2011-12-07 - 16:00
TBMM İçişleri Komisyonu, ''tali'' komisyon olarak görüştüğü Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nı bazı değişiklikler yaparak benimsedi.
TBMM İçişleri Komisyonu'nda, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının görüşmeleri devam ediyor.
''Tali'' olarak İçişleri Komisyonunda üç haftadır görüşülen tasarı üzerinde, milletvekilleri bazı endişelerini dile getirdi.
CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, tasarının daha iyi incelenmesi için alt komisyon kurulmasını önerdi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da tasarının, 'Türk toplumunun mu yoksa ABD'nin ihtiyaçlarından mı kaynaklandığını' sordu.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de alt komisyon kurulmasını istedi.
Uluslararası sözleşmelerde mütekabiliyet ilkesinin geçerli olduğunu ifade eden Önder, ''ABD, bu sözleşmenin gereklerini tanıyor mu; şeytanın gizli olduğu yer burasıdır. ABD, bu sözleşme hükümlerine uymuyor, bize maraba muamelesi yapıyor, 'siz bunu uygulayın' diye gönderiyor. ABD'nin kendisine uygulamadığı bir şeyi kendi halkınıza nasıl uygularsınız-'' diye konuştu.
Önder, ''ABD bunu İslami sermaye için istiyor, Hükümet de 'Kürtlerin evini başına nasıl yıkarım' diyor. BDP'li belediyelere yönelik operasyonların alt yapasına dönüştürmek uğruna genel hukuk ilkeleri çiğnenmektedir. Terörle Mücadele Yasası'na atıf yapılması, tasarının eksikliklerinden biridir'' dedi. Önder, çekincelerinin giderilmesi ve buna ilişkin maddelerin çıkarılması halinde tasarıyı destekleyeceklerini söyledi.
AK Parti Adana Milletvekili Ali Küçükaydın, tasarıda mütekabiliyet ilkesinin bulunduğunu belirterek, ''Türkiye'deki terör, ABD'nin yararına mı zararına mı olmuştur, Türkiye'deki terörü finanse eden güçler kimlerdir-'' diye sordu.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, ''Eğer tasarı, 28 Şubat dönemine denk gelseydi MÜSİAD'a üye olanların hepsinin tutuklanıp, malları dondurulmuş olacaktı. Kürt sorunu çözülsün, ovada siyasetin yolları açılsın, Terörle Mücadele Yasası değişsin derken, kamburun üzerine bir kambur daha geliyor'' görüşünü savundu.
CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu, ''Bu tasarının Yasin El Kadı ile ilgili bir illiyet bağı var mı- Yasin El Kadı'nın Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulması kararı çıktı, sonraki süreçle ilgili bir şey bulamadım'' dedi.
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, ABD'nin, Türkiye'ye yardımcı olacağını düşünmediğini dile getirerek, ABD'nin Irak'ta neler yaptığını gördüklerini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, mütekabiliyet esasının neden bugüne kadar uygulanmadığı sorusunu yönelterek, uygulanmayacağının da açıkça ortada olduğunu ifade etti.
Dinçer, tasarının, Türkiye'ye yönelen sermayeyi korkutacağı, yurt dışı yatırımların çok büyük darbe alacağı, yabancı sermayenin Türkiye'ye girişinde sıkıntılar olacağını iddia etti.
ABD'nin, HAMAS'ı terör örgütü kabul ettiğini ifade eden Dinçer, ABD'nin, ''Desteği kesin'' demesi halinde Hükümet'in bunu uygulayıp uygulamayacağını sordu.
Dinçer, terörü önleme bahanesiyle muhalefeti sindirecek maddelerin, komisyondan geçmemesi gerektiğini söyledi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, Türkiye'de terör kavramının farklılaştığını, daha önce eli silahlı, dağda, bölücü katiller sürüsü PKK akla gelirken, son yıllarda literatüre yeni şeyler eklendiğini, komutanların, kitap yazmayı düşünenlerin terör örgütüne dahil edildiğini ileri sürdü.
