Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmelerine başlandı.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ilk 2 maddesi, görüşülmeden doğrudan oylamaya sunuldu.
Bu maddelerin kabul edilmesini ardından 3. madde üzerinde görüşmelere geçildi. İlk sözü Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan aldı.
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, "maaşları şu kadar yükselttik" söylemlerini eleştirerek, asgari ücretliler ile emeklilerin açlık sınırının altında maaş aldığını söyledi.
Çalışkan, "Bu ülkede 2002 yılında açlık sınırının altında geliri olan şahıs sayısı yüzde 1,35 idi. Bugün ülkemizin yaklaşık yüzde 20'si açlık sınırının altında gelire sahip. Ayrıca, sosyal yardım alan insan sayısı 20 milyon. Bu, şu anlama geliyor, ülkedeki her üç seçmenden 1'i yardıma muhtaç." diye konuştu.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Burak Akburak, ekonomik büyüme rakamlarını yok saymanın doğru olmadığını belirtti.
Asıl meselenin büyüme değil büyümenin adil olup olmadığı olduğunu vurgulayan Akburak, "Bugün barınma, beslenme maliyeti adil değil. Eğitim için katlanılan yük adil değil. Esnafın, işçinin, emekçinin omuzlarındaki yük adil değil." dedi.
MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin, milletin hafızasında onlarca yıl kan ve gözyaşıyla anılan bir dönemin geride bırakılmasına imkan tanıyan tarihi bir eşiği de ifade ettiğini belirten Bülbül, "Bu sürecin sağduyu, sorumluluk ve devlet ciddiyetiyle ele alınması, istismar yerine istikametin esas alınması yalnızca siyasi değil, aynı zamanda milli bir vecibedir." görüşünü paylaştı.
Terörle mücadelede yalnızca askeri tedbirlerle yetinilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Bülbül, kronikleşmiş sorunların kalıcı biçimde çözümlenebilmesi için siyasi ve demokratik aklın da devrede olmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
Bülbül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu noktada kamuoyunda sıklıkla birbirine karıştırılan 'müzakere ve pazarlık' kavramları arasındaki ayrımın açık biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Var olan muhataplık süreci terör örgütüyle bir pazarlık anlamı taşımamakta, örgütün silahlı mücadeleyi sona erdirdiğine, kendisini feshettiğine ve sahadan çekildiğine dair beyanlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından doğrudan teyit edilmesini amaçlayan sınırlı ve kontrollü bir mekanizma olarak değerlendirilmelidir, bu çerçevede muhataplık hiçbir şekilde taviz verme süreci değildir."
- "Erişebilir olmayan kentler, engellileri toplumdan koparmakta"
DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, bütçeden engellilerin hizmetine yüzde 1.2 pay ayrıldığını hatırlattı.
Ayrılan payın yetersiz olduğunu dile getiren Dindar, "Ayrılan pay oranı engellilerin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına yanıt vermekten uzaktır. Erişebilir olmayan kentler, ulaşım engelleri, yoksulluk ve ayrımcılık engellileri toplumdan koparmakta." sözlerini sarf etti.
Dindar, engellilere verilen aylıkları da eleştirerek, düzeltilmesini istedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, görüşülen bütçenin halka hizmet etmediğini savundu.
2026 yılı bütçesiyle yılda 15,6 trilyon vergi toplanacağına işaret eden Aytekin, bu vergilerin 3,5 trilyonunun gelir vergisi, 1,7 trilyonunun kurumlar vergisi, 5,6 trilyonunun KDV, 2,5 trilyonunun ÖTV'den oluştuğunu kaydetti.
Aytekin, "Devlet, toplayacağı 15,6 trilyon verginin yaklaşık 10 trilyonunu doğrudan düşük gelirliden toplayacak. Bu bütçede dolaylı vergilerin oranı da yüzde 62 olmuş, yani devlet vatandaşına hissettirmeden toplam verginin yüzde 62'sini dar gelirliden toplayacak." değerlendirmesinde bulundu.
2002'den bu yana 12 vergi affı çıkarıldığını hatırlatarak, bu durumu eleştiren Aytekin,"Bütçe öyle bir açık veriyor, devlet öyle bir zarar ediyor ki para gelsin de nasıl gelirse gelsin mantığı egemen kılınmış." dedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, gelecek yıl Türkiye'nin uluslararası faaliyetlerin buluşma noktası olacağını belirterek, NATO liderlerine Ankara'nın ev sahipliği yapacağını anımsattı.
Ankara'nın dünya başkentlerinin odak noktası haline geldiğini, neredeyse her gün bir ya da birkaç dünya liderinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlandığını söyleyen Çam, şunları kaydetti:
"Bu nedenle, resmi heyetlerin ağırlanmasına yönelik kapasite artırım çalışmaları hızla devam etmekte. Havalimanı metromuzun projesi geçen hafta tanıtıldı, yakında da inşaatına başlanacak. 50 bin kapasiteyle 7 gün 24 saat yaşayan bir spor kompleksi olacak Ankara'mızın stadyumu da açılacak, UEFA, FIFA kriterlerine uygunluğuyla pek çok turnuvaya ev sahipliği yapacak. Peki, bizdeki bu hummalı çalışmalar devam ederken, şu canım memleketimin ana muhalefeti ne yapmakta? Sadece kurultay. Onca belediye yönetimi sizdeyken halkımızı mutlu edecek, heyecanını artıracak 'vay be, helal olsun, iyi iş çıkartmışlar' diyebileceğimiz tek bir icraatınız var mı? Maalesef yok. Ama hakkınızı yememek lazım. Marketing işlerinde elinize kimse su dökemez."
Şahsı adına söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, "Bu yüce Meclis milletin kardeşliğini çoğaltmalı, ayrılığı asla büyütmemeli." diye konuştu.
Şahsı adına söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, kürsüye elindeki kantarla çıkarak, bütçeye yönelik eleştiride bulundu.
Süllü, "2026 bütçesinde öngörülen 2 trilyon 712 milyarlık açığı görünce kantarla geldim. Çünkü tam olarak bütün memlekette denge bozulmuş durumda, kantarın topuzu kaçmış durumda." ifadesini kullandı.
- "Biz kantarla değil dijital hassas terazilerle yolumuza devam ediyoruz"
Konuşmaların ardından Genel Kurul'da soru cevap bölümüne geçildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bütçeden engellilere ayrılan tutarla ilgili eleştire yanıt verdi.
Uraloğlu, engellilere yönelik koruyucu, eğitici ve rehabilite edici faaliyetlerin yürütülmesi için, engellilerin toplumsal hayata katılımı özel programı kapsamında, kaynakların yaklaşık yüzde 30 oranında artırıldığını söyledi.
Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ'nin (TÜRASAŞ) lokomotif cer zinciri alınmasıyla ilgili ihalesine ilişkin eleştirilere yanıt veren Uraloğlu, şu bilgileri verdi:
"Öncelikle şunu söylemek isterim, TÜRASAŞ bugün Türkiye'de 160 kilometre hızla giden elektrikli treni, E5000 elektrikli lokomotifi ve banliyö trenini yerli olarak üretmiştir. 225 kilometre hızla gideni de inşallah önümüzdeki aylarda raylara indirmiş olacağız. Şimdi, buradaki, bu bütün bunlardaki yerlilik ve millilik oranına dikkat ediyoruz, özellikle ASELSAN ve TÜBİTAK RUTE'yle çalışmalarımıza devam ediyoruz. İhaleye konu dizel ve elektrikli lokomotif üretimi için, 6 akslı lokomotif üretimi için cer zinciri alınması ihalesiydi, sadece 1 adetti bu. Prototipler üretildikten sonra devamının getirilmesi söz konusuydu. Yaklaşık 2 milyon 355 bin avro maliyetle çıkmıştı ve 8 civarında firma bundan dosya almıştı ama maalesef yapılan spekülasyonlar üzerine hiçbirisi teklif vermedi, bakın, bu açık ihaleydi. Yani dolayısıyla, buradaki bir yerli ve milli prototip lokomotifin geliştirilmesi bu spekülasyonlardan dolayı geciktirilmiştir."
