2011-12-12 - 11:30
2012 YILI BÜTÇESİ GENEL KURUL'DA...
TBMM Genel Kurulunda, Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2012 yılı bütçeleri görüşüldü. Genel Kurulda, görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kalkınma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 2012 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

Genel Kurulda, altıncı turda, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kalkınma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun bütçeleri ele alınıyor.

Öğleden sonraki turda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarının bütçeleri görüşülecek.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, demokrasi, kalkınma, büyüme ve gelişmeye işaret ederek, ''Yeterli mi derseniz yeterli değildir. O nedenle var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz'' dedi.

AK Parti milletvekilleri, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kalkıma Bakanlığı, DPT, TÜİK, GAP, DAP ve KOP, Doğu Karadeniz Projesi bölge kalkınma idaresi başkanlıkları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun bütçeleri üzerinde görüşlerini açıkladı.

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, bütün vatandaşların, birinci basamak sağlık hizmetlerini ücretsiz almasını sağladıklarını, kamu alanlarında sigara içilmesini yasakladıklarını, ilaç takip sistemiyle pilot uygulamaya başladıklarını, tam gün yasasını oluşturduklarını, evde sağlık sistemini başlattıklarını, aile hekimliğini tüm ülkeye yaydıklarını, kamu hastanelerini etkili hale getirdiklerini anlattı.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yıldırım Ramazanoğlu, Diyarbakır'ı kıskandığını, buradaki 167 bin metrekarelik alana sahip Eğitim ve Araştırma Hastanesini, dünya literatüründe görmediğini söyledi.

Sağlık hizmetlerine erişim kolaylığının arttığını ifade eden Ramazanoğlu, gece 02.30'da Alo 182 randevu hattını aradığını, karşısına çok iyi bir personel çıktığını, 45 saniyelik görüşmeyle yarın saat 09.00 için randevu aldığını belirtti. Ramazanoğlu, bu hizmetten olayı teşekkür edeceğini ve randevusunu iptal ettireceğini bildirdi.

AK Parti Tokat Milletvekili Şükrü Ayalan da iktidarlarından önce sorun yumaklarından biri olan sağlık alanında, dönüşüm programı başlattıklarını, vatandaşların, kolay erişebildiği, sağlık hizmetlerinden eşit oranda yararlandığı bir ortam hazırladıklarını anlattı..

Ayalan, sağlıkta dönüşüm programının merkezine insanı koyduklarını, her türlü sağlık sorununu çözmüş bir ülke olarak, başları dik, alınları ak gezebildiklerini belirtti.

İktidarlarından önce kızak üzerinde doğum yapanlar, hastanede rehin kalanlar, bıçak parası için sarı kızını satanların basında yer aldığını ifade eden Ayalan, ''AK Parti'den sonra böylesi haberleri göremez olduk'' dedi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, Kalkınma Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, ülkenin her noktasında ciddi bir kalkınma bulunduğunu söyledi. Gök, ''Demokrasi, özgürlük, ilerleme, kalkınma yok'' yönünde eleştiriler yapıldığını belirterek, ''(Vardır ama yetersiz) denilirse anlayacağım. Bu kürsüden TBMM'den insanlar müdahalesiz, özgürce duygu ve düşüncelerini ifade ediyor. Demokrasi, kalkınma, büyüme, gelişme de vardır. Yeterli mi derseniz yeterli değildir. Bizler de biliyoruz; o nedenle bütün bakanlıklar olarak var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz'' diye konuştu.

TÜİK'in bütçesi üzerinde söz alan AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik, sağlıklı istatistiklerin, demokratik bir ortamda, halkın hesap sorma hakkını kullanması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Çelik, bilginin, stratejik bir kaynak olduğunu, bilgi toplumuna doğru gidildiğini dile getirerek, istatistiğin, evrensel konuşma dili haline geldiğini söyledi.

AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, GAP ve DAP'ın, bölge insanının gelir düzeyini, yaşam kalitesini yükseltmeyi, bölgeler arası farklılıkları azaltmayı amaçladığını anımsattı. Akdağ, GAP kapsamında 22 baraj, 12 hidroelektrik santral yapımının planlandığını ifade ederek, GAP tamamlandığında 1,8 milyon hektar alanın sulamaya açılacağını, bölgede 3,8 milyon kişiye istihdam sağlayacağını bildirdi.

