2010-11-26 - 10:46
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi
Başkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının bütçelerinin
görüşülmesine başlandı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi
Başkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının bütçelerinin
görüşülmesine başlandı.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sunum yapıyor. 2011 yılı bütçesinin
Komisyon'daki görüşmeleri bugün sona erecek.
Maliye Bakanı Şimşek'in 26 Ekimdeki sunuşuyla başlayan ve Kurban Bayramı
nedeniyle bir hafta ara verilen görüşmeler 3 hafta sürdü.
Bütçenin, TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri ise Aralık ayı ortasından
itibaren yapılacak.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda iç kontrol
sistemini hayata geçirmekte olduklarını, hazırlanan kanun taslağı ile de döner
sermaye işletmelerini, mali saydamlık ve hesap verebilirlik ilkesi çerçevesinde
yeniden yapılandıracaklarını belirtti.
Bakan Şimşek, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı Bütçeleri ile 2011 yılı Gelir Bütçesini TBMM Plan ve Bütçe
Komisyonuna sunuş konuşmasında, faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Bakanlık olarak kamu idarelerinde iç kontrol sisteminin kurulmasına büyük
önem verdiklerini bildiren Şimşek, ''Kamuda iç kontrol sistemini hayata
geçiriyoruz. Performans esaslı bütçeleme sistemini yaygınlaştırıyoruz. Mali
saydamlık ve hesap verebilirliği de güçlendirdik'' dedi.
Döner sermayeleri yeniden yapılandıracaklarını da belirten Bakan Şimşek,
bu çerçevede Döner Sermaye İşletmelerinin kuruluş ve mali yönetimini yeniden
yapılandırmak üzere ''Döner Sermayeli İşletmeler Kanun Tasarısı Taslağı''
hazırladıklarını söyledi. Şimşek, yeni düzenlemeyle bu işletmelerde de mali
saydamlık ve hesap verebilirliği sağlayacaklarını ifade etti.
Cumhuriyet tarihinde bir ilk gerçekleştirerek, tüm mahalli idarelerin
bilançolarını 2006 yılından itibaren yayımlamaya başladıklarını anlatan Şimşek,
genel yönetim mali istatistiklerini de uluslararası standartlara uyumlu hale
getirmeye dönük çalışma yaptıklarını söyledi.
Hazineye ait taşınmazları ekonomiklik ve verimlilik ilkelerine göre
ekonomiye kazandırdıklarını belirten Şimşek, 2003 yılından bu yılın Eylül ayına
kadarki dönemde satış, kira, irtifak, ecrimisil hakkı gibi işlemler neticesinde 7
milyar liralık milli emlak geliri elde edildiğini bildirdi.
Şimşek, önümüzdeki dönemde Hazine taşınmazlarının daha etkin yönetilmesi
amacıyla mevcut idari kapasiteyi ve otomasyon altyapısını güçlendirmeye devam
edeceklerini belirtti.
Maliye Bakanı Şimşek, suç ekonomisinin ortadan kaldırılması, suçluların
yasa dışı kazançtan mahrum edilmesi ve bu tür işlemlerin kısa sürede
aydınlatılması çalışmalarının sürdüğünü de ifade etti.
Aklama ve terörün finansmanıyla mücadele mevzuatının AB müktesebatına
uyumlaştırılmasına yönelik düzenlemelerin de yapılacağını anlatan Şimşek, yükümlü
gruplara verilen eğitimlerin de katkısıyla yıllar itibarıyla alınan şüpheli işlem
bildirimlerinin sürekli arttığını ve 2003 yılından 2010 yılı Ekim ayı sonuna
kadar toplam 27 bin 87 şüpheli işlem bildirimi alındığını söyledi.
Devletin hukuk danışmanlığı ve muhakemat hizmetlerini de olabildiğince
verimli şekilde yürüttüklerini dile getiren Maliye Bakanı, Ekim ayı itibarıyla
takip edilen derdest dava sayısının 579 bin 230 olduğunu bildirdi.
