlerden çeşitli kişilere paralar gönderildi" görüşünü savundu.
TBMM'de kaydını yaptıran MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan da "Şehirlerin Aynasından Vali Nuri Okutan" isimli kitabı basın mensuplarına hediye etti. Okutan, "Kaymakamlık ve valilik yıllarımı anlatan bir kitap. Bir gazeteci arkadaşımız bunu kaleme aldı. Ben de hediye olarak arkadaşlarıma bunu takdim ettim" dedi.
CHP Kocaeli milletvekilleri kayıt yaptırmaya birlikte geldi. CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, kaydını yaptırdıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Akar, "CHP'deki kurultay tartışmalarıyla" ilgili soru üzerine, "Olağanüstü kurultayı doğru bulmuyorum, bunu fırsatçılık olarak değerlendiriyorum. Çünkü normal sürecimiz seçimden hemen önce başlamıştı, seçimde bunu yarıda kestik ve süreç devam ediyor. Zaten 2 Kasımda başlayacağını, seçimden önce genelgeyle genel merkez bildirmişti" diye konuştu.
Örgütlerin işlemlerine devam ettiğini belirten Akar, muhtemelen bu hafta ve gelecek hafta sonu ilçe kongrelerinin tamamlanacağını söyledi. Akar, "Onun için bir değişim yaşanacaksa bu kurultayda olmalı. Herkes aday olabilir. CHP diğer partiler gibi değil, demokratik bir süreç var" dedi.
Akar, bir gazetecinin, "(Delegeler üzerinde oynanıyor) iddiası var Muharrem İnce'nin" sözleri üzerine, şöyle konuştu:
"Hayır. Bu doğru bir iddia değil, buna katılmıyorum. Ben uzun yıllar örgütlerde çalışmış bir insanım, aynı zamanda genel merkezde de görev yapıyorum. Bunu seçimden önce söylemiş olsaydı belki bir anlam ifade edebilirdi ama bugün bu söylemlerin doğru bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Kamuoyunda böyle bir bilgi varsa da paylaşılmasını doğru bulmuyorum ayrıca, bu bizim parti içerisindeki demokratik yöntemlerin her zaman alışa geldiğimiz usulleridir. Onun için delegeler konusunda sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum. Kurultayın normal süreç içerisinde yapılması gerektiğine inanan bir insanım. Bu süreç içerisinde Kemal Bey'le devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Kemal Bey'in hem CHP'yi demokratikleşme anlamında hem de Türkiye'nin temel problemlerinin kamuoyunda tartışılması ve özellikle 1 Kasım seçim beyannamelerine bakıldığında, CHP'nin ne kadar doğru şeyler üzerine vurgu yaptığını gördük."
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan ise "Ülkemize, milletimize hayır olsun. Demokratik bir seçim olmadı. Hem medya özgürlüğü açısından hem Türkiye'nin her tarafında, kaymakamlıklarından tutun valiliğine kadar taraflı bir seçim çalışması oldu. Onun için bu seçimin demokratik olmadığını düşünüyorum. Ama ne olursa olsun halkın iradesine saygı duymak gerekir. Halk bize muhalefet görevi verdi. Bundan sonra daha çok çalışmamız gerekiyor" sözlerini sarf etti.
"Olağanüstü kongre için imza toplanmaya başlandığının" anımsatılması üzerine, Tarhan, şunları kaydetti:
"Arkadaşlar demokratik haklarını kullanıp aday olabiliyorlar. Ama ben şunu söyleyebilirim: Aday olacak kişiler öncelikli olarak, tarım politikalarından, hayvancılıktan, sanayinin çarklarının dönmesinden, özgürlüklerden, demokrasiden, Türkiye'yi yeniden yapılandırmadan bahsetmek gerekir. Sadece genel başkanı kötüleyerek, genel başkanın hatalarını ön plana çıkartarak adaylık sürecini başlatmamak gerekir. Türkiye zor dönemden geçiyor. Seçim bitmiş, bugün başkanlık sistemi tartışırken, arkadaşlarımız sadece CHP içindeki problemleri tartışıyorlar. Bu da çok üzücü. Bugün demokrasinin temel taşları ile oynanıyor, başkanlık sistemi tartışılıyor ama biz içimizde sadece genel başkanın hatalarını tartışıyoruz. Zaten kurultay sürecine girdik. Herkes demokratik hakkını kullanıp kongrede aday olabilir ama bu süreçte imza toplamak yanlış."
