2012-02-15 - 14:40
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, yasama zincirinin ''emir ve komuta tahakkümü altına girdiğini'' iddia etti.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
MHP Denizli Milletvekili Ayhan, ''yasama sorunlarıyla'' ilgili yaptığı gündemdışı konuşmada, İçtüzük değişikliği teklifiyle ilgili görüşmelerde Genel Kurulda olanların millete yakışmadığını ifade etti.
MİT Kanununda değişiklik yapan teklifin zamanlamasının ''akla ziyan'' olduğunu söyleyen Ayhan, ''Milletvekili dokunulmazlıkları için 'memurların da var, hepsi kalksın' diyordunuz. Şimdi Başbakan'ı kurtarmak için memura dokunulmazlık getirmeye çalışıyorsunuz'' diye konuştu.
Ayhan, bu dönemde yasama zincirinin ''emir ve komuta tahakkümü altına girdiğini'' öne sürerek, ''Bunun sonu da sivil diktadır'' dedi.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, şeker fabrikalarının haraç mezat satılmaya çalışarak yok edilmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Yılmaz, Uşak Şeker Fabrikasının 2011'de 1,5 milyar TL kar ettiğini belirterek, ''Şeker fabrikalarının zarar ettiği iddiası koca bir yalandır'' diye konuştu.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün de Gümüşhane'nin düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıldönümü dolayısıyla gündemdışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulunda, BDP ve CHP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
BDP, Adli Tıp Kurumu ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin öneriyi Genel Kurula getirdi.
Önerinin lehinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, seçimlerin üzerinden 8 ay geçtiğini ama hala araştırma komisyonu kurulmadığını söyledi.
Gazetelerde Adli Tıpta yaşanan skandallarla ilgili haberlerin yer aldığını iddia eden Tanrıkulu, ''En son örneği, Metin Lokumcu'ya ilişkin rapor. Adli Tıp raporunda Metin Lokumcu'nun, akciğer ve kalp yetmezliğinden öldüğü tespiti yapıldığı halde, biber gazından öldüğü anlaşıldı. Biber gazından 10 kişi öldürüldü'' dedi.
Tanrıkulu, Adli Tıp Kurumunun, Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu ileri sürerek, ''YÖK, Adli Tıp gibi 12 Eylül kurumlarına neden bu kadar sahip çıkıyorsunuz? Adli Tıp Kurumu, iktidarın kirli çamaşırlarını yıkayan bir kurum haline gelmiştir, o yüzden karşı çıkıyorsunuz'' diye konuştu.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, önerinin aleyhinde yaptığı konuşmada, Tanrıkulu'nun, ''Adli Tıp Kurumunun, AK Parti'nin kirli çamaşırlarını örtbas ettiğini'' söylediğini anımsatarak, ''Eğer bildiğiniz bir şey varsa söyleyin ama şaibe oluşturmak için söylüyorsanız sizi müfteri ilan ediyorum. AK Parti'nin, hiç bir dönemde kirli çamaşırı olmamıştır, aksine kendisinden önceki kirli çamaşırları ortaya çıkarmıştır'' dedi.
Can, grup önerilerinin Meclisi kilitlemeye yönelik olduğunu, bu yüzden de kabul etmediklerini kaydetti.
CHP de yerel gazetecilerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisini Genel Kurula getirdi.
Önerinin lehinde konuşan CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, halkın oylarıyla milletvekili seçilen gazeteci Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan ile gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Yalçın Küçük, Soner Yalçın'ın halen cezaevinde olduğunu söyleyerek, tutuklu gazeteci sayısının 105'e ulaştığını savundu.
Önerinin lehinde söz alan MHP Kocaeli Lütfü Türkkan, ''Ergenekon diye bir kuyu açıldı ve muhalif olan herkes oraya atıldı'' dedi.
Gazetecileri içeri atmanın yolunun, terör örgütlerine bulaştırmaktan geçtiğini iddia eden Türkkan, ''Terör örgütünden muzdarip bir kişiyim. 30 yıl sonra hesap sormaya çalışıyoruz. Bugün cezaevinde olanlar 30 yıl sonra hesap soramayacak ama ahirette sizi bekliyor olacaklar hesap sormak için'' diye konuştu.
