2010-07-20 - 12:56
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğine ilişkin olarak, ''Bu anayasa değişikliği belki her şey değildir ama çok önemli bir şeydir. Türkiye'nin aydınlık geleceği için, daha ileri bir demokrasi ve daha adil bir hukuk sistemi için çok önemli bir adımdır'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, anayasa değişikliğine ilişkin olarak, ''Bu anayasa değişikliği belki her
şey değildir ama çok önemli bir şeydir. Türkiye'nin aydınlık geleceği için, daha
ileri bir demokrasi ve daha adil bir hukuk sistemi için çok önemli bir adımdır''
dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, bugün sabah
saatlerinde Hakkari'nin Çukurca ilçesinden acı bir haber aldıklarını söyledi.
Yine bir mevzide gece saat 02.00 sularında roketatar ve uzun namlulu silahlarla
yapılan saldırıda 6 askerin şehit olduğunu anlatan Erdoğan; ilk belirlemelere
göre 15 askerin yaralandığını, bir teröristin de ölü olarak ele geçirildiğini
ifade etti.

Bölgedeki operasyonların devam ettiğini belirten Erdoğan, şehitlere
Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı; yaralı askerlere de acil şifa
dileğinde bulundu.

Terörle mücadelede herkesin birlikte göstereceği dayanışmanın önemli
olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Bu dayanışmamızın sürekliliği çok önemli. Akşamdan
sabaha, eğer 'bir çözüm' deniliyorsa böyle bir sihirli değnek yok. Fakat
kararlılıkla bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Yılmadan, usanmadan
sürdüreceğiz. Bu konuda en ufak geri adım atmak yok. Özellikle kimlerin üzerine
ne tür görevler düştüğü malumdur'' diye konuştu.

''Olay, her zaman söylüyoruz, bir güvenlik meselesi değildir'' diyen
Erdoğan, şöyle devam etti:

''Sadece bir güvenlik meselesi olarak bakarsak yanılırız. Yıllar yılı
böyle bakıldı, neticesi ortada ama bu olayın sosyolojik, psikolojik, diplomatik
bir çok boyutu var. Bütün bu alanlarda bu dayanışmamızı sürdürmemiz lazım. Burada
siyasiler olarak, parlamento içi, parlamento dışı... Medya olarak bu ülkedeki
akademisyenler olarak, STK'lar olarak hep birlikte bir dayanışmanın içerisinde;
eğer terör örgütünü, teröristleri vatandaşlarımızdan ayırabilir, onlarla arasına
o perdeyi gerebilirsek, inanıyorum ki işimiz çok daha kolay olacaktır. Burada
sağduyu sahibi milletimin her bir ferdi üzerine düşen görevini yapacaktır ben
buna inanıyorum.''

Erdoğan, KKTC'nin ''20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı''nı kutladığını
anımsatarak, 1974 yılında gerçekleşen barış harekatıyla Kıbrıs'ın barış ve huzur
dolu 36 yıl geçirdiğini söyledi. Erdoğan, ''Bayram coşkusunu tüm Kuzey
Kıbrıs'taki kardeşlerimizle birlikte yüreğimizde hissettiğimizi ifade etmek
istiyorum. Başbakan Yardımcımız Sayın Cemil Çiçek de orada. Ülkemizi temsilen
kutlamalara katılıyor. Biz de bayramlarını kutluyor burada Kuzey Kıbrıs'taki tüm
kardeşlerimize en kalbi sevgi ve selamlarımızı yolluyoruz'' diye konuştu.

Genel Kurul çalışmalarında artık dönem sonuna yaklaşıldığını anımsatan
Erdoğan, çok yoğun bir çalışma döneminin geride bırakıldığını söyledi.

