2010-11-11 - 11:25
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Gençlik ve
Spor Genel Müdürlüğü ile YURTKUR'un 2011 yılı bütçelerinin görüşülmesine
başlandı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Gençlik ve
Spor Genel Müdürlüğü ile YURTKUR'un 2011 yılı bütçelerinin görüşülmesine
başlandı.
Devlet Bakanı Faruk Özak yaptığı sunumda, Türkiye'nin
olimpiyat, Dünya ve Avrupa Futbol şampiyonaları haricinde bütün organizasyonları
gerçekleştirdiğini belirterek, ''Amacımız bunları yapabilmek'' dedi.
Özak, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesini sunarken, sporu halkın
ayrılmaz bir parçası haline getirmenin en önemli hedeflerinden biri olduğunu
kaydederek, ''Halkımızın daha fazla spor yapmasını mutlaka sağlamamız gerekiyor.
Amacımız bu'' diye konuştu.
Türkiye'nin çok büyük organizasyonlara ev sahipliği yaptığını belirten
Özak. ''Türkiye, olimpiyat, Dünya ve Avrupa Futbol şampiyonaları haricinde bütün
organizasyonları yaptı. Amacımız bunları yapabilmek'' dedi.
Özak, yürüttükleri projelerin en önemlisinin 2001 Üniversiad Kış Oyunları
olduğunu vurgulayarak, ''İnşallah Ocak sonunda buna başlayacağız. Artık Erzurum,
kış olimpiyatı yapılacak şehir haline geldi. Çok büyük yatırım yapıyoruz. Büyük
bir prestij organizasyonu olacak'' diye konuştu.
Diğer organizasyonlar hakkında da bilgi veren Özak, küçük ve orta ölçekli
300 spor tesisi projesinin tamamlanarak hizmete açılmasını hedeflediklerini
anlattı.
Özak, 2010 yılında en fazla kış sporlarına önem verdiklerini ifade
ederek, şöyle devam etti:
''Türkiye, 100'den fazla 3000 metreden yüksek dağ olmasına ve kar ile
ilgili sorun yaşanmamasına rağmen kayak merkezleri fakir bir ülke idi. Birçok
tesisi bitirdik, bazılarını yapıyoruz. Rize Ayder'de 2000'den fazla yatağımız
olmasına rağmen kışın burası boş. Burayı Türkiye'nin Davos'u yapabiliriz. Çok
iddialıyız. Bu konuda çalışıyoruz. Bu tesisler hem istihdam, hem sosyalleşme, hem
de turizme katkı getirecek.''
Özak, 20011 yılında 500 milyon TL'lik yatırım yapmayı düşündüklerini
kaydetti.
İddia oyunun devreye girmesiyle Türk sporuna önemli katkılar sağlandığını
belirten Özak, ''Bayi sayısını artırmak istiyoruz. Çünkü, 20 bin kişiye istihdam
sağladık. Oyun çeşitliliğini geliştirmek, illegal bahis ve ve kumarı engellemek
istiyoruz. Hasılatı artırarak çalışmalarımızı devam ettireceğiz'' dedi.
Özak, lisanslı sporcu sayının çok az olduğuna işaret ederek, ''Milli
Eğitim Bakanlığımız ile bir protokol yaptık. Artık 'ya eğitim, ya spor' yerine
'hem eğitim, hem spor'u şiar edindik. Okullarımızdaki ve takımlarımızdaki sporcu
sayısını artırmak istiyoruz. Mevcut beden eğitimi dersini kaldırarak daha çağdaş
bir dersi getireceğiz. Haftada belki de 5 saate çıkararak daha sağlıklı bir
anlayışla spor, sanatı ve kültürü çocuklarımızla tanıştırmak istiyoruz. Bu, hem
sporcu sayımızı artıracaktır, hem olimpiyatlarda ve uluslararası
organizasyonlardaki başarımızı artıracaktır'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Özak, Dünya Basketbol Şampiyonası'nı Türkiye'de
düzenlediklerini anımsatarak, organizasyon için yapılan tesislere değindi. Özak,
''Geçen hafta bir toplantı için İngiltere'ye gittim. FİBA Genel Sekreteri,
'tarihimizde yapılan en iyi organizasyon oldu' dedi. Ülke olarak bundan gurur
duyuyoruz. Basketbol Milli Takımımız da hepimizi gururlandırdı'' dedi.
Gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek diğer organizasyonlar hakkında da
bilgi veren Özak, 2010 yılı Ekim ayı itibarıyla dünya şampiyonalarında 32 altın,
46 gümüş, 74 bronz, Avrupa şampiyonalarında 85 altın, 91 gümüş olmak üzere
turnuvalarda toplam bin 382 adet madalya kazanıldığını söyledi.
Özak, 19 milyon 480 bin TL ödül verildiğini de söyledi.
Türkiye'de gençlik ve spor faaliyetlerine verilen önemin giderek
arttığını belirten Devlet Bakanı Özak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Her gittiğimiz yerde bizden spor tesisi istenmektedir. Bu bizi mutlu
etmektedir. Gençlerimizin spor yapması bizim en büyük arzumuzdur. Çünkü, spor
hastaneye daha az gitmek, sağlıklı bir toplum, güleryüz, hoşgörü demektir. Biz de
yatırım ödeneklerinin az olduğunu devamlı olarak Sayın Başbakanımıza ve
hükümetimize söylüyoruz. Öyle inanıyorum ki önümüzdeki dönemde düşündüğümüz
rakamları alabileceğiz. Özellikle yıllardır devam eden projeleri bir an evvel
bitirmeyi planlıyoruz. Yüzme havuzu olmayan illerin yüzme havuzlarını 2011 yılı
içinde bitirmeyi hedefliyoruz.''
Özak, YURTKUR bütçesini sunarken de 2002 yılında 45 TL olan aylık kredi
miktarının 2010 yılında 200 TL'ye yükseltildiğini anımsattı.