Konuşmasında adil bir vergi sistemi oluşturmaya ve kalkınmayı
desteklemeye dönük düzenlemeler yaptıklarını da belirten Şimşek, bakanlığınca
otomasyona dayalı bir şekilde gerçekleştirilen iş ve işlemlerin elektronik olarak
teftişi amacıyla ''e-teftiş'' çalışmasında bulunduklarını vurguladı.
Tüm vergi dairelerinin ilk defa uzaktan ve tek bir merkezden elektronik
olarak teftişi çalışmalarının başladığını da bildiren Şimşek, şöyle devam etti:
''Uygulama sonucunda yaklaşık 36 milyon çapraz sorgu gerçekleştirilerek,
Hazine hesaplarına toplam 180 milyon lira katkı sağlandı. Ekim sonu itibarıyla
yerinde e-teftiş uygulanan vergi dairesi sayısı 130'a yükseldi. Bu çalışmalar
sonucunda 2009 yılı sonu itibarıyla 154,5 milyon lira matrah farkı, 24,1 milyon
lira vergi farkı tespit edilmiş ve Hazine lehine 56,1 milyon lira düzeltme
yapılmıştır.
Modern vergi denetim teknik ve araçlarını kullanarak yaptığımız vergi
denetimlerinde son derece verimli sonuçlar alıyoruz. Bu kapsamda Hesap Uzmanları
Kurulu bünyesinde oluşturulan Ar-Ge ve Risk Analiz Merkezinde, en büyük 10 bin
mükellefin, geriye doğru 8 yıllık tüm mali tabloları ve diğer bilgileri
kullanılarak yapılan eğilim analizleri çerçevesinde seçilen mükellefler nezdinde
incelemeler başlatılmıştır. Sadece bu risk analizi esaslı olarak yapılan
incelemeler çerçevesinde yaklaşık 7 milyar liralık vergi matrahının ve bunun
üzerinden hesaplanan yaklaşık 1,1 milyar lira verginin beyan dışı bırakıldığı
tespit edilmiştir.''
Konuşmasında AB ile müzakerelere de değinen Maliye Bakanı, vergilendirme
faslının geçen yıl müzakerelere açıldığını hatırlattı.
Müzakereler sonucunda vergilendirme mevzuatının AB kural ve düzenlemeleri
ile uyumlu hale geleceğini belirten Şimşek, ''Bu durum, ekonomik istikrarın
korunmasına, yatırım ortamının iyileştirilmesine ve doğrudan yatırımlardan
ülkemizin aldığı payın artırılmasına önemli katkılar sağlayacaktır'' dedi.
Kamu alımları faslına yönelik Avrupa Birliği Komisyonu tarafından olumlu
görüş verilen Strateji Belgesi çalışmalarının tamamlanma aşamasında olduğunu
söyleyen Şimşek, bakanlık olarak mali kontrol ve vergilendirme fasıllarından
sonra kamu alımları faslında da açılış kriterlerini yerine getirerek, AB yolunda
ilerlemeyi amaçladıklarını ifade etti. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mükellefin hesap
bakiyesinin güncel olarak izlenmesini sağlayacak Mükellef Cari Hesap Sistemini
getireceklerini söyledi.
Şimşek, hükümetleri döneminde 33 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını
bildirdi.
Bakan Şimşek, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı Bütçeleri ile 2011 yılı Gelir Bütçesini TBMM Plan ve Bütçe
Komisyonuna sunuş konuşmasında, Gelir İdaresi Başkanlığı ve özelleştirme
çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Mükelleflerin birikmiş borçları için ödeme kolaylığını sağlayacak
düzenlemeleri içeren kanun tasarısını hazırladıklarını belirten Şimşek, sorgulu
tahsilat ve e-tahsilat uygulamaları ile de hızlı ve hatasız tahsilat
sağladıklarını ifade etti.
E-tahsilat sisteminde bankalarda hatasız tahsilat oranının yüzde 99
düzeyine yükseldiğini belirten Şimşek, kredi kartıyla vergi tahsilatı
yapılmasının önünü açtıklarını, bunun kapsamının genişletilmesi konusundaki
çalışmalara da devam ettiklerini bildirdi.
