2015-01-14 - 17:00
TBMM KİT KOMİSYONU...
TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) toplantısında AOÇ'nin 2011 ve 2012 yıllarına ait hesapları, TMO'nun 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin hesapları görüşülerek, ibra edildi.
Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Müdürü İlyas Kıran, AOÇ Müdürlüğü arazilerinin satışı veya devri ile ilgili 1983 yılından bugüne kadar kanun çıkarılmadığını belirterek mevcut arazi varlığının 33 bin 256 dekar olduğunu bildirdi.

TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) toplantısında AOÇ'nin 2011 ve 2012 yıllarına ait hesapları görüşülerek ibra edildi.

Kıran, toplantıda yaptığı konuşmada, AOÇ'nin arazilerine ilişkin bilgiler vererek, bu arazilerin Atatürk'ün vasiyeti üzerine 1937 tarihinde Hazine'ye, dolayısıyla millete hediye edildiğini ifade etti. AOÇ'nin Atatürk tarafından vasiyet mektubu ile Hazine'ye bağışlandığında 55 bin 538 dekar arazi varlığına sahip olduğunu dile getiren Kıran, 1939-1983 (44 yıl) yıllarında çıkarılan 9 yasa, Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu Yönetim Kurulu Kararları ve 1973-1996 yılları arasında ise yargı kararlarıyla arazilerin bir kısmının çeşitli kurum ve kuruluşlara satıldığını veya devredildiğini söyledi.

1939-1950 yılları arasında 8 bin 385 dekar, 1950-1960 yılları arasında 11 bin 350 dekar, 1960-1980 yılları arasında 167 dekar, 1980-1983 yılları arasında 2 bin 337 dekar arazi kaybı olduğunu belirten Kıran, AOÇ arazilerinin satışı veya devri ile ilgili 1983 yılından bugüne kadar kanun çıkarılmadığını vurgulayan Kıran, mevcut arazi varlığının 33 bin 256 dekar olduğunu kaydetti.

AOÇ Müdürlüğünün faaliyetleri hakkında da bilgiler veren Kıran, Süt ve Süt Ürünleri Fabrikası?nın süt işleme kapasitesinin günlük 120-130 ton olduğunu belirtti.

AOÇ'nin kuruluş yıllarında ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verildiğini ancak daha sonraki yıllarda ağaçlandırma çalışmalarına uzun süre ara verildiğini ifade eden Kıran, 1925-2002 yılları arasında 4 bin 500 dekar, 2002?2014 yılları arasında 18 bin 500 dekar ağaçlandırma çalışması yapıldığını bildirdi.

Kıran, son yıllardaki yoğun ağaçlandırma faaliyetleri sonucunda yaklaşık 2,2 milyon ağacın AOÇ arazilerine dikildiğini vurgulayarak, bu alanların kent ormanı, park ve rekreasyon alanı şeklinde planlandığını söyledi.

AOÇ'nin sit alanı ilan edildiğini ifade eden Kıran, şunları kaydetti:

"20 yıldır tamamen atıl durumda bulunan Eski Alman Büyük Elçiliği binasının Devlet Konuk Evi olarak işlev kazandırılması amacıyla röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlatıldı. 2013 yılı yatırım programında 2 milyon lira ödenek ile restorasyon ihalesi 1 milyon 635 bin 82,70 lira bedelle gerçekleşti. 2015 yılında restorasyon çalışmalarının tamamlanması planlanıyor. Aynı alan içerisinde bulunan Tarihi Hamam binasının sanat galerisine dönüştürülmesi çalışmaları kapsamında röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri tamamlandı. Gerekli izinlerin tarafımıza verilmesi ile bu önemli tarihi yapının da restore edilerek AOÇ?ye dolayısıyla başkent Ankara?ya kazandırılması planlanıyor. Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği Müze ve Sergi Salonu yerleşkesi içerisinde Atatürk Orman Çiftliği Mozaik Müzesi ismi ile Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Füreya Koral gibi ünlü mozaik ve seramik sanatçılarının eserlerinin yer aldığı Açık Hava Mozaik Müzesi 2015 yılında yapılması planlanıyor."

Kıran, AOÇ bünyesinde 2014 yılı Aralık ayı sonu itibariyle toplam 145 kiralık alanın 83 adedinin devlet kurum ve kuruluşlarına, 62 adedinin ise gerçek ve tüzel kişilere kiralandığını söyledi. AOÇ Müdürlüğü'nün bütün yatırım ve cari harcamalarını kendi öz kaynakları ile karşıladığını belirten Kıran, devletten hiçbir ödenek almadığını, 2013 yılında 9 milyon 566 bin 872,76 lira vergiler, 4 milyon 671 bin 529,20 lira, SGK primi olmak üzere toplam 14 milyon 238 bin 401,96 lira ödeyerek bütçeye katkıda bulunulduğunu söyledi.

