2010-11-10 - 10:24
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Diyanet İşleri Başkanlığı,
Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Dış Ticaret
Müsteşarlığı, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi ile Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Diyanet İşleri Başkanlığı,
Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Dış Ticaret
Müsteşarlığı, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi ile Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin son
yıllarda, yardım alan ülke olmaktan çıkarak, net yardım sağlayan bir ülke haline
geldiğini, uluslararası arenada ''yükselen donör ülke'' olarak kabul görmeye
başladığını ifade etti.
Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi
Başkanlığı (TİKA) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının 2011
yılı bütçelerini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sundu.
Faruk Çelik, ebediyete intikalinin 72. yılında Büyük Önder Mustafa Kemal
Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri andığını söyleyerek, sözlerine
başladı.
Diyanet İşleri Başkanlığını daha çağdaş bir yapıya kavuşturmak amacıyla
hazırlanan tasarının TBMM'de kabul edilmesiyle başkanlığın müsteşarlık düzeyine
çıkarıldığını, her kademedeki personelin özlük haklarının önemli oranda
iyileştirildiğini kaydeden Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığının görevlerini
anlattı.
Faruk Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığının Kur'an-ı Kerim'in vahyedilmeye
başlanmasının 1400. yılı münasebetiyle 2010 yılını ''Kur'an Yılı'' ilan ettiğini
ve bu kapsamda bir dizi etkinlik gerçekleştirdiğini belirterek, etkinlikler
kapsamında, yurt içinde ve dışında 500 bin Kur'an-ı Kerim'in ücretsiz
dağıtıldığını söyledi. Çelik, yıl sonu hedeflerinin bu sayıyı 1 milyona çıkarmak
olduğunu bildirdi.
Çelik, milletin diğer dinler hakkında doğru bir şekilde bilgilendirilmesi
amacıyla, Yaşayan Dünya Dinleri adlı bir kaynak eser de yayımladıklarını ifade
etti.
Başkanlığın yurt dışı hizmet ve çalışmalarını koordine etmek üzere, 22
ülkede büyükelçilikler bünyesinde Din Hizmetleri Müşavirliği ve 24 başkonsolosluk
bünyesinde de Din Hizmetleri Ataşeliğinin bulunduğunu anlatan Çelik, başkanlığın
2011 yılı bütçesinin, geçen yıla göre yüzde 19,94 artırılarak 3 milyar 178 milyon
992 bin 500 TL'ye çıkarıldığını bildirdi.
Bakan Çelik, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçesi
üzerinde konuşurken, AB coğrafyasında 5 milyondan fazla Türk vatandaşının
yaşadığını belirterek, ''Bu da bize yeni sorumluluklar yüklüyor ve yeni ufuklar
çiziyor'' dedi.
Başkanlığın; yurt dışında yaşayan vatandaşlarla ilgili çalışmalar yapmak
ve sorunlarına çözüm üretmek, soydaş ve akraba topluluklarla sosyal, kültürel ve
ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik faaliyetler yürütmek amacıyla
kurulduğunu ifade eden Çelik, başkanlığın görev alanları ile ilgili uygulanacak
politikaların belirlenmesine yardımcı olmak üzere, Yurtdışı Vatandaşlar Danışma
Kurulu, Kültürel ve Sosyal İlişkiler Eşgüdüm Değerlendirme Kurulu ile Yabancı
Öğrenci Değerlendirme Kurulu oluşturulduğunu anlattı.
Devlet Bakanı Çelik, başkanlığında geçen eylül ayında toplanan Yabancı
Öğrenci Değerlendirme Kurulunda, Türkiye'ye devlet ve hükümet bursuyla gelen
yabancı öğrencilerin, buradaki eğitimlerini en iyi şekilde tamamlamaları için
gerekli çalışmaları başlattıklarını söyledi. Çelik, bu doğrultuda milli
menfaatlere uygun Uluslararası Öğrenci Stratejisi oluşturulmasına yönelik
çalışmaların devam ettiğini kaydetti.
Çelik, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçesinin 18
milyon 660 bin TL olduğunu belirtti.
