2014-05-20 - 15:32
HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkcü, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, maden faciasıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında gensoru önergesi vereceklerini bildirdi.
HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkcü, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, maden faciasıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında gensoru önergesi vereceklerini bildirdi.
Toplantının başında Soma'da ölen işçiler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Toplantıya, milletvekilleri yakalarında siyah kurdele ile katıldı; başkanlık divanı kürsüsüne siyah örtü serildi.
Toplantıda konuşan Eş Genel Başkan Kürkcü, "Yakınlarını kaybeden aileler emin olsunlar ki HDP, bu ve bunun gibi işçi katliamlarının takipçisi olacaktır, hiç kimsenin hakkı yerde kalmayacaktır" dedi.
Soma'dan bazı madenci yakınlarını bugün ağırlamayı düşündüklerini ancak "telkin ve belki tehditlerle yoldan çevrildiklerini" belirten Kürkcü, şunları söyledi:
"Soma'da hala tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Unutturma, öğütme, silme, karartma çabalarından sonra bir gerçeğe ulaşacağız ama bu hakiki gerçek olmayacak. İktidar gerçeği olacak. Çünkü hükümet bağımsız gözlem yapılabilecek imkanları ortadan kaldırdı.
Soma'da halktan aldığımız bilgi, AFAD'ın ve hükümetin verdiği sayıların kendileri için hala inandırıcı olmadığıdır. Hala Soma'da hayatlarını kaybettikleri halde ortaya çıkarılmamış madencilerin olduğuna dair inanış var. Gerçek çırılçıplak ortaya konulmalıdır. 'Bu işin fıtratında var' ifadesi, Başbakan Erdoğan'ın siciline işlenmiştir.
Kendileri için 2023 modelini, geleceğin parlak sayfalarını layık görenler, işçiler için 1860'ların yaşama ve çalışma koşullarını layık gördüler. '1860'larda İngiltere'de maden facialarında ölüyordu siz de 2014'de ölüyorsunuz, layığınız budur' dediler. Hayır, işçiler buna layık değil. Maden işçiliğinin fıtratında bu yoktur. Bu, sermaye sahipliğinin ve devletin fıtratında vardır. O fıtratı da değiştirmek de bizim boynumuza borçtur."
İşçilerin, ocağın içinde ısının arttığını, yangın olduğunu 15 gündür bildiklerini ancak işyeri sahiplerinin asla çalışmayı durdurmayı düşünmediğini belirten Kürkcü, "Bunlara aldırış etmeyenler, Başbakanları vasıtasıyla kaza süsü verilen bu katliamı örtbas etmeye etmeye çalıştılar" ifadesini kullandı.
"Kim sorumluysa hebasını verecek" denildiğini söyleyen Kürkcü, "En önce siz sorumlusunuz. İstifa diye bir müessese var, edebilir misiniz? Dünyanın başka memleketlerinde bir insanın burnu bile kanayınca kendini sorumlu hissedip istifa edenler gibi istifa edebilir misiniz? Edemezsiniz. Yolsuzlukları saklamak için o koltuklarda oturmaya mecbursunuz" diye konuştu.
"Halk bunu sindirmeyecektir. Siyasetle gelen siyasetle gidecektir" diyen Kürkcü, "Kapitalizmden kurtulmadıkça işçi cinayetlerinden kurtulmak mümkün değildir" dedi.
Kürkcü, maden faciasıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında Gensoru önergesi vereceklerini bildirdi. Kürkcü, şunları söyledi:
"Bu kölelik düzenine 'mükemmel işletme' diyen bakan Taner Yıldız'ın görevi, çalışma başladığı günden beri, acıları ve kayıpları mümkün olduğu kadar parçalara bölerek tahammül edilebilir hale getirmek; saldırgan bir üslup kullanmayarak şiddeti ve öfkeyi kendi üzerinden dağıtmak, ocak sahibinin üzerine doğu sevk etmekti.
Sadece bu maden değil Türkiye'deki bütün madenler, ILO'nun normlarına uygun biçime getirilinceye kadar çalışmalarına ara vermelidir. Çalışmalar bitinceye kadar işçi ücretleri kamu bütçesinden ödenmelidir. Bu çalışma bittikten sonra işçiler hala madende çalışmak istiyorlarsa madene dönebilirler.
