2014-02-25 - 17:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplandı. İnternet düzenlemesini de içeren teklif Genel Kurul'da kabul edildi. TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, teklifin kabul edilmesinin ardından, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplandı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına ilişkin, "Bu tamamıyla montaj ürünü olup, ahlaksızca bir davranıştır. Hiç kimsenin, hiç bir siyasi partinin hukuk dışı, yasadışı kasetler üzerinden siyaset yapması doğru değildir. Hepimizin hukuka ihtiyacı var, her birimiz, her bir milletvekili hukuka saygı göstermelidir" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, darbeler hakkında gündemdışı konuştu. 12 Mart'ta yapmak istediği bir konuşmayı bugün yapacağını dile getiren Oyan, "İktidar, hep darbe mağduru olduğunu söylüyor. CHP'yi de darbecilikle suçluyor. Bu darbelerden en çok yararlanan akım dinci siyasettir" diye konuştu.
12 Mart öncesinde yayınlanan Yeniden Milli Mücadele adlı bir dergiyi gösteren Oyan, dergide, "komünistlere karşı ordu millet el ele" denildiğini söyledi. Oyan, derginin yazarları arasında Aykut Edibali, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Taha Akyol'un da yer aldığını ileri sürerek, "Bunun içinde çerçeve içine alınmış bir mesaj var. Cemil Çiçek'ten gelen bir mesaj. Çiçek, o sırada Mücadele Birliği İstanbul Sancağı idare heyeti adına söylüyor; orduya bu derginin baş yazısından itibaren bir mesajlar dizisi var. Kim darbeci, kim darbelerden çıkar sağlamış, bunu bir kez daha düşünmekte yarar var" dedi.
Oyan, 12 Mart muhtırasından sonra eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın Hava Kuvvetleri'nin uçağı ile yurtdışından getirtildiğini ve siyasete sokulduğunu iddia etti.
28 Şubat sürecinden sonra kapatılan Refah Partisi'nin yerine Fazilet Partisi'nin kurulduğunu ifade eden Oyan, "Daha sonra Fazilet Partisi'nin yeniden kapatılması gündemde iken, Fazilet Partisi'nin kapatılması için başsavcılığa belge taşıyanlar kimler? Şu an Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan zat-ı muhterem ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç. Bunlar bunu, Fazilet Partisi'nin kapatılması ve bu kapatılma üzerinden kendilerine milli görüş çizgisinden kopma ve böylece bir meşruiyet zemini oluşturmak için yapmışlardır. Arkasından da utanmadan partilerin kapatılmasına, bunun darbeci bir zihniyet olduğuna dair söylemi kendilerine yedirmişlerdir" diye konuştu
MHP Kastamonu Milletvekili Emin Çınar da Kastamonu'nun orman ve su sorunları, BDP Şırnak Miletvekili Hasip Kaplan da seçim bölgesinin sorunları hakkında gündemdışı konuşma yaptı.
Gündemdışı konuşmaların ardından yerinden söz alan milletvekilleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları hakkında görüş ve eleştirilerini dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Meclis TV'nin CHP grup toplantısı sırasında yayınını kesmesine değinerek, "Genel Başkan, Başbakan ile oğlu arasında geçen tapeleri paylaşmıştır. Tapeler konu olduğu sırada Meclis TV yayını kesmiştir, bu yayını kesme hakkı yoktur, Meclis Başkanı'nın buna hakkı yoktur. Meclis Başkanı'nı kınıyorum ve göreve davet ediyorum" diye konuştu.
Milletvekillerinin eleştirilerine cevap veren Bakan Elvan, Başbakanlık'ın, "Başbakan'la oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları" hakkında açıklama yaptığını anımsatarak, şöyle konuştu:
"Bunun tamamıyla montaj olduğu ve ahlaksızca bir saldırı olduğu konusunda açıklama yapıldı. Biz de aynı kanaatteyiz. Bu tamamıyla montaj ürünü olup, ahlaksızca bir davranıştır. Hiç kimsenin, hiç bir siyasi partinin hukuk dışı, yasadışı kasetler üzerinden siyaset yapması doğru değildir. Hepimizin hukuka ihtiyacı var, her birimiz, her bir milletvekili hukuka saygı göstermelidir. Hukuk dışı, yasadışı kasetler üzerinden, bugün bir parti siyaset yapar, yarın bir başka parti. Ama hepimizin, hep birlikte, tüm milletvekillerimizin, tüm Meclisimizin yasadışı, hukuk dışı uygulamalara karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz."
