2009-12-25 - 18:38
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, kapatılan eski DTP'li milletvekillerinin mahkemeye gidip ifade vermelerinin ''Şık ve doğru olan'' olduğunu belirterek, ''Hukuken de siyaseten de Türkiye'nin içinden geçtiği gerilim bakımından da doğrudur'' dedi.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, parlamentoda,
düzenlediği basın toplantısında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin,
kapatılan DTP'li 4 milletvekilinin zorla götürülmesiyle ilgili karar verdiğini anımsattı.
Bununla ilgili yazının 14 Ekim'de intikal ettiği TBMM Başkanlığının
komisyonlarına bir yazı yazarak görüş istediğini belirten Kuzu, ''1994'te nahoş
olay yaşandı ve milletvekilleri buradan apar topar götürüldü. Bugünkü tablo,
Meclisin dokunulmazlığı kaldırmasından kaynaklanan bir durum değil. Bu, tamamen
Anayasa'daki yanlış düzenlemeden kaynaklanan, bizim de düzeltmekte geç kaldığımız
bir hususdan ileri geliyor'' dedi.
Burhan Kuzu, Anayasa'nın dokunulmazlığı düzenleyen 83. maddesinin bir
atfı olduğunu anımsatarak, dokunulmazlıkları istisna kılan durumların burada
yazılı olduğunu kaydetti. Kuzu, sorunun buradan kaynaklandığını ifade ederek,
''14. madde tamamıyla bir torba madde. Ne eline geçersen at içine, yoldan geçeni
de ağaca çıkanı da götürürsün bu maddeyle'' diye konuştu.
-''531 DOKUNULMAZLIK DOSYASININ 368'İ ESKİ DTP'LİLERE AİT''-
Komisyonlarında şu anda 531 adet dokunulmazlık dosyası bulunduğunu dile
getiren Kuzu, bunların 368'inin eski DTP'li milletvekillerine ait olduğunu, bu
dosyaların 150'sinin de 4 milletvekilinin dosyası gibi olduğunu bildirdi.
Burhan Kuzu, Meclis Başkanlığının komisyonlarından, ''Polisin zorla
götürme yetkisi olup olmadığını sormadığını'', ''Bu konuyla ilgili, Anayasa ve
yasalarda hangi değişikler yapılması gerektiğini sorduğunu'' ifade etti.
Danışma organı olarak, hazırladıkları 5 sayfalık raporu TBMM Başkanlığına
sunduklarını vurgulayan Kuzu, Meclis Başkanlığının başvurusunu görüşmek için
yaptıkları toplantıda, usul tartışmasının ardından, ''Meclis Başkanlığına görüş
bildirme konusunda'' karar verilince muhalefet milletvekillerinin salonu
terkettiğini kaydetti.
Burhan Kuzu, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, komisyonun daha Meclis
Başkanlığına göndermediği raporu, düzenlediği basın toplantısında basına
dağıttığını söyleyerek, ''Ne konuyu, ne maddeyi biliyor. Bilmez de zaten.
Kendisine yakışan laflarla burada 'yargı, hukuk bitmiştir' dedi. Ben Anayasa
hukuku profesörüyüm, ondan çok daha iyi bilirim. Sinekten yağ çıkarmak uğruna,
hangi konuyu bulursa buraya çıkıp, 'Anayasa Komisyonu ya da başka bir yerden AK
Parti'yi nasıl gagalarım' yöntemini doğru bulmadığını belirtmek istiyorum'' diye
konuştu.
Raporda, ''4 dosya hakkında, Meclis Başkanlığının görülmekte olan dava
hakkında hiç bir işlem yapamayacağını, zorla götürme konusunda da bir şey
yapılamayacağını'' belirttiklerini ifade eden Kuzu, ''Orada, ne (karar yanlış)
demişiz, diyemeyiz, ne (tutuklama verebilir) demişiz diyemeyiz, ne (zorla götürme
olabilir) demişiz, diyemeyiz'' dedi.
-''İFADE VERMEK, AÇILIMA DESTEK OLMAKTIR''-
Soruları da yanıtlayan Kuzu, ''Ben olsam gidip ifade verirdim. Mahkemeye
gidip ifade vermeleri şık olandır, doğru olandır. Hukuken de siyaseten de
Türkiye'nin içinden geçtiği durum, gerilim bakımından da doğrudur'' dedi.
Burhan Kuzu, ''Milletvekillerinin ifade vermeleri gereken 29 Aralıkta
nasıl bir tablo ile karşılaşabiliriz?'' sorusu üzerine, Meclisin haftaya tatil
olduğunu söyledi. Kuzu, ''Mahkemenin emri neyse onu yerine getireceklerdir. O
konuda, 'şöyle olsun, böyle olsun' demem. Mahkemeye gidip ifade vermek, açılıma
destek olmaktır'' diye konuştu.
