2007-04-23 - 15:50
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Milli egemenlik kavramının Cumhuriyetimizin demokratik meşruiyet temelinde kurulduğunun en açık
ifadesi olduğunu belirterek "23 Nisanla birlikte millet, siyasi rejimin temel faktörü haline gelmiştir." dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Milli egemenlik kavramının
Cumhuriyetimizin demokratik meşruiyet temelinde kurulduğunun en açık
ifadesi olduğunu belirterek "23 Nisanla birlikte millet, siyasi rejimin temel
faktörü haline gelmiştir." dedi.
Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramı
dolayısıyla yapılan özel oturumda konuştu.
Yokluklar ve imkansızlıklar içinde verilen şanlı İstiklal Savaşının
karargahı olan yüce Meclisin, daha sonra modern çağdaş Cumhuriyet'in yükseldiği
bir temel olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
''TBMM Kurtuluş Savaşını yürüten, iradedir. Cumhuriyetimizi kuran iradedir.
Demokrasimizi yaşatan iradedir. Çünkü TBMM, Türk milletinin yüce iradesidir.
Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümüne adım adım yaklaşırken, ülkemizi her
alanda en ileri seviyelere taşımak yolundaki çağdaşlaşma mücadelemizi azim ve
kararlılıkla sürdürüyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in işaret ettiği muasır
medeniyet seviyesinin üstüne çıkma hedefine ulaşmada bugün, her zamankinden daha
azimli ve daha güçlüyüz.
Huzur ve istikrarımızı sürdürdüğümüz, bu ülkenin istikametini gelişme ve
kalkınma doğrultusunda tuttuğumuz her gün, bizi hedeflerimize daha da
yakınlaştırmaktadır. Bu yolda en büyük güvencemiz; milletimizdir, millet
iradesinin tecelligahı olan TBMM'dir. Milli egemenlik kavramı, Cumhuriyetimizin
demokratik meşruiyet temelinde kurulduğunun en açık ifadesidir. 23 Nisanla
birlikte millet, siyasi rejimin temel faktörü haline gelmiştir. TBMM de milli
iradenin tecelligahı olarak ortaya çıkmıştır.''
Atatürk'ün, Milli Mücadelenin en zor şartlarında bile TBMM'nin demokratik
bir zemin olarak işletilmesine büyük özen gösterdiğini kaydeden Erdoğan,
Atatürk'ün, ''Millet ve memleket nam ve hesabına yegane müracaat burasıdır, yani
Meclisi alinizdir. Bu hakkı meşru, bu hakkı milliyi, bu hakkı tabiiyi hiçbir
sebep ve bahaneyle ve hiçbir mütalaa ile hiçbir şahsa ve hiçbir heyete terk
edemeyiz'' sözünü hatırlattı.
Savaşın en zor günlerinde en kritik kararların, istiklal mücadelesinin de
karargahı olan TBMM'de müzakere edildiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Türkiye
Cumhuriyeti'nin, Anayasadaki tanımıyla demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti
olduğunu hatırlattı. Cumhuriyet'in birbirini tamamlayan bu temel nitelikleriyle
kurumsallaştığını, kökleştiğini ve millete mal olduğunu belirten Erdoğan,
''milletin vekilleri olarak bu çatı altında yerine getirmemiz gereken pek çok
görev var. Ama unutmayın ki bu görevlerin ilki ve en önemlisi, 'Hakimiyet
kayıtsız şartsız milletindir' şiarı...'' diye konuştu.
Bu şiarın Cumhuriyetin, demokrasinin, adaletin hak ve özgürlüklerin yegane
teminatı olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Milletin sesi bu çatının altında
çınlamaya devam ettiği sürece, bu ülkenin var olma iradesi asla
kaybolmayacaktır'' dedi.
''HER 23 NİSAN'I...''
Cumhuriyet'in, bugün, demokrasi ve hukuk devletinin işleyen mekanizmalarıyla
her zamankinden daha güçlü olduğunu kaydeden Erdoğan, her 23 Nisan'ı bir
öncekinden daha gururlu şekilde kutladıklarını söyledi.
''Çocuklarımıza aidiyetiyle, vatandaşlığıyla, sahipliğiyle gurur duyacakları
bir ülke bırakmak, Türkiye'nin medeniyet ideallerinin ötesine taşımak için
çıktığımız bu yolda, en büyük gücümüz millet olma bilincimizdir'' diyen Erdoğan,
bu bilinci güçlendirmek için bütün samimiyet ve güçleriyle ülkeye ve millete
hizmet etmeyi en büyük şeref kabul edeceklerini vurguladı.
Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalarak, milletin öz değerlerini, kimliğini
koruyarak, Türkiye'nin onuruna, haysiyetine sadakatle sahip çıkarak demokrasiyle,
adaletle, barış ve kardeşlikle geleceğe ilerlemeye devam edeceklerini kaydeden
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biliyoruz ki millet olarak aynı duyguda birleşirsek, aynı hedefe
odaklanırsak, ulaşamayacağımız hiçbir başarı yoktur, olmayacaktır. Bu bilinçle,
gözümüzü geleceğe diktik. Her 23 Nisan'ı, bir öncekinden daha ileride kutlayan
Türkiye için milletçe gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Bir günün bir
güne eşit olmasını istemiyoruz. Ne mutlu ki Cumhuriyet'in kuruluş ideallerine,
çağdaşlaşma hedeflerine, bugün her zamankinden daha yakın bir noktada
bulunuyoruz. Bu başarı, her şeyden önce aziz milletimizindir ve onların
vekaletiyle sizdedir. Onun değişim iradesini hayata geçiren, büyük reformlar
vizyon ve cesaret isteyen kararlara, sizler gerçekten düşüncenizle, gayretinizle
imza atmaya devam ettikçe, bu yüce Meclis daha birçok başarılara alnının teriyle,
düşüncesiyle imzasını koymaya devam edecektir.''
''87 YIL ÖNCEKİ TÜRKİYE DEĞİL''
Erdoğan, 87 yıllık süreçte kaydedilen bütün ilerlemelerin ortada olduğunu
belirterek, şöyle konuştu:
''Türkiye, artık 87 yıl önceki Türkiye değildir. Cumhuriyetin kazanımları
kalıcı hale gelmiştir. Bundan geriye dönüş de olmayacaktır, olamaz. Bugün medeni
milletler camiasında saygın bir yere sahip, bölgesinde ve dünyada istikrar unsuru
olan bir cumhuriyetiz. İstiklal mücadelesinin zor şartları, yokluk ve
imkansızlıklarıyla asla kıyaslanamayacak kadar güçlü ve kendine güvenen bir
devletiz. Artık geleceğe daha umutla, güvenli bakmak için her türlü sebebe
sahibiz. Büyük bir mutlulukla söylemek isterim ki bugün Cumhuriyetimiz,
korkuların değil, umutların ülkesi haline gelmiştir.''
Erdoğan, bu anlamlı günde ''tüm istiklal şehitlerini rahmet ve şükranla''
andığını belirtti.
Bugünün, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan
ettiği çok özel bir gün olduğunu kaydeden Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve
Çocuk Bayramının, aynı zamanda ''dünyada ilk ve tek çocuk bayramı olarak, tüm
insanlık için aydınlık ve barış dolu gelecek çağrısı'' olduğunu ifade etti.
Erdoğan, çocukların bayramını kutlayarak, kendilerine huzur ve barış dolu dünya
temenni etti ve ''22. Dönemde yaşamını yitiren milletvekillerine Allah'tan
rahmet, ailelerine, Meclisimize ve milletimize başsağlığı diliyorum'' dedi.
Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayarak sözlerini
tamamladı.
Cumhuriyetimizin demokratik meşruiyet temelinde kurulduğunun en açık
ifadesi olduğunu belirterek "23 Nisanla birlikte millet, siyasi rejimin temel
faktörü haline gelmiştir." dedi.
Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramı
dolayısıyla yapılan özel oturumda konuştu.
Yokluklar ve imkansızlıklar içinde verilen şanlı İstiklal Savaşının
karargahı olan yüce Meclisin, daha sonra modern çağdaş Cumhuriyet'in yükseldiği
bir temel olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
''TBMM Kurtuluş Savaşını yürüten, iradedir. Cumhuriyetimizi kuran iradedir.
Demokrasimizi yaşatan iradedir. Çünkü TBMM, Türk milletinin yüce iradesidir.
Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümüne adım adım yaklaşırken, ülkemizi her
alanda en ileri seviyelere taşımak yolundaki çağdaşlaşma mücadelemizi azim ve
kararlılıkla sürdürüyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in işaret ettiği muasır
medeniyet seviyesinin üstüne çıkma hedefine ulaşmada bugün, her zamankinden daha
azimli ve daha güçlüyüz.
Huzur ve istikrarımızı sürdürdüğümüz, bu ülkenin istikametini gelişme ve
kalkınma doğrultusunda tuttuğumuz her gün, bizi hedeflerimize daha da
yakınlaştırmaktadır. Bu yolda en büyük güvencemiz; milletimizdir, millet
iradesinin tecelligahı olan TBMM'dir. Milli egemenlik kavramı, Cumhuriyetimizin
demokratik meşruiyet temelinde kurulduğunun en açık ifadesidir. 23 Nisanla
birlikte millet, siyasi rejimin temel faktörü haline gelmiştir. TBMM de milli
iradenin tecelligahı olarak ortaya çıkmıştır.''
Atatürk'ün, Milli Mücadelenin en zor şartlarında bile TBMM'nin demokratik
bir zemin olarak işletilmesine büyük özen gösterdiğini kaydeden Erdoğan,
Atatürk'ün, ''Millet ve memleket nam ve hesabına yegane müracaat burasıdır, yani
Meclisi alinizdir. Bu hakkı meşru, bu hakkı milliyi, bu hakkı tabiiyi hiçbir
sebep ve bahaneyle ve hiçbir mütalaa ile hiçbir şahsa ve hiçbir heyete terk
edemeyiz'' sözünü hatırlattı.