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü'nün kürsüye kantarla çıkarak yaptığı eleştirileri anımsatan Uraloğlu, "Biz kantarla değil dijital hassas terazilerle yolumuza devam ediyoruz. Bu hassasiyetle de devam edeceğiz." dedi.
Uraoğlu, bazı illerdeki yol çalışmalarına ilişkin de bilgiler paylaştı.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 3. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen önergeyle 375 sayılı KHK'ye ekli ilgili cetvelde yer alan kariyer meslek kadrolarında bulunanlar ve mali hakları mevzuatı uyarınca ilgili cetvelde yer alan kadrolar esas veya emsal alınarak belirlenenler ile bazı yöneticilerin mali haklarına yönelik düzenleme, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 4. maddesinden çıkarıldı.
Genel Kurul'da milletvekilleri, 2026 yılı bütçe kanunu teklifinin 4. maddesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın, "2026 yılı bütçesinin Türkiye'ye yaraşır bir bütçe olmadığını, borç, üretmeden tüketmek, enflasyon ve çözümsüzlük anlamlarına geldiğini" öne sürdü.
Bütçede faiz ve borç kalemlerine işaret eden Aydın, "İktidar dünü tüketti, bugünü tüketti, artık yarınları tüketmeye başladı. Tarımda, hayvancılıkta, sanayide, eğitimde, hemen hemen her alanda 3 çeyrek asırlık bütün birikim bugüne kadar bitirildi." görüşlerini savundu.
Aydın, doğurganlık oranlarının düşmesini vahamet olarak nitelendirerek, "Nüfusumuz azalıyor, yaşlanıyor. Üretim ve istihdam azalıyor, buna karşılık işsizlik, borçlanma, enflasyon ve faiz ödemeleri artıyor." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Afyonkarahisar'daki üreticilerin ve çiftçilerin sorunlarına değindi.
Şehirdeki çiftçi ve üreticilerin don ve şap hastalığından çok fazla etkilendiğini söyleyen Olgun, şap hastalığı çıkmadan önce alınan tedbirlerin yetersiz kaldığını, şap aşısının sahaya geç ulaştığını ve hayvanlarını kaybeden üreticilerin uzun süre tazminat beklediğini ileri sürdü.
Çiftçinin üretime, kar etmek için değil, bankalara borç ödemek için devam ettiğini savunan Olgun, "Bu düzen böyle giderse yakında üretecek çiftçi de kalmayacak. Bugün Afyonkarahisar'da çiftçiyi yalnızca piyasa koşulları değil, kredili faizler de nefessiz bırakmaktadır." diye konuştu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, insan kaynağının 3 boyutlu risk, tehdit ve tehlike sarmalının etkisinde kaldığını, bundan endişe duyduklarını dile getirdi.
Bunları, "sosyal medya odaklı teknolojik bağımlılık", "madde bağımlılığı" ile "kumar ve bahis bağımlılığı" olarak sıralayan Aydın, "Bütün bunların sonucunda toplumsal bir travmaya dönüşen şiddet, cinnet, cinayet, intihar ve boşanma olayları hızla artış göstermektedir. Dahası, adaleti yeşil sahada, emaneti adalet sarayında korumakla yükümlülerin bizatihi istismarda bulunmaları da bu toplumsal yozlaşmada sözün bittiği yer noktasıdır." dedi.
Bağımlılık odaklı sosyal çürüme ve yozlaşmadan arınmanın yegane yolunun, aile, okul ve toplum eğitiminden geçtiğini vurgulayan Aydın, "Aile içerisinde insani, ahlaki ve milli değerlerin yaşatılıp çocuklara taklit yoluyla aktarımı, akabinde okul ortamında daha sistematik ve kuramsal boyutta anlatılıp öğretilerek pekiştirilmesi, nihayetinde toplumsal hayatta somut uygulamaya aktarılması sağlanmalıdır." şeklinde konuştu.
Aydın, emeklilerin, asgari ücretlilerin, akademik ve idari personelin maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini de söyledi.
- "Sıçrayarak kalkınma, yeni bir ekonomik devrim, yeni bir üretim devrinden birlikte bahsedelim"
DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, toplumsal çürümenin sınıfsal ve kapitalizmin varoluşsal krizinin kaçınılmaz sonucu olduğunu dile getirerek, "Sermayenin yoğunlaşması ve merkezileşmesi, servet dağılımdaki uçurumun sosyal yaşamdaki karşılığıdır. Bir taraf sınırsızca zenginleşirken milyonların yoksullaşması, suçun da çürümenin de toprağını oluşturuyor." ifadelerini kullandı.
Otlu, "sosyal devlet uygulamalarının yok edildiğini, üniversitelilere iş imkanı sağlanmadığını, mülakatların siyasallaştığını" iddia etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, bütçelerin halkı "kaynak" ve "gelir veren" şeklinde görmemesi gerektiğini belirtti.
Toplumda "gelir adaletsizliği" yaşandığını savunan Karabat, "Yoksulluk aşağı doğru yayılmış, zenginlik tepede dar bir kesim tarafından kilitlenmiş ve sınıfsal geçişkenliğin adeta minimize edildiği bir ekonomik düzende yaşıyoruz. Bunlara 'ekonomi politikası hatası' diyemeyiz. Bu bir tercihtir. Bunun adı sınıfsal bir tercihtir ve bedelini milyonlar ödüyor." diye konuştu.
Karabat, seçimde CHP'nin kazandığı belediyelerin halka verdiği sosyal desteklerin öneminden bahsetti.
"Türkiye ekonomisinin büyüdüğüne" yönelik açıklamalara işaret eden Karabat, "Bu büyümelerle övünmeyin. Gelin hep beraber CHP ekonomi programında olduğu gibi sıçrayarak kalkınma, yeni bir ekonomik devrim, yeni bir üretim devrinden birlikte bahsedelim." dedi.
- "Hani lekelenmeme hakkı? Size gelince var, başkalarına gelince yok"
AK Parti Isparta Milletvekili Osman Zabun, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı'nın önceki günlerde Isparta'da bir öğretmenin Nutuk'u göstererek "Kaldır o İngiliz Kemal'in kitabını" sözlerini sarf ettiğine yönelik iddiayı dile getirdiğini hatırlattı.
Buna ilişkin soruşturmada söz konusu öğretmenin o ifadeleri Nutuk için kullanmadığının belirtildiğini aktaran Zabun, "Ortada onun iddia ettiği gibi Atatürk'e karşı herhangi bir hakaret söz konusu değil. Hani lekelenmeme hakkı? Size gelince var, başkalarına gelince yok. O öğretmenin hakkını nerede ödeyeceksiniz? O öğretmeni Atatürk düşmanı ilan ettiniz ve adamı lekelediniz." değerlendirmesinde bulundu.
Zabun, muhalefetin 2026 yılı bütçesine yönelik bazı eleştirilerine tepki göstererek, "Sizin o 'saray' dediğiniz Külliye'nin oluşturmuş olduğu prestije, onu anlamaya ufkunuz yetmez." diye konuştu.
Muhalefetin, AK Parti'ye yönelik "Bu son bütçeniz" ifadelerine ilişkin de Zabun, "Ama her ne hikmetse vatandaş Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ı, Cumhur İttifakı'nı iktidara getiriyor ve sizi yüzüstü yatırıyor." dedi.
Zabun, muhalefetin son yerel seçimlere yönelik sözlerine değinerek, "Siz bu mantıkla giderseniz inanın bir dahaki seçimde ana muhalefet partisinin sıralarında bile oturamazsınız." ifadelerini kullandı.
