2007-02-13 - 12:20
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye için önemli hizmetlerle geçen bir süreyi geride bıraktıklarını ifade ederek, yaklaşık 4 yıl 3 aydır millete hizmet ettiklerini, ülkeyi kalkındırma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini söyledi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye için önemli hizmetlerle geçen bir süreyi geride bıraktıklarını ifade ederek, yaklaşık 4 yıl 3 aydır millete hizmet ettiklerini, ülkeyi kalkındırma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini söyledi.
İlk günkü heyecanlarını muhafaza ederek yollarına devam ettiklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
''Milletimize hizmet aşkımız azalmıyor, tam aksine her geçen gün artıyor. AK Parti olarak 5. yılımıza girmemiz,5. bütçesini yapan bir hükümet olmamız, bir başarı olarak görülebilir. Ancak asıl başarı, 5 yıldır istikrarlı bir çizgi izlememizden çok, her yılımızı dolu dolu geçirmemiz, başka hükümetlerin yıllar içinde yaptıkları hizmetleri, bizim aylara sığdırmamızdır.
Başlattığımız medeniyet yürüyüşü, duraksamadan, yavaşlamadan, kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Milletimizin huzurunda en başta ortaya koyduğumuz hedefleri, idealleri, milletimize verdiğimiz sözleri tek tek yerine getirmenin onuruyla başımız dik, alnımız ak, yolumuza devam ediyoruz.''
-AÇILIŞLAR-
Başbakan Erdoğan, her hafta Türkiye'nin bir köşesinde ülkeye artı değerler kazandıracak tesisleri hizmete açtıklarını bildirerek, Rize, Trabzon ve Kahramanmaraş'a gerçekleştirdiği geziler hakkında bilgi verdi.
Hafta sonu Rize'de anlamlı açılışlar yaptığını kaydeden Erdoğan, açılan kültür merkezine, eski kültür bakanlarından İsmail Kahraman'ın adını verdiklerini söyledi.
Vakıfbank'ın restore ettiği Anadolu Lisesi'ne de 1960 ihtilalinden sonra Yassıada duruşmalarında mahkum olan eski milli eğitim bakanlarından Tevfik İleri'nin adını verdiklerini kaydeden Erdoğan, ''Birileri unutur ama AK Parti zihniyeti, bu ülkede hizmeti geçenleri, demokrasi yolunda ebediyete intikal edenleri unutmadı, unutmayacaktır'' dedi.
-TRABZON-
Trabzon'da sivil toplum örgütlerinin de katımıyla bine yakın vatandaşla bir toplantı yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, ''Bu toplantıda, Trabzonumuza giydirilmek istenen veya yakıştırılmak istenen o yanlış yaklaşımları, o çirkin gömleği kabul edemeyeceğimizi, Trabzon'un bunu gündeminden çıkarmasını ifade ettik'' diye konuştu.
Trabzon'un bugüne kadar ülkesi için nasıl mücadele verdiyse bundan sonra vermeye devam edeceğini ifade eden Erdoğan, ''Her ilden bu tür tipler çıkabilir. Bunlar çıktı diye kimsenin Trabzon'u yargılamaya, yanlış nazarla bakmaya hakkı yoktur'' dedi.
Erdoğan, bütün hesaplarının, ülkede birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ''bu sıkıntıları, bu türlerin çıktığı zemini ortadan kaldırmak olduğunu''
belirterek, halkın barış içinde aydınlık yarınlara birlikte yürümesini hedeflediklerini söyledi.
-KAHRAMANMARAŞ-
Başbakan Erdoğan, Kahramanmaraş'a gerçekleştirdiği ziyaret hakkında da bilgi verirken, 111 ve 98 yaşlarında iki yaşlıyla evlerinde görüştüğünü anlattı. Bu durumu, ''7'den 77'ye kadar değil 111'e kadar bağ kurduk'' diye ifade eden Erdoğan, 98 yaşındaki yaşlı kadının, kendilerini televizyondan izlendiğini öğrendiğinde çok mutlu olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Demek ki AK Parti böyle bir köprü kurabilmiş'' dedi.
Kahramanmaraş'ta bir miting yaptıklarını ve çeşitli açılışları gerçekleştirdiğini kaydeden Erdoğan, ''Bu süreç, böylece devam edecek. Vatanı, Bağımsızlığı, özgürlüğü, mukaddes değerleri uğruna canını feda eden Kahramanmaraşlılar, dün dünyaya nasıl cesur bir millet olduğumuzu gösterdiyse, bugün de yatırım ruhuyla, çalışkan bir millet olduğumuzu tüm dünyaya göstermektedir'' diye konuştu.
Erdoğan, Kahramanmaraşlı hayırseverlerden derslik yapma sözünü de aldıklarını bildirerek, 202 bin dersliğin yüzde 25'ini Kahramanmaraşlı
hayırseverlerin yapacağını söyledi.
''NEREDE, HER NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN YOLSUZLUKLAR KARŞISINDA EN SERT TEPKİYİ VERDİK, VERMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ''
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, 5576 sayılı Petrol Piyasası Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun Resmi Gazetede
yayınlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, ''Bugün Türkiye'nin çok temel bir meselesine radikal bir çözüm getirdiğimiz gündür'' diye konuştu.
Yasanın çok boyutlu sonuçlar doğurarak, birçok yanlışı aynı anda düzelterek ülkeye büyük kazanımlar getireceğini anlatan Erdoğan, ''Bu adım, yolsuzlukla mücadele konusunda sonuna kadar kararlı olan hükümetimizin attığı dev bir adımdır, kararlı bir adımdır'' dedi.