Eğer işçiler çalışma koşullarına itiraz etmezlerse, bu köleliğe boyun eğerlerse, onları kurtaracak olan kendi kolları bile değildir. Bir kere itiraz edebilmek, sesini çıkarabilmek pekala mümkündür. Bundan daha haklı hiçbir mücadele olamaz.
Adaletin bu dünyada gerçekleşmesi lazım gelir. Ancak aslında Tayyip Erdoğan ile El Kaide arasında bana sorarsanız hiçbir fark kalmamış gibi. El Kaide herkesin öte dünyada mutlu olacağını düşündüğü için hem kendilerini hem karşı karşıya olduklarını öte dünyaya göndermek için çalışıyor. Tayyip Erdoğan da işçileri öbür dünyaya göndermeye kendisi de bu dünyanın nimetlerinden istifade etmeye çalışıyor. Eninde sonunda Erdoğan ve El Kaide için de işçiler sadece cennete gidebilirler. Bu dünyada onlara cennet olmayacak öyle mi? Hayır, bu dünyada bir cennet kurmak mümkündür."
Kürkcü, "Madem kaderse, Tayyip Erdoğan 1500 koruma almadan benim gibi Kızılay'da gezsin görelim bakalım" dedi.
"İran'da idamlara son verin" çağrısında bulunan Kürkcü, Türkiye'nin İran ile dostluk ilişkilerini gözden geçirmesini istedi.
Barış sürecinde 1,5 yıldır hiçbir somut sonuç olmadığını; bu süreci hakiki barış sürecine çevirmek için "güvenlik değil özgürlük önlemlerinin alınması gerektiğini" belirten Kürkcü, "Hükümete çözüm olanağı sunulmuştur, bu istismar edildikçe başa dönme ihtimali artmaktadır" diye konuştu.
Balkanlarda yaşanan sel felaketine de değinen Kürkcü, Ölenlerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bir an önce bu ülkelerin doğanın bu taşkınlarından korunabilmeleri için gerekli önlemler alınmalıdır. Kalplerimiz onlarla beraber" dedi.
Yunanistan'da "kardeş parti Birleşik Sol Parti'nin oyların çoğunu olarak birinci parti haline geldiğini" belirten Kürkcü, "Onlara dostluk ve dayanışma selamlarımızı gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.
Toplantının başında Soma'da ölen işçiler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Toplantıya, milletvekilleri yakalarında siyah kurdele ile katıldı; başkanlık divanı kürsüsüne siyah örtü serildi.
Toplantıda konuşan Eş Genel Başkan Kürkcü, "Yakınlarını kaybeden aileler emin olsunlar ki HDP, bu ve bunun gibi işçi katliamlarının takipçisi olacaktır, hiç kimsenin hakkı yerde kalmayacaktır" dedi.
Soma'dan bazı madenci yakınlarını bugün ağırlamayı düşündüklerini ancak "telkin ve belki tehditlerle yoldan çevrildiklerini" belirten Kürkcü, şunları söyledi:
"Soma'da hala tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Unutturma, öğütme, silme, karartma çabalarından sonra bir gerçeğe ulaşacağız ama bu hakiki gerçek olmayacak. İktidar gerçeği olacak. Çünkü hükümet bağımsız gözlem yapılabilecek imkanları ortadan kaldırdı.
Soma'da halktan aldığımız bilgi, AFAD'ın ve hükümetin verdiği sayıların kendileri için hala inandırıcı olmadığıdır. Hala Soma'da hayatlarını kaybettikleri halde ortaya çıkarılmamış madencilerin olduğuna dair inanış var. Gerçek çırılçıplak ortaya konulmalıdır. 'Bu işin fıtratında var' ifadesi, Başbakan Erdoğan'ın siciline işlenmiştir.
Kendileri için 2023 modelini, geleceğin parlak sayfalarını layık görenler, işçiler için 1860'ların yaşama ve çalışma koşullarını layık gördüler. '1860'larda İngiltere'de maden facialarında ölüyordu siz de 2014'de ölüyorsunuz, layığınız budur' dediler. Hayır, işçiler buna layık değil. Maden işçiliğinin fıtratında bu yoktur. Bu, sermaye sahipliğinin ve devletin fıtratında vardır. O fıtratı da değiştirmek de bizim boynumuza borçtur."