TİKA'nın bütçesini de komisyona sunan Çelik, 2002'de 12 Program
Koordinasyon Ofisi bulunan TİKA'nın, bugün 23 ülkede 26 ofisi bulunduğunu ve
kurumun faaliyetlerinden yararlanan ülke sayısının da 100'e ulaştığını
bildirdi.
Bakan Çelik, şöyle konuştu:
''TİKA, aynı dili konuştuğumuz ülkeler ve komşu ülkeler başta olmak
üzere, gelişmekte olan tüm ülkelere; ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel
alanlarda kalkınma yardımları yapmaktadır. TİKA bu yardımları yaparken ülkemiz ve
işbirliği yapılan ülkelerin karşılıklı çıkarlarını hesaba katarak yapılabilecek
işbirliği ve yardım konularını da kendisi belirlemektedir. Ülkemiz son yıllarda,
yardım alan ülke olmaktan çıkarak, net yardım sağlayan bir ülke haline gelmiş,
uluslararası arenada 'yükselen donör ülke' olarak kabul görmeye başlamıştır. Bu
anlamda, Türkiye'nin yükselen donör rolünü güçlendirecek projeler uygulanmaya
başlanmış, kalkınma yardımları mekanizmalarının uluslararası standartlara
ulaşması sağlanmış ve ülkemiz uluslararası kalkınma işbirliğinde hak ettiği yere
kavuşmuştur.''
Hükümetin, yeni dönemde yaptığı kalkınma yardımlarına yeni bir içerik ve
etkinlik kazandırmak amacıyla TİKA'yı önemli bir dış politika enstrümanı olarak
kullanmaya başladığını ifade eden Çelik, bu çerçevede; teknik yardımların
koordinasyonu görevinin TİKA'ya verildiğini anlattı.
Türkiye'nin 2004'te 339 milyon dolar olan kalkınma yardımlarının, 2009'da
707,1 milyon dolara ulaştığını dile getiren Çelik, 1992-2002 arasında toplam 2
bin 241 proje yapılmışken, 2002'den bugüne kadar yüzde 300'lük bir artışla 6 bin
714 projenin hayata geçirildiğini bildirdi.
Bakan Çelik, TİKA aracılığıyla tamamlanan ve devam eden bazı önemli
projeleri anlattı.
Orta Asya'nın ilk kemik iliği nakli merkezinin 2006'da TİKA tarafından
Kırgızistan'da açıldığını belirten Çelik, TİKA'nın Afganistan'daki sağlık
çalışmalarından bugüne kadar 1 milyonu aşkın kişinin yararlandığını söyledi.
Yurt dışında bulunan Türk eserlerinin restorasyon çalışmaları hakkında da
bilgi veren Çelik, Kosova'daki Fatih Camisinin restorasyonunun tamamlanarak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldığını hatırlattı.
Bakan Çelik, TİKA'nın bütçesinin de 77 milyon 629 bin TL olduğunu
söyledi.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye
İhracatçılar Meclisi rakamlarına göre, Kasım ayının ilk 9 gününde ihracatın geçen
yılın aynı dönemine göre, yüzde 42,1 seviyesinde artarak, 3 milyar 780 milyon
dolara yaklaştığını söyledi.
Çağlayan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dış Ticaret Müsteşarlığının
2011 yılı bütçesini sundu.
Dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik kriz sırasında, gelişmiş ülkeler ekonomi
anlamında küçülme yaşarken, gelişmekte olan ülkelerin büyüme kaydettiğini anlatan
Çağlayan, dünya ticaret hacminin 2010 yılında yüzde 11,4'lük artış göstereceğinin
vurgulandığını ifade etti.
Dünya Ticaret Örgütünün, 2010 yılı için dünya ticareti büyüme tahminini
yüzde 10'dan yüzde 13,5'a yükselttiğini ifade eden Çağlayan, Avrupa'nın bazı
ülkeleri ile ABD ekonomisinde görülen büyümenin, dünya ticaretinin kriz öncesi
döneme doğru hızla ilerlediğinin göstergesi olarak kabul edilebileceğini
söyledi.
