2009-02-19 - 15:21
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ CANİKLİ'NİN BASIN TOPLANTISI..
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Doğan Medya Grubuna kesilen vergi cezasının, subjektif bir gerekçeyle; Hükümetin ya da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılmadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Doğan Medya Grubuna kesilen vergi cezasının,
subjektif bir gerekçeyle; Hükümetin ya da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılmadığını söyledi.
Canikli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Doğan Medya Grubuna kesilen vergi cezası ile ilgili görüşlerini açıkladı.
Gruba kesilen bu ceza gerekçe gösterilerek, AK Parti ve Hükümet hakkında
haksız, gerçek dışı eleştiriler yapıldığını ifade eden Canikli, vergi cezasının
teknik boyutuyla ilgili basında detaylı bilgi ve belgeler yer aldığını ve
belgelerden yola çıkılarak teknik boyutta açıklama yapılabileceğini belirtti.
Nurettin Canikli, vergi incelemelerinin bakan başta olmak üzere, herhangi
bir kamu otoritesinin talebi üzerine gerçekleştirilmeyeceğini söyledi.
Maliye Bakanlığının vergi incelemeleri konusunda otorite olduğunu dile
getiren Canikli, bir mükellefin incelemeye alınması için, mutlaka somut bilgi ve
belgelerin olması gerektiğini bildirdi. Canikli, Doğan Medya Grubuna ait bir
gazetede bugün yer alan, ''11 ay süren incelemeler sonucunda...'' ibaresinden; bu
incelemenin, medya grubunun, partilerine yönelik saldırı başlattığı dönem ile bir
ilgisinin olmadığını, ondan önce başlatıldığını anladıklarını kaydetti.
Nurettin Canikli, Doğan Medya Grubuna ait bir şirkete daha önce de vergi
cezası kesildiğini ve bunun uzlaşma ile çözüldüğünü söyledi.
''Bu inceleme subjektif bir gerekçeyle başlatılmamıştır. Partimizin,
Hükümetimizin ya da Sayın Başbakanımızın talimatıyla başlatılmamıştır'' diyen
Canikli, grubun, haber aldığı bu incelemeyi durdurmak için, Hükümete yönelik
saldırı amaçlı haberler yaptığını bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, Türkiye'de, 2002 yılı öncesine kadar,
''vergi kaçırma oranı daha yüksek'' denilerek, genellikle küçük ve orta ölçekli
mükelleflerin vergi incelemesinin yapıldığını söyledi. 2002'ye kadar, medya
grupları da dahil büyük grupların genellikle vergi incelemesine tabi
tutulmadığını, bu tür mükelleflerin ''koruma altında ve imtiyazlı olduklarına''
işaret eden Canikli, ''Durum Türkiye'de böyle iken, Almanya'da büyük
mükelleflerin hesapları her yıl, orta ölçekli mükelleflerin 6-8 yılda bir, küçük
ölçekli mükelleflerin ise 80-90 yılda bir incelenir'' dedi.
AK Parti'nin iktidara gelmesiyle, vergi tekniğine uymayan bu uygulamanın
kaldırıldığını, bütün mükelleflerin eşit kategoriye alındığını, hiç kimseye
ayrıcalık ve imtiyaz tanımadığını belirten Canikli, şöyle konuştu:
''Belki bu kadar gürültünün nedeni; uzun yıllardan beri incelenmezlik
şemsiyesi altında kendilerini imtiyazlı gören, elindeki imkanları da güç olarak
kullanarak hükümetleri böyle bir politika izlemeye iten, dokunulmaz olarak bugüne
kadar kabul edilen kişi ve grupların imtiyazlarının kaldırılmış olmasıdır. Küçük
ölçekli bir bakkal ile büyük bir holding arasında bu yönüyle bir fark
bulunmamaktadır. Bu durum, vergi incelemesi açısından ciddi bir dönüşüm ve
değişikliktir.
Biz, hükümetimize yapılan haksız saldırıların, bu anlayışın bir devamı ve
yansıması olarak görüyoruz. Bugüne kadar bunlar hep korunmuş, vergi inceleme
elamanları küçük ve orta ölçekli mükellefleri incelemiş, ama büyük mükelleflerin
üzerine gidilmemiş. İşte, 2002 sonrasında biz, bu uygulamayı kaldırdık.
Vergi inceleme elemanlarının bu incelemelerinin, hükümetimizin baskısıyla
ya da ona benzer bir gerekçeyle başlattığı yönünde bir iddia yok, genel iddialar
var. Bu konuda yapılan yayınlar haksızdır, hukuki ve etik değildir, tamamen
gerçek dışıdır. Grup, bu incelemeyi durdurmak için böyle bir yayın politikası izlemiştir.''