CHP Kocaeli milletvekilleri, gazeteci ve Meclis çalışanlarına pişmaniye dağıttı. Akar, pişmaniyeyi dağıttıktan sonra, "(Yiyen pişman yemeyen bin pişman) derler pişmaniye için. Bu bizim Kocaelimizin özel bir ürünü. Ağzımız tatlansın diye getirdik. CHP'yi bir kez tatsalar, ondan sonra bir çok kez daha tadacaklardır diye düşünüyorum" dedi.
Haydar Akar'ın rozetini CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan'ın rozetini ise oğlu Burak Tarhan taktı.
AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel ise kaydını yaptırmaya, babası 23. 24. 25. Dönem AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel ile birlikte geldi.
Üç dönem Meclis'te bu şerefli görevi yaptığını belirten Yaşar Karayel, "Bu dönem ben aday olmadım, oğlum aday oldu, o da seçildi. İnşallah memleketimize, milletimize hayırlı hizmetleri dokunur" ifadesini kullandı.
Emrah Karayel ise, milletvekili seçilmesinden dolayı son derece mutlu olduğunu söyledi.
Karayel, babasının 23. 24. ve 25. dönemlerde milletvekili olduğunu, kendisinin ise 26. Dönemde milletvekili seçildiğini anımsatarak, "İnşallah Kayserimize, Türkiyemize hizmet edeceğiz. Bu güzel dönemde ülkemizi bir adım daha öteye taşımak için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Bir gazetecinin, "Şanslısınız aslında, babanızın tecrübelerinden yararlanırsınız herhalde" sözlerine Karayel, "Babamızın sahip olduğu tecrübe bizim için çok önemli. Ben cemiyetçi bir ailede yetiştiğim için sürekli vatan, millet işleriyle ilgileniyorduk zaten. Bu sefer de Meclis'te görev nasip oldu" yanıtını verdi.
Karayel, "Babanızın Meclis'in işleyişine yönelik bir tavsiyesi oldu mu, ilk ne söyledi size?" sorusuna, "Mesleğim avukatlık, aynı zamanda Milli Türk Talebe Birliği'nin Genel Başkanıyım. Dolayısıyla hem bundan önce hem de bu süreç içerisinde neler söylenmesi gerekiyorsa tecrübelerle ilgili, bir tecrübe aktarımı yapıldı. Onun için de avantajlı ve şanslı olduğumu düşünüyorum" dedi.
Daha sonra baba Yaşar Karayel, oğlu Emrah Karayel'e milletvekili rozetini taktı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan kaydını yaptırmaya, annesi Gülhan Kavakçı ve babası Yusuf Ziya Kavakçı ile birlikte geldi. Kavakçı'ya rozetini annesi taktı.
MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı'ya da rozetini oğlu Mert Sancaklı taktı.
Kayıt işlemi için Meclis'e gelen AK Parti Grup Başkanvekili ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın ile AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ahmet Aydın, AB İlerleme Raporu'na ilişkin açıklamaların anımsatılması üzerine, basın özgürlüğü noktasında AK Parti iktidarları döneminde Türkiye'nin atmış olduğu adımların yadsınamayacağını, küçümsenemeyeceğini ve bunu herkesin kabul etmesi gerektiğini belirtti.
AB'nin de çifte standardını bir tarafa bırakması gerektiğini vurgulayan Aydın, "Biz kendi üzerimize düşeni yapıyoruz, ev ödevlerimizi yerine getiriyoruz. AB ülkelerinin de bu noktada samimi bir duruş göstermesi, üzerine düşen görevleri yerine getirmesi lazım" diye konuştu.
Bir insanın herhangi bir mesleğe mensup olmasının onun suç işlemesini meşrulaştırmayacağını ifade eden Aydın, "Sadece ifade özgürlüğünden, gazetecilik mesleğinden, düşüncesini açıkladığından dolayı mahkum olan kimseyi açıkçası ben bilmiyorum" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti iktidarları dönemindeki demokratik kazanımların ortada olduğunu ve atılan adımların, yapılan reformların takdirle karşılandığını belirten Aydın, şunları söyledi:
"Şiddetin önlenmesine dönük yaptıklarımız ortada. Türkiye bir hukuk devletidir ve hukuk kuralları herkes için caridir. Eğer terör varsa terörle mücadele sonuna kadar devam eder, kamu düzeninin ihdası noktasında, kamu otoritesinin sağlanması adına alınması gereken ne tedbirler varsa bu tedbirler alınır."
