2012-04-18 - 16:30
TBMM Genel Kurulu, Meral Akşener başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulunda, Manisa'nın sorunlarına ilişkin söz alan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ilin hak ettiği yatırımı alamadığını savundu. Özellikle çiftçilerin zor durumda olduğunu anlatan Akçay, çiftçilerin ancak yüzde 1 ya da 2'sinin işletme kredisine ulaşabildiğini, borçlarını ödeyemeyen çok sayıda çiftçinin icralık duruma geldiğini ifade etti.
Akçay, GAP ve DAP kapsamında 25 ile özel hayvancılık desteği verildiğini, ancak hayvancılıkta 5. sıradaki Manisa'ya bu desteğin sağlanmadığını dile getirdi. Erkan Akçay, köylerin büyük çoğunluğunda köy meralarının belirlenmediğini, hayvancılığın bitme noktasına geldiğini söyledi.
Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla söz alan CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, İslam'ın temelinin Allah'ın birliği olduğunu, kula kulluk etmek ya da bu duruma zorlamanın, Allah ile kul arasına girmenin şirk ve zulüm olduğunu ifade etti.
Hazreti Muhammed'in bile 1400 yıl önce eleştirilebildiğini, kendisi ile istişare yapılabildiğini belirten Özkes, ''Ancak, 2012 yılında, adında 'Cumhuriyet' olan bir yönetimde kimseyi dinlemeyen, istişareye kapalı bir anlayış söz konusu. İlahlık iddiasında bulunan Firavun bile istişare ederdi'' diye konuştu.
Özkes, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine kendilerinden başkasının katılmasından rahatsızlık duyanların, din, iman ve peygamberle ilgili sahaları tekellerinde tutmak isteyenlerin bulunduğunu ileri sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da gündemdışı konuşmasında yaşam hakkı ihlallerine değindi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, dün kendisi hakkında verilen gensoru önergesinin görüşmelerinde yaptığı konuşmayı eleştiren Tanrıkulu, ''Meclis'in artık 'İdris Naim Şahin' sorunu var. Gerçekten tek başına bir kategori oluşturuyor Sayın Bakan'' dedi.
Şahin'in, konuşmasında, bir inancı, dini ve bir halkı aşağıladığını, yok saydığını iddia eden Tanrıkulu, ''Bu, zihniyet sorunudur. Meclis bu sorunu çözmeli. Böyle bir Bakan Türkiye'de işleri yönetemez. Yurttaşları aşağılayan Bakanın, Türkiye'de Bakanlık yapmaması lazım. Yarın öbür gün göreceksiniz, ilerleme raporunda da bu sözler yer alacak. Nefret söylemi bütün dünyada suç ama bizde değil. Kürsü dokunulmazlığı olmasaydı, binlerce kişi bu konuşmadan dolayı dava açardı'' diye konuştu.
Tanrıkulu, ayrıca Gaziantep'te Dr. Ersin Aslan'ın bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülmesi olayını anımsatarak, sağlık çalışanlarına yönelik saldırılarla ilgili Araştırma Komisyonu kurulması için önergeler verdiklerini ancak kabul edilmediğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ile bazı milletvekilleri, Aslan'ın öldürülmesi hakkında söz alarak, bir araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade etti.
MHP'li Akçay'ın gündemdışı konuşmasına Hükümet adına yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Manisa'ya yaklaşık 3,2 milyar liralık yatırım yapıldığını, Manisa'nın bu konuda diğer bir çok ilin önünde olduğunu ifade etti.
Özellikle gölet ve baraj sulaması konusunda ciddi yatırımların yapıldığını anlatan Eroğlu, inşaatı devam eden 20 büyük projenin bulunduğunu söyledi. Eroğlu, Manisa için yeraltı suları ile ilgili ayrıca özel bir çalışmanın da yapıldığını, bu kaynaklardan yararlanılarak modern sulama sistemlerinin oluşturulması için özel idareye 4 milyon 400 bin lira ödenek aktarıldığını bildirdi.
Manisa'da planlaması devam eden çok sayıda iş bulunduğunu belirten Eroğlu, ''Manisa'ya 45 gölet ve modern sulama tesisini yapacağız. Bunların hazırlığı tamamlandı. Önümüzdeki yıl yapımları da tamamlanacak. Projesi devam eden 15 gölet sulaması daha var. 2012 yılını, Manisa'da sulama, baraj ve göletlerde hamle yılı olarak ilan ettik'' diye konuştu.
Orman Genel Müdürlüğü'nün de Manisa için önemli hizmetlerde bulunduğunu anlatan Eroğlu, 2011 yıl sonuna kadar 28 bin fidanın toprakla buluşturulduğunu söyledi. Eroğlu, kentte 4 kent ormanı, bir bal ormanı, 18 orman içi dinlenme yeri kurulduğunu bildirdi.
