2008-05-29 - 12:30
TBMM Başkanı Vekili Nevzat Pakdil, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı ve yöneticileri ile Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinden oluşan bir heyeti kabul etti.
TBMM Başkanı Vekili Nevzat Pakdil, Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral ve yönetim kurulu üyelerini ve Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinden oluşan heyeti kabul etti.
TBMM Başkanlık Divanı Salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Pakdil, TBMM'nin, son senelerde dış ilişkilerini geliştirmek için yoğun bir çaba içine girdiğini, karşılıklı ziyaretler yapıldığını belirtti.
AP ile son yıllarda kurulan yakın ilişkilerin Parlamentonun, Türkiye'ye ile ilgili raporlarının daha dengeli ve nesnel olmasına katkı sağladığına dikkati çeken Pakdil, ''Bu arada TBMM'nin Avrupa Parlamentosunun yanı sıra, AB ülkesi üyelerin ulusal parlamentoları ile de yoğun ilişki içinde olduğunu belirtmek istiyorum. Bir kaç aylık dönem içinde Almanya, İsveç, Danimarka ve Çek Cumhuriyeti parlamentolarının AB Komisyonu üyeleri ülkemizi ziyaret etmişlerdir. Bu ziyaretler hiç şüphesiz Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır'' diye konuştu.
Bazı Avrupalı liderlerin Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili olumsuz beyanlarının kamuoyu üzerinde olumsuz etki yaptığını belirten Pakdil,
''Avrupalı dostlarımızın AB süreci ile ilgili yapacakları açıklamalar, Avrupa'da AB katılım sürecinde verilecek desteğin görünür olması
bakımından da önem taşımaktadır." dedi.
TBMM Başkanı Vekili Nevzat Pakdil konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Türkiye'nin AB üyeliği dışında başka alternatifi kabul etmesi söz konusu olamaz. Türkiye'ye böyle bir alternatifin sunulması da doğru olmaz.
Siyasi konuların katılım müzakerelerinin önünü geçmesine engel olunması süreç ilerlerken oyunun kurallarının değiştirilmemesi ve bu bağlamda
AB'nin taahhütlerine bağlı kalması gerekmektedir. Bu AB'nin inanırlığı açısında da önemlidir. Zamanında taahhüt edildiği gibi tüm üye ülkelerin
ortak kararı ile kararlaştırdıkları çerçevede Türkiye'nin AB üyelik sürecenin devam etmesi ve bu sürecin aksamadan sürmesi önem taşımaktadır.
Bu aslında AB'nin en temel ilkelerinden biri olan ahde vefa ilkesinin uygulanmasıdır. Sürecin sonunda zaten AB ülkeleri ile Türkiye'nin karar
vermesi gerekmektedir. Bu bakımdan ileride alınacak kararlarla ilgili olarak bu günden tartışmalar yürütülmesinde yarar sağlanamayacaktır.''
-HIZLI DEĞİŞİM SÜRECİ-
TBMM Başkanı Vekili Pakdil, Türkiye hızlı bir değişim sürecinden geçtiğine dikkati çekerek, 5 yıl önceki Türkiye ile bugünkü Türkiye'nin
neredeyse iki farklı ülke gibi olduğunu söyledi. ''AB üyesi Türkiye''nin de bambaşka bir ülke olacağını vurgulayan Pakdil, şunları kaydetti:
''Bunlar mutlaka dikkate alınmalıdır. Bizler reform sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanımız 2008
yılının 'Avrupa Yılı' olacağını çeşitli kereler açıklamışlardır. Son 5 yılda temel hak ve hürriyetler, demokrasi ve hukukun üstünlüğü
alanlarında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bunda Meclisimiz de üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve son 5 yıl içinde çok yoğun bir
çalışma temposu içinde olmuştur.