Kıran, 2003 yılındaki toplam üretim satış hasılatının net 17 milyon 653 bin lira iken, 2013 yılı sonu itibari ile yüzde 261 arttırılarak 63 milyon 665 bin 376,49 liraya ulaştığını söyledi. AOÇ Müdürlüğü?nün 2015 yılı bütçesinin 110 milyon lira olduğuna dikkati çeken Kıran, 2011 yılı karının 5 milyon 674 bin 345,35 lira, 2012 yılı karının 3 milyon 248 bin 139,66 lira, 2013 yılı karının 9 milyon 943 bin 344,34 lira olduğunu bildirdi.

Toplantıya katılan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de söz alarak, "Bütün dünya ülkelerine baktığımızda herkes tarihi miraslarını daha da zenginleştirerek korur ve bunu kendinden sonra gelen nesillere emanet ederken. Türkiye'de ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat kendi malı olan AOÇ'nin şartlı olarak bağışladığı ve vasiyet ettiği bir konuda mirasının ve vasiyetinin bu kadar hoyratça nasıl çiğnenebildiğinin sorusunun cevabını arıyoruz" diye konuştu.

"Bugün konuştuğumuz aslında Türkiye'nin bir utancıdır" diyen Gök, yitirilen toprakların hangi amaçla kullanıldığının denetlenemediğini ifade etti.

Gök, bugün konuşulan konunun tarihe bir ihanet olduğunu ifade ederek, "Aslında oradan kopartılanlar arazi parçaları değil, Atatürk'ün kimliği yok edilmek isteniyor" ifadesini kullandı.

Siirt Milletvekili Osman Ören, Gök'ün bu sözlerine tepki göstererek, "Güneydoğu'da binlerce dönüm arazi yakıldı. Orada 30 yıldır kan dökülüyor. Kimsenin sesi çıkmadı" ifadesini kullandı. Ören, "Kimsenin burada şov yaptığı yok terbiyesizlik etme" diyen Gök'e "Kimse bana terbiyesiz diyemez" şeklinde yanıt verdi.

Gök ve Ören'in karşılıklı sözleri üzerine bir çok milletvekili tartışmaya katıldı. Tartışmaların ardından sözlerine devam eden Gök, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Bu arazileri de geri alabilecek misiniz" diye sordu. Gök, ilgili mahkeme kararında söz konusu yapı ve yolların yürütmesinin durdurulması kararı olduğunu söyledi.

AOÇ'nin karının Hazine'ye aktarılmak yerine kurum içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gök, müdürlük olarak Atatürk'ün vasiyetine uygun yapılabilecek çalışmaların o bütçe ile yapılması gerektiğini kaydetti.

KİT Komisyonu Başkanı Hasan Fehmi Kinay da Cumhurbaşkanlık Sarayı'nın AOÇ arazisi üzerine yapılmadığını, Orman Genel Müdürlüğü'ne aktarılmış olan bir arazi üzerine inşa edildiğini ifade etti.

Bu yapı ile ilgili 36 dava açıldığını dile getiren Kinay, AOÇ'nin müdahil olduğu bir davanın bulunmadığını, AOÇ ile söz konusu Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın bir ilgisi olmadığını söyledi.

Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay da raporları incelediğini, AOÇ'nin devlet işletmelerinin çok iyi yönetilmediğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Başbakanlığın Ankara'nın içerisine gereksiz dağılmış çok sayıda bağlı kurumu olduğunu ve bu binaların çok fazla kira giderinin olduğuna dikkati çeken Günay, Başbakanlığın toplu bir yere alınmasının o dönem makul bir fikir olarak geldiğini ifade etti.

Günay, şu anda bu tahsis amacının dışına çıkıldığını dile getirerek, tekrar eski amacın gündeme getirilmesi gerektiğini bildirdi.

Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk de, kalan arazinin milli park şeklinde yaşatılmasını istediklerini dile getirdi.

İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel de Ankara Çay'ına kanalizasyonun akmasının utanılacak bir şey olduğunu ifade etti.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Mesut Köse, "2014 alım döneminde 173 bin ton mısır ve 16 bin ton haşhaş alımı yapılmış olup karşılığında üreticilere 169 milyon lira ödeme yapıldı" dedi.

TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) toplantısında TMO'nun 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin hesapları görüşülerek, ibra edildi.

Toplantıda konuşan Köse, 2014 yılında buğday üretiminin 19 milyon ton, arpa üretiminin 6,3 milyon ton, çeltik üretiminin 830 bin ton, mısır üretiminin ise 5,95 milyon ton olarak gerçekleştiğini belirterek, bu veriler bir önceki yılla kıyaslandığında üretimde mısır hariç, olumsuz hava koşullarından kaynaklanan bir azalış olduğunu bildirdi.

Köse, hububat üretimindeki azalışın, özellikle Türkiye'nin hububat üretiminde ilk sırada yer alan İç Anadolu ile Çukurova Bölgelerinde yaşandığına dikkati çekerek, diğer bölgelerde üretimde kayda değer bir düşüş olmadığını, bilakis Marmara Bölgesinde buğday üretiminde yaklaşık yüzde 15 artış gerçekleştiğini kaydetti.