Türkkan, sarı basın kartı herkese dağıtıldığı için artık prestijli olmadığını ve eskiden sarı basın kartına getirilen kolaylıkların da kaldırıldığını ifade ederek, ''Her meslek sahibi bir okuldan mezun oluyor. Berber bile bir eğitimden geçmek zorunda ama Türkiye'de gazetecilik yapmanın hiç bir okulu yok, isteyen herkes gazeteci olabiliyor'' dedi.
Aleyhte konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Rıfat Sait, Basın İlan Kurumunun yerel basına büyük destekler verdiğini belirterek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın himayesinde yapılan yerel basın toplantılarının önemine işaret etti.
Genel Kurulda, BDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Çukurova Üniversitesinin KKTC'de Kampüs Kurmasına İlişkin Çerçeve Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşülüyor.
Tasarını tümü üzerinde konuşan MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Türkiye'de yıpratılmamış kurum kalmadığını, hukukun her gün yeni örneklerle ezildiğini savundu. Türkeş, ne kadar milli kurum, değer varsa tahrip edildiğini öne sürdü.
Türkeş, ''İktidar kimin elinde olursa olsun Kıbrıs davası milli bir meseledir. AKP iktidarı için Kıbrıs bir dava değil sorun olarak algılamaktadır'' diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, siyaset üstü kalması gereken bilimsel kurumlara müdahale edildiğini ileri sürdü.
''Türkiye'nin bilimini bütün dünyaya rezil ettiniz'' diyen Atıcı, ''Çıkın; 'TÜBİTAK, TÜBA, YÖK özgürdür' diyin. Ben de sizden özür dileyeyim'' diye konuştu.
Atıcı, konuşmasında, TÜBA'ya üye seçimi ve sağlık sistemine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Tasarı üzerinde Hükümet adına konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, TÜBA'ya üye seçimlerinin çeşitlendirildiğini ifade etti. Önceden küçük bir havuz oluştuğunu ve bu havuzun değişmediğini belirten Akdağ, ''Bunu halkın gözünden kaçırıyoruz'' dedi.
Tam gün yasası uygulamasını anlatan Akdağ, ''Tam günden önce tıp fakültelerimiz maalesef birer ticarethaneye döndürülmüştü. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz'' diye konuştu.
Gerçekleri çarpıtmanın kimseye fayda sağlamayacağını dile getiren Akdağ, performans sisteminin daha da geliştirilmesi, adaletli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Akdağ, emekli hekimlerin aylıklarının düşük olduğunu ifade ederek, ''Bunu mutlaka el birliğiyle düzeltmemiz lazım. Bu konuda çalışmalara başladık'' diye konuştu. Akdağ, şunları söyledi:
''Siz eğer vatandaşı köhne muayenehanelere, bıçak parasına mahkum etmek istemiyorsanız tam günün yanında duracaksınız. Yanında duracaksanız, Anayasa Mahkemesine götürmeyeceksiniz ama bu yanlışı yaptınız.
Biz vatandaşımızı ezdirmeyeceğiz. AK Parti hükümetleri olarak bugüne kadar garibanın, yoksulun yanında durduk. Bundan sonra da bu ülkenin onurlu insanları sağlık hizmetine ihtiyaç duyduklarında bu hizmeti almaya devam edecekler. Biz bu sitemi geliştirmeye devam edeceğiz.''
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, yerinden söz alarak, ''Başbakan'a sağlıkla ilgili sağlanan haklar garibana sağlanıyor mu- Adam gibi, doğru düzgün, hukuka uygun kanun çıkaracaksın, biz de Anayasa Mahkemesine gitmeyeceğiz'' dedi.