CHP'li milletvekillerinin, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik davaya ilişkin "yakındığını" anlatan Zabun, bu konuda bir şey söylemek isteyenlerin davada itirafçı olan partililerine bunu söylemesi ve "arınmaları" gerektiğini belirtti.
- "Yargılamanın bitmesini hiç beklemeden bu kadar savunmak zaten normal bir davranış değil"
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti'li Zabun'un sözlerine, "Belediye başkanlarımızı Aziz İhsan Aktaş'ın sözleriyle, iftiralarıyla cezaevinde tutuyorsunuz. Birkaç belediyemize tam da bu nedenle kayyum atadınız." şeklinde yanıt verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise bu yargılamaların bir kişinin sözüyle gerçekleşmediğini vurguladı.
Kendisine laf atılması üzerine Yenişehirlioğlu, 27 yıl avukatlık yaptığını, bu işi çok iyi bildiğini dile getirerek, "BDDK kararları ortada, tanık ifadeleri ortada, birçok delil var. Dolayısıyla hadiseye bu kadar müdahil olmak ve en azından yargının hadiseyi, meseleyi açıklamasını, soruşturmanın tamamlanmasını, yargılamanın bitmesini hiç beklemeden bu kadar savunmak zaten normal bir davranış değil." değerlendirmelerinde bulundu.
Genel Kurul'da bunun üzerine AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
Kanun teklifinin 4. maddesi üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Bu ülke bu sorunu şimdi, bugün bu Meclis ve bu iktidarla çözmek zorundadır, ikinci bir şansı yoktur. Bu iklim bir daha oluşmayacaktır ve ufukta bu liderlerin yerine ikamesi mümkün kimse de gözükmemektedir. Hep birlikte 'ya şimdi ya hiçbir zaman' noktasındayız." dedi.
Şahsı adına söz alan EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, 2026 yılı bütçesini eleştirerek, "Siz buna bütçe, biz buna açıkça 'sınıf savaşı belgesi' diyoruz." görüşünü dile getirdi.
EMEP'li Demir'in sözlerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
- "Diyarbakır-Erbil arasındaki uçuş talebini hava yolu operatörlerimizle görüşelim'
Konuşmaların ardından Genel Kurul'da soru cevap bölümüne geçildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hükümetin akaryakıt fiyatlarına müdahale etmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Fiyatların dünyaya ve serbest piyasa koşullarına göre belirlendiğini belirten Uraloğlu, akaryakıttan alınan ÖTV'nin maktu tutarda olduğunu, her yıl ocak ve temmuz aylarında 6 aylık Yİ-ÜFE oranıyla güncellendiğini anlattı. Uraloğlu, "Bunun dışında bir vergi yok. Aksine bu yıl ocak ayında Yİ-ÜFE oranının daha altında bir fiyatlama yapılmıştır. Ayrıca benzin üzerine baktığımız zaman KDV ve ÖTV toplam vergi yükü 2002'de yüzde 70,2 seviyesindeyken, şu an itibarıyla bu yaklaşık yüzde 42,2 seviyesindedir." dedi.
Uraloğlu, Sivas-Erzincan-Kars Hızlı Demiryolu Hattı'na yönelik soruya, "Sivas-Erzurum arasının projelerini tamamladık, Erzurum-Kars arasının proje çalışmalarına devam ediyoruz. İlk etapta mevcut hattı iyileştirerek, 100 kilometre hıza eriştirerek rahatlatmış olacağız. Projeyi bitirdiğimizde fizibilitesine göre, yani yük ve yolcu akışına göre inşallah bunu da yatırım programına teklif ederek hayata geçirmiş olacağız." diye konuştu.
"Diyarbakır-Erbil arasındaki uçuş talebini hava yolu operatörlerimizle görüşelim, bu anlamdaki talebi incelesinler, onlar bizden izin istedikleri takdirde biz o izinleri veriyoruz ama tamamen serbest piyasa şartlarıyla bunun oluştuğunu özellikle söylemek isterim." diyen Uraloğlu, Malatya için hızlı tren çalışmasının ilerleyen zaman diliminde hayata geçirileceğini anlattı.
Genel Kurul'da, kanun teklifinin 4. maddesinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapılan değişikliğe yönelik önerge verildi. Kabul edilen önergeyle 375 sayılı KHK'ye ekli ilgili cetvelde yer alan kariyer meslek kadrolarında bulunanlar ve mali hakları mevzuatı uyarınca ilgili cetvelde yer alan kadrolar esas veya emsal alınarak belirlenenler ile bazı yöneticilerin mali haklarına yönelik düzenleme tekliften çıkarıldı.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 4. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 5. maddesi kabul edildi.
Genel Kurulda milletvekilleri, 5. madde üzerinde söz alarak görüşlerini dile getirdi.
Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, içerideki ve bölgedeki gelişmelerin "siyasi ahlak reformu"na daha fazla ihtiyaç doğurduğunu söyledi.
Halkıyla beraber bölgede sözü geçen, sahada ve masada etkili, güçlü bir devlet olabilmek için "siyasi ahlak reformu"na ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Bilici, "Siyasi ahlak ilkelerini anayasallaştırmak bu ülkenin yegane çıkış yoludur. Rantı, yolsuzluğu bitirecek mekanizmalar kurmak, siyasetin kifayetsiz muhterisler için bir çöl, toplum için yemyeşil bir vaha haline gelmesini sağlamak mümkündür." ifadelerini kullandı.
Terörsüz Türkiye sürecinde siyasetin tüm taraflarının herkesten fazla bu tarihi sorumluluğu üstlenmesi ve süreçlerin hızlanması için acele etmesi gerektiğini vurgulayan Bilici, "Bir an evvel infaz yasaları ve siyasi af konuları düzenlenmeli, Suriye'nin istikrarını gözetecek entegrasyon süreçleri de aynı düzlemde ivmelenerek yapılandırılmalıdır. Bu sürece seçim zamanlarına uzanacak siyasi pazarlıkların aracı olma vasfı biçilmemelidir. Bu hesaplar içinde olanlar bu ülkeye ve dahi bölgeye en büyük kötülüğü yapmış olurlar." değerlendirmesinde bulundu.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, bütçelerin vatandaşın alım gücünün düşmemesi, yaşam standardının korunabilmesi için yapıldığını ancak Türkiye'de vatandaşın alım gücünün düştüğünü, yaşamın pahalılaştığını ve bütçenin bu "gerçeğin arkasından geldiğini" söyledi.
Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre Türkiye'de vatandaşların aynı mal ve hizmet sepetine Avrupa ortalamasından yaklaşık yüzde 30 daha düşük alım gücüyle erişebildiğini dile getiren Akalın, bu farkın teorik değil, doğrudan pazarda, markette hissedilebilir bir değer olduğunu anlattı.
Türkiye'de çiftçilerin bankalara kredi borcunun 1 trilyon lirayı aştığını iddia eden Akalın, Avrupa'nın çiftçi vergi politikasını tartışırken, Türkiye'dekilerin "icra korkusuyla yaşadığını" savundu.
- "Sansasyonun değil sorumluluğun ödüllendirildiği yayın iklimi oluşturmalıyız"
MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, televizyon ekranlarında ardı arkası kesilmeyen trafik kazası, cinayet, kavga, afet, yangın ve istismar haberlerinin gün boyu tekrarlandığına dikkati çekti.
Dizi ve filmlerdeki şiddet sahneleriyle de bu tabloyu, "sıradan bir haber aktarımı ya da senaryo gereği değil, her evin içine taşınan bir korku ve kaygı tiyatrosu" şeklinde niteleyen Öztürk, bunları günde dört saatten fazla izleyen izleyicilerin ekranda sunulan dünyayı kendi gerçeği gibi içselleştirmeye başladığını ileri sürdü.
