2026-04-23 - 12:09
TBMM'NİN AÇILIŞININ 106. YIL DÖNÜMÜ DOLAYISIYLA BİRİNCİ MECLİS'TE ANMA TÖRENİ DÜZENLENDİ
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyada ülkelerin egemenliğinin hiçe sayıldığını, güçlü olanın istediğine istediği şekilde kural dayattığı, uluslararası sistemin hiçbir kurumunun neredeyse çalışamaz hale geldiği, kuralların ise güce göre, güçlü için tatbik edildiği bir dünyada tam da egemenlik fikrinin, bağımsızlık fikrinin ve özgürlük fikirlerinin ne kadar ihtiyaç olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz." dedi.

-"Dünyada ülkelerin egemenliğinin hiçe sayıldığını, güçlü olanın istediğine istediği şekilde kural dayattığı, uluslararası sistemin hiçbir kurumunun neredeyse çalışamaz hale geldiği, kuralların ise güce göre, güçlü için tatbik edildiği bir dünyada tam da egemenlik fikrinin, bağımsızlık fikrinin ve özgürlük fikirlerinin ne kadar ihtiyaç olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz"

-"Bize bırakılan Cumhuriyet mirasının yanında, bağımsızlık ve emperyalizme karşı mücadele etme iradesini bir büyük miras olarak kabul ediyor, bugün de taşıyor ve yarınki nesillere bırakacağımız en büyük siyasal birikimin de bu olduğunun farkında olduğumuzu ifade ediyorum"

-"O gün verilen mücadelenin değil her gününü, her dakikasını saygıyla anıyoruz. O verilen mücadelede dile getirilen, zaman zaman birbirine farklı olsa bile hepsinin ortak hedefi bağımsızlık, özgürlük ve ülkenin geleceği olan o saygıdeğer fikirleri ve o fikrilerin sahiplerini bir kez daha saygıyla anıyorum"

TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir ziyaretinin ardından Birinci Meclis'te anma töreni düzenlendi.

Sinop Mebusu Şerif Bey'in 23 Nisan 1920'de "en yaşlı üye" sıfatıyla yaptığı konuşmanın seslendirilmesinin ardından İstiklal Marşı okundu.

Kurtulmuş, Birinci Meclis Genel Kurulu'nda 106. Yıl Anma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Birinci Meclis'in sadece bir binadan, sadece duvarlardan, sadece sıralardan ibaret bir mekan olmadığını, bu binanın her santimetrekaresinde nice hatıraların, emeklerin ve Türkiye'nin istikbaline ilişkin üretilmiş fikirlerin yankılanmalarının bulunduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "Polatlı'da düşman toplarının sesleri gelirken, Birinci Meclisin kahramanları, burada bu vatanın nasıl kurtulacağını, kurtuluş mücadelesinde hangi stratejilerin belirleneceğini, bir erkan-ı harbiye ruhu içerisinde masaya yatırdılar, tartıştılar ve çok zor tartışmalarla bu ülkenin kurtuluş mücadelesinde de büyük bir yol gösterdiler." diye konuştu.

Birinci Meclis'in duvarında yer alan "ve şavirhüm fi'l-emr" ayetini okuyan Kurtulmuş, bir ilke olarak kabul edilen ayetin, "işlerinizi danışarak, istişare ederek yapın" demek olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, Meclis-i Mebusan'dan gelenlerin de içinde bulunduğu Birinci Meclis'in üyelerinin zihninde bir demokrasi, bir istişare ve işlerini sadece kısıtlı sayıda insanlarla değil, milletle birlikte, danışarak halletme yönünde bir hedefin, bir ilkenin olduğunu ifade etti.

Birinci Meclis'in, hem kurtuluş mücadelesini veren hem de Cumhuriyet'in kuruluşuna vesile olan bir mekan olduğunu dile getiren Kurtulmuş, ayrıca Türkiye'de demokrasi fikrinin yeşermesinin de önünü açtığını söyledi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Birinci Meclis'in tüm kahraman öncülerini saygıyla, minnetle, şükranla yad eden Kurtulmuş, Kurtuluş Mücadelesini verenlerin, bu milletin en zor şartlar altında dahi hürriyetten başka hiçbir fikri kabul etmeyeceğini bir kez daha öğrettiğini belirtti.

Hiçbir emperyal gücün ve küresel vesayet odağının aziz milletin boynuna tasma takmasına imkan ve ihtimalin bulunmadığını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bugünden geçmişi konuştuğumuzda rahat konuşuyoruz ama 106 yıl önceki şartları düşündüğünüzde, yoksunluk kavramının tam anlamıyla geçerli olduğu, hemen hemen bu ülkede halkın elinde de çok kısıtlı imkanların bulunduğu bir dönemden bahsediyoruz. O dönemde bile düşmanın her türlü topuna, tüfeğine, askeri olarak üstünlüğüne rağmen bu millet kazmasıyla, küreğiyle bağımsızlık mücadelesini vermiş, asla ve asla egemenlerin önünde boyun eğmeyeceğini, emperyalistlere asla fırsat bırakmayacağını ve kendi milli onurundan, egemenliğinden de asla taviz vermeyeceğini göstermiştir."

