2014-12-21 - 11:10
2015 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu'nda 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2013 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri tamamlandı. Tasarının tümünün oylaması yarın son konuşmaların ardından yapılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2013 Yılı Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri tamamlandı. Tasarının tümünün oylaması yarın son konuşmaların ardından yapılacak.

Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2014 yılı itibariyle hanehalkı borcunun gayrisafi milli hasılaya oranı yüzde 22 olduğunu bildirdi.

Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın 14 ve 15. maddelerin üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Belediyelere sel, yangın, terör gibi istisnai olayların dışında prensip olarak bir yardım yapılmadığını belirten Şimşek, 2013 yılında belediyelere toplam 11 milyon 608 bin; 2014 yılında ise 11 milyon 378 bin TL ödeme yapıldığını ifade etti.

Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana tamamlayıcı ödenek uygulamasının bulunduğunu kaydeden Şimşek, "Mesela bu sene bütçe açığını 33,5 milyar lira öngörmüştük, 24-25 milyar lira civarında kapatacağız. Yani biz bütçede öngördüğümüz hedefi çok rahatlıkla tutturmuşuz, iki seçime, Ortadoğu'daki çalkantıya, Rusya'daki, Avrupa'daki krize rağmen" dedi.

Dün Ankara'da öğretmenlere yapılan polis müdahalesiyle ilgili bir soruya Şimşek, "Biz bütün çalışanlarımızın, sendikalarımızın demokratik haklarını kullanmalarına son derece saygılıyız. Ben dünkü olayların detaylarını bilmiyorum, varsa bir yanlış gereken mutlaka yapılmalıdır diye düşünüyorum" diye konuştu.

Şimşek, finansal okuryazarlığın üzerinde durulması gereken bir husus olduğunu ve okullarda da bu eğitimin verilmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, 2014 yılının ikinci çeyreği itibarıyla kamunun toplam dış borcunun 119,5 milyar dolar; Merkez Bankası'nın da 4,3 milyar dolar; toplam 123,8 milyar dolar olduğunu belirterek, 2002 yılında ise kamunun borcunun 64,5 milyar dolar, Merkez Bankası'nın 22 milyar dolar, toplam 88,5 milyar dolar borcu olduğunu bildirdi.

Özel sektörün borcunun 278 milyar dolar olduğunu kaydeden Şimşek, Hazine'nin, 5,3 milyar liralık Avrasya Tüneli, Üçüncü köprü ve İzmit Körfez Geçişi projeleriyle ilgili garanti verdiğini, bu 3 proje dışında Hazine garantisinin söz konusu olmadığını söyledi.

Şimşek, 2014 yılı itibariyle hane halkı borcunun gayrisafi milli hasılaya oranının yüzde 22 olduğunu vurgulayarak, "2002'de bu rakam çok daha düşüktü çünkü hane halkı yüksek enflasyondan dolayı borçlanacak faiz oranlarını bulamıyordu" dedi.

Yedek ödenekten aktarımların henüz kesinleşmediğini belirten Şimşek, bütün rakamların Sayıştay denetimine tabi olduğunu kaydetti.

İmkanlar arttıkça emeklilere daha fazla kaynak aktardıklarını anlatan Şimşek, Maliye Bakanlığı müfettişlerine yeterlilik sınavlarında ikinci bir hak verilmesi için çalışma yaptıklarını kaydetti.

14 ve 15. maddelerin kabul edilmesiyle, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmeleri tamamlandı. Tasarının tümü yarın yapılacak görüşmelerin ardından oylanacak.

Daha sonra 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın maddelerinin görüşmelerine geçildi.