Kalite yönüyle bakıldığında, başta İç Anadolu Bölgesi olmak üzere buğday kalitesinin genelde yüksek olduğu, üretimde artış yaşanan Marmara Bölgesi ve bazı lokal kesimlerde ise buğday kalitesinin geçen dönemin altında olduğunu ifade eden Köse, şöyle konuştu:

"TMO tarafından, 2011, 2012 ve 2013 alım dönemlerinde toplam 4,4 milyon ton buğday, 169 bin ton arpa, 1,5 milyon ton mısır, 54 bin ton çeltik ve 66 bin ton haşhaş alımı yapılmış olup karşılığında üreticilere toplam 4 milyar lira ödeme yapılmıştır. Ayrıca aynı dönemde toplam 1,2 milyon ton emanet buğday, 178 bin ton arpa, 247 bin ton emanet mısır ve 3 bin 600 ton emanet çeltik alımı gerçekleşti. 2014 alım döneminde ise 173 bin ton mısır ve 16 bin ton haşhaş alımı yapılmış olup karşılığında üreticilere 169 milyon lira ödeme yapıldı. 2013 ve 2014 alım dönemlerinde çeltik, 2014 alım döneminde ise hububat piyasa fiyatları Kurumumuzun öngördüğü fiyatların üzerinde seyrettiğinden müdahale alım fiyatları açıklanmadı. Stoklarımızdaki fındıkların tamamı tasfiye edildi."

Köse, dünyadaki iklimsel değişiklikler neticesinde üretimde yaşanan dalgalanmalara ilave olarak uluslararası hububat piyasalarını etkileyen bazı faktörlere dikkati çekerek, "Son yıllarda hububat ürünleri başta olmak üzere bitkisel ürünler, yenilenebilir enerji sektörü için önemli bir hammadde olarak kullanılmaya başlanmış ve hububat ürünleri emtia piyasaları için değerli bir yatırım aracı haline gelmiştir. Bu gelişmeler neticesinde ürün fiyatları, spekülatif dalgalanmalara da maruz kalmıştır" ifadesini kullandı.

Muhtemel olumsuz hava koşullarının neden olabileceği spekülatif dalgalanmaların önüne geçmek ve piyasa istikrarı sağlamak amacıyla bir dizi tedbirler aldıklarını dile getiren Köse, bu kapsamda, 2013-2014 satış döneminde kurumun stoklarında yer alan 1 milyon 980 bin ton buğday, 1 milyon 428 bin ton mısır, 91 bin ton arpa, 2 bin 500 ton çavdar, 39 bin 860 ton pirinç ve 9 bin ton çeltik satışı gerçekleştirildiğini bildirdi.

Köse, kuruluşumuz tarafından alınan tedbirler neticesinde, üretimimizdeki düşüşe rağmen piyasalarda ürün arzı ve fiyat istikrarı yönüyle kayda değer bir olumsuzluk yaşanmadığını belirterek, lisanslı depoculuğa uygun, yeni modern depolama ve ürün kurutma tesisleri yatırımları ile TMO?nun 4 milyon tonluk depolama kapasitesinin 5 milyon tona çıkarılması için çalışıldığını bildirdi.

Bu kapsamda, kurum tarafından 2012 yılında yapımına başlanan 300 bin ton kapasiteli depoların tamamlanarak kullanımına başlandığını ifade ederek, 2013 yılında yapımına başlanan 120 bin tonluk depoların yapım işi ve 150 bin tonluk depoların ihale çalışmalarının da devam ettiğini kaydetti.

Kurum olarak tasarruf kavramını eyleme dönüştürebilmek için ?Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası?nı başlattıklarını vurgulayan Köse, şunları kaydetti:

"Araştırma sonuçlarına göre, çöpe atılmaktan kurtarılan ekmeğin parasal karşılığı 300 milyon lira, tüketim azalışından sağlanan tasarrufun karşılığı 2,5 milyar lira olup sonuç olarak milli ekonomimizde yıllık 2,8 milyar lira tasarruf sağlandı. Kampanya temelde 1 yıllık olarak planlanmış olmasına rağmen, toplumdan gördüğü geniş ilgi nedeniyle günümüze kadar da sürdürüldü. Tahminlerimize göre bugün itibariyle kampanyanın başladığı günden bu güne kadar milli ekonomimize katkısı 5,1 milyar lirayı buldu.

Sayıştay'ın 2008-2009 yıllarına ilişkin müşterek tespit tutanakları doğrultusunda belirlenen görev zararları nedeniyle Hazine Müsteşarlığı'ndan alacakların tahsil edilmesine ilişkin önerisini yanıtlayan Köse, Hazine ile görüşmelerinin sürdüğünü, bu alacakların çözümlenmesi hususunda görüşmelerinin olumlu sürdüğünü belirtti.

Komisyonda, TMO'nun 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin hesapları görüşülerek, ibra edildi.