Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, fon soruşturmasına ilişkin, "Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş, işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, alanlardan tazmin edilmeli." dedi.
Çalınanın sadece fondaki para olmadığını belirten Arıkan, "milletin umudunun, güveninin, geleceğinin çalındığını" söyledi. Arıkan, "Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş, işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, alanlardan tazmin edilmeli." ifadelerini kullandı.
Meclis'te dün 5 muhalefet partisinin fon soruşturmalarıyla ilgili önerge verdiğini ancak karar yeter sayısı istenerek Genel Kurulun kapatıldığını anımsatan Arıkan, bu durumu eleştirdi.
"Kimsenin ayağım kaydı, şeytana uydum, affımı talep ediyorum." diyerek yargıdan kaçamayacağını dile getiren Arıkan, parayı geri vermenin hesabı kapatmayacağını, istifa etmenin yargılamanın yerini asla tutmayacağını vurguladı. Arıkan, "Yapılacak iş WhatsApp grubundan çıkarmak değil, hakimin karşısına çıkarmaktır." dedi.
Arıkan, fon soruşturmaları üzerinden milletin inancına saldıranlar olduğunu belirterek, "Başörtüsünü, namazı, orucu suçlama gerekçesi yapmayın. İktidarın yanlışlarını İslam'dan sormak, hakikat arayışı değil, sadece eski alışkanlıkları canlı tutmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Arıkan, anlaşmaya peşin hükümle yaklaşmadıklarını bildirdi.
Anlaşma kapsamında açıklanan ortak bildiriyi eleştiren Arıkan, şunları söyledi:
"Suudi Arabistan'ı koruyacağız tamam ama kime karşı savaşacağız? Bildiride saldırının faili açıkça ifade edilmiyor. Fakat bölgedeki son gelişmeler, Husiler, Yemen, İran ekseni, Kızıldeniz ve Hürmüz hattı düşünüldüğünde muhtemel çatışma alanlarının nereler olduğu ortaya çıkıyor. Şu tarihi uyarıyı yapmak zorundayız: Türkiye, bölgenin arabulucusu olmak isterken bir anda bölgesel bir cepheleşmenin askeri tarafına dönüşmemelidir. Bir masada arabulucu, öteki masada muharip taraf olunamaz."
