2010-04-26 - 13:23
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, yaptığı açıklamada, Siirt'te, bir hafta önce 2 kız çocuğunun, ''cinsel istimara uğraması'' ile ilgili olay duyulur duyulmaz kurum bakımına alındığını ve güvenlik gerekçesiyle başka bir kente götürüldüklerini kaydetti.
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Siirt Pervari'de bir çocuğun öldürüldüğü,
bir çocuğun da yaralandığı cinsel taciz olayının bir yıl önce olduğunu belirterek,
''O zaman suçun mağduru olan bütün çocuklar, kurumlarımızda koruma altına
alındı, suçun faili çocuklarla ilgili olarak Savcılık gereken işlemleri başlattı'' dedi.
Kavaf, yaptığı açıklamada, Siirt'te, bir hafta önce 2 kız
çocuğunun, ''cinsel istimara uğraması'' ile ilgili olay duyulur duyulmaz kurum
bakımına alındığını ve güvenlik gerekçesiyle başka bir kente götürüldüklerini
kaydetti.
Bakan Kavaf, ''Bizim bu şekilde cinsel istismara uğramış, suç mağduru
kızlarımıza rehabilitasyon hizmeti verdiğimiz sosyal bakım ve rehabilitasyon
merkezlerimiz var. Türkiye'de 14 merkez var. Onlardan birine alarak
rehabilitasyonlarına devam edeceğiz, onların yeniden sağlıklı insanlar olarak
hayata dönmeleri noktasında elimizden geleni yapacağız. Onlar bizim güvenliğimiz
altında, bizlere emanet edilmiş çocuklar...'' diye konuştu.
Savcılığın, soruşturmanın gizli yapılması kararını verdiğini hatırlatan
Kavaf, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın talimatıyla soruşturmanın gizli olarak
yürütüldüğünü, bu kapsamda gerekenin yapılacağını söyledi. Kavaf, koruma altına
alınan kızların ailelerine de aile danışma ve toplum merkezlerinde her türlü
psikolojik desteğin verildiğini ifade etti.
Siirt Pervari'de 2 küçük çocuğun cinsel tacize uğradığı, birinin
öldürüldüğü, diğerinin yaralandığı haberlerinin de bugün basında yer aldığına
işaret eden Kavaf, şöyle konuştu:
''Bu yaklaşık 1 yıl önce olmuş bir olay. Daha o zaman, suçun mağduru olan
bütün çocuklar kurumlarımızda koruma altına alındı. Suçun faili olan çocuklarla
ilgili de Savcılık gereken işlemleri başlattı. Gönlümüz, bu tür olayların hiç
olmamasını ister, olmaması için de mücadele ediyoruz. Bu insanlık dışı ve kabul
edilebilir bir şey değil. Bunun için çocuklarımızın eğitimi kadar
yetişkinlerimizin eğitimi ve sosyal rehabilitasyonuna da özen gösterilmesi
gerektiğine inanıyoruz. Buradan o sonuç çıkıyor. Sosyal rehabilitasyona sadece
çocukların değil, yetişkinlerin de ihtiyacı var. Biz bu konuda Aile Araştırma
Kurumu ile birlikte bir çalışma başlatmıştık. Bölgelere ve sosyal dokuya göre
farklı çözümlerin üretilmesi için önce bir harita çıkarılım, tespitte bulunalım
istedik.''
Başlatılan ''Sosyal Risk Araştırması''nın devam ettiğini kaydeden Kavaf,
''Türkiye geniş bir coğrafya... Coğrafi özellikler, kültür, iklim, yaşama
biçimlerinden kaynaklanan çok ciddi farklılıklar var. Bir bölge için düşündüğünüz
çözüm, bütün Türkiye için uygun olmayabiliyor. Bu, bütün alanlar için böyle...
Siyaset için de böyledir. Ege Bölgesi için izleyeceğiniz siyaset stratejisi ile
Güneydoğu'da izleyeceğiniz siyaset strateji farklıdır'' dedi.
Sosyal Risk Haritası ile her bölgeye, yetişkin ve çocuklara uygulanacak
sosyal rehabilitasyon programlarının ayrı ayrı belirleneceğini anlatan Kavaf,
şöyle devam etti:
''Benim bakanlığım, sonuçlara müdahale ediyor. Çünkü biz koruma ve bakım
hizmeti veriyoruz. Çocukları koruma ve bakımımız altına alıyoruz. Ancak, toplum
merkezleri ve aile danışma merkezleri aracılığıyla sosyal rehabilitasyon hizmeti
de veriyoruz. Bunun daha da yaygınlaştırmak ve daha sağlıklı hale getirmek için
bu risk haritasını çıkarıyoruz. Bunun dışında bütün eğitim kurumlarında, bu
konudaki duyarlılığın ve farkındalığın artırılarak buna yönelik çalışmaların daha
yaygın hale getirilmesi gerekiyor ki bu sonuçları en aza indirebilelim. Bu
çocuklar, tabii enerjilerinin doruğunda olan çocuklardır. Bunların enerjilerini
doğru yere kanalize etmek gerekir. Okul dışında mutlaka kültür, sanat, spor
etkinlikleriyle meşgul olmaları gerekir. Bu çocukların imkanlar ölçüsünde,
Türkiye'yi ve dünyayı tanımalarını sağlamak lazım. Bu onlara yeni ufuklar açacak,
yeni hedefler belirlemelerini sağlayacaktır. Bunlar çok verimli şekilde organize
edilebilir. Sivil toplum kuruluşları da bu sorumluluğu paylaşmalı.''
