2012-12-14 - 13:51
2013 YILI BÜTÇESİ, TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.TBMM Genel Kurulu'nda Sağlık Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda Sağlık Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

Meclis Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da daha sonra, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Kalkınma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın 2013 yılı bütçelerinin görüşülmesine geçildi.

Bütçeler üzerinde ilk sözü MHP grubu aldı.

MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, sağlık sisteminin sürdürülebilir olmadığını iddia etti.

MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, yıllık 500 milyon dolarlık ilaç israfının olduğunu ifade etti.

AK Parti iktidarına kadar ölümle sonuçlanan sağlıkta şiddet olayı hatırlamadığını belirten Öz, sağlıkta şiddetle mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.

Şiddetin, sağlıkta çok önemli bir sorun haline geldiğini söyleyen Öz, bu konuda siyasilerin söylemlerine dikkati çekti.

MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, ''İddia ediyorum; bu sağlık sistemi sürdürülebilir değildir'' dedi.

OECD ve AB raporlarına göre Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde çok geride olduğunu öne süren Şimşek, ''Hastaneleri kar zarar hesabına göre çalışan müesseseler haine getirmeye çalışıyorsunuz. Performans sistemiyle çalışma barışı bozulmuştur'' görüşünü savundu.

Şimşek, özel hastanelerin durumunun, gerçekçi bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sürekli ''IMF'ye borcunuzu ödedik'' dediğini dile getirdi.

''Bizim borcumuz biteli çok oldu. Siz de Mayıs 2005'de IMF'den borç aldınız. Tabii ki ödeyeceksiniz. Borcunu ödemeyen devlet olur mu-'' diyen Günal, ''Bunların üzerinde siyaset yapmaya gerek yok. Çözüme odaklanmamız lazım. Çözüm; üreten ekonomiden geçiyor'' ifadesini kullandı.

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, MHP'nin Güneydoğu'da ''tabela partisi'' olduğunun ifade edildiğini aktardı.

MHP'nin geçmişte o bölgeden milletvekili çıkardığını, yarın da oralarla kucaklaşacak bir siyasi parti olduğunu belirten Çirkin, ''MHP'ye iktidar nasip olacak. MHP, elbet bir gün o bölgeye gidecek. Samimi, dürüstçe konuşacak. Onların türkülerini birlikte okuyacağız ama onları kandırmayacağız. Terörle mücadele edeceğiz'' diye konuştu.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, dünyadaki hiçbir ülkenin eczacısını, ilaç fiyatlarının düşmesi karşısında ezdirmediğini belirterek, ''Bir tek siz ezdiriyorsunuz. Her on eczacıdan bir tanesi açlık sınırının altında gelir elde ediyor'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Sağlık Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, sağlığın yazboz tahtasına çevrildiğini iddia ederek, liyakate göre değil, alınan talimatlara göre atamalar yapıldığını öne sürdü. Atıcı, ''Emniyet Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, iktidarınız döneminde en çok yolsuzluk yapıldığı alanların başında sağlık var'' ifadesini kullandı. Atıcı, Sağlık Bakanı'na yönelik verdiği soru önergelerinden sadece birinin yanıtlandığını ifade ederek, ''Ya yanıtlayamıyorsunuz ya da tembelsiniz'' dedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, ''yandaş ilaç firmalarının'' olduğunu iddia ederek, ''Bir anlatsam vay vay vay...'' ifadesini kullandı.

Eczacı açısından tam bir felaketin yaşandığını öne süren Özel, ilaç fiyatlarını düşürenin AK Parti Hükümeti olmadığını, son on yıldır bütün dünyada ilaç fiyatlarının düştüğünü anlattı. Özel, ''Bunların hepsini kendiniz yapmış gibi gösteriyorsunuz. Ama dünyadaki hiçbir ülke eczacısını ilaç fiyatlarının düşmesi karşısında ezdirmiyor, bir tek siz ezdiriyorsunuz. Her on eczacıdan bir tanesi açlık sınırının altında gelir elde ediyor. Her iki eczacıdan bir tanesi kamuda çalışan meslektaşlarından daha az para kazanıyorlar. Yerli ilaç sanayini bitirdiniz'' diye konuştu.

