2013-04-16 - 11:00
MHP TBMM GRUP TOPLANTISI...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Akil İnsanlar Heyeti'nin terör örgütü PKK'nın tetikçisi, AK Parti'nin propagandacısı olduğunu öne sürdü.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Akil İnsanlar Heyeti'nin terör örgütü PKK'nın tetikçisi, AK Parti'nin propagandacısı olduğunu öne sürdü.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomi ve çözüm sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu.

Ekonomideki sorunların devam ettiğini dile getiren Bahçeli, geçen yıl açılan şirket sayısının, bir önceki yıla oranla yüzde 27.3 azaldığını, bu yılın ilk iki ayındaki kapanma oranının da geçen yıla göre yüzde 25.5 arttığını söyledi. Sanayici, iş adamı ve esnafın borç tuzağında kıvrandığını savunan Bahçeli, iç ve dış borcun yükseldiğini, 2002 yılına göre kredi kartı borçlarının 17.3, tüketici kredilerinin 89.6 kat arttığını belirtti.

Bahçeli, işsizlik oranın yüzde 10.6'ya, işsiz sayısının 2 milyon 890 bin kişiye çıktığını anımsatarak, gerçek işsizlik oranının daha yüksek olduğunu herkesin bildiğini ifade etti. Devlet Bahçeli, "AKP hükümetinin ekonomideki toz pembe hayal tablosu, yalan dolu iddiaları gerçeklerle bağdaşmamakta, gerçeklere sığmamaktadır. Türk milleti kan ağlarken AKP hanedanlığı şahsi ve siyasi ikbal ve çıkar peşinde koşmakta, gününü gün etmektedir" dedi.

Türkiye'de iyi şeylerin, umut verici gelişmelerin ve iyi niyetli girişimlerin olmadığını savunan Bahçeli, "Milli birliğimiz, milli huzurumuz ve milli saadetimiz budanmaya, tırpanlanmaya ve biçilmeye çalışılmaktadır. Türk devletinin yıkılması, rejimin ana esas ve ilkelerinin yok edilmesi konusunda ahlaksız bir mücadele sergilenmektedir. Geldiğimiz bugünkü bunalım ortamında, tüm sorunların merkezi olarak Türk milletinin ve Türk kimliğinin varlığı gösterilmektedir" diye konuştu.

Hükümetin terör örgütü PKK'yı meşrulaştırmak için "gözü dönmüş gibi" hareket ettiğini öne süren Bahçeli, şunları söyledi:

"Milletimizin parçalanmaya, bölünmeye, yıkıma ve çözülmeye ikna olması için tüm ihanet mekanizmaları işleme alınmış, karartmanın her türlüsü süslenerek sürecin hizmetine sokulmuştur. Bir yanda 'Sözde Akil İnsanlar Heyeti' harıl harıl AKP ve PKK'nın emirnamelerini yerine getirirken, diğer yanda Başbakan ve bölücü yandaşları can havliyle milli vicdanları kanatmakla meşgul olmuştur.

4. Yargı Paketi TBMM'de kabul edilmiş ve bu yolla PKK'ya bol kepçeli bir ikramda bulunulmuştur. Artık cebir ve şiddet içermeyen terör faaliyetlerini övmek, bunların propagandasını yapmak, bildiri ve açıklamalarda bulunmak suç kapsamından çıkarılmıştır. Öz ve özet olarak diyebiliriz ki PKK propagandasına yasal kılıf dikilmiş, İmralı canisinin posterlerini taşımaya mazeret bulunmuş, cani başına 'sayın' demek, bölücü fikirleri ve terörist düşünceleri şiddete başvurmadan savunmak serbest hale gelmiştir. Elbette KCK tutukluları kalabalıklar halinde özgürlüklerine kavuşmaya başlamışlardır. PKK ne istiyorsa almakta, neyi bekliyorsa elde etmektedir.

Gerçekten de bölücü terör örgütü silahla yapamadığı ne varsa, AKP marifetiyle, AKP hıyanetiyle ulaşmaktadır. PKK, Türklüğün ezilmesini, Türk milletinin değersizleştirilmesini istemekte, AKP bunu hevesle yerine getirmektedir. PKK, üniter milli devlet yapısının sakatlanmasını teklif etmekte, AKP bunu iştahla hayata geçirmektedir. PKK, Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılmasını, 'Türk' ifadesinin her taraftan silinmesini bastırmakta, AKP bunları çoktandır yapmaktadır.