Ahmet Aydın, 78 milyonun kardeşliği, birliği, beraberliği için yapılması gerekenleri yaptıklarına vurgu yaparak, şöyle devam etti:
"Bu seçimler 78 milyonun kazançlı çıktığı seçimlerdir. Evet iki kişiden bir kişi AK Parti'ye oy vermiş olabilir. Ama kurulacak olan hükümet, iktidar yüzde 100'ü kucaklayacak olan bir iktidardır. Yüzde 100'ün hükümetidir. Bölgesel, etnik, dinsel siyaset yapmadık. Bütün bunları ayaklarımızın altına aldık. İnsanı merkeze koyarak, insana hizmeti kendimize düstur edindik. İnşallah bu yeni dönemde de yeni anayasa başta olmak üzere pek çok alanda yine eğer temel haklar noktasında birtakım özgürlükleri sınırlandırıcı hususlar varsa bunlar oturulur, konuşulur ve tam demokrasinin gereği neyse inşallah bu dönemde de yapmaya devam edeceğiz."
Bazı gazetecilerin "Çözüm Süreci"nde yeni yol haritasında HDP, İmralı yok" ifadesi üzerine Aydın, şunları kaydetti:
"Artık bundan sonraki süreç milli birlik ve kardeşlik süreci olarak devam edecektir. Bundan sonraki süreçte de burada eğer bir sorun varsa bu sorun sadece AK Parti'nin sorunu değil, bu ülkenin sorunu, bu milletin sorunudur ve muhatabı da 78 milyon insandır. Dolayısıyla eğer muhataplarda bir sorun yaşanıyorsa ki onların bu noktada samimi bir duruşlarını göremiyorsanız muhatabı değiştirme hakkınız vardır. Bizim için asıl olan üzüm yemektir, bu ülkede milli birlik ve kardeşliği tesis etmektir. Bunun için halkımızla istişare ederiz. Biz silahtan, terörden beslenenlerle değil, gerçekten sözde değil, özde barışı isteyenler, özde kardeşliği isteyenler ve bu bağlamda elini taşın altına atan her kim varsa bu kapsamda ciddi bir rol almasını bekliyoruz."
AK Parti Ankara Milletvekili İyimaya da 1 Kasım iradesinin millet, devlet, sistem ve demokrasi için hayırlı olması dileğinde bulundu.
Türk milleti ve sisteminin bir anayasa ihtiyacıyla karşı karşıya olduğunu belirten İyimaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şu anda mimarı millet olmayan bir anayasayla devleti, sistemi yürütüyoruz. 1 Kasım iradesinden bu anayasanın yürürlükten kalkacağı, yeni anayasanın yürürlüğe gireceği bir çözümün oluşabileceğini düşünüyorum.
Millet partimize aşağı yukarı anayasayı yapabilme tabanına yakın bir sayıyı lütfetti. 317 çoğunluk, az bir çoğunluk değil. Kurucu iktidar yetkisine yakın bir çoğunluk. 1 Kasım seçimlerinin partilerde, muhalefet partilerinde bir iç hareketliliğe yol açtığını görüyoruz. Süreç içerisinde 317'yi 330'a veya 340'a, 350'ye tamamlayan ara sayının, telafi sayısının defakto olarak ortaya çıkacağını düşünüyorum. Milletin çoğulcu renklerinin kendisini seyrettiği bir ayna netliğinde bir anayasayı üretebileceğimizi düşünüyorum."
Başkanlık sistemini kişiler için değil, koalisyon gibi arızalara yer vermeyen yapısıyla istikrar, millet, ekonomik ve demokratik gelecek için zorunlu gördüklerini ifade eden İyimaya, "Başkanlık sisteminin bir rejim değişikliğine yol açacağı yönünde birkaç gün içerisinde gelişen söylemleri eski Türkiye'nin niyet okuması söylemleri olarak görüyorum" dedi.
Gazetecilerin, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarının 60 maddeyi geçemediğini anımsatması ve "İyimser bir tabloyla bu döneme başlıyorsunuz" ifadesi üzerine İyimaya, kötümser olmak için bir neden bulunmadığını vurgulayarak, komisyonun başarısız olduğunu düşünmediğini kaydetti.
İyimaya, Anayasa oylamalarının gizli olmasının da antidemokratik olduğunu düşündüğünü bildirdi.
"Meclis Başkanlığı için aday olacak mısınız?" sorusu üzerine İyimaya, "Ben siyasette daima rasyonel verimi ilke edinmiş insanım. Görünürlük, şov ve ileri beklentiler benim dünyamda yok" karşılığını verdi.
"Kabinede yer alacağınız konuşuluyor" ifadesine de Ahmet İyimaya, "Kendimle ilgili rivayetleri tebessümle karşılarım" değerlendirmesini yaptı.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