Akdağ, tasarı üzerinde sorulara yanıt verirken de Şanlıurfa'da ''tarikat mensupları hastane bastı'' haberlerinde yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, konuyu incelettirdiklerini bildirdi. (14.40)
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
MHP Denizli Milletvekili Ayhan, ''yasama sorunlarıyla'' ilgili yaptığı gündemdışı konuşmada, İçtüzük değişikliği teklifiyle ilgili görüşmelerde Genel Kurulda olanların millete yakışmadığını ifade etti.
MİT Kanununda değişiklik yapan teklifin zamanlamasının ''akla ziyan'' olduğunu söyleyen Ayhan, ''Milletvekili dokunulmazlıkları için 'memurların da var, hepsi kalksın' diyordunuz. Şimdi Başbakan'ı kurtarmak için memura dokunulmazlık getirmeye çalışıyorsunuz'' diye konuştu.
Ayhan, bu dönemde yasama zincirinin ''emir ve komuta tahakkümü altına girdiğini'' öne sürerek, ''Bunun sonu da sivil diktadır'' dedi.
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, şeker fabrikalarının haraç mezat satılmaya çalışarak yok edilmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Yılmaz, Uşak Şeker Fabrikasının 2011'de 1,5 milyar TL kar ettiğini belirterek, ''Şeker fabrikalarının zarar ettiği iddiası koca bir yalandır'' diye konuştu.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün de Gümüşhane'nin düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıldönümü dolayısıyla gündemdışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulunda, BDP ve CHP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
BDP, Adli Tıp Kurumu ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin öneriyi Genel Kurula getirdi.
Önerinin lehinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, seçimlerin üzerinden 8 ay geçtiğini ama hala araştırma komisyonu kurulmadığını söyledi.
Gazetelerde Adli Tıpta yaşanan skandallarla ilgili haberlerin yer aldığını iddia eden Tanrıkulu, ''En son örneği, Metin Lokumcu'ya ilişkin rapor. Adli Tıp raporunda Metin Lokumcu'nun, akciğer ve kalp yetmezliğinden öldüğü tespiti yapıldığı halde, biber gazından öldüğü anlaşıldı. Biber gazından 10 kişi öldürüldü'' dedi.
Tanrıkulu, Adli Tıp Kurumunun, Türkiye'nin kanayan yarası olduğunu ileri sürerek, ''YÖK, Adli Tıp gibi 12 Eylül kurumlarına neden bu kadar sahip çıkıyorsunuz? Adli Tıp Kurumu, iktidarın kirli çamaşırlarını yıkayan bir kurum haline gelmiştir, o yüzden karşı çıkıyorsunuz'' diye konuştu.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, önerinin aleyhinde yaptığı konuşmada, Tanrıkulu'nun, ''Adli Tıp Kurumunun, AK Parti'nin kirli çamaşırlarını örtbas ettiğini'' söylediğini anımsatarak, ''Eğer bildiğiniz bir şey varsa söyleyin ama şaibe oluşturmak için söylüyorsanız sizi müfteri ilan ediyorum. AK Parti'nin, hiç bir dönemde kirli çamaşırı olmamıştır, aksine kendisinden önceki kirli çamaşırları ortaya çıkarmıştır'' dedi.
Can, grup önerilerinin Meclisi kilitlemeye yönelik olduğunu, bu yüzden de kabul etmediklerini kaydetti.
CHP de yerel gazetecilerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisini Genel Kurula getirdi.
Önerinin lehinde konuşan CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, halkın oylarıyla milletvekili seçilen gazeteci Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan ile gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Yalçın Küçük, Soner Yalçın'ın halen cezaevinde olduğunu söyleyerek, tutuklu gazeteci sayısının 105'e ulaştığını savundu.
Önerinin lehinde söz alan MHP Kocaeli Lütfü Türkkan, ''Ergenekon diye bir kuyu açıldı ve muhalif olan herkes oraya atıldı'' dedi.
Gazetecileri içeri atmanın yolunun, terör örgütlerine bulaştırmaktan geçtiğini iddia eden Türkkan, ''Terör örgütünden muzdarip bir kişiyim. 30 yıl sonra hesap sormaya çalışıyoruz. Bugün cezaevinde olanlar 30 yıl sonra hesap soramayacak ama ahirette sizi bekliyor olacaklar hesap sormak için'' diye konuştu.