Bakan Eroğlu sağlık, eğitim, tarım ve ulaştırma alanında da kente önemli yatırımların yapıldığını belirtti.
BDP, TBMM Danışma Kurulu toplanamadığından grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri lehinde konuşan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Türkiye'de 5 bini aşkın yerel yayın, bini aşkın yerel radyo ve televizyon, 200 civarında ulusal ve bölgesel televizyon kanalı olduğunu belirtti.
Yerel basının merkezi medyaya göre daha az bağımlı olduğunu ve bir imkan içerdiğini anlatan Kürkçü, ''Yerel medya göreli bir bağımsızlığa sahiptir. Ama yerel medyanın kendini sürdürmek ve merkez medya ile rekabet eder kılmak, ilgi odağı haline gelmek, kendisini yenilemek için çeşitlendirmek ve çoğullaştırmak için kamu desteğine ihtiyacı var. Yerel medya ticarethane olarak görüldüğü için her türlü vergi ve mali yükümlülükle baş başadır. Yerel medyanın merkez medyayla rekabet etmesi için kamusal alandan destek görmesi gerekmektedir. Yerel medya desteklenmeli ve güçlendirilmeli'' dedi.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan da öneri lehinde yaptığı konuşmada, yerel basının ''siyasetçinin staj yeri'' olduğunu belirterek, ''Bulunduğumuz yerde bizi tanıtan yerel basın kahramanlarıdır. Yerel basın demokrasinin en önemli unsurlarıdır. Yerel basın, siyasetin okuludur. Orada bir çok şeyi öğrendik. Bu nedenle yerel basına borcumuz var'' görüşünü ifade etti.
Yerel basının ciddi sorunlar içinde olduğunu, bunların başında ekonomik sorunların geldiğine işaret eden Tezcan, yerel basın kuruluşlarının ayakta kalmakta zorlandıklarını, ilanlarda adaletli bir sistemin kurulamamasının bunları nefes alamaz hale getireceğini söyledi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, yerel basının yaşadığı sorunların ''yerel basın enflasyonundan'' kaynaklandığını savundu. Gazete çıkarmanın kolaylaşmasının beraberinde sorunları da getirdiğini ifade eden Kaynarca, bunun niteliksiz yayın organlarının sayısını arttırdığını belirtti.
Kaynarca, internet gazeteciliğinden sonra ''vatandaş gazeteciliği''nin de oluştuğuna da işaret ederek, yasal statü getirilmesi ve mesleği yapacaklarda bazı şartların aranmasının faydalı olacağını söyledi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada BDP grup önerisi kabul edilmedi.
Akçay, GAP ve DAP kapsamında 25 ile özel hayvancılık desteği verildiğini, ancak hayvancılıkta 5. sıradaki Manisa'ya bu desteğin sağlanmadığını dile getirdi. Erkan Akçay, köylerin büyük çoğunluğunda köy meralarının belirlenmediğini, hayvancılığın bitme noktasına geldiğini söyledi.
Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla söz alan CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, İslam'ın temelinin Allah'ın birliği olduğunu, kula kulluk etmek ya da bu duruma zorlamanın, Allah ile kul arasına girmenin şirk ve zulüm olduğunu ifade etti.
Hazreti Muhammed'in bile 1400 yıl önce eleştirilebildiğini, kendisi ile istişare yapılabildiğini belirten Özkes, ''Ancak, 2012 yılında, adında 'Cumhuriyet' olan bir yönetimde kimseyi dinlemeyen, istişareye kapalı bir anlayış söz konusu. İlahlık iddiasında bulunan Firavun bile istişare ederdi'' diye konuştu.
Özkes, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine kendilerinden başkasının katılmasından rahatsızlık duyanların, din, iman ve peygamberle ilgili sahaları tekellerinde tutmak isteyenlerin bulunduğunu ileri sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da gündemdışı konuşmasında yaşam hakkı ihlallerine değindi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, dün kendisi hakkında verilen gensoru önergesinin görüşmelerinde yaptığı konuşmayı eleştiren Tanrıkulu, ''Meclis'in artık 'İdris Naim Şahin' sorunu var. Gerçekten tek başına bir kategori oluşturuyor Sayın Bakan'' dedi.
Şahin'in, konuşmasında, bir inancı, dini ve bir halkı aşağıladığını, yok saydığını iddia eden Tanrıkulu, ''Bu, zihniyet sorunudur. Meclis bu sorunu çözmeli. Böyle bir Bakan Türkiye'de işleri yönetemez. Yurttaşları aşağılayan Bakanın, Türkiye'de Bakanlık yapmaması lazım. Yarın öbür gün göreceksiniz, ilerleme raporunda da bu sözler yer alacak. Nefret söylemi bütün dünyada suç ama bizde değil. Kürsü dokunulmazlığı olmasaydı, binlerce kişi bu konuşmadan dolayı dava açardı'' diye konuştu.