Bu başarıdan ötürü TBMM ve tüm milletvekillerini kutlayan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Zira yolsuzluğun en büyük kalemini kırdık. Akaryakıt kaçakçılığı, değişmez gündem maddelerinden biriydi. Ülkemizde 1990 yılından bugüne kadar araç sayısı tam 4 kat artmıştır. Ama 2006 yılı boyunca Türkiye'de satılan akaryakıt miktarı, zar zor 1990 yılındaki seviyeyi yakalamıştır. Araç sayısı tam 4 kat artıyor, akaryakıt tüketimi ise tam 17 yıl önceki seviyede duruyor. anlıyor musunuz? Ne kadar sıkıntılı bir durum... Ama bunlarla oturup başa baş konuşsan, bunlar vatanseverdir ha... Yurtseverdir, 'bu kadar vergi ödüyorum, şunu yapıyorum bunu yapıyorum' diye de geçinirler. Ne kadar büyük bir soruna neşter attığımızı göstermesi açısından sadece bu örnek yeter.''
-''31 ÜLKE KAYITLARININ FARKI 18.7 MİLYAR DOLAR...''-
Erdoğan, yapılan araştırmalar sonucunda, Dış Ticaret Müsteşarlığının petrol ithal edilen 48 ülkeden kayıtları istediğini, bunların 31'inden yanıt geldiğini bildirdi. Bu kayıtların ülke kayıtlarıyla karşılaştırıldığını belirten Erdoğan, çarpıcı sonuçlara ulaşıldığını vurguladı.
Yanıt gelen 31 ülkenin, ''Türkiye bizden son 2.5 yıl içinde 28 milyar dolarlık petrol ithal etti'' dediğini, ancak ülke kayıtlarına göre ise bunun 9.3
milyar dolar olduğuna işaret eden Erdoğan, arada tam 18.7 milyar dolarlık fark bulunduğuna işaret etti. ÖTV, KDV ve EPDK payı da eklendiğinde bu farkın 38 milyar dolar seviyesine çıktığına dikkati çeken Erdoğan, henüz 17 ülke kayıtlarının ise alınmadığını, bunlarda geldiğinde aradaki farkın daha da büyüyeceğini söyledi.
Erdoğan ''Peki nerede bu fark? Bu fark, ülkem adına söylüyorum; bu fark kaçakçıların cebine haksız kazanç olarak giriyor. Bu fark milletimizden
çalınıyor, ülkemizden çalınıyor. Maliyemizden, Hazinemizden çalınıyor. Buna dur demek zorundaydık. Bugüne kadar hiçbir hükümetin cesaret edemediği kararları aldık, bunları da cesaretle uyguladık ve uygulayacağız'' diye konuştu.
-''BU BÜYÜK YANLIŞLIĞA DA 'DUR' DİYORUZ''-
Akaryakıt bayilerinde yazar kasa ve 1 Ocak 2007 itibarıyla ulusal marker uygulamasına geçildiğine işaret eden Erdoğan, ''Bugün yürürlüğe giren yeni yasayla kaçakçılığı çok büyük oranda engellemiş ve bu büyük yolsuzluk zeminini ortadan kaldırmış oluyoruz'' dedi.
Erdoğan, geçmişte yapılan kaçakçılarla ilgili takibatın devam ettiğini ifade ederek, ''Yıllar yılı süregelen yanlışlıklara, adaletsizliklere, haksızlıklara
nasıl dur dediysek, bu büyük yanlışlığa da dur diyoruz. Cesur ve kararlı bir şekilde üzerine gidiyoruz. Bundan sonra da gideceğiz'' diye konuştu.
Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, EPDK ve İçişleri Bakanlığına, zaman aşımı süreleri geçirilmeden gerekli incelemelerin yapılarak sorumlulardan vergilerin tahsili için gerekli incelemelerin yapılmasının istendiğini belirten Erdoğan, böylece geçmiş dönemde akaryakıt kaçakçılığı yoluyla haksız kazanç sağlayanlardan, sağladıkları kazançların cezasıyla tahsil edileceğini kaydetti.
Erdoğan, ''Bizim yolsuzluklar konusundaki tavrımız çok açık ve nettir.
Nerede, her ne şekilde olursa olsun tüm yolsuzluklar karşısında en sert tepkiyi verdik, vermeye de devam edeceğiz. Akaryakıt kaçakçılığında da tavrımız gayet açıktır. Milletimizin hakkını, vergisini çalanlardan, çalmaya teşebbüs edenlerden bunun hesabı sorulacaktır, hiç kimsenin yanına kar olarak kalmayacaktır'' dedi.
MORTGATE YASASI
Erdoğan, millete bir müjde vermek istediğini; kamuoyunda ''Mortgage Yasası'' olarak bilinen taksitle konut satışına ilişkin düzenlemenin, ''çalışmalarda sarkma olmaması halinde'' bu hafta Genel Kurulda görüşüleceğini ifade etti.
Yıllar boyu çalışıp didinen, emek sarfeden, başını sokabileceği bir yuvaya sahibi olmak isteyen vatandaşların, bu yasayla artık hayallerini gerçekleştirmeye çok daha fazla yaklaşmış olacağını söyleyen Erdoğan, gelişmiş ülkelerde neredeyse 200 yıldır uygulanan sistemin altyapı hazırlıkları yapılarak, yasal zemini oluşturularak, Türkiye'de de uygulamaya geçileceğini kaydetti. Bu düzenlemeyle artık vatandaşların kira öder gibi, taksit ödeyerek ev sahibi olma imkanına kavuşacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Türkiye ekonomisi, geride bıraktığımız 4 yıl içinde çok önemli bir mesafe katetmiştir. Her şeyden önce ekonominin tüm aktörleri, muhatapları, artık
geleceği daha net olarak görmeye ve geleceğe ilişkin daha somut adımlar atabilmeye başlamıştır. Bugün artık, öyle birkaç sene değil, 20-30 yıl sonrasına ilişkin gönül rahatlığıyla kararlar alınabilmekte ve uygulamaya konulabilmektedir. İstikrarın, güven ortamının tek partili iktidarın, AK Parti
itibarının Türkiye'ye sağladığı, Türkiye'ye getirdiği imkan budur.''