Katkı kredisi tahsilatlarında da gelişmeler kaydedildiğini belirten Özak,
1962 yılından 2002 yılına kadar 40 yılda 27 milyon 400 bin TL tahsilat
yapılırken, 2003 yılından bu yana 2 milyar 528 milyon TL tahsilat
gerçekleştirildiğini söyledi.
Takipteki kredi borçlarının yeniden yapılandırıldığını anlatan Özak, 2003
yılından bu yana 64 bin 333 kapasiteli 153 adet blok yurdun hizmete açıldığını
ifade etti. Özak, ''Yatırım programımızdaki projelerin bir an önce tamamlanmasına
azami gayret sarf edilmekte olup, bu projelerin tamamlanmasıyla 2013 yılı sonuna
kadar mevcut yurt kapasitemize yaklaşık 78 bin 900 kapasite daha ilave edilmiş
olacaktır'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Faruk Nafız Özak'ın sunumunun
ardından söz alan CHP'li Mustafa Özyürek, öncelikli olarak dün Diyanet İşleri
Başkanlığı bütçesi görüşülürken yaşananları gündeme getirdi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun görevden alınmasının
komisyondan gizlendiğini ifade eden Özyürek, ''Hükümet kanadı komisyona ilgi
göstermiyor. Uydurma kaydırma fişlerle çoğunluk sağlanmış gibi gözüküyor. 39 kişi
hacca gitmiş. Çoğunluk olmadan kanunların çıkarıldığı bir vaka. Allah kabul
etsin, kimsenin hacca gitmesine karşı değiliz. Buna bir çözüm bulalım. Ya hac
döneminde meclisi tatil edelim'' dedi.
AK Partili milletvekillerin ''CHP öneri getirsin'' ifadelerine karşılık
Özyürek, ''Zaten cuma gününü giderek tatil edeceğiz. Hac dönemini de tatil
ederiz. Dün burada Bardakoğlu ile ilgili konuşuldu. Kararnamesi hazırlanmış bir
konuyu böyle saklamanın bir anlamı yok. Kararname imzalandığına göre görevden
alınmış. Bardakoğlu, iyi yetişmiş bir din adamıydı. İslam dinine yönelik bazı
hurafelere karşı dik duran bir din adamıydı. Çok çeşitli hurafeler toplumda
egemen olmaya başladı. Dün burada Devlet Bakanı tarafından komisyonumuz açmaza
sokulmuş gibi oldu'' diye konuştu.
Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu'na (YURTKUR) bağlı yurtlardaki 250
bin yatak kapasitesinin yetersiz kaldığını dile getiren Özyürek, ''Kurumun
kapasitesi yeterli olmuyor. Bunu hızlı şekilde artıracak bir yolu bulmalıyız.
Bizim bütçelerimize göre bunu çözmek mümkün. Türkiye büyük yatırımlar yapıyor.
Daha fazla yurt yapabiliriz. Hala 30 kişilik odalarda öğrencilerin kalması yüz
karasıdır. Odalar, en fazla 4 kişilik olmalı'' dedi.
Özyürek, İddaa ve Spor Toto aracılığıyla umut ticareti yapıldığını öne
sürerek, ''Bu çok övünülecek, tercih edilecek bir durum değil. Tabii ki bir para
toplanıyor. Oynayanlar fakir çocuklarıdır. Sosyal adalet bozuluyor'' ifadelerini
kullandı.
Futbolda şiddetin önemli bir sorun olduğunu dile getiren Özyürek,
''Topluma yakışmayan manzaralara tanık oluyoruz. Bununla ilgili önleminiz var mı,
ek önlem alındı mı? Yurt dışında futbolda şike iddiaları oldu. Yargı süreci ne
durumda, tutuklananlar var mı'' diye sordu.
Özyürek ayrıca, öğrenim ve katkı kredisi nedeniyle daha önce af
çıkarılmasına karşın borcunu ödeyemeyen öğrencilerin bulunduğunu ve bunlarla
ilgili çalışmanın yürütülüp yürütülmediğini sordu.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata da yurt meselesinin kökten
çözülmesi gerektiğini söyledi.
''Ailelerin yurt endişesi ortadan kaldırılmalı'' diyen Kutluata,
''Üniversite açılıncaya kadar yurt da yapılır. Sakarya'da orta hasarlı binalar
sıkıntımız var. Binalar ortadan kaldırılamadı. Boyandı, badanalandı. Sakarya'da
öğrenciler bu hasarlı binalarda kalıyor. Deprem bölgelerinde öğrencilerin bu
hasarlı binalarda kalması önemli bir sorun'' diye konuştu.
Şampiyonaların Türkiye'de yapılmasının ülkeye katkı sağladığını belirten
Kutluata, ''Bunun esasen içerideki sporcuya katkısı önemli. Türkiye'de gençler
spor yapamıyor. Spora bütün olarak baktığımızda gelişememesinin birçok sebebi
var'' dedi ve ''Bunları ortadan kaldıracak çalışmanız var mı'' diye sordu.
AK Parti Van Milletvekili Kerem Altun da yurtlarda daha iyi imkanları
arzuladıklarını, ancak imkanlar dahilinde önemli çalışmalar yürütüldüğünü
anlattı.
Sporun günümüzde sosyal hayatın bir parçası olduğunu ifade eden Altun,
''Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün başarılı çalışması var. Yasal düzenlemelerle
başarılı sporculara sınav olmaksızın devlet memurluğu kadrosu ve devlet
sporculuğu unvanının verildiğini görüyoruz'' dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da hükümet politikasıyla bütün
illerde üniversite açıldığını söyledi. Yeni üniversitelerin yeni yurt ve ihtiyaç
oluşturduğunu dile getiren Kaplan, ''Bakanlığın bütçesinin eksik bırakıldığını,
ihmal edildiğini düşünüyorum. Bu hesaplamayla gidersek öğrencilere verilen 200
lira açlık sınırının altındadır. Bunun üzerinden tartışma yaparsak vay halimize.