Genel Kurul'da daha sonra internetle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı "Torba Kanun Teklifi''nin görüşmelerine geçildi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, milli iradeden güvenini kaybeden, güç alamayacağına inanan kesimlerin başka yol ve yöntemlere başvurduğunu belirterek, "Bugün yaşanan hadise budur. 30 Mart'ta seçimler olacak. Lütfen korkmayınız, sandığa gidiniz, sandıkta halkımız bunun cevabını verecektir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, internet ile ilgili düzenlemeleri de içeren "Torba Kanun Teklifi"nin görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, teklifin 2. bölümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarına değinerek, "Ne yazık ki bugün, Başbakan başta olmak üzere, Hükümet meşruiyetini yitirmiştir. Meşruiyetini yitiren bir Hükümetin olduğu yerde TBMM herhangi bir yasama faaliyeti ve Genel Kurul çalışması yapamaz...Bu Meclis yolsuzluğu örtmek için çalıştığı zaman, o yolsuzluğun ortağı olur" görüşünü savundu.
Tapelerde geçen paralardan bahseden Tezcan, "1 milyar Avro'yu nereden buldun diye Başbakan'a soracak onurlu bir Meclis istiyoruz ve bu Meclis bunu soracaktır. Konuşmaya bakıyorsunuz, bismillah ile başlıyor, elhamdülillah ile bitiyor, bu iki sözün arasına hırsızlık sığar mı? Şeytanın aklı bile şaşar böyle bir duaya. Tarih bu olanların hesabını herkesten soracak, suskun kalanlardan soracak" ifadelerini kullandı.
Tezcan, AK Parti sıralarından "Akıllı ol" lafı atılması üzerine, "Ben akıllıyım, siz aklınıza başınıza alın" dedi.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, şunları söyledi:
"Bu ülkede 24 tane bankanın içi boşaltılırken susanlar, yolsuzluklar diz boyu olduğu, ekonomi çöktüğü günlerde konuşmayanlar, bugün karanlık kasetlerle operasyon yapılıyorken, o karanlık kasetleri kendi siyasetlerine malzeme yaparak, sanki bunlar hakikatmiş gibi hareket etmeyi kendilerine hak olarak görüyorlar, bunu siyaset yapmak olarak görüyorlar. Bizler sizin söylediğiniz her şeyden ariyiz. Size söylediğiniz herşeyi misliyle iade ediyoruz. Biz onurumuzla, ahlakımızla, dürüstlüğümüzle siyaset yapıyoruz, liderimizin, partimizin, iktidarımızın alnı ak, gönlümüz ak, yolumuz da aktır. Siz hangi karanlık kaset siyasetinin değirmenine su taşıdığınıza bakın, Sizin genel başkanınız kasetle gitti, onu kasetle götürenler bizi götüremeyecekler."
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da Ünal'ın ,batık bankalar konusunda MHP'nin iktidarda olduğu dönemi kastettiğini ifade ederek, "Bu bankalar batmıştı, biz kanunu çıkardık, ele aldık, bankalar rehabilite edildi, görev zararları düzeltildi ve elinize teslim edildi" dedi.
Milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtlayan Bakan Elvan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarının montaj ve ahlaksızca yapılan bir saldırı olduğunu ifade ettiğini kaydetti.
Siyaset kurumunun önemine işaret eden Elvan, "İki aydan beri hukuk ayaklar altına alınıyor, hukuk çiğneniyor, maalesef gayri hukuki, ahlaki bu davranışları siyaseten kullanmak isteyen siyasi partilerimiz var. Bunu yadırgıyorum. Eğer biz demokrasi için mücadele edeceksek, hep birlikte etmeliyiz. Hatırlayınız, Sayın Baykal ile ilgili kaset çıktığında, sayın MHP'li milletvekilleri ile ilgili kaset gündeme geldiğinde, bu konuyla ilgili olarak maalesef, muhalefet partilerimiz gerekli savunmayı bile yapamamıştır. Eğer biz siyaset kurumunu üstün tutmak istiyorsak... Bugüne kadar yolsuzluklarla mücadele ederek, Türkiye bu büyümeyi gerçekleştirdi" diye konuştu.