-''BIRAKIN 10 YILI...''-
''Mortgage''ın, kendi iktidarlarına kadar telaffuz bile edilemediğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Pamuk ipliğiyle birbirine bağlı zayıf koalisyon hükümetleri acaba kaç gün daha ayakta kalabilecek diye düşünülen bir ortamda, uzun vadeli hesaplar nasıl yapılabilir? Bu yapılamadığı içindir ki bu tür sisteme geçilememiştir. Kan uyuşmazlığı aşikar olan koalisyonlara ne kadar güvenebilirsiniz? Bundan dolayı bu adımlar atılamadı. Ekonominin bırakın 10 yılı, 10 günü bile tahmin edilemiyordu. Akşam yatıyordun bir başka, sabah kalkıyordun bir başka... Enflasyon ne olacak, bankalar sağlam mı yoksa batacak mı, siyasi iktidarlar kalıcı mı gidici mi? Düşünün; şurada çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri bir iktidarın dönemi ortalama 16 aydır. Buna kim güvenir? Ne içeride, ne dışarıda...Ekonomik kararlar
uygulanacak mı yoksa bir noktada cayılacak mı? Bu ve benzeri bir çok belirsizlik vardı. Çok şükür bunların tamamı, bütün bu belirsizlik ortamı artık tarihe karışmıştır. Türkiye, artık zemine daha çok sağlam basmakta, sağlıklı bir yolda ilerlemekte. Geleceğe ilişkin bugünden büyük planlar yapmaktadır.''
-KONUT SEKTÖRÜNDE HAREKETLİLİK...-
Başbakan Erdoğan, Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla, finansal ve konut sektöründe hareketlilik başlayacağını söyledi.
Kaçak yapılaşma, niteliksiz konut üretimi, plansız kentleşme ve yüksek kiraların halkın en önemli sorunlarından olduğunu dile getiren Erdoğan, bu
yasayla bu olumsuzlukların da önüne geçileceğini kaydetti. Erdoğan, yasanın, planlı kentleşmeye katkıda bulunacağını ve gayrimenkul sektörünü kayıt altına alacağını ifade etti.
Konut sektörünün canlanmasıyla 250'yi aşkın alt sektörün de hareketleneceğini ve bunun da işsizlik sorununun çözümüne katkıda bulunacağını
belirten Erdoğan, ''Artık ülkemizde gecekondu, kaçak yapı mantığı tarihe karışacaktır'' dedi.
Başbakan Erdoğan, TOKİ ile planlı bir konut dönemini gerçekleştirdiklerini ifade ederek, bu sistemle, vatandaşın yanlış yollardan vazgeçeceğini söyledi.
-220 BİN KONUT İNŞASI-
TOKİ'nin, 120 bini sahiplerine teslim edilen, 220 bin konut inşası bulunduğunu kaydeden Erdoğan, konutların 10-20 yıl vadeyle verildiğini ve sosyal
alanlarıyla birlikte teslim edildiğini bildirdi.
Erdoğan, ''Bunlar dün konuşulan şeyler değildi, Türkiye'nin ufkunda bunlar yoktu ama AK Parti iktidarıyla bunlar Türkiye'nin ufkuna girdi, yerleşti'' diye konuştu.
Türkiye'nin 81 ilde 600'ün üzerinde konut inşası bulunduğunu, hastaneler, okullar ve sağlık ocakları yaptıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
''Artık vatandaşlar, servis ücreti vermek suretiyle çocuğunu okula gönderme durumundan yavaş yavaş kurtuluyor. Belki de onun servise ödeyeceği ücret, TOKİ'ye ödeyeceği taksidinin yarısı kadar. TOKİ'ye ödeyeceği ücretle bu işi çözmüş oluyor. Böylece konut sahibi olacak, 1.5 yılda konutuna giriyor ve kendi konutunda gururla, onurla oturuyor. Bütün o konut sahipleri iktidarımıza şükranlarını bildiriyor, teşekkür ediyor, 'Allah sizden razı olsun, bizi konut sahibi yaptın' diyor.''
Erdoğan, konutların fiyatının artmasını önlemek amacıyla inşası devam eden konutlar ile bu konutların alınmasında kullanılan kredileri bu kapsama
aldıklarını dile getirerek, konut kredilerinin hem sabit hem de değişken faizli olacağını söyledi.
vergi kanunlarında yapılan değişikliklerle de sistemin üzerindeki maliyetlerin azaltılması ve sistemin işleyişinin gerektirdiği faaliyetlerin yürütülmesi sırasında ortaya ek vergilerin çıkmasının engellendiğini belirten Erdoğan, yasa tasarısının hazırlanmasında başta Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdüllatif Şener olmak üzere, emeği geçenlere teşekkür etti.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Bakanlar Kurulundan dün geçen, elektronik ortamda işlenen suçların önlenmesiyle ilgili 2 kanunda değişiklik yapılması hakkındaki kanun tasarısıyla ilgili bilgi verdi.