Devlet borç veriyor, bu bir hibe değil'' diye konuştu.
Ayrıca Kaplan, Kütahya'da bir üniversite öğrencisinin öldürülmesinin de
iyi bir biçimde irdelenmesi gerektiğini söyledi.
Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Yardımcısı Recai Berber de yurt gibi
binaların 2 yıl gibi kısa sürede bitirileceği projelerin hayata geçirilmesi
gerektiğini ifade etti. Berber ayrıca, spor tesislerinin sürekli kullanılması
gerektiğini dile getirdi.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da birçok kulübün temlik
nedeniyle geleceğinin ipotek altına alındığını ve bunun kaldırılması gerektiğini
söyledi. Kulüplerin geleceğinin karartıldığını ifade eden Aslanoğlu, ''Kulüpler
at gibi koşturuluyor, yarış kazandırılıyor. İddaa gelirlerinden vere vere yüzde
7.5'i veriliyor. Federasyona pay veriliyor. Süper Lig takımlarının sorunu yok.
Bank Asya Birinci Lig ile Spor Toto 2. ve 3. Lig takımları perişan. 3. Lig takımı
alsa alsa yılda en fazla 300 bin lira alabiliyor. Kulüpler kimseye yük olmasın.
Kulüplerin payı artırılmalı. Amatör sporculara malzeme yönünden daha fazla
yardımcı olmalıyız'' diye konuştu.
Ayrıca üniversite öğrencilerini verilen bursların tek elden verilmesi
gerektiğini ifade eden Aslanoğlu, ''Burslar tek elden verilsin. Belediyeler
bursları Kredi ve Yurtlar Kurumuna aktarsın. Hangi belediye olursa olsun. Herkes
kendi yandaşına veriyordu. Biz Türkiye'de bütün öğrencilere burs verilmesinden
gurur duyarız. Biz Kredi ve Yurtlar Kurumunun adaletine inanıyoruz. Her türlü
desteği vermeye hazırız'' dedi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da belediyelerin amatör branşlara
destek vermesi gerektiğini belirterek, ''Ankaragücü, Melih Gökçek'in oğlunun hobi
alanı. Bunlar hem futbola hem spora zarar veriyor. Sanırım rant kaynağı haline
gelmiş. Kesinlikle belediyeler sadece ve sadece amatör branşlara, altyapı,
malzeme ve teknik destek veren birimler olmalı. Zaten şehirdeki diğer takımlarla
haksız bir rekabet de doğuyor'' diye konuştu.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) ile YURTKUR bütçelerinin
görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun öğleden sonraki oturumunda CHP İzmir
Milletvekili Harun Öztürk, GSGM'nin bütçesinde yüzde 16.1'lik YURTKUR'da ise
yüzde 22.6'lık bir artış öngörüldüğünü belirterek, ''Genel bütçe artışının
üzerinde bir kaynak tahsis edildiğini görüyoruz. Gerçek ödenek bütçeniz neyse
onun talep etmeniz gerekiyor'' dedi.
AK Parti Konya Milletvekili Hasan Angı da GSGM'nin amatör sporlarla
ilgili çalışmasını yeterli bulmadığını dile getirerek, şöyle konuştu:
''Türkiye'de spor faaliyetleri yabancı sporcularla yürütülüyor. Sporcu
altyapısı oluşturulmalı. Yerel imkanlar yetmiyor. Spor tesislerine yönelik
imkanları yetmiyor. Kaynaklar biraz daha kendi sporcumuzu yetiştirecek şekilde
harcanmalı. Çok pahalı pazarlardan sporcu getiriyoruz. Bunun kime yararı var.
Kendi sporcularımızı yetiştirmeliyiz.''
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ise üniversite mezunu gençlerin
işsiz kaldığını ve kız çocuklarının büyük bir kısmının okuyamadığını söyledi.
Okuyan gençliğin gelecekten umutsuz olduğunu, engelli gençliğin ise sıkıntı
yaşadığını kaydeden Kalaycı, ''Gençlerin kafası karıştırılarak bir kimlik
bunalımı oluşturulmak isteniyor. Gençliğin gelecekle bağlantısı kesilmek
isteniyor. Gençler, siyasetçiye, bürokrasiye, hukukçuya güvenini yitirmektedir.
En kolay yoldan nasıl kazanırım diye hareket eder duruma gelmektedir. Yoksulluk,
umutsuzluk ve çaresizlik gençliğin kaderi olmamalıdır'' dedi.
Her şeyin devletten beklendiği spor organizasyonunun düşünülemeyeceğini
ifade eden Kalaycı, özerkleşmenin gerçek anlamda yapılamadığını savundu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu da bu dönemde yüzlerce
tesis yapıldığını söyledi.
Baştopçu, ''Özellikle Erzurum Kış Oyunları nedeniyle doğuda çok sayıda
tesis inşa ediliyor. Muhakkak eksiklerimiz vardır. Bunların hassas bir şekilde
takip edildiğini biliyorum'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Bülent Baratalı yaptığı konuşmada üniversite
kontenjanlarının artırılmasının yurt ihtiyacına da yansıdığını kaydetti.
AK Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi de yurt yapımında yeni finans
sistemiyle eldeki 10 lirayla 100 liralık iş yapılabileceğini söyledi.
Tesis yapılması durumunda sporcu ve seyirci sayısının artacağını belirten
Yemişçi, ''Tesislerin olması başarıyı getiriyor. Türkiye'nin uluslararası
müsabakalarda elde ettiği başarılar nerede olduğumuzu gösterir. Türkiye
yatırımlara önemli ölçüde hız verdi. Önemli olan artık tesislerin içini
sporcularla doldurup çalıştırmak. Spor için yapılanlar yetmez ama rüyalarda görüp
de inanılmayacak şeyler olduğunu görüyorum'' diye konuştu.