Türkkan, sarı basın kartı herkese dağıtıldığı için artık prestijli olmadığını ve eskiden sarı basın kartına getirilen kolaylıkların da kaldırıldığını ifade ederek, ''Her meslek sahibi bir okuldan mezun oluyor. Berber bile bir eğitimden geçmek zorunda ama Türkiye'de gazetecilik yapmanın hiç bir okulu yok, isteyen herkes gazeteci olabiliyor'' dedi.
Aleyhte konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Rıfat Sait, Basın İlan Kurumunun yerel basına büyük destekler verdiğini belirterek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın himayesinde yapılan yerel basın toplantılarının önemine işaret etti.
Genel Kurulda, BDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Çukurova Üniversitesinin KKTC'de Kampüs Kurmasına İlişkin Çerçeve Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşülüyor.
Tasarını tümü üzerinde konuşan MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Türkiye'de yıpratılmamış kurum kalmadığını, hukukun her gün yeni örneklerle ezildiğini savundu. Türkeş, ne kadar milli kurum, değer varsa tahrip edildiğini öne sürdü.
Türkeş, ''İktidar kimin elinde olursa olsun Kıbrıs davası milli bir meseledir. AKP iktidarı için Kıbrıs bir dava değil sorun olarak algılamaktadır'' diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, siyaset üstü kalması gereken bilimsel kurumlara müdahale edildiğini ileri sürdü.
''Türkiye'nin bilimini bütün dünyaya rezil ettiniz'' diyen Atıcı, ''Çıkın; 'TÜBİTAK, TÜBA, YÖK özgürdür' diyin. Ben de sizden özür dileyeyim'' diye konuştu.
Atıcı, konuşmasında, TÜBA'ya üye seçimi ve sağlık sistemine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Tasarı üzerinde Hükümet adına konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, TÜBA'ya üye seçimlerinin çeşitlendirildiğini ifade etti. Önceden küçük bir havuz oluştuğunu ve bu havuzun değişmediğini belirten Akdağ, ''Bunu halkın gözünden kaçırıyoruz'' dedi.
Tam gün yasası uygulamasını anlatan Akdağ, ''Tam günden önce tıp fakültelerimiz maalesef birer ticarethaneye döndürülmüştü. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz'' diye konuştu.
Gerçekleri çarpıtmanın kimseye fayda sağlamayacağını dile getiren Akdağ, performans sisteminin daha da geliştirilmesi, adaletli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Akdağ, emekli hekimlerin aylıklarının düşük olduğunu ifade ederek, ''Bunu mutlaka el birliğiyle düzeltmemiz lazım. Bu konuda çalışmalara başladık'' diye konuştu. Akdağ, şunları söyledi:
''Siz eğer vatandaşı köhne muayenehanelere, bıçak parasına mahkum etmek istemiyorsanız tam günün yanında duracaksınız. Yanında duracaksanız, Anayasa Mahkemesine götürmeyeceksiniz ama bu yanlışı yaptınız.
Biz vatandaşımızı ezdirmeyeceğiz. AK Parti hükümetleri olarak bugüne kadar garibanın, yoksulun yanında durduk. Bundan sonra da bu ülkenin onurlu insanları sağlık hizmetine ihtiyaç duyduklarında bu hizmeti almaya devam edecekler. Biz bu sitemi geliştirmeye devam edeceğiz.''
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, yerinden söz alarak, ''Başbakan'a sağlıkla ilgili sağlanan haklar garibana sağlanıyor mu- Adam gibi, doğru düzgün, hukuka uygun kanun çıkaracaksın, biz de Anayasa Mahkemesine gitmeyeceğiz'' dedi.
Akdağ, tasarı üzerinde sorulara yanıt verirken de Şanlıurfa'da ''tarikat mensupları hastane bastı'' haberlerinde yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, konuyu incelettirdiklerini bildirdi. (14.40)
