2010-02-11 - 13:18
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı
Zafer Üskül, faili meçhul saldırılarda ölenlerin hangilerinin yaşam hakkının
devlet tarafından ihlal edildiğini, hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından
koruma altına alınmadığını söylemenin çok kolay olmadığını belirterek, ''Ama
devletin bu görevlerini, her iki yönden de yerine getiremediğini söylemek
mümkün'' dedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı
Zafer Üskül, faili meçhul saldırılarda ölenlerin hangilerinin yaşam hakkının
devlet tarafından ihlal edildiğini, hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından
koruma altına alınmadığını söylemenin çok kolay olmadığını belirterek, ''Ama
devletin bu görevlerini, her iki yönden de yerine getiremediğini söylemek
mümkün'' dedi.
Üskül, faili meçhul saldırılarda ölenlerin aileleri ile görüştü.
Görüşmenin ardından açıklama yapan Üskül, ''duygusal bir karşılaşma
olduğunu'' söyledi. Grubun içinde, kendisinin çok yakından tanıdığı
arkadaşlarının, zaman zaman birlikte çalıştığı kişilerin, meslektaşlarının ve
hocalarının yakınları olduğunu ifade eden Üskül, görüşmede, ''bir çoğu ile ilgili
anılarının tazelendiğini'' belirtti.
Zafer Üskül, şöyle konuştu:
''Sonuç olarak, bu tablo çok acı bir tablo. Hepimizin kutsal nitelemesine
eklediğimiz yaşam hakkının korunması konusunda, devletimizin ne kadar etkisiz
kaldığını gösteren bir tablo ile karşı karşıyaydık. Yaşam hakkının korunması
konusunda, devletin iki yönlü bir görevi var. Devlet bir yandan, devlet olarak
yaşam hakkını ihlal etmeyecek, bir yandan da üçüncü kişilerin yaşam hakkını ihlal
etmelerini önleyecek önlemleri alacak. Bugün komisyonumuza gelen kişilerin
yakınlarından hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından ihlal edildiğini,
hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından koruma altına alınmadığını söylemek
çok kolay değil. Çünkü, bu cinayetler aydınlatılamadı. Ama devletin bu iki yönlü
görevlerini, her iki yönden de yerine getiremediğini söylemek mümkün.''
''GEREKTİĞİNDE MÜDAHALE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ''
Üskül, bütün bu cinayetler içinde, Hrant Dink cinayetinin tam olarak
aydınlığa kavuşturulmasının, diğer cinayetlerin mağdurlarını da bir ölçüde
rahatlatabileceğini ifade etti.
Bu insanların adalet duygularının zedelendiğine işaret eden Üskül, adalet
duygusunun zedelenmesinden daha kötü bir şey olabileceğini düşünemediğini
kaydetti. Üskül, Hrant Dink cinayetinin çözülmesi gerektiğini söyleyerek, bu
konuda sorumluluğu olanların, sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ifade
etti.
Üskül, bu siyasi cinayetlerin faili meçhul kalmaması için, Meclisin
üzerine düşeni yapması gerektiği konusundaki talebi desteklediğini bildirdi. Bu
konuda Meclis Araştırması açılması talebiyle hazırlanacak önergeyi imzalamak
istediğini belirten Üskül, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu olarak, Hrant Dink
cinayetinin aydınlatılabilmesi amacıyla gelişmeleri izlemeye ve gerektiğinde
müdahale etmeye devam edeceklerini anlattı.
İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin, Hrant Dink cinayeti ile ilgili
hazırladığı raporları Bakanlıktan istediğini ifade eden Üskül, gelmesinden sonra
raporları değerlendireceklerini söyledi. (13:18)
Zafer Üskül, faili meçhul saldırılarda ölenlerin hangilerinin yaşam hakkının
devlet tarafından ihlal edildiğini, hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından
koruma altına alınmadığını söylemenin çok kolay olmadığını belirterek, ''Ama
devletin bu görevlerini, her iki yönden de yerine getiremediğini söylemek
mümkün'' dedi.
Üskül, faili meçhul saldırılarda ölenlerin aileleri ile görüştü.
Görüşmenin ardından açıklama yapan Üskül, ''duygusal bir karşılaşma
olduğunu'' söyledi. Grubun içinde, kendisinin çok yakından tanıdığı
arkadaşlarının, zaman zaman birlikte çalıştığı kişilerin, meslektaşlarının ve
hocalarının yakınları olduğunu ifade eden Üskül, görüşmede, ''bir çoğu ile ilgili
anılarının tazelendiğini'' belirtti.
Zafer Üskül, şöyle konuştu:
''Sonuç olarak, bu tablo çok acı bir tablo. Hepimizin kutsal nitelemesine
eklediğimiz yaşam hakkının korunması konusunda, devletimizin ne kadar etkisiz
kaldığını gösteren bir tablo ile karşı karşıyaydık. Yaşam hakkının korunması
konusunda, devletin iki yönlü bir görevi var. Devlet bir yandan, devlet olarak
yaşam hakkını ihlal etmeyecek, bir yandan da üçüncü kişilerin yaşam hakkını ihlal
etmelerini önleyecek önlemleri alacak. Bugün komisyonumuza gelen kişilerin
yakınlarından hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından ihlal edildiğini,
hangilerinin yaşam hakkının devlet tarafından koruma altına alınmadığını söylemek
çok kolay değil. Çünkü, bu cinayetler aydınlatılamadı. Ama devletin bu iki yönlü
görevlerini, her iki yönden de yerine getiremediğini söylemek mümkün.''
''GEREKTİĞİNDE MÜDAHALE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ''
Üskül, bütün bu cinayetler içinde, Hrant Dink cinayetinin tam olarak
aydınlığa kavuşturulmasının, diğer cinayetlerin mağdurlarını da bir ölçüde
rahatlatabileceğini ifade etti.
Bu insanların adalet duygularının zedelendiğine işaret eden Üskül, adalet
duygusunun zedelenmesinden daha kötü bir şey olabileceğini düşünemediğini
kaydetti. Üskül, Hrant Dink cinayetinin çözülmesi gerektiğini söyleyerek, bu
konuda sorumluluğu olanların, sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ifade
etti.
Üskül, bu siyasi cinayetlerin faili meçhul kalmaması için, Meclisin
üzerine düşeni yapması gerektiği konusundaki talebi desteklediğini bildirdi. Bu
konuda Meclis Araştırması açılması talebiyle hazırlanacak önergeyi imzalamak
istediğini belirten Üskül, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu olarak, Hrant Dink
cinayetinin aydınlatılabilmesi amacıyla gelişmeleri izlemeye ve gerektiğinde
müdahale etmeye devam edeceklerini anlattı.
İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin, Hrant Dink cinayeti ile ilgili
hazırladığı raporları Bakanlıktan istediğini ifade eden Üskül, gelmesinden sonra
raporları değerlendireceklerini söyledi. (13:18)