CHP Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay ise gençlik kamplarının yanında
özürlüler için yaz kampı kurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca, özerkliğin
yanlış kullanıldığını belirten Atay, şunları kaydetti:
''Federasyona adaylık için 25 bin lira para isteniliyor. Özerklik,
istediğini istediği gibi yapmak değil. Futbol Federasyonunun denetlenmesinden
yananıyım. UEFA, FIFA kriterler koymuş olabilir. Denetlenmemek olur mu? Orada
görev yapan arkadaşlarımız düzgün insanlar ama devlet olarak denetlememiz
gerektiğine inanıyorum. FIFA buna karşı ama bir çözüm bulmalıyız.''
AK Parti Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı ise Bursa'nın uluslararası
bir organizasyona evsahipliği yapabileceği bir salonun bulanmadığını kaydetti. 16
yıl önce temeli atılan salonun hala su basmanı seviyesinde bulunduğunu ifade eden
Kızılcıklı, ''Anadolu takımları ilk üçü paylaşmış durumda. İnşallah bu sene de
şampiyonluk Anadolu'da kalır. Anadolu takımlarının kendilerine gelmeleri
açasından bu önemli. Bursaspor'un stat projesi var. Artık bunun fiiliyata geçmesi
gerektiğini düşünüyorum. Bursa'da spor yatırımlarında eksiklikler var.''
AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak da dünyanın en eski yağlı güreş
müsabakalarının yapıldığı kentte güreş eğitim merkezi yapıldığını anımsatarak
ilçelere yönelik tesisleşme çalışmalarının sürdürüldüğünü söyledi.
AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay ise Kütahya'nın sakin bir
kent olmasına karşın üniversitede üzücü olayın yaşanmasının kendilerini ''şok
ettiğini'' söyledi. Bunun provokasyon olup olmadığının araştırılması gerektiğini
belirten Kinay, ''Tahrik etmek isteyenler için Kütahya uygun bir kent değildir.
Üniversite gençliği gruplaşmalara götürülmek isteniyor'' dedi.
Yurtlardaki fiziki koşulların yetersiz olduğunu belirten Kinay, ''Siyasi
üslup ne kadar uç noktalara giderse, bundan en çok gençler etkilenir.
Üniversitede yaşanan olayı kınayan bir deklarasyon yayınlanmalı. Çünkü karşıt
gruplar arasında çıkan bir olay gibi tanıtıldı'' diye konuştu.
Kulüplerin kamuya olan borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini
ifade eden Kinay, kulüp bütçelerinin sağlam bir yapıya kavuşturulmasını istedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da üniversiteler inşa edilirken
yerleşke içinde yurtlarında düşünülmesi gerektiğini dile getirdi.
Üniversitelerde hakemlik bölümlerinin açılmasını isteyen Günay,
''Öğretmenlik, spor yöneticiliği bölümü var. Hakemlik bölümlerinin de açılması
gerektiğini düşünüyorum'' dedi.
Devlet Bakanı Faruk Özak, Dünya Basketbol
Şampiyonası'nda ikinci olan (A) Milli Basketbol Takımına verilen 28 milyon
liralık ödülün örtülü ödenekten değil, Spor Toto'dan elde edilen gelirden
karşılandığını bildirdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile
YURTKUR'un bütçeleri kabul edildi.
Bütçe görüşmelerinde, milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Özak,
kendisinin ''Spordan Sorumlu Devlet Bakanı'' olarak tanıtılmasına karşı olduğunu
söyledi. ''Gençlik ve Spor Bakanı'' olarak tanıtılmanın kendini daha mutlu
ettiğini belirten Özak, ''Çünkü yalnız spor değil, onun dışında gençlikle ilgili
sorunlarımız da var'' dedi. Özak, yalnızca ''Spor Bakanlığı'' denilince akla
''Futbol Bakanlığı'' geldiğine, bu nedenle bu tanımlamanın doğru olmadığına
işaret etti.
Türkiye'de genç nüfus çok olmasına rağmen, nüfusa orantılı sporcu
bulunmadığını belirten Özak, bu sorunu aşmaya çalıştıklarını ifade etti. Bu
kapsamda yeni spor tesisleri kurulmasına önem verdiklerini anlatan Özak,
özellikle kayak tesislerinin sayısının artırmak istediklerini, kayak yapmaya
elverişli her ile bir tesis yapmayı planladıklarını bildirdi. ''Nüfusu 73 milyon
olan Türkiye'de atlama kulelerinden atlayabilen yalnızca 5 çocuğumuz var'' diyen
Özak, bu nedenle amatör spora büyük önem verdiğini, kendisinden spor tesisi talep
edildiğinde mutlu olduğunu kaydetti. Özak, Türkiye'de her ile yüzme havuzu
yapmayı hedeflediklerini, hatta yüzmenin okullarda ders olarak verilmesini bile
arzu ettiklerini dile getirdi.
Türkiye'de sporun ve sporcunun sevildiğini ancak spor yapmanın
sevilmediğini ifade eden Özak, ''Çok hastane yaptık diye övünüyoruz ama çok hasta
olduğu için çok hastane var. Spor bu hastalıkların da önüne geçer'' dedi.
Bakan Özak, milletvekillerinin, öğrencilerin yaşadıkları yurt sıkıntısı
ile ilgili sorularını da yanıtladı. Özak, özellikle yeni açılan üniversitelerin
bulunduğu yerlerde öncelikli olarak yurt yapılması gerektiğine işaret etti. Özak,
bu konuda özel sektörün de desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ikinci olan (A) Milli Basketbol Takımına
verilen 28 milyon liralık para ödülü ile ilgili soru üzerine Özak, bu paranın
direkt olarak oyunculara değil tüm kadroya dağıtıldığını söyledi. Özak, ödülün
önemli bir miktar olduğunu ancak takımın elde ettiği derecenin de Türkiye için
öneminin düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Özak ayrıca söz konusu ödülün, örtülü ödenekten verilmediğini, Spor
Toto'dan elde edilen gelirden karşılandığını bildirdi.
