2012-12-05 - 14:12
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, Gündemdışı konuşmaların ardından, Kamu Başdenetçisi'nin göreve başlamadan önce andiçmesi gerektiğini belirterek, Ömeroğlu'nu yemin etmek üzere kürsüye davet etti. Genel Kurul'da, Danışma Kurulu'nun 2013 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin önerisi kabul edildi.
Kamu başdenetçisi seçilen Mehmet Nihat Ömeroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda yemin etti.

Genel Kurul, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, Gündemdışı konuşmaların ardından, Kamu Başdenetçisi'nin göreve başlamadan önce andiçmesi gerektiğini belirterek, Ömeroğlu'nu yemin etmek üzere kürsüye davet etti.

Kavas eşliğinde Genel Kurul'a gelen Ömeroğlu'nun yemin ettiği sırada CHP'li milletvekilleri, üzerinde ''Akbudsman'' yazılı ve Ömeroğlu ile kamu denetçisi seçilenlerin fotoğrafların yer aldığı afişleri basına dönerek gösterdi. CHP'liler ile BDP'liler, sıra kapaklarına vurarak tepkilerini gösterdi.

Ömeroğlu, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu uyarınca, ''Görevimi tam bir tarafsızlık, dürüstlük, hakkaniyet ve adalet anlayışı içinde yerine getireceğime, namusum ve şerefim üzerine andiçerim'' diyerek yemin etti. AK Parti'liler, Ömeroğlu'nu alkışladı.

Ömeroğlu yemin ettikten sonra yine kavas eşliğine Genel Kurul'dan ayrıldı.

Başkanvekili, kürsüye arkalarını dönerek tepkilerini sürdüren CHP'li milletvekillerine, ''Sayın milletvekilleri, andiçme töreni bitti'' dedi.

Öte yandan Ömeroğlu, gazetecilerin CHP'nin protestosunu bekleyip beklemediği sorusuna, ''Milletvekilleri serbest; herşeyi hem söylerler hem protesto ederler. Demokrasilerde bunların hepsi gayet doğal'' karşılığını verdi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Van depreminin ardından kente yapılan yatırımları değerlendirirken, 'Van, Van olalı böyle yatırım görmedi'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı verilmesinin yıl dönümü dolayısıyla gündemdışı söz alan AK Parti Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu, partisinin kadın milletvekili sayısını önemli oranda artırarak, diğer partilere de örnek olduğunu ifade etti. Seymenoğlu, AK Parti Kadın Teşkilatı'nın da dünyanın en büyük kadın örgütü olduğunu vurguladı.

CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ'nin (AKEDAŞ) özelleştirme sürecinde suistimal ve rantın söz konusu olduğunu savundu. Sapan, Hükümet'in, kendi ülkesinin sermayesini çarçur ettiğini ileri sürdü.

BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Van'da konut almaya hak kazanan ancak, konutların altyapısı tamamlanmaması nedeniyle bu imkandan mahrum kalan çok sayıda kişinin konteynerlerde soğuğa karşı mücadele verdiklerini söyledi.

CHP'li Sapan'ın gündemdışı konuşmasına Hükümet adına yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, AKEDAŞ'ın bir özelleştirme sürecinden geçtiğini, tekliflerin Rekabet Kurumu'na sunulduğunu söyledi. Yıldız, buradaki değerlendirmenin ardından kararı Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun vereceğini kaydetti.

Söz konusu ihalelerin televizyonlarda canlı yayınlarda yapıldığını belirten Yıldız, ''İsteyen firma ihaleye katılıp, 'Ben daha yüksek bedel veriyorum' diyebilir. Bunda bir engelleme söz konusu değil'' dedi. Yıldız, firmanın alım satım değerinin, satışın gerçekleştiği değer olduğuna işaret etti.