Son derece hayati düzenlemeleri yasalaştırmanın gönül huzuru içinde
olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Sadece gece-gündüz çalışmakla... Bedenen, fikren tüm mesaimizi Genel
Kurul çalışmalarına ayırmakla kalmadık; yasama faaliyetlerinde sürekli engel
çıkaran muhalefete karşı da çok yoğun bir mücadelenin içinde olduk. En başından
itibaren meclis çalışmalarını yavaşlatma gayreti içinde oldular. Genel Kurul
ortamını gererek, sabrımızı zorlayarak, adeta sinirlerimizi test ederek
çalışmaları engelleme ve yavaşlatma çabası içine girdiler. Ancak, şu hususa
özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum: Bizler, AK Parti Grubu olarak, ülkeye,
millete hizmet için sorunları çözmek için gayret gösterirken; onlar kendi kişisel
çıkarlarını, kendi hırslarını, kendi şahsi hesaplarını bizlere dayatma mücadelesi
içinde oldular. Biz milletimiz için daha fazla hizmet üretmek, milletimizin
menfaatine olan yasaları çıkarmak için çaba gösterirken onlar da bizi
engellemeye, hızımı kesmeye uğraştılar. Çünkü bunların muhalefet anlayışı yapmayı
değil, yıkmayı; destek olmayı değil, köstek olmayı esas alıyor. Milletimiz de
artık çok iyi görüyor. Bunlar iş üretmezler, hizmet üretmezler. İktidarda
oldukları, koalisyon ortağı oldukları dönemde de bu ülke için sadra şifa olacak
hiçbir şey üretmediler. İş üretmedikleri gibi üretenlerin, hizmet üretenin
ayağına ayakbağı olmak da bunların şiarıdır.

Genel Kurul çalışmaları AK Parti ile diğer siyasi partiler arasındaki bu
ayırt edici özelliği gün gibi ortaya çıkarmıştır. Biz bu millete, ülkemize
sevdalıyız. Biz omuzlarımızda ne büyük ve mübarek bir sorumluluk, yük
taşıdığımızın şuuru içindeyiz. Her zaman söylüyorum; idare edebilirdik, popülizme
tevessül edebilirdik. 'Böyle gelmiş, böyle gider' diyerek, hiç etliye sütlüye
karışmayabilirdik. Risk almayabilirdik. Başımıza ağrıtmak istemeyebilirdik. 'Bize
dokunmayın, yaklaşmayın' dediklerinde geri adım atabilirdik ama o zaman çıkıp da
milletimizin yüzüne bakamazdık. Bu milletin huzurunda başımız dik, alnımız ak
hesap veremezdik. Kendileri için, gecemizi gündüzümüze kattığımız yoksulların
yüzüne bakamazdık. Bizim için her daim hayır duaları eden amcaların, teyzelerin
yüzüne bakamazdık. AK Parti kuruluşunda gözleri umutla parlayan, AK Parti'nin her
cesur adımıyla gözlerindeki umut ışığı daha da parlayan yetimlerin, öksüzlerin,
yolda kalmışların karşısında mahcubiyetimizi gizleyemezdik.''

''AK Parti'nin zor olanı tercih ettiğini, bu ülkenin yerinde saymasına
karşı çıktığını'' anlatan Erdoğan, kalkınmayı, ilerlemeyi, büyümeyi tercih
ettiğini söyledi. Erdoğan, ''Hayal kırıklıklarına karşı çıktık. Bu ülkeye bir
ufuk çizmeyi bir vizyon oluşturmayı tercih ettik. Tüm kirli ilişkileri, kirli
senaryolara, çetelere, mafyaya, hukuk dışı kirli örgütlenmelere karşı çıktık.
Demokrasi, özgürlük, hak ve adalet mücadelesini tercih ettik. Bugün de milletin
oyuna, takdirine sunduğumuz anayasa değişikliği de bu 'Büyük Türkiye'
mücadelesinin bir neticesidir'' diye konuştu.

''Anayasa değişiklik paketinin içindeki maddelerin, CHP, MHP ve BDP'nin
üst yönetimlerinin, milletvekillerinin uykularını çok ciddi şekilde kaçırıyor''
diye konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bunlar tıpkı 'Midas'ın Kulakları' öyküsünde oldukları gibi yalnız
kaldıklarında ya kendi vicdanlarına ya da yakın arkadaşlarına 'bu pakete karşı
çıktıkları için büyük rahatsızlık duyduklarını' ifade ediyorlar. 'Aka kara'
demenin vicdanları sızlattığın çok iyi görüyoruz. Hayırlı bir işe destek vermek
yerine köstek olmanın ne kadar bunaltıcı bir etki yaptığını görüyoruz. Yıllarca
milletimizin özlemi olan değişikliklere sırf 'AK Parti istiyor' diye karşı
çıkmanın ne kadar büyük travma oluşturduğunu açık ve net görüyoruz. Tabanlarının,
vicdanlarının, akıl ve mantıklarının sesine kulak verdiklerinde ortaya çıkan
dramatik tabloyu kendileri de tüm milletimiz de görüyor, anlıyor.

