2011-03-30 - 18:59
Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısı, TBMM Genel
Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısı, TBMM Genel
Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Kanun, 55 ret oyuna karşın 250 oyla kabul edildi.
Kanuna göre, mahkeme üyeleri 12 yıl için seçilecek. Bir kişi, iki defa
üye seçilemeyecek.
Mahkeme, genel kurul ve iki bölüm olarak çalışacak.
Herkes, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa
Mahkemesine başvurabilecek. Bireysel başvurudan önce, idari ve yargısal başvuru
yollarının tüketilmesi gerekecek.
Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan olarak verdiği kararlar ile parti kapatma
davalarında aldığı kararların yeniden incelenmesi istenebilecek.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği
çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun
tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul ve iki bölüm olarak
çalışacak. Genel Kurul, genel olarak halen Anayasa Mahkemesinin baktığı konuları
görüşecek. Bölümler ise Anayasa değişikliği ile getirilen ''bireysel
başvuruları'' karara bağlayacak.
Anayasa değişikliğiyle yedek üyelerin asıl üye olması ve TBMM'nin 3 üye
seçmesiyle üye sayısı 17'ye çıkarılan Genel Kurul en az 12, 7 üyeden oluşan
bölümler ise en az 4 üyenin katılımıyla toplanacak.
Anayasa Mahkemesinin halen bir olan başkanvekili sayısı ikiye
çıkarılacak. Başkanvekilleri, bölümlere başkanlık edecek.
Anayasa Mahkemesi üyeliğine süre sınırı getiriliyor. Üyeler 12 yıl için
seçilecek. Bir kişi, iki defa üye seçilemeyecek. Başkan ve üyeler
azlolunamayacak, kendileri istemedikçe görev süreleri dolmadan ve 65 yaşından
önce emekliye sevk edilemeyecek.
Raportörler, Başkanın görev vermesi durumunda tanık ve uzman
dinleyebilecek.
Kanunla, ''raportör yardımcılığı'' kadrosu oluşturuluyor. Raportör
yardımcıları, yargısal ve idari çalışmalara yardımcı olacak.
Raportör yardımcılığı için açılacak sınavın mülakatında kayıt sistemi
kullanılmayacak.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, mahkemenin ihtiyaç duyduğu alanlarda hizmet
alımı yoluyla yerli ve yabancı uzman çalıştırmaya yetkili olacak.
Kanunda, Anayasa Mahkemesinin Anayasa değişikliklerini şekil bakımdan
denetimi, ayrıntılı olarak tanımlanıyor.
Buna göre, Anayasa değişikliklerinde teklif çoğunluğuna, oylama
çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı, kanunların
ve TBMM İçtüzüğünün son oylamasının öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı,
KHK'lerin yetki kanununda öngörülen süre içinde çıkarılıp çıkarılmadığı,
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinin imzalarının bulunup bulunmadığı ile
sınırlı olarak şekil incelemesi yapılabilecek.
Kanunla, Anayasa değişikliği ile tanınan bireysel başvuruya ilişkin
koşullar da düzenleniyor.
Herkes, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller
kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla
Anayasa Mahkemesine başvurabilecek.
İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda
öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru
yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekecek.
Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan
bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın
yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu
olamayacak.
Bireysel başvuru, ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya
da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından
yapılabilecek.
Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamayacak. Özel hukuk tüzel
kişileri, yalnızca tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle
bireysel başvuruda bulunabilecek.
Yabancılar da bazı koşullarda bireysel başvuru yapabilecek.
Bireysel başvurular, doğrudan, mahkemeler veya yurtdışı temsilcilikler
aracılığıyla yapılabilecek. Bireysel başvurular harca tabi olacak.
Başvurunun 30 gün içinde yapılması gerekecek.
Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların
kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve esas hakkında
karar verilmesini gerektirmeyen, başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı ve
açıkça dayanaktan yoksun başvuruları reddedebilecek.
Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oybirliği ile karar verilen
başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilecek. Kabul edilemezlik
kararları kesin olacak.