Canikli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Doğan Medya Grubuna ait
gazetelerde, grubun vergi kaçırmasının mümkün olmadığının belirtildiğini ifade
ederek, ''Çünkü, gazetelerde, kurumlar vergisinden muaf olma kuralının, 2006'da
yapılmasıyla, 2007'de yapılması arasında bir fark bulunmadığı belirtilmiş''
dedi.
Böyle bir değerlendirme yapılabilmesi için şartların eşit olması, yani
2006'daki karlılık durumuyla 2007'deki karlılık durumunun benzer olması
gerektiğine işaret eden Canikli, ''Yüzde 75'i kurumlar vergisinden muaftır''
kuralından faydalanmak için, o yılki karın müsait olması gerektiğini,
faydalanılmazsa bir yıl sonraki kardan bunu mahsup etme imkanı bulunmadığını
söyledi.
Nurettin Canikli, bu işlerin mükellef tarafından yasal defterlere nasıl
kaydedildiğinin de önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Hisse satışı nedeniyle elde edilen paranın, şirket hesaplarına 2 Ocak
2007'de aktarıldığı ifade edilmekte. Buradan yola çıkılarak, satışın 2006'da
değil 2007'de gerçekleştiği belirtilmektedir. Bu da satışın, tek başına 2007'de
yapıldığını göstermez. Çünkü, kanundaki bu istisnadan faydalanmak için, satış
mukabilinde öngörülen bedelin 2 yıl içerisinde tahsil edilmesi gerekiyor. Yani,
satış işlemi 2006'de de yapılsa, 2007'de de ödeme yapılabilir, 2008'de
yapılabilir. Buna hiç bir engel yok. Dolasıyla satış işleminin, 2007'de
yapıldığını söylemek doğru değil.
Basında yer alan bilgiler çerçevesinde söylüyorum; Orada ileri sürülen
hususların hiç birisi, satışın 2007'de yapıldığını göstermez. Ama ilgili mükellef
tarafından bilgi ve belgeler açıklanırsa, daha kesine yakın değerlendirme
yapılabilir.''

-''AK PARTİ'YLE İNCELENMEZLİK DÖNEMİ BİTTİ''-

AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, bundan sonraki vergi incelemelerinde
de hiç kimsenin imtiyazlı olmayacağını söyledi.
Canikli, ''AK Parti'nin iktidara gelmesiyle incelenmezlik dönemi
bitmiştir. 'Biz nasıl olsa incelenmeyiz, bizi incelemeye kimsenin gücü yetmez'
gibi bir anlayıştan hareketle, vergi mükellefiyetlerini tam olarak yerine
getirmemiş olan kişi ve gruplar var ise onların biran önce, işlemlerini vergi
mevzuatına uygun hale getirmeleri gerekir'' diye konuştu.

-''ÇOK YÜKSEK VERGİ ÖDEYEN VERGİ KAÇIRMAZ...''-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Canikli, ''Vergi incelemesi için
niye bugüne kadar beklendi. Aydın Doğan bugüne kadar kaç kez vergi rekortmeni
oldu. Partinize saldırıdan kastınız ne?'' sorusu üzerine, haberlerin objektif ve
hüküm vermeksizin aktarılması gerekirken, son aylarda bu grubun gazetelerinde,
suçlayan, hakaret eden haberler yayımlandığını bildirdi.
''Çok yüksek vergi ödeyen vergi kaçırmaz, diye bir şey yok'' diyen
Canikli, çok yüksek vergi ödeyenden çok, kazandığını gerçek beyan eden ve
vergisini zamanında ödeyenlerin tebrik edilmesi gerektiğini söyledi.