Türkoğlu, PKK'nın Avrupa'daki malvarlığının dondurulması için sözleşmeye taraf olan ülkelerin ne yaptığını sordu. Türkoğlu, bu tasarının, yabancı sermayenin yönünün değiştirilmesi için kullanılabileceğine yönelik endişelerini dile getirdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık ise teröre finans sağlanıyorsa Ceza Kanunu ve Terörle Mücalede Kanunu'nda açık hükümlerin bulunduğunu, tasarının, daha çok uluslararası terörist faaliyetler için gündemde olduğunu ifade etti.
Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenan Özdemir, milletvekillerinin eleştirilerini yanıtladı.
Terörle Mücadele Kanunu'nda uluslararası terörün tanımının bulunmadığını belirten Özdemir, bu konunun Meclisin önüne gelmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Özdemir, ''Terörle Mücadele Kanunu'nun gerek 3, gerekse 4. maddelerinde, atıf yapılan maddeler devletimizle ilgili maddeler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ya da hükümetine yönelik eylemlerin suç olduğuna yöneliktir'' dedi.
Özdemir, uluslararası terörün tanımı konusunda, uluslarararası alanda tam mutabakatın bulunmadığını vurgulayarak, terörün finansmanıyla ilgili sıkıntıyı gidermek, terörle mücadelede Türkiye'nin elini geçlendirmek amacıyla tasarıyı hazırlandıklarını söyledi.
Tasarının, basit bir tasarı olmadığına işaret eden Özdemir, ''Süreçte çok zorlandık. Bir taraftan dünyada yaşanan gelişmeler, uluslararası yükümlülükler, devletimizin elini güçlendirilmesi, evrensel hukuk kuralları... Bunları derleyerek, tasarıyı hazırladık'' diye konuştu.
Özdemir, yazılmasa bile uluslararası ilişkilerde mütekabiliyetin gözetileceğini kaydetti.
Yabancı devletlerin taleplerinin mutlaka kabul edileceği yönünde bir algının bulunduğuna işaret eden Özdemir, her talebin otomatik olarak kabul görmeyeceğini, komisyonca değerlendirilip, karara bağlanacağını anlattı.
TBMM İçişleri Komisyonu, ''tali'' komisyon olarak görüştüğü Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nı bazı değişiklikler yaparak benimsedi.
Komisyon, tasarının isminin ''terörizmin finansmanı'' yerine, ''terörün finansmanı'' olarak değiştirilmesini kabul etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, tasarıda ''mal varlığı'' ile ''mal varlığının dondurulması'' tanımlarının değiştirilmesi için önerge verdi. Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenan Özdemir, önergeye, ''Tasarının konseptinde ciddi anlamda değişiklik getirdiği, çok daraltıcı bir düzenleme olacağı, sözleşme hükümlerini karşılamayacağı'' gerekçesiyle karşı çıktı. Kıyıklık da sözleşmeyi bildiğini ve sözleşme hükümlerine aykırı olmadığını ifade etti. Daha sonra, Kıyıklık'ın önerisinin komisyon raporunda yer almasına karar verildi.
Kıyıklık, ayrıca terörizmin finansmanı suçu başlıklı maddesinde, fon toplayan ve fon sağlayan kişiler için ayrı ayrı ceza verilmesi için önerge verdi. Müsteşar Yardımcısı Özdemir, fon sağlamanın da fon toplamak kadar tehlikeli olduğunu belirterek, ''Bu değişikliği yaparsak terörizmin finansmanından bugüne kadar örgüt üyesi gibi cezalandırılan kişilerin dosyalarının yeniden ele alınması, sağlayan ve toplayan ayırımının yapılması gerekir'' dedi. Kıyıklık'ın önerisi de benimsendi.
TBMM İçişleri Komisyonunda, değişiklikler doğrultusunda kabul edilen tasarı, Birleşmiş Milletlerin (BM) terör finansmanı konusundaki kararlarının uygulanmasına dair usul ve esasları düzenliyor.
Terörizme fon sağlanması veya toplanması kapsamına giren fiillerin tarif edildiği tasarı, belirtilen suçların işlenmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla terör örgütlerine veya teröristlere fon toplayan kişinin, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını öngörüyor. Bilerek veya isteyerek fon sağlayan kişiye ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi isteniyor. Ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmayacak.
Suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası bir kuruluş aleyhine işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı'nın talebine bağlı olacak.