Kabul edilebilirliğine karar verilen bireysel başvuruların esas
incelemesi, bölümler tarafından yapılacak. Bölümlerin bir mahkeme kararına karşı
yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip
edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlı
olacak. Bölümlerce, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme
yapılamayacak.
Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da
edilmediğine karar verilecek. İhlal kararı verilmesi halinde, ihlalin ve
sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilecek ancak
yerindelik denetimi yapılamayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde karar
verilemeyecek.
Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa ihlali ve
sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili
mahkemeye gönderilecek. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan
hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilecek veya genel mahkemelerde dava
açılması yolu gösterilebilecek.
Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal
kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse
dosya üzerinden karar verecek.
Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen
başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca 2 bin liradan fazla
olmamak üzere para cezasına hükmedilebilecek.
Bireysel başvuruya ilişkin hükümler 23 Eylül 2012 tarihinde yürürlüğe
girecek.
Siyasi partiler, karara bağlanarak birleştirilen kesin hesap ile ilçeleri
de kapsayan iller teşkilatının kesin hesap onaylı birer örneğini Haziran ayı
sonuna kadar Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olarak Anayasa Mahkemesi
Başkanlığına gönderecek. Mahkeme de bu belgeleri incelemek üzere Sayıştaya
iletecek.
Siyasi partilerin kesin hesapları üzerindeki inceleme Siyasi Partiler
Kanunu'na göre yapılacak. Yapılan incelemeye ilişkin raporlar, ilgili siyasi
partilere gönderilerek en geç 2 ay içinde görüşünün bildirilmesi istenecek.
Mahkeme, mali denetim sırasında siyasi partilerin incelemeye ilişkin raporlar
hakkındaki görüşlerini de değerlendirecek.
Anayasa Mahkemesinin ''Yüce Divan'' olarak verdiği kararlar ile parti
kapatma davalarında aldığı kararlara temyiz yolu açılıyor. Mahkeme, ''yeniden
inceleme'' talebini de görüşerek karara bağlayacak.
Anayasa Mahkemesinin başkan ve üyeleri hakkında reddi hakim talebinde
bulunulabilecek. Ancak ret talebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve
esas yönünden kabul edilmemesi halinde, talepte bulunanların her birine 500 ila 5
bin lira arasında değişen para cezası verilecek.
Genel Kurul ve bölümler, kararlarını katılan üyelerin salt çoğunluğuyla
alacak. Oyların eşitliği halinde, Başkanın bulunduğu tarafın görüşü doğrultusunda
karar verilmiş sayılacak.
Oylamaya en kıdemsiz üyeden başlanacak.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin siyasi parti
kapatma veya ''Yüce Divan'' sıfatıyla verdiği bir kararının Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi ve eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğine hükmetmesi halinde,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl
içinde Anayasa Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilecek.
Mahkemenin istemi, esaslı ve kabule değer bulması durumunda yargılamanın
yenilenmesine karar verilebilecek.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, başkanvekilleri, üyeleri ve raportörlerinin
maaşları da artırılıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerin maaşları 2 bin
478, raportörlerin maaşları ise 485 TL artacak.
Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeler ile emekli olanlar ve bakmakla yükümlü
oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, TBMM üyelerinin tabi olduğu hükümler
ve esaslar çerçevesinde Mahkeme bütçesinden karşılanacak.
Her yıl 25 nisanda yapılan mahkemenin kuruluş günü töreni ile emekliye
ayrılan başkan, başkanvekili ve üyelere onur belgesi ve armağan verilmesi için,
her yıl mahkeme bütçesine ödenek konulacak. Yapılacak harcamalar da Kamu İhale
Kanununa tabi olmayacak.
Anayasa Mahkemesi Başkanının yanı sıra mahkeme üyelerine de diplomatik
pasaport verilecek.
Anayasa Mahkemesine, raportör, raportör yardımcısı ve diğer idari
personelin de bulunduğu 599 kadro ihdas edilecek.
