2012-05-24 - 13:00
TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar başkanlığında toplandı. Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Beceni, vatandaşların internete veya benzeri teknolojilere erişiminin Anayasada bir temel hak olarak tanımlanmasının olumlu etkileri olacağını söyledi.
TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar başkanlığında toplandı.
TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar, "Bu haftaki son toplantımızda iki önemli kurum temsilcisini dinleyeceğiz. Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) bilişim sektörü için önemli araştırmaları olan bir kuruluştur. Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Beceni'nin "Bilgi Toplumu Yolunda Türk İnternet Sektörü Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu sunumunu dinleyeceğiz." diye konuştu.
Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Beceni, TBV'nin 14 Nisan 1995'te 'Türkiye Bilgi Toplumu" olarak görme ilkesini gerçekleştirmek için 114 kurum ve 178 üye ile kurulduğunu söyledi.
Beceni "TBV, Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşebilmesi için altyapının oluşturulabilmesine katkıda bulunmak ve bilişim sektörünün ekonomideki payının arttırılması için, bilimsel araştırma ve geliştirme etkinliklerinde bulunarak ekonomik ve sosyal çalışmalar yapmak, projeler üretmek ve uygulamalarını sağlamak için uğraş vermektedir." diye konuştu.
Türkiye'de internet sitelerine erişimin engellenmesi konusunda farklı hukuk disiplinleri açısından değerlendirmeler yaptıklarını söyleyen Beceni, TBV ve TÜSİAD'ın ortak bir rapor yayınlayarak, Türkiye'de alınan yargı kararları çerçevesinde internet sitelerine erişimin engellenmesi konusunu hukukun temel ilke ve prensipleri ışığında incelediklerini belirtti.
Bu raporun hem TÜSİAD'ın hem de TBV'nin web sitesinden kamuoyuna duyurulduğunu söyleyen Beceni, ayrıca raporu Adalet Bakanlığına arz ettiklerini söyledi.
Raporun sonuçları hakkında bilgi veren Beceni, düşünce ve haberleri yayma araçlarından biri olan internete erişimin engellenmesinin bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması niteliğinde olduğunu belirtti.
İnternet filtreleme teknolojileri ve 'güvenli internet hizmeti' konusunda bilgi kirliliği yaratan tartışmalar olduğunu söyleyen Beceni, bu konu ile ilgili yüz sayfaya yakın bilimsel bir rapor hazırladıklarını vurguladı.
Beceni, rapor kapsamında incelenen dünya örneklerinde, çocukların interneti güvenli şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla bilgilendirme kampanyalarının etkin şekilde kullanıldığının görüldüğünü ifade etti.
"Yeni Anayasada İnternete mi, bilgiye mi erişim hak olmalı? Bu konuda TBV'nin görüşünü de aktarmak isterim." diyen Beceni, vatandaşların internete veya benzeri teknolojilere erişiminin Anayasada bir temel hak olarak tanımlanmasının olumlu etkileri olacağını söyledi.
Beceni " Vatandaşların bilgiye, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim haklarının temel hak ve özgürlük olarak Anayasal düzlemde güvence altına alınmasıyla, devlet, vatandaşlarının her türlü bilgi toplumu aracına özellikle de internete erişimlerini sağlama konusunda yükümlü kılınmış olacak." şeklinde konuştu.
Bilgi toplumunu etkileyecek bazı gelişmeler hakkında da vakfın görüşlerini aktaran Beceni, Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili kanun tasarısının, Avrupa Birliği'ndeki esaslara ve sektörün ihtiyaçlarına uygun olarak yasalaşması gerektiğini belirtti.
E-Ticaret Kanun Tasarisinin 6. Maddesinde değişiklik yapılarak 'soft Opt-in' yönteminin benimsenmesi, elektronik ticari iletilerle ilgili Avrupa Birliği ve sektör aleyhine getirilen esasın değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Beceni, yeni 'Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı' hazırlıklarında sivil toplum kuruluşlarının azami katılımının sağlanmasının faydalı olacağını vurguladı.
Beceni ayrıca, özel sektör, sivil toplum, akademi ve devlet arasında koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ve bilişim sektörünün gelişimini olumsuz etkileyen ve haksız rekabet yaratan devletin bilişim alanında ekonomik faaliyet göstermesi durumuna son verilmesi gerektiğini belirtti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Direktörü Leyla Keser Berber de yaptığı sunumda, bilgi ve iletişim teknolojileri hukuku ile bilgi ve iletişim teknolojileri hukukunda karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.
Bilgi ve iletişim teknolojileri hukukunun, Avrupa'da 2000 yılında temelleri atılan "e-Avrupa Girişimi" ile önem kazanmaya başladığını söyleyen Berber, Türkiye'de bilim ve teknoloji politikası oluşturma çalışmalarının 1960'lı yıllarda başladığını belirtti.
Berber, "Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri"nde hedefin, bilim ve teknolojiye hâkim, teknolojiyi bilinçli kullanan ve yeni teknolojiler üretebilen, teknolojik gelişmeleri toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme yeteneği kazanmış bir refah toplumu yaratmak olduğunu vurguladı.
E-Dönüşüm Türkiye Projesi'nden de bahseden Berber, "projenin başlıca hedefi, vatandaşa daha kaliteli ve hızlı kamu hizmeti sunabilmek amacıyla; katılımcı, şeffaf, etkin ve basit iş süreçlerine sahip olmayı ilke edinmiş bir devlet yapısı oluşturacak koşulların hazırlanması olarak ifade edilmiştir." diye konuştu.
Sağlam bir yasal çerçevenin oluşturulmasının yürürlükte bulunan mevcut düzenlemelerin bu çerçeve kapsamında tadil edilmesine bağlı olduğunu söyleyen Berber, yasal çerçevenin oluşturulması için Avrupa Birliği başta olmak üzere dünya gelişmelerinin yakında takip edilmesi ve ülkemiz koşullarına uyarlanması gerektiğini, Teknik uzmanlık gerektiren konular başta olmak üzere yasaların oluşturulması ve yorumlanması süreçlerinde ise uzman kişi ve kurumlardan destek alınması gerektiğini belirtti.
Parlamento üyelerinin bilişimle ve bilişim hukuku ile ilgili yasal düzenlemeler hakkında oylamaya geçmeden önce bilgi sahibi olmalarının sağlanması gerektiğini ve bu konularda Parlamentoya eğitim verilmesi gerektiğini belirten Berber, ancak bu aşamadan sonra yasal düzenlemelerin oylanmasının temin edilebileceğini ifade etti.
Berber ayrıca, bilişim hukukuna vakıf hukukçularının ve bilişimcilerin yetiştirilmesi gerektiğini, bilişim ihtisas mahkemelerinin mutlaka kurulması gerektiğini ve bilişim hukukunun YÖK tarafından doktora, doçentlik ve profesörlükte akademik kariyer yapılabilecek uzmanlık alanlarından biri olarak kabulünün sağlanması gerektiğini söyledi.
(13.00)
TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar, "Bu haftaki son toplantımızda iki önemli kurum temsilcisini dinleyeceğiz. Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) bilişim sektörü için önemli araştırmaları olan bir kuruluştur. Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Beceni'nin "Bilgi Toplumu Yolunda Türk İnternet Sektörü Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu sunumunu dinleyeceğiz." diye konuştu.
Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Beceni, TBV'nin 14 Nisan 1995'te 'Türkiye Bilgi Toplumu" olarak görme ilkesini gerçekleştirmek için 114 kurum ve 178 üye ile kurulduğunu söyledi.
Beceni "TBV, Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşebilmesi için altyapının oluşturulabilmesine katkıda bulunmak ve bilişim sektörünün ekonomideki payının arttırılması için, bilimsel araştırma ve geliştirme etkinliklerinde bulunarak ekonomik ve sosyal çalışmalar yapmak, projeler üretmek ve uygulamalarını sağlamak için uğraş vermektedir." diye konuştu.
Türkiye'de internet sitelerine erişimin engellenmesi konusunda farklı hukuk disiplinleri açısından değerlendirmeler yaptıklarını söyleyen Beceni, TBV ve TÜSİAD'ın ortak bir rapor yayınlayarak, Türkiye'de alınan yargı kararları çerçevesinde internet sitelerine erişimin engellenmesi konusunu hukukun temel ilke ve prensipleri ışığında incelediklerini belirtti.
Bu raporun hem TÜSİAD'ın hem de TBV'nin web sitesinden kamuoyuna duyurulduğunu söyleyen Beceni, ayrıca raporu Adalet Bakanlığına arz ettiklerini söyledi.
Raporun sonuçları hakkında bilgi veren Beceni, düşünce ve haberleri yayma araçlarından biri olan internete erişimin engellenmesinin bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması niteliğinde olduğunu belirtti.
İnternet filtreleme teknolojileri ve 'güvenli internet hizmeti' konusunda bilgi kirliliği yaratan tartışmalar olduğunu söyleyen Beceni, bu konu ile ilgili yüz sayfaya yakın bilimsel bir rapor hazırladıklarını vurguladı.