Geçtiğimiz yıl iki seçimin bir arada olması nedeniyle, reform süreci yavaşlamıştır. Ancak seçimlerden sonra, yeni parlamentonun çalışmalarına
başlamasından çok kısa bir süre sonra, yeni Vakıflar Kanunu gibi kapsamlı bir kanun kabul edilmiş, ayrıca ifade özgürlüğünü genişletilmesi bağlamında TCK'nın 301. maddesi de değiştirilmiştir.
Önümüzdeki dönemde de yoğun bir reform gündemi bizi beklemektedir.''
FRANSA CUMHURBAŞKANI SARKOZY'NİN AÇIKLAMASI...
Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı Alojz Peterle, ''Avrupa'da farklı dini inanışta insanlar yaşıyor ve herkesin dini inanışlarına saygı duyuluyor. Herhangi bir sorun yok'' dedi.
Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte TBMM Başkanı Vekili
Nevzat Pakdil'i ziyaret eden AP Milletvekili ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı Peterle, ziyaret sonrasında AA muhabirinin Fransa
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, ''Çoğunluğu Müslüman olan ülke Avrupalı olamaz'' şeklindeki açıklamalarını değerlendirmesini istemesi
üzerine, Avrupa'da farklı dini inanışta insanların yaşadığını söyledi.
Peterle, Avrupa'da herkesin dini inanışlarına saygı duyulduğunu belirterek, ''Avrupa'da herhangi bir sorun yok. Ben Sayın Sorkozy'nin bu
söylemini şahsen duymadım. Ama Avrupa'da bir çok Müslüman var. Avrupa'da bireye kişisel kimliğinden dolayı saygı duyulmaktadır'' dedi.
Açıklamasında, Sarkozy'nin bu kadar sert konuştuğunu zannetmediğini ifade eden Peterle, şöyle konuştu:
''Tabii ki AB içerisinde Türkiye'nin, AB'ye üye olması konusunda farlı görüşler var. Ben eski Yugoslavya'da yaşıyordum. Dini inancı olan kişiler çoğu zaman kendilerini ikinci sınıf bir vatandaşmış gibi hissediyorlardı. Şimdi ise demokratik bir ülkede yaşadığımızdan ve AB üyesi olmamızdan çok memnunuz.''
TBMM Başkanlık Divanı Salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Pakdil, TBMM'nin, son senelerde dış ilişkilerini geliştirmek için yoğun bir çaba içine girdiğini, karşılıklı ziyaretler yapıldığını belirtti.
AP ile son yıllarda kurulan yakın ilişkilerin Parlamentonun, Türkiye'ye ile ilgili raporlarının daha dengeli ve nesnel olmasına katkı sağladığına dikkati çeken Pakdil, ''Bu arada TBMM'nin Avrupa Parlamentosunun yanı sıra, AB ülkesi üyelerin ulusal parlamentoları ile de yoğun ilişki içinde olduğunu belirtmek istiyorum. Bir kaç aylık dönem içinde Almanya, İsveç, Danimarka ve Çek Cumhuriyeti parlamentolarının AB Komisyonu üyeleri ülkemizi ziyaret etmişlerdir. Bu ziyaretler hiç şüphesiz Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır'' diye konuştu.
Bazı Avrupalı liderlerin Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili olumsuz beyanlarının kamuoyu üzerinde olumsuz etki yaptığını belirten Pakdil,
''Avrupalı dostlarımızın AB süreci ile ilgili yapacakları açıklamalar, Avrupa'da AB katılım sürecinde verilecek desteğin görünür olması
bakımından da önem taşımaktadır." dedi.
TBMM Başkanı Vekili Nevzat Pakdil konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Türkiye'nin AB üyeliği dışında başka alternatifi kabul etmesi söz konusu olamaz. Türkiye'ye böyle bir alternatifin sunulması da doğru olmaz.