Genel Kurul sürecinde anayasa değişikliğine yönelik olarak tek bir ciddi
önerileri olmadı. Şu anda çeşitli vesilelerle yaptıkları açıklamalarda
değişikliğe ilişkin tek bir somut gerekçe gösteremiyorlar. Neden 'hayır'
dediklerini, neden bu değişimin karşısında durduklarını kendilerine de millete de
izah edemiyorlar. Meseleyi şahsileştirmekten öteye gidemiyorlar. İlgisiz,
alakasız konuları gündeme getirerek, anayasa değişikliğin karalamaya
çalışıyorlar. Lütfen iyi takip edin, izleyin. Görecekseniz, anayasa maddeleriyle
alakalı bir şey göremeyeceksiniz.

'Değişikliğin işsizliğe, fakirliğe bir faydası yokmuş'. Neredeyse ülkenin
her meselesinin çözümünü bu paketten bekliyorlar. Sizin işsizliğin çözümüne
yönelik bugüne kadar söylediğiniz, bir reçete, proje var mı? Bir sorun.

Kriz süresi içerisinde ABD nereden nereye çıktı, AB üyesi ülkeler nereye
tırmandı, Türkiye ise şu anda nerede? Dünyanın en ileri ülkesi ABD'de şu anda 10
puana dayandı. Hamdolsun biz 12 puandayız. Gerçek ortada. İspanya 8 puanda idi,
şu anda 18 puanda, AB üyesi ülke... Japonya, Rusya, İrlanda hepsine baktığınızda
bunu görüyorsunuz. Nisan ayı verileri açıklandı. Mayıs, Haziran Temmuz
açıklanacak. Bunlar açıklandığında yüzde 12'inin çok daha altına düşeceğiz. Çünkü
bunu görüyorum, buna inanıyorum, bunu söylerken de hayali olarak değil bir
gerçeği yaşayarak görüyorum.

Birçok konuyu hep çarpıttılar. Kandırmaca ifadelerle, aldatarak bunları
söylediler. Bu anayasa değişikliği belki her şey değildir ama çok önemli bir
şeydir. Türkiye'nin aydınlık geleceği için, daha ileri bir demokrasi ve daha adil
bir hukuk sistemi için çok önemli bir adımdır. Milli iradenin güç kazanması,
vesayetçi ve statükocu anlayışın kırılması için tarihi bir adımdır. Değişiklikle
AK Parti arasında birebir ilişki kurmak gibi zorlama yorumlar getirmenin ötesine
görüldüğü gibi asla geçemiyorlar.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Anayasa değişliğinin çocuklar, gençler ve 73 milyon vatandaş için
olduğunu belirterek, ''Herkesi bu büyük değişim hareketine omuz vermeye
çağırıyorum'' dedi.

Erdoğan, referandum kapsamında en samimi
şekilde neden ''evet'' denilmesi gerektiğini anlatacaklarını söyledi.

Muhalefetin günlerdir değişikliğe karşı çıktığını, ''hayır'' naraları
attığını ifade eden Erdoğan, ''Allah aşkına ne dediklerini, ne demek
istediklerini, hangi gerekçeyle pakete karşı çıktıklarını anlayan var mı?' diye
sordu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Yalova'da yaptığı konuşmadaki
''12 Eylül sonrasında idam sehpaları kuruldu. 16 yaşındaki çocuğun yaşı büyütülüp
idam edildi. İnsanın vicdanı sızlamıyor mu?'' sözlerini anımsatan Erdoğan,
''Evet, biz de aynı şeyi söylüyoruz. 16 yaşındaki bir çocuğun idam sehpasına
götürülmesinden rahatsız oluyorsun da neden bu pakete 'hayır' diyorsun? Şecaat
arz ederken sirkatlerini söylüyorlar. Bunlar neden 'hayır' denilmesi gerektiğini
anlatırken neden 'evet' denilmesi gerektiğini anlatıyorlar'' dedi.

Erdoğan, CHP ile MHP'nin aynı dili ve üslubu kullandığını, her cümlede
kendisini ''yüce divan'' ile tehdit ettiklerini kaydetti. Erdoğan, ''Biz bu
millete hizmet yoluna başımızı koyduk. Bu yola canımızı koyduk. Biz korkularla
değil, ideallerle, ilkelerle, heyecanla aşkla ve sevda ile siyaset yapıyoruz. O
kuru sıkı tehditleri bize bir şey ifade etmiyor. Bizim Anayasa Mahkemesinin
yanında, yöresinde, bahçesinde ev tutmamıza gerek yok. Bizim evimiz milletimizin
içinde. CHP Genel Başkanı önce Anayasa Mahkemesi'nin bahçesine kurduğu
gecekondudan bir çıksın'' diye konuştu.