BDP'li Gür'ün, gündemdışı konuşmasına Hükümet adına yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise Gür'den aslında, Hükümet'in Van'a yaptığı yatırımlar için teşekkür etmesini beklediğini söyledi. ''Van, Van olalı böyle yatırım görmedi'' diye Eroğlu, Van'a toplam 6 milyar 774 milyon 846 bin lira yatırım yapıldığını bildirdi.

Geçmişte geçici konutların bile yıllarca yapılamadığını ifade eden Eroğlu, şimdi ise Van'da 17 bin 487 kalıcı konutun 1 yıl içinde tamamlandığını vurguladı. Eroğlu, ''Dünyada afetle ilgili birimler, 'Bu kadar kısa zamanda kalıcı konutları nasıl başardınız-' diyerek bizden teknik destek istiyorlar'' dedi.

Eroğlu, söz konusu konutların altyapılarının tamamlanmadığını ilişkin iddianın doğru olmadığını, Van'da konut, altyapı, sağlık, eğitim gibi bor çok konuda kalıcı çözümler oluşturduklarını kaydetti.

Genel Kurul'da, söz alan grup başkanvekilleri, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesinin yıl dönümünü kutladı.

TBMM Genel Kurulu'nda; CHP'nin, düşen Sikorsky helikopterler, MHP'nin ise kayıtdışı çalışan kadınlarla ilgili grup önerileri kabul edilmedi.

CHP ve MHP, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle grup önerilerini Genel Kurul'a taşıdı.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfü Baydar, düşen Sikorsky helikopterde sorun olup olmadığının araştırılmasını içeren grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, her olay sonrasında gerçekleştirilen açıklamaların sis perdesini daha da güçlendirdiğini belirterek, ''Kaza kırım raporlarını beklemeden her kafadan ayrı ayrı açıklama yapılması, AKP geleneği oldu. Devlette kaç başlılık var-'' dedi.

Sikorsky helikopterlerle ilgili daha ihale sonuçlanmadan şirketlerin ihalenin kendi üzerlerinde kalmış gibi açıklama yapmasının şüpheli olduğunu ifade eden Baydar, ihaleyle ilgili iddiaların giderilmeye muhtaç olduğunu, bu nedenle kazaların üzerindeki sis perdesini kaldırmanın Meclis'in şehitlere karşı görevi olduğunu söyledi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, bütçede savaş harcamaları, silah, füze, helikopter ve uçak alımlarının Meclis denetiminde olmadığını, Sayıştay kanalıyla bile denetim yapılamadığını kaydetti. ''Harcamaların yerinde olup olmadığını kim denetleyecek. Biraz önce yemin eden partizan ombudsmanlar mı denetleyecek-'' diye soran Kaplan, 8 ayda 4 Sikorsky helikopteri kazası meydana geldiğini belirtti. Kaplan, 2013 yılı bütçesinde askeri ve güvenlik harcamalarının artış gösterdiğini söyledi.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, helikopter kazalarına neden olarak ''teknik ve pilotaj'' denildiğini, diğer ihtimallerin değerlendirilmediğini ileri sürdü. Konuyla ilgili soru önergelerine verilen cevaplarla konunun geçiştirildiğini ifade eden Işık, ''Hükümetin konuya bakışı kuş bakışıdır. Bakanları önce sizin hizaya çekmeniz lazım. Sizi de adam yerine koymuyorlar. Verdikleri cevabı geri iade ediyorum'' diye konuştu.

Öneri aleyhinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, Sikorsky tipi helikopterlerin özel helikopterler olduğunu, özel harekat birimlerine çok büyük fayda sağladığını ve dünyanın 22 ülkesinde kullanıldığını anlattı. Helikopterlerin 30 yıllık servis ömrü olduğunu anlatan Ünal, ''Son düşen helikopter 2000 yılında imal edilmiş, 1845 saat uçuş yapmıştır. Servis ömrünün yüzde 20'sini uçmuştur. İddia edildiği gibi uçan tabut değil. Polatlar da tecrübelidir. Kazaya uğrayan helikopterler ve uçaklarla ilgili kaza kırım incelemesi sonunda rapor hazırlanıyor. Bu rapor tamamlandığında kazanın nedenini açıklayacak ve alınması gereken önlemleri kapsayacak. İddialar bilimsel değil. Konu hakkında Meclis Araştırmasına gerek yok. AKP olarak terörle mücadelemiz kararlı şekilde sürecek'' dedi.

