2017-01-03 - 11:45
MHP GRUP TOPLANTISI...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya "Yine hüzünlü, yine acı doluyuz. Umut ve heyecan içinde karşıladığımız 2017'de terör bir kez daha zalim yüzünü gösterdi." diyerek başladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya "Yine hüzünlü, yine acı doluyuz. Umut ve heyecan içinde karşıladığımız 2017'de terör bir kez daha zalim yüzünü gösterdi." diyerek başladı.

Bahçeli, "Geçmişte yedi düvele yenilmedik, Allah?ın izniyle terörizme de boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz. Nice kuşatmaları yardık, yine yaparız." dedi.

Türkiye'nin asimetrik bir saldırının, barbar bir akının, vicdansız bir operasyonun odağı ve hedefinde bulunduğunu belirten Bahçeli, Türk milletinin tarihte eşine az rastlanır bir husumet kapanında olduğunu dile getirdi.

"Hedef esasen Türkiye'dir. Hedef milli birlik ve kardeşliğimizdir." ifadesini kullanan Bahçeli, "Türk milletinin tarihsel varlığından rahatsız olan düşman çevreler FETÖ'yü, IŞİD'i, PKK'yı, PYD-YPG'yi ve DHKP-C'yi infaz ve yıkım için görevlendirmişlerdir. Terör örgütlerinin kökünü kurutmak önemli olduğu kadar, bunları destekleyen, elinden tutan, besleyip palazlandıran asıl suçlularla yüzleşmek, daha da ötesi hesaplaşmak mecburi hal almıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, bildik yöntemlerle, şablon politikalarla, klasikleşmiş uygulamalarla terör örgütlerinin durdurulamadığını söyleyerek, şöyle konuştu:

"Bu durum karşısında terörizmi döktüğü kanda boğmak, teröristleri tümden imha etmek için ya bir yol bulmalıyız ya da bulamıyorsak yeni bir yol yapmalıyız. Türkiye, hainlerin kanlı eylemlerine mahkum değildir. Ödediğimiz bedeller çok ağırdır. Karşı karşıya olduğumuz zincirleme suikast dehşet vericidir. Bu darboğazdan çıkmalıyız. Bu oyunu hep birlikte bozmak durumundayız. Biliniz ki terörizmi yok etmek dışında ikinci bir seçeneğimiz, bir başka şansımız yoktur ve bu, ancak ve ancak yeni bir Milli Mücadele ruhuyla başarılabilecektir. Aksi halde terörizm Türkiye'yi yutacaktır.

20 Temmuz 2015'ten bu tarafa kanımız akıyor, canımız yanıyor, devamlı kara toprağa düşüyoruz. 20 Temmuz 2015'ten bugüne kadar; aralarında 600 askerimizin, 382 polis ve bekçimizin, 63 korucumuzun, 35 sivil memurumuzun olduğu bin 80 evladımız şehit olmuş, 663 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Yaklaşık 2 bin 105 askerimiz, bin 564 polisimiz, 74 korucumuz, 4 bin 277 vatandaşımız yaralanmıştır. Yalnızca 2016 yılında toplam şehit sayımız 839'dur. Sorarım sizlere, bu tablo milli bir yıkım değildir de nedir?"

Bahçeli, amaçlarının eleştiri olmadığını, eğer olsaydı siyasi sorumluları yerden yere vuracak pek çok konunun çıkacağını belirterek, "Türkiye uçurumun kenarındayken, milletimiz feryat figan ederken sert ve amansız siyasi tenkitler, yoğun tartışma ve polemikler kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Bilakis terörizme karşı teşkil edilmesi gereken ortak cephe ve ortak akıl hasar alacaktır. Bizim de buna hiç niyet ve hevesimiz yoktur." dedi.

Maruz kalınan tehlikelerin "çok yakın, çok büyük ve çok ciddi" olduğunu kaydeden Bahçeli, hunhar saldırıların Türk milletinin tamamına yönelik olduğunu söyledi.

