2013-11-27 - 14:00
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı uluslararası sözleşmeleri onaylayan tasarılar kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'in Genel Kurul'daki sözleri tartışma yarattı. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ikna odalarının unutulmadığını söylerken, Serter, "Yaptığım doğruydu, bugün olsa yine yaparım" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşma, Genel Kurul'da tartışmaya neden oldu. Serter, 11 yıllık süreçte öğretmenlerin en düşük maaş alan kamu görevlisi olduğunu, satın alma gücünün azaldığını savundu.
Serter, emekli öğretmenlerin aldığı maaşı bilemediğini, maaşlarının yarıya yakınının borçları nedeniyle kesildiğini söyledi.
AK Parti'nin sevdiği öğretmen modeli bulunduğunu savunan Serter, bu modele girebilmek için AK Parti'li yandaş sendikaya üye olmanın ön koşul olduğunu ileri sürdü. Serter, bu sendikanın üye sayısının 11 yılda 14 kat arttığını ifade etti. Serter, "AKP, okula çarşaf ve türbanla gelenleri, Başbakan'a İslam'ın yüce halifesi diyenleri, veli toplantılarını camide düzenleyenleri, Atatürk'e kafatasçı diye aşağılayanları, kızlı erkekli eğitimi ahlakdışı sayanları göz bebeği gibi koruyor. AKP'nin öğretmen modeli tam da budur" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Gidin, geçmişinize bakın kimin ideolojik bakış açısıyla eğitime, öğretmene baktığı ortadadır. Burada bunu konuşmaya hakkınız yok. Konuşacak en son kişi sizsiniz. Bu millet ikna odalarını unutmadı. Bu iktidar, öğretmene hiçbir şekilde ideolojik bakış açısıyla bakmadı. Gariban, fukara öğrencilere yaptığınız ortada" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Aydın'a sataşma gerekçesiyle yanıt vererek, Serter'in, saygıdeğer davranışta bulunduğunu söyledi. Altay, o dönemde başı kapalı öğrencilerin okula girmesinin yasak olduğunu, Serter'in de bir eğitimci anlayışı, şefkatiyle bu çocukların eğitim öğretim hakkından mahkum kalmaması için onlara rehberlik ettiğini ifade etti. Altay, bu konunun temcit pilavı gibi getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Serter, öğrencilerin eğitim öğretim alması için uğraştı. Bunda ne kötülük var. Sizin kalbiniz kötü" görüşünü dile getirdi.
Serter de yeniden söz alarak, geçmişinde utanılacak birşey yaptığına inanmadığını vurguladı.
CHP'li Serter, "Yaptığım doğruydu, bugün olsa yine yaparım. Çünkü pek çok başörtülü öğrenci, üniversiteye girerek eğitim imkanına kavuştu. Ben tertemiz geçmişimle övünen, hiçbir yanlış yaptığıma inanmayan biriyim. Beni tanıyıp bilen o başörtülü kızların pek çoğu da aynı şeyi söyleyecekler. Yazık size" dedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de gündemdışı konuşmaya yanıt verdi.
Eğitime önem verdiklerine işaret eden Şimşek, bütçenin beşte birini, vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 23'ünü eğitime harcadıklarını bildirdi.
Şimşek, kendilerinin döneminde yaklaşık 400 bin yeni öğretmen ataması yapıldığını, öğretmenlerin özlük haklarının hiçbir dönemde olmadığı kadar iyileştirildiğini anlattı. Şimşek, aile yardım ödeneği ve ek ders ücreti dahil 8'e 1'de başlayan bir öğretmenin 2002'de 701 lira alırken, Ocak'ta 2 bin 911 lira alacağını kaydetti. Şimşek, enflasyon artışının neredeyse iki katı kadar, yüzde 325 ücret artışı sağladıklarını dile getirdi.
Öğretmenlerin 2002'de 175 lira olan öğretim yılı hazırlık ödeneğinin, bugün 740 liraya ulaştığını ifade eden Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hemen hemen her alanda eğitime çok ciddi kaynak ayırıyoruz. Öğretmenlerimizin mali durumları hiçbir dönemde olmadığı kadar iyileştirildi. AK Parti hükümetlerinin buradaki karnesi son derece net, güçlüdür. Eğitim, Türkiye'nin rekabet gücü açısından da son derece önemli. Türkiye, eğitimde yaptığı hamlelerle, eğitimi önceliklendirmesiyle geleceğin temellerini çok güçlü, sağlam şekilde inşa ediyor. O nedenle Türkiye'nin önümüzdeki 30-40 yıl içinde Avrupa ülkeleri arasında, ekonomisi açısından ilk iki sıraya yerleşmesini bir çok uluslararası kuruluş öngörüyor. Hem öğretmenimize hem de beşeri sermayemizin kalitesini artırmaya yönelik olarak Hükümet olarak ne gerekiyorsa yapıyoruz. En fazla kaynağı eğitime ayırıyoruz."