MHP'nin, başta ev işleri olmak üzere kayıtdışı işlerde çalışan kadınlarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi üzerinde söz alan MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, ev işlerinde çalışan kadınların ''köle ticareti'' gibi seçildiğini, sosyal güvenlik şemsiyesine alınmadığını, kimsenin onların hakkını aramadığını ileri sürdü.

Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, karar mekanizmalarında yer alan kadın sayısının son yıllarda arttığını belirtti. Ev hizmetleri sektörünün sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi için çalışmalar yapıldığını savunan Türkmenoğlu, konuyla ilgili Meclis Araştırması açılmasını acil görmediklerini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, öneri lehinde söz alarak, ''AKP Hükümet'i kayıtdışı çalışan kadınlara duyarsız. Konu gündeme getirildiğinde yasa çalışması yapıldığı söyleniyor. Hükümet tüm sorunları çözüyormuş gibi kadınlara hayal sunuyor'' dedi.

Konuşmaların ardından grup önerileri kabul edilmedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, SPK Kanunu Tasarısı'nın yasalaşmasının ardından, İMKB'nin fazla gayrimenkulünün eğitim amaçlı kullanılacağını bildirdi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor.

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, tasarının birinci bölümü üzerinde yaptığı konuşmada, tutuklu bulunan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın mektubunu okudu. Birleşimi yöneten Başkanvekili Sadık Yakut, ''Ergenekon davası'' ile ilgili ifadeler nedeniyle Köse'ye ''Anayasa net. Görülmekte olan dava hakkında konuşma yapmanız doğru değil'' dedi.

Köse, mektubu okumayı sürdürerek, ''Tutsak bir milletvekilinin mektubunu okuyorum'' karşılığını verdi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de önerge üzerinde konuşurken, Meclis'in içtüzüğe uygun çalışmadığını, Türkiye'de hukukun gereğinin yerine getirilmediğini savundu. Genç, ''Taner Yıldız'ın arabasını köpeklerle aradılar. Putin geldi, bir yemek bile yemedi, arabasını bile Rusya'dan getirdi. Bu sizlere bir şey anlatmıyor mu'' dedi.

Genç'in ''Erdoğan şımarıklığını sizden alıyor'' sözlerine Başkanvekili Yakut, ''Şımarık diyemezsiniz, Başbakan'a şımarık diyemezsin. Lütfen sözlerinizi düzeltin'' diyerek uyardı.

AK Parti milletvekillerinin kendisine tepki göstermesi üzerine Genç, ''Ne diyorsunuz, şımarık değil mi- Kanun, hukuk tanıyor mu- Memlekette hukuk var mı- Memlekette Anayasa mı bıraktınız, hepsini ayaklar altına aldınız'' dedi.

Tasarının ikinci bölümü üzerinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 12 Eylül döneminde hazırlanan ve sermaye piyasasına yön veren yasaların askeri anlayışla hazırlanmadığını belirterek, İMKB'nin kuruluşuna ilişkin düzenlemenin de o dönem yapıldığını anlattı.

''12 Eylül'ün sermaye piyasasına bakışı, bugünkü Hükümet'in bakışından çok daha ileridir. Şimdi 12 Eylül dönemi yargılanıyor ama bugün o dönemden daha geri düzenlemeler yapan bir Hükümet iktidardadır'' diyen Hamzaçebi, Hükümet'in ''İMKB'ye hakim olacağım'' diyerek 2011 yılında düzenleme yaptığını ve 4 üyeyi belirleme hakkı aldığını, yönetimi tayin etme anlayışını tasarıda da sürdürdüğünü savundu.