Özak'ın soruları yanıtlamasının ardından Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
ile YURTKUR'un bütçeleri kabul edildi.
*** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ***
(11.25)
Spor Genel Müdürlüğü ile YURTKUR'un 2011 yılı bütçelerinin görüşülmesine
başlandı.
Devlet Bakanı Faruk Özak yaptığı sunumda, Türkiye'nin
olimpiyat, Dünya ve Avrupa Futbol şampiyonaları haricinde bütün organizasyonları
gerçekleştirdiğini belirterek, ''Amacımız bunları yapabilmek'' dedi.
Özak, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesini sunarken, sporu halkın
ayrılmaz bir parçası haline getirmenin en önemli hedeflerinden biri olduğunu
kaydederek, ''Halkımızın daha fazla spor yapmasını mutlaka sağlamamız gerekiyor.
Amacımız bu'' diye konuştu.
Türkiye'nin çok büyük organizasyonlara ev sahipliği yaptığını belirten
Özak. ''Türkiye, olimpiyat, Dünya ve Avrupa Futbol şampiyonaları haricinde bütün
organizasyonları yaptı. Amacımız bunları yapabilmek'' dedi.
Özak, yürüttükleri projelerin en önemlisinin 2001 Üniversiad Kış Oyunları
olduğunu vurgulayarak, ''İnşallah Ocak sonunda buna başlayacağız. Artık Erzurum,
kış olimpiyatı yapılacak şehir haline geldi. Çok büyük yatırım yapıyoruz. Büyük
bir prestij organizasyonu olacak'' diye konuştu.
Diğer organizasyonlar hakkında da bilgi veren Özak, küçük ve orta ölçekli
300 spor tesisi projesinin tamamlanarak hizmete açılmasını hedeflediklerini
anlattı.
Özak, 2010 yılında en fazla kış sporlarına önem verdiklerini ifade
ederek, şöyle devam etti:
''Türkiye, 100'den fazla 3000 metreden yüksek dağ olmasına ve kar ile
ilgili sorun yaşanmamasına rağmen kayak merkezleri fakir bir ülke idi. Birçok
tesisi bitirdik, bazılarını yapıyoruz. Rize Ayder'de 2000'den fazla yatağımız
olmasına rağmen kışın burası boş. Burayı Türkiye'nin Davos'u yapabiliriz. Çok
iddialıyız. Bu konuda çalışıyoruz. Bu tesisler hem istihdam, hem sosyalleşme, hem
de turizme katkı getirecek.''
Özak, 20011 yılında 500 milyon TL'lik yatırım yapmayı düşündüklerini
kaydetti.
İddia oyunun devreye girmesiyle Türk sporuna önemli katkılar sağlandığını
belirten Özak, ''Bayi sayısını artırmak istiyoruz. Çünkü, 20 bin kişiye istihdam
sağladık. Oyun çeşitliliğini geliştirmek, illegal bahis ve ve kumarı engellemek
istiyoruz. Hasılatı artırarak çalışmalarımızı devam ettireceğiz'' dedi.
Özak, lisanslı sporcu sayının çok az olduğuna işaret ederek, ''Milli
Eğitim Bakanlığımız ile bir protokol yaptık. Artık 'ya eğitim, ya spor' yerine
'hem eğitim, hem spor'u şiar edindik. Okullarımızdaki ve takımlarımızdaki sporcu
sayısını artırmak istiyoruz. Mevcut beden eğitimi dersini kaldırarak daha çağdaş
bir dersi getireceğiz. Haftada belki de 5 saate çıkararak daha sağlıklı bir
anlayışla spor, sanatı ve kültürü çocuklarımızla tanıştırmak istiyoruz. Bu, hem
sporcu sayımızı artıracaktır, hem olimpiyatlarda ve uluslararası
organizasyonlardaki başarımızı artıracaktır'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Özak, Dünya Basketbol Şampiyonası'nı Türkiye'de
düzenlediklerini anımsatarak, organizasyon için yapılan tesislere değindi. Özak,
''Geçen hafta bir toplantı için İngiltere'ye gittim. FİBA Genel Sekreteri,
'tarihimizde yapılan en iyi organizasyon oldu' dedi. Ülke olarak bundan gurur
duyuyoruz. Basketbol Milli Takımımız da hepimizi gururlandırdı'' dedi.
Gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek diğer organizasyonlar hakkında da
bilgi veren Özak, 2010 yılı Ekim ayı itibarıyla dünya şampiyonalarında 32 altın,
46 gümüş, 74 bronz, Avrupa şampiyonalarında 85 altın, 91 gümüş olmak üzere
turnuvalarda toplam bin 382 adet madalya kazanıldığını söyledi.
Özak, 19 milyon 480 bin TL ödül verildiğini de söyledi.
Türkiye'de gençlik ve spor faaliyetlerine verilen önemin giderek
arttığını belirten Devlet Bakanı Özak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Her gittiğimiz yerde bizden spor tesisi istenmektedir. Bu bizi mutlu
etmektedir. Gençlerimizin spor yapması bizim en büyük arzumuzdur. Çünkü, spor
hastaneye daha az gitmek, sağlıklı bir toplum, güleryüz, hoşgörü demektir. Biz de
yatırım ödeneklerinin az olduğunu devamlı olarak Sayın Başbakanımıza ve
hükümetimize söylüyoruz. Öyle inanıyorum ki önümüzdeki dönemde düşündüğümüz
rakamları alabileceğiz. Özellikle yıllardır devam eden projeleri bir an evvel
bitirmeyi planlıyoruz. Yüzme havuzu olmayan illerin yüzme havuzlarını 2011 yılı
içinde bitirmeyi hedefliyoruz.''
Özak, YURTKUR bütçesini sunarken de 2002 yılında 45 TL olan aylık kredi
miktarının 2010 yılında 200 TL'ye yükseltildiğini anımsattı.