Kurşunların, aynı zamanda MHP'li, AK Parti'li, CHP'li ve bir başka partili ayrımı yapmadığını vurgulayan Bahçeli, "Bombalar dil, din, köken ve yöre farkı gözetmeksizin patlatılmaktadır. O halde karşımızda gittikçe yayılan husumet yangınını söndürmek, hızlanan şiddet seline hep birlikte set çekmek ertelenemez, geciktirilemez bir ihtiyaçtır. Durmak akılsızlıktır. Buradayız, buna sonuna kadar varız ve hazırız. Geçmişte yedi düvele yenilmedik, Allah'ın izniyle terörizme de boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz. Nice kuşatmaları yardık, yine yaparız." diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Reina'ya yapılan terörist saldırının El-Bab kuşatmasıyla bağı olduğu kadar, Türkiye-Rusya-İran arasında Suriye'de hayata geçirilen ateşkes sürecinin ve yeni baştan kurulma çabası gösterilen bölgesel dengelerin payı vardır ve bu çok açıktır." dedi.

Bahçeli, İstanbul Ortaköy'deki gece kulübünde yapılan katliamın sözün ve insanlığın bittiği nokta olduğunu söyledi.

Saldırıyı profesyonel bir katilin göstere göstere, adeta elini kolunu sallayarak, herhangi bir mukavemetle karşılaşmadan gerçekleştirdiğini ifade eden Bahçeli, "Bu terörist saldırının El-Bab kuşatmasıyla bağı olduğu kadar, Türkiye-Rusya-İran arasında Suriye'de hayata geçirilen ateşkes sürecinin ve yeni baştan kurulma çabası gösterilen bölgesel dengelerin payı vardır ve bu çok açıktır." diye konuştu.

DEAŞ'ın, Batı'nın şiddet ve cinayet aparatı olduğunu savunan Bahçeli, "Türkiye'yi de içine alan Ortadoğu'daki emperyalist pis kurgunun tetikçilerinden birisi PKK-PYD ise diğerleri kesinlikle FETÖ ve IŞİD'dir. Reina katliamı, aslında 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasının artçı sarsıntısıdır ve bunlar birbirine eklemlidir. Rakka-Kandil-Kobani ve Pensilvanya arasında çoktan kurulmuş ve düğümü uzun süre önce atılmış terörizm iş birliğine kimlerin müşahitlik ve mimarlık yaptığı gizlenemeyecek kadar nettir." diye konuştu.

Türkiye'nin başına eş zamanlı musallat olan terör örgütlerinin gövdelerinin aynı, dallarının farklı olduğunu kaydeden Bahçeli, "YPG'ye silah dağıtan ABD'nin Kandil'e zırh olmasının, FETÖ'ye mevzi açmasının, IŞİD'i el altından kışkırtmasının" hiçbir uyanık ve diri şuura sahip insanın gözünden kaçmayacağını söyledi.

Bahçeli, "Çıbanın başı okyanus ötesidir. El Bab'da verdiğimiz kayıpların müsebbipleriyle ülkemizde patlayan bombaların ve sıkılan kurşunların tembihleyicileri aynı adrestedir. Türkiye'nin haklı ve meşru davasından dönmesini bekleyenler boşuna zaman kaybetmektedir. Teröristler neredeyse, nerelerden üreyip saldırıya geçiyorlarsa oralarda imha etmek artık devlet ve millet vakarının tarihi icabıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Rusya ile iş birliği içinde Suriye'de ön almasının, ilan edilen ateşkesin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde kabulünün değerli bir sonuç olduğunu belirten Bahçeli, bu ayın sonunda rejim ve muhalifler arasında Astana'da yapılması gündemde olan müzakerelerin bölgesel istikrar için ümit verici olduğunu kaydetti.

