2013-06-25 - 16:12
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Danışma Kurulu önerisi okunarak kabul edildi. Buna göre, Meclis, TBMM İçtüzüğü'nünün 5. Maddesi'ne göre, 1 Temmuz 2013 tarihinde tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, AK Parti iktidarından önce önemli bir sanayi merkezi konumunda olan Sakarya'nın, kirli sanayicilerin tacizine maruz kalan bir il haline geldiğini iddia etti.
Kutluata, Sakarya'da 2-B konusunda yaşanan sorunlar bulunduğunu dile getirerek, kamu kuruluşları tarafından tapular vatandaşa verilmeden bu alanlara el konulduğunu savundu.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök, gündemdışı konuşmasında, Şanlıurfa'nın "şanlı" unvanının Meclis tarafından 1984 tarihinde bir hakkı teslim etmek adına verildiğini ifade etti.
Gök, Gaziantep ve Kahramanmaraş'ın İstiklal Madalyası da aldığını hatırlatarak, "Bir kanun teklifi verdik. Şanlıurfa hak ettiği İstiklal Madalyası'nı almış birkaç ilden olur diye düşünüyoruz" dedi.
Gündemdışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey de Taksim Gezi Parkı olaylarına değindi.
"Gezi Parkı sesleri bastırılan, sürekli hakarete uğrayanların sesi oldu. Can verme, göz kaybetme, zehirlenme ve geleceklerinin fişlenmesine karşın yaptılar bunu" ifadesini kullanan Pavey, İstanbul'da yaşadığı iki olayı anlattı.
Pavey, 12 Mayıs 2012'de Eminönü'nde bir davete giderken, "yolun valinin emriyle kapatıldığı ve resmi araç dışında kimsenin alınmayacağı" söylendiğini dile getirerek, "Vekil kimliğini göstererek, 'benim de bir nevi resmi sayılabileceğimi ve yürümekte zorlandığımı' söyledim. Bariyeri açmadığı gibi hiçbir CHP vekile yolu açmayacağına dair hakaretleriyle devam etti. Valiye ulaşmaya çalıştım, malum vali çok yüksek bir makam, ulaşmak çok mümkün olmadı" dedi.
Olay yerinde biriken vatandaşların bariyerleri kaldırarak yolu açkıtlarını belirten Pavey, daha sonra bir polis memurunun yaşananlar için özür dilediğini söyledi.
Pavey, 25 Kasım 2012'de başka bir olayda, resmi güvenlikten geçerken, görevlinin arama için sol kolunu kaldırmasını istediğini, protez olduğunu, kaldıramayacağını söylemesine rağmen görevlinin ısrar ettiğini anlatarak, "Orada bulunan biri 'AKP milletvekili olsa aynısını yaparmıydınız?' diye sordu. Görevli 'vali beyin emri' cevabını verdi" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da ?Ethem Sarısülük?ü vuran polis memurunun, kanıtlara, görüntülere rağmen meşru müdafaa gerekçesiyle serbest bırakılmasını kınıyorum? diye konuştu.
Bu arada Pavey'in konuşması TBMM televizyonunda işitme engelliler için simultane tercüme yapıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, çocuklara ve kadınlara cinsel taciz ve tecavüzün engellenmesine yönelik araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
2011 yılından bu yana 8 uzman çavuş tarafından Bingöl'de 14 yaşındaki bir kız çocuğua cinsel istismar ve tecavüz şeklinde insanlık dışı muamele yapıldığını belirten Baluken, E.A'nın sığınmaya çalıştığı adaletin, bu 8 uzman çavuşu serbest bıraktığını kaydetti.
14 yaşındaki kız çocuğuna insanlık dışı muamele yapan 8 uzman çavuşun hepsinin ellerini kollarını sallaya sallaya Bingöl halkının arasında devletin silahı elinde, devletin verdiği verdiği yetki omuzlarında dolaşmaya devam ettiğini ifade eden Baluken, "Bunlar Bingöl halkının onurunu zedeliyor. Bingöl halkı sesini bir hafta, on gündür size duyurmaya çalışıyor" diye konuştu.
