2010-01-05 - 15:50
BDP GRUP TOPLANTISI...
BDP Grup Başkanı Nuri Yaman partisinin ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada, DTP'nin kapatılmasıyla ilgili olarak, ''Hükümet, DTP'yi hedef haline getirmiş, Anayasa Mahkemesi de gereğini yapmıştır'' iddiasında bulundu.
BDP Grup Başkanı Nuri Yaman, partisinin ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada, siyasi
iktidar tarafından demokratik hak taleplerinin görmezden gelindiğini, devlet
şiddetiyle bastırılmaya çalışıldığını öne sürdü.
Olumsuz gelişmelere rağmen umutlarını koruduklarını ifade eden Yaman,
''Ortak vatanda, demokratik özgür birlikteliği; halklarımızın onurlu, barış ve
demokrasi mücadelesiyle oluşturacağımıza inanıyoruz'' dedi.
Halkın iradesinin hiçe sayılarak DTP'nin kapatıldığını, 12 Eylül
rejiminin ürünü olan siyasi yasakların halen bir devlet politikası olarak
uygulanmaya devam ettiğini ifade eden Yaman, seçilmiş belediye başkanlarının
tutuklandığını, emeği ve alın teri için direnen TEKEL işçilerine karşı devletin
en sert yöntemlerle müdahale ettiğini savundu.
Bütün bunların, AK Parti'nin siyasi sorumluğunda yapıldığını ileri süren
Yaman, ''Batıda demokrat geçinen AKP, Fırat'ın doğusunda bizzat otoriter devletin
kendisine dönüşüyor. Söz konusu Kürtler ve onun özgürlük, barış talepleri olunca,
bunları bastırma ve ezme konusunda statükocu odaklardan bir farkı kalmıyor'' diye
konuştu.
Yaman, AK Parti'nin ''muhalif örgütlü güçleri baskı altına alarak kontrol
altında tutma projesini; açılım, özgürlük ve demokrasi söylemleri adı altında
hayata geçirmeye çalıştığını'' iddia etti.

-DTP'NİN KAPATILMASI-

Nuri Yaman, açılımının geldiği en trajik noktalardan birinin, DTP'nin
kapatılması olduğunu söyledi. DTP'nin, AK Parti'nin dayattığı çözümsüzlük
politikasının bir sonucu olarak kapatıldığını iddia eden Yaman, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Hükümet, DTP'yi hedef haline getirmiş, Anayasa Mahkemesi de gereğini
yapmıştır. Bir siyasi partinin kapatılması, siyasi idamdır. Bu zihniyetin
1938'deki mantıktan ne farkı vardır?
Hükümet sorumluluğu yargıya yükleyerek, kendi gerçekliğini hiçbir şekilde
gizleyemez. Yargıya bu kararı aldıran AKP'nin, Kürtlerin siyasal temsilcilerini
tasfiye etmeyi öngören politikaları olmuştur.
Ne ilginçtir ki AKP, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine karşı 367
kararını alan Anayasa Mahkemesiyle DTP'nin kapatılması konusunda ortaklaşmıştır.
Kendi içinde iktidar kavgası yaşayan güçlerin, konu Kürtler ve DTP olunca
oybirliği sağlaması da manidardır. Bu oybirliğine AKP de dahil olmuştur. DTP'nin
kapatılması için kalkan 12. el AKP olmuştur. DTP, AKP eliyle yürütülen Kürtlerin
siyasal iradesini tasfiye projesinin bir sonucu olarak kapatılmıştır.
AKP'nin öngördüğü çözüm, muhatapları tasfiye edip, Kürt sorununu siyasal
bir sorun olmaktan çıkartmaktır. Onlara göre, Kürt sorununu siyasallaştıranlar
tasfiye edilebilirse, geriye Kürt sorunu diye bir şey kalmayacaktır. Yani
Erdoğan'ın 2003'te söylediği 'Düşünmezseniz böyle bir sorun yoktur' mantığı yine
karşımıza çıkıyor. Yani, 'Siyasal Kürtleri, tasfiye edebilirsek geriye kalan
Kürtleri de kendi kontrolümüze alırız' hesabını yapıyorlar. Bu, AKP;nin
uyguladığı bir devlet projesidir.''