Beceni, rapor kapsamında incelenen dünya örneklerinde, çocukların interneti güvenli şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla bilgilendirme kampanyalarının etkin şekilde kullanıldığının görüldüğünü ifade etti.
"Yeni Anayasada İnternete mi, bilgiye mi erişim hak olmalı? Bu konuda TBV'nin görüşünü de aktarmak isterim." diyen Beceni, vatandaşların internete veya benzeri teknolojilere erişiminin Anayasada bir temel hak olarak tanımlanmasının olumlu etkileri olacağını söyledi.
Beceni " Vatandaşların bilgiye, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim haklarının temel hak ve özgürlük olarak Anayasal düzlemde güvence altına alınmasıyla, devlet, vatandaşlarının her türlü bilgi toplumu aracına özellikle de internete erişimlerini sağlama konusunda yükümlü kılınmış olacak." şeklinde konuştu.
Bilgi toplumunu etkileyecek bazı gelişmeler hakkında da vakfın görüşlerini aktaran Beceni, Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili kanun tasarısının, Avrupa Birliği'ndeki esaslara ve sektörün ihtiyaçlarına uygun olarak yasalaşması gerektiğini belirtti.
E-Ticaret Kanun Tasarisinin 6. Maddesinde değişiklik yapılarak 'soft Opt-in' yönteminin benimsenmesi, elektronik ticari iletilerle ilgili Avrupa Birliği ve sektör aleyhine getirilen esasın değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Beceni, yeni 'Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı' hazırlıklarında sivil toplum kuruluşlarının azami katılımının sağlanmasının faydalı olacağını vurguladı.
Beceni ayrıca, özel sektör, sivil toplum, akademi ve devlet arasında koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ve bilişim sektörünün gelişimini olumsuz etkileyen ve haksız rekabet yaratan devletin bilişim alanında ekonomik faaliyet göstermesi durumuna son verilmesi gerektiğini belirtti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Direktörü Leyla Keser Berber de yaptığı sunumda, bilgi ve iletişim teknolojileri hukuku ile bilgi ve iletişim teknolojileri hukukunda karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.
Bilgi ve iletişim teknolojileri hukukunun, Avrupa'da 2000 yılında temelleri atılan "e-Avrupa Girişimi" ile önem kazanmaya başladığını söyleyen Berber, Türkiye'de bilim ve teknoloji politikası oluşturma çalışmalarının 1960'lı yıllarda başladığını belirtti.
Berber, "Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri"nde hedefin, bilim ve teknolojiye hâkim, teknolojiyi bilinçli kullanan ve yeni teknolojiler üretebilen, teknolojik gelişmeleri toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme yeteneği kazanmış bir refah toplumu yaratmak olduğunu vurguladı.
E-Dönüşüm Türkiye Projesi'nden de bahseden Berber, "projenin başlıca hedefi, vatandaşa daha kaliteli ve hızlı kamu hizmeti sunabilmek amacıyla; katılımcı, şeffaf, etkin ve basit iş süreçlerine sahip olmayı ilke edinmiş bir devlet yapısı oluşturacak koşulların hazırlanması olarak ifade edilmiştir." diye konuştu.
Sağlam bir yasal çerçevenin oluşturulmasının yürürlükte bulunan mevcut düzenlemelerin bu çerçeve kapsamında tadil edilmesine bağlı olduğunu söyleyen Berber, yasal çerçevenin oluşturulması için Avrupa Birliği başta olmak üzere dünya gelişmelerinin yakında takip edilmesi ve ülkemiz koşullarına uyarlanması gerektiğini, Teknik uzmanlık gerektiren konular başta olmak üzere yasaların oluşturulması ve yorumlanması süreçlerinde ise uzman kişi ve kurumlardan destek alınması gerektiğini belirtti.
Parlamento üyelerinin bilişimle ve bilişim hukuku ile ilgili yasal düzenlemeler hakkında oylamaya geçmeden önce bilgi sahibi olmalarının sağlanması gerektiğini ve bu konularda Parlamentoya eğitim verilmesi gerektiğini belirten Berber, ancak bu aşamadan sonra yasal düzenlemelerin oylanmasının temin edilebileceğini ifade etti.
Berber ayrıca, bilişim hukukuna vakıf hukukçularının ve bilişimcilerin yetiştirilmesi gerektiğini, bilişim ihtisas mahkemelerinin mutlaka kurulması gerektiğini ve bilişim hukukunun YÖK tarafından doktora, doçentlik ve profesörlükte akademik kariyer yapılabilecek uzmanlık alanlarından biri olarak kabulünün sağlanması gerektiğini söyledi.
(13.00)