Katkı kredisi tahsilatlarında da gelişmeler kaydedildiğini belirten Özak,
1962 yılından 2002 yılına kadar 40 yılda 27 milyon 400 bin TL tahsilat
yapılırken, 2003 yılından bu yana 2 milyar 528 milyon TL tahsilat
gerçekleştirildiğini söyledi.
Takipteki kredi borçlarının yeniden yapılandırıldığını anlatan Özak, 2003
yılından bu yana 64 bin 333 kapasiteli 153 adet blok yurdun hizmete açıldığını
ifade etti. Özak, ''Yatırım programımızdaki projelerin bir an önce tamamlanmasına
azami gayret sarf edilmekte olup, bu projelerin tamamlanmasıyla 2013 yılı sonuna
kadar mevcut yurt kapasitemize yaklaşık 78 bin 900 kapasite daha ilave edilmiş
olacaktır'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Faruk Nafız Özak'ın sunumunun
ardından söz alan CHP'li Mustafa Özyürek, öncelikli olarak dün Diyanet İşleri
Başkanlığı bütçesi görüşülürken yaşananları gündeme getirdi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun görevden alınmasının
komisyondan gizlendiğini ifade eden Özyürek, ''Hükümet kanadı komisyona ilgi
göstermiyor. Uydurma kaydırma fişlerle çoğunluk sağlanmış gibi gözüküyor. 39 kişi
hacca gitmiş. Çoğunluk olmadan kanunların çıkarıldığı bir vaka. Allah kabul
etsin, kimsenin hacca gitmesine karşı değiliz. Buna bir çözüm bulalım. Ya hac
döneminde meclisi tatil edelim'' dedi.
AK Partili milletvekillerin ''CHP öneri getirsin'' ifadelerine karşılık
Özyürek, ''Zaten cuma gününü giderek tatil edeceğiz. Hac dönemini de tatil
ederiz. Dün burada Bardakoğlu ile ilgili konuşuldu. Kararnamesi hazırlanmış bir
konuyu böyle saklamanın bir anlamı yok. Kararname imzalandığına göre görevden
alınmış. Bardakoğlu, iyi yetişmiş bir din adamıydı. İslam dinine yönelik bazı
hurafelere karşı dik duran bir din adamıydı. Çok çeşitli hurafeler toplumda
egemen olmaya başladı. Dün burada Devlet Bakanı tarafından komisyonumuz açmaza
sokulmuş gibi oldu'' diye konuştu.
Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu'na (YURTKUR) bağlı yurtlardaki 250
bin yatak kapasitesinin yetersiz kaldığını dile getiren Özyürek, ''Kurumun
kapasitesi yeterli olmuyor. Bunu hızlı şekilde artıracak bir yolu bulmalıyız.
Bizim bütçelerimize göre bunu çözmek mümkün. Türkiye büyük yatırımlar yapıyor.
Daha fazla yurt yapabiliriz. Hala 30 kişilik odalarda öğrencilerin kalması yüz
karasıdır. Odalar, en fazla 4 kişilik olmalı'' dedi.
Özyürek, İddaa ve Spor Toto aracılığıyla umut ticareti yapıldığını öne
sürerek, ''Bu çok övünülecek, tercih edilecek bir durum değil. Tabii ki bir para
toplanıyor. Oynayanlar fakir çocuklarıdır. Sosyal adalet bozuluyor'' ifadelerini
kullandı.
Futbolda şiddetin önemli bir sorun olduğunu dile getiren Özyürek,
''Topluma yakışmayan manzaralara tanık oluyoruz. Bununla ilgili önleminiz var mı,
ek önlem alındı mı? Yurt dışında futbolda şike iddiaları oldu. Yargı süreci ne
durumda, tutuklananlar var mı'' diye sordu.
Özyürek ayrıca, öğrenim ve katkı kredisi nedeniyle daha önce af
çıkarılmasına karşın borcunu ödeyemeyen öğrencilerin bulunduğunu ve bunlarla
ilgili çalışmanın yürütülüp yürütülmediğini sordu.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata da yurt meselesinin kökten
çözülmesi gerektiğini söyledi.
''Ailelerin yurt endişesi ortadan kaldırılmalı'' diyen Kutluata,
''Üniversite açılıncaya kadar yurt da yapılır. Sakarya'da orta hasarlı binalar
sıkıntımız var. Binalar ortadan kaldırılamadı. Boyandı, badanalandı. Sakarya'da
öğrenciler bu hasarlı binalarda kalıyor. Deprem bölgelerinde öğrencilerin bu
hasarlı binalarda kalması önemli bir sorun'' diye konuştu.
Şampiyonaların Türkiye'de yapılmasının ülkeye katkı sağladığını belirten
Kutluata, ''Bunun esasen içerideki sporcuya katkısı önemli. Türkiye'de gençler
spor yapamıyor. Spora bütün olarak baktığımızda gelişememesinin birçok sebebi
var'' dedi ve ''Bunları ortadan kaldıracak çalışmanız var mı'' diye sordu.
AK Parti Van Milletvekili Kerem Altun da yurtlarda daha iyi imkanları
arzuladıklarını, ancak imkanlar dahilinde önemli çalışmalar yürütüldüğünü
anlattı.
Sporun günümüzde sosyal hayatın bir parçası olduğunu ifade eden Altun,
''Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün başarılı çalışması var. Yasal düzenlemelerle
başarılı sporculara sınav olmaksızın devlet memurluğu kadrosu ve devlet
sporculuğu unvanının verildiğini görüyoruz'' dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da hükümet politikasıyla bütün
illerde üniversite açıldığını söyledi. Yeni üniversitelerin yeni yurt ve ihtiyaç
oluşturduğunu dile getiren Kaplan, ''Bakanlığın bütçesinin eksik bırakıldığını,
ihmal edildiğini düşünüyorum. Bu hesaplamayla gidersek öğrencilere verilen 200
lira açlık sınırının altındadır. Bunun üzerinden tartışma yaparsak vay halimize.
Devlet borç veriyor, bu bir hibe değil'' diye konuştu.