Özellikle şiddet yüklü haberlerin ortalama dünya sendromunu tetikleyerek, dünyayı olduğundan çok daha tehlikeli, daha zalim ve daha öngörülemez gösterdiğini belirten Öztürk, "Bu mesele, toplumsal güven duygusunu aşındıran, aile içi huzuru bozan, çocukların dünyayı algılayışını yaralayan ve kamusal psikolojiyi örseleyen bir güvenlik meselesine dönüşmüştür." ifadesini kullandı.
Yayıncılıkta reyting ve tiraj baskısının kamu yararı dengesiyle yeniden kurulması gerektiğine işaret eden Öztürk, "Sansasyonun değil, sorumluluğun ödüllendirildiği bir yayın iklimi oluşturmalıyız." görüşünü savundu.
Bu meselenin tek bir kurumun omzuna bırakılmayacak kadar kapsamlı olduğunu dile getiren Öztürk, "Eğer bu konuda yeterince geç kalırsak korkuyla büyüyen nesillerin bedelini hep birlikte öderiz. Gelin, haberin bilgilendirme gücünü korurken, toplumun ruhunu zehirleyen bir şiddet sarmalını birlikte frenleyelim." dedi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, Türkiye'de muhalefetin "iktidarla bütünleşmiş devlet aklına karşı" siyaset yapmaktan kaçındığını söyledi.
Bu nedenle muhalefetin cesaretinin sınırlı, adımlarının yarım, iktidarlarının ise hep eksik olduğu görüşünü paylaşan Kamaç, iktidar olanların inancı, ideolojisi, partisi değişse de refleksinin hiç değişmediğini öne sürdü.
"Gerekçeler değişse de tutum hiç değişmedi." diyen Kamaç, "Bu ülkenin geleceği, muhalefetin cesaretine bağlıdır, barışa, eşitliğe, adalete, cesaret eden bir muhalefete. Eğer bu cesaret gelmezse iktidar pervasızlaşır, demokrasi çöker, halk küser, devlet çözülür ama gelirse bu ülke yeniden doğar." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, 20 Temmuz 2016'da olağanüstü hal ilan edildiğini, o günden bu yana Türkiye'de olağanüstü hal şartlarında yaşadıklarını savundu.
Herkesin tedirgin ve huzursuz olduğunu, baba ile oğulun dinlenme korkusuyla telefonla konuşmaktan korktuğunu ileri süren Tezcan, İBB'ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarına da tepki gösterdi.
Tezcan, şöyle konuştu:
"19 Mart kumpas girişimi milli iradeye darbedir. Yeni darbecilik döneminden geçiyoruz, daha önce askeri darbeler vardı, şimdi yeni dönemde sivil darbelerle, yargı darbesiyle karşı karşıyayız. Bu darbenin amacı Ekrem İmamoğlu'nu tasfiye etme planıdır, iktidara seçenek olan önemli bir rakibi siyaset dışı alana atma girişimidir."
- "Eleştiri var öncelik sıralaması yok"
AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, kendileri için bütçenin yalnızca rakamların yan yana dizildiği teknik bir hesap cetveli olmadığını, insanı merkeze alan siyaset anlayışının en somut, en görünür ve en bağlayıcı tezahürü olduğunu belirtti.
Dünyanın büyük ve sarsıcı bir dönüşüm sürecinden geçtiğine, küreselleşmenin eski kalıplarının çözülürken güvenlik, teknoloji ve stratejik bağımsızlık kavramlarının artık belirleyici hale geldiğine işaret eden Baykoç, "Biz bu bütçeyle, şunu açıkça ifade ediyoruz, Türkiye, küresel dönüşümün edilgen bir izleyicisi değil bizatihi oyun kurucu bir aktörüdür. Bu duruş, günü kurtaran reflekslerin değil, uzun vadeli bir devlet aklının, güçlü bir siyasi iradenin ve sağlam bir vizyonun ürünüdür." ifadelerini kullandı.
Bütçe görüşmelerinde ana muhalefetin yaklaşımlarına değinen Baykoç, "Eleştiri var ama öncelik sıralaması yok, itiraz var fakat yerine ne konulacağı belirsiz. Sadece söylemler kuruluyor fakat bu söylemleri taşıyacak plan ve uygulama iradesi görünmüyor." dedi.
Aynı yaklaşımı yıllardır bazı büyükşehir belediyelerinde de gördüklerini aktaran Baykoç, şöyle devam etti:
"Kaynak var, yetki var fakat sonuç üretmeyen bir yönetim tarzı hakim. Temel belediyecilik hizmetlerinin dahi tartışma konusu olduğu, belediye bütçelerinin hizmetten çok polemiğe harcandığı bir pratikle karşı karşıyayız. Devlet yönetimi yalnızca neye karşı olduğunu söylemekle değil, neyin yerine ne konulacağını göstermekle mümkündür. Karar almanın maliyeti vardır, bu maliyetle yüzleşmeyenler sorumluluk da üstlenemez; bugün ana muhalefetin temel açmazı da tam olarak budur."
- Doğal gazı Türkiye'nin tamamına yaygınlaştırmak istiyoruz
Konuşmaların ardından Genel Kurul'da soru cevap bölümüne geçildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 31 Ekim'de aldığı kararla meskenlerde yıllık elektrik tüketim limitinin 2026 itibarıyla 4 bin kilovatsaat belirlenmesinin ardından, gelecek yıl Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamına girecek abone sayısının yüzde 3'ten yüzde 6'ya çıkacağını, abonelerin yüzde 94'ünün destek almaya devam edeceğini anlattı.
Antalya ve İzmir'de tüketimlerin Türkiye ortalamasının biraz üzerinde yer aldığını belirten Bayraktar, Antalya özelinde bu rakama dikkat ederek SKTT'yi belirlediklerini aktardı.
Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
"Ona rağmen, hali vakti yerinde olmayan, gelir anlamında düşük olup, bu desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlarımız SKTT'ye girmiş olsalar bile bir başvuruyla tekrar maddi durumlarını gösterdikten sonra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından destek gurubuna devam edebilirler."
Doğal gazı Türkiye'nin tamamına yaygınlaştırmak istediklerini dile getiren Bayraktar, şöyle konuştu:
"Gidebildiğimiz yerlere boru hattıyla ama gidemediğimiz yerlere de taşıma suretiyle doğal gazı mutlaka götürmeye gayret ediyoruz. Hem Iğdır'da hem Malatya'da gitmediğimiz lokasyonlarla alakalı 26-27 eylem planlamalarımız yapılmış durumda, şirketlerle bu konuda hedefleri ve yatırım programlarını netleştirmiş durumdayız."
Köylerin içme suları için elektrik ücretlerini "mümkün olduğu kadar" desteklemeye devam ettiklerini bildiren Bayraktar, buralarda güneş santrali kurulumuyla, vatandaşların kendi elektriklerini üreterek elektrik maliyetlerini düşürmeleri için il özel idareleriyle çalıştıklarını belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, tarım arazileri ve meralar üzerine enerji yatırımı yapıldığı şeklindeki iddialara ilişkin, "Türkiye'de hiçbir mutlak tarım arazisine güneş, rüzgar veya herhangi bir yatırım yaptırmıyoruz, benzer şekilde mera için de böyle. Mera veya tarım arazisine herhangi bir yatırımın bu anlamda yapılması söz konusu değil." dedi.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 5. maddesi kabul edildi.
Genel Kurulda milletvekilleri, 2026 yılı bütçe kanunu teklifinin 6. maddesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 2026 yılı bütçesinde üretimi, istihdamı ve toplumsal refahı artırmak yerine borçlanmaya, faiz ödemelerine ve günü kurtarmaya yönelik tercihlerin öne çıktığını savundu.