Bakan Elvan, iktidarın internete yasak ve sansür getirdiğinin ifade edildiğini belirterek, "Çok merak ediyorum, bir arkadaşımız gelsin burada açıklasın; biz neyi yasaklıyoruz, neye sansür koyuyoruz?" diye sordu.
Kişilik hak ve hürriyetlerini, özel hayatın gizliliğini koruyan bir düzenleme yaptıklarını ifade eden Elvan, "Deniz Baykal mağdur olmuştur. Baykal'ın mağduriyetini gidermek, kişilik hak ve hürriyetlerini korumaktır. Ama siz diyorsunuz ki kişilerin mağduriyeti bizim açımızdan önemli değil. Böyle bir şey sözkonuzu olamaz" dedi. Elvan, eski internet yasasına göre oldukça liberal ve açık; internete yasak getirmeyen, bilakis internetin daha fazla kullanımına imkan sağlayan bir düzenleme yaptıklarını kaydetti.
Elvan, "Eğer bir kesim milli iradeden güvenini kaybetmişse, milli iradeden güç alamayacağına inanmışsa, başka yol ve yöntemlere başvurur. Bugün yaşanan hadise budur. 30 Mart'ta seçimler olacak. Lütfen korkmayınız, sandığa gidiniz, sandıkta halkımız bunun cevabını verecektir, kimse milli iradeden kaçmasın. Eğer yanlış yapılan bir şey varsa, vatandaş bunun gerekli cevabını verecektir" diye konuştu.
Bakan Elvan, kendisine laf atan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'a, "Lütfen haddinizi biliniz. Ben sizi bir şeyle itham etmedim, siz de bu şekilde itham edemezsiniz. Eğer istifa etmezseniz namertsiniz" yanıtını verdi. Bu sırada, AK Parti'li ve CHP'li milletvekilleri karşılıklı olarak tartıştı.
Tartışmanın uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, birleşime ara verdi. Lütfi Elvan, arada Vural' ın yanına giderek bir süre sohbet etti.
Yeniden söz alan Elvan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) internet ile ilgili verdiği bir karar olduğunu belirterek, "Bu kararda Türkiye'nin ölçüsüz bir karar aldığı ifade ediliyor. İnterneti tamamıyla kapatma yerine, sadece 'sakıncalı olan bölümü kapatın' şeklinde bir tavsiyede bulunuyor ve Türkiye'yi 30 bin avro tazminat ödemeye mahkum ediyor. Eğer mevcut internetle ilgili yasamız devam etmiş olsaydı bu sorunları bundan sonra da yaşamaya devam edecektik. Ancak biz bu düzenlemeyle AİHM'in verdiği karara uygun bir düzenleme yaptık. İnterneti bir bütün olarak kapatma yerine, sadece o sakıncalı olan bölümün engellenmesi, bu yeni yapılan düzenleme ile getiriliyor" diye konuştu.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, internet düzenlemesine ilişkin, "Türkiye'de mahkeme kararı olmadan hiçbir engelleme gerçekleşmeyecek. Bunu farkında olalım" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, internetle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı "Torba Kanun Teklifi"nin görüşmeleri sırasında, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Elvan'nın konuşmasındaki CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'la ilgili ifadeleri nedeniyle söz aldı.
Hamzaçebi, internetle ilgili yasal düzenlemenin tek gerekçesinin, 17 Aralık'ta başlayan soruşturma nedeniyle hükümet aleyhinde yapılan haberler ve sosyal paylaşım sitelerindeki değerlendirmelerin kontrol altına alınması olduğunu savundu. Hamzaçebi, şöyle konuştu:
"Gerçekten Sayın Deniz Baykal ile ilgili olarak 2010 yılında yaşanan hadise nedeniyle hükümet bir önlem almak isteseydi, bu hadiseyi emsal kabul edip bu kötü uygulamaya yönelik bir önlem almak isteseydi, bu önlem o zaman alınabilirdi. Ne zaman bu yola başvuruluyor? 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasından sonra başvuruluyor. Ve bu düzenlemenin meşruiyetini sağlamak için Sayın Deniz Baykal'a sığınılıyor. Bu açıklamayı samimi bulmuyorum. Sayın Bakan'ın bakanlık yapma konusundaki iyi niyetini biliyorum. Ama bu açıklama doğru değil sayın bakan. Bu açıklamayı lütfen yapmayın."
Düzenlemenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygunluğu olmadığını da söyleyen Hamzaçebi, "Sayın Bakan'ın bir cümlesine katılıyorum; 'iki aydan bu yana Türkiye'de hukuk ayaklar altına alınmıştır' evet, iki aydan bu yana Türkiye'de hukuk hükümet tarafından ayaklar altına alınmıştır" diye konuştu.
Bakan Elvan da tekrar söz alarak, hukukun hükümet tarafından ayaklar altına alındığı ifadesini kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, "Hukukun ayaklar altına alındığını herkes biliyor. Artık bir kaset siyaseti başladı Türkiye'de. Bu kaseti çıkaranlar, bu yasa dışı uygulamaları piyasaya sürenleri herkes biliyor" dedi.
İnternet yasası ile getirilen düzenlemenin kişilik hak ve hürriyetleri ile özel hayatın gizliliğini koruduğunu ifade eden Elvan, şöyle devam etti:
"Burada biz hangi durum olursa olsun mutlaka ve mutlaka bir mahkeme kararı istiyoruz. Ama gecikmesinde sakınca bulunan hallerde TİB engellemeyi yapıyor ve 24 saat içinde mahkemeye başvuruyor. Ve mahkeme de 48 saat içinde bunu neticelendirmek zorunda. Dolayısıyla ister trafik bilgileri olsun, ister özel hayatın gizliliğine yönelik olsun, ister kişilik haklarının çiğnenmesine yönelik olsun hangi husus olursa olsun tüm bu hususlarda mutlak suretle mahkeme kararı aranıyor. Bunu bilmemiz gerekiyor. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde bunların bir çoğunun mahkeme kararı olmadan engellendiğini de hepimiz biliyoruz. Ama Türkiye'de mahkeme kararı olmadan hiçbir engelleme gerçekleşmeyecek. Bunu farkında olalım."
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de önerge üzerine yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına ilişkin, Erdoğan'ın kaydın montaj olduğunu söylediğini, ancak "benim böyle bir konuşmam yok" şeklinde bir ifade kullanmadığını ileri sürdü.
MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz ise önerge üzerine yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çocuk sahibi olmamasıyla ilgili sözlerini eleştirdi.
Bu sözlerin çocuk sahibi olamayan kişileri üzdüğünü ifade eden Korkmaz, "Erdoğan öfkesini kusarken, binlerce çocuksuz aileye hakaret ediyor" dedi.
Korkmaz, Erdoğan'ın bu sözlerden dolayı çocuk sahibi olamamış herkesten özür dilemesi gerektiğini söyledi.
Bakan Elvan ise tekrar söz alarak CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi'nin önerge üzerindeki konuşmasında internet düzenlemesinde yapılan değişikliklerin "kozmetik nitelikte" olduğunu söylediğini belirterek, bu eleştiriye yanıt verdi.
Yapılan değişikliklerden ilkinin trafik bilgilerinin tanımına yönelik olduğunu ve daraltmaya gidildiğini hatırlatan Elvan, tüm gelişmiş ülkelerdeki tanıma uygun bir tanımlamaya gidildiğini söyledi.
İkinci olarak trafik bilgilerinin mahkeme kararı olmadan TİB tarafından kullanılamayacağına dair bir düzenleme yapıldığını aktaran Elvan, üçüncü düzenleme ile de özel hayatın gizliliğine yönelik gecikmesinde sakınca bulunan hallerde TİB'e verilen kapatma kararı yetkisinin, görevli hakimin onayına sunulması koşulu olduğunu vurguladı. Elvan, "Özellikle internet alanında ciddi bir yasaklama getirildiği ifade edildi. 36 bin civarında sitenin yasaklandığı ifade edildi. Bu rakamın altında, 36 bin doğru bir rakam değil. Kapatılan sitelerin yüzde 99.9'u tamamiyle çocuk pornografisi ve müstehcenliğe yöneliktir. Özellikle kişilik hak ve hürriyetlerine yönelik kapatılan site sayısı bir elin parmaklarını geçmez" diye konuştu.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına ilişkin, "Bu tamamıyla montaj ürünü olup, ahlaksızca bir davranıştır. Hiç kimsenin, hiç bir siyasi partinin hukuk dışı, yasadışı kasetler üzerinden siyaset yapması doğru değildir. Hepimizin hukuka ihtiyacı var, her birimiz, her bir milletvekili hukuka saygı göstermelidir" dedi.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, darbeler hakkında gündemdışı konuştu. 12 Mart'ta yapmak istediği bir konuşmayı bugün yapacağını dile getiren Oyan, "İktidar, hep darbe mağduru olduğunu söylüyor. CHP'yi de darbecilikle suçluyor. Bu darbelerden en çok yararlanan akım dinci siyasettir" diye konuştu.