Piyasa faiz oranlarının düşmesini de dikkate alarak, aylık gecikme zammı
ve yıllık tecil faizi düşündüklerine de dikkati çeken Maliye Bakanı Şimşek,
tebligatları hızlandırmak ve kolaylaştırmak için e-tebliğ uygulamasını
getireceklerini söyledi. Buna ilişkin yasal düzenlemenin yapıldığına işaret eden
Şimşek, e-tebliğ uygulamasında, mükelleflere posta yoluyla, ilan suretiyle ve
memur eliyle yapılan tebligatların, elektronik ortamda yapılmasının sağlanacağını
anlattı.
Konuşmasında yeni özelge sistemi kurduklarını, yurt dışı çıkış yasağı
uygulamasının yeniden düzenlendiğini, Vergi İletişim Merkezinin etkin hizmet
sunan bir yapıya kavuşturulduğunu, mükellefler için Kısa Mesaj Bilgilendirme
Servisi kurulduğunu ve VerGİBilir Projesiyle çocuklara vergi bilinci aşılandığını
anlatan Maliye Bakanı, vergiyle ilgili yapılan ve yapılacak diğer düzenlemeleri
de şöyle sıraladı:
''-Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planını güncelliyoruz.
Kayıt dışı ekonomi ile mücadele, Hükümet Programının ve Gelir İdaresi
Başkanlığının öncelikli konularından birisidir. Kayıt dışı ekonomi ile mücadeleye
ilişkin yapılacak eylemlerin yer aldığı 2011-2013 dönemini kapsayacak yeni eylem
planına ilişkin hazırlıkları sürdürüyoruz.
-Merkezi Risk Analizi ve Katmanlaştırma (MERAK) Projesiyle riskli
kurumlar vergisi mükelleflerini tespit ediyoruz.
-KDV iadelerinde Risk Analizi Projesini hayata geçirdik.
-E-fatura uygulamasının ülke çapında ve tüm mükellefler düzeyinde
kullanılabilir hale getirilmesi ile bankacılık ve ödeme sistemlerine entegrasyonu
çalışmalarına devam ediyoruz.
-POS cihazlarıyla yapılan satış kayıtları ile KDV beyanlarını
karşılaştırarak, uyumsuzlukları tespit ediyoruz.
-Bandrollü Ürün İzleme Sistemini uyguluyoruz.
-Özel Tüketim Vergisi Mevzuatında yeni kontrol ve denetim mekanizmaları
geliştirdik. Bu mekanizmaların 10 numaralı yağ sorununun çözülmesine de önemli
katkı sağlayacağına inanıyoruz.
-Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunu oluşturduk.
-Gelir İdaresinin insan kaynaklarını güçlendiriyoruz ve denetim elemanı
sayısını artırıyoruz. 2010 yılında 711 vergi denetmen yardımcısının ataması
yapılmış, sınavı kazanan 750 denetmen yardımcısının ise atama işlemleri devam
etmektedir. Öte yandan 2010 yılında 315 gelir uzman yardımcısının ataması
yapılmış, sınavı kazanan 2.060 uzman yardımcısının ise atama işlemleri devam
ediyor. Ayrıca 2011 yılında da 1.500 vergi denetmen yardımcısı ve 3.000 gelir
uzman yardımcısı almayı planlıyoruz.
-Risk Analiz Merkezini kurduk. Veri Ambarı Yönetimini hayata geçirdik.
Veri Ambarındaki bilgilerin güncelleştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik
çalışmalarımız devam ediyor.
-Vergi beyannamelerinin yaklaşık yüzde 99'unu elektronik ortamda
alıyoruz.
-Mükelleflerin hesap bakiyesinin güncel olarak izlenmesini sağlayacak
Mükellef Cari Hesap Sistemini getiriyoruz. Mükelleflere ait tahakkuk ve tahsilat
kayıtlarının bir arada görünmesini ve mükellefin hesap bakiyesinin güncel olarak
izlenmesini sağlayacak projenin analiz ve tasarım çalışmalarını tamamladık,
yazılım ve test çalışmalarına devam ediyoruz.
-E-haciz uygulaması ile kamu alacağının takibini kolaylaştırıyoruz.