Dünyada ülkelerin egemenliğinin hiçe sayıldığını, güçlü olanın istediğine istediği şekilde kural dayattığı, uluslararası sistemin hiçbir kurumunun neredeyse çalışamaz hale geldiği, kuralların ise güce göre, güçlü için tatbik edildiği bir dünyada tam da egemenlik fikrinin, bağımsızlık fikrinin ve özgürlük fikirlerinin ne kadar ihtiyaç olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Bize bırakılan Cumhuriyet mirasının yanında, bağımsızlık ve emperyalizme karşı mücadele etme iradesini bir büyük miras olarak kabul ediyor, bugün de taşıyor ve yarınki nesillere bırakacağımız en büyük siyasal birikimin de bu olduğunun farkında olduğumuzu ifade ediyorum. Bu anlamda bir kez daha o gün verilen mücadelenin değil her gününü, her dakikasını saygıyla anıyoruz. O verilen mücadelede dile getirilen, zaman zaman birbirine farklı olsa bile hepsinin ortak hedefi bağımsızlık, özgürlük ve ülkenin geleceği olan o saygıdeğer fikirleri ve o fikirlerin sahiplerini bir kez daha saygıyla anıyorum."

Meclis ve istişare fikrinin Türk toplumunun yabancısı olduğu bir fikir olmadığını ifade eden Kurtulmuş, 1876'da ilk Anayasa'nın ve hemen arkasından Meclis-i Mebusan'ın kurulmasıyla birlikte Türkiye'de bir demokratik meclis tecrübesine doğru adım atıldığını kaydetti.

Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Hiç şüphesiz 50 yılı son derece sancılı, son derece zor ve son derece güçlü tartışmalarla geçirdiğimiz Meclis-i Mebusan'dan Cumhuriyet'in kuruluşuna kadar olan dönem de aslında bizim tarihimizden uzak, bizim tarihimizin dışında bir şey değildir. O meclisteki çok seslilik denemesi, o meclisteki farklı fikirlerin bir arada ülkenin hayrına mücadele etme tecrübesi de hiç şüphesiz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tecrübesinden ayrı tutulamaz. Bu çerçevede bu yıl 150'nci yıl dönümünü kutlayacağımız Meclis-i Mebusan'ın kuruluşu da Türkiye Büyük Millet Meclisi için önemli bir tarihi referans olarak görülmelidir. Ümit ediyorum ki bu süre içerisinde Meclis-i Mebusan ve Osmanlı'nın son dönemindeki demokrasi denemeleri, meclis denemeleri konusunu da birtakım bilimsel toplantılarla Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak hatırlayacağız, anacağız. Çünkü şunu bu vesileyle bir kere daha ifade etmek isterim ki bizim tarihimiz, birbirinden kopuk, farklı milletlerin tarihi değildir. Bizim 2000 yıllık devlet geleneği içerisinde milletimizin tarihi, hepsi birbirinin devamı olan bir süreklilik arz eder. Selçuklu, Osmanlı'dan ayrı düşünülemez. Cumhuriyet Osmanlı'dan ayrı düşünülemez. Tabii ki her dönemin şartları içerisinde farklılıklar ortaya çıkmıştır ama hepsi bizimdir. İyisiyle kötüsüyle bütün bu tarihi tecrübeyi bir milletin ortak tarihi olarak görüyor ve telakki ediyoruz."

TBMM'nin 106 yıl önce ilk kuruluşunun gerçekleştirildiği bu binadaki töreni anlamlı bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı tebrik ederim. Meclisimizin kuruluşunun 106'ncı yılı hayırlı uğurlu olsun. Bir kez daha Birinci Meclis'ten bugüne kadar gelip geçen, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere cumhuriyet fikrine, demokrasi fikrine, milli egemenliğe, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine destek veren, emek veren bütün milletvekillerimizi de saygıyla, rahmetle anıyorum. 23 Nisan kutlu olsun." dedi.

-Birinci Büyük Millet Meclisi Özel Defteri'ni imzaladı

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından 23 Nisan 1920'de Meclis'e çekilen ilk bayrak önünde Birinci Büyük Millet Meclisi Özel Defteri'ni imzaladı.

Kurtulmuş, deftere şunları yazdı:

"Aziz milletim, Birinci Meclis'in kahraman vekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 106'ncı yıl dönümünü ve dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mızı, bu tarihi mekanda heyecanla kutluyoruz. Birinci Meclis'in hatırası önünde, milli iradenin hangi tarihi şartlar altında tecelli ettiğini bir kez daha derinden hissederek bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. 23 Nisan 1920, aziz milletimizin her türlü yokluğa ve kuşatmaya rağmen iradesine sahip çıktığını tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu anlamlı günü çocuklara armağan etmiş olmamız milletimizin istikbale bakışını, ümidini ve medeniyet tasavvurunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Bugün çeşitli coğrafyalarda savaşın, yoksulluğun, adaletsizliğin ve merhametsizliğin en ağır yükünü çocuklar taşımaktadır. Bu tablo, 23 Nisan'ın taşıdığı manayı daha da büyütmektedir. Birinci Meclis'in bizlere emanet ettiği şuuru diri tutmak; demokrasiyi, adaleti ve milli iradeyi daha da güçlendirerek çocuklarımız için daha huzurlu, güvenli ve onurlu bir gelecek inşa etmek sorumluluğunu taşıyoruz. Çocuklarımızın barış, esenlik ve umut içinde yaşayacağı güçlü ve etkili Türkiye idealini teyit ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk başkanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarını, geçmişten bugüne bu çatı altında milletimize hizmet etmiş tüm milletvekillerimizi ve aziz şehitlerimizi minnet ve saygıyla yad ediyorum. Emanetleri emin ellerdedir."

Programın sonunda TBMM Başkanı Kurtulmuş ve beraberindeki heyet, Birinci Meclis'in balkonunda fotoğraf çektirdi.

Öte yandan program boyunca seymen kıyafeti giyen çocuklar, Genel Kurul Salonu'nda saygı nöbeti tuttu.