2014-12-10 - 12:50
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ HAMZAÇEBİ VE AP RAPORTÖRÜ PIRI, GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, gündemdeki konulara ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avrupa Parlamentosu'nun yeni atadığı Türkiye Raportörü olduğunu anımsatan Piri, hükümet ve siyasi partilerle görüşmelerde, fikir alışverişinde bulunduğunu anlattı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın şiddet çağrısı yapmışsa bunun yanlış olduğunu ancak Başbakan'ın bir muhalefet partisi mensubunu tehdit etmesini de yanlış bulduğunu belirtti.

Hamzaçebi, gündemdeki konulara ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Bundan sonra dökülecek kandan Selahattin Demirtaş sorumludur" açıklaması ve güvenlik paketine ilişkin sorular üzerine Hamzaçebi, iç güvenlik paketinin, hukuk devletinde olmaması gereken, kabul edilemeyecek düzenlemeler içerdiğini söyledi.

Hamzaçebi, valilere gözaltına alma yetkisinin verildiği bir yasal düzenlemeyi kabul etmenin mümkün olmadığını kaydetti.

Hukuk devletinden, kuvvetler ayrılığından çok büyük sapma olduğunu, bunu asla kabul etmediklerini belirten Hamzaçebi, CHP'nin, bu yasal düzenlemeye karşı parlamento zemininde her türlü mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.

Bu yasal düzenlemeye karşı çözüm olarak sokağı gösterme düşüncelerinin bulunmadığını dile getiren Hamzaçebi, "Hükümete şunu tavsiye ediyorum: Valilere gözaltı yetkisinin verildiği bir düzenlemenin, toplumda tepki yaratmayacağını düşünmek mümkün değil. Bu düzenleme, anayasaya çok açık şekilde aykırıdır. Bu düzenleme eğer böyle geçerse, hemen, süratle Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz. Bunda ısrara gerek yok" diye konuştu.

Hamzaçebi, Davutoğlu'nun, mülki amirlere gözaltı yetkisinin verildiği bir düzenlemeyi savunduğunu, sorumluluğu, muhalefete, HDP'ye, başkalarına atmak yerine kendini gözden geçirmesi gerektiğini savundu. Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün bir haber var, TMMOB'un yetkileri elinden alınıyor, dava açamayacak. Bu kabul edilebilir mi? Bu düzenleme yapılırsa TMMOB mensuplarının, toplumun buna tepkisiz kalacağını düşünmek mümkün mü? Kimsenin çağrı yapmasına gerek yok, toplum buna tepkisini ifade eder. Kimse Gezi'de vatandaşları sokağa davet etmedi, Gezi kendiliğinden ortaya çıktı.

Kamu düzenini bozucu düzenlemeleri yapan Sayın Davutoğlu'dur. Sayın Erdoğan'ı takip ediyor. Bundan süratle vazgeçmeli, bu yasa tasarısını geri çekmelidir. Tehdit üslubuyla konuşmayı asla doğru bulmuyorum. Demirtaş, sokağa çağrı yapmışsa, yanlış yapmıştır ancak Başbakan'ın, yürütme gücünü elinde bulunduran bir kişinin, bir muhalefet partisi mensubunu tehdit etmesini de kesinlikle yanlış buluyorum. Demirtaş, eğer şiddet çağrısı yapmışsa yanlıştır ama şiddet çağrısı yaptığını düşünmüyorum, demecini okumuş değilim. 'Sorumlu sensin' diye, sorumluluğu üstünden atan bir anlayış asla olmaz, kabul etmiyorum. Sorumluluk Davutoğlu'nun kendisindedir."

Hamzaçebi, iç güvenlik düzenlemesinin hareket noktasının, bir daha Gezi benzeri, özgürlükçü bir hareketin yaşanmaması, onun bastırılması olduğunu belirtti. Hamzaçebi, tarihte, baskıcı yöntemlerle özgürlük talep eden kitlelerin hareketlerini bastırmakta başarılı olan hiçbir hükümet, yönetim görülmediğini söyledi.

Hamzaçebi, "Sayın Davutoğlu ve Sayın Erdoğan'a, şunu tavsiye ediyorum, Alberto Fujimori olma yolunda yürümeyin, gelin bundan vazgeçin. Peru'nun Devlet Başkanı vardı Fujimori, bu iktidarla benzer süreci yaşamıştır. Sonu hiç iyi olmadı. Hiç tavsiye etmiyorum" dedi.

Suriye sınırına güvenlik sistemi alındığı ancak cihazın kullanılamadığına yönelik haberlerin sorulmasına Hamzaçebi, "Türkiye'nin Suriye ile bir sınırı mı var? Coğrafyada sınır gözüküyor ama sınır yol geçen hanına dönmüş durumda. İsteyen istediği yere geçiyor, gidiyor, geliyor. Neyin güvenliğini alacaklar, ciddiye almıyorum. Sistemi kurmak istememişlerdir" karşılığını verdi.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ile TBMM'deki görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Fazıl Say'ın eserleri, CSO tarafından sansürlendi. Raporda bu gibi sanata yönelik sansürler de yer alacak mı?" sorusu üzerine Piri, Türkiye ile ilgili hazırlayacağı ilk rapor olacağını söyledi.

Avrupa Parlamentosu'nun yeni atadığı Türkiye Raportörü olduğunu anımsatan Piri, hükümet ve siyasi partilerle görüşmelerde, fikir alışverişinde bulunduğunu anlattı.

Piri, Türkiye'nin AB'ye katılım süreci söz konusu olduğunda odaklandıkları ana konuların, hukukun üstünlüğü ve demokratik reformlar olduğunu vurguladı. Piri, "Genel olarak Avrupa Parlamentosu ve Türkiye için katılım sürecinin son derece önemli olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla raporum da bu minval üzerinde olacak. Demokratik reformlar bu sürecin çok önemli bir parçası. Tabii ki bir takım gelişmeler var, olumlu gelişmeler de var. Örneğin Kürt barış süreci, geri kabul anlaşması, vize serbestisi, son olarak da hukukun bağımsızlığı gibi konulara değinileceğini biliyoruz" diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de Türkiye'nin Avrupa Parlamentosu ve AB ile ilişkilerinde CHP'nin görüşlerini ifade etme fırsatını bulduklarını anlattı.

Hamzaçebi, Piri'nin, dile getirdiği konuların başında hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı gibi temel kurumların, demokratik ülkede olması gereken kurumların geldiğini belirtti.

Piri'nin demokratik reformlardan söz ettiğine işaret eden Hamzaçebi, şunları kaydetti:

"Türkiye'den böyle bir beklentileri olduğu ortaya çıkıyor. Ancak üzülerek ifade ediyorum ki Türkiye'de şu anda demokratik reform adı altında yürüyen hiçbir şey yoktur. Tam tersine zamanında bu konuda atılmış olan adımlardan geriye gidiş vardır.

Ancak CHP, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini vazgeçilmez şekilde savunan bir partidir. 1963 yılında Ankara Anlaşması ile başlayan süreç, CHP'nin başlattığı bir süreçtir. Bu sürecin kesintiye uğramadan, ekonomik birlik olmanın öncesinde insan hak ve özgürlükleri, demokrasi açısından bir birlik olarak gördüğümüz AB'ye tam üyeliğin gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Türkiye, bugün bu konuda sorunlar yaşayabilir ama gelecekte bu sorunları aşacak iktidarı, yönetimi mutlaka çıkaracaktır."