Uzman çavuşların jandama bünyesinde çalıştıklarını ve İçişleri Bakanı'nın bu konuda tek bir açıklama yapmadığını, bu kişiler hakkında bir idari soruşturmayla açığa alınma ya da sözleşmelerinin iptali gibi bir karar verilmediğini söyleyen Baluken, "Başbakan da bu zulümle ilgili tek bir cümle kelime duymadık. Başbakan iki hafta boyunca başörtülü bir kardeşimize yapılan zulmü teşhir etti. Şimdi başörtüsünün altındaki Bingöl'lü bir genç, bir Kürt olunca mı Başbakan'ın sesi çıkmıyor?" diye sordu.
AK Parti Malatya Milletvekili Öznür Çalık, Bingöl'deki olaydan dolayı derin üzüntü içinde olduklarını belinrterek, iddialarla ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının tutuksuz yargılamaya itiraz ettiğini ve davaya müdahil olduğunu anımsattı.
Bu kişilerden biri için tutuklama kararı verildiğini aktaran Çalık, gerekli araştırmalar tamamlandığında mahkemenin yeniden değerlendirme yapabileceğini ifade etti.
Raporların tamamlanmasıyla bu davanın sağlıklı olarak tamamlanacağını belirten Çalık, "Bizler mağdurun, çocuğun, kadının, kim olursa olsun mazlumun yanındayız" dedi.
CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz, Bingöl'deki olayla ilgili, "Bu ne biçim hukuk devletidir?" ifadesini kullandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca da konuyla ilgili yapılan yasal düzenlemelerle ilgili bilgi verdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek. TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı seçimleri, 2 Temmuz Salı günü yapılacak.
Genel Kurul'da, Danışma Kurulu önerisi okunarak kabul edildi. Buna göre, Meclis, TBMM İçtüzüğü'nünün 5. Maddesi'ne göre, 1 Temmuz 2013 tarihinde tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek.
Genel Kurul, 1 Temmuz Pazartesi günü toplanarak, "10. Beş Yıllık (2014-2018) Kalkınma Planı"nı, 3 bölüm halinde ele alacak.
TBMM Genel Kurulu'nun, 2 Temmuz Salı günkü birleşiminde, sözlü sorular ile diğer denetim konuları görüşülmeyecek. Birleşimde, TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı üyelerinin seçimleri yapılacak. Genel Kurul, TBMM Başkanı ve TBMM Başkanlık Divanı üyelerinin seçimi tamamlanıncaya kadar çalışacak.
TBMM Başkanlık Divanı, TBMM Başkanı dahil 18 üyeden oluşacak. Başkanlık Divanı'nda, AK Parti grubundan 2 başkanvekili, 2 idare amiri, 6 katip üye; CHP grubundan 1 başkanvekili, 1 idare amiri ve 2 katip üye; MHP grubundan 1 başkanvekili ve bir idare amiri; BDP grubundan 1 idare amiri görev yapacak.
Bazı tasarılar, gündemin ön sıralarına alındı. TBMM Genel Kurulu, yarın saat 15.00'te toplanacak. Genel Kurul'da yarın, Yargı Hizmetleri ile İlgili Olarak Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ele alınacak.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Meclis Genel Kurulu'nda iktidar ve muhalefet milletvekillerinin sataşma olduğu gerekçesiyle sürekli söz talebinde bulunmalarına sitem ederek, "Vallahi, billahi, tallahi 'imdat' diye bağıracağım. Çok samimi söylüyorum inanın, bağıracağım" dedi.
MHP, kamuda çalışan taşeron işçilerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi için verdiği araştırma önergesinin; CHP de sporcuları doping yapmaya iten nedenlerin araştırılması ve dopingi önlemeye yönelik gerekli çalışmaların yapılabilmesi amacıyla verdiği araştırma önergesinin bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesini, grup önerisi olarak getirdi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, kamudaki taşeron işçilerin sorunlarına değinerek, bu insanların kıdem tazminatı sorununun Meclis tarafından çözülmesi gerektiğini söyledi.
Işık, taşeron işçilerin izin, tatil hakkı olmadığını, sendikal örgütlenme hakkı bulunmadığını belirtti.
BDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, TBMM çatısı altında 950 taşeron işçi çalıştığını ifade ederek, karayollarında çalışan bir taşeron işçinin mektubunu okudu.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar, taşeron uygulamalarının ilk olarak 1936 yılında çıkartılan kanunla uygulanmaya başladığına dikkati çekerek, bu problemin bir an önce çözülmesinin, çalışanların çağdaş çalışma koşullarına sahip olmasının, AK Parti hükümetinin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Kaçar, çalışma hayatının sorunlarının çözümü noktasında son derece önemli adımlar attıklarını kaydetti.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı kazanma hırsının bazen hedeflere ulaşmak için her yolu mübah hale getirdiğini belirterek, "Kazanma hırsı bazen sporda, bazen bilimde, sıklıkla da siyasette olur. Her ne olursa olsun kazanma isteği insanı insanlıktan çıkarır, kazanma uğruna her türlü hileye başvurabilir. Bilemiyorum bu anlattıklarım bir yerden size tanıdık, bildik geliyor mu?'" dedi.
Ekonomiye, sağlık sistemine, eğitimde verilen notlara, siyasi partilere kadar her şeye doping yapılabileceğini iddia eden Atıcı, "Başbakan'ın söylemlerinde doping var mıdır? Başbakan'ın söylemlerindeki dopingin de hilenin de haddi hesabı yoktur" ifadesini kullandı.
Atıcı, AK Parti'nin de 4 ay önce benzer bir araştırma önergesi verdiğini belirterek, bunun birlikte araştırmayı önerdi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, CHP'nin içinde bulunduğu bu saldırgan durumun hangi hayal kırıklığından kaynaklandığını sorarak, "Burada doping ile ilgili bir önerge vereceksiniz, ardından farklı değerlendirmelerde bulunacaksınız. Verdiğimiz önergenin arkasındayız" dedi.
Genç sporcuların doping ile mücadelesi kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yeni adımlar attığını belirten Tunç, AK Parti'nin 10.5 yıldan bu yana Türkiye'yi geriye götürdüğünü söyleyenlerin inandırıcı olmadığını kaydetti.
Tunç, CHP'nin grup önerisinin gündeme alınmamasını talep etti.
Tekrar söz isteyen Atıcı, olabildiğince en mülayim şekilde çocukları bu illetten kutarmaya davet ettiğini belirterek, "Önergenizin arkasındaysanız delikanlıca çıkarsınız. Yiğit delikanlıysanız, 102 arkadaşınızın imzası var, onun arkasında durursunuz. O imzaları benim babam atmadı, siz attınız" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da söz isteyerek, bir yaralıyı camiye alan imamın görevinden alındığını iddia ederek, "Saldırgan mı demiştiniz. 'Yüzde 50'yi zor tutuyoruz' dediniz. 'Karşınıza 1 milyon kişiyi çıkarırız' dediniz. Genç kızları saçlarından sürükleyen o polisleri hatırlıyor musunuz? Bunlara kim zemin hazırladı? Bu zihniyet mi bize saldırgan olup olmadığımızı söylüyor. Siz bu ülkede meşru müdafaanın tanımını değiştirdiniz. Bir hukukçu olarak utanıyorum. Siz aktif saldırganlığa meşru müdafaa diyorsunuz bu ülkede. Ama inanın tüm halkı öldüremezsiniz" diye konuştu.
Tarhan'ın konuşması sırasında zaman zaman AK Parti sıralarından itirazlar geldi.
Yeniden söz alan AK Parti Bartın Milletvekili Tunç, Tarhan'a öncelikle Genel Kurul'u selamlaması gerektiğini belirterek, polisleri ve AK Parti hükümetini zan altında bırakan ifadeler kullandığını söyledi. Tunç, polise nasıl saldırıldığını kamuoyunun gayet iyi bildiğini ifade ederek, "O göstericilere sabırla o kalkanın altında nasıl beklediğini görmüyormusunuz? CHP'yi barajın altına düşürmek için bu kadar gayret içinde olmayın" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise faiz lobisi tarafından hükümetin dopinglendiği ifadelerinin doğru olmadığını vurgulayarak, önceki dönemlerde devletin harcadığı her 100 liranın toplam 44-45 lirasının faiz ödemelerine aktarıldığını, geriye kalan 55 liranın ise 70 milyonunun ihtiyacının finansmanında kullanıldığını söyledi.
Canikli, imzalarının arkasında olduklarını kaydetti.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, 2002 yılında toplam 220 milyar dolar olan iç ve dış borç rakamının, bugün 580 milyar dolara ulaştığını kaydederek, sadece borcun adresinin değiştiğini, miktarının da yükseldiğini söyledi.
Aytuğ Atıcı'nın tekrar söz istemesi üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, "Vallahi, billahi, tallahi imdat diye bağıracağım. Çok samimi söylüyorum inanın, bağıracağım" dedi.
Akşener, Atıcı'ya bunu kendisinin şahsına değil, genele söylediğini ifade ederek, "(Şu ona dedi), (bu buna dedi.) Gerçekten yönetmek çok zor. Sizin şahsınızla ilgili söylemiyorum. İnanılmaz. Kendi kendinizi buradan bir seyretseniz vallahi, billahi, tallahi üzülürsünüz" diye konuştu.
Genel Kurul'da MHP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından 2002'den 2012'ye kadar 4 bin 848 adet ihale yapıldığını, bu ihalelerin toplam yatırım bedelinin 49 milyar lira olduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda sözlü soruları yanıtlayan Bayraktar, bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında memur sayısının 9 bin 817; bağlı kuruluş olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nde ise 15 bin 423 olduğu bilgisini verdi.
Bakanlıkta istihdam edilen engelli memur sayısının 269, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nde ise 463 kişi olduğunu bildiren Bayraktar, TOKİ tarafından 2002'den 2012'ye kadar 4 bin 848 adet ihale yapıldığını, bu ihalelerin toplam yatırım bedelinin 49 milyar TL olduğunu dile getirdi.
2007-2012 yılları arasında 2 bin 575 gemiye deniz kirliliğine neden oldukları gerekçesiyle 55 milyon 980 bin TL ceza uygulaması yapıldığını aktaran Bayraktar, 2003 yılında 46 geri kazanım tesisinde 4 bin kişi istihdam edilirken 62 milyon TL katma değer sağlandığını; 2011 yılında ise 898 geri kazanım tesisinde yaklaşık 60 bin kişinin istihdam edildiğini ve sağlanan katma değerin bir milyar TL'yi aştığını kaydetti.
TOKİ'nin 2003-2012 yılları arasında 560 bin konutun yapımına başladığını ve büyük kısmının tamamladığını belirten Bayraktar, konutların geç teslim edilmesinden dolayı alıcılar tarafından 31 Aralık 2012 tarihine kadar açılan 21 bin 581 tazminat davası bulunduğunu, bunlar için 110 milyon 693 TL tazminat ödendiğini ifade etti.
Eksik ve kusurlu işler olduğu iddiasıyla 31 Aralık 2012 tarihine kadar açılan 2119 dava olduğunu, mahkemelerce tazminata hükmedilmesi halinde bunun yüklenici firmaya rücu edildiğini aktaran Bayraktar, bankalar tarafından taksitlerini ödemediği için haklarında yasal işlem başlatılması istemiyle TOKİ'ye bilgisi gönderilen konut-işyeri alıcısı sayısının 1749 olduğunu kaydetti.
Aynı tarih itibariyle TOKİ'den konut satın alan ve taksiti ödemediği için hakkında yasal işlem başlatılan konut-işyeri alıcısı sayısının ise 1298 kişi olduğunu belirten Bayraktar, konut taksitlerini ödemediği için tahliye davası açılan konut-işyeri alıcısı sayısının 523 olduğunu dile getirdi.
Bayraktar, dünyanın çevreye duyarlılık konusunda ileri bir noktaya gittiğini belirterek, "Bütün dünyada, her tarafta maddi gücü olan da olmayan da çevre konusunda çok duyarlı bir konuma geldi. Türkiye'de biz çevre konusunda belki Avrupa kadar harcama yapamıyoruz ama Avrupa'dan çok daha duyarlıyız. Biz de bahçelendirme, çiçeklendirme, ormanlandırma Avrupa'dan çok daha hızlı artıyor" dedi.
Bayraktar, çevre konusunda Türkiye'nin BM' nin tüm kararlarına uyduğunu ifade etti.
Katı atıktan elektrik üretimi, enerji üretimi gibi projelerin süratli bir şekilde devam ettiğini belirten Bayraktar, bu doğrultuda Japonya, Kuzeybatı Avrupa ülkeyleriyle karşılıklı çalışma ve görüşme halinde olduklarını bildirdi.
Erdoğan Bayraktar, 2002 yılından 2013 yılı Nisan ayına kadar bakanlıkta temsil giderleri olarak 844 bin 339 lira harcama yapıldığını söyledi.
Bayraktar'ın soruları yanıtlamasının ardından, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, yarın saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Gündemdışı söz alan MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, AK Parti iktidarından önce önemli bir sanayi merkezi konumunda olan Sakarya'nın, kirli sanayicilerin tacizine maruz kalan bir il haline geldiğini iddia etti.
Kutluata, Sakarya'da 2-B konusunda yaşanan sorunlar bulunduğunu dile getirerek, kamu kuruluşları tarafından tapular vatandaşa verilmeden bu alanlara el konulduğunu savundu.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök, gündemdışı konuşmasında, Şanlıurfa'nın "şanlı" unvanının Meclis tarafından 1984 tarihinde bir hakkı teslim etmek adına verildiğini ifade etti.
Gök, Gaziantep ve Kahramanmaraş'ın İstiklal Madalyası da aldığını hatırlatarak, "Bir kanun teklifi verdik. Şanlıurfa hak ettiği İstiklal Madalyası'nı almış birkaç ilden olur diye düşünüyoruz" dedi.
Gündemdışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey de Taksim Gezi Parkı olaylarına değindi.
"Gezi Parkı sesleri bastırılan, sürekli hakarete uğrayanların sesi oldu. Can verme, göz kaybetme, zehirlenme ve geleceklerinin fişlenmesine karşın yaptılar bunu" ifadesini kullanan Pavey, İstanbul'da yaşadığı iki olayı anlattı.
Pavey, 12 Mayıs 2012'de Eminönü'nde bir davete giderken, "yolun valinin emriyle kapatıldığı ve resmi araç dışında kimsenin alınmayacağı" söylendiğini dile getirerek, "Vekil kimliğini göstererek, 'benim de bir nevi resmi sayılabileceğimi ve yürümekte zorlandığımı' söyledim. Bariyeri açmadığı gibi hiçbir CHP vekile yolu açmayacağına dair hakaretleriyle devam etti. Valiye ulaşmaya çalıştım, malum vali çok yüksek bir makam, ulaşmak çok mümkün olmadı" dedi.
Olay yerinde biriken vatandaşların bariyerleri kaldırarak yolu açkıtlarını belirten Pavey, daha sonra bir polis memurunun yaşananlar için özür dilediğini söyledi.
Pavey, 25 Kasım 2012'de başka bir olayda, resmi güvenlikten geçerken, görevlinin arama için sol kolunu kaldırmasını istediğini, protez olduğunu, kaldıramayacağını söylemesine rağmen görevlinin ısrar ettiğini anlatarak, "Orada bulunan biri 'AKP milletvekili olsa aynısını yaparmıydınız?' diye sordu. Görevli 'vali beyin emri' cevabını verdi" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da ?Ethem Sarısülük?ü vuran polis memurunun, kanıtlara, görüntülere rağmen meşru müdafaa gerekçesiyle serbest bırakılmasını kınıyorum? diye konuştu.
Bu arada Pavey'in konuşması TBMM televizyonunda işitme engelliler için simultane tercüme yapıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, çocuklara ve kadınlara cinsel taciz ve tecavüzün engellenmesine yönelik araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
2011 yılından bu yana 8 uzman çavuş tarafından Bingöl'de 14 yaşındaki bir kız çocuğua cinsel istismar ve tecavüz şeklinde insanlık dışı muamele yapıldığını belirten Baluken, E.A'nın sığınmaya çalıştığı adaletin, bu 8 uzman çavuşu serbest bıraktığını kaydetti.
14 yaşındaki kız çocuğuna insanlık dışı muamele yapan 8 uzman çavuşun hepsinin ellerini kollarını sallaya sallaya Bingöl halkının arasında devletin silahı elinde, devletin verdiği verdiği yetki omuzlarında dolaşmaya devam ettiğini ifade eden Baluken, "Bunlar Bingöl halkının onurunu zedeliyor. Bingöl halkı sesini bir hafta, on gündür size duyurmaya çalışıyor" diye konuştu.
Uzman çavuşların jandama bünyesinde çalıştıklarını ve İçişleri Bakanı'nın bu konuda tek bir açıklama yapmadığını, bu kişiler hakkında bir idari soruşturmayla açığa alınma ya da sözleşmelerinin iptali gibi bir karar verilmediğini söyleyen Baluken, "Başbakan da bu zulümle ilgili tek bir cümle kelime duymadık. Başbakan iki hafta boyunca başörtülü bir kardeşimize yapılan zulmü teşhir etti. Şimdi başörtüsünün altındaki Bingöl'lü bir genç, bir Kürt olunca mı Başbakan'ın sesi çıkmıyor?" diye sordu.
AK Parti Malatya Milletvekili Öznür Çalık, Bingöl'deki olaydan dolayı derin üzüntü içinde olduklarını belinrterek, iddialarla ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının tutuksuz yargılamaya itiraz ettiğini ve davaya müdahil olduğunu anımsattı.
Bu kişilerden biri için tutuklama kararı verildiğini aktaran Çalık, gerekli araştırmalar tamamlandığında mahkemenin yeniden değerlendirme yapabileceğini ifade etti.
Raporların tamamlanmasıyla bu davanın sağlıklı olarak tamamlanacağını belirten Çalık, "Bizler mağdurun, çocuğun, kadının, kim olursa olsun mazlumun yanındayız" dedi.
CHP Manisa Milletvekili Sakine Öz, Bingöl'deki olayla ilgili, "Bu ne biçim hukuk devletidir?" ifadesini kullandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca da konuyla ilgili yapılan yasal düzenlemelerle ilgili bilgi verdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek. TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı seçimleri, 2 Temmuz Salı günü yapılacak.
Genel Kurul'da, Danışma Kurulu önerisi okunarak kabul edildi. Buna göre, Meclis, TBMM İçtüzüğü'nünün 5. Maddesi'ne göre, 1 Temmuz 2013 tarihinde tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek.
Genel Kurul, 1 Temmuz Pazartesi günü toplanarak, "10. Beş Yıllık (2014-2018) Kalkınma Planı"nı, 3 bölüm halinde ele alacak.
TBMM Genel Kurulu'nun, 2 Temmuz Salı günkü birleşiminde, sözlü sorular ile diğer denetim konuları görüşülmeyecek. Birleşimde, TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı üyelerinin seçimleri yapılacak. Genel Kurul, TBMM Başkanı ve TBMM Başkanlık Divanı üyelerinin seçimi tamamlanıncaya kadar çalışacak.
TBMM Başkanlık Divanı, TBMM Başkanı dahil 18 üyeden oluşacak. Başkanlık Divanı'nda, AK Parti grubundan 2 başkanvekili, 2 idare amiri, 6 katip üye; CHP grubundan 1 başkanvekili, 1 idare amiri ve 2 katip üye; MHP grubundan 1 başkanvekili ve bir idare amiri; BDP grubundan 1 idare amiri görev yapacak.
Bazı tasarılar, gündemin ön sıralarına alındı. TBMM Genel Kurulu, yarın saat 15.00'te toplanacak. Genel Kurul'da yarın, Yargı Hizmetleri ile İlgili Olarak Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ele alınacak.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Meclis Genel Kurulu'nda iktidar ve muhalefet milletvekillerinin sataşma olduğu gerekçesiyle sürekli söz talebinde bulunmalarına sitem ederek, "Vallahi, billahi, tallahi 'imdat' diye bağıracağım. Çok samimi söylüyorum inanın, bağıracağım" dedi.
MHP, kamuda çalışan taşeron işçilerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi için verdiği araştırma önergesinin; CHP de sporcuları doping yapmaya iten nedenlerin araştırılması ve dopingi önlemeye yönelik gerekli çalışmaların yapılabilmesi amacıyla verdiği araştırma önergesinin bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesini, grup önerisi olarak getirdi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, kamudaki taşeron işçilerin sorunlarına değinerek, bu insanların kıdem tazminatı sorununun Meclis tarafından çözülmesi gerektiğini söyledi.
Işık, taşeron işçilerin izin, tatil hakkı olmadığını, sendikal örgütlenme hakkı bulunmadığını belirtti.
BDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, TBMM çatısı altında 950 taşeron işçi çalıştığını ifade ederek, karayollarında çalışan bir taşeron işçinin mektubunu okudu.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar, taşeron uygulamalarının ilk olarak 1936 yılında çıkartılan kanunla uygulanmaya başladığına dikkati çekerek, bu problemin bir an önce çözülmesinin, çalışanların çağdaş çalışma koşullarına sahip olmasının, AK Parti hükümetinin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Kaçar, çalışma hayatının sorunlarının çözümü noktasında son derece önemli adımlar attıklarını kaydetti.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı kazanma hırsının bazen hedeflere ulaşmak için her yolu mübah hale getirdiğini belirterek, "Kazanma hırsı bazen sporda, bazen bilimde, sıklıkla da siyasette olur. Her ne olursa olsun kazanma isteği insanı insanlıktan çıkarır, kazanma uğruna her türlü hileye başvurabilir. Bilemiyorum bu anlattıklarım bir yerden size tanıdık, bildik geliyor mu?'" dedi.
Ekonomiye, sağlık sistemine, eğitimde verilen notlara, siyasi partilere kadar her şeye doping yapılabileceğini iddia eden Atıcı, "Başbakan'ın söylemlerinde doping var mıdır? Başbakan'ın söylemlerindeki dopingin de hilenin de haddi hesabı yoktur" ifadesini kullandı.
Atıcı, AK Parti'nin de 4 ay önce benzer bir araştırma önergesi verdiğini belirterek, bunun birlikte araştırmayı önerdi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, CHP'nin içinde bulunduğu bu saldırgan durumun hangi hayal kırıklığından kaynaklandığını sorarak, "Burada doping ile ilgili bir önerge vereceksiniz, ardından farklı değerlendirmelerde bulunacaksınız. Verdiğimiz önergenin arkasındayız" dedi.
Genç sporcuların doping ile mücadelesi kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yeni adımlar attığını belirten Tunç, AK Parti'nin 10.5 yıldan bu yana Türkiye'yi geriye götürdüğünü söyleyenlerin inandırıcı olmadığını kaydetti.
Tunç, CHP'nin grup önerisinin gündeme alınmamasını talep etti.
Tekrar söz isteyen Atıcı, olabildiğince en mülayim şekilde çocukları bu illetten kutarmaya davet ettiğini belirterek, "Önergenizin arkasındaysanız delikanlıca çıkarsınız. Yiğit delikanlıysanız, 102 arkadaşınızın imzası var, onun arkasında durursunuz. O imzaları benim babam atmadı, siz attınız" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da söz isteyerek, bir yaralıyı camiye alan imamın görevinden alındığını iddia ederek, "Saldırgan mı demiştiniz. 'Yüzde 50'yi zor tutuyoruz' dediniz. 'Karşınıza 1 milyon kişiyi çıkarırız' dediniz. Genç kızları saçlarından sürükleyen o polisleri hatırlıyor musunuz? Bunlara kim zemin hazırladı? Bu zihniyet mi bize saldırgan olup olmadığımızı söylüyor. Siz bu ülkede meşru müdafaanın tanımını değiştirdiniz. Bir hukukçu olarak utanıyorum. Siz aktif saldırganlığa meşru müdafaa diyorsunuz bu ülkede. Ama inanın tüm halkı öldüremezsiniz" diye konuştu.
Tarhan'ın konuşması sırasında zaman zaman AK Parti sıralarından itirazlar geldi.
Yeniden söz alan AK Parti Bartın Milletvekili Tunç, Tarhan'a öncelikle Genel Kurul'u selamlaması gerektiğini belirterek, polisleri ve AK Parti hükümetini zan altında bırakan ifadeler kullandığını söyledi. Tunç, polise nasıl saldırıldığını kamuoyunun gayet iyi bildiğini ifade ederek, "O göstericilere sabırla o kalkanın altında nasıl beklediğini görmüyormusunuz? CHP'yi barajın altına düşürmek için bu kadar gayret içinde olmayın" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise faiz lobisi tarafından hükümetin dopinglendiği ifadelerinin doğru olmadığını vurgulayarak, önceki dönemlerde devletin harcadığı her 100 liranın toplam 44-45 lirasının faiz ödemelerine aktarıldığını, geriye kalan 55 liranın ise 70 milyonunun ihtiyacının finansmanında kullanıldığını söyledi.
Canikli, imzalarının arkasında olduklarını kaydetti.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, 2002 yılında toplam 220 milyar dolar olan iç ve dış borç rakamının, bugün 580 milyar dolara ulaştığını kaydederek, sadece borcun adresinin değiştiğini, miktarının da yükseldiğini söyledi.
Aytuğ Atıcı'nın tekrar söz istemesi üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, "Vallahi, billahi, tallahi imdat diye bağıracağım. Çok samimi söylüyorum inanın, bağıracağım" dedi.
Akşener, Atıcı'ya bunu kendisinin şahsına değil, genele söylediğini ifade ederek, "(Şu ona dedi), (bu buna dedi.) Gerçekten yönetmek çok zor. Sizin şahsınızla ilgili söylemiyorum. İnanılmaz. Kendi kendinizi buradan bir seyretseniz vallahi, billahi, tallahi üzülürsünüz" diye konuştu.
Genel Kurul'da MHP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından 2002'den 2012'ye kadar 4 bin 848 adet ihale yapıldığını, bu ihalelerin toplam yatırım bedelinin 49 milyar lira olduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda sözlü soruları yanıtlayan Bayraktar, bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında memur sayısının 9 bin 817; bağlı kuruluş olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nde ise 15 bin 423 olduğu bilgisini verdi.
Bakanlıkta istihdam edilen engelli memur sayısının 269, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nde ise 463 kişi olduğunu bildiren Bayraktar, TOKİ tarafından 2002'den 2012'ye kadar 4 bin 848 adet ihale yapıldığını, bu ihalelerin toplam yatırım bedelinin 49 milyar TL olduğunu dile getirdi.
2007-2012 yılları arasında 2 bin 575 gemiye deniz kirliliğine neden oldukları gerekçesiyle 55 milyon 980 bin TL ceza uygulaması yapıldığını aktaran Bayraktar, 2003 yılında 46 geri kazanım tesisinde 4 bin kişi istihdam edilirken 62 milyon TL katma değer sağlandığını; 2011 yılında ise 898 geri kazanım tesisinde yaklaşık 60 bin kişinin istihdam edildiğini ve sağlanan katma değerin bir milyar TL'yi aştığını kaydetti.
TOKİ'nin 2003-2012 yılları arasında 560 bin konutun yapımına başladığını ve büyük kısmının tamamladığını belirten Bayraktar, konutların geç teslim edilmesinden dolayı alıcılar tarafından 31 Aralık 2012 tarihine kadar açılan 21 bin 581 tazminat davası bulunduğunu, bunlar için 110 milyon 693 TL tazminat ödendiğini ifade etti.
Eksik ve kusurlu işler olduğu iddiasıyla 31 Aralık 2012 tarihine kadar açılan 2119 dava olduğunu, mahkemelerce tazminata hükmedilmesi halinde bunun yüklenici firmaya rücu edildiğini aktaran Bayraktar, bankalar tarafından taksitlerini ödemediği için haklarında yasal işlem başlatılması istemiyle TOKİ'ye bilgisi gönderilen konut-işyeri alıcısı sayısının 1749 olduğunu kaydetti.
Aynı tarih itibariyle TOKİ'den konut satın alan ve taksiti ödemediği için hakkında yasal işlem başlatılan konut-işyeri alıcısı sayısının ise 1298 kişi olduğunu belirten Bayraktar, konut taksitlerini ödemediği için tahliye davası açılan konut-işyeri alıcısı sayısının 523 olduğunu dile getirdi.
Bayraktar, dünyanın çevreye duyarlılık konusunda ileri bir noktaya gittiğini belirterek, "Bütün dünyada, her tarafta maddi gücü olan da olmayan da çevre konusunda çok duyarlı bir konuma geldi. Türkiye'de biz çevre konusunda belki Avrupa kadar harcama yapamıyoruz ama Avrupa'dan çok daha duyarlıyız. Biz de bahçelendirme, çiçeklendirme, ormanlandırma Avrupa'dan çok daha hızlı artıyor" dedi.
Bayraktar, çevre konusunda Türkiye'nin BM' nin tüm kararlarına uyduğunu ifade etti.
Katı atıktan elektrik üretimi, enerji üretimi gibi projelerin süratli bir şekilde devam ettiğini belirten Bayraktar, bu doğrultuda Japonya, Kuzeybatı Avrupa ülkeyleriyle karşılıklı çalışma ve görüşme halinde olduklarını bildirdi.
Erdoğan Bayraktar, 2002 yılından 2013 yılı Nisan ayına kadar bakanlıkta temsil giderleri olarak 844 bin 339 lira harcama yapıldığını söyledi.
Bayraktar'ın soruları yanıtlamasının ardından, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, yarın saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