PKK, Türkiye'yi istemekte, AKP buna hazır olduğunu göstermektedir. PKK, Türk vatanında hak iddia etmekte, AKP bu kutsal mirası peşkeş çekmek için müsait zaman kollamaktadır. PKK nazlanmakta, AKP pışpışlamaktadır. PKK somurtmakta, AKP gönül almaktadır. PKK jest yapmakta, AKP mest üstüne mest olmaktadır. Şu rezalete bakınız ki Başbakan ve hükümeti PKK'nın oyuncağı haline gelmiş, tüm imkanlarıyla bölücülüğün önüne düşmüş ve flamasını sallamaya koyulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan 90 yıl, Türk milleti tarih sahnesine çıktıktan binlerce yıl sonra böylesi bir zillete muhatap olmak durumunda kalmıştır. Terörist başı dün ne söylüyor idiyse, bugün Başbakan tekrarlamış ve sanki yeni bir şey gibi sahiplenmiştir. İmralı canisiyle Başbakan Erdoğan, tencere kapak misali birbirlerini bulmuşlar ve hedefler konusunda üst üste çakışmışlardır."

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "63'lükler" olarak nitelendirdiği Akil İnsanlar Heyeti'nin, "bölücülüğün kabullendirilmesi için ikna turlarına ve psikolojik harekete başladığını" ifade etti.

Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alanlardan bazılarının "ulus-devlete karşı olduğunu", "bölünme ve toprak kaybı gibi endişelerin yersiz olduğunu", "terör örgütüne tazminat verilmesi gerektiğini", "Türkler'in Kürtler'e borcunu ödemesi gerektiğini", "terörist başının serbest kalması ve Kandille İmralı arasındaki temasın sağlanması" düşüncelerini söylediğini anlatan Bahçeli, "Acaba bu sözlerin sahipleri bölücü değil midir- Şehitlerimizin kemiklerini sızlatma pahasına, teröristlere tazminat ödenmesini gündeme getirmek nasıl bir insanlık, nasıl bir akilliktir-" diye sordu.

Akil insanların amacının Türk milletinin bin yıllık kardeşlik hukukuna katkı vermek, terör sorununa kalıcı ve etkili çözümler getirmek olmadığını vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Hayatlarında bir tek defa şehide şükran duymamış bedbahtlar bu 63'ün arasındadır. Hayatlarında bir tek gün Türklüğü ağızlarına almamış, vatan dememiş, bayrak diyememiş PKK havarileri bu 63'ün içindedir. Bunlar PKK tetikçileridir, bunlar AKP propagandistidir ve bunlar Türkiye'nin karşısındaki cephedir, Türk milletinin sırtındaki kamburlardır. Bunlar unvan avcısıdır. Bunlar para ve şöhret takipçisidir. Bunların derdi kanın durması, terörün bitmesi, anaların ağlamaması değil, Türkiye'nin bölünmesi, bölücülüğün kurumsallaşması ve PKK'nın dağdan inerek Türkiye'yi esir almasıdır.

Bir defa çözümden ne anladıkları, çözüm olarak neyi işaret ettikleri şaibelidir. Ancak Türk milletinin bunlar gibilere karnı toktur. Damat Ferit'in nasihat heyeti ne şekilde yenilmişse, bunlar da tıpkı aynı şekilde yenilecek ve korkudan küçük dillerini yutma noktasına gelerek, soluğu kendilerine menfaat vaat eden patronlarının yanında alacaklardır.

Türk milleti mukadderatına gözü gibi bakacaktır. Büyük milletimiz canını alan, kanını döken bölücü teröristleri özgürlük savaşçısı ve hakkı yenmiş mağdurlar olarak göstermeye yönelen kim olursa olsun her platformda demokratik itirazını gösterecek, bunları geldikleri gibi de gönderecektir."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 57. Hükümet dönemine ilişkin Meclis araştırma komisyonu kurulacağını açıklaması ve hakkındaki fezlekeyle ilgili olarak, "Sayın Başbakan, senden korkan senin gibi olsun. Senden çekinen de senin gibi işbirlikçilikten sabıka yesin" dedi.