-E-defter uygulaması ile hem mükellefin hem de idarenin işini
kolaylaştırıyoruz. Elektronik Defter projesinin hukuki ve teknik altyapısını
tamamlayarak, önümüzdeki dönemde uygulamaya koymayı hedefliyoruz.
-E-arşiv uygulamasıyla mükelleflerin katlandığı maliyetleri azaltıyoruz.
Elektronik arşiv yapılması da öncelikli hedeflerimiz arasındadır.''
Maliye Bakanı Şimşek, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Bütçesi ve
faaliyetleriyle ilgili açıklamaları sırasında da hükümetleri döneminde 33 milyar
dolarlık özelleştirme yapıldığını bildirdi.
Bu yılın 10 aylık döneminde özelleştirmesi tamamlanan bazı elektrik
dağıtımı, liman, tuzla ve taşınmazların devirlerinin gerçekleştirildiğini
belirten Şimşek, Yeşilırmak, Fırat ve Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş'nin
satış-devir onaylarının alındığını, sözleşmelerin de imza aşamasında bulunduğunu
söyledi.
Boğaziçi, Gediz, Trakya, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş ile Başkent Doğalgaz
A.Ş'nin yüzde 80 hissesi ve TCDD İskenderun Limanında ihalelerin tamamlandığını
ve sürecin devam ettiğini belirten Bakan Şimşek, 2011 yılında elektrik dağıtım
sektörünün tamamının özelleştirilmesinin hedeflendiğini anlattı.
Türkşeker'in 25 tesisinin, 6 portföy halinde özelleştirilmesine ilişkin
sürecin de sürdüğüne işaret eden Şimşek, diğer özelleştirmelerle ilgili olarak da
şu açıklamada bulundu:
''TCDD'ye bağlı İzmir ve Derince Limanlarının işletme hakkının özel
sektöre devredilme süreci başlatılmıştır. Türkiye'nin en önemli kruvaziyer limanı
olan Salıpazarı için 2011 yılının ilk çeyreğinde işletme hakkı devri modeliyle
ihale ilanına çıkılması, otoyol ve köprülerin özelleştirme işleminin, 25
yıllığına işletme hakkının verilmesi yöntemi ile yapılması planlanmaktadır.
Milli Piyango İdaresine ait şans oyunlarının özelleştirme çalışmaları,
özel kanunla yürütülmekte olup, yöntem konusunda çalışmalar devam etmektedir.
Halkbank, Türk Telekom ve Türk Hava Yollarına ait kamu paylarının
özelleştirilmesine ilişkin işlemlere, piyasa şartlarının elverişli olması ve
alınacak kurul kararları doğrultusunda başlanması planlanmaktadır.''
Maliye Bakanı Şimşek, konuşmasının son bölümünde 2011 Merkezi Yönetim
Bütçesi ile ekonomide başlayan toparlanmanın kalıcı olmasının sağlanacağını
belirtti.
Mali disiplinden taviz vermeden büyümeye istikrar kazandırmayı, istihdamı
artırmayı ve kamu dengelerini iyileştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Şimşek,
''Siyasi sorumluluk ve riskleri üstlenerek, güçlü Türkiye için aldığımız
kararların ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Türkiye ekonomisi,
eskiye göre çok daha güçlü ve çok daha dayanıklı bir konuma gelmiştir. Hedefimiz,
gelişmiş ve güçlü bir Türkiye'dir. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girmiş bir
Türkiye için çalışıyoruz'' diye konuştu.
Kamu İhale Kurum Başkanı Hasan Gül, 1 Aralık
2010'dan itibaren ihale dokümanının elektronik imza kullanılarak
indirilebileceğini, 1 Mart 2011 tarihi itibarıyla ise pilot sektör olarak
belirlenen tıbbi cihaz alımlarında bütün ihale işlemlerinin kağıtsız olarak
elektronik ortamda yapılmaya başlanacağını bildirdi.
Kurum bütçesi ile ilgili TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunum yapan Gül,
kurum ve bütçe büyüklükleri hakkında bilgi verdi.
Kurum faaliyetleri hakkında da bilgi sunan Gül, kurumun şikayet inceleme
görevi kapsamında, itirazen şikayet başvurularını inceleyerek sonuçlandırdığını
anımsattı. Gül, kuruma, 2008 yılında 5 bin 592, 2009 yılında 2 bin 954, 2010 yılı
30 Eylül tarihine kadar ise 3 bin 74 şikayet yapıldığını bildirerek, bu sayının
yıl sonuna kadar 4 bin civarında olmasının beklendiğini ifade etti. Gül, yapılan
düzenlemelerle hızlı ve etkin işleyen bir şikayet inceleme sistemi kurulduğunu
belirtti.
Kamu alımları alanındaki usulsüzlük, yolsuzluk ve israfın önüne
geçilebilmesinin ön şartının saydamlığın sağlanması olduğunu vurgulayan Gül,
ihale işlemlerinin etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi, işlem maliyetlerinin
azaltılması, ihalelere katılımın ve rekabetin artırılması, bu suretle ihale
sürecindeki olası usulsüzlük ve yolsuzlukların büyük ölçüde ortadan
kaldırılabilmesinin en etkin yollarından birisinin de elektronik ihalenin hayata
geçirilmesi olduğunu söyledi.
Gül, yapılan araştırmaların, elektronik ihaleye geçilmesiyle alıma taraf
olan kamu kurumları ile isteklilerin yıllık kamu alımları tutarının yüzde 20'sine
varan oranda tasarruf sağlandığını gösterdiğini dile getirdi.
İlgili kanunla elektronik ihalenin altyapısı oluşturularak Elektronik
Kamu Alımları Platformu kurulması görevinin kurumlarına verildiğini anımsatan
Gül, bu kapsamda ''e-ihale'' projesinin hayata geçirilebilmesi için iş planı
hazırlandığını, gerekli teknolojik altyapının kurulması ve yazılımlarının
geliştirilmesi için çalışmalara başlandığını bildirdi.
Çalışmalar sonucunda oluşturulan Elektronik Kamu Alımları Platformu'nun
(EKAP) 1 Eylül 2010 tarihi itibarıyla devreye alındığını söyleyen Gül, 1 Eylül
tarihi itibarıyla en uzun ihale süresinin 40 günden 28 güne indirildiğini
anlattı.
Kamu İhale Kurumu Başkanı Gül, ihale dokümanı EKAP üzerinden ücretsiz
indirilebildiği için isteklilerin ihale dokümanını görmek için idareye gelmeleri
gereğinin ortadan kalktığını söyledi.
Hasan Gül, şöyle devam etti:
''EKAP'ın 1 Aralık 2010 tarihi itibarıyla devreye alınacak ikinci
aşamasında ise istekliler ihale dokümanını elektronik imza kullanarak
indirebileceklerdir. Ayrıca, idareler, isteklilerin Gelir İdaresi Başkanlığı
sistemi üzerinden vergi borcu, bilanço ve gelir tablosu bilgileri, SGK sistemi
üzerinden ise prim borcu bilgisi sorgulayabileceği için isteklilerden belge talep
edilmeyecektir.
EKAP'nın 1 Mart 2011 tarihi itibarıyla devreye alınacak üçüncü aşamasında
ise pilot sektör olarak belirlenen tıbbi cihaz alımları için elektronik teklif ve
elektronik teklif değerlendirme aşamaları da dahil olmak üzere bütün ihale
işlemleri kağıtsız ortamda yapılmaya başlanacaktır.
Sonraki aşamalarda ise elektronik teklif tüm sektörlere
yaygınlaştırılacak. Tüm satın alma kalemleri sayısallaştırılacak, elektronik
katalog kullanılacak, şikayet başvuruları ve sözleşme yönetimi elektronik ortamda
yapılacak, elektronik eksiltme uygulanacak, dinamik satın alma sistemi kurulacak
ve akreditasyon-sertifikasyon sistemi oluşturulacaktır.''
Gül, EKAP'ın kullanımında yaşanabilecek sorunların çözümüne yönelik
olarak Türkiye'nin her yerinden ulaşılabilecek EKAP çağrı merkezi 444 0 545 (KİK)
oluşturulduğunu, EKAP'ın kullanımına ilişkin yardım videoları hazırlandığını
ifade etti. (10:41)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN BULABİLİRSİNİZ.