BM Güvenlik Konseyi Yaptırımlar Komitesinin listesinde yer alan kişi, kuruluş ve organizasyonların tasarrufunda bulunan mal varlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulunun Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanacak. Bu hüküm, Türkiye'de ikamet eden Türk vatandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler hakkında uygulanmayacak.
Tasarıda, yabancı bir devletin, ''Türk vatandaşı veya yabancının mal varlığının dondurulmasına ilişkin talebi'' ibaresi de verilen önergeyle değiştirildi. Buna göre, yabancı devletin; bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan mal varlığının dondurulmasına ilişkin Türkiye'den talepte bulunulması halinde, bu talebi Değerlendirme Komisyonu karara bağlayacak. Bu değerlendirmede, karşılıklılık ilkesi gözetilecek.
Yabancı devlet hükümetinin, mal varlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edebilecek.
Komisyon, ayrıca, suçu işlediği hususundaki ''makul sebebin'' varlığını, ''yasal sebep'' olarak değiştirilmesini kabul etti. Değerlendirme Komisyonuna, mal varlığının dondurulması bakımından genel bir yetki veriliyor. Buna göre, Değerlendirme Komisyonu, terörizmi finanse ettiği veya terör faaliyetlerinde bulunduğu hususunda yasal sebeplerin varlığı durumunda kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan yabancı ülkelerdeki mal varlığının dondurulması için talepte bulunmasına karar verebilecek.
Türkiye'de bulunan mal varlığıyla ilgili olarak ise Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacak. Bu karar gereği için ilgili devlete bildirilecek.
Mal varlığının dondurulmasıyla ilgili olarak, Mal Varlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak. Önergeyle Değerlendirme Komisyonu'na Gümrük Müsteşar Yardımcısı ve Kamu Güvenliği Müsteşar Yardımcısı'nın da yer alması benimsendi. Mal varlığının dondurulması kararına aykırı olarak yapılan her türlü tasarruf ve işlem hükümsüz olacak.
Mal varlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılması kararları Resmi Gazetede yayımlanacak. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında mal varlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılacak ve hukuki sonuç doğuracak.
Mal varlığının dondurulması kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 1 yıl içinde soruşturma başlatılmadığı takdirde, ilgili karar kaldırılacak. Mal varlığının dondurulması kararlarının yerine getirilmesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı sorumlu olacak.
Hakkında mal varlığının dondurulması kararı verilmiş olanlar, alacak ve borçları ile diğer tüm mal varlığı değerlerini ve bunların dayanağına ilişkin bilgileri; bunlardan alacağı veya borcu olan gerçek ve tüzel kişiler ise alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri, mal varlığının dondurulması kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde Başkanlığa bildirecek.
Mal varlığının dondurulması kararı, gecikmeksizin yerine getirilecek.
Mal varlığında herhangi bir artış meydana gelmesi halinde, bu artışlar da mal varlığının dondurulması hükümlerine tabi olacak.
Dondurulmasına karar verilen mal varlığının yönetimi, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ait olacak. Ancak terörizmin finansmanının önlenmesini sağlamak amacıyla; taşınmazlar ile kara, deniz ve hava ulaşım araçları gibi taşınırlar üzerinde sair kişiler lehine ayni veya şahsi hak tesisi, banka veya diğer finans kurumlarındaki hesaplar üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklar üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, kıymetli evrak üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, şirketlerdeki ortaklık payları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, kiralık kasa mevcutları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, ticari işletme veya tüzel kişiliğin işleyişine devam edebilmesini teminen; bakım, işletim, onarım giderleri, mal ve hizmet alım satımı, avukatlık, ücret ve maaş ödemeleri işlemleri Başkanlığın izniyle yapılabilecek.
Mal varlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirmekte ihmal veya gecikme gösteren kişilere, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecek.
Mal varlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen kişinin, bir tüzel kişinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmiş bulunması halinde, ayrıca bu tüzel kişiye 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Başkanlığa 40 kadro tahsis edilecek.
Terörle Mücadele Kanunu'nun ''terörün finansmanı'' başlıklı, ''terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayanların, örgüt üyesi olarak cezalandırılmasını'' öngören 8. maddesi yürürlükten kaldırılacak.
Tasarıyla getirilen hükümler, tasarının yasalaşıp yürürlüğe gireceği tarihten önce Bakanlar Kurulu tarafından alınmış olan mal varlığının dondurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesinde de uygulanacak.
(18.21)
''Tali'' olarak İçişleri Komisyonunda üç haftadır görüşülen tasarı üzerinde, milletvekilleri bazı endişelerini dile getirdi.
CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, tasarının daha iyi incelenmesi için alt komisyon kurulmasını önerdi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da tasarının, 'Türk toplumunun mu yoksa ABD'nin ihtiyaçlarından mı kaynaklandığını' sordu.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de alt komisyon kurulmasını istedi.
Uluslararası sözleşmelerde mütekabiliyet ilkesinin geçerli olduğunu ifade eden Önder, ''ABD, bu sözleşmenin gereklerini tanıyor mu; şeytanın gizli olduğu yer burasıdır. ABD, bu sözleşme hükümlerine uymuyor, bize maraba muamelesi yapıyor, 'siz bunu uygulayın' diye gönderiyor. ABD'nin kendisine uygulamadığı bir şeyi kendi halkınıza nasıl uygularsınız-'' diye konuştu.
Önder, ''ABD bunu İslami sermaye için istiyor, Hükümet de 'Kürtlerin evini başına nasıl yıkarım' diyor. BDP'li belediyelere yönelik operasyonların alt yapasına dönüştürmek uğruna genel hukuk ilkeleri çiğnenmektedir. Terörle Mücadele Yasası'na atıf yapılması, tasarının eksikliklerinden biridir'' dedi. Önder, çekincelerinin giderilmesi ve buna ilişkin maddelerin çıkarılması halinde tasarıyı destekleyeceklerini söyledi.
AK Parti Adana Milletvekili Ali Küçükaydın, tasarıda mütekabiliyet ilkesinin bulunduğunu belirterek, ''Türkiye'deki terör, ABD'nin yararına mı zararına mı olmuştur, Türkiye'deki terörü finanse eden güçler kimlerdir-'' diye sordu.
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, ''Eğer tasarı, 28 Şubat dönemine denk gelseydi MÜSİAD'a üye olanların hepsinin tutuklanıp, malları dondurulmuş olacaktı. Kürt sorunu çözülsün, ovada siyasetin yolları açılsın, Terörle Mücadele Yasası değişsin derken, kamburun üzerine bir kambur daha geliyor'' görüşünü savundu.
CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu, ''Bu tasarının Yasin El Kadı ile ilgili bir illiyet bağı var mı- Yasin El Kadı'nın Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulması kararı çıktı, sonraki süreçle ilgili bir şey bulamadım'' dedi.
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, ABD'nin, Türkiye'ye yardımcı olacağını düşünmediğini dile getirerek, ABD'nin Irak'ta neler yaptığını gördüklerini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, mütekabiliyet esasının neden bugüne kadar uygulanmadığı sorusunu yönelterek, uygulanmayacağının da açıkça ortada olduğunu ifade etti.
Dinçer, tasarının, Türkiye'ye yönelen sermayeyi korkutacağı, yurt dışı yatırımların çok büyük darbe alacağı, yabancı sermayenin Türkiye'ye girişinde sıkıntılar olacağını iddia etti.
ABD'nin, HAMAS'ı terör örgütü kabul ettiğini ifade eden Dinçer, ABD'nin, ''Desteği kesin'' demesi halinde Hükümet'in bunu uygulayıp uygulamayacağını sordu.
Dinçer, terörü önleme bahanesiyle muhalefeti sindirecek maddelerin, komisyondan geçmemesi gerektiğini söyledi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, Türkiye'de terör kavramının farklılaştığını, daha önce eli silahlı, dağda, bölücü katiller sürüsü PKK akla gelirken, son yıllarda literatüre yeni şeyler eklendiğini, komutanların, kitap yazmayı düşünenlerin terör örgütüne dahil edildiğini ileri sürdü.
Türkoğlu, PKK'nın Avrupa'daki malvarlığının dondurulması için sözleşmeye taraf olan ülkelerin ne yaptığını sordu. Türkoğlu, bu tasarının, yabancı sermayenin yönünün değiştirilmesi için kullanılabileceğine yönelik endişelerini dile getirdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık ise teröre finans sağlanıyorsa Ceza Kanunu ve Terörle Mücalede Kanunu'nda açık hükümlerin bulunduğunu, tasarının, daha çok uluslararası terörist faaliyetler için gündemde olduğunu ifade etti.
Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenan Özdemir, milletvekillerinin eleştirilerini yanıtladı.
Terörle Mücadele Kanunu'nda uluslararası terörün tanımının bulunmadığını belirten Özdemir, bu konunun Meclisin önüne gelmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Özdemir, ''Terörle Mücadele Kanunu'nun gerek 3, gerekse 4. maddelerinde, atıf yapılan maddeler devletimizle ilgili maddeler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ya da hükümetine yönelik eylemlerin suç olduğuna yöneliktir'' dedi.
Özdemir, uluslararası terörün tanımı konusunda, uluslarararası alanda tam mutabakatın bulunmadığını vurgulayarak, terörün finansmanıyla ilgili sıkıntıyı gidermek, terörle mücadelede Türkiye'nin elini geçlendirmek amacıyla tasarıyı hazırlandıklarını söyledi.
Tasarının, basit bir tasarı olmadığına işaret eden Özdemir, ''Süreçte çok zorlandık. Bir taraftan dünyada yaşanan gelişmeler, uluslararası yükümlülükler, devletimizin elini güçlendirilmesi, evrensel hukuk kuralları... Bunları derleyerek, tasarıyı hazırladık'' diye konuştu.
Özdemir, yazılmasa bile uluslararası ilişkilerde mütekabiliyetin gözetileceğini kaydetti.
Yabancı devletlerin taleplerinin mutlaka kabul edileceği yönünde bir algının bulunduğuna işaret eden Özdemir, her talebin otomatik olarak kabul görmeyeceğini, komisyonca değerlendirilip, karara bağlanacağını anlattı.
TBMM İçişleri Komisyonu, ''tali'' komisyon olarak görüştüğü Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nı bazı değişiklikler yaparak benimsedi.
Komisyon, tasarının isminin ''terörizmin finansmanı'' yerine, ''terörün finansmanı'' olarak değiştirilmesini kabul etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, tasarıda ''mal varlığı'' ile ''mal varlığının dondurulması'' tanımlarının değiştirilmesi için önerge verdi. Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenan Özdemir, önergeye, ''Tasarının konseptinde ciddi anlamda değişiklik getirdiği, çok daraltıcı bir düzenleme olacağı, sözleşme hükümlerini karşılamayacağı'' gerekçesiyle karşı çıktı. Kıyıklık da sözleşmeyi bildiğini ve sözleşme hükümlerine aykırı olmadığını ifade etti. Daha sonra, Kıyıklık'ın önerisinin komisyon raporunda yer almasına karar verildi.
Kıyıklık, ayrıca terörizmin finansmanı suçu başlıklı maddesinde, fon toplayan ve fon sağlayan kişiler için ayrı ayrı ceza verilmesi için önerge verdi. Müsteşar Yardımcısı Özdemir, fon sağlamanın da fon toplamak kadar tehlikeli olduğunu belirterek, ''Bu değişikliği yaparsak terörizmin finansmanından bugüne kadar örgüt üyesi gibi cezalandırılan kişilerin dosyalarının yeniden ele alınması, sağlayan ve toplayan ayırımının yapılması gerekir'' dedi. Kıyıklık'ın önerisi de benimsendi.
TBMM İçişleri Komisyonunda, değişiklikler doğrultusunda kabul edilen tasarı, Birleşmiş Milletlerin (BM) terör finansmanı konusundaki kararlarının uygulanmasına dair usul ve esasları düzenliyor.
Terörizme fon sağlanması veya toplanması kapsamına giren fiillerin tarif edildiği tasarı, belirtilen suçların işlenmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla terör örgütlerine veya teröristlere fon toplayan kişinin, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını öngörüyor. Bilerek veya isteyerek fon sağlayan kişiye ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi isteniyor. Ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmayacak.
Suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası bir kuruluş aleyhine işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı'nın talebine bağlı olacak.
BM Güvenlik Konseyi Yaptırımlar Komitesinin listesinde yer alan kişi, kuruluş ve organizasyonların tasarrufunda bulunan mal varlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulunun Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanacak. Bu hüküm, Türkiye'de ikamet eden Türk vatandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler hakkında uygulanmayacak.