AK Parti Konya Milletvekili Hüseyin Üzülmez de Konya ve bölgesinin yüzyılı aşan iki projesinin; Konya Ovası'nı sulama, Göksu'dan ovaya su akıtılması ve Konya-Ankara arası demiryolu hattının kurulması olduğunu söyledi. Üzülmez, uzun yıllar bu projelerin, değişik hükümetler tarafından gündeme getirildiğini, seçim vaadi olarak önlerine konulduğunu ancak daha sonra unutulduğunu ifade ederek, AK Parti hükümetleriyle bu iki projenin yürürlüğe konulduğunu dile getirdi.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, Rekabet Kurumunun, ülke ekonomisi açısından önemli görevler üstlendiğine işaret etti.

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, Konya Ovası Projesi kapsamında yapılan çalışmaları eleştirerek, ''Yüzölçümü birçok devletten yüksek olan Konya'nın sulama problemini çözüyorum) diye proje ortaya koyuyorsunuz. Sonra bu alanın ancak yüzde 10'unu sulayabileceksiniz. Yani dağ fare doğurmuş kabilinden bir proje'' dedi.

MHP milletvekilleri, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kalkıma Bakanlığı, DPT, TÜİK, GAP, DAP ve KOP, Doğu Karadeniz Projesi bölge kalkınma idaresi başkanlıkları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun 2012 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.

MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, sağlık hizmetlerine her vatandaşın ulaşılabileceği bir şekilde verilmesi gerektiğini belirtti. İstatistiklere göre, ''Sağlıkta Dönüşüm Projesi'' sonrasında sağlık sisteminin sorunlarının çözülmüş gibi göründüğünü anlatan Öz, ''Son çıkarılan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çerçevesi beli olmayan bir yönetim anlayışı getirildiğini, kar amacıyla görev yapan devlet memurunun önü açılmıştır. Buna yabancı doktor ve hemşire istihdamının artırılmasını örnek gösterebiliriz'' diye konuştu.

Öz, aile hekimliği uygulamasını eleştirerek, ''Aile hekimlikleri, iş yeri kirasını kendi ödeyen, elektrik parasını kendi ödeyen, devletle anlaşmalı özel muayenehane durumuna dönüştürülmüştür'' görüşünü savundu.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, DPT'nin çok köklü bir kuruluş olduğunu belirterek, ''Şu anda adı değişmiş olmadı yalnızca. DPT'den böylece AKP iktidarı kurtulmuş oldu'' dedi.

DPT'nin yeniden yapılandırılmasını, gerçekten strateji üreten bir kurum haline gelmesini kendilerinin de talep ettiğini anımsatan Günal, ancak kurumun kaldırılmasıyla hafızasının da silindiğini öne sürdü.

''Burada bir parmak kaldırma hakkımız vardı, onu da KHK'larla aldınız'' diyen Günal, ''Burada çıkardığımız kanunlar bir işe yaramayacaksa, bu yapıyla sorunları çözme durumumuz yok. Ekonomideki sorunları, burada kendi çıkardığınız kanunlara uymazsanız nasıl çözeceksiniz-'' sorusunu yöneltti.

Ekonomi Bakanlığının yapılanmasını da eleştiren Günal, ''Ekonominin alanındaki birçok şey başka bakanlıklara dağıtılmış. Bu anlayışla istihdamı artıracak, istihdam odaklı büyüme stratejisi uygulanamaz. Çünkü bakanların odaklandığı şeyler farklı. Alınan kararlardan bunlar anlaşılıyor'' şeklinde konuştu.

İstatistik anlamında ciddi sıkıntılar bulunduğunu savunan Günal, ''Bütün kamu kurumları arasında veri kargaşası var. Bunların tekdüze ve mukayese edilebilir hale getirilmesi aynı zamanda şeffaf bir şekilde bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor'' açıklamasında bulundu.

GAP'ın da çok yavaş ilerlediğinin rakamlardan görüldüğünü ifade eden Günal, ''Maalesef öngörülen sürede bitirilemeyeceği ortada. Bu kafa karışıklığıyla AKP Hükümetinin, sorunları çözmesi mümkün görünmüyor'' dedi.

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, ''GAP'ın mimarı, projeye 40 yıl emek veren Sayın Süleyman Demirel'i saygıyla anıyorum. Çünkü, dünyanın incisi, çok muazzam bir projedir'' diyerek sözlerine başladı.