-DİYARBAKIR'DAKİ OPERASYON-

Yaman, Diyarbakır'daki operasyonda belediye başkanlarının gözaltına
alınması ile ilgili ''Diyarbakır adliyesi önündeki o görüntülerin Guantanamo
Kampı'ndan, 12 Eylüldeki toplama kamplarından bir farkı var mıydı? Evet vardı.
Çünkü demokrasi adına bir utanç tablosu olan bu gelişmeler, AKP Hükümetinin sahte
demokrasi, sahte açılım laflarının sürekli gündemde tutulduğu bir dönemde
yaşanmıştır. Darbe dönemlerinden tek farkı budur'' dedi.
Ankara'da Seferberlik Tetkik Kurulundaki kozmik odada yapılan arama
konusuna değinen Yaman, ''devlet sırrı adı altında gizlenen, üstü örtülen
gerçeklerin, kontgerilla faaliyetlerinin bir bir açığa çıkarılması gerektiğini''
söyledi.
Yaman, gerçek anlamda bir temiz eller operasyonu başlatılmak isteniyorsa
Mecliste biran önce ''Hakikatleri Araştırma Komisyonu'' kurulması gerektiğini
dile getirdi.
Nuri Yaman, Hükümetin, halka karşı işlenen suçların hesabını sormayı bir
kenara bırakıp, sadece AK Parti'ye yönelik girişimleri soruşturan bir tutum
içerisine girdiğini iddia etti.
Kozmik odada yapılan aramaların sonucunda ülkenin tüm karanlık geçmişinin
ortaya çıkartılabileceğini ifade eden Yaman, ''Ancak Hükümetin şu anki tutumunu,
bunu açığa çıkartmaya yönelik bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Hatta Hükümetin
kozmik büro aramasına yönelik yaklaşımının Kürtlere karşı operasyonları gölgeleme
girişimi olduğuna dair kuşkularımız da bulunmaktadır'' diye konuştu.

-''DTP ÇÖZÜM İÇİN BİR FIRSATTI''-

DTP'nin, Kürt sorununun çözümü için önemli fırsat yarattığını, hükümetin
ve Parlamentonun bu fırsatı değerlendirmediğini kaydeden Yaman, BDP'nin çözüm
için ikinci bir şans yarattığını ifade etti. Yaman, CHP ve MHP'nin, sorunu
geleneksel bastırmacı devlet politikalarıyla ortadan kaldırmayı dayattığını öne
sürdü.
Kürtlerin, baskı politikaları karşısında geri adım atmayacağının en somut
göstergesinin, kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk olduğunu ifade eden
Yaman, ''siyasi yasak da uygulansa, cezaevine de atılsa, o ömrünü barış
mücadelesine adamış bir şahsiyettir'' dedi.
TEKEL işçilerinin eylemlerine de değinen Yaman, Hükümetin, emek
hareketine karşı savaş açmış durumda olduğunu savundu.
Yaman'ın ardından, konuşma yapan BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras da
partililere hitaben, ''Beni Mecliste yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim''
dedi. Uras, konuşmasında, DTP'nin kapatılmasının nedeninin ''29 Mart seçim
sonuçlarının hazmedilememesi'' olduğunu ileri sürdü.
Uras, konuşmasının bir bölümünü de Kürtçe yaptı. Ufuk Uras'ın bu bölümde,
''Yaşasın halkların kardeşliği'' dediği bildirildi.
Bu arada, Diyarbakır'daki operasyonda gözaltına alınan belediye
başkanlarının bulunduğu fotoğraflar, grup kürsüsüne ve milletvekillerinin
sıralarına konuldu.
Grup toplantısına, kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk de katıldı.