Hamzaçebi, ''İMKB'yi bu kadar piyasadan koparmak, Hükümet'in kontrolüne almak dünyanın gidişine, ekonomi bilimine terstir. Türkiye sermaye çekebiliyorsa, İstanbul kendiliğinden finans merkezi olacaktır'' dedi.

Tasarıyla, İMKB'nin, ''Borsa İstanbul A.Ş''ye dönüştürüldüğünü, ancak bunun yapılmasındaki gerekçenin net olmadığını ifade eden Hamzaçebi, Hükümet'in bunu yapmasında bir amaç ve felsefe olması gerektiğini savundu. Hamzaçebi, ''İleride bunu özeleştireceğiz diyorsanız, A.Ş'ye dönüştürülmesi tek başına bunun gerekçesi ve hedefi olamaz. Özelleştirme gerekçesiyle yapıyorsanız yanlış yapıyorsunuz. Bu İMKB'nin bir başka şirketinin şemsiyesi altına girmesi demektir. Hedef; İMKB'yi A.Ş'ye dönüştürerek 2 Kasım 2011'de başlatılan operasyonu devam ettirmektir. Yönetim Kurulunu, Hükümet'in kontrolüne almış durumdasınız. Bu yanlış. Özelleştirmeye ilişkin süreç yok, sonsuza kadar İMKB Hükümet'in kontrolünde olacak'' diye konuştu.

İMKB'nin TBMM'nin denetimine tabi olduğunu, ancak tasarıya konan bir geçici maddeyle bu düzenlemenin de ortadan kaldırıldığı görüşünü ifade eden Hamzaçebi, ''Bu yapıyla İMKB, Hükümet'in yeni çiftliğidir. Bu düzenleme odur. Bazı kontrol mekanizmaları koymuyorsanız, varolanları da yok ediyorsanız burası çiftlik olmaktan kurtulamaz. Hükümet buraya tasallut edecektir. Düzenleme eksiktir'' dedi.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de konuşmasında, Türkiye'de yaşayanların büyük çoğunluğunun borsayla ilgisi olmadığını ve sermaye üretim alanının tamamen dışında bulunduklarını ifade ederek, ''sermaye kıtlığı'' çeken burjuvaziyi finanse ettiklerini söyledi.

Kürkçü, dünya kapitalizminin bugün içine girdiği buhranın kaynağı zenginleşme aracı gibi takdim edildiğini belirterek, ''Kumarhaneyi ticari işmiş gibi gösteriyor. Biz buna karşıyız. Gerçek emek ve üretim süreçlerinin içinden ortaya çıkacak zenginliğin peşindeyiz. Türkiye'de büyük, geniş, kocaman kumarhane istemiyoruz, gerçek üretim istiyoruz'' diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, tasarının yasalaşmasıyla SPK'nın gayrimenkullerinin SPK'ya, İMKB'nin gayrimenkullerinin İMKB'ye verileceğini, diğer mülklerin eğitim amaçlı kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edileceğini bildirdi. Babacan, önergeyle, tasarıda bu yönde bir düzenleme yapmak istediklerini ifade etti.

İMKB'nin nakit fazlasının şimdiye kadar eğitim amaçlı kullanıldığını belirten Babacan, yeni yapılanmada da fazla gayrimenkullerin yine eğitim amaçlı kullanılacağını söyledi.

Babacan, ''borçlarını ödemeyenlerle'' ilgili bir sicil kaydı oluşturulduğunu, burada pozitif ve negatif sicil tutulduğunu kaydetti. Bunun kapsamının da genişleyeceğini anlatan Babacan, her vatandaşın kredi sicilinin oluşturulacağını, bu bilginin, ancak vatandaşın kendi izniyle üçüncü şahıslara verilmesinin mümkün olacağını belirtti.

SGK'nın diş hekimlerinden hizmet satın alma yoluyla tedavi hizmeti vermesine ilişkin soru üzerine Babacan, dünyada sağlık sigorta sistemlerinde diş sağlığı hizmetine ilişkin harcamaların genellikle sigorta dışında tutulduğunu, dünyada uygulanmayan bir sistemin Türkiye'de uygulanmasının mali hesabının iyi yapılması gerektiğini söyledi. Babacan, bu konuda beklentileri yükseltmek istemediklerini ifade etti.