Adalet Bakanlığı taşra teşkilatına ise 67 raportör, Sayıştay Başkanlığına
15 raportör kadrosu açılacak.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek, ''Herkesin maaşını düzenliyoruz ama kamuoyundan çekindiğimiz için kendi
maaşlarımızı düzenlemiyoruz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısı üzerindeki
görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Çiçek, düzenleme ile
Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın maaşının 9 bin 542 lira, başkanvekilinin maaşının 8
bin 765 lira, üyelerin maaşının ise 8 bin 550 lira olacağını söyledi. Çiçek,
emekli maaşı olarak başkanın 4 bin 813 lira, mahkeme üyelerinin de 4 bin 566 lira
alacağını belirtti.
Çiçek, milletvekillerinin maaş ve özlük hakları ile ilgili sıkıntıların
başka bir yerden değil, yine milletvekillerinin kendisinden kaynaklandığını ifade
etti. Milletvekillerinin maaş ve özlük hakları ile ilgili eski Başbakan Turgut
Özal döneminde bir düzenleme yapıldığını anımsatan Çiçek, ancak kamuoyundan tepki
gelince bütün yükün bu yasayı çıkaranlara yüklendiğini söyledi.
''Herkesin maaşını düzenliyoruz ama kamuoyundan çekindiğimiz için kendi
maaşlarımızı düzenlemiyoruz'' diyen Çiçek, şöyle devam etti:
''Gelin bu işi yapacaksak hep birlikte yapalım. Ben hatırlıyorum, hem
maaşları aldık hem de bu maaşları çıkaranlar için söylemedik şey bırakmadık.
Doğru olmayan, asılsız ithamlarla hem siyaset kurumu hem milletvekilleri
yıprandı. Eğer hakikaten bir şey yapacaksak, oturup birlikte bu konuyu düşünmemiz
lazım.
Pasaport konusunda da aynı sıkıntılar yaşanıyor. Eğer milletvekiline
kırmızı pasaport verilmesi gerekiyorsa bunu da hep birlikte yapalım.
Milletvekili, bir kamu görevlisinden daha az imkanı hak etmiyor. Dünyanın en zor
işini yapıyoruz. Sabahlara kadar çalışıyoruz. Gelin bu işi birlikte
göğüsleyelim.
Parlamentoda bu yönde yasalar çıktığında Meclisin hukuku yeterince
savunulmadı. Çünkü basından, oradan buradan yaylım ateşi başladığında, herkes bir
tarafa çekildi. Halbuki Meclisin hukukunu korumak Meclis Başkanlarının
göreviydi.''
Cemil Çiçek, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'ın, ''Sekiz yıldır
iktidardasınız neden bunları yapmadınız?'' sözleri üzerine, ''Her şeyi hükümet
getirmiyor. Zaman oluyor ki siz de kanun teklifleri veriyorsunuz. Başka konularda
kanun teklifi veriyorsunuz da burada niye teklif vermiyorsunuz. Maaşla ilgili
kararı ben vereceğim, yasayı ben çıkaracağım, meydanda istismarını da sen
yapacaksın. Dünyanın neresinde böyle bir iş var. Olabilir mi? Geçmişte yaşadık
bunları'' diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, CHP Mersin Milletvekili
İsa Gök'ün, Fethullah Gülen ile ilgili sözleri, tartışmaya neden oldu.
Gök, Genel Kurulda, Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını
öngören kanun tasarısının görüşmelerinde, verdiği değişiklik önergesi üzerine söz
aldı. Gök, AK Parti hükümeti döneminde yargının farklı bir duruma geldiğini,
henüz basılmayan bir kitap için ''imha edile'' kararı çıktığını, ilahiyatçıların
evlerinin arandığını söyledi.
Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'ın evinde yapılan aramada misyonerlik
konusundaki araştırmaların değil, Fethullah Gülen'e ilişkin kitapla ilgili
belgelerin alındığını belirten Gök, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yüce dinimizi birilerinin tarikatına göre yorumlatmayın bize. Dinimi
kendim yaşar ve yorumlarım. Bu ülkede milletvekilliği dokunulmazlığı hikaye...
Fethullah Gülen dokunulmazlığı var. Ona dokunan, konuşan yanar. Bu nasıl bir
dokunulmazlık? Bunun örneği yok. O adamcağızdan ne istiyorsunuz da gözaltına
alıyorsunuz.
Atatürk, 'Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler ve müritler ülkesi
olamaz' demişti. Onun kemiklerini sızlatıyorsunuz. Bu ülkeyi şeyh, derviş ve
müritler ülkesi yaptınız. Gelin burada müridi olduğunuzu söyleyin, Gülen'i
savunun, yerinizde durmayın. De ki 'ben müridiyim.' Unutmayın Mustafa Kemal'in
kemiklerini sızlatan ama bu dünyada ama öbür dünyada, faturasını ödeyecektir.''
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Suat
Kılıç, Gök'ün, yargısal işlemleri ve kolluk kuvvetlerinin aramalarının doğrudan
AK Parti talimatıyla yapılıyormuş gibi göstermek istediğini, ancak bunların yalan
ve yanlış olduğunu ifade etti.
Kılıç, şunları söyledi:
''Burada bulunmayan, burada kendisini savunma imkanına sahip olmayan,
kamuoyunun şu veya bu şekilde değerlendirmesini yapmakta olduğu, takdir etmek ya
da eleştirmekte olduğu isimler hakkında buradan ifadelerde bulunulması son derece
yanlış. Kafasında hayali birtakım tarikatlar, hayali birtakım cemaatler inşa
ederek, tarikatlar, cemaatler ve milletvekilleri arasında bir mürit ilişkisi
kurmak ve bunu da AK Parti'ye mal etmek suretiyle düşülen hatanın kabul
edilebilir bir tarafı söz konusu değildir. Yanlış yapıyorsunuz. Bu yaklaşım doğru
değil.
'Türkiye Cumhuriyeti Devleti şeyhler, müritler memleketi olamaz.'
Eyvallah. Gazi'nin bu sözünü benimsiyor ve kabulleniyoruz. Ama Gazi'nin tek eseri
bu söz değil. Gazi, bu millete, Cumhuriyet idaresini, zenginliklerini,
kazanımlarını da emanet etmiştir. Demokrasiyi, millet iradesini de emanet
etmiştir. Milli iradeye, millet iradesine, milletin değer verdiklerine saygı
göstermeyi, en azından saygılı kalabilmeyi başarmakla mükellefsiniz. Olmayan
şeyler üzerinde iftiralar üreterek milletvekillerini de, AK Parti Grubu'nu da zan
altında bırakamazsınız. Hele ki bir milletvekili sorumluluğu, burada kendini
savunma hak ve imkanına sahip olmayanları, bu kürsüden karalama hakkını,
yetkisini imkanını hiç kimseye vermez.''
Yeniden söz alan Gök ise hükümete KHK yetkisi veren tasarının Genel
Kurula geleceğini belirterek, ''6 aylığına 19 kurumun her şeyi hakkında, 9 ayrı
kanunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hazretlerinin kararıyla kanunlar çıkacak.
Bunun adı milli irade mi'' dedi.
Bu arada AK Partili milletvekilleri sıralara vurarak Gök'e tepki
gösterdi. Gök ise bunun üzerine, ''(Fethullah Gülen) deyince AK Parti Grubu
yerinden fırlıyor. Neden gocunuyorsunuz? 'Fethullah Gülen' lafını söyle millet
ayaklarda. Niye? Kıbleniz neresi sizin arkadaşlar, eğer Pensilvanya ise... Benim
kıblemin yeri belli'' dedi.
Bunun üzerine AK Parti'li milletvekilleri kürsüye geldi. CHP Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk de kürsüde Gök'ün üzerine yürüyen AK Parti'li
milletvekillerini engellemeye çalıştı. Gök'ün yerine oturması üzerine, iktidar
milletvekilleri CHP sıralarına yönelerek, tepkilerini dile getirdi.
Tartışmanın büyümesi üzerine Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara
verdi. Tartışma, verilen arada da devam etti. İsa Gök, arkadaşları tarafından
Genel Kurul salonundan çıkarıldı.
(19.08)
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısı, TBMM Genel
Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Kanun, 55 ret oyuna karşın 250 oyla kabul edildi.
Kanuna göre, mahkeme üyeleri 12 yıl için seçilecek. Bir kişi, iki defa
üye seçilemeyecek.
Mahkeme, genel kurul ve iki bölüm olarak çalışacak.
Herkes, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa
Mahkemesine başvurabilecek. Bireysel başvurudan önce, idari ve yargısal başvuru
yollarının tüketilmesi gerekecek.
Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan olarak verdiği kararlar ile parti kapatma
davalarında aldığı kararların yeniden incelenmesi istenebilecek.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği
çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun
tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul ve iki bölüm olarak
çalışacak. Genel Kurul, genel olarak halen Anayasa Mahkemesinin baktığı konuları
görüşecek. Bölümler ise Anayasa değişikliği ile getirilen ''bireysel
başvuruları'' karara bağlayacak.
Anayasa değişikliğiyle yedek üyelerin asıl üye olması ve TBMM'nin 3 üye
seçmesiyle üye sayısı 17'ye çıkarılan Genel Kurul en az 12, 7 üyeden oluşan
bölümler ise en az 4 üyenin katılımıyla toplanacak.
Anayasa Mahkemesinin halen bir olan başkanvekili sayısı ikiye
çıkarılacak. Başkanvekilleri, bölümlere başkanlık edecek.
Anayasa Mahkemesi üyeliğine süre sınırı getiriliyor. Üyeler 12 yıl için
seçilecek. Bir kişi, iki defa üye seçilemeyecek. Başkan ve üyeler
azlolunamayacak, kendileri istemedikçe görev süreleri dolmadan ve 65 yaşından
önce emekliye sevk edilemeyecek.
Raportörler, Başkanın görev vermesi durumunda tanık ve uzman
dinleyebilecek.
Kanunla, ''raportör yardımcılığı'' kadrosu oluşturuluyor. Raportör
yardımcıları, yargısal ve idari çalışmalara yardımcı olacak.
Raportör yardımcılığı için açılacak sınavın mülakatında kayıt sistemi
kullanılmayacak.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, mahkemenin ihtiyaç duyduğu alanlarda hizmet
alımı yoluyla yerli ve yabancı uzman çalıştırmaya yetkili olacak.
Kanunda, Anayasa Mahkemesinin Anayasa değişikliklerini şekil bakımdan
denetimi, ayrıntılı olarak tanımlanıyor.
Buna göre, Anayasa değişikliklerinde teklif çoğunluğuna, oylama
çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı, kanunların
ve TBMM İçtüzüğünün son oylamasının öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı,
KHK'lerin yetki kanununda öngörülen süre içinde çıkarılıp çıkarılmadığı,
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinin imzalarının bulunup bulunmadığı ile
sınırlı olarak şekil incelemesi yapılabilecek.
Kanunla, Anayasa değişikliği ile tanınan bireysel başvuruya ilişkin
koşullar da düzenleniyor.
Herkes, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller
kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla
Anayasa Mahkemesine başvurabilecek.
İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda
öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru
yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekecek.
Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan
bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın
yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu
olamayacak.
Bireysel başvuru, ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya
da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından
yapılabilecek.
Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamayacak. Özel hukuk tüzel
kişileri, yalnızca tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle
bireysel başvuruda bulunabilecek.
Yabancılar da bazı koşullarda bireysel başvuru yapabilecek.
Bireysel başvurular, doğrudan, mahkemeler veya yurtdışı temsilcilikler
aracılığıyla yapılabilecek. Bireysel başvurular harca tabi olacak.
Başvurunun 30 gün içinde yapılması gerekecek.
Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların
kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve esas hakkında
karar verilmesini gerektirmeyen, başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı ve
açıkça dayanaktan yoksun başvuruları reddedebilecek.
Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oybirliği ile karar verilen
başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilecek. Kabul edilemezlik
kararları kesin olacak.
Kabul edilebilirliğine karar verilen bireysel başvuruların esas
incelemesi, bölümler tarafından yapılacak. Bölümlerin bir mahkeme kararına karşı
yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip
edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlı
olacak. Bölümlerce, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme
yapılamayacak.
Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da
edilmediğine karar verilecek. İhlal kararı verilmesi halinde, ihlalin ve
sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilecek ancak
yerindelik denetimi yapılamayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde karar
verilemeyecek.
Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa ihlali ve
sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili
mahkemeye gönderilecek. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan
hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilecek veya genel mahkemelerde dava
açılması yolu gösterilebilecek.
Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal
kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse
dosya üzerinden karar verecek.
Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen
başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca 2 bin liradan fazla
olmamak üzere para cezasına hükmedilebilecek.
Bireysel başvuruya ilişkin hükümler 23 Eylül 2012 tarihinde yürürlüğe
girecek.
Siyasi partiler, karara bağlanarak birleştirilen kesin hesap ile ilçeleri
de kapsayan iller teşkilatının kesin hesap onaylı birer örneğini Haziran ayı
sonuna kadar Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olarak Anayasa Mahkemesi
Başkanlığına gönderecek. Mahkeme de bu belgeleri incelemek üzere Sayıştaya
iletecek.
Siyasi partilerin kesin hesapları üzerindeki inceleme Siyasi Partiler
Kanunu'na göre yapılacak. Yapılan incelemeye ilişkin raporlar, ilgili siyasi
partilere gönderilerek en geç 2 ay içinde görüşünün bildirilmesi istenecek.
Mahkeme, mali denetim sırasında siyasi partilerin incelemeye ilişkin raporlar
hakkındaki görüşlerini de değerlendirecek.
Anayasa Mahkemesinin ''Yüce Divan'' olarak verdiği kararlar ile parti
kapatma davalarında aldığı kararlara temyiz yolu açılıyor. Mahkeme, ''yeniden
inceleme'' talebini de görüşerek karara bağlayacak.
Anayasa Mahkemesinin başkan ve üyeleri hakkında reddi hakim talebinde
bulunulabilecek. Ancak ret talebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve
esas yönünden kabul edilmemesi halinde, talepte bulunanların her birine 500 ila 5
bin lira arasında değişen para cezası verilecek.
Genel Kurul ve bölümler, kararlarını katılan üyelerin salt çoğunluğuyla
alacak. Oyların eşitliği halinde, Başkanın bulunduğu tarafın görüşü doğrultusunda
karar verilmiş sayılacak.
Oylamaya en kıdemsiz üyeden başlanacak.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin siyasi parti
kapatma veya ''Yüce Divan'' sıfatıyla verdiği bir kararının Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi ve eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğine hükmetmesi halinde,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl
içinde Anayasa Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilecek.
Mahkemenin istemi, esaslı ve kabule değer bulması durumunda yargılamanın
yenilenmesine karar verilebilecek.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, başkanvekilleri, üyeleri ve raportörlerinin
maaşları da artırılıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerin maaşları 2 bin
478, raportörlerin maaşları ise 485 TL artacak.
Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeler ile emekli olanlar ve bakmakla yükümlü
oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, TBMM üyelerinin tabi olduğu hükümler
ve esaslar çerçevesinde Mahkeme bütçesinden karşılanacak.
Her yıl 25 nisanda yapılan mahkemenin kuruluş günü töreni ile emekliye
ayrılan başkan, başkanvekili ve üyelere onur belgesi ve armağan verilmesi için,
her yıl mahkeme bütçesine ödenek konulacak. Yapılacak harcamalar da Kamu İhale
Kanununa tabi olmayacak.
Anayasa Mahkemesi Başkanının yanı sıra mahkeme üyelerine de diplomatik
pasaport verilecek.
Anayasa Mahkemesine, raportör, raportör yardımcısı ve diğer idari
personelin de bulunduğu 599 kadro ihdas edilecek.
Adalet Bakanlığı taşra teşkilatına ise 67 raportör, Sayıştay Başkanlığına
15 raportör kadrosu açılacak.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil
Çiçek, ''Herkesin maaşını düzenliyoruz ama kamuoyundan çekindiğimiz için kendi
maaşlarımızı düzenlemiyoruz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısı üzerindeki
görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Çiçek, düzenleme ile
Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın maaşının 9 bin 542 lira, başkanvekilinin maaşının 8
bin 765 lira, üyelerin maaşının ise 8 bin 550 lira olacağını söyledi. Çiçek,
emekli maaşı olarak başkanın 4 bin 813 lira, mahkeme üyelerinin de 4 bin 566 lira
alacağını belirtti.
Çiçek, milletvekillerinin maaş ve özlük hakları ile ilgili sıkıntıların
başka bir yerden değil, yine milletvekillerinin kendisinden kaynaklandığını ifade
etti. Milletvekillerinin maaş ve özlük hakları ile ilgili eski Başbakan Turgut
Özal döneminde bir düzenleme yapıldığını anımsatan Çiçek, ancak kamuoyundan tepki
gelince bütün yükün bu yasayı çıkaranlara yüklendiğini söyledi.
''Herkesin maaşını düzenliyoruz ama kamuoyundan çekindiğimiz için kendi
maaşlarımızı düzenlemiyoruz'' diyen Çiçek, şöyle devam etti:
''Gelin bu işi yapacaksak hep birlikte yapalım. Ben hatırlıyorum, hem
maaşları aldık hem de bu maaşları çıkaranlar için söylemedik şey bırakmadık.
Doğru olmayan, asılsız ithamlarla hem siyaset kurumu hem milletvekilleri
yıprandı. Eğer hakikaten bir şey yapacaksak, oturup birlikte bu konuyu düşünmemiz
lazım.
Pasaport konusunda da aynı sıkıntılar yaşanıyor. Eğer milletvekiline
kırmızı pasaport verilmesi gerekiyorsa bunu da hep birlikte yapalım.
Milletvekili, bir kamu görevlisinden daha az imkanı hak etmiyor. Dünyanın en zor
işini yapıyoruz. Sabahlara kadar çalışıyoruz. Gelin bu işi birlikte
göğüsleyelim.
Parlamentoda bu yönde yasalar çıktığında Meclisin hukuku yeterince
savunulmadı. Çünkü basından, oradan buradan yaylım ateşi başladığında, herkes bir
tarafa çekildi. Halbuki Meclisin hukukunu korumak Meclis Başkanlarının
göreviydi.''
Cemil Çiçek, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'ın, ''Sekiz yıldır
iktidardasınız neden bunları yapmadınız?'' sözleri üzerine, ''Her şeyi hükümet
getirmiyor. Zaman oluyor ki siz de kanun teklifleri veriyorsunuz. Başka konularda
kanun teklifi veriyorsunuz da burada niye teklif vermiyorsunuz. Maaşla ilgili
kararı ben vereceğim, yasayı ben çıkaracağım, meydanda istismarını da sen
yapacaksın. Dünyanın neresinde böyle bir iş var. Olabilir mi? Geçmişte yaşadık
bunları'' diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, CHP Mersin Milletvekili
İsa Gök'ün, Fethullah Gülen ile ilgili sözleri, tartışmaya neden oldu.
Gök, Genel Kurulda, Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını
öngören kanun tasarısının görüşmelerinde, verdiği değişiklik önergesi üzerine söz
aldı. Gök, AK Parti hükümeti döneminde yargının farklı bir duruma geldiğini,
henüz basılmayan bir kitap için ''imha edile'' kararı çıktığını, ilahiyatçıların
evlerinin arandığını söyledi.
Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'ın evinde yapılan aramada misyonerlik
konusundaki araştırmaların değil, Fethullah Gülen'e ilişkin kitapla ilgili
belgelerin alındığını belirten Gök, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yüce dinimizi birilerinin tarikatına göre yorumlatmayın bize. Dinimi
kendim yaşar ve yorumlarım. Bu ülkede milletvekilliği dokunulmazlığı hikaye...
Fethullah Gülen dokunulmazlığı var. Ona dokunan, konuşan yanar. Bu nasıl bir
dokunulmazlık? Bunun örneği yok. O adamcağızdan ne istiyorsunuz da gözaltına
alıyorsunuz.