''Meclis kampüsü içerisinde zorla götürme olabilir mi?'' sorusuna Kuzu,
''Bu, daha önce yapıldı. Yasada herhangi bir yasak görmüyorum. Tabi Genel Kurulun
ayrı bir durumu var. Ama inşallah o noktaya gelmeden çözülür'' yanıtını verdi.
düzenlediği basın toplantısında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin,
kapatılan DTP'li 4 milletvekilinin zorla götürülmesiyle ilgili karar verdiğini anımsattı.
Bununla ilgili yazının 14 Ekim'de intikal ettiği TBMM Başkanlığının
komisyonlarına bir yazı yazarak görüş istediğini belirten Kuzu, ''1994'te nahoş
olay yaşandı ve milletvekilleri buradan apar topar götürüldü. Bugünkü tablo,
Meclisin dokunulmazlığı kaldırmasından kaynaklanan bir durum değil. Bu, tamamen
Anayasa'daki yanlış düzenlemeden kaynaklanan, bizim de düzeltmekte geç kaldığımız
bir hususdan ileri geliyor'' dedi.
Burhan Kuzu, Anayasa'nın dokunulmazlığı düzenleyen 83. maddesinin bir
atfı olduğunu anımsatarak, dokunulmazlıkları istisna kılan durumların burada
yazılı olduğunu kaydetti. Kuzu, sorunun buradan kaynaklandığını ifade ederek,
''14. madde tamamıyla bir torba madde. Ne eline geçersen at içine, yoldan geçeni
de ağaca çıkanı da götürürsün bu maddeyle'' diye konuştu.
-''531 DOKUNULMAZLIK DOSYASININ 368'İ ESKİ DTP'LİLERE AİT''-
Komisyonlarında şu anda 531 adet dokunulmazlık dosyası bulunduğunu dile
getiren Kuzu, bunların 368'inin eski DTP'li milletvekillerine ait olduğunu, bu
dosyaların 150'sinin de 4 milletvekilinin dosyası gibi olduğunu bildirdi.
Burhan Kuzu, Meclis Başkanlığının komisyonlarından, ''Polisin zorla
götürme yetkisi olup olmadığını sormadığını'', ''Bu konuyla ilgili, Anayasa ve
yasalarda hangi değişikler yapılması gerektiğini sorduğunu'' ifade etti.
Danışma organı olarak, hazırladıkları 5 sayfalık raporu TBMM Başkanlığına
sunduklarını vurgulayan Kuzu, Meclis Başkanlığının başvurusunu görüşmek için
yaptıkları toplantıda, usul tartışmasının ardından, ''Meclis Başkanlığına görüş
bildirme konusunda'' karar verilince muhalefet milletvekillerinin salonu
terkettiğini kaydetti.
Burhan Kuzu, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın, komisyonun daha Meclis
Başkanlığına göndermediği raporu, düzenlediği basın toplantısında basına
dağıttığını söyleyerek, ''Ne konuyu, ne maddeyi biliyor. Bilmez de zaten.
Kendisine yakışan laflarla burada 'yargı, hukuk bitmiştir' dedi. Ben Anayasa
hukuku profesörüyüm, ondan çok daha iyi bilirim. Sinekten yağ çıkarmak uğruna,
hangi konuyu bulursa buraya çıkıp, 'Anayasa Komisyonu ya da başka bir yerden AK
Parti'yi nasıl gagalarım' yöntemini doğru bulmadığını belirtmek istiyorum'' diye
konuştu.
Raporda, ''4 dosya hakkında, Meclis Başkanlığının görülmekte olan dava
hakkında hiç bir işlem yapamayacağını, zorla götürme konusunda da bir şey
yapılamayacağını'' belirttiklerini ifade eden Kuzu, ''Orada, ne (karar yanlış)
demişiz, diyemeyiz, ne (tutuklama verebilir) demişiz diyemeyiz, ne (zorla götürme
olabilir) demişiz, diyemeyiz'' dedi.
-''İFADE VERMEK, AÇILIMA DESTEK OLMAKTIR''-
Soruları da yanıtlayan Kuzu, ''Ben olsam gidip ifade verirdim. Mahkemeye
gidip ifade vermeleri şık olandır, doğru olandır. Hukuken de siyaseten de
Türkiye'nin içinden geçtiği durum, gerilim bakımından da doğrudur'' dedi.
Burhan Kuzu, ''Milletvekillerinin ifade vermeleri gereken 29 Aralıkta
nasıl bir tablo ile karşılaşabiliriz?'' sorusu üzerine, Meclisin haftaya tatil
olduğunu söyledi. Kuzu, ''Mahkemenin emri neyse onu yerine getireceklerdir. O
konuda, 'şöyle olsun, böyle olsun' demem. Mahkemeye gidip ifade vermek, açılıma
destek olmaktır'' diye konuştu.
''Meclis kampüsü içerisinde zorla götürme olabilir mi?'' sorusuna Kuzu,
''Bu, daha önce yapıldı. Yasada herhangi bir yasak görmüyorum. Tabi Genel Kurulun
ayrı bir durumu var. Ama inşallah o noktaya gelmeden çözülür'' yanıtını verdi.