CHP Antalya Milletvekili Arif Bulut, hekimlerin kamu hastanelerinde memnuniyetten değil, mecburiyetten çalışır hale geldiğini iddia ederek, ''Performans kaygısı içinde çalışan hekimlerin hastalara karşı olan sorumluluk duyguları körleşti. Stresli, sorunlu bir hekim tipi yarattınız. Böylece hekimler kadar hastalar da zarar görmeye başladı. Hekimler kolay ve risksiz hastalara yöneldiler. Mükemmel sağlık hizmeti verdiğiniz algısını yarattınız. Ama mükemmel sağlık hizmete alamayan vatandaş şiddete yönelmeye başladı. Hastaneler işletme, hastalar müşteri haline geldi'' şeklinde konuştu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, ''Ülkede ne askerin ne polisin ne doktorun ne öğretmenin değeri var'' diyerek, sahte gündemlerle halkın oyalandığını savundu. ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisiyle uğraşmayı bırakıp, 21. Yüzyıl'da halkın durumuna bakılması tavsiyesinde bulunan Yüceer, kimsede ruh sağlığı kalmadığını ifade etti.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'a hitaben, ''Sayın Bakan frenci misiniz gazcı mısınız-'' diye sordu. AK Parti'li bakanlar arasında bir uyum olmadığını öne süren Türeli, ''Herkes ekonomide kendisine verilmiş alanları, uyum gözetmeden kendi başına yönetmiş, bunun sonunda ciddi sorunlar çıkmıştır. Fren ile gaza birlikte yaparsanız ne olur sayın Bakan- Arabanın durumu nasıl- Arabanın bakımı gelmiş zaten. Arabanın motoru su kaynatıyor. Bu yapısal problemler azalmamış, artmıştır'' dedi.

CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, Kalkınma Bakanlığı'nın ''baştan aşağı döküldüğünü, internet sitesini düzenlemekten dahi aciz bir kurum olduğunu'' iddia ederek, ''Kalkınma ajanslarında kaynak israfı var, usulsüzlük var. TÜİK de dökülüyor; Türkiye'de en güvenilmesi gereken kurum, rakamları sürekli kuşkulu. Her taraf dökülüyor'' ifadelerini kullandı.

CHP Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu, Doğu Karadeniz'de hayvancılığın, tarımın, ticaretin bitme noktasına geldiğini belirterek, demir yolunun bir an önce tamamlanması gerektiğini söyledi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, GAP'ın, iş, ekmek, aş, çağdaş yaşam, sevgi, barış ve kardeşlik demek olduğunu söyledi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Ülker Can, Türkiye'nin sağlık hizmetlerinin bir marka haline geldiğini;dünyada takdirle anılır konuma yükseldiğini söyledi.

Bugün yurt dışından Türkiye'ye tedavi olmak için gelen hastaların konuşulduğunu belirten Can, sağlık turizmindeki gelirlerin de her geçen gün arttığını dile getirdi.

Can, eskiye göre, vatandaşların her eczaneden istediği ilacı çok daha ucuza alabildiğini söyledi.

AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, sağlık hizmetinin herkesin ulaşabildiğini bir hizmet haline geldiğini söyledi.

En ücra köşeye kadar sağlık hizmetlerinin ulaştığını belirten Şahkulubey, Mardin'den örnekler verdi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, GAP'ın, iş, ekmek, aş, çağdaş yaşam, sevgi, barış ve kardeşlik demek olduğunu kaydetti.

GAP'ın sorunların çözülmesi ve teröre prim verilmemesi demek olduğunu dile getiren İçten, ''Bölgeye yatırım ve istihdamın gelmesini istemeyenler var. Kürtler, kendilerine yapılan bu yatırımlarda engel olarak PKK ve onun siyasi uzantılarını görmektedirler'' dedi.

AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu, Konya ovasının, tek başına ülkenin gıda güvenliğini sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile ilgili bilgi verdi.

BDP grubu adına konuşan Muş Milletvekili Demir Çelik, merkeziyetçi katı yapılar yerine, yerelliğin ve yerinden yönetim sistemlerinin önemine dikkati çekerek, bu tip yönetimlerin pek çok probleme cevap verebileceğini öne sürdü.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, sağlıklı bir planlama olmadığı için ülkenin pek çok ilinden İstanbul'a göçün devam ettiğini belirterek, GAP gibi büyük projelerin de bu durumu değiştiremediğini anlattı.

Tan, ''Bugün İstanbul'un yarısının boşaltılması lazım. Vize koyarak, silahla tehditle değil. Cazibe merkezleri kurularak. Limanlar, ithalat ihracat merkezleri; bunların hepsi planlanacak ve bu nüfus bir yere sığılıp talan olacağına, belli bir denge kurulacak'' şeklinde konuştu. Tan, ''90 kişi bir kuzu yedik, yemez olsaydık. Başbakan diline doladı. Kalkınma Bakanlığı'nın bir yılda yediği lahmacun 71 bin lira'' ifadesini kullandı.

BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, GAP'la ilgili sorunları anlatarak, ''GAP'ın yılan hikayesine dönüştüğünü'' öne sürdü. AK Parti'nin GAP'a ilişkin yeni bir eylem planı içinde olduğunu belirterek, ''Boşuna uğraşmayın, çünkü bölgeye ve Kürtlere olan yaklaşımınız değişmedikçe bu projeyi bitiremezsiniz. Bu projenin odağında iyi niyet yok, doğa yok, Kürt yok. Aldatma var, siyasi rant var, sömürü var'' ifadesini kullandı.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ''Eskiden arabanın gazı pedalı bozuk, freni patlak olduğu için bu tartışmalar yaşanmıyordu. Şimdi hem gazımız hem frenlerimiz sağlam, hangisini ne zaman kullanacağımızı tartışıyoruz'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda Sağlık Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

Kalkınma Bakanı Yılmaz, bakanlığının bütçesi üzerinde yaptığı sunumda, hem gerçekleştirilmesi ve hem de sonuçları itibariyle kapsayıcı bir kalkınma anlayışına sahip olduklarını söyledi.

Bir taftan dünya ile Türkiye arasındaki mesafeyi daraltmaya, diğer taraftan ülke içinde değişik bölgeler arasında gelir farlılıklarını azaltma yönünde gayret ettiklerini belirten Yılmaz, ''2002'de satın alma gücü paritesine göre AB kişi başına gelirinin sadece yüzde 36'sına sahip olan Türkiye bunu 2011 yılında yüzde 52'ye çıkarmayı başardı'' dedi.

Türkiye'nin bu başarıyı kaynağıyla, emeğiyle başardığını vurgulayan Yılmaz, rekabet gücünde Türkiye'nin 43. ülke haline geldiğini söyledi.

GAP, DAP, DOKAP ve KOP bölgelerinin kalkınmada Türkiye ortalamasının altında olduğunu dile getiren Yılmaz, ''Buraları ortalamaya doğru yaklaştırmak için çok önemli bir gayret içindeyiz'' diye konuştu.

Bu bölgelerde yapılan yatırımların, toplam kamu yatırımlarına oranının 2012'de yüzde 35'i aştığını bildiren Yılmaz, teşvikte de bu bölgelerin birinci öncelikle sırada yar aldığını kaydetti.

Türkiye'nin gelir dağılımını da düzelttiğini dile getiren Yılmaz, en zengin yüzde 20'lik dilimin, toplam gelirden 2002'de aldığı payın yüzde 50'den geçin yıl yüzde 45'e düştüğünü ifade etti.