Savaşın en zor günlerinde en kritik kararların, istiklal mücadelesinin de
karargahı olan TBMM'de müzakere edildiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Türkiye
Cumhuriyeti'nin, Anayasadaki tanımıyla demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti
olduğunu hatırlattı. Cumhuriyet'in birbirini tamamlayan bu temel nitelikleriyle
kurumsallaştığını, kökleştiğini ve millete mal olduğunu belirten Erdoğan,
''milletin vekilleri olarak bu çatı altında yerine getirmemiz gereken pek çok
görev var. Ama unutmayın ki bu görevlerin ilki ve en önemlisi, 'Hakimiyet
kayıtsız şartsız milletindir' şiarı...'' diye konuştu.
Bu şiarın Cumhuriyetin, demokrasinin, adaletin hak ve özgürlüklerin yegane
teminatı olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Milletin sesi bu çatının altında
çınlamaya devam ettiği sürece, bu ülkenin var olma iradesi asla
kaybolmayacaktır'' dedi.
''HER 23 NİSAN'I...''
Cumhuriyet'in, bugün, demokrasi ve hukuk devletinin işleyen mekanizmalarıyla
her zamankinden daha güçlü olduğunu kaydeden Erdoğan, her 23 Nisan'ı bir
öncekinden daha gururlu şekilde kutladıklarını söyledi.
''Çocuklarımıza aidiyetiyle, vatandaşlığıyla, sahipliğiyle gurur duyacakları
bir ülke bırakmak, Türkiye'nin medeniyet ideallerinin ötesine taşımak için
çıktığımız bu yolda, en büyük gücümüz millet olma bilincimizdir'' diyen Erdoğan,
bu bilinci güçlendirmek için bütün samimiyet ve güçleriyle ülkeye ve millete
hizmet etmeyi en büyük şeref kabul edeceklerini vurguladı.
Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalarak, milletin öz değerlerini, kimliğini
koruyarak, Türkiye'nin onuruna, haysiyetine sadakatle sahip çıkarak demokrasiyle,
adaletle, barış ve kardeşlikle geleceğe ilerlemeye devam edeceklerini kaydeden
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biliyoruz ki millet olarak aynı duyguda birleşirsek, aynı hedefe
odaklanırsak, ulaşamayacağımız hiçbir başarı yoktur, olmayacaktır. Bu bilinçle,
gözümüzü geleceğe diktik. Her 23 Nisan'ı, bir öncekinden daha ileride kutlayan
Türkiye için milletçe gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Bir günün bir
güne eşit olmasını istemiyoruz. Ne mutlu ki Cumhuriyet'in kuruluş ideallerine,
çağdaşlaşma hedeflerine, bugün her zamankinden daha yakın bir noktada
bulunuyoruz. Bu başarı, her şeyden önce aziz milletimizindir ve onların
vekaletiyle sizdedir. Onun değişim iradesini hayata geçiren, büyük reformlar
vizyon ve cesaret isteyen kararlara, sizler gerçekten düşüncenizle, gayretinizle
imza atmaya devam ettikçe, bu yüce Meclis daha birçok başarılara alnının teriyle,
düşüncesiyle imzasını koymaya devam edecektir.''
''87 YIL ÖNCEKİ TÜRKİYE DEĞİL''
Erdoğan, 87 yıllık süreçte kaydedilen bütün ilerlemelerin ortada olduğunu
belirterek, şöyle konuştu:
''Türkiye, artık 87 yıl önceki Türkiye değildir. Cumhuriyetin kazanımları
kalıcı hale gelmiştir. Bundan geriye dönüş de olmayacaktır, olamaz. Bugün medeni
milletler camiasında saygın bir yere sahip, bölgesinde ve dünyada istikrar unsuru
olan bir cumhuriyetiz. İstiklal mücadelesinin zor şartları, yokluk ve
imkansızlıklarıyla asla kıyaslanamayacak kadar güçlü ve kendine güvenen bir
devletiz. Artık geleceğe daha umutla, güvenli bakmak için her türlü sebebe
sahibiz. Büyük bir mutlulukla söylemek isterim ki bugün Cumhuriyetimiz,
korkuların değil, umutların ülkesi haline gelmiştir.''
Erdoğan, bu anlamlı günde ''tüm istiklal şehitlerini rahmet ve şükranla''
andığını belirtti.
Bugünün, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan
ettiği çok özel bir gün olduğunu kaydeden Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve
Çocuk Bayramının, aynı zamanda ''dünyada ilk ve tek çocuk bayramı olarak, tüm
insanlık için aydınlık ve barış dolu gelecek çağrısı'' olduğunu ifade etti.
Erdoğan, çocukların bayramını kutlayarak, kendilerine huzur ve barış dolu dünya
temenni etti ve ''22. Dönemde yaşamını yitiren milletvekillerine Allah'tan
rahmet, ailelerine, Meclisimize ve milletimize başsağlığı diliyorum'' dedi.
Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayarak sözlerini
tamamladı.