Dünya ticareti ve ekonomisinin ekseninin artık gelişmekte olan ülkelere
doğru kaydığına dikkati çeken Çağlayan, ''BRIC diye adlandırılan Brezilya, Rusya,
Hindistan ve Çin'den oluşan grubun yanı sıra uluslararası yatırımcıların
radarına, CIVETS adıyla anılan Kolombiya, Endonezya, Vietnam, Mısır, Türkiye ve
ve Güney Afrika'dan oluşan grup da takıldı'' diye konuştu.
Uluslararası kurumların ve uluslararası kredi derecelendirme
kuruluşlarının Türkiye hakkındaki değerlendirmelerinin, Türkiye'nin uluslararası
ticaretin etkin bir aktörü olduğunu kanıtladığını ifade eden Çağlayan, ''Bunun
nedeni, Türkiye ekonomisinin küresel kriz sürecinde gösterdiği performans,
yatırımcılara sağladığı güven ve istikrardır'' dedi.
Türkiye'nin, 2009 yılında satın alma gücü paritesine göre, dünyanın en
büyük 16. Avrupa'nın ise en büyük 6. ekonomisi olduğunu belirten Çağlayan,
Türkiye'nin yakaladığı ihracat artış oranıyla dünyanın en büyük 22. ihracatçısı
konumuna yükseldiğini anlattı..
Ülkede ihracat yapan firma sayısının 48 bin 589'a yükseldiğini belirten
Çağlayan, ''1 milyon doların üzerinde ihracat yapan firma sayısı 8 bin 816'ya
ulaşmış, 108 firmamız 100 milyon doların üzerinde, 8 firma ise 1 milyar doların
üzerinde ihracat yapmıştır. 11 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat
gerçekleştirmiştir. 81 ilimizin tamamı ihracat yapmaktadır'' diye konuştu.
Çağlayan, 2010 yılı TÜİK verilerine göre, Ocak-Eylül döneminde, ihracatın
bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12'lik artışla 81,9 milyar dolara,
ithalatın ise 130,5 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
Bu yılın ilk 9 ayında AB ülkelerine yönelik ihracatın, toplam ihracattaki
payının yüzde 46,2 olduğunu anlatan Çağlayan, ''İthalat açısından
değerlendirildiğinde ise geçen yılın ilk 9 ayında toplam ithalatın yüzde 40,1'ini
oluşturan AB ülkelerinin bu yılın aynı döneminde yüzde 38,6'lık paya sahip olduğu
görülmektedir'' dedi.
Pazar çeşitlendirmesine yönelik çalışmalar çerçevesinde, Çin, Rusya,
İran'a olan ihracat oranlarında artış yaşandığını belirten Çağlayan, şöyle devam
devam etti:
''Ekonomimizin öncü göstergelerinden olan Türkiye İhracatçılar Meclisi
rakamlarına göre, Kasım ayının ilk 9 gününde ihracatımız geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 42,1 seviyesinde artarak 3 milyar 780 milyon dolara
yaklaşmıştır.
TÜİK ve İhracatçı Birlikleri kayıt rakamlarına göre, ihracatımız, 1
Ocak-9 Kasım 2010 tarihi itibarıyla 96 milyar dolara ulaşmış olup, Orta vadeli
Program hedefimize ulaşmamıza 15,6 milyar dolar ihracat kalmıştır. İhracatımızda
diğer bir önemli gelişme ise geriye dönük son 1 yıllık ihracatımızın Ekim ayı
itibarıyla 9,1'lik artışla 111 milyar 632 milyon dolara ulaşmasıdır. Bu gelişme,
ülkemizin bu yıl sonu itibarıyla Orta vadeli Program'da yer alan 111,7 milyar
dolarlık 2010 yılı ihracat hedefini yakalayacağının bir göstergesidir.''
Sunumunda, ''İhracata Dönük Üretim Stratejisi'', ''Girdi Tedarik
Stratejisi'' hakkında bilgi veren Çağlayan, ihracatçıları hedef pazarlara
yönledirme, pazarlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilmeleri amacıyla ''Ülke
Masaları Sistemi''ni oluşturduklarını anlattı.
''Komşu ve çevre ülkelere yönelik ihracat, uygulanan politikalar
sonucunda 2002 yılında 9,3 milyar dolar iken bu geçen yıl 43 milyar dolara
yükselmiştir'' diyen Çağlayan, şunları söyledi:
''Afrika Stratejimiz çerçevesinde 2002 yılında 1,7 milyar dolar olan
ihracatımız 2009 yılında 10,2 milyar dolara, ithalatımız ise 2,7 milyar dolardan
5,7 milyar dolara yükselmiştir. Aralık ayının ikinci yarısında Fildişi, Gana,
Nijerya, Ekvator Ginesi, Angola, Etiyopya ve Sudan'ı kapsayan büyük bir çıkartma
yapıyoruz. Afrika'ya sektörel heyetler götüreceğiz. Afrika, hali hazırda dünyanın
ülkesinin cirit attığı ve önümüzdeki dönemde de hammade ve enerji kaynakları ile
tüm dünyanın ilgili odağı devam edecektir.
Bir diğer stratejimiz olan 'Amerika Stratejisi' ile başta ABD olmak üzere
tüm Amerika kıtası ile ticari ilişkilerimizi geliştirmeyi ve ihracatta pazar
çeşitliliği sağlamayı hedeflemekteyiz.''
Çağlayan, yurtdışında düzenlenen fuarlara katılım için sağlanan
desteklerden, milli katılımlarda 3 bin 984, bireysel katılımda ise 2 bin 580
firmanın yararlandığını anlattı.
Türk müteahhitlik firmalarının, uluslararası piyasaların önde gelen
aktörleri arasında bulunduğunu bildiren Çağlayan, ''Dünyanın En Büyük 225
Uluslararası Müteahhidi listesinde Türkiye, 2010 yılında 33 firma ile Çin'in
ardından ikinci sırada yer almıştır. Türk müteahhitlerin 2009 yılında
üstlendikleri proje bedelleri toplamı 20,7 milyar dolardır'' diye konuştu.
Çağlayan, ihracatçıların, talepleri doğrultusunda Eximbank'tan uygun
kredi ve sigorta programları desteklendiğini ifade etti.
Türkiye'nin, Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, dampinge karşı önlem
mekanizmasını en etkin işleten ülkeler arasında bulunduğunu belirten Çağlayan,
tekstil ve konfeksiyon ürünleri ile deri, kürk giyim eşyası ithalatının, ülke
ayrımı gözetilmeksizin kayda alındığını ifade etti.
Kullanımı yasak olan bazı boyar maddelerin ithalatının bu yılın başından
beri ''Riske Dayalı Denetim Sistemi'' kapsamında denetlendiğini anlatan Çağlayan,
bu çerçevede bugüne kadar yaklaşık 18 bin ihracatçı ile 10 bin ithalatçıya
ilişkin verilerin kayıt altına alındığını söyledi.
Dış Ticaret Müsteşarlığının 2010 yılı bütçesinin 124 milyon 979 bin 500
lira olduğunu anımsatan Çağlayan, 2011 yılı bütçesinin ise toplam 788,7 milyon
lira olarak belirlendiğini ifade etti.
Çağlayan, ''2010'a göre bütçenin yüzde 531 oranında artış göstermesinin
temel nedeni, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan Destekleme ve Fiyat
İstikrar Fonu'nun 2011 başı itibarıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı bütçesine
alınmasından kaynaklanmaktadır'' diye konuştu.
Bakan Çağlayan, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu hariç tutulduğunda
kurumun bütçesinin 149 milyon 694 bin lira olarak gerçekleşeceğini söyledi.
Göreve başladığı gün, ''ihracatımızı artırmak adına gitmedik ülke
bırakmayacağız'' dediğini hatırlatan Çağlayan, ''O tarihten itibaren bugüne kadar
ihracatçılarımızla, işadamlarımızla, sanayicilerimizle 457 bin kilometre
katettik. Yıl sonuna kadar 500 kilometreli geçeceğiz' dedi.
* * * HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ * * *
(10:24)
Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Dış Ticaret
Müsteşarlığı, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi ile Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin son
yıllarda, yardım alan ülke olmaktan çıkarak, net yardım sağlayan bir ülke haline
geldiğini, uluslararası arenada ''yükselen donör ülke'' olarak kabul görmeye
başladığını ifade etti.
Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi
Başkanlığı (TİKA) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının 2011
yılı bütçelerini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sundu.
Faruk Çelik, ebediyete intikalinin 72. yılında Büyük Önder Mustafa Kemal
Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri andığını söyleyerek, sözlerine
başladı.
Diyanet İşleri Başkanlığını daha çağdaş bir yapıya kavuşturmak amacıyla
hazırlanan tasarının TBMM'de kabul edilmesiyle başkanlığın müsteşarlık düzeyine
çıkarıldığını, her kademedeki personelin özlük haklarının önemli oranda
iyileştirildiğini kaydeden Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığının görevlerini
anlattı.
Faruk Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığının Kur'an-ı Kerim'in vahyedilmeye
başlanmasının 1400. yılı münasebetiyle 2010 yılını ''Kur'an Yılı'' ilan ettiğini
ve bu kapsamda bir dizi etkinlik gerçekleştirdiğini belirterek, etkinlikler
kapsamında, yurt içinde ve dışında 500 bin Kur'an-ı Kerim'in ücretsiz
dağıtıldığını söyledi. Çelik, yıl sonu hedeflerinin bu sayıyı 1 milyona çıkarmak
olduğunu bildirdi.
Çelik, milletin diğer dinler hakkında doğru bir şekilde bilgilendirilmesi
amacıyla, Yaşayan Dünya Dinleri adlı bir kaynak eser de yayımladıklarını ifade
etti.
Başkanlığın yurt dışı hizmet ve çalışmalarını koordine etmek üzere, 22
ülkede büyükelçilikler bünyesinde Din Hizmetleri Müşavirliği ve 24 başkonsolosluk
bünyesinde de Din Hizmetleri Ataşeliğinin bulunduğunu anlatan Çelik, başkanlığın
2011 yılı bütçesinin, geçen yıla göre yüzde 19,94 artırılarak 3 milyar 178 milyon
992 bin 500 TL'ye çıkarıldığını bildirdi.
Bakan Çelik, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçesi
üzerinde konuşurken, AB coğrafyasında 5 milyondan fazla Türk vatandaşının
yaşadığını belirterek, ''Bu da bize yeni sorumluluklar yüklüyor ve yeni ufuklar
çiziyor'' dedi.
Başkanlığın; yurt dışında yaşayan vatandaşlarla ilgili çalışmalar yapmak
ve sorunlarına çözüm üretmek, soydaş ve akraba topluluklarla sosyal, kültürel ve
ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik faaliyetler yürütmek amacıyla
kurulduğunu ifade eden Çelik, başkanlığın görev alanları ile ilgili uygulanacak
politikaların belirlenmesine yardımcı olmak üzere, Yurtdışı Vatandaşlar Danışma
Kurulu, Kültürel ve Sosyal İlişkiler Eşgüdüm Değerlendirme Kurulu ile Yabancı
Öğrenci Değerlendirme Kurulu oluşturulduğunu anlattı.
Devlet Bakanı Çelik, başkanlığında geçen eylül ayında toplanan Yabancı
Öğrenci Değerlendirme Kurulunda, Türkiye'ye devlet ve hükümet bursuyla gelen
yabancı öğrencilerin, buradaki eğitimlerini en iyi şekilde tamamlamaları için
gerekli çalışmaları başlattıklarını söyledi. Çelik, bu doğrultuda milli
menfaatlere uygun Uluslararası Öğrenci Stratejisi oluşturulmasına yönelik
çalışmaların devam ettiğini kaydetti.
Çelik, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçesinin 18
milyon 660 bin TL olduğunu belirtti.
TİKA'nın bütçesini de komisyona sunan Çelik, 2002'de 12 Program
Koordinasyon Ofisi bulunan TİKA'nın, bugün 23 ülkede 26 ofisi bulunduğunu ve
kurumun faaliyetlerinden yararlanan ülke sayısının da 100'e ulaştığını
bildirdi.
Bakan Çelik, şöyle konuştu:
''TİKA, aynı dili konuştuğumuz ülkeler ve komşu ülkeler başta olmak
üzere, gelişmekte olan tüm ülkelere; ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel
alanlarda kalkınma yardımları yapmaktadır. TİKA bu yardımları yaparken ülkemiz ve
işbirliği yapılan ülkelerin karşılıklı çıkarlarını hesaba katarak yapılabilecek
işbirliği ve yardım konularını da kendisi belirlemektedir. Ülkemiz son yıllarda,
yardım alan ülke olmaktan çıkarak, net yardım sağlayan bir ülke haline gelmiş,
uluslararası arenada 'yükselen donör ülke' olarak kabul görmeye başlamıştır. Bu
anlamda, Türkiye'nin yükselen donör rolünü güçlendirecek projeler uygulanmaya
başlanmış, kalkınma yardımları mekanizmalarının uluslararası standartlara
ulaşması sağlanmış ve ülkemiz uluslararası kalkınma işbirliğinde hak ettiği yere
kavuşmuştur.''
Hükümetin, yeni dönemde yaptığı kalkınma yardımlarına yeni bir içerik ve
etkinlik kazandırmak amacıyla TİKA'yı önemli bir dış politika enstrümanı olarak
kullanmaya başladığını ifade eden Çelik, bu çerçevede; teknik yardımların
koordinasyonu görevinin TİKA'ya verildiğini anlattı.
Türkiye'nin 2004'te 339 milyon dolar olan kalkınma yardımlarının, 2009'da
707,1 milyon dolara ulaştığını dile getiren Çelik, 1992-2002 arasında toplam 2
bin 241 proje yapılmışken, 2002'den bugüne kadar yüzde 300'lük bir artışla 6 bin
714 projenin hayata geçirildiğini bildirdi.
Bakan Çelik, TİKA aracılığıyla tamamlanan ve devam eden bazı önemli
projeleri anlattı.
Orta Asya'nın ilk kemik iliği nakli merkezinin 2006'da TİKA tarafından
Kırgızistan'da açıldığını belirten Çelik, TİKA'nın Afganistan'daki sağlık
çalışmalarından bugüne kadar 1 milyonu aşkın kişinin yararlandığını söyledi.
Yurt dışında bulunan Türk eserlerinin restorasyon çalışmaları hakkında da
bilgi veren Çelik, Kosova'daki Fatih Camisinin restorasyonunun tamamlanarak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldığını hatırlattı.
Bakan Çelik, TİKA'nın bütçesinin de 77 milyon 629 bin TL olduğunu
söyledi.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye
İhracatçılar Meclisi rakamlarına göre, Kasım ayının ilk 9 gününde ihracatın geçen
yılın aynı dönemine göre, yüzde 42,1 seviyesinde artarak, 3 milyar 780 milyon
dolara yaklaştığını söyledi.
Çağlayan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dış Ticaret Müsteşarlığının
2011 yılı bütçesini sundu.
Dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik kriz sırasında, gelişmiş ülkeler ekonomi
anlamında küçülme yaşarken, gelişmekte olan ülkelerin büyüme kaydettiğini anlatan
Çağlayan, dünya ticaret hacminin 2010 yılında yüzde 11,4'lük artış göstereceğinin
vurgulandığını ifade etti.
Dünya Ticaret Örgütünün, 2010 yılı için dünya ticareti büyüme tahminini
yüzde 10'dan yüzde 13,5'a yükselttiğini ifade eden Çağlayan, Avrupa'nın bazı
ülkeleri ile ABD ekonomisinde görülen büyümenin, dünya ticaretinin kriz öncesi
döneme doğru hızla ilerlediğinin göstergesi olarak kabul edilebileceğini
söyledi.
Dünya ticareti ve ekonomisinin ekseninin artık gelişmekte olan ülkelere
doğru kaydığına dikkati çeken Çağlayan, ''BRIC diye adlandırılan Brezilya, Rusya,
Hindistan ve Çin'den oluşan grubun yanı sıra uluslararası yatırımcıların
radarına, CIVETS adıyla anılan Kolombiya, Endonezya, Vietnam, Mısır, Türkiye ve
ve Güney Afrika'dan oluşan grup da takıldı'' diye konuştu.
Uluslararası kurumların ve uluslararası kredi derecelendirme
kuruluşlarının Türkiye hakkındaki değerlendirmelerinin, Türkiye'nin uluslararası
ticaretin etkin bir aktörü olduğunu kanıtladığını ifade eden Çağlayan, ''Bunun
nedeni, Türkiye ekonomisinin küresel kriz sürecinde gösterdiği performans,
yatırımcılara sağladığı güven ve istikrardır'' dedi.
Türkiye'nin, 2009 yılında satın alma gücü paritesine göre, dünyanın en
büyük 16. Avrupa'nın ise en büyük 6. ekonomisi olduğunu belirten Çağlayan,
Türkiye'nin yakaladığı ihracat artış oranıyla dünyanın en büyük 22. ihracatçısı
konumuna yükseldiğini anlattı..
Ülkede ihracat yapan firma sayısının 48 bin 589'a yükseldiğini belirten
Çağlayan, ''1 milyon doların üzerinde ihracat yapan firma sayısı 8 bin 816'ya
ulaşmış, 108 firmamız 100 milyon doların üzerinde, 8 firma ise 1 milyar doların
üzerinde ihracat yapmıştır. 11 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat
gerçekleştirmiştir. 81 ilimizin tamamı ihracat yapmaktadır'' diye konuştu.
Çağlayan, 2010 yılı TÜİK verilerine göre, Ocak-Eylül döneminde, ihracatın
bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12'lik artışla 81,9 milyar dolara,
ithalatın ise 130,5 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
Bu yılın ilk 9 ayında AB ülkelerine yönelik ihracatın, toplam ihracattaki
payının yüzde 46,2 olduğunu anlatan Çağlayan, ''İthalat açısından
değerlendirildiğinde ise geçen yılın ilk 9 ayında toplam ithalatın yüzde 40,1'ini
oluşturan AB ülkelerinin bu yılın aynı döneminde yüzde 38,6'lık paya sahip olduğu
görülmektedir'' dedi.
Pazar çeşitlendirmesine yönelik çalışmalar çerçevesinde, Çin, Rusya,
İran'a olan ihracat oranlarında artış yaşandığını belirten Çağlayan, şöyle devam
devam etti:
''Ekonomimizin öncü göstergelerinden olan Türkiye İhracatçılar Meclisi
rakamlarına göre, Kasım ayının ilk 9 gününde ihracatımız geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 42,1 seviyesinde artarak 3 milyar 780 milyon dolara
yaklaşmıştır.
TÜİK ve İhracatçı Birlikleri kayıt rakamlarına göre, ihracatımız, 1
Ocak-9 Kasım 2010 tarihi itibarıyla 96 milyar dolara ulaşmış olup, Orta vadeli
Program hedefimize ulaşmamıza 15,6 milyar dolar ihracat kalmıştır. İhracatımızda
diğer bir önemli gelişme ise geriye dönük son 1 yıllık ihracatımızın Ekim ayı
itibarıyla 9,1'lik artışla 111 milyar 632 milyon dolara ulaşmasıdır. Bu gelişme,
ülkemizin bu yıl sonu itibarıyla Orta vadeli Program'da yer alan 111,7 milyar
dolarlık 2010 yılı ihracat hedefini yakalayacağının bir göstergesidir.''
Sunumunda, ''İhracata Dönük Üretim Stratejisi'', ''Girdi Tedarik
Stratejisi'' hakkında bilgi veren Çağlayan, ihracatçıları hedef pazarlara
yönledirme, pazarlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilmeleri amacıyla ''Ülke
Masaları Sistemi''ni oluşturduklarını anlattı.