İşçilerin, ocağın içinde ısının arttığını, yangın olduğunu 15 gündür bildiklerini ancak işyeri sahiplerinin asla çalışmayı durdurmayı düşünmediğini belirten Kürkcü, "Bunlara aldırış etmeyenler, Başbakanları vasıtasıyla kaza süsü verilen bu katliamı örtbas etmeye etmeye çalıştılar" ifadesini kullandı.
"Kim sorumluysa hebasını verecek" denildiğini söyleyen Kürkcü, "En önce siz sorumlusunuz. İstifa diye bir müessese var, edebilir misiniz? Dünyanın başka memleketlerinde bir insanın burnu bile kanayınca kendini sorumlu hissedip istifa edenler gibi istifa edebilir misiniz? Edemezsiniz. Yolsuzlukları saklamak için o koltuklarda oturmaya mecbursunuz" diye konuştu.
"Halk bunu sindirmeyecektir. Siyasetle gelen siyasetle gidecektir" diyen Kürkcü, "Kapitalizmden kurtulmadıkça işçi cinayetlerinden kurtulmak mümkün değildir" dedi.
Kürkcü, maden faciasıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında Gensoru önergesi vereceklerini bildirdi. Kürkcü, şunları söyledi:
"Bu kölelik düzenine 'mükemmel işletme' diyen bakan Taner Yıldız'ın görevi, çalışma başladığı günden beri, acıları ve kayıpları mümkün olduğu kadar parçalara bölerek tahammül edilebilir hale getirmek; saldırgan bir üslup kullanmayarak şiddeti ve öfkeyi kendi üzerinden dağıtmak, ocak sahibinin üzerine doğu sevk etmekti.
Sadece bu maden değil Türkiye'deki bütün madenler, ILO'nun normlarına uygun biçime getirilinceye kadar çalışmalarına ara vermelidir. Çalışmalar bitinceye kadar işçi ücretleri kamu bütçesinden ödenmelidir. Bu çalışma bittikten sonra işçiler hala madende çalışmak istiyorlarsa madene dönebilirler.
Eğer işçiler çalışma koşullarına itiraz etmezlerse, bu köleliğe boyun eğerlerse, onları kurtaracak olan kendi kolları bile değildir. Bir kere itiraz edebilmek, sesini çıkarabilmek pekala mümkündür. Bundan daha haklı hiçbir mücadele olamaz.
Adaletin bu dünyada gerçekleşmesi lazım gelir. Ancak aslında Tayyip Erdoğan ile El Kaide arasında bana sorarsanız hiçbir fark kalmamış gibi. El Kaide herkesin öte dünyada mutlu olacağını düşündüğü için hem kendilerini hem karşı karşıya olduklarını öte dünyaya göndermek için çalışıyor. Tayyip Erdoğan da işçileri öbür dünyaya göndermeye kendisi de bu dünyanın nimetlerinden istifade etmeye çalışıyor. Eninde sonunda Erdoğan ve El Kaide için de işçiler sadece cennete gidebilirler. Bu dünyada onlara cennet olmayacak öyle mi? Hayır, bu dünyada bir cennet kurmak mümkündür."
Kürkcü, "Madem kaderse, Tayyip Erdoğan 1500 koruma almadan benim gibi Kızılay'da gezsin görelim bakalım" dedi.
"İran'da idamlara son verin" çağrısında bulunan Kürkcü, Türkiye'nin İran ile dostluk ilişkilerini gözden geçirmesini istedi.
Barış sürecinde 1,5 yıldır hiçbir somut sonuç olmadığını; bu süreci hakiki barış sürecine çevirmek için "güvenlik değil özgürlük önlemlerinin alınması gerektiğini" belirten Kürkcü, "Hükümete çözüm olanağı sunulmuştur, bu istismar edildikçe başa dönme ihtimali artmaktadır" diye konuştu.
Balkanlarda yaşanan sel felaketine de değinen Kürkcü, Ölenlerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bir an önce bu ülkelerin doğanın bu taşkınlarından korunabilmeleri için gerekli önlemler alınmalıdır. Kalplerimiz onlarla beraber" dedi.
Yunanistan'da "kardeş parti Birleşik Sol Parti'nin oyların çoğunu olarak birinci parti haline geldiğini" belirten Kürkcü, "Onlara dostluk ve dayanışma selamlarımızı gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.