Ayrıca Kaplan, Kütahya'da bir üniversite öğrencisinin öldürülmesinin de
iyi bir biçimde irdelenmesi gerektiğini söyledi.
Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Yardımcısı Recai Berber de yurt gibi
binaların 2 yıl gibi kısa sürede bitirileceği projelerin hayata geçirilmesi
gerektiğini ifade etti. Berber ayrıca, spor tesislerinin sürekli kullanılması
gerektiğini dile getirdi.
CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da birçok kulübün temlik
nedeniyle geleceğinin ipotek altına alındığını ve bunun kaldırılması gerektiğini
söyledi. Kulüplerin geleceğinin karartıldığını ifade eden Aslanoğlu, ''Kulüpler
at gibi koşturuluyor, yarış kazandırılıyor. İddaa gelirlerinden vere vere yüzde
7.5'i veriliyor. Federasyona pay veriliyor. Süper Lig takımlarının sorunu yok.
Bank Asya Birinci Lig ile Spor Toto 2. ve 3. Lig takımları perişan. 3. Lig takımı
alsa alsa yılda en fazla 300 bin lira alabiliyor. Kulüpler kimseye yük olmasın.
Kulüplerin payı artırılmalı. Amatör sporculara malzeme yönünden daha fazla
yardımcı olmalıyız'' diye konuştu.
Ayrıca üniversite öğrencilerini verilen bursların tek elden verilmesi
gerektiğini ifade eden Aslanoğlu, ''Burslar tek elden verilsin. Belediyeler
bursları Kredi ve Yurtlar Kurumuna aktarsın. Hangi belediye olursa olsun. Herkes
kendi yandaşına veriyordu. Biz Türkiye'de bütün öğrencilere burs verilmesinden
gurur duyarız. Biz Kredi ve Yurtlar Kurumunun adaletine inanıyoruz. Her türlü
desteği vermeye hazırız'' dedi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da belediyelerin amatör branşlara
destek vermesi gerektiğini belirterek, ''Ankaragücü, Melih Gökçek'in oğlunun hobi
alanı. Bunlar hem futbola hem spora zarar veriyor. Sanırım rant kaynağı haline
gelmiş. Kesinlikle belediyeler sadece ve sadece amatör branşlara, altyapı,
malzeme ve teknik destek veren birimler olmalı. Zaten şehirdeki diğer takımlarla
haksız bir rekabet de doğuyor'' diye konuştu.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) ile YURTKUR bütçelerinin
görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun öğleden sonraki oturumunda CHP İzmir
Milletvekili Harun Öztürk, GSGM'nin bütçesinde yüzde 16.1'lik YURTKUR'da ise
yüzde 22.6'lık bir artış öngörüldüğünü belirterek, ''Genel bütçe artışının
üzerinde bir kaynak tahsis edildiğini görüyoruz. Gerçek ödenek bütçeniz neyse
onun talep etmeniz gerekiyor'' dedi.
AK Parti Konya Milletvekili Hasan Angı da GSGM'nin amatör sporlarla
ilgili çalışmasını yeterli bulmadığını dile getirerek, şöyle konuştu:
''Türkiye'de spor faaliyetleri yabancı sporcularla yürütülüyor. Sporcu
altyapısı oluşturulmalı. Yerel imkanlar yetmiyor. Spor tesislerine yönelik
imkanları yetmiyor. Kaynaklar biraz daha kendi sporcumuzu yetiştirecek şekilde
harcanmalı. Çok pahalı pazarlardan sporcu getiriyoruz. Bunun kime yararı var.
Kendi sporcularımızı yetiştirmeliyiz.''
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ise üniversite mezunu gençlerin
işsiz kaldığını ve kız çocuklarının büyük bir kısmının okuyamadığını söyledi.
Okuyan gençliğin gelecekten umutsuz olduğunu, engelli gençliğin ise sıkıntı
yaşadığını kaydeden Kalaycı, ''Gençlerin kafası karıştırılarak bir kimlik
bunalımı oluşturulmak isteniyor. Gençliğin gelecekle bağlantısı kesilmek
isteniyor. Gençler, siyasetçiye, bürokrasiye, hukukçuya güvenini yitirmektedir.
En kolay yoldan nasıl kazanırım diye hareket eder duruma gelmektedir. Yoksulluk,
umutsuzluk ve çaresizlik gençliğin kaderi olmamalıdır'' dedi.
Her şeyin devletten beklendiği spor organizasyonunun düşünülemeyeceğini
ifade eden Kalaycı, özerkleşmenin gerçek anlamda yapılamadığını savundu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu da bu dönemde yüzlerce
tesis yapıldığını söyledi.
Baştopçu, ''Özellikle Erzurum Kış Oyunları nedeniyle doğuda çok sayıda
tesis inşa ediliyor. Muhakkak eksiklerimiz vardır. Bunların hassas bir şekilde
takip edildiğini biliyorum'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Bülent Baratalı yaptığı konuşmada üniversite
kontenjanlarının artırılmasının yurt ihtiyacına da yansıdığını kaydetti.
AK Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi de yurt yapımında yeni finans
sistemiyle eldeki 10 lirayla 100 liralık iş yapılabileceğini söyledi.
Tesis yapılması durumunda sporcu ve seyirci sayısının artacağını belirten
Yemişçi, ''Tesislerin olması başarıyı getiriyor. Türkiye'nin uluslararası
müsabakalarda elde ettiği başarılar nerede olduğumuzu gösterir. Türkiye
yatırımlara önemli ölçüde hız verdi. Önemli olan artık tesislerin içini
sporcularla doldurup çalıştırmak. Spor için yapılanlar yetmez ama rüyalarda görüp
de inanılmayacak şeyler olduğunu görüyorum'' diye konuştu.