Tasarının, gençliğin korunması açısından önemli düzenlemeleri içerdiğini ifade eden Erdoğan, dünyada yaşanan başdöndürücü bir değişime tanıklık ettiklerini söyledi. Bu değişime kayıtsız kalınamayacağını dile getiren Erdoğan, hızlı değişim çağının en belirgin özelliğinin, bilginin serbest dolaşımı olduğunu kaydetti.
-''AHLAKİ DÜNYAMIZI TEHDİT EDEN BİLGİ KİRLİLİĞİDİR''-
Erdoğan, bu değişimin, bazı fırsatlarla birlikte sayısız tehlikeyi de beraberinde getirdiğini vurgulayarak, ''Bunlardan ilki, çevre kirliliği ve
küresel ısınma gibi maddi sonuçları olan tehlikelerdir. İkincisi ve en önemlisi manevi tahribata yol açan, ahlaki dünyamızı tehdit eden bilgi kirliliğidir'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bilgi çağının en önemli aracı olan internet, doğruluğu ve amacına uygun kullanılmadığı takdirde aynen bir katil, bir cani elinde bıçak neyse o tesiri
gösterir. Bir doktorun elinde neşter neyse, doğru kullanıldığı taktirde de o neticeyi gösterir. İyi ile kötü, güzel ile çirkin, doğru ile yanlış, birbirine
karışmış vaziyette ışık hızıyla dünyayı dolaşıyor. Nasıl ki hava kirliliği insanlarımızın ciğerlerini tehdit ediyorsa ve bundan en önce aydınlık
geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz gençlerimiz etkileniyorsa, aynı şekilde sözkonusu bilgi kirliliği de gençlerimizin zihinlerini, ruhlarını etkisi altına alabilmektedir.
Bunun neticesi olarak da gazetelerde her gün bir yenisi gördüğümüz, millet olarak hiç alışık olmadığımız ve alışmak da istemediğimiz bazı suçlar
işlenmektedir, buna uygun zemin bulunabilmektedir. Şunu unutmamalıyız; gençlerimiz sosyal hayatımızın ön saflarında yer almaktadır. Güzel ve çirkin her türlü etkiye açık olan gençliğimizi bilgi kirliliğinin ve sanal suç zemininin olumsuz etkilerinden korumak hayati bir önem taşımaktadır. İnternet üzerinden gençlerin, vatandaşların suça teşvik edilmesi, kanunsuzluğa alet edilmeye çalışılması, zihinsel, ruhsal ve bedensel açıdan kötü etkilenebilecekleri yönlendirmelere maruz bırakılması hiç bir devletin görmezden gelebileceği, sessiz kalabileceği bir durum değildir.''
Erdoğan, yasa tasarısıyla aileyi, çocukları ve gençleri; internet dahil, elektronik iletişim araçlarının suistimal edilmesi suretiyle, kötü alışkanlıkları
teşvik eden yayınların içeriklerinden korumayı ve gerekli tedbirleri almayı amaçladıklarını söyledi.
-İSRAİL'İN HAREMİ ŞERİF'TEKİ KAZI ÇALIŞMASI-
Başbakan Erdoğan, konuşmasında, İsrail'in Haremi Şerif'teki tarihi köprünün kullanılamaz hale geldiği gerekçesiyle başlattığı kazı çalışmasına da değindi.
İsrail'in geçmişte de bu tür girişimleri olduğunu, 1996'da Haremi Şerif'in yakınında tünel inşasına başladığını ve sonrasında çıkan olaylarda çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybettiğini anımsatan Erdoğan, 2000'de de Ariel Şaron'un Mescid-i Aksa'ya girmek istemesiyle 2. intifadanın başladığını hatırlattı.
-''BU GİRİŞİM ANLAMLIDIR''-
''Bugün, El-Fetih ve Hamas arasında ulusal birlik hükümeti kurulmasına karar verildiği anda böyle bir girişimde bulunulması anlamlıdır'' diyen Erdoğan,
gerilimi tırmandıran bu girişim karşısında İsrail Hükümetine yönelik olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
''Haremi Şerif, Müslümanların en kutsal mekanları arasındadır. Buraya yönelik her türlü girişim İslam dünyasının haklı tepkisi ve hassasiyetiyle
karşılaşacaktır. Ortada, Kudüs'te Müslümanlara ait dini mekanların korunmasına ilişkin anlaşmalar, düzenlemeler var. İsrail bu anlaşmalara uymak zorundadır. 3 büyük dinin de kutsal mekanlarının yer aldığı Kudüs'te 'ben yaptım oldu' şeklinde bir politika izlemeye hiç kimsenin hakkı yoktur, olamaz. İsrail Hükümeti, tek taraflı ve kaygı uyandıracak şekilde girişimlerde bulunmamalıdır. Eski Kudüs bölgesinde yapacağı her türlü girişimde uzlaşmaya ve her kesimin onayına başvurmalıdır. İsrail'in bölgenin kutsallığına saygı gösteren ve gerilimin daha fazla tırmanmasına mahal vermeyecek bir hareket tarzı benimsemesini bekliyoruz. Barış sürecinin canlandırılması yolunda yeni fırsat pencerelerinin açıldığını
düşündüğümüz bir dönemde, bu olayların yaşanmasından rahatsızız, üzüntü duyuyoruz.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu düşünceleri, Dışişleri Bakanlığının İsrail'li yetkililere aktardığını, kendisinin de 15 Şubat Perşembe günü
Türkiye'ye gelecek olan İsrail Başbakanı Ehud Olmert'e Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetlerini aktaracağını söyledi.
Konuşmasının ardından Başbakan Erdoğan'a, bir çok ilden gelen partililer çeşitli hediyeler sundu.