Tasarının 2. maddesi üzerinde söz alan HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, "Üşenmeyin sokaklara bir bakın. Ermenek?ta oğlunu iş cinayetine kurban veren Recep Gökçe?nin ayağında yırtılmış lastik ayakkabılara çok iyi bakın. O ayakkabılar dürüstlüğün ve helalliğin simgesidir. O ayakkabıların hiçbir zaman kutusu olmadı. Hani sizin meşhur kutularınız var ya...Recep Gökçe'nin olmayan yatak odasında para sayma makinesi ve kasalar hiç olmadı. Ama siz çıkamazsınız sokaklara. Çünkü sizin gezdiğiniz sokaklarda talan, yağma, rant, peşkeş var. Gezdiğiniz sokaklarda eteklerinize yapışıp çocuklar gibi 'hani bana' diye sırada bekleyen candaşlarınız var. 'Nerede beleş orada yerleş' diyen rantçılarınız var. Diktiğiniz AVM'ler, rezidanslarla talan ettiğiniz sonra da siluet bozuldu diye timsah gözyaşları döktüğünüz İstanbul var. İktidar hırsıyla amaca ulaşmak için her yol mubahtır diyerek ne ahlak, ne hukuk, ne din, ne de kitap tanıyorsunuz. Kıbleniz para olunca, kendi ülkenizde asgari ücretle Almanya'dakini mukayese etmiyorsunuz, Schröder'e ne kadar maaş aldığını soruyorsunuz. Genel olarak Ortadoğu'da, özelde ise Suriye'de girdiğiniz pis ilişkiler, çetelerle tuttuğunuz her türlü kirli işlerle 21. yüzyılda yeniden peyda olmuş iblis gibisiniz. Roboski'de yeni Dersim, Gezi'de ise Kerbela gibisiniz. Siz aslında maskesi çoktan düşmüş cellat gibisiniz" diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Binici'nin sözlerini tamamlamasının ardından AK Parti Grubu'na, "Cevap vermeyecek misiniz? Ne dinsizliğiniz ne kitapsızlığınız kaldı. Buna cevap vermiyorsanız, daha sataşma için söz istemeye hakkınız yok" dedi. Bazı AK Parti milletvekilleri, Binici'ye tepki gösterdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, birleşimin ilerleyen saatlerinde Binici'nin sözlerine yanıt verirken, kendilerinin "taş atana da gül atan bir geleneğin sahibi olduklarını" belirterek, "Zaman zaman attığımız gülün dikenleri batıyor olabilir ama gül atmaya çalışıyoruz. İktidar icraatını konuşur, dünyanın her yerinde ve ülkemizde muhalefet sadece konuşur. Zannediyorum konuşmasına icraat etkinliği katmak için bazen kelimeleri keskinleştiriyorlar ve daha can acıtıcı hale gelmek için dil oyunları yapıyorlar. Dil oyunları yapmada rekabete girersek söylenecek çok söz var. Ama biz o rekabete girmeyelim. Sağ salim bütçeyi çıkarmaya çalışıyoruz. O yüzden boğazımız da dokuz boğum. Nasıl olsa millet yapılanı da görüyor, konuşulanı da görüyor" dedi.

Binici'nin kibar ve zarif bir insan olduğunu ancak "çok kanlı canlı bir metinle" kürsüye geldiğini ifade eden Bostancı, "Kıbleniz para olunca... Kıbleyi sadece para kelimesiyle mi hatırlıyorlar arkadaşlar?" Cellat, mellat.. Bu kelimeler üzerinden konuşmaya başlarsak burada herkesin söyleyeceği o kadar çok söz var ki...Bunları hatırlatmamakta, memleketin geleceği için Çözüm Süreci'ni uhuletle, suhuletle yürütmekte fayda var. İbrahim Bey Kobani'den yeni gelmiş, bu metni okumaya fırsat bulamamış. Bir kez okusaydı burada en açından bazı kelimeleri telaffuz etmezdi. Kişisel tarzıyla çok da uyuştuğu kanaatinde değilim" ifadelerini kullandı.

CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova, zeytin üreticisinin dertli olduğunu ifade etti. Pırlanta ve yatlarda kullanılan mazot için yapılan muafiyetin benzerinin çiftçi ve zeytincilerin traktöründe kullandığı mazot için de getirilmesi gerektiğini söyleyen Akova, "3Y ile mücadele edeceğim" diyerek iktidar olan AK Parti'nin yolsuzluklar konusundaki durumunun ortada olduğunu, yasaklarda ise ustalık dönemini yaşadığını ileri sürdü.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Türkiye'nin gelir politikasında ciddi sıkıntı olduğunu belirterek, vergi yükünün arttığını savundu. Ayhan, "Merkez Bankası, 'mali politikalarınız uygun giderse enflasyonu dizginlerim' diyor. Onlar dönmüş Maliye'ye bakıyorlar. Onların söylediklerinde anormallik yok. Ak Saraya ayırdığınızı anlatmakta güçlük çekiyorsunuz. Sayın Bakan Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuştu, öyle fren yaptılar ki burada ağzını bıçak açmıyor. Orta Vadeli Program elinizde kepaze oldu. Sayın Babacan açıklamaya çalışıyor ama böyle bir rezillik açıklanamaz." diye konuştu.