GAP'ın tarımsal kalkınmaya sağlamak amacıyla geliştirildiğini anlatan Çirkin, projenin enerji kısmının yüzde 80'inin tamamlandığını anlattı. Buna karşın tarımsal sulama ayağının eksik kaldığını, bu konuda neredeyse hiç ilerleme sağlanamadığının görüldüğünü savunan Çirkin, ''Bu yıl itibarıyla muhtemelen sadece yaklaşık 300 bin hektar alanı ihtiva eden bir çalışma söz konusu. Oysa ki sulanması planlanan alan 1,8 milyon hektar. Bakıldığında neredeyse bu gelinen noktanın tamamı geçmiş hükümetlerin işi gibi görünüyor'' diye konuştu.

Çirkin, yeni yapılan planlamalarda, sulanması planlanan alanın 800 bin hektar civarında daraltıldığını öne sürerek, ''İsrail savaşarak elde ettiği suyla 200 bin hektar alanda tarım yapıyor halkını doyuruyor. Böyle bir ortamda 800 bin hektar alanı GAP eylem planı dışına itmek, vefasızlıktır, emeğe saygısızlıktır'' ifadesini kullandı.

DAP, KOP ve Doğu Karadeniz Projesi konusunda da görüşlerini paylaşmak istediğini belirten Çirkin, vatandaşların, ''seçime beş kala'' çıkarılan projelere vehimle baktığını söyledi.

KOP'un, Konya'daki sulanabilir alanının önemli bir bölümünü kapsam dışı bıraktığını öne süren Çirkin, ''(Yüzölçümü birçok devletten yüksek olan Konya'nın sulama problemini çözüyorum) diye proje ortaya koyuyorsunuz. Sonra bu alanın ancak yüzde 10'unu sulayabileceksiniz. Yani dağ fare doğurmuş kabilinden bir proje'' şeklinde konuştu.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, ''söz adamı bağlar'' ifadesini anımsatarak, ''Söz, bugün iktidarımızın bazı üyelerini bağlamıyor. Kötü gardiyan mahkuma dert yanarmış. Bu hükümetin 9 yılda söyledikleriyle yaptıklarını dünden bugüne bir sistematik içerisinde düşündüğünüzde ne gibi farklılıklar olduğu ortaya çıkacaktır'' dedi.

''Laf olduğunda hemen Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar olan meseleleri gündeme getiriliyor'' diyen Uzunırmak, şöyle devam etti:

''Babanın günahı evlatlarından sorulmaz. Yani AKP'yi bir hizip olarak kopup yeniden kurulmuş olması mı kurtarıyor- Babaların günahlarının haksız bir şekilde evlatlarından sorulması bir siyasi argüman olarak bizi doğru yönetim tarzına götürür mü-

Sayın Başbakan, 'kredi kullanımının ve geri dönüşünün arttığını' söylüyor. Şunu soruyorum; kredi kullanımı artmış olabilir ama bundaki yerli tasarruf oranı nedir- Eğer yerli tasarruf oranı artmadıysa ne anlama gelir- Yabancı kredilerle büyüme temin ediliyor. El atına binen çabuk iner. Hele ki sadece mahmuzu kullanıyorsanız, dizgini hiç kullanmıyorsanız bu at sizi sırtından atar.''

CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, ''Güneydoğu'ya silah ve savaş ekonomisi götürüldüğünü'' ileri sürerek, ''Bir bölgeye sanayi götürürseniz orada işçi, sanayici görürsünüz. Silah götürürseniz, ölüm, ailelerin gözyaşlarını, kin ve nefret görürsünüz'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kalkıma Bakanlığı, DPT, TÜİK, GAP, DAP ve KOP, Doğu Karadeniz Projesi bölge kalkınma idaresi başkanlıkları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun bütçeleri üzerinde görüşmeler devam ediyor.

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, KHK'ların, sağlık sistemini, ''bohçacı kadının bohçasına'' dönüştürdüğünü ileri sürerek, ''Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri içinde artık yok yok'' dedi.

Demir, süpermarketler zengini Türkiye'nin yeni bir çağ atlayarak, süper sağlık holdingleri ve sağlık şirketlerine doğru yelken açtığını söyledi.

Türkiye'de kişi başına sağlık harcamasının yıllık yaklaşık 500 dolar olduğunu ifade eden Demir, bu rakamla Türkiye'nin Avrupa'da en son sırada yer aldığını savundu.

Demir, Hükümetin, koruyucu hekimliğini unuttuğunu, ilaç alanında sıkıntılar yaşandığını, eczaneler ve depolardaki ilaçların tükendiğini, şeker, kanser ilaçları gibi bir çok kalemde sorunlar olduğunu ifade etti.