12 Mart öncesinde yayınlanan Yeniden Milli Mücadele adlı bir dergiyi gösteren Oyan, dergide, "komünistlere karşı ordu millet el ele" denildiğini söyledi. Oyan, derginin yazarları arasında Aykut Edibali, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Taha Akyol'un da yer aldığını ileri sürerek, "Bunun içinde çerçeve içine alınmış bir mesaj var. Cemil Çiçek'ten gelen bir mesaj. Çiçek, o sırada Mücadele Birliği İstanbul Sancağı idare heyeti adına söylüyor; orduya bu derginin baş yazısından itibaren bir mesajlar dizisi var. Kim darbeci, kim darbelerden çıkar sağlamış, bunu bir kez daha düşünmekte yarar var" dedi.
Oyan, 12 Mart muhtırasından sonra eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın Hava Kuvvetleri'nin uçağı ile yurtdışından getirtildiğini ve siyasete sokulduğunu iddia etti.
28 Şubat sürecinden sonra kapatılan Refah Partisi'nin yerine Fazilet Partisi'nin kurulduğunu ifade eden Oyan, "Daha sonra Fazilet Partisi'nin yeniden kapatılması gündemde iken, Fazilet Partisi'nin kapatılması için başsavcılığa belge taşıyanlar kimler? Şu an Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan zat-ı muhterem ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç. Bunlar bunu, Fazilet Partisi'nin kapatılması ve bu kapatılma üzerinden kendilerine milli görüş çizgisinden kopma ve böylece bir meşruiyet zemini oluşturmak için yapmışlardır. Arkasından da utanmadan partilerin kapatılmasına, bunun darbeci bir zihniyet olduğuna dair söylemi kendilerine yedirmişlerdir" diye konuştu
MHP Kastamonu Milletvekili Emin Çınar da Kastamonu'nun orman ve su sorunları, BDP Şırnak Miletvekili Hasip Kaplan da seçim bölgesinin sorunları hakkında gündemdışı konuşma yaptı.
Gündemdışı konuşmaların ardından yerinden söz alan milletvekilleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları hakkında görüş ve eleştirilerini dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Meclis TV'nin CHP grup toplantısı sırasında yayınını kesmesine değinerek, "Genel Başkan, Başbakan ile oğlu arasında geçen tapeleri paylaşmıştır. Tapeler konu olduğu sırada Meclis TV yayını kesmiştir, bu yayını kesme hakkı yoktur, Meclis Başkanı'nın buna hakkı yoktur. Meclis Başkanı'nı kınıyorum ve göreve davet ediyorum" diye konuştu.
Milletvekillerinin eleştirilerine cevap veren Bakan Elvan, Başbakanlık'ın, "Başbakan'la oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları" hakkında açıklama yaptığını anımsatarak, şöyle konuştu:
"Bunun tamamıyla montaj olduğu ve ahlaksızca bir saldırı olduğu konusunda açıklama yapıldı. Biz de aynı kanaatteyiz. Bu tamamıyla montaj ürünü olup, ahlaksızca bir davranıştır. Hiç kimsenin, hiç bir siyasi partinin hukuk dışı, yasadışı kasetler üzerinden siyaset yapması doğru değildir. Hepimizin hukuka ihtiyacı var, her birimiz, her bir milletvekili hukuka saygı göstermelidir. Hukuk dışı, yasadışı kasetler üzerinden, bugün bir parti siyaset yapar, yarın bir başka parti. Ama hepimizin, hep birlikte, tüm milletvekillerimizin, tüm Meclisimizin yasadışı, hukuk dışı uygulamalara karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz."