Şahin, tarım sektörünün hem stratejik hem de sosyal açıdan vazgeçilmez bir alan olduğunu belirterek, "Buna rağmen 2026 yılı bütçesinde tarıma ayrılan pay, kanuni olarak öngörülen seviyenin dahi altında kalmaktadır. Yine faize ayrılan kısım, eğitime ayrılan bütçeden 760 milyar lira daha fazla. Hani önceliğimiz eğitim olacaktı?" dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, tarihi arka planı olmayan toplumsal ve siyasi hedeflerin hayalcilik olduğunu ifade ederek, "Bugün Türkiye'yi yönetenler, boş ve temelsiz bir hayalcilik satıyorlar." sözlerini sarf etti.
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, emeklilerin durumuna işaret ederek, "Emekliler içerisinde başka bir gelir kalemi olmayan, bunu yaratma imkanı ve çalışma imkanı olmayan, yaşı ilerlemiş emeklilerimizin içinde bulunduğu hal ve şartların vicdanları yaraladığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Uygulanan sıkı mali disiplinin neticeleri ortaya çıkmaya başladı. 2026'nın bu mali disiplinin meyvelerini toplayacağımız, Türkiye'nin genel anlamda ekonomisinin çok daha sağlıklı bir zemine doğru ilerleyeceği bir yıl olacağını görüyoruz." ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi adımlarından biri olduğunu ifade eden Bulut, "Terörsüz Türkiye politikamızın temelinde yatan hakikatlerden bir tanesi de hem mali hem de sosyal imkanlarımızı Kürt'üyle, Türk'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, bütün vatandaşlarımıza eşit bir şekilde tesis ve temin etme gayreti." şeklinde konuştu.
DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, 2026 yılı bütçesinin emekliyi, emekçiyi, kadını, çocuğu, genci ve engelliyi yok saydığını iddia ederek, bu nedenle bütçeye "hayır" dediklerini belirtti.
Sayyiğit, İstanbul'da kişi başına düşen gelir 21 bin dolarken, Van ve Ağrı'da 4 bin 500 dolar olduğunu söyleyerek, devletin, bu durum üzerine düşünmesi gerektiğini savundu.
CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, 2026 yılı bütçesinde 19 trilyon lira gider, 16 trilyon lira gelir, 3 trilyon lira bütçe açığı öngörüldüğünü aktararak, "Çok değil 5 sene önce 2020'de sizin bütçeniz 1,95 trilyondu, yani şimdiki açığınız 5 sene önceki bütçenin 2 katı, 3 katı. Bu kabul edilebilir mi? Açık yamadır, deliktir, nereden kapatacaksınız?" sözlerini sarf etti.
Altay, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik davanın meşruiyetinin başlarken düştüğünü iddia ederek, "Toplumun yüzde 70'i bu davanın siyasi bir hamle olduğunu bilmekte ve inanmaktadır. Mahkeme ne karar verirse versin bu dava kamu vicdanında peşinen düşmüştür." görüşlerini ileri sürdü.
AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, bütçe kanunu teklifinin 6. maddesinin devlet kaynaklarının etkin, verimli, hesap verebilir bir anlayışla kullanılmasını esas aldığını belirtti.
Türkiye'nin umuda, kardeşliğe ve dostluğa ihtiyacı olduğunu belirten Ayrım, "Önümüzdeki dönemde inşallah bu Meclis'ten sivil anayasamızı çıkararak daha demokratik bir Türkiye'nin hedeflerini önünüze koyacağız." dedi.
Ayrım, 2026 yılı bütçesinin üretimi önceleyen, yatırımı büyüten, sosyal adaleti güçlendiren bir bütçe olacağını ve Türkiye'nin yükselişine yeni bir ivme kazandıracağını vurgulayarak, "Bu bütçe Türkiye Yüzyılı'nın konuşulan bütçesi olacaktır." diye konuştu.
AK Parti iktidarları döneminde ekonomik gelişmeleri sıralayan Ayrım, "Bugün geldiğimiz noktada 'Terörsüz Türkiye' süreciyle ülkemizde huzurun, güvenliğin ve üretimin yükseldiği yeni bir dönemin kapıları açılmıştır. Terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye, daha fazla istihdam, daha güçlü demokrasi demektir." değerlendirmesinde bulundu.
Şahsı adına söz alan AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, bugün Türkiye'nin kararlı mücadelesi, güçlü iradesi ve milletin desteğiyle terör örgütü PKK'yı dize getirdiğinin altını çizerek, "Bu, sadece silahla yürütülen bir mücadele değildir. Asıl mesele, terörün hiçbir zaman millet adına söz söyleme, çözüm üretme, temsil iddiasında bulunma mercisi olmadığı gerçeğinin milletçe benimsenmesidir." şeklinde konuştu.
Şahsı adına söz alan DEM Parti Diyarbakır Mehmet Kamaç, Van'da doğduğu köyde yaşanan konut sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
- Bakan Bayraktar: "Su faturaları, Ankara'da yaşıyoruz, elektrik fiyatlarının çok daha üzerinde seyrediyor"
Konuşmaların ardından Genel Kurulda soru-cevap bölümüne geçildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM Genel Kurulu'nda, Bakanlığının 2026 yılı bütçesinin görüşmeleri sırasında Ankara, İstanbul ve İzmir'de suya yapılan zamlara ilişkin sözlerini anımsatarak, "Benim Genel Kurul'daki konuşmamdan sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, kendisi komşum aynı zamanda, bana bir mesaj gönderdi ve dedi ki 'Biz böyle bir zam yapmadık.' Ben de kendisine şunu söyledim, burada da ifade ediyorum: 'Biz bütün rakamları, yani suyla ilgili rakamları ASKİ'nin, yani Büyükşehir Belediyesine bağlı su idaresinin web sitesinden aldık.' Kamuya açık bir bilgiyi söylüyorum size, biz bunu kendi kafamızdan uydurmadık." ifadelerini kullandı.
Ankara'ya ilişkin verileri paylaşan Bayraktar, "Kullandığımız rakamlar kendilerine ait, resmi rakamlar. Sayın Başkan'a 'Eğer ASKİ'nin rakamlarında, web sitesinde, sizin koyduğunuz rakamlarda bir yanlışlık varsa biz burada düzeltiriz.' dedim." şeklinde konuştu.
Ankara'da yaşayan bir vatandaşın doğal gaz, elektrik ve su faturasından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bahsettiğini hatırlatan Bayraktar, "Su faturaları, hepimiz bunu biliyoruz, Ankara'da yaşıyoruz, elektrik fiyatlarının çok daha üzerinde seyrediyor." dedi.
Nükleer enerji alanında dünyada 60'ın üzerinde yeni reaktör yapıldığına işaret eden Bayraktar, herkesin kullandığı bu enerjiyi Türkiye'nin de uluslararası standartlara uygun bir şekilde, denetimlerini, standartlarını son derece üst seviyede tutarak, nükleer güvenliği önceleyerek ve bundan asla taviz vermeden Akkuyu'da hayata geçirdiğini kaydetti. Bayraktar, "Bu, bizim ülkemizin enerji geleceği, enerji güvenliği ve temiz bir şekilde sağlanabilmesi için, yani karbon emisyonu üretmeden sağlanabilmesi, mevcut yaptığımız yenilenebilir yatırımları desteklemek için olmazsa olmaz unsurlardan bir tanesidir." değerlendirmesinde bulundu.
Niğde'nin tüm ilçelerinde doğal gaz bulunduğunu anlatan Bayraktar, "Varto da bizim 2026 ve 2027 planlamamız içerisinde var. Orada çalışmamız 2026 yılında başlayacak ve boru gazıyla inşallah orada da doğal gazı vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız." bilgilerini paylaştı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in, su zammına yönelik "yanıltıcı" bilgi verdiğini söylemesi üzerine Bakan Bayraktar, "Bu rakamlar ASKİ'de var, yanlışsa onlara bakmakta fayda var ama bu rakamlar sizin rakamlarınız." diye konuştu.
Genel Kurulda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 6. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 7. maddesi kabul edildi.
Genel Kurulda milletvekilleri, bütçe kanunu teklifinin 7. maddesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, yoksulluğun derinleştiğini öne sürerek devlet okullarındaki öğrenciler için bir öğün ücretsiz yemek verilmesini istedi.