CHP, geçen dönem 113, bu dönem 44 kez Anayasa Mahkemesine başvurduğunu
anlatan Erdoğan, ''Haydi oraya gecekondu yaptığınız, bari arsa sahibini rahat
bırakın...'' dedi. Erdoğan, bunun ''tutarsızlık, ilkesizlik, milletin iradesini
hiçe sayma'' ve mahkemeye taşıma olduğunu söyledi.

Kimlerin ''hayır cephesinde'' olduğuna dikkatleri çekeceklerini anlatan
Erdoğan, MHP'nin ''hayır'' demekle tarihiyle çeliştiğini, kendisini inkar
ettiğini savundu. Erdoğan, ''Benim MHP'li kardeşlerimin kendisine yüklediği
emanete halel ettiriyor'' dedi.

CHP'nin de ''hayır'' demekle kendi raporlarına, tezlerine, iddialarına,
tarihine karşı çıktığını savunan Erdoğan, ''Kendisini inkar ediyor ve kendisine
yüklenmiş emanete gölge düşürüyor'' diye konuştu.

BDP'nin parti kapatmalarına karşı gibi göründüğünü, parti kapatmalarını
zorlaştıracak ve adeta yok edecek bir değişikliği engellemek için elinden geleni
yaptığını dile getiren Erdoğan, ''Barıştan yanaymış gibi yaparak gerilimi ve
çatışmayı körüklüyor. Demokrasiden yanaymış gibi görünerek demokratik gelişmenin
önüne set çekmeye çalışıyor'' dedi.

BDP'nin ''Anayasa değişikliği paketinde Kürtlerin lehine olabilecek
hiçbir madde yok. Orada Kürt adı geçmiyor'' dediğini kaydeden Erdoğan, şöyle
konuştu:

''Orada hangi etnik unsurun adı geçiyor? Benim Kürt kökenli
vatandaşlarımın aleyhine olan bir madde var mı? O maddelerin hepsinde de benim
Kürt kökenli vatandaşlarımın lehine olacak her şey var. A'dan Z'ye her şey var.
Yani 73 milyonun hepsi için eşit, her şey var... Tayyip Erdoğan bu değişiklikten
ne kadar istifade ediyorsa, benim Kürt kökenli vatandaşım da o kadar istifade
ediyor. Vatandaşlarımıza bu ilkesizliği, samimiyetsizliği anlatacağız.

Tekrar ediyorum. Bu değişiklik bir AK Parti değişikliği değildir. Bu
değişiklik çocuklarımız, gençlerimiz, 73 milyon vatandaşımız içindir. Herkesi bu
büyük değişim hareketine omuz vermeye davet ediyoruz, herkesi bu tarihi sürece
katkı sağlamaya davet ediyoruz. Tabii ki takdir aziz milletindir. Söz de onundur,
karar da onundur.''

Erdoğan, Cuma günü itibariyle TBMM Genel Kurulu çalışmalarının
tamamlanacağını, milletvekillerinin 12 Eylül referandum gününe kadar milletle
beraber olacağını söyledi. Erdoğan, ''suça itilen çocuklarla ilgili
düzenlemenin'' bu hafta Meclisten çıkacağını da söyledi.

Erdoğan, ''Kışkırtmalara prim vermeden, soğukkanlılığı, sabrı, sağduyuyu
asla elden bırakmadan yapıcı bir dille gönüller kazanacağız. Muhalefetin çirkin
ve kışkırtıcı üslubuna asla tenezzül etmeyeceğiz. Onlar çamur, iftira atacaklar,
Türkiye'nin ufkunu karatmak için her türlü çirkin söz ve eylemin içine
girecekler. Biz sadece hakkı, doğruyu söyleyeceğiz, sadece anayasa değişikliğini
konuşacağız, büyük değişikliğin kalp atışlarını anlatacağız'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 36 ile gideceğini, sadece miting yapmayacağını, kanaat
önderleri ile bir araya geleceğini, halkla gece geç saatlere kadar sohbetler
edeceğini, bütünleşeceğini kaydetti.

İlk mitingi cumartesi günü 12 Eylül Anayasa oylamasına Türkiye genelinde
en yüksek hayır oyu veren Bingöl'de yapacağını belirten Erdoğan, ''12 Eylül
anayasasının izlerini silmek için 'evet' kampanyasını başlatıyoruz'' dedi.

(12.56)

**** HABERİN TAMAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ ****