2010-11-05 - 19:34
2011 BÜTÇESİ TBMM'DE...
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2011 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, göreve geldiklerinden bu yana bütün karanlık
odakların üzerine hiç çekinmeden gittiklerini söyledi.

Atalay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, İçişleri Bakanlığı ve bağlı
kuruluşların 2011 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.

Bakanlığın devlet ve toplum yaşamında çok önemli görevler üstlenmiş temel
bakanlıklardan biri olduğuna dikkati çeken Atalay, ülkenin her köşesinde geniş
bir şekilde örgütlenerek, vatandaşlara hizmet sunduklarını anlattı.

Bugün itibarıyla Jandarma Genel Komutanlığında 244 bin 966, Kamu Düzeni
ve Güvenliği Müsteşarlığında 71, Emniyet Genel Müdürlüğünde 230 bin 387 ve Sahil
Güvenlik Komutanlığında ise 5 bin 283 personelin görev yaptığını ifade eden
Atalay, suçu önlemeye yönelik mekanizmaların asayiş alanına uygulanmasıyla önemli
başarılar elde edildiğini söyledi.

Atalay, son yıllarda gösterilen yoğun çaba sonucunda emniyet teşkilatında
yüzde 21 olan yüksek okul ve üniversite mezunu polis oranının yüzde 85'e
çıkarıldığını ifade etti.

Polis merkezlerini, insanların sadece güvenlik değil, tüm ihtiyaçları
için başvurabilecekleri ''devlet kapısı'' haline getirmeye çalıştıklarını
belirten Atalay, daha kaliteli hizmet sunumu amacıyla polis merkezlerinde görevli
40 bin personelin tamamının hizmet içi eğitimden geçirildiğini anlattı.

Bakan Atalay, suç işlenmesinin önlenmesi ve işlenen suçların faillerinin
yakalanması konusunda büyük yararı görülen MOBESE sisteminin tüm ülkeye
yaygınlaştırıldığını ifade etti.

Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi Projesine de değinen Atalay,
bu sistem sayesinde uygulamaya geçilen illerde aranan şahıs yakalama oranlarında
önemli artışlar yaşandığını belirtti.

Atalay, suçla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda,
Türkiye'nin Avrupa'nın en az suç işlenen ve en güvenli ülkesi durumuna geldiğini
vurguladı.

Hükümet olarak, her türlü organize suç örgütünün ortaya çıkarılması ve
bunlarla yılmadan, çekinmeden kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğine
inandıklarını belirten Atalay, ''Göreve geldiğimiz günden bugüne bütün karanlık
odakların üstüne hiç çekinmeden gittik. 'Temiz ülke, temiz toplum' hedefine
ulaşmak için var gücümüzle çalıştık, çalışıyoruz. Bütün gayret ve çalışmalarımız,
'karanlık odakların ve alanların olmadığı, şeffaf, demokratik bir toplum ve
devlet yapısı, aydınlık bir ülke' içindir. Ülke son yıllarda yapılan çalışmaların
neticesinde mafya ve çete görüntülerinden arındı'' diye konuştu.

Uyuşturucu ile mücadelede de önemli aşamalar kaydedildiğini anlatan
Atalay, ülkenin uyuşturucu transferinde transit ülke konumundan çıkarıldığını
anlattı.

Atalay, özel güvenlik hizmetleri kapsamında 410 bin 659 kişiye özel
güvenlik kimlik kartı verildiğini, bunlardan 218 bin 600'ünün özel güvenlik
sektöründe fiilen istihdam edildiğini ifade etti.

''Güvenlik için özgürlükten, özgürlük için de güvenlikten taviz
verilemez'' diyen Atalay, şöyle devam etti:

''Vatandaşlarla terörist ayrımının yapılması, vatandaşlarımızın gündelik
yaşamlarının ve sivil toplumun önündeki engellerin kaldırılması, bölücü terör
örgütünün siyasal ve toplumsal zeminlerini ortadan kaldıracak en önemli
adımlardır. Güvenlik alanında temel yaklaşım öldürmek değil, insanımızı
yaşatmaktır ama terör var olduğu sürece terörle mücadele büyük bir azim ve
kararlılıkla sürdürülecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.''