Genel Kurul'da daha sonra internetle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı "Torba Kanun Teklifi''nin görüşmelerine geçildi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, milli iradeden güvenini kaybeden, güç alamayacağına inanan kesimlerin başka yol ve yöntemlere başvurduğunu belirterek, "Bugün yaşanan hadise budur. 30 Mart'ta seçimler olacak. Lütfen korkmayınız, sandığa gidiniz, sandıkta halkımız bunun cevabını verecektir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, internet ile ilgili düzenlemeleri de içeren "Torba Kanun Teklifi"nin görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, teklifin 2. bölümü üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarına değinerek, "Ne yazık ki bugün, Başbakan başta olmak üzere, Hükümet meşruiyetini yitirmiştir. Meşruiyetini yitiren bir Hükümetin olduğu yerde TBMM herhangi bir yasama faaliyeti ve Genel Kurul çalışması yapamaz...Bu Meclis yolsuzluğu örtmek için çalıştığı zaman, o yolsuzluğun ortağı olur" görüşünü savundu.
Tapelerde geçen paralardan bahseden Tezcan, "1 milyar Avro'yu nereden buldun diye Başbakan'a soracak onurlu bir Meclis istiyoruz ve bu Meclis bunu soracaktır. Konuşmaya bakıyorsunuz, bismillah ile başlıyor, elhamdülillah ile bitiyor, bu iki sözün arasına hırsızlık sığar mı? Şeytanın aklı bile şaşar böyle bir duaya. Tarih bu olanların hesabını herkesten soracak, suskun kalanlardan soracak" ifadelerini kullandı.
Tezcan, AK Parti sıralarından "Akıllı ol" lafı atılması üzerine, "Ben akıllıyım, siz aklınıza başınıza alın" dedi.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, şunları söyledi:
"Bu ülkede 24 tane bankanın içi boşaltılırken susanlar, yolsuzluklar diz boyu olduğu, ekonomi çöktüğü günlerde konuşmayanlar, bugün karanlık kasetlerle operasyon yapılıyorken, o karanlık kasetleri kendi siyasetlerine malzeme yaparak, sanki bunlar hakikatmiş gibi hareket etmeyi kendilerine hak olarak görüyorlar, bunu siyaset yapmak olarak görüyorlar. Bizler sizin söylediğiniz her şeyden ariyiz. Size söylediğiniz herşeyi misliyle iade ediyoruz. Biz onurumuzla, ahlakımızla, dürüstlüğümüzle siyaset yapıyoruz, liderimizin, partimizin, iktidarımızın alnı ak, gönlümüz ak, yolumuz da aktır. Siz hangi karanlık kaset siyasetinin değirmenine su taşıdığınıza bakın, Sizin genel başkanınız kasetle gitti, onu kasetle götürenler bizi götüremeyecekler."
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da Ünal'ın ,batık bankalar konusunda MHP'nin iktidarda olduğu dönemi kastettiğini ifade ederek, "Bu bankalar batmıştı, biz kanunu çıkardık, ele aldık, bankalar rehabilite edildi, görev zararları düzeltildi ve elinize teslim edildi" dedi.
Milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtlayan Bakan Elvan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarının montaj ve ahlaksızca yapılan bir saldırı olduğunu ifade ettiğini kaydetti.
Siyaset kurumunun önemine işaret eden Elvan, "İki aydan beri hukuk ayaklar altına alınıyor, hukuk çiğneniyor, maalesef gayri hukuki, ahlaki bu davranışları siyaseten kullanmak isteyen siyasi partilerimiz var. Bunu yadırgıyorum. Eğer biz demokrasi için mücadele edeceksek, hep birlikte etmeliyiz. Hatırlayınız, Sayın Baykal ile ilgili kaset çıktığında, sayın MHP'li milletvekilleri ile ilgili kaset gündeme geldiğinde, bu konuyla ilgili olarak maalesef, muhalefet partilerimiz gerekli savunmayı bile yapamamıştır. Eğer biz siyaset kurumunu üstün tutmak istiyorsak... Bugüne kadar yolsuzluklarla mücadele ederek, Türkiye bu büyümeyi gerçekleştirdi" diye konuştu.