Ayhan'ın mikrofonu kesildikten sonra "Sayın Bakan benim sorularıma cevap vermedi, korkak bir Maliye Bakanı olarak niteliyorum" demesine, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, "İsmini tutanaklardan çıksınlar, 'korkak Bakan' olmadı Sayın Ayhan" karşılığını verdi.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, oturduğu yerden söz alarak, Genel Kurul'un dünkü birleşiminde konuşan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan'ın söylemediği bir şey üzerinden eleştiri getirdiğini belirterek, "Ben Genel Müdür'ün evine paraların polislerin tarafından konulduğunu söylemedim. Ayakkabı kutularının mizansen oluğunu, bir algı operasyonu çerçevesinde kullanıldığını belirttim. Bu ikisi birbirinden çok farklıdır. Paraların sahipleri bellidir, önemli kısmı alınmıştır, diğerleri alınacaktır" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularına yanıt verirken, Muş'un Doğu Anadolu Kalkınma Projesi merkezinde olduğunu kaydederek, altyapı ve eğitimde hiçbir ayırım gözetmeksizin Doğu, Güneydoğu ve Batı'de bir çok yatırım yaptıklarını söyledi. Sadece KÖYDES kapsamında 2005- 2014 arasında tahsis edilen ödeneğin Doğu Anadolu bölgesindeki 14 ile 2 milyar 25 milyon 59 bin lira olduğunu anlatan Şimşek, tüm Türkiye'ye gönderilen paranın yüzde 22,3'ünü oluşturduğunu, Karadeniz'in ardından en çok para alan ikinci bölge konumunda bulunduğunu vurguladı.

Şimşek, "Emeklilerin maaşlarını yüzde 50 artıracak mısınız?" sorusuna, "Ülkemizin imkanları arttıkça emeklilerin maaşlarını artıracağız. Yüzde 50 değil, maaşlarına yüzde 250 ila yüzde 800 arasında artırdığımızı söyledim" dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in bazı iddialarına yanıt verirken Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu belirten Şimşek, "Eğer bir yanlışlık yapılmışsa savcılar soruşturur, gerekeni yaparız. Dedikodu üzerine inceleme yapmam. Dedikodu üzerine inceleme yapamam. Hiçkimseye bir arazi verilmemiştir. Türkiye'de bütün satışlar ihaleyle yapılır; açıktır, şeffaftır, herkese açıktır. Siz de buyurun katılın" diye konuştu.

Şimşek, tamamlayıcı ödenek meselesinin bütçe var olduğu günden beri zaman zaman uygulandığını anlatarak, "İlk kez bu dönemde olan bir durum değildir" dedi.

CHP'li Akova'nın Çankaya Merkez Camii'nin İnönü ailesi tarafından yaptırıldığını, caminin yıkılıp yıkılmayacağı sorusuna Şimşek, "Sayın İnönü'nün yaptırdığı cami konusunda benim bilgim yok. Bir cami yaptıysa Allah razı olsun, teşekkür ediyoruz. Ama yıkılması konusunda bir bilgim yok. Muhatabı kimse eminim oraya sorarsanız cevap verirler" diye konuştu.

Akaryakıt konusundaki soruları da yanıtlayan Şimşek, "Petrol ithalat ettiğimiz bir üründür. Onun fiyatını kur belirler, sadece petrol fiyatı belirlemez. Petrolü dolar cinsinden ithal ediyoruz. örnek olarak söylüyorum; kur 2008'de bir küsurdu, şimdi iki küsur olmuş. Onu dikkate almamız lazım. 2002'de 95 oktan benzinde vergi yükü yüzde 70'in üzerindeydi, şu anda hala çok yüksek dediğiniz halde bile yüzde 64 civarındadır. Yeni vergi yükünde bir artış olmamıştır, tam eksine aslında nominal varil başına petrol fiyatındaki artış, benzinin litresindeki artıştan daha fazladır" bilgisini verdi.

Tasarının 3. maddesi üzerinde söz alan HDP Van Milletvekili Özdal Üçer, "Kobani'de IŞİD vahşetinden kaçmak zorunda kalan çocuklar eğer orada Nazi kamplarını aratmayacak AFAD çadırlarında ölüme terk ediliyorsa yarın onların yüzüne bakabilecek miyiz, bunun tartışılması lazım" dedi.

Bu sözlere yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Bu benzetme doğru, haklı bir benzetme değildir. AFAD'ın yapmış olduğu kamplarda insanlar, 2 milyona yakın göçen Suriyeliye aş vermeye çalışıyorlar, yiyecek, giyecek vermeye çalışıyorlar. Orada onların hayatlarının idamesi ve Suriye'deki vahşetten kurtulup hayatlarını sürdürebilmesi için bir imkan sağlamaya çalışıyorlar" diye konuştu.

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, 2014 yılının da durgunluğun, enflasyonun, işsizliğin ve borçların tırmandığı bir yıl olarak bitmek üzere olduğunu savundu.

2015'te de yılında vatandaşları basiretsiz ekonomik anlayış ve öngörüsüz dış politika nedeniyle benzer ve zor günler beklediğini öne süren Ediboğlu, "Sosyal ve ekonomik sorunların en tehlikelisi olan işsizlik giderek yükselmektedir. Fiili işsizlik yüzde 17'leri aşmış, işsiz sayısı ise 5,5 milyonu geçmiş durumdadır. 20 milyon civarında insanımız yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır. Bütün bu veriler Türkiye'nin durumunu gözler önüne sermekte, yokluğun, yoksulluğun, işsizliğin ve dışa bağımlı ekonominin resmini çizmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "İktidarımızda atanamayan öğretmen sorunu ve öğretmensiz sınıf kalmayacak" dedi.

Madde üzerinde soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Hiçbir vicdan Türkiye'deki mülteci kamplarını Nazi kamplarına benzetemez. Hani siyaset yapalım, eleştirelim ama Türkiye'deki Türkiye'nin bu çabalarını bu kadar çarpıtmak hakikaten hiçbir vicdana sığmaz" diye konuştu.

Şu anda inşa halindeki santrallerin yüzde 75'i yenilenebilir enerji olduğunu ve muhtemelen 5 ile 7 yıl arasında bunların tamamlanmasıyla yenilenebilir enerjinin, toplam enerjinin muhtemelen yüzde 50'sine yakın olacağını ifade eden Şimşek, "Ben de yerli, yenilenebilir enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi gerektiği kanısındayım" dedi.

Dış ticaretle ilişkili kredilerin çevrilmemesi ihtimalinin son derece zayıf olduğunu belirten Şimşek, "Evet, bir cari açık sorunu var ama biz bütçe açığı noktasında gerçekten şu anda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle, petrol zengini ülkelerle karşılaştırın, en iyi, en güçlü mali yapılara sahip ülkelerden bir tanesiyiz" ifadelerini kullandı.

Şimşek, hakim, savcı ile mülki idare amirleri arasındaki makasın açılmasına ilişkin eleştirilerin muhtemelen haklı olabileceğini ancak şu an itibarıyla bu konuda bir çalışmalarının olmadığını söyledi.

Ekonomist Dani Rodrik'le ile yaşadığı polemikle ilgili bir soru üzerine Şimşek, şunları kaydetti:

"Ben orada şunu söyledim: 'Bütün uluslararası karşılaştırmalarda nominal dolar cinsinden kişi başına milli gelir karşılaştırması yapılır. Hatta bakın BM'ye, Dünya Bankası'na, kimse çıkıp sabit fiyatlarla kişi başına milli gelir rakamından bahsetmez.' Orada benim söylediğimle kendisinin söylediği arasında çok bir fark yok. Reel olarak ben Türkiye'de kişi başına milli gelirin sabit fiyatlarla tabii ki 3 kat artmadığını biliyorum. Bunu da geçen seneki bütçe metnine özellikle koydum. Yani benim bütçe metnime bakarsanız, satın alma gücü, paritede 2,1 kat artmış, reel olarak yüzde 45 artmış ama nominal dolar cinsinden evet 3-3,5 kat artmıştır ama ben 'Uluslararası karşılaştırmaların nominal dolar kuru üzerinden yapıldığını' söyledim. Dolayısıyla polemikte de aslında bizim bakış açılarımız farklı olabilir ama onun söylediğinde de haklılık payı var benim de söylediğimde haklılık payı var. Dolayısıyla Dani Rodrik, Türkiye'nin yetiştirdiği çok önemli bir ekonomist ve kendisiyle Harvard'da da bir kez karşılaştım. Onun için, değer verdiğim bir insan ama o polemikte tamamen bir yanlış anlaşılma söz konusu."

Tasarının 3. maddesi kabul edildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***