2011 Dünya Üniversite Kış Olimpiyatlarını düzenleyecek olan Erzurum'dan gelen heyet, kayak takımı ile Palandöken Kayak Merkezinin maketini; Yalova'dan gelen heyet ise Yalovaspor'un kaşkolu ile formasını Erdoğan'a hediye etti.
İlk günkü heyecanlarını muhafaza ederek yollarına devam ettiklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
''Milletimize hizmet aşkımız azalmıyor, tam aksine her geçen gün artıyor. AK Parti olarak 5. yılımıza girmemiz,5. bütçesini yapan bir hükümet olmamız, bir başarı olarak görülebilir. Ancak asıl başarı, 5 yıldır istikrarlı bir çizgi izlememizden çok, her yılımızı dolu dolu geçirmemiz, başka hükümetlerin yıllar içinde yaptıkları hizmetleri, bizim aylara sığdırmamızdır.
Başlattığımız medeniyet yürüyüşü, duraksamadan, yavaşlamadan, kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Milletimizin huzurunda en başta ortaya koyduğumuz hedefleri, idealleri, milletimize verdiğimiz sözleri tek tek yerine getirmenin onuruyla başımız dik, alnımız ak, yolumuza devam ediyoruz.''
-AÇILIŞLAR-
Başbakan Erdoğan, her hafta Türkiye'nin bir köşesinde ülkeye artı değerler kazandıracak tesisleri hizmete açtıklarını bildirerek, Rize, Trabzon ve Kahramanmaraş'a gerçekleştirdiği geziler hakkında bilgi verdi.
Hafta sonu Rize'de anlamlı açılışlar yaptığını kaydeden Erdoğan, açılan kültür merkezine, eski kültür bakanlarından İsmail Kahraman'ın adını verdiklerini söyledi.
Vakıfbank'ın restore ettiği Anadolu Lisesi'ne de 1960 ihtilalinden sonra Yassıada duruşmalarında mahkum olan eski milli eğitim bakanlarından Tevfik İleri'nin adını verdiklerini kaydeden Erdoğan, ''Birileri unutur ama AK Parti zihniyeti, bu ülkede hizmeti geçenleri, demokrasi yolunda ebediyete intikal edenleri unutmadı, unutmayacaktır'' dedi.
-TRABZON-
Trabzon'da sivil toplum örgütlerinin de katımıyla bine yakın vatandaşla bir toplantı yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, ''Bu toplantıda, Trabzonumuza giydirilmek istenen veya yakıştırılmak istenen o yanlış yaklaşımları, o çirkin gömleği kabul edemeyeceğimizi, Trabzon'un bunu gündeminden çıkarmasını ifade ettik'' diye konuştu.
Trabzon'un bugüne kadar ülkesi için nasıl mücadele verdiyse bundan sonra vermeye devam edeceğini ifade eden Erdoğan, ''Her ilden bu tür tipler çıkabilir. Bunlar çıktı diye kimsenin Trabzon'u yargılamaya, yanlış nazarla bakmaya hakkı yoktur'' dedi.
Erdoğan, bütün hesaplarının, ülkede birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ''bu sıkıntıları, bu türlerin çıktığı zemini ortadan kaldırmak olduğunu''
belirterek, halkın barış içinde aydınlık yarınlara birlikte yürümesini hedeflediklerini söyledi.
-KAHRAMANMARAŞ-
Başbakan Erdoğan, Kahramanmaraş'a gerçekleştirdiği ziyaret hakkında da bilgi verirken, 111 ve 98 yaşlarında iki yaşlıyla evlerinde görüştüğünü anlattı. Bu durumu, ''7'den 77'ye kadar değil 111'e kadar bağ kurduk'' diye ifade eden Erdoğan, 98 yaşındaki yaşlı kadının, kendilerini televizyondan izlendiğini öğrendiğinde çok mutlu olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Demek ki AK Parti böyle bir köprü kurabilmiş'' dedi.
Kahramanmaraş'ta bir miting yaptıklarını ve çeşitli açılışları gerçekleştirdiğini kaydeden Erdoğan, ''Bu süreç, böylece devam edecek. Vatanı, Bağımsızlığı, özgürlüğü, mukaddes değerleri uğruna canını feda eden Kahramanmaraşlılar, dün dünyaya nasıl cesur bir millet olduğumuzu gösterdiyse, bugün de yatırım ruhuyla, çalışkan bir millet olduğumuzu tüm dünyaya göstermektedir'' diye konuştu.
Erdoğan, Kahramanmaraşlı hayırseverlerden derslik yapma sözünü de aldıklarını bildirerek, 202 bin dersliğin yüzde 25'ini Kahramanmaraşlı
hayırseverlerin yapacağını söyledi.
''NEREDE, HER NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN YOLSUZLUKLAR KARŞISINDA EN SERT TEPKİYİ VERDİK, VERMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ''
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, 5576 sayılı Petrol Piyasası Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun Resmi Gazetede
yayınlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, ''Bugün Türkiye'nin çok temel bir meselesine radikal bir çözüm getirdiğimiz gündür'' diye konuştu.
Yasanın çok boyutlu sonuçlar doğurarak, birçok yanlışı aynı anda düzelterek ülkeye büyük kazanımlar getireceğini anlatan Erdoğan, ''Bu adım, yolsuzlukla mücadele konusunda sonuna kadar kararlı olan hükümetimizin attığı dev bir adımdır, kararlı bir adımdır'' dedi.