Çocuklarının beslenme hakkının güvence altına alınması gerektiğini dile getiren Esen, "Biz de aileler de artık bu konuyu talep etmekten yorulduk. Çocuklar için çok kritik olan bu meselede size bir çözümle geldik. Sorun, çocukları doyurmanın pahalı olması değil, çocukları şirketler üzerinden doyurmanın pahalı olmasıdır. Bizim önerdiğimiz modelde lokma şirkete değil, çocuğun boğazına giriyor. Aracı ve şirket karı yok. Üreticiden, kooperatiften doğrudan alım olmalı." ifadelerini kullandı.
Önerdikleri model sayesinde aynı besin değerine sahip öğünün maliyetinin 65 liradan 35 liraya düştüğünü anlatan Esen, "Sonuç olarak 15 milyon çocuk için yıllık yemek maliyeti 177 milyar liradan 97 milyar liraya düşüyor. Yani kaynağın yönünü değiştirerek maliyet düşürülebilir." dedi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Mersin'in en büyük kentlerden biri olmasına rağmen bazı alanlarda yeterli yatırımı alamadığını öne sürdü.
Mersin'in, Antalya gibi turizmden büyük bir pay alabilmesi için çalışma yapılması gerektiğini anlatan Kocamaz, "Mersin'in Antalya gibi turizmden hak ettiği payı alabilmesi için ilan edilen 8 kültür, turizm, koruma ve geliştirme bölgesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor." diye konuştu.
- "Türkiye'nin kurtuluşu üretimdedir"
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye ekonomisinin, salgın sonrası yaşanan küresel krizlere, bölgesel savaşlara, bozulan tedarik zincirlerine, enerji piyasalarındaki dalgalanmalara ve artan gümrük vergilerine rağmen istikrarlı bir şekilde büyüme devam ettiğini vurguladı.
Ticari hayatın önündeki en ciddi tehditlerden birinin, yabancı dijital satış platformları olduğunu kaydeden Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Temu ve benzeri platformlar Türkiye pazarına gerçekçi olmayan fiyatlarla girmekte ve ürünlerini sübvanse ederek tüketiciyi bağımlı hale getirmektedir. Bu, sürdürülebilir ve adil bir ticaret anlayışı değildir. 2024 yılı sonunda yabancı platformların Türkiye'deki hacmi 43 milyar liraya ulaşmış, ikame edilen yerli üretim kaybıyla birlikte ekonomiye etkisi 280 milyar lirayı bulmuştur. Bu rakam cari açığımızın yüzde 14'üne denk gelmektedir. Bu fiyat politikasıyla 'Türk üreticisi pahalı', 'yabancı ucuz' algısı oluşturulmaktadır. Türkiye'nin kurtuluşu üretimdedir."
DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, 2026 yılı bütçesinden kadınlar, emekliler, yoksul ve gençlerin talepleri için pay ayrılmadığını öne sürdü. Kutevi, partisinin 2026 yılı bütçe kanunu teklifine "ret" oyu vereceğini söyledi.
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, AK Parti iktidarlarının 23 yıldır ülkenin temel sorunlarını çözemediğini, ülkeye yeni dertler kazandırdığını ileri sürdü.
"Eğitimde fırsat eşitliğinin bitirildiğini, devlet okullarının yoksullarının okuduğu okullar haline getirildiğini, öğretmen atamalarının yapılmadığını iddia eden Torun, mülakatın da kaldırılmadığını söyledi. Torun, "Ekonomide türlü maceralara girdiniz, 'Nas' diyerek başlattığınız bu süreçte tefeciye düşmüş gibi hazineyi faiz çevrelerine mahkum ettiniz. Faizle, kur korumalıyla, '19 Mart sivil darbesiyle' kaybettik ve bütün bu maliyeti de maalesef vatandaşlarımıza ödettiniz." sözlerini sarf etti.
Torun, CHP'nin iktidara gelmesi halinde "yeni bir Türkiye inşa edeceklerini ve sorunları çözeceklerini" öne sürdü.
- "Terörsüz bir Türkiye'nin bölgedeki ve dünyadaki etkinliği ve gücü artacaktır"
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, AK Parti hükümetlerinin 24. bütçesini yaptıklarını anımsatarak artık sadece rakamları değil, Türkiye'nin geleceğini, kardeşliğini ve istikrarını konuşma zamanı olduğunu söyledi.
Milletin huzuru ve güvenliği ile ülkenin kalkınmasının her zaman temel öncelikleri olduğunun altını çizen Yazmacı, şunları kaydetti:
"Ülkemiz kararlı bir şekilde Terörsüz Türkiye hedefine yürüyor. Yıllarca terörün gölgesinde kalan, istikrarsızlıkla anılan Güneydoğu kentlerimiz, devletimizin kararlı duruşu ve milletimizin ferasetiyle huzur ve güven iklimine kavuşuyor. Küresel barış ve adaletin teminatı Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ifadesiyle gençlere bırakacağımız en büyük miras olarak Terörsüz Türkiye'yi sabırla, cesaretle, samimiyetle inşa ediyoruz. Terörsüz Türkiye, refahını artırmış, vatandaşlarının hayat standardını yükseltmiş bir Türkiye demektir. Terörsüz bir Türkiye'nin bölgedeki ve dünyadaki etkinliği ve gücü artacaktır."
Artık annelerin gözyaşı dökmediği, kaynakların teröre değil refaha harcandığı bir Türkiye inşa edeceklerini ifade eden Yazmacı, "Bundan sonra Gabar'da petrol çıkaran, kendi savaş uçağını yapan, İHA ve SİHA'sı ile destan yazan bir Türkiye var." dedi.
Şahsı adına söz alan Bağımsız İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, Türkiye'nin hem kendi vatandaşları hem de komşu ve kardeş coğrafyalar için güçlü olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye ekonomisinin büyüdüğüne işaret eden Şahin, "Ancak asıl önemli olan bu büyümenin tabana yayılmasıdır. Enflasyon düşüyor, bu olumlu bir gelişme ama önemli olan bu düşüsün çarşıda, pazarda, mutfakta daha fazla hissedilebilmesidir. Önemli olan adil büyümedir. Bütçe vatandaş için bir umut belgesi olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Şahsı adına söz alan HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, 2026 yılı bütçesinde faiz ödemeleri için 2 trilyon 741 milyar lira ayrıldığını belirterek "Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, direksiyonda kim olursa olsun, uyguladığımız sistem maalesef adalet üretmiyor, derde derman olmuyor ve kaynaklarımızı heba ediyor." dedi.
- Bakan Tunç: "Yargıya müdahale etmemiz söz konusu olamaz"
Konuşmaların ardından Genel Kurulda soru cevap bölümüne geçildi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında "ihlal" kararı vermesinin ardından henüz tahliye edilmemesine ilişkin soruya, "AİHM kararı, ilgili mahkeme tarafından değerlendirilecektir. İlgililer de bu konuda başvurularını yapmışlardır. Burada bizim yargıya müdahale etmemiz, Bakanlığın sürece müdahil olması söz konusu olamaz." yanıtını verdi.
"Kürtlere karşı ırkçılık ve nefret söylemlerinin arttığı" iddiasını anımsatan Tunç, Türk Ceza Kanunu'nda nefret suçuna ilişkin hüküm olduğunu belirterek Kanun ihlaline yönelik fiillere karşı yargı makamlarına gerekli müracaatların yapılmasını istedi.