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Gebze'nin ulaşım sorunlarına, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da kapatılan belde belediyeleri hakkında gündemdışı söz aldı.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Emine Erdoğan'ın konuşmasına müdahalesiyle ilgili, "Bir parlamento üyesinin öncelikli olarak bir kadına ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın eşine yapmış olduğu şiddeti içeren tavrını bir kadın Başkanvekili olarak ve Başkanımız adına Divan olarak kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a yönelik tavrı gündeme geldi.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Genç?in, Erdoğan'a yönelik söylemlerini "seviyesiz" ve "dengesiz" olarak niteledi. Aydın, şunları söyledi:
"Herkesçe malum olan bir milletvekili, Kamer Genç, her zamanki gibi haddini aşmıştır. Bu kişinin artık hiçbir kuruma, makama, kişiye saygısı kalmamıştır. Kendisi rezil olmakla malum olan bu milletvekili, aynı zamanda dün artık Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına taşmış ve Türkiye Cumhuriyeti'ni de adeta, bir Japonya Büyükelçiliği'nde rezil etmeye kalkışmıştır. Artık, Türkiye'yi bırakıp Japonya'nın da işine karışmaya başlamıştır. Bu kişi Atatürk'ün kurduğu, -kurmasıyla övünen- CHP grubuna da tabii ki yakışmaz, onların da tasvip etmediğini ben düşünüyorum."
Emine Erdoğan'ın ev sahibi Japon Büyükelçiliği'nin davetlisi olduğunu ve kendisinden açılış konuşmasını yapmasının istendiğini vurgulayan Aydın, şunları kaydetti:
"29 Ekim 2013 tarihinde bir taraftan Japon Başbakanı Türkiye'de Marmaray'ın açılışına katılırken öbür tarafta Tokyo'da Türkiye Büyükelçiliği'nde Japonya Milli Günü münasebetiyle bir resepsiyon düzenlenmiş ve o resepsiyonda da Japonya Başbakanı Shinzo Abe'nin eşi Akie Abe konuşmuştur. Mütekabiliyet esası ve her türlü dış politika esası, nezaket kuralları gereği, burada da Japonya Büyükelçiliği, muhterem hanımefendiyi davet ederek konuşturmuştur. Ancak, ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde benzer konuşmalar da yapılmıştır, yapılmaya da devam edecektir. Burada görülmesi gereken, Japon Büyükelçiliği'nin vermiş olduğu resepsiyona sayın Başbakanımızın değerli eşi Emine Erdoğan'ın katılmasıdır. Bu katılım Türkiye'nin Japonya'ya, Japonya'nın da Türkiye'ye verdiği değerin bir ifadesidir aynı zamanda. Uluslararası bir platformda dahi nezaket ve görgü kurallarını çiğneyerek ülkemizin imajını zedeleyen ve aynı zamanda kadına yönelik şiddet ve nefret içerikli sözler sarf eden bu kişiyi en şiddetli şekilde kınıyoruz ve yüce milletimize şikayet ediyoruz. CHP Grubu'nu da ahlaktan ve edepten yoksun malum milletvekiliyle ilgili işlem yapmaya davet ediyoruz. Zira, bu bir ilk değildir ve bundan sonra da olmaya devam edecek gibi görünüyor. Sadece milletvekili dokunulmazlığının arkasına sığınarak her türlü hakareti, her türlü saldırıyı, her türlü seviyesizliği kendine meşru gören bu arkadaşla ilgili, CHP'den en azından disiplin işlemlerini başlatmalarını biz AK Parti Grubu olarak bekliyoruz ve bunun takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz. Bu malum kişiyi, CHP'nin tavrında olduğu gibi kamuoyuna bildiriyoruz ve CHP'nin bu konudaki tavrını da merakla bekliyoruz."
TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da iki gün önce Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olduğunu anımsatarak,"Kadına şiddet sadece kaba kuvvetle olmaz, sözel olarak da sözlü olarak da gerçekleşebilir. Bir parlamento üyesinin öncelikli olarak bir kadına ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın eşine yapmış olduğu şiddeti içeren tavrını bir kadın Başkanvekili olarak ve Başkanımız adına divan olarak kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.
Bu arada Genel Kurul Salonu'na giren Genç, söz istedi ve "ne yaptım onu söyleyeyim" dedi. Bunun üzerine AK Parti sıralarından milletvekilleri Genç'e, "Ne yaptın? Otur yerine" diye bağırdı.
Bu arada söz alan milletvekilleri EXPO 2020 oylamasında İzmir'e başarılar diledi.
Genel Kurul'da, BDP'nin enerji alanında sorunların araştırılarak alınması gereken önlemler için Meclis Araştırması önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin öneri reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'a yönelik eleştiriler gündeme geldi. MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, "Bu zihniyete tavsiyemiz bu bürokratın turşusunu kurarak, kendisine saklamasıdır", BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise "Adana Valisi, hangi mantıkla orada tutulur, niye tutulur, başka vali mi bulamadı bu Hükümet?" dedi.
MHP, "bürokrasideki siyasi yanlılık ve bürokraside vatandaşa karşı kaba tutuma" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Öneri lehinde söz alan MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, AK Parti'nin 11 yıllık iktidarında, siyasi olarak tarafsız olması gereken birçok kamu görevlisinin bu vasıflarını yitirdiğini, vatandaşa eşit mesafede durmadığını, yasadışı faaliyet ve organizasyonlara sessiz kaldığını savundu.
Geçmişte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı aklamanın sonsuz kredisi ile hareket eden bazı valilerin, Başbakan'ın yaptığı gibi onun izinden yürüyerek vatandaşlara hakaret ettiğini söyledi.
Adana Valisi'nin kullandığı ifadeye işaret eden Türkoğlu, "Aklı fikri yemede içmede olan zihniyet yedirmem diyebilmektedir. Zaten yamyam olmayanların bu şahsı yemesi söz konusu değildir. Bu zihniyete tavsiyemiz bu bürokratın turşusunu kurarak, kendisine saklamasıdır" diye konuştu.
Türkoğlu, 11 yıllık AK Parti iktidarı döneminin, devletin ve bürokrasinin partileştirilme sürecine karşılık geldiğini öne sürerek, devletin, artık partizan bir devlet olduğunu savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, sataşma gerekçesiyle Türkoğlu'na yanıt verdi. Ünal, hamasetin siyasette her zaman prim yaptığını söyledi.
Ünal, 11 yıldan beri anayasa, yasalar, hukuk ve milletin kendilerine verdiği yetkinin dışında hiçbir şey yapmadıklarını, yapılmasına da izin vermediklerini kaydetti. Ünal, milletin iradesi çalındığında, diktatörlerin iktidarı ele aldığında, milletin iradesi susturulduğunda bu cesaretle konuşulmasını beklediklerini kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu öneri lehinde söz alarak, kamu görevlilerinin tarafsız olmadığını savundu.
Aslanoğlu, "AKP iktidarında yazılı sınavı kazanıp, dereceye giren bir Alevi vatandaşının herhangi bir yere ataması oldu mu? Görev yapan Alevi vatandaşımızın yükselmesi oldu mu? Bir tane vali atadınız mı?" diye sordu.
Öneri aleyhinde konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, iktidarın emrindeki bürokratların, özellikle valilerin iktidarın emir eri, gladyatör gibi çalışmalarının yeni olmadığını, cumhuriyetin ilk yıllarından beri sıkça görülen bir uygulama olduğunu savundu.
Tan, "Adana Valisi'nin saç traşından gözlük modeline, konuşma tarzından yürüyüşüne kadar gözlemlediğiniz vakit, bu hangi mantıkla orada tutulur, niye tutulur, başka vali mi bulamadı bu Hükümet. Hepimiz meraklar içindeyiz. Başbakan, 'yedirmem' diyor, doğru yapıyorsa yedirme. Doğru yapmadıysa ilk tokadı sen vur, görevden al" diye konuştu.
AK Parti Elazığ Milletvekili Şuay Alpay da grup önerisi aleyhinde söz aldı. Alpay, millete kaba davranan, ayrımcılık yapan kamu görevlisinin karşısında olduklarını, bununla ilgili de hesap sorduklarını söyledi.
Alpay, vatandaşa tepeden bakan, ayrım yapanın suç işlemiş olacağını, kim olursa olsun bunun gereğinin de yerine getirileceğini dile getirdi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da CHP'nin "kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullandığı iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi" için verdiği Meclis araştırma önergesinin görüşülmesi önerisi sırasında söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, Gezi olaylarının bir uyarı olduğunun ve ders almaları gerektiğinin söylendiğini belirterek, "Bizim alacağımız ders varsa, otururuz alırız. O gençler kendilerini ifade eden adam gibi muhalefet bulsalardı sokağa çıkmazlardı. Siz yoksunuz diye onlar var. Siz ifade edemediğinizden dolayı onlar var" dedi.
