2010-03-23 - 15:46
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında, Anayasa değişiklik taslağıyla ilgili, ''Paket, bu haliyle Komisyondan geçer ve Genel Kurula gelirse, bu, AKP'nin taslağı olarak kalır'' dedi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında, Anayasa
değişiklik taslağıyla ilgili, ''Paket, bu haliyle Komisyondan geçer ve Genel
Kurula gelirse, bu, AKP'nin taslağı olarak kalır'' dedi.
Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin
dört bir yanında, milyonlarca kişinin katılımıyla Nevruz kutlamasının
gerçekleştirildiğini söyledi. Resmi Nevruz kutlamaları için ''komik''
nitelemesinde bulunan Demirtaş, Nevruzun bir halk bayramı olduğunu, herkesin bu
bayramı halk gibi kutlaması gerektiğini belirtti.
Demirtaş, kutlamalarda, halkın barışçıl çözüme hazır olduğunu
gösterdiğini, ''muhataplık'' tartışmasına son verdiğini savunarak, ''Hükümete ve
devlete şunu söylüyoruz; ya bu halkın taleplerini dikkate alacaksınız ya da bu
halk sel gibi coşup tüm engelleri aşarak özgürülüğüne, eşit yurttaşlık hakkına
kavuşacaktır'' dedi.
Hükümetin, Nevruzun siyasi mesajlarını doğru okuması gerektiğini belirten
Demirtaş, halkın, çözümün yolunu ve muhatabını bizzat gösterdiğini, Nevruzun bu
yönüyle bir çözüm referandumu olduğunu anlattı.
Demirtaş, hükümetin artık ''muhatap bulamıyoruz'' şeklinde bir şikayette
bulunamayacağını ifade etti.
Terör örgütü elebaşı hakkında ''sayın'' ibaresi kullanan Demirtaş,
''Meydanlar, 'Muhatap biziz, seçilmişlerimizdir, halk iradesidir, BDP'dir'
demiştir. Milyonlarca yurttaş, 'BDP elbette muhataptır ancak kalıcı barış için
Abdullah Öcalan'ın ve PKK'nın da diyaloğun bir parçası haline getirilmesi
gerekir' düşüncesini Nevruzda dile getirmiştir'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kürtlerin bu ülkenin asli unsurları
olduğundan söz ettiğini ifade eden Demirtaş, ''Kürtler de kendini tam olarak bu
şekilde tarif ediyor. Ancak Kürtler, bu ülkenin asli unsuru olmaktan kaynaklı
hakları ile birlikte asli unsur olunacağını söylüyor. Başbakan'ın, 'Kürtler bu
ülkenin asli unsurudur' derken yapmak istediği şey aslında, 'hepimiz tekiz,
hepimiz tek ırktanız, tek milletiz' anlayışını sağlamlaştırma söylemidir''
dedi.
Nevruz kutlamalarında Türkiye'nin hiçbir yerinde sıkıntı yaşanmamasının
nedeninin, Nevruzun yasaklanmamasından kaynaklandığını dile getiren Demirtaş,
geçen yıllarda, yasakçı anlayış nedeniyle Nevruz kutlamalarının olaylı geçtiğini
vurguladı.
Demirtaş, Nevruz'da halkın, taleplerini ısrarlı ve net bir şekilde dile
getirdiğini belirterek, hükümetin bu talepleri görmezden gelmesinin sosyal
patlamalara yol açabileceğini iddia etti.
Selahattin Demirtaş, Anayasa değişiklik teklifi taslağının
değerlendirirken de toplumun yüzde 80'inin yeni bir anayasa istediğini söyledi.