Bu başarıdan ötürü TBMM ve tüm milletvekillerini kutlayan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Zira yolsuzluğun en büyük kalemini kırdık. Akaryakıt kaçakçılığı, değişmez gündem maddelerinden biriydi. Ülkemizde 1990 yılından bugüne kadar araç sayısı tam 4 kat artmıştır. Ama 2006 yılı boyunca Türkiye'de satılan akaryakıt miktarı, zar zor 1990 yılındaki seviyeyi yakalamıştır. Araç sayısı tam 4 kat artıyor, akaryakıt tüketimi ise tam 17 yıl önceki seviyede duruyor. anlıyor musunuz? Ne kadar sıkıntılı bir durum... Ama bunlarla oturup başa baş konuşsan, bunlar vatanseverdir ha... Yurtseverdir, 'bu kadar vergi ödüyorum, şunu yapıyorum bunu yapıyorum' diye de geçinirler. Ne kadar büyük bir soruna neşter attığımızı göstermesi açısından sadece bu örnek yeter.''
-''31 ÜLKE KAYITLARININ FARKI 18.7 MİLYAR DOLAR...''-
Erdoğan, yapılan araştırmalar sonucunda, Dış Ticaret Müsteşarlığının petrol ithal edilen 48 ülkeden kayıtları istediğini, bunların 31'inden yanıt geldiğini bildirdi. Bu kayıtların ülke kayıtlarıyla karşılaştırıldığını belirten Erdoğan, çarpıcı sonuçlara ulaşıldığını vurguladı.
Yanıt gelen 31 ülkenin, ''Türkiye bizden son 2.5 yıl içinde 28 milyar dolarlık petrol ithal etti'' dediğini, ancak ülke kayıtlarına göre ise bunun 9.3
milyar dolar olduğuna işaret eden Erdoğan, arada tam 18.7 milyar dolarlık fark bulunduğuna işaret etti. ÖTV, KDV ve EPDK payı da eklendiğinde bu farkın 38 milyar dolar seviyesine çıktığına dikkati çeken Erdoğan, henüz 17 ülke kayıtlarının ise alınmadığını, bunlarda geldiğinde aradaki farkın daha da büyüyeceğini söyledi.
Erdoğan ''Peki nerede bu fark? Bu fark, ülkem adına söylüyorum; bu fark kaçakçıların cebine haksız kazanç olarak giriyor. Bu fark milletimizden
çalınıyor, ülkemizden çalınıyor. Maliyemizden, Hazinemizden çalınıyor. Buna dur demek zorundaydık. Bugüne kadar hiçbir hükümetin cesaret edemediği kararları aldık, bunları da cesaretle uyguladık ve uygulayacağız'' diye konuştu.
-''BU BÜYÜK YANLIŞLIĞA DA 'DUR' DİYORUZ''-
Akaryakıt bayilerinde yazar kasa ve 1 Ocak 2007 itibarıyla ulusal marker uygulamasına geçildiğine işaret eden Erdoğan, ''Bugün yürürlüğe giren yeni yasayla kaçakçılığı çok büyük oranda engellemiş ve bu büyük yolsuzluk zeminini ortadan kaldırmış oluyoruz'' dedi.
Erdoğan, geçmişte yapılan kaçakçılarla ilgili takibatın devam ettiğini ifade ederek, ''Yıllar yılı süregelen yanlışlıklara, adaletsizliklere, haksızlıklara
nasıl dur dediysek, bu büyük yanlışlığa da dur diyoruz. Cesur ve kararlı bir şekilde üzerine gidiyoruz. Bundan sonra da gideceğiz'' diye konuştu.
Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, EPDK ve İçişleri Bakanlığına, zaman aşımı süreleri geçirilmeden gerekli incelemelerin yapılarak sorumlulardan vergilerin tahsili için gerekli incelemelerin yapılmasının istendiğini belirten Erdoğan, böylece geçmiş dönemde akaryakıt kaçakçılığı yoluyla haksız kazanç sağlayanlardan, sağladıkları kazançların cezasıyla tahsil edileceğini kaydetti.
Erdoğan, ''Bizim yolsuzluklar konusundaki tavrımız çok açık ve nettir.
Nerede, her ne şekilde olursa olsun tüm yolsuzluklar karşısında en sert tepkiyi verdik, vermeye de devam edeceğiz. Akaryakıt kaçakçılığında da tavrımız gayet açıktır. Milletimizin hakkını, vergisini çalanlardan, çalmaya teşebbüs edenlerden bunun hesabı sorulacaktır, hiç kimsenin yanına kar olarak kalmayacaktır'' dedi.
MORTGATE YASASI
Erdoğan, millete bir müjde vermek istediğini; kamuoyunda ''Mortgage Yasası'' olarak bilinen taksitle konut satışına ilişkin düzenlemenin, ''çalışmalarda sarkma olmaması halinde'' bu hafta Genel Kurulda görüşüleceğini ifade etti.
Yıllar boyu çalışıp didinen, emek sarfeden, başını sokabileceği bir yuvaya sahibi olmak isteyen vatandaşların, bu yasayla artık hayallerini gerçekleştirmeye çok daha fazla yaklaşmış olacağını söyleyen Erdoğan, gelişmiş ülkelerde neredeyse 200 yıldır uygulanan sistemin altyapı hazırlıkları yapılarak, yasal zemini oluşturularak, Türkiye'de de uygulamaya geçileceğini kaydetti. Bu düzenlemeyle artık vatandaşların kira öder gibi, taksit ödeyerek ev sahibi olma imkanına kavuşacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Türkiye ekonomisi, geride bıraktığımız 4 yıl içinde çok önemli bir mesafe katetmiştir. Her şeyden önce ekonominin tüm aktörleri, muhatapları, artık
geleceği daha net olarak görmeye ve geleceğe ilişkin daha somut adımlar atabilmeye başlamıştır. Bugün artık, öyle birkaç sene değil, 20-30 yıl sonrasına ilişkin gönül rahatlığıyla kararlar alınabilmekte ve uygulamaya konulabilmektedir. İstikrarın, güven ortamının tek partili iktidarın, AK Parti
itibarının Türkiye'ye sağladığı, Türkiye'ye getirdiği imkan budur.''