Atalay, Eylül 2010 sonuna kadar terörden kaynaklanan zararların tespiti
amacıyla kurulmuş komisyonlara toplam 359 bin 28 başvuru yapıldığını, bunlardan
251 bin 149'unun sonuçlandırıldığını söyledi. Bakan Atalay, zarar gören
vatandaşlara 1 milyar 964 milyon 218 bin 707 lira ödeme yapıldığını ifade etti.

Şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren
Atalay, şu ana kadar 10 bin 746 şehit ve malul yakını ile çalışabilir durumda
olan malulün, kamu kuruluşlarında istihdam edildiğini ifade etti.

''Hükümet olarak hedefimiz, hiçbir işkence vakasının olmadığı bir
Türkiye'dir'' diye konuşan Atalay, bu hedefe ulaşmak için 'işkenceye sıfır
tolerans' politikasının kararlılıkla uygulandığını anlattı.

Atalay, yerel yönetimlere 2002 yılında 4,7 milyar lira aktarılırken
rakamın geçen yıl 15,6 milyar lira olarak gerçekleştiğine dikkati çekti.

Bakanlığın, ''Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Projesi''ni de yürüttüğünü
hatırlatan Atalay, ''Pilot uygulama başarıyla sonlandırıldı. Bu projeyi ülke
genelinde yaygınlaştırmaya başlayacağız'' dedi.

Atalay, sınırların, bakanlığa bağlı sivil ve profesyonel personele sahip
bir kolluk teşkilatı tarafından korunmasına yönelik bir uygulamaya ilişkin
çalışmanın da sürdüğünü ifade etti.

2011 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısında, İçişleri Bakanlığına 2
milyar 252 milyon 16 bin lira ödenek ayrıldı.

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı için 14 milyon 666 bin, Emniyet
Genel Müdürlüğü için 10 milyar 578 milyon 334 bin 400, Jandarma Genel Komutanlığı
için 4 milyar 566 milyon 661 bin 600, Sahil Güvenlik Komutanlığı için ise 316
milyon 246 bin 500 lira bütçe öngörülüyor.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''1993
yılından 1995 yılına, 1995'ten de 1999 yılına ve bugüne kadar devletin ilgili
kademelerinde PKK ile görüşme ve diyalog olduğunu'' iddia etti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, İçişleri Bakanlığı ve bağlı
kuruluşlarının 2011 yılı bütçelerinin görüşülmesine devam ediliyor.

MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın
yaptığı 75 sayfalık sunumda, teröre sadece 2 sayfa ayrılmış olmasının şaşkınlık
verici olduğunu ifade ederek, ''Demek ki bu olay bütünün 36'da 1'i oranında
Bakanlık gündeminde yer alıyor'' dedi.

Demokratik açılıma ilişkin çalışmaların sürdüğünün görüldüğünü belirten
Kutluata, ''(Açılım süreci) diye bir konuyu üzerinize aldınız. Ondan sonra
kafalar karıştı. Şu anda sürecin sürdüğünü görüyoruz. Bununla ilgili Anayasa
değişikliği dahil, her türlü çalışma yapılıyor. Öbür taraftan terörle müzakere
masasına oturulduğunu herkes konuşuyor. Bu işin başında yaptığınız açıklamada,
'Anayasa değişikliği gündemimizde yok ama halktan da çok büyük bir talep var'
demiştiniz. Gündemde bir Anayasa değişikliği varmış ki referanduma gittik. Bu
halka daha en baştan söylenseydi daha iyi olurdu'' diye konuştu.

''Süreci başlattınız ama gerekli gayreti göstermiyorsunuz'' diyen
Kutluata, şöyle devam etti:

''Bu süreç içerisinde, 'devletin varlığını, ülkenin birliği ve
bütünlüğünü tartıştırmıyoruz' deseniz bir anlamı olacaktı. Bu gidişi Türkiye
kaldıramaz, kimse kabul edemez. Gelinen şu noktada, 'terörle 30 yıldır baş
edemedik' kampanyası başlatılmıştır. 'Silahla maliyet yüksek oluyor, başka türlü
ortadan kaldıracağız' diyorsanız, bunu millete açıkça söylemeniz gerekiyor. Ama
bu da terör örgütünün istekleri karşılanarak yapılamaz. Tartışılmaz konularımızı
lütfen tartıştırmayın.''

AK Parti Bitlis Milletvekili Zeki Ergezen, terörün, ülkenin en önemli
sorunu olduğunu söyledi.

Ergezen, şöyle konuştu:

''Bu sıkıntılardan kurtulmak için çözüm aramaya çalışmalıyız. Nefret ve
kin yerine, sevgiyi öne çıkarmalıyız. Biz, hep korktuk, hep korkutulduk.
Askerden, polisten korktuk. Halbuki devlet korkulacak değil, korkular nedeniyle
sığınılacak yerdir. Korkular genlerimize işledi. Rusya, ABD ve dağdakilerle
korkuttular. Kimimizi 'faşist', kimimizi 'komünist', kimimizi 'dinci' diye
fişlediler. Ama gelinen bu noktada bunların hiçbirinin fayda vermediğini herkes
yavaş yavaş görüyor. Solcuyu da sağcıyı da dindarı da yaraladılar. Hepimizi
kalıplara koydular, bu kalıplara sığmayanlar fişlendi. Terör olaylarının en
önemli sebeplerinden biri de bu dayatmadır. Türkiye bu konuda önemli mesafeler
alıyor. Destekliyoruz.''

Terörün bitirilmesi konusunda başlatılan sürecin devam ettiğini belirten
Ergezen, ''Bu süreçte baltalanamayacak kadar önemli mesafe aldı. Bu süreç, 72
milyonun demokratik açılım sürecidir; taş atma yerine demokrasinin gülünü dağıtan
çocukların sürecidir'' diye konuştu.

CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan, Bakanlık bürokratlarının,
belediyelere eşit mesafede durmadığını öne sürdü.

''Bürokrasideki bazı kişiler kraldan çok kralcı oluyor'' diyen Kaptan,
eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı tarafından Bakanlığa verilen ve
''kanunsuz istihbari dinleme yapıldığı'' iddiasının yer aldığı dilekçenin
akıbetini sordu.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, güvenlik tedbirlerinin çok fazla
abartıldığını ifade ederek, ''Biz güvenlik devleti olmaya doğru mu gidiyoruz?''
diye sordu.

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün, ''sözleşmeli er çalışması
başlatıldığı'' yönündeki sözlerine değinen Kaplan, ''Paralı bir sınır kolluğu mu
geliyor, lejyoner bir sistem mi geliyor?'' diye sordu.

Hasip Kaplan, ''Devletin PKK ile görüştüğü'' iddialarına değindiği
konuşmasında, ''Silahların susmasının herkesi memnun etmesi lazım. 1993'ten
1995'e, 1995'ten 1999'a ve bugüne kadar devletin ilgili kademelerinde görüşme,
diyalog olmuştur. Ama tartışma ama yönlendirme, ama müzakere... Ne derseniz
deyin, bunlar olmuştur. Şu komisyon salonunda bulunan bütün partiler, CHP ve MHP
dahil, koalisyon dönemleri geçti... Kalkıp bunu kullanmasını doğru bulmuyorum''
diye konuştu.

Bunun üzerine, CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, ''Biz
kimseyle konuşmadık'' diye laf attı.

Aslanoğlu'na tepki gösteren Kaplan, ''Aslanoğlu, sus bugün çok vukuat
yaptın, parazit etme, sus biraz'' dedi. BDP'li Kaplan, Aslanoğlu'nun, ''lafını
geri al'' sözleri üzerine ise yumruğunu masaya vurarak, ''Lafımı geri almıyorum,
yeter be... Bu paraziti dinlemek zorunda mıyım? Her konuşmacıya maydanoz
oluyorsun, önce dinlemesini bir öğren'' karşılığını verdi.

Kaplan'ın konuşmasının ardından söz alan Aslanoğlu, Hasip Kaplan'a
yönelik, ''Bizim partimizden kim görüştü açıklasın? Ben bu ülkede asla parazit
olmam, sadece ülkenin bölünmez bütünlüğü için canını veren kişi olurum''
sözlerini sarfetti.