Türkiye'nin darbe anayasası ile yaşamak istemediğini kaydeden Demirtaş,
şöyle devam etti:
''Yeni anayasa konusunda bu kadar toplumsal destek sağlanmışken, yama bir
anayasa ile toplumun karşısına çıkmak, halkın gerisine düşmektir. Halk artık
Kenan Evren anayasasından bıktı ama AKP bıkmadı, halen ona sarılmış. Yeni anayasa
yapmanızın önünde nasıl bir engel var? Niye 20 madde, niye 60 madde değil? Neden
sadece özellikle yüksek yargının hedeflendiği paketle toplumun karşısına
çıkılıyor? Bu kuşku yaratıyor. AKP sadece kendi iktidarını, günü kullanmaya
yönelik bir anayasa paketiyle önümüze geliyor.''
Yeni anayasa teklifi taslağını incelemeye başladıklarını, bu konuda
önerilerinin olacağını belirten Demirtaş, ''Paket, bu haliyle Komisyondan geçer
ve Genel Kurula gelirse, bu, AKP'nin taslağı olarak kalır'' ifadesini kullandı.
Seçim barajının düşürülmesi halinde oluşacak demokratik bir parlamento
zemininde güçlü bir sivil anayasa yapma imkanını daha kolay olacağını kaydeden
Demirtaş, ''Seçim barajı konusunda üç kafadarlar çok rahat anlaşıyorlar. CHP, MHP
ve AKP'nin en rahat anlaştığı konu bu. Parlamentoda olmanın verdiği rahatlıkla,
demokratikleşmeyi tıkayan üç güç haline geldi bu partiler'' diye konuştu.
BDP'nin anayasa değişikliği ile ilgili tavrının iyi anlaşılması
gerektiğini belirten Demirtaş, CHP ve MHP gibi, daha paketi görmeden reddeden,
statükocu, tıkayıcı tavır içinde olmadıklarını söyledi. Selahattin Demirtaş,
yapıcı muhalefetle bu paketin daha fazla demokrasi içermesi için çaba sarf
edeceklerini dile getirdi.
Demirtaş, ''Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni gerekirse sınır dışı edilir''
anlayışının, AK Parti'nin demokrasi anlayışının bir göstergesi olduğunu ileri
sürdü. Bunun, 1915 anlayışının 2010 versiyonu olduğunu iddia eden Demirtaş,
''Talat ve Enver paşaların 2010 versiyonu...'' dedi.
Selahattin Demirtaş, BDP milletvekilleri ile kapatılan DTP'nin Genel
Başkanı Ahmet Türk ve eski milletvekili Aysel Tuğluk hakkında 406 fezleke
bulunduğunu, 25 ayrı ceza maddesinde sorumlu tutulduklarını ve toplam 1777 yıl
cezayla yargılandıklarını söyledi. TBMM'deki fezlekelerin yüzde 90'nın kendileri
ile ilgili olduğunu anlatan Demirtaş, şöyle devam etti:
''Yakında son gelen fezlekelerle birlikte istenilen cezaların toplamı 2
bin yılı aşacak ve bir milletvekili için ortalama 100 yıl ceza istenmiş olacak.
Allah hepimize uzun ömür versin yatarız, problem değil. Ama bu durum Türkiye'nin
demokratikleşmesine katkı sunar mı? 22 siyasetçi burada yüzlerce yıl cezayla
yargılanacak. Siz ortaya bir anayasa paketi getirmişsiniz, sorunların hiç birine
çare olmayacak ve BDP'den de açık destek isteyeceksiniz. El insaf...''
Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş,
''Türk ve Tuğluk'un yeninden Meclise dönüşünün yolu açılabilir mi?'' yönünde
tartışmalarının başladığına ilişkin soru üzerine, ''Sayın Türk ve Tuğluk'un
milletvekilliklerinin düşürülmesi büyük haksızlık ama Sayın Türk ve Tuğluk'un
Meclise dönme ihtimali üzerinden BDP'nin ağzına bir parmak bal çalma zihniyetini
biz kesinlikle reddediyoruz. Mesele kişi meselesi değildir. Biz Türkiye'nin
demokrasisi açısından meseleye bakar ve böyle bir tartışmanın içinde olmayız. Son
derece tuzak bir tartışmadır'' dedi.