Bakan Tunç, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) gereğince görevlendirilecek avukatların ücret tarifesinde artışa gidilmesine yönelik değerlendirmeye ilişkin şöyle konuştu:
"Biz de katılıyoruz. CMK gereğince görev alan avukatlarımızın hakkına uygun, emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Genellikle genç avukatlarımızın CMK gereğince müdafi olarak görevlendirildiklerini görüyoruz. Bu konuda ocak ayında ücret tarifesi yenilenecek. Beraat vekalet ücreti ve katılan vekalet ücreti ile ilgili, onlar lehine önemli bir asgari ücret tarifesinde düzenleme yapmıştık. Yargıda birtakım farklı uygulamalar olmuştu ama bu da şu anda Ceza Genel Kurulu kararıyla yeknesak bir duruma kavuşmuş oldu. CMK ödeme sistemindeki sorun ve UYAP'tan kaynaklanan bir problem şu anda söz konusu değil, münferit olabilir. Bu noktadaki hususu da araştıracağız."
Tunç, Malatya Bölge Adliye Mahkemesi inşaatının devam ettiğini, yeni Malatya Adliye binasını da 2026 Adli Yılı'na yetiştirmeye çalıştıklarını bildirdi.
Annesiyle birlikte cezaevlerinde kalan çocukların devletin emaneti olduğunu ifade eden Tunç, cezaevindeki çocuklara en iyi imkanı sunmaya çalıştıklarını; başta eğitim ve oyun gibi temel ihtiyaçları ile tiyatro, sinema ve resim gibi sosyal etkinliklerinin karşılanmasına özen gösterdiklerini kaydetti.
Tunç, 11. Yargı Paketi'ndeki infaz düzenlemesinde deprem suçlarının kapsam dışı bırakıldığına ilişkin soruya, "Taksirle yaralamaya sebebiyet vermenin cezası 11. Yargı Paketi'nde artırılan suçlardan tanesi." cevabını verdi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 7. maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda milletvekilleri, bütçe kanunu teklifinin 8. madde üzerinde görüşlerini dile getirdi.
Yeni Yol Partisi Milletvekili Ankara Milletvekili Mesut Doğan, AK Parti iktidarları döneminde bütçe açıklarına işaret ederek 2026'da da faize 2 trilyon 742 milyar lira ödeneceğini belirtti.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, iktidarın bütçeyi güçlü ekonomi, denge ve rasyonel program gibi kavramlarla sunduğunu ancak sahada bu kavramların bir karşılığının olmadığını ileri sürerek "Bu bütçe ne adildir ne sürdürülebilirdir ne de bu ülkenin gerçeklerine uyuyor. Türkiye daha iyisini hak ediyor. Şeffaflığı, liyakati, hukuku ve sosyal adaleti merkezi alan bir bütçe mümkündür." diye konuştu.
MHP Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek, çiftçinin yaşadığı sorunlara işaret ederek "Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları faiz yükünden arındırılmalı, mazot ve gübre destekleri ekimden önce mutlaka ödenmelidir. " ifadelerini kullandı.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, saksıda yapay çiçeklerle kürsüye geldi. Genel Kurul Salonu'ndaki çiçekleri gösteren ve 28 yıldır değiştirilmediğini söyleyen Sakık, "Hiçbir soruna çözüm bulamayan bu Meclis, devasa sorunları nasıl çözecek?" dedi.
Kendisi de dahil 499 milletvekilinin iki maaş aldığını savunan Sakık, "Onurumuzu, haysiyetimizi kollayacaksak bir maaşımızdan vazgeçebiliriz. Türkiye'de örnek oluşturabiliriz." sözlerini sarf etti.
Hiçbir partide demokrasi olmadığını iddia eden Sakık, "Benim partim bu partilere benzememelidir, benim partim demokrasiyi, özgürlükleri hayata geçirmelidir. Eğer biz parti olarak bu süreçte demokrasiyi önemsiyorsak, demokratik siyaseti esas alıyorsak ilk önce partimizin içinde demokrasiyi büyütmeliyiz, biz rol model olmalıyız." diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Suriye'nin kıyı sınırının Hatay'da bittiğini anımsatarak "Deniz yetki alanları anlaşması yapmak için neyi bekliyorsunuz? Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi abluka altına alma oyunlarını neden bozmuyorsunuz? Sakın unutmayın, Türkiye Doğu Akdeniz'de ya masanın kurucusu olur ya da başkalarının kurduğu masaya uzaktan bakmakla yetinir." değerlendirmesinde bulundu.
- AK Parti'li Cevizoğlu: "Siz Atatürk'ün partisi değil, İnönü'nün partisi oldunuz"
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Hulki Cevizoğlu, 2026 yıl bütçesinin kısa vadeli hesapların değil, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin mali zeminini oluşturduğunu dile getirerek "Bütçede kamu yatırımlarımız rastgele değil, orta ve uzun vadeli planlamaya dayalı, mali disiplinle uyumlu ve milletin en acil, en temel ihtiyaçlarını esas alan bir anlayışla yürütülmektedir. Bu ülke lafla değil, icraatlarla ilerlemiştir." ifadelerini kullandı.
CHP'nin Atatürkçülüğü bilmediğini söyleyen Cevizoğlu, "Atatürk özel isim, aklınıza bile gelmemiştir. Söyleyin bir tane bilen varsa Atatürk'ün A'sı niye küçük? Harf devrimi yaptık, hadi söyleyin. Böyle Atatürkçülük olmaz. Bugün bu gelişmeler Atatürk'ün antiemperyalizm ve tam bağımsızlık ilkelerinin Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan tarafından gerçekleştirildiğini göstermektedir." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Cevizoğlu'nun sözlerine değinerek partisinin Cumhuriyet'i kurduğunu söyledi. İstiklal Savaşı'nın kazanıldığını belirten Emir, "İşte bu bizim onurumuzdur." dedi.
Emir, Cevizoğlu'nun daha önce katıldığı bir televizyon programında Kanal İstanbul'u "vatana ihanet projesi" olarak tanımladığını da öne sürdü.
AK Parti'li Cevizoğlu ise Kanal İstanbul konusunda bir televizyon kanalında "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun "Hiçbir Atatürkçü Kanal İstanbul'a 'evet' diyemez." sözlerine "Ben Kanal İstanbul'a 'evet' diyen bir Atatürkçüyüm." yanıtını verdiği anlattı.
Cumhuriyeti CHP'nin değil, Atatürk'ün kurduğunu söyleyen Cevizoğlu, "Siz Atatürk'ün partisi değil, İnönü'nün partisi oldunuz. İnönü, 1960 darbesinde Cemal Gürsel'e 'Emrinizdeyiz paşam, çok güzel iş yaptınız.' diyen kişidir. İnönü ile Atatürkçülüğü öğrenin önce." sözlerini sarf etti.
Genel Kurulda CHP'li Emir'in kendisine yönelik yeniden eleştiride bulunması üzerine AK Parti'li Cevizoğlu söz almak istedi. Bunun üzerine AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşime ara verdi. Ara sırasında da tartışma devam etti.
Aranın ardından şahsı adına konuşan Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, bütçedeki faiz giderlerini eleştirdi. Aşıla, "Enflasyonu kalıcı olarak ortadan kaldırmak istiyorsak işsizlikle mücadele edilmeli, verimlilik artırılmalı, üretim artırılmalı, gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.
- MHP'li Kılıç: "Markette, mağazada, sanayide tercihimizi bizden olandan yana kullanalım"
TBMM Genel Kurulunda daha sonra siyasi partilerin grup başkanvekilleri 2026 yılı bütçesinin maddeleri üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, Karadeniz'de düşürülen İHA'ya işaret ederek bu konuda bilgilendirme talebinde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde 1,5 trilyon dolar dış ticaret açığı verildiğini söyleyerek bu durumu eleştirdi. Çömez, 20 milyona yakın insanın sosyal yardımla geçindiğini, 25 milyondan fazla insanın da açlık sınırının altında maaşla hayata tutunmaya çalıştığını savundu.