CHP'li Kamer Genç'in Emine Erdoğan'ın konuşmasına müdahalesine değinen Turan, şunları söyledi:
"Dün akşam bizi dünyaya rezil eden o feci saldırının olduğu eylemi, gösteriyi araştırmak için önerge vermeleri lazım. Japonya Büyükelçiliği'nde çok vahim, ifade etmekten utandığım, iğrendiğim o hadise cereyan ediyor. Mesele yapan değil arkadaşlar. Çünkü o kişinin ne olduğunu - kişiyi geri alıyorum - onun ne olduğunu herkes biliyor. 90 yıldır bu ülkedeki Cumhuriyete yaş eş değer CHP'nin bu konudaki tavrını önemsiyorum. Sizin disiplin kurulunuz ne işe yarar, kadın haklarından, kadına şiddete karşı olmaktan bahseden arkadaşlarınız ne işe yarar göreceğiz. Hepinizin yakinen tanıdığı meşhur bir yazarın ilginç bir ifadesi var. 'CHP kalaysız bir bakır gibidir, içine pekmez de koysan zehir olur.' İçinde sevdiğim arkadaşlar var ve isterdimki bir tanesi bugün çıksın dün yapılan konuyla ilgili uyarıyoruz desin."
Turan, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele gününde yazdığı bir tweti anımsatarak, "Ben de soruyorum; dün kadın hakkına halel getiren bir güzelliğin, bir toplantının mahvolmasını sağlayan o malum yaratıkla ilgili aynı Umut Oran çıkıp kendi haklarını kabul etmeyen çağdışı zihniyeti kabul ediyoruz veya etmiyoruz diyor mu?" dedi.
Turan,"Dünkü tavrı, iğrençliği yalanlayamayan, disipline veremeyen, kınamayan bir CHP 90 yıl değil, 190 yıl da olsa hala buradan bize bağırmaya devam eder. Dünkü tablodan ben rahatsızım bu ülkenin evladı olarak. Siz de rahatsızsanız çıkın buraya, söyleyin. Dünkü olayı kınayın. Bizim kınamamız değil, sizin kınamanız anlamlı" diye konuştu.
Sataşma nedeniyle söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım adam mı diye" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Gezi olaylarıyla ilgili sözlerini anımsatan Altay, "Eğer doğa, çevre hassasiyeti içindeki insanlara birazcık edepli, saygılı olsaydınız, özel yaşama müdahale etmekten vazgeçseydiniz, Cumhuriyet'in laik sistemiyle oynamasaydınız Gezi olayları yaşanmazdı" diye konuştu. Altay, iktidar sözcülerini "edebe" davet ettiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da "Adam gibi muhalefetten söz ediyorsanız adam gibi iktidar olacaksınız. Adam gibi devleti yöneteceksiniz. Gezi olaylarında ortalık yıkılırken, alt üst olurken ülkeyi terk eden bir Başbakan olmayacaksınız. Bayrağı tahrik unsuru olarak gören bir başbakan olmayacaktınız. 'Türküm' demekten kaçınan bir başbakan olmayacaktınız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da kadın üzerinden, Başbakan'ın eşi üzerinden siyaset yapmanın doğru bir şey olmadığını söyledi. Oran, "Sayın Erdoğan üzerinden siyaset yapmanız önümüzdeki kabine değişikliğinde sizlere farklı bir makam sağlamayacak" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Burada adam gibi iktidar kim, adam gibi muhalefet kim?" diye sorarak, şunları kaydetti:
"Bunu biz tartacak, ölçecek durumda değiliz. Hakem millettir. Milletin kararına bakın kim adam gibi siyaset yapıyor ortaya çıkar. Cumhuriyet kimsenin tekelinde değil. Bakın size özellikle şunu söylüyorum, emin olun Atatürk'ün kurmuş olduğu CHP, eğer Atatürk yaşıyor olsaydı ben inanıyorum ki şu grubu tertemiz ederdi, dümdüz ederdi. Sizin gibi insanları bu partide barındırmazdı. Dün gece Başbakan'ın eşine birtakım hakaretlerde bulunuyor ve siz kalkıp bunu kınama zahmetinde bulunmuyorsunuz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. 'Ben bu kadar demokratım demekle demokrat olunmaz. Sizin demokratlığınızı biz görüyoruz. Bunu kınamanız lazım. CHP disiplin kurulu yok mu?"
Sataşma nedeniyle tekrar söz isteyen Altay ise "Atatürk yaşasaydı bize ne yapardı bilmem ama maazallah Hz. Peygamber sizi bir görseydi; bırak bu dünyayı, bırak bu Meclisi sizi kainattan sürerdi" karşılığını verdi.