Demirtaş, anayasa değişikliği teklif taslağına ilişkin soru üzerine de
incelemelerin devam ettiğini bazı yasa değişikliği taleplerinin de olabileceğini
söyledi. (15:46)
değişiklik taslağıyla ilgili, ''Paket, bu haliyle Komisyondan geçer ve Genel
Kurula gelirse, bu, AKP'nin taslağı olarak kalır'' dedi.
Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin
dört bir yanında, milyonlarca kişinin katılımıyla Nevruz kutlamasının
gerçekleştirildiğini söyledi. Resmi Nevruz kutlamaları için ''komik''
nitelemesinde bulunan Demirtaş, Nevruzun bir halk bayramı olduğunu, herkesin bu
bayramı halk gibi kutlaması gerektiğini belirtti.
Demirtaş, kutlamalarda, halkın barışçıl çözüme hazır olduğunu
gösterdiğini, ''muhataplık'' tartışmasına son verdiğini savunarak, ''Hükümete ve
devlete şunu söylüyoruz; ya bu halkın taleplerini dikkate alacaksınız ya da bu
halk sel gibi coşup tüm engelleri aşarak özgürülüğüne, eşit yurttaşlık hakkına
kavuşacaktır'' dedi.
Hükümetin, Nevruzun siyasi mesajlarını doğru okuması gerektiğini belirten
Demirtaş, halkın, çözümün yolunu ve muhatabını bizzat gösterdiğini, Nevruzun bu
yönüyle bir çözüm referandumu olduğunu anlattı.
Demirtaş, hükümetin artık ''muhatap bulamıyoruz'' şeklinde bir şikayette
bulunamayacağını ifade etti.
Terör örgütü elebaşı hakkında ''sayın'' ibaresi kullanan Demirtaş,
''Meydanlar, 'Muhatap biziz, seçilmişlerimizdir, halk iradesidir, BDP'dir'
demiştir. Milyonlarca yurttaş, 'BDP elbette muhataptır ancak kalıcı barış için
Abdullah Öcalan'ın ve PKK'nın da diyaloğun bir parçası haline getirilmesi
gerekir' düşüncesini Nevruzda dile getirmiştir'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kürtlerin bu ülkenin asli unsurları
olduğundan söz ettiğini ifade eden Demirtaş, ''Kürtler de kendini tam olarak bu
şekilde tarif ediyor. Ancak Kürtler, bu ülkenin asli unsuru olmaktan kaynaklı
hakları ile birlikte asli unsur olunacağını söylüyor. Başbakan'ın, 'Kürtler bu
ülkenin asli unsurudur' derken yapmak istediği şey aslında, 'hepimiz tekiz,
hepimiz tek ırktanız, tek milletiz' anlayışını sağlamlaştırma söylemidir''
dedi.
Nevruz kutlamalarında Türkiye'nin hiçbir yerinde sıkıntı yaşanmamasının
nedeninin, Nevruzun yasaklanmamasından kaynaklandığını dile getiren Demirtaş,
geçen yıllarda, yasakçı anlayış nedeniyle Nevruz kutlamalarının olaylı geçtiğini
vurguladı.
Demirtaş, Nevruz'da halkın, taleplerini ısrarlı ve net bir şekilde dile
getirdiğini belirterek, hükümetin bu talepleri görmezden gelmesinin sosyal
patlamalara yol açabileceğini iddia etti.
Selahattin Demirtaş, Anayasa değişiklik teklifi taslağının
değerlendirirken de toplumun yüzde 80'inin yeni bir anayasa istediğini söyledi.
Türkiye'nin darbe anayasası ile yaşamak istemediğini kaydeden Demirtaş,
şöyle devam etti:
''Yeni anayasa konusunda bu kadar toplumsal destek sağlanmışken, yama bir
anayasa ile toplumun karşısına çıkmak, halkın gerisine düşmektir. Halk artık
Kenan Evren anayasasından bıktı ama AKP bıkmadı, halen ona sarılmış. Yeni anayasa
yapmanızın önünde nasıl bir engel var? Niye 20 madde, niye 60 madde değil? Neden
sadece özellikle yüksek yargının hedeflendiği paketle toplumun karşısına
çıkılıyor? Bu kuşku yaratıyor. AKP sadece kendi iktidarını, günü kullanmaya
yönelik bir anayasa paketiyle önümüze geliyor.''