Düşürülen İHA ile ilgili ikna edici bir açıklama yapılmadığını öne süren Çömez, "Bu ülkeye Karadeniz'den girmiş, 300 kilometre yol almış, Ankara'ya kadar gelebilmiş, oradaki roket fabrikalarımızın üzerine kadar yaklaşmış bir İHA varsa 'biz bunu tespit etmedik' ya da edemediysek veya neden etmediysek bunun mutlaka parlamentoda millete karşı cevabının verilmesi lazım." sözlerini sarf etti.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türkiye ekonomisinin tam 21 çeyrektir aralıksız büyüdüğünü, üretim gücünü dosta ve düşmana gösterdiğini söyledi.
Togg'un bir otomobilden ibaret olmadığını ifade eden Kılıç, "Sanayimizin küresel ligde 'ben de varım' haykırışıdır. Mavi Vatan'da süzülen TCG Anadolu barış ve güvenliğin çelikten teminatıdır. Bunlar tesadüf eseri olmadı. Savunma sanayisinde yerlilik oranını, yüzde 20'lerden alıp yüzde 82'lere taşıdıysak, bu bütçeden teknolojiye, AR-GE'ye ayırdığımız kaynakların, o vizyonun bereketli sonucudur. Yerli malı demek, bu gurur tablosuna sahip çıkmak demektir." değerlendirmesinde bulundu.
Kılıç, kalkınmayı sadece rakamların büyümesi olarak değil, toplumun her ferdinin refahtan pay aldığı, milli birliğin perçinlendiği bir süreç olarak gördüklerini belirterek, "Çağrım şudur; markette, mağazada, sanayide tercihimizi bizden olandan yana kullanalım." ifadesini kullandı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, bir futbol karşılaşmasında eski milletvekili Leyla Zana'ya yönelik küfürlü tezahürat yapıldığını iddia ederek, "Bu görmezden gelinecek bir şey değildir. Irkçı ve cinsiyetçi söylemlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bu, tüm kadınlara yapılmış bir hakarettir." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, asgari ücretlilerin enflasyonun altında ezildiğini ileri sürerek, "Mutlaka işçinin bugüne kadarki kayıplarının telafi edilmesi ve mevcut enflasyonun üzerinde bir ücretin tescil edilmesi gerekir." dedi.
2026 yılı bütçesini eleştiren Emir, "Bu bütçe bir faiz bütçesidir, rant aktarımı bütçesidir ve sonuç olarak halkı ezen bütçedir." görüşünü öne sürdü.
- AK Parti'li Yenişehirlioğlu: "Sağlık, eğitim, sosyal yardımlar bütçenin ana omurgasını oluşturmaktadır"
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 2026 yılı bütçesinin yarıdan fazlasının doğrudan vatandaşlara ayrıldığını belirterek "Sağlık, eğitim, sosyal yardımlar ve dezavantajlı kesimlere yönelik destekler bütçenin ana omurgasını oluşturmaktadır." değerlendirmesini yaptı.
Bütçe disiplinini güçlendirerek faiz giderlerinin payını azalttıklarını, kaynağı, yatırıma ve üretime yönlendirdiklerini vurgulayan Yenişehirlioğlu, "Buna karşılık kendi yönettikleri belediyelerde biriken borçlar, ödenmeyen SGK primleri ve maaşlarını alamadığı için eylem yapan çalışanlar ne yazık ki görmezden gelinmektedir." diye konuştu.
Deprem konusunun siyasetin üstünde tutulması gereken hayati bir mesele olduğunu kaydeden Yenişehirlioğlu, "Kentsel dönüşüme yıllarca karşı çıkanların bugün bu alandaki çalışmaları eleştirmesi tutarsızdır." ifadesini kullandı.
- Bakan Tunç: "Provokasyonlara gelmeden ülkemizin huzur ve güvenliği için sorumlu davranmamız gerekir"
Konuşmaların ardından Genel Kurulda soru cevap bölümüne geçildi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bazı milletvekillerinin cezaevlerindeki şartlara yönelik eleştirilerine işaret ederek "Türkiye'nin cezaevlerinde bir kere tecrit sistemi yoktur. İşkence söz konusu değildir, işkenceye sıfır tolerans vardır. Son 23 yılda yaptığımız yatırımlarla insan haklarına uygun olmayan, insani şartlar yerine getirilmeyen 409 cezaevini kapattık. Diyarbakır ve Sinop Cezaevi'ni hatırlayın, kültür merkezi haline geldi. O acı hatıraların yaşandığı yerlerdi buralar. Ulusal denetim mekanizmaları hem de uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından cezaevlerimiz denetleniyor. Özellikle hasta, hükümlü ve tutuklularla ilgili Ceza İnfaz Kanunu'muzun ilgili maddeleri çerçevesi içerisinde bunların tedavileri ile ilgili çalışmalar da yapılıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Tunç, Karadeniz'de düşürülen İHA ile ilgili soruyu şöyle yanıtladı:
"Konuyla ilgili Milli Savunma Bakanımız ile biraz önce görüştüm. Karadeniz üzerinden hava sahamıza girmek üzereyken takibe alındı. Uygun bir ortamda F-16'larımız tarafından düşürüldü. Küçük bir cihaz. Çok küçük parçalara ayrıldı F-16 tarafından vurulunca. Bu parçalarda da hangi ülkeye ait olduğuna dair bir iz bulunamadı ama bu parçalarla ilgili incelemenin devam ettiğini bizlere ifade etti."
Tunç, "bazı stadyumlarda Leyla Zana'ya yönelik küfürlü sloganlar atıldığı" yönündeki ifadelere değinerek, sporun evrensel bir değer olduğunu, ayrıştırma sebebi ve ötekileştirme aracı olmaması gerektiğini söyledi. Tunç, hassas bir süreçten geçildiğini belirterek şunları kaydetti:
"Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasını hepimiz istiyoruz. Bu sürece zarar verecek herhangi tutum ve davranışların olmamasını istiyoruz. Bu noktada herkesin sorumlu davranması, bu ülkenin ve milletin menfaatine olacaktır. Bu tür olaylar karşısında tepkimizi ortaya koyarken de bir genelleme yapmamak gerekir. Sürece zarar veren bir durum söz konusu olur. O nedenle hepimizin bu provokasyonlara gelmeden özellikle ülkemizin huzur ve güvenliği için sorumlu davranmamız gerekir. Aksi takdirde ülkemiz zarar görür. Olaylarla ilgili gerekli idari, adli soruşturmalar yapılıyor. Özellikle orada meydana gelen olaylarla ilgili bant çözümleme vesaire.. Yetkili kuruluşlar bunun üzerinde duruyor."
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in "bu bütçe halkı ezen bir bütçedir" dediğini anımsatan Tunç, Türkiye'de 24 bütçeyi art arda yapmanın hiçbir iktidara nasip olmadığına dikkati çekti. Tunç, hükümetin icraatlarını anlattığını, muhalefetin ise eleştirdiğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada halkı ezen değil, halkı koruyan bir bütçe söz konusu. Bütçenin rakamlarına baktığınız zaman en fazla pay eğitime ayrılıyor, çocuklara, geleceğimize ayrılıyor. Bu bütçede 2 trilyon 896 milyar lira çocuklarımızın eğitimi için harcanacak, 3 trilyon 307 milyar lira halkımızın sağlığı için harcanacak, 917 milyar lira sosyal destek vatandaşlarımıza, engellilerimize, yaşlılarımıza, çocukların ve kadınların korunmasına harcanacak. Savunma harcamaları gündeme geldi, 1,2 trilyon lira sadece savunma sanayisine. Yine üretimi desteklemek için üreticiye ve tarıma yönelik teşviklerle ilgili de 713 milyar lira bu bütçede. Deprem afeti yaşadık. Bu noktada da deprem bölgesine 564 milyar lira kaynak aktarılacak. Geçen sene de bir o kadar para ayrılmıştı. O nedenle halkı ezen değil, halkı, milletimizi koruyan bir bütçedir."
Genel Kurulda, konuşmaların ardından yapılan oylamada, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 8. maddesi kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi, yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.