Babacan, hayvancılık sektöründe özellikle son yıllarda desteklerin ciddi oranda arttığını, kredi imkanlarının sunulduğunu, bunun yanında doğrudan destek metodu uygulandığını belirtti.

TBMM Genel Kurulu'nda, temel kanun olarak görüşülen Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'nın 3. bölümündeki maddelerin görüşmeleri tamamlandı.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Babacan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da tarihi süreç yaşandığını, pek çok ülkenin demokratik dönüşüm sürecine girdiğini belirtti. Dönüşüm sürecinin her ülkede farklı nitelikte yaşandığını vurgulayan Babacan, bunun hem demokratikleşme hem de ekonomik dönüşüm süreci olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin bu ülkelere, siyasi ve ekonomik reformları konusunda belli bir destek verdiğine değinen Babacan, ''Bu kapsamda belli finansal destekler de söz konusu. Mısır'a 1 milyar dolar, devletten devlete açılan kredi var. Ayrıca Exımbank üzerinden Mısır'ın altyapısında kullanılmak üzere ilave 1 milyar dolar daha kredi sözleşmesi imzalanmış durumda. Toplam 2 milyar dolarlık kredi anlamına geliyor'' dedi.

Babacan, Suriye'den rejim baskısından kaçarak Türkiye'ye sığınanların sayısının yaklaşık 140 bin olduğunu, bu kişiler için şimdiye kadar 280 milyon lira harcama yapıldığını bildirdi. Babacan, bu konuda dışarıdan kayda değer bir yardım alınmadığını söyledi.

Ali Babacan, halka arzla ilgili bir soruyu yanıtlarken, Türkiye'de halka açık şirketlerin sayısında önemli bir artış yaşandığını, halka arzlar sayesinde şirketlerin mali yapısının düzeldiğini, yeni iş yatırım imkanlarının ortaya çıktığını ifade etti. Babacan, daha önce hiç borsa fikri olmayan küçük ve orta boy işletmelerin de İMKB'ye ilgi göstermeye başladığını belirtti.

Borsa İstanbul'u yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın ilgi duyacağı bir finans merkezi yapmak istediklerine işaret eden Babacan, ''2023 yılında dünyanın en önemli 10 borsasından biri yapmak istiyoruz Borsa İstanbul'u. Doğru zemini kurgularsak, İstanbul arzu ettiğimiz uluslararası finans merkezi olma hedefine ulaşabilir. Bunun için yapısal reformlara devam etmemiz gerekiyor'' diye konuştu.

Türkiye'de tüketim konusuna değinen Babacan, 2010 ve 2011 yıllarında tüketim yüksekliği nedeniyle bazı önlemler aldıklarını anımsattı. Ülkede üretim ve tüketimin birbiriyle orantılı olması gerektiğine dikkati çeken Babacan, ''Borçlanarak suni refah oluşturmak ekonomik politikamıza da uygun değil. Bu nedenle iç tüketim konusunda etkin tedbirler aldık. 2012 yılında bizim büyümemizde iç tüketimin katkısı, hemen hemen sıfır. 2013 yılında büyümenin içerisinde bir miktar iç talebi göreceğiz. İç tüketimde 2013 yılında bir miktar artış görüyoruz. Programımızı da buna göre yapmış durumdayız'' dedi.

Babacan, Libya'ya sağlanan destekle ilgili bir soruyu yanıtlarken, bu ülkeye tüm mal varlıklarına el konulduğu dönemde, Türkiye'nin 200 milyon dolara yakın bir kredi açtığını ancak mal varlıklarının serbest bırakılmasından hemen sonra Libya yönetiminin bu kredinin tamamını faiziyle ödediğini bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yatırımların ve istihdamın teşvikine ilişkin kanunun 49 şehri ilgilendirdiğini belirterek, ''Daha önceki sosyo ekonomik gelişmişlik endeksine göre belirlenmiş 49 il. Bütün bu endeksi yeniden ele aldık ve yeni teşvik sistemimizi de bunun üzerine kurguladık. Dolayısıyla 49 ilin aynen devam etmesi, buradaki teşvikin aynen devam etmesi mümkün görünmüyor. Ekonomi Bakanlığımız bu konuda çalışıyor'' ifadesini kullandı.

Tasarının 3. bölümü üzerinde verilen önergelerle bazı maddeler yeniden düzenlendi.

Anonim şirket olarak kurulan borsaların yönetim organları, SPK'nın çıkaracağı yönetmelikle değil, Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak esas sözleşmeleriyle belirlenecek.

Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'nin her türlü işlem ve hesaplarının denetimine ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. Buna göre, söz konusu birlikler, kurul tarafından her yıl denetlenecek. Denetim raporunun bir örneği en geç, izleyen yılın 6. ayı sonuna kadar ilgili bakanlığa gönderilecek. İlgili bakan, SPK'dan, gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilecek ve bu birliklerin her türlü işlem ve hesaplarını denetlemeye yetkili olacak. Birliğin yetkili organlarınca alınan karara karşı, kararın ilgiliye tebliğini izleyen 10 iş günü içinde kurul nezdinde itiraz edilebilecek. İtiraza ilişkin olarak SPK'nın vereceği karar kesin olacak.

Tasarıdaki ''Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği, gayrimenkul değerleri konusunda bölgesel ve ülke genelinde istatistikler oluşturur ve yayınlar'' ifadesi de çıkarıldı. Böylece, istatistik üretiminin tek bir merkezden koordinasyonu sağlanacak, istatistik üretiminde ve yayınlanmasında çok başlılığın önüne geçilecek.

Anonim şirket olarak kurulan merkezi takas kuruluşları ile anonim şirket olarak kurulan merkezi saklama kuruluşlarının yönetim organları ve teşkilat yapısı, Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak esas sözleşmeleri ve yetkili organlarınca belirlenecek.

TBMM Genel Kurulu'nda, Danışma Kurulu'nun 2013 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin önerisi kabul edildi.

Genel Kurul'da, Başkanvekili Sadık Yakut, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'nın üçüncü bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından birleşime ara verdi. Aradan sonra TBMM Danışma Kurulu'nun 2013 yılı bütçesinin görüşme takvimi ve konuşma sürelerini içeren önerisi okunarak oylandı.

Buna göre, TBMM Genel Kurulu'nda, 2013 yılı bütçesi görüşmelerine 10 Aralık Pazartesi günü başlanacak. Bütçenin tümü üzerindeki görüşmelerin yapılacağı 10 Aralık Pazartesi ile son konuşmaların yapılacağı 20 Aralık Perşembe günü saat 14.00'te, resmi tatil günleri dahil diğer günlerde saat 11.00'de toplanacak olan Genel Kurul, günlük programını tamamlayıncaya kadar çalışacak.

Bütçe görüşmeleri 11 günde tamamlanacak.

Bütçenin tümü üzerinde Hükümet ve gruplar adına yapılacak konuşmalar, Hükümetin sunuş konuşması hariç, birer saat, kişisel konuşmalar ise 10'ar dakikayla sınırlanacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmeler 12 turda tamamlanacak. Yapılacak görüşmelerde gruplar ve Hükümete bazı turlarda 50 dakika, bazı turlarda ise 40'ar dakika süre verilirken, kişisel konuşmalar ise 5'er dakika olacak.

Bütçe görüşmelerinin sonunda Hükümet ve gruplara birer saat söz verilecek, kişisel konuşmalar ise 10 dakikayla sınırlı olacak.

Başkanvekili Sadık Yakut, önerinin kabul edilmesinin ardından Komisyon'un yerine oturmaması üzerine yarın saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.