''Komşu ve çevre ülkelere yönelik ihracat, uygulanan politikalar
sonucunda 2002 yılında 9,3 milyar dolar iken bu geçen yıl 43 milyar dolara
yükselmiştir'' diyen Çağlayan, şunları söyledi:
''Afrika Stratejimiz çerçevesinde 2002 yılında 1,7 milyar dolar olan
ihracatımız 2009 yılında 10,2 milyar dolara, ithalatımız ise 2,7 milyar dolardan
5,7 milyar dolara yükselmiştir. Aralık ayının ikinci yarısında Fildişi, Gana,
Nijerya, Ekvator Ginesi, Angola, Etiyopya ve Sudan'ı kapsayan büyük bir çıkartma
yapıyoruz. Afrika'ya sektörel heyetler götüreceğiz. Afrika, hali hazırda dünyanın
ülkesinin cirit attığı ve önümüzdeki dönemde de hammade ve enerji kaynakları ile
tüm dünyanın ilgili odağı devam edecektir.
Bir diğer stratejimiz olan 'Amerika Stratejisi' ile başta ABD olmak üzere
tüm Amerika kıtası ile ticari ilişkilerimizi geliştirmeyi ve ihracatta pazar
çeşitliliği sağlamayı hedeflemekteyiz.''
Çağlayan, yurtdışında düzenlenen fuarlara katılım için sağlanan
desteklerden, milli katılımlarda 3 bin 984, bireysel katılımda ise 2 bin 580
firmanın yararlandığını anlattı.
Türk müteahhitlik firmalarının, uluslararası piyasaların önde gelen
aktörleri arasında bulunduğunu bildiren Çağlayan, ''Dünyanın En Büyük 225
Uluslararası Müteahhidi listesinde Türkiye, 2010 yılında 33 firma ile Çin'in
ardından ikinci sırada yer almıştır. Türk müteahhitlerin 2009 yılında
üstlendikleri proje bedelleri toplamı 20,7 milyar dolardır'' diye konuştu.
Çağlayan, ihracatçıların, talepleri doğrultusunda Eximbank'tan uygun
kredi ve sigorta programları desteklendiğini ifade etti.
Türkiye'nin, Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, dampinge karşı önlem
mekanizmasını en etkin işleten ülkeler arasında bulunduğunu belirten Çağlayan,
tekstil ve konfeksiyon ürünleri ile deri, kürk giyim eşyası ithalatının, ülke
ayrımı gözetilmeksizin kayda alındığını ifade etti.
Kullanımı yasak olan bazı boyar maddelerin ithalatının bu yılın başından
beri ''Riske Dayalı Denetim Sistemi'' kapsamında denetlendiğini anlatan Çağlayan,
bu çerçevede bugüne kadar yaklaşık 18 bin ihracatçı ile 10 bin ithalatçıya
ilişkin verilerin kayıt altına alındığını söyledi.
Dış Ticaret Müsteşarlığının 2010 yılı bütçesinin 124 milyon 979 bin 500
lira olduğunu anımsatan Çağlayan, 2011 yılı bütçesinin ise toplam 788,7 milyon
lira olarak belirlendiğini ifade etti.
Çağlayan, ''2010'a göre bütçenin yüzde 531 oranında artış göstermesinin
temel nedeni, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan Destekleme ve Fiyat
İstikrar Fonu'nun 2011 başı itibarıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı bütçesine
alınmasından kaynaklanmaktadır'' diye konuştu.
Bakan Çağlayan, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu hariç tutulduğunda
kurumun bütçesinin 149 milyon 694 bin lira olarak gerçekleşeceğini söyledi.
Göreve başladığı gün, ''ihracatımızı artırmak adına gitmedik ülke
bırakmayacağız'' dediğini hatırlatan Çağlayan, ''O tarihten itibaren bugüne kadar
ihracatçılarımızla, işadamlarımızla, sanayicilerimizle 457 bin kilometre
katettik. Yıl sonuna kadar 500 kilometreli geçeceğiz' dedi.
* * * HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ * * *
(10:24)