Tasarıda, yabancı bir devletin, ''Türk vatandaşı veya yabancının mal varlığının dondurulmasına ilişkin talebi'' ibaresi de verilen önergeyle değiştirildi. Buna göre, yabancı devletin; bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan mal varlığının dondurulmasına ilişkin Türkiye'den talepte bulunulması halinde, bu talebi Değerlendirme Komisyonu karara bağlayacak. Bu değerlendirmede, karşılıklılık ilkesi gözetilecek.
Yabancı devlet hükümetinin, mal varlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edebilecek.
Komisyon, ayrıca, suçu işlediği hususundaki ''makul sebebin'' varlığını, ''yasal sebep'' olarak değiştirilmesini kabul etti. Değerlendirme Komisyonuna, mal varlığının dondurulması bakımından genel bir yetki veriliyor. Buna göre, Değerlendirme Komisyonu, terörizmi finanse ettiği veya terör faaliyetlerinde bulunduğu hususunda yasal sebeplerin varlığı durumunda kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan yabancı ülkelerdeki mal varlığının dondurulması için talepte bulunmasına karar verebilecek.
Türkiye'de bulunan mal varlığıyla ilgili olarak ise Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacak. Bu karar gereği için ilgili devlete bildirilecek.
Mal varlığının dondurulmasıyla ilgili olarak, Mal Varlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak. Önergeyle Değerlendirme Komisyonu'na Gümrük Müsteşar Yardımcısı ve Kamu Güvenliği Müsteşar Yardımcısı'nın da yer alması benimsendi. Mal varlığının dondurulması kararına aykırı olarak yapılan her türlü tasarruf ve işlem hükümsüz olacak.
Mal varlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılması kararları Resmi Gazetede yayımlanacak. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında mal varlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılacak ve hukuki sonuç doğuracak.
Mal varlığının dondurulması kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 1 yıl içinde soruşturma başlatılmadığı takdirde, ilgili karar kaldırılacak. Mal varlığının dondurulması kararlarının yerine getirilmesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı sorumlu olacak.
Hakkında mal varlığının dondurulması kararı verilmiş olanlar, alacak ve borçları ile diğer tüm mal varlığı değerlerini ve bunların dayanağına ilişkin bilgileri; bunlardan alacağı veya borcu olan gerçek ve tüzel kişiler ise alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri, mal varlığının dondurulması kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde Başkanlığa bildirecek.
Mal varlığının dondurulması kararı, gecikmeksizin yerine getirilecek.
Mal varlığında herhangi bir artış meydana gelmesi halinde, bu artışlar da mal varlığının dondurulması hükümlerine tabi olacak.
Dondurulmasına karar verilen mal varlığının yönetimi, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ait olacak. Ancak terörizmin finansmanının önlenmesini sağlamak amacıyla; taşınmazlar ile kara, deniz ve hava ulaşım araçları gibi taşınırlar üzerinde sair kişiler lehine ayni veya şahsi hak tesisi, banka veya diğer finans kurumlarındaki hesaplar üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklar üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, kıymetli evrak üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, şirketlerdeki ortaklık payları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, kiralık kasa mevcutları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması, ticari işletme veya tüzel kişiliğin işleyişine devam edebilmesini teminen; bakım, işletim, onarım giderleri, mal ve hizmet alım satımı, avukatlık, ücret ve maaş ödemeleri işlemleri Başkanlığın izniyle yapılabilecek.
Mal varlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirmekte ihmal veya gecikme gösteren kişilere, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecek.
Mal varlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen kişinin, bir tüzel kişinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmiş bulunması halinde, ayrıca bu tüzel kişiye 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek.
Başkanlığa 40 kadro tahsis edilecek.
Terörle Mücadele Kanunu'nun ''terörün finansmanı'' başlıklı, ''terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayanların, örgüt üyesi olarak cezalandırılmasını'' öngören 8. maddesi yürürlükten kaldırılacak.
Tasarıyla getirilen hükümler, tasarının yasalaşıp yürürlüğe gireceği tarihten önce Bakanlar Kurulu tarafından alınmış olan mal varlığının dondurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesinde de uygulanacak.
(18.21)