Bakan Elvan, iktidarın internete yasak ve sansür getirdiğinin ifade edildiğini belirterek, "Çok merak ediyorum, bir arkadaşımız gelsin burada açıklasın; biz neyi yasaklıyoruz, neye sansür koyuyoruz?" diye sordu.
Kişilik hak ve hürriyetlerini, özel hayatın gizliliğini koruyan bir düzenleme yaptıklarını ifade eden Elvan, "Deniz Baykal mağdur olmuştur. Baykal'ın mağduriyetini gidermek, kişilik hak ve hürriyetlerini korumaktır. Ama siz diyorsunuz ki kişilerin mağduriyeti bizim açımızdan önemli değil. Böyle bir şey sözkonuzu olamaz" dedi. Elvan, eski internet yasasına göre oldukça liberal ve açık; internete yasak getirmeyen, bilakis internetin daha fazla kullanımına imkan sağlayan bir düzenleme yaptıklarını kaydetti.
Elvan, "Eğer bir kesim milli iradeden güvenini kaybetmişse, milli iradeden güç alamayacağına inanmışsa, başka yol ve yöntemlere başvurur. Bugün yaşanan hadise budur. 30 Mart'ta seçimler olacak. Lütfen korkmayınız, sandığa gidiniz, sandıkta halkımız bunun cevabını verecektir, kimse milli iradeden kaçmasın. Eğer yanlış yapılan bir şey varsa, vatandaş bunun gerekli cevabını verecektir" diye konuştu.
Bakan Elvan, kendisine laf atan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'a, "Lütfen haddinizi biliniz. Ben sizi bir şeyle itham etmedim, siz de bu şekilde itham edemezsiniz. Eğer istifa etmezseniz namertsiniz" yanıtını verdi. Bu sırada, AK Parti'li ve CHP'li milletvekilleri karşılıklı olarak tartıştı.
Tartışmanın uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, birleşime ara verdi. Lütfi Elvan, arada Vural' ın yanına giderek bir süre sohbet etti.
Yeniden söz alan Elvan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) internet ile ilgili verdiği bir karar olduğunu belirterek, "Bu kararda Türkiye'nin ölçüsüz bir karar aldığı ifade ediliyor. İnterneti tamamıyla kapatma yerine, sadece 'sakıncalı olan bölümü kapatın' şeklinde bir tavsiyede bulunuyor ve Türkiye'yi 30 bin avro tazminat ödemeye mahkum ediyor. Eğer mevcut internetle ilgili yasamız devam etmiş olsaydı bu sorunları bundan sonra da yaşamaya devam edecektik. Ancak biz bu düzenlemeyle AİHM'in verdiği karara uygun bir düzenleme yaptık. İnterneti bir bütün olarak kapatma yerine, sadece o sakıncalı olan bölümün engellenmesi, bu yeni yapılan düzenleme ile getiriliyor" diye konuştu.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, internet düzenlemesine ilişkin, "Türkiye'de mahkeme kararı olmadan hiçbir engelleme gerçekleşmeyecek. Bunu farkında olalım" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, internetle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı "Torba Kanun Teklifi"nin görüşmeleri sırasında, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Elvan'nın konuşmasındaki CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'la ilgili ifadeleri nedeniyle söz aldı.
Hamzaçebi, internetle ilgili yasal düzenlemenin tek gerekçesinin, 17 Aralık'ta başlayan soruşturma nedeniyle hükümet aleyhinde yapılan haberler ve sosyal paylaşım sitelerindeki değerlendirmelerin kontrol altına alınması olduğunu savundu. Hamzaçebi, şöyle konuştu:
"Gerçekten Sayın Deniz Baykal ile ilgili olarak 2010 yılında yaşanan hadise nedeniyle hükümet bir önlem almak isteseydi, bu hadiseyi emsal kabul edip bu kötü uygulamaya yönelik bir önlem almak isteseydi, bu önlem o zaman alınabilirdi. Ne zaman bu yola başvuruluyor? 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasından sonra başvuruluyor. Ve bu düzenlemenin meşruiyetini sağlamak için Sayın Deniz Baykal'a sığınılıyor. Bu açıklamayı samimi bulmuyorum. Sayın Bakan'ın bakanlık yapma konusundaki iyi niyetini biliyorum. Ama bu açıklama doğru değil sayın bakan. Bu açıklamayı lütfen yapmayın."
Düzenlemenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygunluğu olmadığını da söyleyen Hamzaçebi, "Sayın Bakan'ın bir cümlesine katılıyorum; 'iki aydan bu yana Türkiye'de hukuk ayaklar altına alınmıştır' evet, iki aydan bu yana Türkiye'de hukuk hükümet tarafından ayaklar altına alınmıştır" diye konuştu.
Bakan Elvan da tekrar söz alarak, hukukun hükümet tarafından ayaklar altına alındığı ifadesini kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, "Hukukun ayaklar altına alındığını herkes biliyor. Artık bir kaset siyaseti başladı Türkiye'de. Bu kaseti çıkaranlar, bu yasa dışı uygulamaları piyasaya sürenleri herkes biliyor" dedi.
İnternet yasası ile getirilen düzenlemenin kişilik hak ve hürriyetleri ile özel hayatın gizliliğini koruduğunu ifade eden Elvan, şöyle devam etti:
"Burada biz hangi durum olursa olsun mutlaka ve mutlaka bir mahkeme kararı istiyoruz. Ama gecikmesinde sakınca bulunan hallerde TİB engellemeyi yapıyor ve 24 saat içinde mahkemeye başvuruyor. Ve mahkeme de 48 saat içinde bunu neticelendirmek zorunda. Dolayısıyla ister trafik bilgileri olsun, ister özel hayatın gizliliğine yönelik olsun, ister kişilik haklarının çiğnenmesine yönelik olsun hangi husus olursa olsun tüm bu hususlarda mutlak suretle mahkeme kararı aranıyor. Bunu bilmemiz gerekiyor. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde bunların bir çoğunun mahkeme kararı olmadan engellendiğini de hepimiz biliyoruz. Ama Türkiye'de mahkeme kararı olmadan hiçbir engelleme gerçekleşmeyecek. Bunu farkında olalım."
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de önerge üzerine yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydına ilişkin, Erdoğan'ın kaydın montaj olduğunu söylediğini, ancak "benim böyle bir konuşmam yok" şeklinde bir ifade kullanmadığını ileri sürdü.
MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz ise önerge üzerine yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan'ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çocuk sahibi olmamasıyla ilgili sözlerini eleştirdi.
Bu sözlerin çocuk sahibi olamayan kişileri üzdüğünü ifade eden Korkmaz, "Erdoğan öfkesini kusarken, binlerce çocuksuz aileye hakaret ediyor" dedi.
Korkmaz, Erdoğan'ın bu sözlerden dolayı çocuk sahibi olamamış herkesten özür dilemesi gerektiğini söyledi.
Bakan Elvan ise tekrar söz alarak CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi'nin önerge üzerindeki konuşmasında internet düzenlemesinde yapılan değişikliklerin "kozmetik nitelikte" olduğunu söylediğini belirterek, bu eleştiriye yanıt verdi.
Yapılan değişikliklerden ilkinin trafik bilgilerinin tanımına yönelik olduğunu ve daraltmaya gidildiğini hatırlatan Elvan, tüm gelişmiş ülkelerdeki tanıma uygun bir tanımlamaya gidildiğini söyledi.
İkinci olarak trafik bilgilerinin mahkeme kararı olmadan TİB tarafından kullanılamayacağına dair bir düzenleme yapıldığını aktaran Elvan, üçüncü düzenleme ile de özel hayatın gizliliğine yönelik gecikmesinde sakınca bulunan hallerde TİB'e verilen kapatma kararı yetkisinin, görevli hakimin onayına sunulması koşulu olduğunu vurguladı. Elvan, "Özellikle internet alanında ciddi bir yasaklama getirildiği ifade edildi. 36 bin civarında sitenin yasaklandığı ifade edildi. Bu rakamın altında, 36 bin doğru bir rakam değil. Kapatılan sitelerin yüzde 99.9'u tamamiyle çocuk pornografisi ve müstehcenliğe yöneliktir. Özellikle kişilik hak ve hürriyetlerine yönelik kapatılan site sayısı bir elin parmaklarını geçmez" diye konuştu.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