Tanrıkulu, ayrıca Gaziantep'te Dr. Ersin Aslan'ın bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülmesi olayını anımsatarak, sağlık çalışanlarına yönelik saldırılarla ilgili Araştırma Komisyonu kurulması için önergeler verdiklerini ancak kabul edilmediğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ile bazı milletvekilleri, Aslan'ın öldürülmesi hakkında söz alarak, bir araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade etti.
MHP'li Akçay'ın gündemdışı konuşmasına Hükümet adına yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Manisa'ya yaklaşık 3,2 milyar liralık yatırım yapıldığını, Manisa'nın bu konuda diğer bir çok ilin önünde olduğunu ifade etti.
Özellikle gölet ve baraj sulaması konusunda ciddi yatırımların yapıldığını anlatan Eroğlu, inşaatı devam eden 20 büyük projenin bulunduğunu söyledi. Eroğlu, Manisa için yeraltı suları ile ilgili ayrıca özel bir çalışmanın da yapıldığını, bu kaynaklardan yararlanılarak modern sulama sistemlerinin oluşturulması için özel idareye 4 milyon 400 bin lira ödenek aktarıldığını bildirdi.
Manisa'da planlaması devam eden çok sayıda iş bulunduğunu belirten Eroğlu, ''Manisa'ya 45 gölet ve modern sulama tesisini yapacağız. Bunların hazırlığı tamamlandı. Önümüzdeki yıl yapımları da tamamlanacak. Projesi devam eden 15 gölet sulaması daha var. 2012 yılını, Manisa'da sulama, baraj ve göletlerde hamle yılı olarak ilan ettik'' diye konuştu.
Orman Genel Müdürlüğü'nün de Manisa için önemli hizmetlerde bulunduğunu anlatan Eroğlu, 2011 yıl sonuna kadar 28 bin fidanın toprakla buluşturulduğunu söyledi. Eroğlu, kentte 4 kent ormanı, bir bal ormanı, 18 orman içi dinlenme yeri kurulduğunu bildirdi.
Bakan Eroğlu sağlık, eğitim, tarım ve ulaştırma alanında da kente önemli yatırımların yapıldığını belirtti.
BDP, TBMM Danışma Kurulu toplanamadığından grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri lehinde konuşan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Türkiye'de 5 bini aşkın yerel yayın, bini aşkın yerel radyo ve televizyon, 200 civarında ulusal ve bölgesel televizyon kanalı olduğunu belirtti.
Yerel basının merkezi medyaya göre daha az bağımlı olduğunu ve bir imkan içerdiğini anlatan Kürkçü, ''Yerel medya göreli bir bağımsızlığa sahiptir. Ama yerel medyanın kendini sürdürmek ve merkez medya ile rekabet eder kılmak, ilgi odağı haline gelmek, kendisini yenilemek için çeşitlendirmek ve çoğullaştırmak için kamu desteğine ihtiyacı var. Yerel medya ticarethane olarak görüldüğü için her türlü vergi ve mali yükümlülükle baş başadır. Yerel medyanın merkez medyayla rekabet etmesi için kamusal alandan destek görmesi gerekmektedir. Yerel medya desteklenmeli ve güçlendirilmeli'' dedi.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan da öneri lehinde yaptığı konuşmada, yerel basının ''siyasetçinin staj yeri'' olduğunu belirterek, ''Bulunduğumuz yerde bizi tanıtan yerel basın kahramanlarıdır. Yerel basın demokrasinin en önemli unsurlarıdır. Yerel basın, siyasetin okuludur. Orada bir çok şeyi öğrendik. Bu nedenle yerel basına borcumuz var'' görüşünü ifade etti.
Yerel basının ciddi sorunlar içinde olduğunu, bunların başında ekonomik sorunların geldiğine işaret eden Tezcan, yerel basın kuruluşlarının ayakta kalmakta zorlandıklarını, ilanlarda adaletli bir sistemin kurulamamasının bunları nefes alamaz hale getireceğini söyledi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, yerel basının yaşadığı sorunların ''yerel basın enflasyonundan'' kaynaklandığını savundu. Gazete çıkarmanın kolaylaşmasının beraberinde sorunları da getirdiğini ifade eden Kaynarca, bunun niteliksiz yayın organlarının sayısını arttırdığını belirtti.
Kaynarca, internet gazeteciliğinden sonra ''vatandaş gazeteciliği''nin de oluştuğuna da işaret ederek, yasal statü getirilmesi ve mesleği yapacaklarda bazı şartların aranmasının faydalı olacağını söyledi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada BDP grup önerisi kabul edilmedi.