Siyasi konuların katılım müzakerelerinin önünü geçmesine engel olunması süreç ilerlerken oyunun kurallarının değiştirilmemesi ve bu bağlamda
AB'nin taahhütlerine bağlı kalması gerekmektedir. Bu AB'nin inanırlığı açısında da önemlidir. Zamanında taahhüt edildiği gibi tüm üye ülkelerin
ortak kararı ile kararlaştırdıkları çerçevede Türkiye'nin AB üyelik sürecenin devam etmesi ve bu sürecin aksamadan sürmesi önem taşımaktadır.
Bu aslında AB'nin en temel ilkelerinden biri olan ahde vefa ilkesinin uygulanmasıdır. Sürecin sonunda zaten AB ülkeleri ile Türkiye'nin karar
vermesi gerekmektedir. Bu bakımdan ileride alınacak kararlarla ilgili olarak bu günden tartışmalar yürütülmesinde yarar sağlanamayacaktır.''
-HIZLI DEĞİŞİM SÜRECİ-
TBMM Başkanı Vekili Pakdil, Türkiye hızlı bir değişim sürecinden geçtiğine dikkati çekerek, 5 yıl önceki Türkiye ile bugünkü Türkiye'nin
neredeyse iki farklı ülke gibi olduğunu söyledi. ''AB üyesi Türkiye''nin de bambaşka bir ülke olacağını vurgulayan Pakdil, şunları kaydetti:
''Bunlar mutlaka dikkate alınmalıdır. Bizler reform sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanımız 2008
yılının 'Avrupa Yılı' olacağını çeşitli kereler açıklamışlardır. Son 5 yılda temel hak ve hürriyetler, demokrasi ve hukukun üstünlüğü
alanlarında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bunda Meclisimiz de üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve son 5 yıl içinde çok yoğun bir
çalışma temposu içinde olmuştur.
Geçtiğimiz yıl iki seçimin bir arada olması nedeniyle, reform süreci yavaşlamıştır. Ancak seçimlerden sonra, yeni parlamentonun çalışmalarına
başlamasından çok kısa bir süre sonra, yeni Vakıflar Kanunu gibi kapsamlı bir kanun kabul edilmiş, ayrıca ifade özgürlüğünü genişletilmesi bağlamında TCK'nın 301. maddesi de değiştirilmiştir.
Önümüzdeki dönemde de yoğun bir reform gündemi bizi beklemektedir.''
FRANSA CUMHURBAŞKANI SARKOZY'NİN AÇIKLAMASI...
Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı Alojz Peterle, ''Avrupa'da farklı dini inanışta insanlar yaşıyor ve herkesin dini inanışlarına saygı duyuluyor. Herhangi bir sorun yok'' dedi.
Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte TBMM Başkanı Vekili
Nevzat Pakdil'i ziyaret eden AP Milletvekili ve Avrupa Halk Partisi Başkan Yardımcısı Peterle, ziyaret sonrasında AA muhabirinin Fransa
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, ''Çoğunluğu Müslüman olan ülke Avrupalı olamaz'' şeklindeki açıklamalarını değerlendirmesini istemesi
üzerine, Avrupa'da farklı dini inanışta insanların yaşadığını söyledi.
Peterle, Avrupa'da herkesin dini inanışlarına saygı duyulduğunu belirterek, ''Avrupa'da herhangi bir sorun yok. Ben Sayın Sorkozy'nin bu
söylemini şahsen duymadım. Ama Avrupa'da bir çok Müslüman var. Avrupa'da bireye kişisel kimliğinden dolayı saygı duyulmaktadır'' dedi.
Açıklamasında, Sarkozy'nin bu kadar sert konuştuğunu zannetmediğini ifade eden Peterle, şöyle konuştu:
''Tabii ki AB içerisinde Türkiye'nin, AB'ye üye olması konusunda farlı görüşler var. Ben eski Yugoslavya'da yaşıyordum. Dini inancı olan kişiler çoğu zaman kendilerini ikinci sınıf bir vatandaşmış gibi hissediyorlardı. Şimdi ise demokratik bir ülkede yaşadığımızdan ve AB üyesi olmamızdan çok memnunuz.''