Atatürk, 'Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler ve müritler ülkesi
olamaz' demişti. Onun kemiklerini sızlatıyorsunuz. Bu ülkeyi şeyh, derviş ve
müritler ülkesi yaptınız. Gelin burada müridi olduğunuzu söyleyin, Gülen'i
savunun, yerinizde durmayın. De ki 'ben müridiyim.' Unutmayın Mustafa Kemal'in
kemiklerini sızlatan ama bu dünyada ama öbür dünyada, faturasını ödeyecektir.''
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Suat
Kılıç, Gök'ün, yargısal işlemleri ve kolluk kuvvetlerinin aramalarının doğrudan
AK Parti talimatıyla yapılıyormuş gibi göstermek istediğini, ancak bunların yalan
ve yanlış olduğunu ifade etti.
Kılıç, şunları söyledi:
''Burada bulunmayan, burada kendisini savunma imkanına sahip olmayan,
kamuoyunun şu veya bu şekilde değerlendirmesini yapmakta olduğu, takdir etmek ya
da eleştirmekte olduğu isimler hakkında buradan ifadelerde bulunulması son derece
yanlış. Kafasında hayali birtakım tarikatlar, hayali birtakım cemaatler inşa
ederek, tarikatlar, cemaatler ve milletvekilleri arasında bir mürit ilişkisi
kurmak ve bunu da AK Parti'ye mal etmek suretiyle düşülen hatanın kabul
edilebilir bir tarafı söz konusu değildir. Yanlış yapıyorsunuz. Bu yaklaşım doğru
değil.
'Türkiye Cumhuriyeti Devleti şeyhler, müritler memleketi olamaz.'
Eyvallah. Gazi'nin bu sözünü benimsiyor ve kabulleniyoruz. Ama Gazi'nin tek eseri
bu söz değil. Gazi, bu millete, Cumhuriyet idaresini, zenginliklerini,
kazanımlarını da emanet etmiştir. Demokrasiyi, millet iradesini de emanet
etmiştir. Milli iradeye, millet iradesine, milletin değer verdiklerine saygı
göstermeyi, en azından saygılı kalabilmeyi başarmakla mükellefsiniz. Olmayan
şeyler üzerinde iftiralar üreterek milletvekillerini de, AK Parti Grubu'nu da zan
altında bırakamazsınız. Hele ki bir milletvekili sorumluluğu, burada kendini
savunma hak ve imkanına sahip olmayanları, bu kürsüden karalama hakkını,
yetkisini imkanını hiç kimseye vermez.''
Yeniden söz alan Gök ise hükümete KHK yetkisi veren tasarının Genel
Kurula geleceğini belirterek, ''6 aylığına 19 kurumun her şeyi hakkında, 9 ayrı
kanunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hazretlerinin kararıyla kanunlar çıkacak.
Bunun adı milli irade mi'' dedi.
Bu arada AK Partili milletvekilleri sıralara vurarak Gök'e tepki
gösterdi. Gök ise bunun üzerine, ''(Fethullah Gülen) deyince AK Parti Grubu
yerinden fırlıyor. Neden gocunuyorsunuz? 'Fethullah Gülen' lafını söyle millet
ayaklarda. Niye? Kıbleniz neresi sizin arkadaşlar, eğer Pensilvanya ise... Benim
kıblemin yeri belli'' dedi.
Bunun üzerine AK Parti'li milletvekilleri kürsüye geldi. CHP Zonguldak
Milletvekili Ali İhsan Köktürk de kürsüde Gök'ün üzerine yürüyen AK Parti'li
milletvekillerini engellemeye çalıştı. Gök'ün yerine oturması üzerine, iktidar
milletvekilleri CHP sıralarına yönelerek, tepkilerini dile getirdi.
Tartışmanın büyümesi üzerine Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara
verdi. Tartışma, verilen arada da devam etti. İsa Gök, arkadaşları tarafından
Genel Kurul salonundan çıkarıldı.
(19.08)