CHP Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay ise gençlik kamplarının yanında
özürlüler için yaz kampı kurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca, özerkliğin
yanlış kullanıldığını belirten Atay, şunları kaydetti:
''Federasyona adaylık için 25 bin lira para isteniliyor. Özerklik,
istediğini istediği gibi yapmak değil. Futbol Federasyonunun denetlenmesinden
yananıyım. UEFA, FIFA kriterler koymuş olabilir. Denetlenmemek olur mu? Orada
görev yapan arkadaşlarımız düzgün insanlar ama devlet olarak denetlememiz
gerektiğine inanıyorum. FIFA buna karşı ama bir çözüm bulmalıyız.''
AK Parti Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı ise Bursa'nın uluslararası
bir organizasyona evsahipliği yapabileceği bir salonun bulanmadığını kaydetti. 16
yıl önce temeli atılan salonun hala su basmanı seviyesinde bulunduğunu ifade eden
Kızılcıklı, ''Anadolu takımları ilk üçü paylaşmış durumda. İnşallah bu sene de
şampiyonluk Anadolu'da kalır. Anadolu takımlarının kendilerine gelmeleri
açasından bu önemli. Bursaspor'un stat projesi var. Artık bunun fiiliyata geçmesi
gerektiğini düşünüyorum. Bursa'da spor yatırımlarında eksiklikler var.''
AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak da dünyanın en eski yağlı güreş
müsabakalarının yapıldığı kentte güreş eğitim merkezi yapıldığını anımsatarak
ilçelere yönelik tesisleşme çalışmalarının sürdürüldüğünü söyledi.
AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay ise Kütahya'nın sakin bir
kent olmasına karşın üniversitede üzücü olayın yaşanmasının kendilerini ''şok
ettiğini'' söyledi. Bunun provokasyon olup olmadığının araştırılması gerektiğini
belirten Kinay, ''Tahrik etmek isteyenler için Kütahya uygun bir kent değildir.
Üniversite gençliği gruplaşmalara götürülmek isteniyor'' dedi.
Yurtlardaki fiziki koşulların yetersiz olduğunu belirten Kinay, ''Siyasi
üslup ne kadar uç noktalara giderse, bundan en çok gençler etkilenir.
Üniversitede yaşanan olayı kınayan bir deklarasyon yayınlanmalı. Çünkü karşıt
gruplar arasında çıkan bir olay gibi tanıtıldı'' diye konuştu.
Kulüplerin kamuya olan borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini
ifade eden Kinay, kulüp bütçelerinin sağlam bir yapıya kavuşturulmasını istedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da üniversiteler inşa edilirken
yerleşke içinde yurtlarında düşünülmesi gerektiğini dile getirdi.
Üniversitelerde hakemlik bölümlerinin açılmasını isteyen Günay,
''Öğretmenlik, spor yöneticiliği bölümü var. Hakemlik bölümlerinin de açılması
gerektiğini düşünüyorum'' dedi.
Devlet Bakanı Faruk Özak, Dünya Basketbol
Şampiyonası'nda ikinci olan (A) Milli Basketbol Takımına verilen 28 milyon
liralık ödülün örtülü ödenekten değil, Spor Toto'dan elde edilen gelirden
karşılandığını bildirdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile
YURTKUR'un bütçeleri kabul edildi.
Bütçe görüşmelerinde, milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Özak,
kendisinin ''Spordan Sorumlu Devlet Bakanı'' olarak tanıtılmasına karşı olduğunu
söyledi. ''Gençlik ve Spor Bakanı'' olarak tanıtılmanın kendini daha mutlu
ettiğini belirten Özak, ''Çünkü yalnız spor değil, onun dışında gençlikle ilgili
sorunlarımız da var'' dedi. Özak, yalnızca ''Spor Bakanlığı'' denilince akla
''Futbol Bakanlığı'' geldiğine, bu nedenle bu tanımlamanın doğru olmadığına
işaret etti.
Türkiye'de genç nüfus çok olmasına rağmen, nüfusa orantılı sporcu
bulunmadığını belirten Özak, bu sorunu aşmaya çalıştıklarını ifade etti. Bu
kapsamda yeni spor tesisleri kurulmasına önem verdiklerini anlatan Özak,
özellikle kayak tesislerinin sayısının artırmak istediklerini, kayak yapmaya
elverişli her ile bir tesis yapmayı planladıklarını bildirdi. ''Nüfusu 73 milyon
olan Türkiye'de atlama kulelerinden atlayabilen yalnızca 5 çocuğumuz var'' diyen
Özak, bu nedenle amatör spora büyük önem verdiğini, kendisinden spor tesisi talep
edildiğinde mutlu olduğunu kaydetti. Özak, Türkiye'de her ile yüzme havuzu
yapmayı hedeflediklerini, hatta yüzmenin okullarda ders olarak verilmesini bile
arzu ettiklerini dile getirdi.
Türkiye'de sporun ve sporcunun sevildiğini ancak spor yapmanın
sevilmediğini ifade eden Özak, ''Çok hastane yaptık diye övünüyoruz ama çok hasta
olduğu için çok hastane var. Spor bu hastalıkların da önüne geçer'' dedi.
Bakan Özak, milletvekillerinin, öğrencilerin yaşadıkları yurt sıkıntısı
ile ilgili sorularını da yanıtladı. Özak, özellikle yeni açılan üniversitelerin
bulunduğu yerlerde öncelikli olarak yurt yapılması gerektiğine işaret etti. Özak,
bu konuda özel sektörün de desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ikinci olan (A) Milli Basketbol Takımına
verilen 28 milyon liralık para ödülü ile ilgili soru üzerine Özak, bu paranın
direkt olarak oyunculara değil tüm kadroya dağıtıldığını söyledi. Özak, ödülün
önemli bir miktar olduğunu ancak takımın elde ettiği derecenin de Türkiye için
öneminin düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Özak ayrıca söz konusu ödülün, örtülü ödenekten verilmediğini, Spor
Toto'dan elde edilen gelirden karşılandığını bildirdi.
Özak'ın soruları yanıtlamasının ardından Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
ile YURTKUR'un bütçeleri kabul edildi.
*** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ***
(11.25)