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Ankara'nın, Kızılırmak suyunu kullanmasıyla arsenik tartışmasının gündeme geldiğini belirterek, sularda arsenik miktarının, olması gereken değerin üzerine çıktığı, sağlığı tehdit ettiğini söyledi.

Hastanelerin tek çatı altında toplanmasını takdirle karşıladığını, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın ilk göreve geldiğindeki söylemleriyle de kendisine umut verdiğini belirten Çıray, ancak daha sonra Amerikanvari bir siyasetle özelleştirme politikalarına yönelindiğini, israf ekonomisinin ortaya çıktığını, tek çatı altında toplanan hastanelerin son KHK ile onlarca parçaya ayırıldığını söyledi.

Çıray, sağlıkta yapılanlara ''illüzyon'' demek istemediğini, çünkü bunun ciddi bir iş olduğunu belirterek, ''Bu, olsa olsa panayırlara gelen cambaz gösterilerine benziyor. Cambaza bak derken, milletin arka cebinden para çekilmeye başlandı. Sağlık politikaları iflas etti, teyidini de vatandaştan aldığı katkı payıyla ortaya koydu. Aile hekimlerinden muayene olan vatandaşlardan katkı payı alacaklar'' diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Kalkınma Bakanlığı ve TÜİK'in 2012 yılı bütçeleri üzerinde yaptığı konuşmada, yapılan düzenlemeyle DPT'nin kapatılarak, görevlerinin Kalkınma Bakanlığına devredildiğini anımsattı. Türeli, 2010'da 50. yılının tamamlayan DPT'nin neden kapatıldığını sordu.

Hükümetin, ''2023'te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olacağız'' dediğine işaret eden Türeli, bunun uygulanabilmesinin çok mümkün gözükmediğini savundu. Türeli, BM verilerine göre, Türkiye'nin, kişi başına gelir açısından dünyada 67. sırada yer aldığını, eğitim ve sağlığa ilişkin göstergeleri de kapsayan İnsani Gelişmişlik Endeksi açısından ise 92. sırada bulunduğunu kaydetti.

Türeli, dünya ekonomisinde şartların iyi gittiği bir dönemin, Hükümet tarafından ıskalandığını savundu.

Ekonominin istihdam yaratamadığını, AK Parti döneminde yurtiçi tasarrufların düştüğünü ifade eden Türeli, cari açığın arttığını, tasarrufların düştüğünü, yatırımlar ise artmadığı belirtti.

Ekonomideki sorunları bir yerde giderirken, başka yerde ciddi sorunlar yaratıldığını ileri süren Türeli, kamu kesiminde, özel kesimde ve dış açık gerçekleştiğini kaydetti.

CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, Güneydoğu'da yatırım, fabrika yapılsaydı bugün, sorunların yaşanmayacağını ifade etti.

Güneydoğu'ya silah, savaş ekonomisi, savaş bütçesi götürüldüğünü savunan Fırat, ''Bir bölgeye fabrika, sanayi götürürsün orada evine ekmek götüren işçi, sanayici görürsün; silah götürsen ölüm, ailelerin gözyaşlarını, kin ve nefret görürsün. Adıyaman ve Güneydoğu'da öyle olmuş; insanlarımız iki tercih arasında bırakılmıştır. Ya silah ekonomisine destek vereceksin, ya korucu olacaksın, ya askeri destekleyeceksin ya dağa çıkacaksın ya da ırgatlık yapacaksın denilmiş. GAP ve DAP'ın bitmesinin püf noktası, savaş ekonomisine, silaha dur diyeceğiz. Türkiye'de iç barışı, komşu ülkelerle barışı sağlamak zorundayız'' dedi.

CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Karadeniz Bölgesi'nde işsizliğin arttığını, ticaretin durma notasına geldiğini, esnafın siftah etmeden dükkanını kapattığını, tarım, hayvancılığın can çekiştiğini ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, bugünün ekonomik anlayışının ne liberal ne de muhafazakar bir anlayış olduğunu ifade ederek, Türkiye'deki ekonomik düzeninin adının, ''din soslu vahşi kapitalizm'' olduğunu savundu. Erdoğdu, ''Yani güçlünün zayıfı; zenginin fakiri; polisin öğrenciyi; savcının gazeteciyi, deniz fenerinin dindarı ezdiği ve bu sömürünün inançlarımız kullanılarak gizlendiği, vahşi kapitalizm. Bu vahşi kapitalizm öyle bir uyuşturucudur ki katı olan her şeyi buharlaştırır, kutsal olanı her şeyi dünyevileştirir. Mücahitleri, müteahhit yapar'' diye konuştu.