Bu aşamada terör örgütlerinin provokasyonlarını sürdüreceğini, buna hazırlıklı olmak gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Ortaköy'e kadar gelen teröristin, kapalı devre çalışan, neye hizmet ettiği az çok belirgin olan yabancı istihbarat örgütlerinden bağımsız olduğunu söylemek beyhude bir değerlendirmedir. Türkiye'nin Suriye topraklarında, terörün kaynağında milli beka ve güvenliği için yaptığı mücadeleye, İstanbul'da adeta cevap verilmiştir. Bu kanlı eylem aziz milletimize adi ve hayasız bir meydan okumadır. Biz bunu görüyor ve taraflarına diyoruz ki ne yaparsanız yapınız, Türkiye namerde el açmayacak, küresel cellatlara taviz vermeyecektir." dedi.

İstanbul'un en işlek ve canlı semtinde, elinde silahla gelip meşhur bir eğlence mekanını basarak kana bulayan cani ve eylemi hakkında kafalarda oldukça fazla soru işareti belirdiğine dikkati çeken Bahçeli, "Benzeri saldırılara Fransa'da, ABD'de, Almanya'da rastlanması bir şeyi değiştirmeyecek, ihmallere kılıf olamayacaktır. Öncelikle muhtemel bir terörist saldırının hiç mi istihbaratı alınmamıştır? Eğer alınmışsa aksaklık nerededir? 7 dakika boyunca ölüm yağdıran teröriste güvenlikten sorumlu bir Allah'ın kulu neden müdahale etmemiş, edememiştir? Herkesin gözü önünde terörist nasıl kaçabilmiştir?" sorularını yöneltti.

Yılbaşı eğlence ve kutlamalarını küfür olarak görenlerle bunun tam aksini düşünenler arasında oluşan derin yarığın giderek büyüdüğüne dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"Bacadan girdiği söylenen Noel Baba figürüne karşı damardan giren tahammülsüzlük okları, hoşgörüsüzlük şırıngaları bizi birbirimizden koparmaktadır. Birbirimizin hayat tarzına çatık kaşla bakmak, kin beslemek, saldırmak ve de insani tercihlere saygısızlık yapmak olur ve kabul edilir şey değildir. Yeni yıl kutlamalarının karşısına Mekke'nin fethini çıkarmak veya tam tersine heves etmek, affı ve telafisi mümkün olmayan art niyetlilik, su katılmamış bir cehalet numunesidir. Üzerimizde tahakküm kurmak isteyenlere, aramızı bozmayı, fitne çıkarmayı arzulayanlara da asla müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz. Reina'dan yeni bir mezhep düşmanlığı çıkarma ve insanlarımızın hayat tercihleri itibarıyla bölme çabaları terörizmin ve yanında, yöresinde buruşmuş yüzlerini gizleyen şarlatan efendilerinin bitmeyen bir oyunudur.

Reina katliamının öncesi ve sonrasında, sosyal medyadan yapılan bazı yorum ve açıklamaların düşmanlıkları bileyip teröristleri teşvik etmesi alarm verici düzeydedir ve suçtur. Klavyenin ardına saklanan insan müsveddelerinin burada saymak ve söylemekle bitiremeyeceğim dehşet verici mesajları, biliniz ki bu aziz milletin hiçbir değeriyle bağdaşmayacaktır. İnsanların yılbaşı gecesi katledilmelerine 'Oh olsun' demek bir defa İslam'la uzaktan yakından alakası olmadığı gibi kelimenin tam manasıyla alçaklıktır.

Yaklaşan ağır tehlikeler karşısında artık vakit kaybına tahammül kalmamıştır. Hiçbir ayrım yapmadan, bayrak, vatan ve millet ortak paydasında buluşmanın zamanı gelmiştir. Göğsünü gere gere ülkem, milletim, vatanım haykırışlarıyla yanıp kavrulan herkesle beraberlik şarttır, tarihi önemdedir. Beraberce mutlu günlere doğru kat edeceğimiz daha nice yıllar vardır ve olmalıdır. Bütün samimiyetimizle ve muhabbetle ortak paydamıza saygı gösteren herkese elimizi uzatıyoruz. Ancak bölünme gayreti içerisinde olanları da affetmemizin mümkün olmadığını buradan ilan ediyoruz."