Yeni anayasa teklifi taslağını incelemeye başladıklarını, bu konuda
önerilerinin olacağını belirten Demirtaş, ''Paket, bu haliyle Komisyondan geçer
ve Genel Kurula gelirse, bu, AKP'nin taslağı olarak kalır'' ifadesini kullandı.
Seçim barajının düşürülmesi halinde oluşacak demokratik bir parlamento
zemininde güçlü bir sivil anayasa yapma imkanını daha kolay olacağını kaydeden
Demirtaş, ''Seçim barajı konusunda üç kafadarlar çok rahat anlaşıyorlar. CHP, MHP
ve AKP'nin en rahat anlaştığı konu bu. Parlamentoda olmanın verdiği rahatlıkla,
demokratikleşmeyi tıkayan üç güç haline geldi bu partiler'' diye konuştu.
BDP'nin anayasa değişikliği ile ilgili tavrının iyi anlaşılması
gerektiğini belirten Demirtaş, CHP ve MHP gibi, daha paketi görmeden reddeden,
statükocu, tıkayıcı tavır içinde olmadıklarını söyledi. Selahattin Demirtaş,
yapıcı muhalefetle bu paketin daha fazla demokrasi içermesi için çaba sarf
edeceklerini dile getirdi.
Demirtaş, ''Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni gerekirse sınır dışı edilir''
anlayışının, AK Parti'nin demokrasi anlayışının bir göstergesi olduğunu ileri
sürdü. Bunun, 1915 anlayışının 2010 versiyonu olduğunu iddia eden Demirtaş,
''Talat ve Enver paşaların 2010 versiyonu...'' dedi.
Selahattin Demirtaş, BDP milletvekilleri ile kapatılan DTP'nin Genel
Başkanı Ahmet Türk ve eski milletvekili Aysel Tuğluk hakkında 406 fezleke
bulunduğunu, 25 ayrı ceza maddesinde sorumlu tutulduklarını ve toplam 1777 yıl
cezayla yargılandıklarını söyledi. TBMM'deki fezlekelerin yüzde 90'nın kendileri
ile ilgili olduğunu anlatan Demirtaş, şöyle devam etti:
''Yakında son gelen fezlekelerle birlikte istenilen cezaların toplamı 2
bin yılı aşacak ve bir milletvekili için ortalama 100 yıl ceza istenmiş olacak.
Allah hepimize uzun ömür versin yatarız, problem değil. Ama bu durum Türkiye'nin
demokratikleşmesine katkı sunar mı? 22 siyasetçi burada yüzlerce yıl cezayla
yargılanacak. Siz ortaya bir anayasa paketi getirmişsiniz, sorunların hiç birine
çare olmayacak ve BDP'den de açık destek isteyeceksiniz. El insaf...''
Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş,
''Türk ve Tuğluk'un yeninden Meclise dönüşünün yolu açılabilir mi?'' yönünde
tartışmalarının başladığına ilişkin soru üzerine, ''Sayın Türk ve Tuğluk'un
milletvekilliklerinin düşürülmesi büyük haksızlık ama Sayın Türk ve Tuğluk'un
Meclise dönme ihtimali üzerinden BDP'nin ağzına bir parmak bal çalma zihniyetini
biz kesinlikle reddediyoruz. Mesele kişi meselesi değildir. Biz Türkiye'nin
demokrasisi açısından meseleye bakar ve böyle bir tartışmanın içinde olmayız. Son
derece tuzak bir tartışmadır'' dedi.
Demirtaş, anayasa değişikliği teklif taslağına ilişkin soru üzerine de
incelemelerin devam ettiğini bazı yasa değişikliği taleplerinin de olabileceğini
söyledi. (15:46)
