2010-03-12 - 13:32
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in ''Erzincan'da gizli tanık Munzur ile görüştüğü ve bir otelin lobisinde çanta bıraktığı'' yönündeki iddialarla ilgili Cumhuriyet savcılarını göreve çağırdı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in
''Erzincan'da gizli tanık Munzur ile görüştüğü ve bir otelin lobisinde çanta bıraktığı''
yönündeki iddialarla ilgili Cumhuriyet savcılarını göreve çağırdı.
Bozdağ, gazetecilerin, ''CHP'li Ersin'in, Erzincan'daki Ergenekon
yapılanmasını deşifre eden 'Munzur' adlı gizli tanık ile bir otelde görüştüğü ve
otele çanta bıraktığı'' yönündeki iddialara ilişkin sorularını cevapladı.
Haberlerin doğru, görüntülerin gerçek olması halinde, bu tür bir
davranışın Türk Ceza Kanununa göre tartışmasız bir suç olduğunu belirten Bozdağ,
bunun, resen takibi gerekli bir suç olduğunu kaydetti.
Bozdağ, ''Zannedersem Cumhuriyet savcılarının, yasaların kendilerine
verdiği yetkiyi kullanarak tahkikat başlatmış olmaları gerekiyor. Eğer herhangi
bir tahkikat başlatmamışlarsa, ben buradan aracılığınızla çağrı yapmak isterim;
bu açıkça bir suçtur, Cumhuriyet savcılarını yasal görevlerinin gereğini yapmaya
davet ediyorum'' diye konuştu.
Bekir Bozdağ, şöyle devam etti:
''Tabii ki CHP'ye, sadece Ahmet Ersin'in bu davranışıyla bakmamak lazım.
Ben hiç de yadırgamadım. Neden, çünkü Genel Başkan adeta her salı grup
konuşmasını veya partinin başka yerlerdeki konuşmalarında, toplantılarında, her
yeri bir duruşma salonuna döndürüyor. Orada devam eden soruşturma ve
kovuşturmaların içindeki deliller, dosya içerisinde olanlar, olmayanlar -nasıl
vakıf, nasıl bilgi ediniyor bilmiyoruz ama- bilmediği dosyalarla ilgili içindeki
her şeyi biliyormuş gibi bir takım hukuki değerlendirmeler, savunmalar
yapmaktadırlar. Tabii bu oldukça manidardır. Bunların olmaması lazım; Meclis
çatısı altında da başka yerlerde de. Devam eden davalar ve soruşturmalarla ilgili
siyasiler dahil hiç kimsenin yargılamayı, soruşturmayı etkileyecek eylem veya
söylemlerde bulunmaması lazım.
CHP, hem devam eden davaların, soruşturmaların hakimleriyle, savcılarıyla
görüşme yollarını arayarak, bir kısmıyla görüşerek, tanıklarıyla görüşüp
-haberler doğruysa- ifadelerini değiştirmeye zorlayarak, her duruşmada
milletvekillerini görevlendirip, orada görev yapan hakim ve savcılar üzerinde
nüfuz ve baskı kurmak suretiyle soruşturma ve kovuşturmalara bizzat müdahil
olmaktadırlar. Bunların hepsi TCK anlamında suçtur ama ben bugüne kadar
Cumhuriyet savcılarının açık açık ceza hukuku ihlal edildiği ve suçlar işlendiği
halde bu konularla ilgili bir soruşturma açtığını duymadım. Devam eden davalar ve
soruşturmaların esasını etkilemek ve yargı görevini yapanları etkilemek, adli
soruşturmayı etkilemek için kim ne beyanda bulunuyorsa bulunsun bunlar resen
takibi gerekli suçlardır. Savcılar bunlarla ilgili soruşturmaları başlatmak
zorundadırlar. Burada bir tercih hakları yoktur. Ama bugüne kadar da böyle bir
şey olmadı.''
İddialar karşısında yüksek yargıdan herhangi bir açıklama yapılıp
yapılmayacağını merak ettiğini söyleyen Bozdağ, ''Her defasında yargının
bağımsızlığından bahseden yüksek yargının üyeleri, özellikle Yargıtay Başkanı,
HSYK'nın değerli üyeleri, ben şimdi merak ediyorum; bu çıkan görüntüler
karşısında da bir bildiri yayınlarlar mı, bir açıklama yaparlar mı? Gördüğüm
kadarıyla CHP'nin Sayın Genel Başkanı, milletvekilleri ve partilileri, kimi
yüksek yargı görevlileri nezdinde bir dokunulmazlığa haiz. Onlar ne yaparsa
yapsınlar en ufak bir açıklama yok. Bu dokunulmazlık nereden kaynaklanıyor, onu
da merak ediyorum'' diye konuştu. (13:32)