Günlük 4,30 sentin altına harcama yapanların da yüzde 30'dan yüzde 2,8'e düştüğünü bildiren Yılmaz, Türkiye'nin daha fazla ve verimli yatırımlar yapıldığını dile getirdi.

Tüm bakanlığın yıllık temsil ve ağırlama giderinin 160 bin lira olmasını yadırgayan milletvekillerinin tekrar düşünmelerini isteyen Yılmaz, ''Kalkınma Bakanlığı en düşük değilse bile en düşüklerden biridir. Gerçek politika yapılmayınca, gerçekten fikir, proje üretilmeyince, bu tür şeylere sığınılıyor'' dedi.

BDP'nin, GAP'a karşı olduğunu ifade etmesine şaşırdığını söyleyen Yılmaz, ''İnsana aş, iş verecek bölgesel kalkınma programına karşı çıkmasını milletimizin takdirine bırakıyorum'' diye konuştu.

Bazı milletvekillerinin, terörün yatırımlara etkisini söylemesini de isteyen Yılmaz, şantiyelere ve fabrikalar saldırıldığına dikkati çekti. Yılmaz ''Bir taraftan yatırımlara saldırı olacak bir taraftan yatırım yok diye şikayet edilecek. Bu samimiyet değil'' ifadesini kullandı.

GAP bölgesinden ihracatın 10 kattan fazla arttığını dile getiren Yılmaz, son 4 yılda 394 bin kişinin GAP Eylem Planıyla işe kavuştuğunu kaydetti. Yılmaz, ''Bunu küçümseyebilir misiniz-. GAP bölgesinde iyi gelişmeler oluyor ve yatırımlar devam edecek. Terör saldırıları da olsa bölgeye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Biz insanımızı ve ihtiyaçlarını esas alacağız'' dedi.

İşsizlik sigortası payının kullanılmasına ilişkin Yılmaz, ''Sadece hükümet ve işveren payını kullandık. Bu kanunu yapısında var zaten. İnsanlar işsiz kalsın da kullanalım diye beklememeliyiz. İstihdam üretmek için de bunları kullanmamız gerekiyor'' diye konuştu.

Ekonomide gaz-fren tartışması yapıldığını belirten Yılmaz, şunları söyledi:

''Eskiden arabanın gazı pedalı bozuk, freni patlak olduğu için bu tartışmalar yaşanmıyordu. Şimdi hem gazımız hem frenlerimiz sağlam, hangisini ne zaman kullanacağımızı tartışıyoruz. Kaptanımız da çok iyi. Hangisini ne zaman kullanacağını çok iyi biliyor. Motor da kaporta da sağlam ama sizin döneminizdeki kaportanın halini biliyoruz. 2001 krizinde arabanın nasıl tosladığını iyi biliyoruz. Kabinenin içinde sağlıklı tartışmalarının olması normaldir.''

Ekonomi yönetiminde güçlü bir koordinasyon olmasaydı dünyada bu kadar kriz yaşanırken bu ekonomik başarıları elde edilemeyeceğini anlatan Yılmaz, ''Ortak akılla politikalarımızı üretiyor ve uyguluyoruz'' dedi.

Kalkınma Bakanlığı'nın her zaman istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyümeden ve yatırımlardan yana yana olduğunu söyleyen Yılmaz, turizm gelirlerini yeniden hesapladıklarını, turizm gelirlerinin düşünülenden daha yüksek olduğunu bildirdi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sataşmadan söz alarak, ''Bingöllü çocuklar aç yatarken 160 bin liralık pasta, kebap, lahmacun faturası çıkarırsanız onu sormak bizim boynuzumun borcudur'' dedi.

Bakanı Yılmaz, bazı milletvekillerinin GAP ve DAP projelerinin önemli olduğunu söylemelerinden memnuniyet duyduğunu kaydetti.

Yılmaz, ''Benim buradan önerim şu; bundan sonra da gelin bu kamu özel yatırımlarını hep birlikte koruyalım. O yatırımlara hep birlikte sahip çıkalım'' dedi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***