Bahçeli, "AK Parti'nin, elinde bebeklerin, anaların, kadınların, şehitlerin kanı olan, silahlarına masum binlerce vatandaşın kanı bulaşmış hain teröristlerden insanlık beklediğini" söyledi.

Terör örgütü üyelerinin sınır dışında elinde silahla beklediğini ifade eden Bahçeli, "Bugünkü ihanet tablosunda silahı kimin, nasıl, ne şekilde ve hangi yollarla bırakacağını anlayanınız var mıdır- Terör örgütünün herhangi bir mensubunda gizli ya da açık bir pişmanlık, bir suçluluk duygusu ve milleten utanma ve mahcubiyet söz konusu mudur- Dün yaptıkları katliamları yarın yapmayacaklarına dair bir terbiye hali, ıslah işareti görülmekte midir- PKK'nın silahtan vazgeçeceğine dair en ufak ümit ışığı mevcut mudur-" sorularını sıraladı.

Terör örgütünün dağ kadrosunun ısrarla silah bırakmayacağını diklenerek ve tehditler savurarak duyurduğunu savunan Bahçeli, terör örgütünün sınırdan çıkmak değil, daha fazla sayıdaki militanlarını sınırdan içeri sokmak için faal halde olduğunu değişik açıklamalarla gösterdiğini söyledi.

Terör örgütünün geri çekilmesinin şu haliyle mümkün görülmediğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim bazı teröristler sınır ötesindeki inlerine sembolik olarak gitse bile çok sayıdaki örgüt üyesinin ülkemiz içinde kalacağı şüphesizdir. PKK, Türkiye'yi tam teslim almadan bir yere gitmeyecektir. Gitse dahi, İmralı canisinin açıklamalarıyla sabittir ki büyümek, güçlenmek ve stratejik hedefleri gözden geçirmek için sınır ötesi kamplara intikal edecektir" diye konuştu.

Teröristlerin sınır dışına çıkması halinde güvenlik güçlerinin nasıl ve ne şekilde hareket edeceklerinin yoğun şekilde tartışıldığını anlatan Bahçeli, şunları söyledi:

"Başbakan Erdoğan 'Emri biz veririz' diyerek, durum ve pozisyon hatırlatması yapmış ve her şeyin hükümetin inisiyatifinde olacağını vurgulamıştır. Farz edelim ki Başbakan, yazılı olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sınırlardaki terörist geçişine göz yumması ve müsamaha göstermesi için emir verse bile, bu emrin geçerliliği olacak mıdır- Konusu suç teşkil eden bir emri yerine getirmek yürürlükteki hukuk kaidelerinin neresinde yazılıdır- Kanunsuz emrin uygulanması halinde emri veren de icra eden de suç işlemiş sayılacaktır. Her şey bir yana, Mehmetçiğimiz kendisine silah doğrultmuş, on binlerce insanımızı katletmiş katillere nasıl göz yumacak, hükümet böyle bir alçalmayı nasıl izah edecektir- Silahlı veya silahsız teröristlerin geçişine rıza göstermek, hatta törenlerle uğurlamak şehidimize, milli varlığımıza ve bizzat Türk milletine küfür, kayıtsızlık, vicdansızlık ve haksızlık değil midir- Türk milletinin bağımsızlığını ve birliğini canı pahasına savunan kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz'den hiçbir fani, teröristlere sessiz kalmasını beklememelidir. Başbakan bunu eğer aklından geçiriyorsa böyle bir emir vermekten vazgeçmeli ve buna teşebbüs dahi etmemelidir. Aksi takdirde bunun faturasına ne Başbakan ne hükümeti ne de yedi nesilleri katlanamayacaktır."

Başbakan Erdoğan'ın Moğolistan dönüşünde, uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, Meclis'te bir araştırma komisyonu kurarak, MHP'nin de ortağı olduğu koalisyon hükümeti dönemini inceleteceğini açıkladığını anımsatan Bahçeli, ayrıca bugüne kadar hiçbir soruşturmaya konu olmayan şahsının hedef alındığını ve hakkında düzenlenen fezlekenin geçen hafta Meclis'e gönderildiğini belirtti.

