2010-06-18 - 14:20
Devlet Bakanı Faruk Çelik, yaşanan bazı hadiselerin ardından demokratik açılımın durduğuna ilişkin değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, yaşanan bazı hadiselerin ardından demokratik
açılımın durduğuna ilişkin değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Çelik, gazetecilerin, ''terör örgütü PKK'nın, Kandil ve Mahmur
kamplarından gelen gruptaki 10 kişinin tutuklanmasının, demokratik açılım
sürecini etkileyip etkilemediği'' yönündeki sorularını yanıtladı.
Demokratik açılım sürecinin sağlıklı bir şekilde başladığını ve bu
sürecin devam edeceğini belirten Çelik, Hükümetin bu konuda kararlı olduğunu
vurguladı. Çelik, yaşanan bazı hadiselerin ardından ''açılım durmuştur''
denilmesini doğru bulmadığını dile getirdi.
Bakan Çelik, Kandil ve Mahmur kamplarından gelen gruptaki 10 kişinin
tutuklanmasına ilişkin, ''Olayın yargı boyutu ayrı. Sorulan sorular var, alınan
cevaplar var. Hukuk devletinde bu süreç yürüyor. Bireyleri ilgilendiren bir
olayı, toplumun geneliyle ilgili çözümüne çalıştığımız konuların merkezine
oturtmak doğru değildir. Bireyler yanlış yapabilir, suçlulukları ya da
haklılıkları söz konusu olabilir. Ama yürütülen süreç 73 milyonu ilgilendiren bir
süreçtir. Bunları aynı kaba koymak doğru değildir'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Habur ve Mahmur kamplarından
gelenlerle ilgili ilk kararın da dünkü kararın da yargı tarafından verildiğini,
kendilerinin ilk karar üzerinde olduğu gibi son karar üzerinde de yorum yapmayı
doğru bulmadıklarını kaydetti.
Demokratik açılım sürecinin yargı kararlarıyla kesintiye maruz kalmasının
söz konusu olmayacağını belirten Kılıç, ''Hükümet ve Meclis, milletimizin
tamamına yönelik özgürlük ve demokrasi adımlarını kararlılıkla atma iradesini
bundan sonra da sürdürecektir'' dedi.
Suat Kılıç, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini düzenleyen kanun
tasarısına ilişkin bir soruyu da şöyle yanıtladı.
''Yasa metinlerindeki güncel düzenleme çalışmaları, tarihi bile olmayan
Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik bir girişim olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Düzenlemenin, 'Sayın Başbakan'ın gelecekte Cumhurbaşkanı adayı olacağı' şeklinde
değerlendirilmesi kesinlikle doğru değildir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı
seçiminin hangi tarihte, hangi adaylarla yapılacağı henüz net değilken, Sayın
Başbakan'a yönelik bir düzenleme yapıldığı iddiasının peşine takılmak doğru bir
yaklaşım olmayacaktır. Bizim bu süreçteki kaygımız, gayemiz, Cumhurbaşkanlığı
seçimiyle ilgili belirsizliği ortadan kaldırmak ve bu süreçle ilgili yasa
ihtiyacını karşılamaktan ibarettir. Kişiye özel, herhangi bir şahsı ön plana
çıkaran düzenleme gayesinde değiliz. Burada bahse konu edilen düzenlemeyi hiç bir
şekilde Sayın Başbakan'ın şahsıyla ilişkilendirmemek gerekir.'' (14.20)
açılımın durduğuna ilişkin değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Çelik, gazetecilerin, ''terör örgütü PKK'nın, Kandil ve Mahmur
kamplarından gelen gruptaki 10 kişinin tutuklanmasının, demokratik açılım
sürecini etkileyip etkilemediği'' yönündeki sorularını yanıtladı.
Demokratik açılım sürecinin sağlıklı bir şekilde başladığını ve bu
sürecin devam edeceğini belirten Çelik, Hükümetin bu konuda kararlı olduğunu
vurguladı. Çelik, yaşanan bazı hadiselerin ardından ''açılım durmuştur''
denilmesini doğru bulmadığını dile getirdi.
Bakan Çelik, Kandil ve Mahmur kamplarından gelen gruptaki 10 kişinin
tutuklanmasına ilişkin, ''Olayın yargı boyutu ayrı. Sorulan sorular var, alınan
cevaplar var. Hukuk devletinde bu süreç yürüyor. Bireyleri ilgilendiren bir
olayı, toplumun geneliyle ilgili çözümüne çalıştığımız konuların merkezine
oturtmak doğru değildir. Bireyler yanlış yapabilir, suçlulukları ya da
haklılıkları söz konusu olabilir. Ama yürütülen süreç 73 milyonu ilgilendiren bir
süreçtir. Bunları aynı kaba koymak doğru değildir'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Habur ve Mahmur kamplarından
gelenlerle ilgili ilk kararın da dünkü kararın da yargı tarafından verildiğini,
kendilerinin ilk karar üzerinde olduğu gibi son karar üzerinde de yorum yapmayı
doğru bulmadıklarını kaydetti.
Demokratik açılım sürecinin yargı kararlarıyla kesintiye maruz kalmasının
söz konusu olmayacağını belirten Kılıç, ''Hükümet ve Meclis, milletimizin
tamamına yönelik özgürlük ve demokrasi adımlarını kararlılıkla atma iradesini
bundan sonra da sürdürecektir'' dedi.
Suat Kılıç, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini düzenleyen kanun
tasarısına ilişkin bir soruyu da şöyle yanıtladı.
''Yasa metinlerindeki güncel düzenleme çalışmaları, tarihi bile olmayan
Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik bir girişim olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Düzenlemenin, 'Sayın Başbakan'ın gelecekte Cumhurbaşkanı adayı olacağı' şeklinde
değerlendirilmesi kesinlikle doğru değildir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı
seçiminin hangi tarihte, hangi adaylarla yapılacağı henüz net değilken, Sayın
Başbakan'a yönelik bir düzenleme yapıldığı iddiasının peşine takılmak doğru bir
yaklaşım olmayacaktır. Bizim bu süreçteki kaygımız, gayemiz, Cumhurbaşkanlığı
seçimiyle ilgili belirsizliği ortadan kaldırmak ve bu süreçle ilgili yasa
ihtiyacını karşılamaktan ibarettir. Kişiye özel, herhangi bir şahsı ön plana
çıkaran düzenleme gayesinde değiliz. Burada bahse konu edilen düzenlemeyi hiç bir
şekilde Sayın Başbakan'ın şahsıyla ilişkilendirmemek gerekir.'' (14.20)