-MEHMET SEVİGEN HAKKINDAKİ İDDİALAR-

Nurettin Canikli, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ile ilgili
iddiaların sorulması üzerine ise şunları söyledi:
''CHP'de buna benzer, yolsuzluk olarak tanımlanabilecek iddialar yeni
değil. Bizim için sürpriz değil. CHP'li belediyelerde, yolsuzluklardan dolayı
görevden alınmaların olduğunu biliyoruz. CHP'nin bu konudaki sabıkası çok
kabarıktır. Sevigen olayı da bunlardan bir tanesi. Bu konuda CHP yönetimi
tarafından somut bir adım atılmamış olması da yolsuzluk iddialarına karşı CHP
yönetiminin ne kadar kayıtsız kaldığının çok somut bir göstergesidir.''
Canikli, bir soru üzerine, vergi kaçırma cezası hapis cezasını
gerektiriyorsa, uzlaşmadan faydalanılamayacağını ifade etti.
''Yerel seçimler öncesinde bu cezanın kesilmesi tesadüf mü?'' sorusunu da
yanıtlayan Canikli, uygulanan cezanın, yaşanan son gelişmelerle hiç bir ilgisinin
olmadığını belirtti.

-''NE KADAR İNSAN ÇALIŞTIRIRSA ÇALIŞTIRSIN...''-

Nurettin Canikli, bir gazetecinin, ''İnceleme objektif gelmiyor bana.
Doğan grubu 24 bin kişinin çalıştığı bir grup. 1,5 katrilyon lira vergisi var.
Krizin yaşandığı bir dönemde, 3-4 bin kişinin işten çıkarılması tehlikesi var''
sözleri üzerine, incelemenin objektif olarak yapıldığı görüşünü yineledi.
''Ne kadar insan çalıştırırsa çalıştırsın, herkes vergi ödeme
mükellefiyetini yerine getirecek'' diyen Canikli, kriz zamanlarında bir imkan
tanınacaksa, bunun herkese tanınması gerektiğini bildirdi. Nurettin Canikli, bu
işin yargı boyutunun da olduğunu dile getirerek, ''Bu hususu bilen vergi
elemanlarının, hiç bir şey olmadığı halde inceleme yapmasını düşünmek doğru
değil. Böyle bir riske girmez vergi elemanı'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, vergi incelemesinden, bilgilendirme
dışında, bakanın haberi bile olmayacağını kaydetti.

-''UZLAŞMA 1960'DAN BERİ UYGULANIYOR''-

''Uzlaşmanın, bakanın onayıyla devreye girmesi doğru mu?'' sorusu üzerine
Canikli, vergi incelemelerinde uzlaşmanın 1960'dan beri uygulandığını ve yasal
bir hak olduğunu belirtti. Canikli, uzlaşma komisyonunun bakanın değil,
müsteşarın başkanlığında toplandığını, bu nedenle de bakanın etkisinin
olamayacağını söyledi.
Canikli, başka bir soru üzerine, bazı milletvekillerinin, vergi
incelemelerine muhatap oldukları zaman, maliye kökenli olması nedeniyle
kendisinin bilgisine başvurduklarını belirterek, ''AK Parti'li milletvekilleri
imtiyazlı grubun içerisinde değil. İncelemeye muhatap olan AK Parti'li
milletvekilleri olduğunu biliyorum'' diye konuştu.

-''SORULARA MUHATAP OLANLARIN DOKUNULMAZLIKLARI YOK''-

CHP'nin, elindeki belge ve bilgiler konusunda yargıya gitmesi gerektiğini
belirten Canikli, CHP'nin sorularına muhatap olan kişilerin dokunulmazlıklarının
olmadığını bildirdi. Canikli, ''Ancak, CHP yargıya gitmiyor. Sayın Başbakanımız
da CHP'nin amacının, sadece çamur atmak ve karalamak olduğunu söylüyor'' dedi.
''Şaban Dişli ile Mehmet Sevigen olayını karşılaştırmasının istenmesi''
üzerine Canikli, Dişli'nin, hakkındaki iddialar karşısında, aklanma çalışmalarını
yürütürken, görevde kalmasının doğru olmayacağını düşünerek görevinden
ayrıldığını ifade etti.