Aslanoğlu'na yanıt veren Hasip Kaplan, ''1993, Rahmetli Özal'ın dönemi.
Ahmet Türk, SHP'den miletvekili, görüşmeler oldu. Sayın Talabani'den sayın Kemal
Burkay'a kadar bütün bu süreçlerin içinde... Sayın Erdal İnönü dahil, herkes bu
süreçten haberdardı. 1999'da avukattım ve İmralı'ya gidiyordum. İçişleri, adalet,
jandarma ve istihbarattan kimlerin görüştüğüne ilişkin listeler açıklandı o
dönemde. Görüşmeden, tartışmadan bir konuyu çözmeniz mümkün mü?'' diye konuştu.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, kimsenin terör
örgütüyle müzakere yapmayacağını belirterek, ''Türkiye Cumhuriyeti büyük bir
devlet. Bir hükümlüyle kimin nasıl görüşeceği çok bellidir'' dedi.

Atalay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, milletvekillerinin soru ve
eleştirilerini yanıtladı.

Milletvekillerinin, yaptığı bütçe sunuş konuşmasında, ''ülkenin birliği
ve bütünlüğüne'' değinmediğine ilişkin eleştiriler yönelttiğini belirten Atalay,
sunuş konuşmasında yer alan, ''AK Parti iktidarı olarak, milli birlik ve
beraberliğimizi, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, devletimizin bekasını ve üniter
yapımızın korunmasını en büyük öncelik olarak görüyoruz'' ifadesini hatırlattı.

Milletvekillerinin konuşmalarında, ''terör örgütüyle müzakere'' konusuna
çokça değindiğini belirten Atalay, şöyle devam etti:

''Bu konuda çok uzun bir tartışma içine girmek istemiyorum. Şöyle bakmak
lazım; Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet. Bir hükümlüyle kimin nasıl
görüşeceği bellidir. Türkiye, bir göçebe devleti değildir. Türkiye'nin kendi
geleneğinde hangi sorunları nasıl çözeceği bellidir. Burada kurumsal soru
soruyorsunuz. Jandarma zaten adada güvenlikten sorumlu bir kuruluşumuzdur. Kimse
terör örgütüyle falan müzakere yapmaz. Bize sorarken de bunların yapılmadığını
biliyorsunuz aslında. Hükümetin bu konudaki tavrını Başbakan çok net olarak
açıkladı.''

MHP'li milletvekillerinin, açıklamalarını tatmin edici bulmayarak itiraz
etmeleri üzerine Bakan Atalay, ''Başbakan söyleyeceğini söyledi, 'müzakere' falan
sözü geçmez oralarda. Kiminle nasıl görüşeceği... Devletin kurumları
mekanizmaları vardır, o görüşmeleri yapar. Siz olsanız başkası da olsa, bunlar
devletin geleneği içerisinde yürür. 'Jandarma adanın güvenliğinden sorumludur'
diyorum, onun dışında bir şey söylemiyorum. Bunun dışında spekülatif şeylere
gerek yok'' diye konuştu.

Bakan Atalay, milletvekillerinin, ''belediyeler arasında ayrımcılık
yapıldığına'' ilişkin iddialarına da yanıt verdi.

''AK Parti'nin bu konuda nasıl bir politika izlediğinin herkes tarafından
bilindiğini'' belirten Atalay, şöyle konuştu:

''Bu konulara insafla bakmak lazım. 'İktidar belediyesine şu kadar para
gönderilir...' Bizde böyle bir şey yok. Her belediyenin hakkı neyse o kendisine
gönderilir, ayırım yapılmaz. Bu ayırıma asla müsaade edilmedi, edilmez.

Geçen dönemde, şu ana kadar belediye başkanlarından görevden aldıklarım
olmuştur. Görevden aldığım iktidar belediye başkanı sayısı, muhalefetten
fazladır. Biz orada iktidar, muhalefet ayrımı gözetmeyiz.''

CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, ''Adana Belediye Başkanı AK
Partili iken almadınız da MHP'ye geçince neden aldınız? O zaman mı kötü adam
oldu?'' diye sorması üzerine, Bakan Atalay, ''Belediye başkanları tarafsız
uygulamalarımız nedeniyle bize teşekkür ediyor'' dedi.

Bakanlık bütçesinde azalma olmadığını, daha önce İçişleri Bakanlığı
bütçesinde yer alan Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün ayrılması nedeniyle
bütçelerinin azalmış gibi göründüğünü belirten Atalay, il belediye başkanlarının
VIP'i kullanamamaları konusunu ileteceğini kaydetti.

Bakan Atalay, muhalefetin, ''soruşturmalardaki gizli bilgilerin basında
yer alması'' ile ilgili sorularını yanıtlarken, ''Bilgilerin basına intikal
etmesinden, en çok rahatsız olan bizim Bakanlığımız. Olay adliyeye intikal
ediyor. O kadar çok kişi bilgi sahibi oluyor ki... Bu nereden veriliyor,
bilemezsiniz. Ama bu durum çok rahatsız edici ve yanlış bir şey'' dedi.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, bütçenin görüşülmesi sırasında
yaptığı konuşmada, Bakan Atalay'a, ''İmralı ile doğrudan görüşen bir Bakanlık
yetkilisi var mı?'' diye sordu. Günal, görüşülüyorsa bunun sorumluluğunun
üstlenilmesi gerektiğini belirtti.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin, Hazine'ye olan borcuna da değinen Günal,
''Hazine'nin alacağı 7,6 milyar liranın 4,3 milyar lirası bu belediyeye ait. 4
yıldır bütçeyi görüşüyoruz burada. Bu borcun miktarında azalma olmuyor. Sayın
Gökçek'in dokunulmazlığı var ya da ilgili kontrol sistemi göz boyamak için
kurulmuş'' dedi.

CHP'li Ergin ise VIP salonlarında, kim olduğu belirsiz çok sayıda insanla
karşılaştığını ifade ederek, ''Ama bir tek il belediye başkanları yok. Bir ilde
Vali, garnizon komutanı sonra belediye başkanı gelir protokolde. Rektör, belediye
başkanından sonra gelir ama rektör var, il belediye başkanı yok. Bunun bir an
önce düzeltilmesi gerekiyor'' diye konuştu.

Terör konusunda yapılan çalışmalara da değinen Ergin, ''Bu çalışmalara,
PKK'nın başının yön vermesi önemlidir. İstediği zaman 'ateşi kesin' diyor, ateş
kesiliyor. 'Görüşme yapmıyoruz' diyorsunuz. Gazetelere madde madde nasıl yansıyor
bu görüşmeler? Görüşme yapılıyor, hiç kimse inkar etmesin'' dedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da Bakan Atalay'a, ''Öcalan ile
görüşmeleri kim yapmıştır? Başbakan'ın talimatı olmadan bu görüşmeleri yapmak
mümkün müdür?'' sorularını yöneltti.

Terör örgütüyle, neyin pazarlığının yapıldığını soran Akçay, ''Bölücü
örgüte ne vaat ediyorsunuz? Onlar sizden ne talep ediyor? Bunca açık tablo
karşısında, şeref bahsinde payınıza ne kalmıştır merak ediyorum, artık deşifre
oldunuz. 'Öcalan devlet ile görüşüyor' deniliyor, bu devletten kasıt nedir?
Biliyoruz ki hem inkar edeceksiniz hem de pazarlıklarınızı devam ettireceksiniz.
Sonsuza kadar iktidarda kalacağınızı mı sanıyorsunuz? AKP iktidarı, Türk
devletinin temel değerlerini tartıştırarak, Kandil'i ve İmralı'yı rol sahibi
yapmıştır'' diye konuştu.

Bakan Atalay'ın soruları yanıtlamasının ardından, İçişleri Bakanlığı,
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının 2011 yılı bütçeleri kabul edildi.

Önergeyle, Hükümet konaklarının yapım, bakım ve onarımıyla her türlü
ihtiyaçları için, Bakanlık bütçesine 110 milyon 400 bin TL ek ödenek konuldu. (19.34)