-''BIRAKIN 10 YILI...''-
''Mortgage''ın, kendi iktidarlarına kadar telaffuz bile edilemediğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Pamuk ipliğiyle birbirine bağlı zayıf koalisyon hükümetleri acaba kaç gün daha ayakta kalabilecek diye düşünülen bir ortamda, uzun vadeli hesaplar nasıl yapılabilir? Bu yapılamadığı içindir ki bu tür sisteme geçilememiştir. Kan uyuşmazlığı aşikar olan koalisyonlara ne kadar güvenebilirsiniz? Bundan dolayı bu adımlar atılamadı. Ekonominin bırakın 10 yılı, 10 günü bile tahmin edilemiyordu. Akşam yatıyordun bir başka, sabah kalkıyordun bir başka... Enflasyon ne olacak, bankalar sağlam mı yoksa batacak mı, siyasi iktidarlar kalıcı mı gidici mi? Düşünün; şurada çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri bir iktidarın dönemi ortalama 16 aydır. Buna kim güvenir? Ne içeride, ne dışarıda...Ekonomik kararlar
uygulanacak mı yoksa bir noktada cayılacak mı? Bu ve benzeri bir çok belirsizlik vardı. Çok şükür bunların tamamı, bütün bu belirsizlik ortamı artık tarihe karışmıştır. Türkiye, artık zemine daha çok sağlam basmakta, sağlıklı bir yolda ilerlemekte. Geleceğe ilişkin bugünden büyük planlar yapmaktadır.''
-KONUT SEKTÖRÜNDE HAREKETLİLİK...-
Başbakan Erdoğan, Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla, finansal ve konut sektöründe hareketlilik başlayacağını söyledi.
Kaçak yapılaşma, niteliksiz konut üretimi, plansız kentleşme ve yüksek kiraların halkın en önemli sorunlarından olduğunu dile getiren Erdoğan, bu
yasayla bu olumsuzlukların da önüne geçileceğini kaydetti. Erdoğan, yasanın, planlı kentleşmeye katkıda bulunacağını ve gayrimenkul sektörünü kayıt altına alacağını ifade etti.
Konut sektörünün canlanmasıyla 250'yi aşkın alt sektörün de hareketleneceğini ve bunun da işsizlik sorununun çözümüne katkıda bulunacağını
belirten Erdoğan, ''Artık ülkemizde gecekondu, kaçak yapı mantığı tarihe karışacaktır'' dedi.
Başbakan Erdoğan, TOKİ ile planlı bir konut dönemini gerçekleştirdiklerini ifade ederek, bu sistemle, vatandaşın yanlış yollardan vazgeçeceğini söyledi.
-220 BİN KONUT İNŞASI-
TOKİ'nin, 120 bini sahiplerine teslim edilen, 220 bin konut inşası bulunduğunu kaydeden Erdoğan, konutların 10-20 yıl vadeyle verildiğini ve sosyal
alanlarıyla birlikte teslim edildiğini bildirdi.
Erdoğan, ''Bunlar dün konuşulan şeyler değildi, Türkiye'nin ufkunda bunlar yoktu ama AK Parti iktidarıyla bunlar Türkiye'nin ufkuna girdi, yerleşti'' diye konuştu.
Türkiye'nin 81 ilde 600'ün üzerinde konut inşası bulunduğunu, hastaneler, okullar ve sağlık ocakları yaptıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
''Artık vatandaşlar, servis ücreti vermek suretiyle çocuğunu okula gönderme durumundan yavaş yavaş kurtuluyor. Belki de onun servise ödeyeceği ücret, TOKİ'ye ödeyeceği taksidinin yarısı kadar. TOKİ'ye ödeyeceği ücretle bu işi çözmüş oluyor. Böylece konut sahibi olacak, 1.5 yılda konutuna giriyor ve kendi konutunda gururla, onurla oturuyor. Bütün o konut sahipleri iktidarımıza şükranlarını bildiriyor, teşekkür ediyor, 'Allah sizden razı olsun, bizi konut sahibi yaptın' diyor.''
Erdoğan, konutların fiyatının artmasını önlemek amacıyla inşası devam eden konutlar ile bu konutların alınmasında kullanılan kredileri bu kapsama
aldıklarını dile getirerek, konut kredilerinin hem sabit hem de değişken faizli olacağını söyledi.
vergi kanunlarında yapılan değişikliklerle de sistemin üzerindeki maliyetlerin azaltılması ve sistemin işleyişinin gerektirdiği faaliyetlerin yürütülmesi sırasında ortaya ek vergilerin çıkmasının engellendiğini belirten Erdoğan, yasa tasarısının hazırlanmasında başta Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdüllatif Şener olmak üzere, emeği geçenlere teşekkür etti.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Bakanlar Kurulundan dün geçen, elektronik ortamda işlenen suçların önlenmesiyle ilgili 2 kanunda değişiklik yapılması hakkındaki kanun tasarısıyla ilgili bilgi verdi.
Tasarının, gençliğin korunması açısından önemli düzenlemeleri içerdiğini ifade eden Erdoğan, dünyada yaşanan başdöndürücü bir değişime tanıklık ettiklerini söyledi. Bu değişime kayıtsız kalınamayacağını dile getiren Erdoğan, hızlı değişim çağının en belirgin özelliğinin, bilginin serbest dolaşımı olduğunu kaydetti.