Başbakan Erdoğan'ın, sürece gösterdikleri milli direnişi ve dik duruşu kırmak için her yolu deneyeceğini öne süren Bahçeli, şu iddialarda bulundu:

"Çelişkiye bakınız ki görevi ihmalden, suç ve suçluyu övmekten, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmekten, zimmetten, kalpazanlıktan, resmi evrak ve kayıtlarda sahtecilikten, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmaktan hakkında fezlekeler bulunan birisi, bize dürüstlük dersi vermeye kalkışmaktadır. Sayın Başbakan, bilmelisin ki senden korkan senin gibi olsun. Senden çekinen de senin gibi işbirlikçilikten sabıka yesin. Kalpazanlara, zimmetçilere eyvallahımız yoktur. Dünürlere, yandaşlara, hırsızlara, dolandırıcılara devletin bankalarını ve kamunun tüm kaynaklarını peşkeş çeken bir siyasetçiden öğrenecek bir şeyimiz de olmayacaktır.

Allah'a şükürler olsun ki bizim de içinde bulunduğumuz 57. koalisyon hükümetinde, partimizin sorumluluğu altında bulunan bakanlıklarla ilgili veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız bulunmamaktadır. Çiğ süt içmediğimizden karnımızın ağrıması da mümkün değildir. Başbakan elinden geleni ardına koymamalıdır. Nasıl olsa şimdi güç elindedir. Nasıl olsa Meclis çoğunluğu emrindedir. Her şeyimizi incelemeli, araştırmalı, ne varsa gün yüzüne çıkarmalıdır. Başbakan bunları yapmazsa namerttir. Biz ki arkasına bakarak yürüyenlerden, düşe kalka yaşayanlardan, sırnaşarak nefes alanlardan, mazisinden dolayı yüzü kızaranlardan olmadık, olmayız ve olmayacağız. Eğer Türk milletinin varlığı, Türkiye'nin hayrı, Türklüğün bekası için bir bedel ödememiz gerekiyorsa, Başbakan bunu bilsin ki seve seve ödemekten çekinmeyiz, çekinmeyeceğiz."

Yargının Başbakan Erdoğan'ın emrinde olduğunu, kolluk güçlerinin talimat beklediğini öne süren Bahçeli, "Başbakan, hakkımızda her türlü iftirayı atarak, bizi korkutarak, dava arkadaşlarımı tehdit ederek yolumuzdan ayıracağını, millet sevdasından vazgeçireceğini ve bölünmeye rıza göstereceğimizi sanıyorsa aklını kaçırmış ya da hayal alemine dalmıştır. Biz korkmayız, biz pusmayız ve biz asla ülkülerimizin izinden çıkmayız" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'a, dokunulmazlığının süratle kaldırılmasını öneren Bahçeli, MHP milletvekillerinin buna olumlu oy kullanacağını açıkladı.

Erdoğan'dan şahsı ve 57. koalisyon hükümeti dönemini tüm ayrıntılarıyla araştıracak Meclis araştırma komisyonunu hemen kurdurmasını isteyen Bahçeli, şunları söyledi:

"MHP, Başbakan Erdoğan'ın elini rahatlatmak, incelemelerini kolaylaştırmak için istenirse bu komisyona üye vermeyebilecek ve bu hakkını kullanmayabilecektir ancak Başbakan ve partisi, bizim hükümet dönemimizi incelerken, bizim de bir komisyon kanalıyla AKP'nin iktidar yıllarını incelememizin önü açılmalıdır. Sayın Başbakan; siz 57. hükümeti araştırın, biz de 58, 59, 60 ve 61. hükümetlerin tüm iş ve işlemlerini masaya yatıralım. Böylelikle ak koyun, kara koyun her şeyiyle ortaya çıkmalıdır. Başbakan'ın cesareti varsa, yüreği yetiyorsa, aklı kesiyorsa, her şeyi temizse, iktidar yıllarından gocunacağı, rahatsız olacağı bir şeyi yoksa bu davetimize kulak vermelidir. Biz hazırız, biz buradayız ve biz kimin ne olduğunun millet huzurunda ortaya çıkmasını samimiyetle istiyor ve bekliyoruz."

Bu arada, eski bakanlardan Yaşar Okuyan, bu hafta da MHP Grup Toplantısı'nı izledi. AA muhabirinin, iki haftadır MHP Grup Toplantısı'na katıldığını hatırlatarak, partiye katılımının söz konusu olup olmadığını sorması üzerine Okuyan, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, CHP Grup Toplantısı'nı da izleyeceğini söyledi.