Rekabet Kurumunun, ''vahşi kapitalizmi, sömürü düzenini engellemekle sorumlu kurum'' olduğunu ifade eden Erdoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İktidarınızda yabancıların eline geçmiş bankaların, dağıttığı kredi kartlarıyla köylüyü, işçiyi, emekçiyi, öğrenciyi ezmesini-sömürmesini engellemekle görevli kurumdur. Siz 9 yıldır bu bankaların enflasyonun çok üzerinde faiz oranlarıyla yani tefeci faiziyle halkımızı ezmesine sessiz kaldıktan sonra bankalar hakkında kerhen bir inceleme başlattınız. Öyle korkak, öyle ürkek bir inceleme başlattınız ki daha incelemeye başlamadan Rekabet Kurumu Başkanı 'soruşturma ceza verilecek anlamına gelmemektedir' şeklinde açıklama yaptı. Niye bu kadar vahşi sermayeden korkuyorsunuz- Bunun iki sebebi var: Birincisi, siz artık yeni sermaye sahiplerisiniz. İkinci olarak yarattığınız sahte cenneti sıcak parayla, yani emperyalizmin kan emici sermayesiyle finanse ediyorsunuz.''

BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, ''Sağlık çalışanlarının bir sabah uyandığında, kliniklerdeki demirbaş eşyalarla birlikte yandaş bir sermayeye satılacağı günlerin geleceğini biliyoruz'' dedi.

BDP milletvekilleri, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kalkıma Bakanlığı, DPT, TÜİK, GAP, DAP ve KOP, Doğu Karadeniz Projesi bölge kalkınma idaresi başkanlıkları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun 2012 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.

BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, sağlıkta dönüşüm projesinin toplumun aleyhine, sermayenin lehine bir süreç başlattığını öne sürdü.

Sağlık Bakanlığının bütçesinde azalmaya gidildiğini ileri süren Baluken, ''Bu durum, sağlık giderlerinin önemli bir kısmının halk tarafından karşılanacağı anlamına geliyor'' dedi.

Sağlık çalışanlarına ilişkin tam gün yasasının tam bir hayal kırıklığı yarattığını savunan Baluken, ''Bu yasa ile hastalara yapılan gereksiz tıbbi müdahaleler, gereksiz girişimsel işlemlerin sayısında artış meydana geldi. Sağlık çalışanlarının bir sabah uyandığında, kliniklerdeki demirbaş eşyalarla birlikte yandaş bir sermayeye satılacağı günlerin geleceğini biliyoruz'' diye konuştu.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, GAP kapsamında yapılan yatırımların, enerji üretiminin yanı sıra sulama kanalları vasıtasıyla bölgede 2 ya da 3 ürün alabilmenin yolunun açtığını ifade etti. Enerji üreten baraj ve HES'ler için yaklaşık 19 milyar dolar yatırım yapıldığını anlatan Tan, tarımsal alanın ise yalnızca yüzde 10-15'inin sulanabildiğini ifade etti.

''Bu 9 yıl boyunca sulama kanalları neden bitirilemedi-'' sorusunu yönelten Tan, bölgede barajlarda biriktirilen suyun yıllardır hak edildiği gibi dağıtımının yapılamadığını öne sürdü.

Baraj inşaatları nedeniyle insanların evlerinden göç etmek zorunda kaldığını iddia eden Tan, ''Derin, uğursuz bir akıl, 'bu işi ne kadar geciktirirsem o kadar iyi' düşünmüş. Şu anda insanlar göç ettikleri yerlerde ana dillerini kullanamıyor. 15 senedir su tutulan barajlar var. Neden su gitmiyor gelsin bunu anlatsın'' diye konuştu.

Tan, GAP'ta, mevcut sulama kanallarının tamamlanabilmesi için yaklaşık 12 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Bölge illerinden olan bakanların yatırımların düzgün yapılabilmesi için bir fırsat olduğunu dile getiren Tan, ''Türkiye ilgili master kalkınma projesi var mıdır- Diyarbakır'ı, Mardin'i, Batman'ı nasıl planlıyorsunuz- Bir turizm şehri mi, sağlık şehri mi, eğitim merkezi mi olacak bu iller- Ne olacak- Gelin sökün Diyarbakır'daki tüm fabrikaları. Turizm, eğitim, tarım, hayvancılık, sağlık merkezi olsun. Uluslararası bir hava limanıyla ulaşım şehri olsun istiyoruz'' şeklinde konuştu.

**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
(18.22)