Öte yandan TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, muhalefet kulisine çıkmak için Genel Kurul?da CHP milletvekillerinin oturduğu bölümden geçti. Bu arada yan yana oturan Kocaeli Milletvekili Haydar Akar ile İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, karma eğitim tartışmalarına gönderme yaparak, ?Böyle oturmamızda bir sakınca var mı? Oturabilir miyiz?? diye sordu. Yakut da espriyle, ?Ayrılsanız iyi olur? diyerek karşılık verdi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'in Genel Kurul'daki sözleri tartışma yarattı. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ikna odalarının unutulmadığını söylerken, Serter, "Yaptığım doğruydu, bugün olsa yine yaparım" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşma, Genel Kurul'da tartışmaya neden oldu. Serter, 11 yıllık süreçte öğretmenlerin en düşük maaş alan kamu görevlisi olduğunu, satın alma gücünün azaldığını savundu.
Serter, emekli öğretmenlerin aldığı maaşı bilemediğini, maaşlarının yarıya yakınının borçları nedeniyle kesildiğini söyledi.
AK Parti'nin sevdiği öğretmen modeli bulunduğunu savunan Serter, bu modele girebilmek için AK Parti'li yandaş sendikaya üye olmanın ön koşul olduğunu ileri sürdü. Serter, bu sendikanın üye sayısının 11 yılda 14 kat arttığını ifade etti. Serter, "AKP, okula çarşaf ve türbanla gelenleri, Başbakan'a İslam'ın yüce halifesi diyenleri, veli toplantılarını camide düzenleyenleri, Atatürk'e kafatasçı diye aşağılayanları, kızlı erkekli eğitimi ahlakdışı sayanları göz bebeği gibi koruyor. AKP'nin öğretmen modeli tam da budur" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Gidin, geçmişinize bakın kimin ideolojik bakış açısıyla eğitime, öğretmene baktığı ortadadır. Burada bunu konuşmaya hakkınız yok. Konuşacak en son kişi sizsiniz. Bu millet ikna odalarını unutmadı. Bu iktidar, öğretmene hiçbir şekilde ideolojik bakış açısıyla bakmadı. Gariban, fukara öğrencilere yaptığınız ortada" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Aydın'a sataşma gerekçesiyle yanıt vererek, Serter'in, saygıdeğer davranışta bulunduğunu söyledi. Altay, o dönemde başı kapalı öğrencilerin okula girmesinin yasak olduğunu, Serter'in de bir eğitimci anlayışı, şefkatiyle bu çocukların eğitim öğretim hakkından mahkum kalmaması için onlara rehberlik ettiğini ifade etti. Altay, bu konunun temcit pilavı gibi getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Serter, öğrencilerin eğitim öğretim alması için uğraştı. Bunda ne kötülük var. Sizin kalbiniz kötü" görüşünü dile getirdi.
Serter de yeniden söz alarak, geçmişinde utanılacak birşey yaptığına inanmadığını vurguladı.
CHP'li Serter, "Yaptığım doğruydu, bugün olsa yine yaparım. Çünkü pek çok başörtülü öğrenci, üniversiteye girerek eğitim imkanına kavuştu. Ben tertemiz geçmişimle övünen, hiçbir yanlış yaptığıma inanmayan biriyim. Beni tanıyıp bilen o başörtülü kızların pek çoğu da aynı şeyi söyleyecekler. Yazık size" dedi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de gündemdışı konuşmaya yanıt verdi.
Eğitime önem verdiklerine işaret eden Şimşek, bütçenin beşte birini, vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 23'ünü eğitime harcadıklarını bildirdi.
Şimşek, kendilerinin döneminde yaklaşık 400 bin yeni öğretmen ataması yapıldığını, öğretmenlerin özlük haklarının hiçbir dönemde olmadığı kadar iyileştirildiğini anlattı. Şimşek, aile yardım ödeneği ve ek ders ücreti dahil 8'e 1'de başlayan bir öğretmenin 2002'de 701 lira alırken, Ocak'ta 2 bin 911 lira alacağını kaydetti. Şimşek, enflasyon artışının neredeyse iki katı kadar, yüzde 325 ücret artışı sağladıklarını dile getirdi.
Öğretmenlerin 2002'de 175 lira olan öğretim yılı hazırlık ödeneğinin, bugün 740 liraya ulaştığını ifade eden Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hemen hemen her alanda eğitime çok ciddi kaynak ayırıyoruz. Öğretmenlerimizin mali durumları hiçbir dönemde olmadığı kadar iyileştirildi. AK Parti hükümetlerinin buradaki karnesi son derece net, güçlüdür. Eğitim, Türkiye'nin rekabet gücü açısından da son derece önemli. Türkiye, eğitimde yaptığı hamlelerle, eğitimi önceliklendirmesiyle geleceğin temellerini çok güçlü, sağlam şekilde inşa ediyor. O nedenle Türkiye'nin önümüzdeki 30-40 yıl içinde Avrupa ülkeleri arasında, ekonomisi açısından ilk iki sıraya yerleşmesini bir çok uluslararası kuruluş öngörüyor. Hem öğretmenimize hem de beşeri sermayemizin kalitesini artırmaya yönelik olarak Hükümet olarak ne gerekiyorsa yapıyoruz. En fazla kaynağı eğitime ayırıyoruz."
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Gebze'nin ulaşım sorunlarına, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da kapatılan belde belediyeleri hakkında gündemdışı söz aldı.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Emine Erdoğan'ın konuşmasına müdahalesiyle ilgili, "Bir parlamento üyesinin öncelikli olarak bir kadına ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın eşine yapmış olduğu şiddeti içeren tavrını bir kadın Başkanvekili olarak ve Başkanımız adına Divan olarak kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a yönelik tavrı gündeme geldi.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Genç?in, Erdoğan'a yönelik söylemlerini "seviyesiz" ve "dengesiz" olarak niteledi. Aydın, şunları söyledi:
"Herkesçe malum olan bir milletvekili, Kamer Genç, her zamanki gibi haddini aşmıştır. Bu kişinin artık hiçbir kuruma, makama, kişiye saygısı kalmamıştır. Kendisi rezil olmakla malum olan bu milletvekili, aynı zamanda dün artık Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına taşmış ve Türkiye Cumhuriyeti'ni de adeta, bir Japonya Büyükelçiliği'nde rezil etmeye kalkışmıştır. Artık, Türkiye'yi bırakıp Japonya'nın da işine karışmaya başlamıştır. Bu kişi Atatürk'ün kurduğu, -kurmasıyla övünen- CHP grubuna da tabii ki yakışmaz, onların da tasvip etmediğini ben düşünüyorum."
Emine Erdoğan'ın ev sahibi Japon Büyükelçiliği'nin davetlisi olduğunu ve kendisinden açılış konuşmasını yapmasının istendiğini vurgulayan Aydın, şunları kaydetti:
"29 Ekim 2013 tarihinde bir taraftan Japon Başbakanı Türkiye'de Marmaray'ın açılışına katılırken öbür tarafta Tokyo'da Türkiye Büyükelçiliği'nde Japonya Milli Günü münasebetiyle bir resepsiyon düzenlenmiş ve o resepsiyonda da Japonya Başbakanı Shinzo Abe'nin eşi Akie Abe konuşmuştur. Mütekabiliyet esası ve her türlü dış politika esası, nezaket kuralları gereği, burada da Japonya Büyükelçiliği, muhterem hanımefendiyi davet ederek konuşturmuştur. Ancak, ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde benzer konuşmalar da yapılmıştır, yapılmaya da devam edecektir. Burada görülmesi gereken, Japon Büyükelçiliği'nin vermiş olduğu resepsiyona sayın Başbakanımızın değerli eşi Emine Erdoğan'ın katılmasıdır. Bu katılım Türkiye'nin Japonya'ya, Japonya'nın da Türkiye'ye verdiği değerin bir ifadesidir aynı zamanda. Uluslararası bir platformda dahi nezaket ve görgü kurallarını çiğneyerek ülkemizin imajını zedeleyen ve aynı zamanda kadına yönelik şiddet ve nefret içerikli sözler sarf eden bu kişiyi en şiddetli şekilde kınıyoruz ve yüce milletimize şikayet ediyoruz. CHP Grubu'nu da ahlaktan ve edepten yoksun malum milletvekiliyle ilgili işlem yapmaya davet ediyoruz. Zira, bu bir ilk değildir ve bundan sonra da olmaya devam edecek gibi görünüyor. Sadece milletvekili dokunulmazlığının arkasına sığınarak her türlü hakareti, her türlü saldırıyı, her türlü seviyesizliği kendine meşru gören bu arkadaşla ilgili, CHP'den en azından disiplin işlemlerini başlatmalarını biz AK Parti Grubu olarak bekliyoruz ve bunun takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz. Bu malum kişiyi, CHP'nin tavrında olduğu gibi kamuoyuna bildiriyoruz ve CHP'nin bu konudaki tavrını da merakla bekliyoruz."
TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da iki gün önce Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olduğunu anımsatarak,"Kadına şiddet sadece kaba kuvvetle olmaz, sözel olarak da sözlü olarak da gerçekleşebilir. Bir parlamento üyesinin öncelikli olarak bir kadına ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın eşine yapmış olduğu şiddeti içeren tavrını bir kadın Başkanvekili olarak ve Başkanımız adına divan olarak kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.
Bu arada Genel Kurul Salonu'na giren Genç, söz istedi ve "ne yaptım onu söyleyeyim" dedi. Bunun üzerine AK Parti sıralarından milletvekilleri Genç'e, "Ne yaptın? Otur yerine" diye bağırdı.
Bu arada söz alan milletvekilleri EXPO 2020 oylamasında İzmir'e başarılar diledi.
Genel Kurul'da, BDP'nin enerji alanında sorunların araştırılarak alınması gereken önlemler için Meclis Araştırması önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin öneri reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'a yönelik eleştiriler gündeme geldi. MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, "Bu zihniyete tavsiyemiz bu bürokratın turşusunu kurarak, kendisine saklamasıdır", BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise "Adana Valisi, hangi mantıkla orada tutulur, niye tutulur, başka vali mi bulamadı bu Hükümet?" dedi.
MHP, "bürokrasideki siyasi yanlılık ve bürokraside vatandaşa karşı kaba tutuma" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
Öneri lehinde söz alan MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, AK Parti'nin 11 yıllık iktidarında, siyasi olarak tarafsız olması gereken birçok kamu görevlisinin bu vasıflarını yitirdiğini, vatandaşa eşit mesafede durmadığını, yasadışı faaliyet ve organizasyonlara sessiz kaldığını savundu.
Geçmişte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı aklamanın sonsuz kredisi ile hareket eden bazı valilerin, Başbakan'ın yaptığı gibi onun izinden yürüyerek vatandaşlara hakaret ettiğini söyledi.
Adana Valisi'nin kullandığı ifadeye işaret eden Türkoğlu, "Aklı fikri yemede içmede olan zihniyet yedirmem diyebilmektedir. Zaten yamyam olmayanların bu şahsı yemesi söz konusu değildir. Bu zihniyete tavsiyemiz bu bürokratın turşusunu kurarak, kendisine saklamasıdır" diye konuştu.
Türkoğlu, 11 yıllık AK Parti iktidarı döneminin, devletin ve bürokrasinin partileştirilme sürecine karşılık geldiğini öne sürerek, devletin, artık partizan bir devlet olduğunu savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, sataşma gerekçesiyle Türkoğlu'na yanıt verdi. Ünal, hamasetin siyasette her zaman prim yaptığını söyledi.
Ünal, 11 yıldan beri anayasa, yasalar, hukuk ve milletin kendilerine verdiği yetkinin dışında hiçbir şey yapmadıklarını, yapılmasına da izin vermediklerini kaydetti. Ünal, milletin iradesi çalındığında, diktatörlerin iktidarı ele aldığında, milletin iradesi susturulduğunda bu cesaretle konuşulmasını beklediklerini kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu öneri lehinde söz alarak, kamu görevlilerinin tarafsız olmadığını savundu.
Aslanoğlu, "AKP iktidarında yazılı sınavı kazanıp, dereceye giren bir Alevi vatandaşının herhangi bir yere ataması oldu mu? Görev yapan Alevi vatandaşımızın yükselmesi oldu mu? Bir tane vali atadınız mı?" diye sordu.
Öneri aleyhinde konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, iktidarın emrindeki bürokratların, özellikle valilerin iktidarın emir eri, gladyatör gibi çalışmalarının yeni olmadığını, cumhuriyetin ilk yıllarından beri sıkça görülen bir uygulama olduğunu savundu.
Tan, "Adana Valisi'nin saç traşından gözlük modeline, konuşma tarzından yürüyüşüne kadar gözlemlediğiniz vakit, bu hangi mantıkla orada tutulur, niye tutulur, başka vali mi bulamadı bu Hükümet. Hepimiz meraklar içindeyiz. Başbakan, 'yedirmem' diyor, doğru yapıyorsa yedirme. Doğru yapmadıysa ilk tokadı sen vur, görevden al" diye konuştu.
AK Parti Elazığ Milletvekili Şuay Alpay da grup önerisi aleyhinde söz aldı. Alpay, millete kaba davranan, ayrımcılık yapan kamu görevlisinin karşısında olduklarını, bununla ilgili de hesap sorduklarını söyledi.
Alpay, vatandaşa tepeden bakan, ayrım yapanın suç işlemiş olacağını, kim olursa olsun bunun gereğinin de yerine getirileceğini dile getirdi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da CHP'nin "kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullandığı iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi" için verdiği Meclis araştırma önergesinin görüşülmesi önerisi sırasında söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, Gezi olaylarının bir uyarı olduğunun ve ders almaları gerektiğinin söylendiğini belirterek, "Bizim alacağımız ders varsa, otururuz alırız. O gençler kendilerini ifade eden adam gibi muhalefet bulsalardı sokağa çıkmazlardı. Siz yoksunuz diye onlar var. Siz ifade edemediğinizden dolayı onlar var" dedi.
CHP'li Kamer Genç'in Emine Erdoğan'ın konuşmasına müdahalesine değinen Turan, şunları söyledi:
"Dün akşam bizi dünyaya rezil eden o feci saldırının olduğu eylemi, gösteriyi araştırmak için önerge vermeleri lazım. Japonya Büyükelçiliği'nde çok vahim, ifade etmekten utandığım, iğrendiğim o hadise cereyan ediyor. Mesele yapan değil arkadaşlar. Çünkü o kişinin ne olduğunu - kişiyi geri alıyorum - onun ne olduğunu herkes biliyor. 90 yıldır bu ülkedeki Cumhuriyete yaş eş değer CHP'nin bu konudaki tavrını önemsiyorum. Sizin disiplin kurulunuz ne işe yarar, kadın haklarından, kadına şiddete karşı olmaktan bahseden arkadaşlarınız ne işe yarar göreceğiz. Hepinizin yakinen tanıdığı meşhur bir yazarın ilginç bir ifadesi var. 'CHP kalaysız bir bakır gibidir, içine pekmez de koysan zehir olur.' İçinde sevdiğim arkadaşlar var ve isterdimki bir tanesi bugün çıksın dün yapılan konuyla ilgili uyarıyoruz desin."
Turan, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele gününde yazdığı bir tweti anımsatarak, "Ben de soruyorum; dün kadın hakkına halel getiren bir güzelliğin, bir toplantının mahvolmasını sağlayan o malum yaratıkla ilgili aynı Umut Oran çıkıp kendi haklarını kabul etmeyen çağdışı zihniyeti kabul ediyoruz veya etmiyoruz diyor mu?" dedi.
Turan,"Dünkü tavrı, iğrençliği yalanlayamayan, disipline veremeyen, kınamayan bir CHP 90 yıl değil, 190 yıl da olsa hala buradan bize bağırmaya devam eder. Dünkü tablodan ben rahatsızım bu ülkenin evladı olarak. Siz de rahatsızsanız çıkın buraya, söyleyin. Dünkü olayı kınayın. Bizim kınamamız değil, sizin kınamanız anlamlı" diye konuştu.
Sataşma nedeniyle söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım adam mı diye" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Gezi olaylarıyla ilgili sözlerini anımsatan Altay, "Eğer doğa, çevre hassasiyeti içindeki insanlara birazcık edepli, saygılı olsaydınız, özel yaşama müdahale etmekten vazgeçseydiniz, Cumhuriyet'in laik sistemiyle oynamasaydınız Gezi olayları yaşanmazdı" diye konuştu. Altay, iktidar sözcülerini "edebe" davet ettiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da "Adam gibi muhalefetten söz ediyorsanız adam gibi iktidar olacaksınız. Adam gibi devleti yöneteceksiniz. Gezi olaylarında ortalık yıkılırken, alt üst olurken ülkeyi terk eden bir Başbakan olmayacaksınız. Bayrağı tahrik unsuru olarak gören bir başbakan olmayacaktınız. 'Türküm' demekten kaçınan bir başbakan olmayacaktınız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da kadın üzerinden, Başbakan'ın eşi üzerinden siyaset yapmanın doğru bir şey olmadığını söyledi. Oran, "Sayın Erdoğan üzerinden siyaset yapmanız önümüzdeki kabine değişikliğinde sizlere farklı bir makam sağlamayacak" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Burada adam gibi iktidar kim, adam gibi muhalefet kim?" diye sorarak, şunları kaydetti:
"Bunu biz tartacak, ölçecek durumda değiliz. Hakem millettir. Milletin kararına bakın kim adam gibi siyaset yapıyor ortaya çıkar. Cumhuriyet kimsenin tekelinde değil. Bakın size özellikle şunu söylüyorum, emin olun Atatürk'ün kurmuş olduğu CHP, eğer Atatürk yaşıyor olsaydı ben inanıyorum ki şu grubu tertemiz ederdi, dümdüz ederdi. Sizin gibi insanları bu partide barındırmazdı. Dün gece Başbakan'ın eşine birtakım hakaretlerde bulunuyor ve siz kalkıp bunu kınama zahmetinde bulunmuyorsunuz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. 'Ben bu kadar demokratım demekle demokrat olunmaz. Sizin demokratlığınızı biz görüyoruz. Bunu kınamanız lazım. CHP disiplin kurulu yok mu?"
Sataşma nedeniyle tekrar söz isteyen Altay ise "Atatürk yaşasaydı bize ne yapardı bilmem ama maazallah Hz. Peygamber sizi bir görseydi; bırak bu dünyayı, bırak bu Meclisi sizi kainattan sürerdi" karşılığını verdi.
Öte yandan TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, muhalefet kulisine çıkmak için Genel Kurul?da CHP milletvekillerinin oturduğu bölümden geçti. Bu arada yan yana oturan Kocaeli Milletvekili Haydar Akar ile İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, karma eğitim tartışmalarına gönderme yaparak, ?Böyle oturmamızda bir sakınca var mı? Oturabilir miyiz?? diye sordu. Yakut da espriyle, ?Ayrılsanız iyi olur? diyerek karşılık verdi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