-''AHLAKİ DÜNYAMIZI TEHDİT EDEN BİLGİ KİRLİLİĞİDİR''-
Erdoğan, bu değişimin, bazı fırsatlarla birlikte sayısız tehlikeyi de beraberinde getirdiğini vurgulayarak, ''Bunlardan ilki, çevre kirliliği ve
küresel ısınma gibi maddi sonuçları olan tehlikelerdir. İkincisi ve en önemlisi manevi tahribata yol açan, ahlaki dünyamızı tehdit eden bilgi kirliliğidir'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bilgi çağının en önemli aracı olan internet, doğruluğu ve amacına uygun kullanılmadığı takdirde aynen bir katil, bir cani elinde bıçak neyse o tesiri
gösterir. Bir doktorun elinde neşter neyse, doğru kullanıldığı taktirde de o neticeyi gösterir. İyi ile kötü, güzel ile çirkin, doğru ile yanlış, birbirine
karışmış vaziyette ışık hızıyla dünyayı dolaşıyor. Nasıl ki hava kirliliği insanlarımızın ciğerlerini tehdit ediyorsa ve bundan en önce aydınlık
geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz gençlerimiz etkileniyorsa, aynı şekilde sözkonusu bilgi kirliliği de gençlerimizin zihinlerini, ruhlarını etkisi altına alabilmektedir.
Bunun neticesi olarak da gazetelerde her gün bir yenisi gördüğümüz, millet olarak hiç alışık olmadığımız ve alışmak da istemediğimiz bazı suçlar
işlenmektedir, buna uygun zemin bulunabilmektedir. Şunu unutmamalıyız; gençlerimiz sosyal hayatımızın ön saflarında yer almaktadır. Güzel ve çirkin her türlü etkiye açık olan gençliğimizi bilgi kirliliğinin ve sanal suç zemininin olumsuz etkilerinden korumak hayati bir önem taşımaktadır. İnternet üzerinden gençlerin, vatandaşların suça teşvik edilmesi, kanunsuzluğa alet edilmeye çalışılması, zihinsel, ruhsal ve bedensel açıdan kötü etkilenebilecekleri yönlendirmelere maruz bırakılması hiç bir devletin görmezden gelebileceği, sessiz kalabileceği bir durum değildir.''
Erdoğan, yasa tasarısıyla aileyi, çocukları ve gençleri; internet dahil, elektronik iletişim araçlarının suistimal edilmesi suretiyle, kötü alışkanlıkları
teşvik eden yayınların içeriklerinden korumayı ve gerekli tedbirleri almayı amaçladıklarını söyledi.
-İSRAİL'İN HAREMİ ŞERİF'TEKİ KAZI ÇALIŞMASI-
Başbakan Erdoğan, konuşmasında, İsrail'in Haremi Şerif'teki tarihi köprünün kullanılamaz hale geldiği gerekçesiyle başlattığı kazı çalışmasına da değindi.
İsrail'in geçmişte de bu tür girişimleri olduğunu, 1996'da Haremi Şerif'in yakınında tünel inşasına başladığını ve sonrasında çıkan olaylarda çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybettiğini anımsatan Erdoğan, 2000'de de Ariel Şaron'un Mescid-i Aksa'ya girmek istemesiyle 2. intifadanın başladığını hatırlattı.
-''BU GİRİŞİM ANLAMLIDIR''-
''Bugün, El-Fetih ve Hamas arasında ulusal birlik hükümeti kurulmasına karar verildiği anda böyle bir girişimde bulunulması anlamlıdır'' diyen Erdoğan,
gerilimi tırmandıran bu girişim karşısında İsrail Hükümetine yönelik olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
''Haremi Şerif, Müslümanların en kutsal mekanları arasındadır. Buraya yönelik her türlü girişim İslam dünyasının haklı tepkisi ve hassasiyetiyle
karşılaşacaktır. Ortada, Kudüs'te Müslümanlara ait dini mekanların korunmasına ilişkin anlaşmalar, düzenlemeler var. İsrail bu anlaşmalara uymak zorundadır. 3 büyük dinin de kutsal mekanlarının yer aldığı Kudüs'te 'ben yaptım oldu' şeklinde bir politika izlemeye hiç kimsenin hakkı yoktur, olamaz. İsrail Hükümeti, tek taraflı ve kaygı uyandıracak şekilde girişimlerde bulunmamalıdır. Eski Kudüs bölgesinde yapacağı her türlü girişimde uzlaşmaya ve her kesimin onayına başvurmalıdır. İsrail'in bölgenin kutsallığına saygı gösteren ve gerilimin daha fazla tırmanmasına mahal vermeyecek bir hareket tarzı benimsemesini bekliyoruz. Barış sürecinin canlandırılması yolunda yeni fırsat pencerelerinin açıldığını
düşündüğümüz bir dönemde, bu olayların yaşanmasından rahatsızız, üzüntü duyuyoruz.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu düşünceleri, Dışişleri Bakanlığının İsrail'li yetkililere aktardığını, kendisinin de 15 Şubat Perşembe günü
Türkiye'ye gelecek olan İsrail Başbakanı Ehud Olmert'e Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetlerini aktaracağını söyledi.
Konuşmasının ardından Başbakan Erdoğan'a, bir çok ilden gelen partililer çeşitli hediyeler sundu.
2011 Dünya Üniversite Kış Olimpiyatlarını düzenleyecek olan Erzurum'dan gelen heyet, kayak takımı ile Palandöken Kayak Merkezinin maketini; Yalova'dan gelen heyet ise Yalovaspor'un kaşkolu ile formasını Erdoğan'a hediye etti.
