2009-11-03 - 14:24
DTP TBMM GRUP TOPLANTISI...
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, gündemde tartışılan ''toplumu biçimlendirme planı''nın, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde halkı rahatsız edecek faaliyetlerin icrası ve DTP'nin terörist ilan edilmesi gibi eylem kararlarını içerdiğini iddia etti.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemde
tartışılan ''toplumu biçimlendirme planı''nın, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde
halkı rahatsız edecek faaliyetlerin icrası ve DTP'nin terörist ilan edilmesi gibi
eylem kararlarını içerdiğini iddia etti.

Söz konusu planın ''irtica eylem planı''ndan 2 yıl önce ortaya çıktığını
belirten Türk, Hükümet'in, bu girişim karşısında sessiz kaldığını savundu.

Demokrasinin kazanması için her zaman mücadele edeceklerini ifade eden
Türk, ''Partimizi hedef alan bu eylem planıyla ilgili olarak yarın, İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığına 100'ü aşkın avukatla suç duyurusunda bulunacağız''
dedi.

Türk, gerek siyasi, gerek hukuki zeminde mücadelelerini sürdüreceklerini,
Parlamento zemininde de bu sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.

AK Parti Hükümeti'nin bu dinamikleri görüp, demokratik dönüşüm sürecine
öncülük etmesi için yapıcı muhalefet izlediklerini anlatan Türk, ''Yaşattığı tüm
hayal kırıklıklarına, bohçasında ne olduğunu bilmememize rağmen, siyasi iktidar
olduğu için, bu noktaya çekmek istiyoruz'' dedi.

Demokratik açılım sürecinin gidişatına ilişkin olarak Türk, Hükümet'in,
demokratik dönüşümün ağırlığını ve sorumluluğunu taşımadığını, süreci, bir asayiş
mantığıyla ele aldığını iddia etti.

AK Parti'nin, demokratik kamuoyunda ve halkta oluşan beklentileri
karşılayamadığını savunan Türk, bu başarısızlığın DTP'ye fatura edilmeye
çalışıldığını öne sürdü. Türk, ''Aslında Hükümet, kendi iradesizliğini, DTP'yi
hedef göstererek kamufle etmeye çalışmaktadır'' dedi.

-''BAŞBAKAN İRADEMİZİ TESLİM ALMAYA ÇALIŞIYOR''-


Demokratik açılım süreciyle ilgili gelişmelere değinen Ahmet Türk,
şunları söyledi:

''Acaba açılımın içinde ne vardı da Hükümet, barış grubunun gelişiyle
birlikte yaşanan gelişmelerin, bu süreci tahrip ettiğini ileri sürmektedir?
Hükümetin tavrını analiz ettiğimizde, aylardır bir türlü kamuoyuna açıklamadığı
açılımın içinde, gerçek bir barış projesinin olmadığı ortaya çıkıyor. Yoksa,
barış grubunun gelişi karşısında Hükümet'in daha doğru bir tutum takınması ve bu
süreci sahiplenmesi gerekirdi.

Hükümet'in kalkıp DTP'yi suçlamasının nedeni, halkın açığa çıkan
iradesini, örgütlü duruşunu ve çözüm konusunda verdiği mesajı gizleme çabasından
başka bir şey değildir.

Bir yandan şerefsizler diye küfürler edilecek, 20 milyon insanın hiçbir
hassasiyetine dikkat edilmeyecek, diğer yandan da insanların Silopi'deki barış
sevincine, hassasiyetlere uymuyorlar diye hakaret edilecek.

Sayın Başbakan, bizleri, süreçte etkisizleştirmeye, yapıcı muhalefetimizi
durdurmaya, irademizi teslim almaya çalışıyor. Resmen bizi tasfiye etmeye
çalışıyor. Hükümet'in şunu çok net olarak görmesi gerekir. Siyasal muhatabıyla
buluşmayan bir açılım sürecinin, başarılı olma şansı yoktur.''

-''İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI''-


''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' konusunu irdeleyen Türk, Türkiye'nin,
birkaç ay aradan sonra yine aynı belge üzerinden, darbe girişimlerini ve askeri
vesayeti sorguladığını ifade etti.

Demokratik toplum olmanın yolunun, aynı zamanda darbeler süreciyle
hesaplaşmaktan geçtiğini ifade eden Türk, şöyle devam etti:

''Askeri vesayetle mücadele edilmeden gerçek bir açılım sürecinin
başlatılması da zor olacaktır. Son eylem planları da göstermektedir ki, Avrupa
Birliği'ne uyum sürecinde kendi doğal sınırlarına çekilmesi gereken asker,
örgütlü bir siyasi parti gibi hareket etme yönündeki ısrarını sürdürmektedir.

Toplumsal alandan yükselen bu yüksek itirazlar, vesayet rejiminin
geriletilmesi noktasında en önemli aşamayı ifade etmektedir. Siyasiler de eski
alışkanlarını terk edip, gerçekten sivil bir irade olabilecek mi?

Bu konuda en umutsuz vakayı CHP oluşturmaktadır. Baykal, AKP;yi bitirme
planı ilk ortaya çıktığında 'belge gerçek çıkarsa Genelkurmay Başkanı istifa
etmelidir' demişti. Belge gerçek çıkınca ne diyor Baykal? O istifa sözlerini
unutuyor. Darbelere karşı olduğunu ifade ederek kendisini savunuyor.

Öyle görünüyor ki üzerindeki üniformayı çıkarmayan, siyaset dışı
alanlarla arasına sınır çizmeyen bir CHP'nin sivilleşmesi imkansız.

Peki iktidardaki AKP, darbeci zihniyetle hesaplaşabilir mi? Buna da
'evet' diyemeyeceğiz. Kürtleri hedefleyen planın ardından AKP'yi ve Fetullah
Gülen'i rahatsız etme planı devreye konulmuştur. DTP'ye karşı yapılanları meşru
gören AKP, kendisi hedef alındığında veryansın etmiştir.

Eğer, vesayet rejimine karşıysanız, parlamentoda çoğunluğunuz da var,
önergelerimizi Genel Kurula getirelim ve demokrasinin önünü açalım. Samimiyseniz,
bir araştırma komisyonu kuralım, hakikatleri araştıralım.''

Bu arada, grup toplantısı sırasında, salondaki bir çocuğun ağlaması
üzerine konuşmasına kısa bir süre ara veren Türk, ''Grubumuzda, ilk defa bir
çocuk sesi geliyor'' dedi."