Yetişkinler için de sosyal rehabilitasyon hizmeti verilmesi gerektiğine
inancını dile getiren Kavaf, ''Olayın failleri yetişkinler. Yetişkinlere yönelik
sosyal rehabilitasyonun içinde; onlarda öfke, güç ve duyguların kontrol edilmesi,
görsel materyallerin de daha duyarlı şekilde sunulması gerektiğine inanıyorum''
dedi.
Sosyal politikaların uzun vadede sonuç verebildiğine işaret eden Kavaf,
''Bunlar insanlık dışı, utanılacak ve yüz karası şeyler. Olmaması gereken şeyler.
Bunlar sadece bizde oluyormuş gibi bir komplekse kapılmamak lazım. Dünyanın başka
yerlerinde oluyor. Bu bir insanlık suçu... Hiç bir yerde olmamalı'' diye
konuştu.
(13.23)
bir çocuğun da yaralandığı cinsel taciz olayının bir yıl önce olduğunu belirterek,
''O zaman suçun mağduru olan bütün çocuklar, kurumlarımızda koruma altına
alındı, suçun faili çocuklarla ilgili olarak Savcılık gereken işlemleri başlattı'' dedi.
Kavaf, yaptığı açıklamada, Siirt'te, bir hafta önce 2 kız
çocuğunun, ''cinsel istimara uğraması'' ile ilgili olay duyulur duyulmaz kurum
bakımına alındığını ve güvenlik gerekçesiyle başka bir kente götürüldüklerini
kaydetti.
Bakan Kavaf, ''Bizim bu şekilde cinsel istismara uğramış, suç mağduru
kızlarımıza rehabilitasyon hizmeti verdiğimiz sosyal bakım ve rehabilitasyon
merkezlerimiz var. Türkiye'de 14 merkez var. Onlardan birine alarak
rehabilitasyonlarına devam edeceğiz, onların yeniden sağlıklı insanlar olarak
hayata dönmeleri noktasında elimizden geleni yapacağız. Onlar bizim güvenliğimiz
altında, bizlere emanet edilmiş çocuklar...'' diye konuştu.
Savcılığın, soruşturmanın gizli yapılması kararını verdiğini hatırlatan
Kavaf, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın talimatıyla soruşturmanın gizli olarak
yürütüldüğünü, bu kapsamda gerekenin yapılacağını söyledi. Kavaf, koruma altına
alınan kızların ailelerine de aile danışma ve toplum merkezlerinde her türlü
psikolojik desteğin verildiğini ifade etti.
Siirt Pervari'de 2 küçük çocuğun cinsel tacize uğradığı, birinin
öldürüldüğü, diğerinin yaralandığı haberlerinin de bugün basında yer aldığına
işaret eden Kavaf, şöyle konuştu:
''Bu yaklaşık 1 yıl önce olmuş bir olay. Daha o zaman, suçun mağduru olan
bütün çocuklar kurumlarımızda koruma altına alındı. Suçun faili olan çocuklarla
ilgili de Savcılık gereken işlemleri başlattı. Gönlümüz, bu tür olayların hiç
olmamasını ister, olmaması için de mücadele ediyoruz. Bu insanlık dışı ve kabul
edilebilir bir şey değil. Bunun için çocuklarımızın eğitimi kadar
yetişkinlerimizin eğitimi ve sosyal rehabilitasyonuna da özen gösterilmesi
gerektiğine inanıyoruz. Buradan o sonuç çıkıyor. Sosyal rehabilitasyona sadece
çocukların değil, yetişkinlerin de ihtiyacı var. Biz bu konuda Aile Araştırma
Kurumu ile birlikte bir çalışma başlatmıştık. Bölgelere ve sosyal dokuya göre
farklı çözümlerin üretilmesi için önce bir harita çıkarılım, tespitte bulunalım
istedik.''
Başlatılan ''Sosyal Risk Araştırması''nın devam ettiğini kaydeden Kavaf,
''Türkiye geniş bir coğrafya... Coğrafi özellikler, kültür, iklim, yaşama
biçimlerinden kaynaklanan çok ciddi farklılıklar var. Bir bölge için düşündüğünüz
çözüm, bütün Türkiye için uygun olmayabiliyor. Bu, bütün alanlar için böyle...
Siyaset için de böyledir. Ege Bölgesi için izleyeceğiniz siyaset stratejisi ile
Güneydoğu'da izleyeceğiniz siyaset strateji farklıdır'' dedi.
Sosyal Risk Haritası ile her bölgeye, yetişkin ve çocuklara uygulanacak
sosyal rehabilitasyon programlarının ayrı ayrı belirleneceğini anlatan Kavaf,
şöyle devam etti:
''Benim bakanlığım, sonuçlara müdahale ediyor. Çünkü biz koruma ve bakım
hizmeti veriyoruz. Çocukları koruma ve bakımımız altına alıyoruz. Ancak, toplum
merkezleri ve aile danışma merkezleri aracılığıyla sosyal rehabilitasyon hizmeti
de veriyoruz. Bunun daha da yaygınlaştırmak ve daha sağlıklı hale getirmek için
bu risk haritasını çıkarıyoruz. Bunun dışında bütün eğitim kurumlarında, bu
konudaki duyarlılığın ve farkındalığın artırılarak buna yönelik çalışmaların daha
yaygın hale getirilmesi gerekiyor ki bu sonuçları en aza indirebilelim. Bu
çocuklar, tabii enerjilerinin doruğunda olan çocuklardır. Bunların enerjilerini
doğru yere kanalize etmek gerekir. Okul dışında mutlaka kültür, sanat, spor
etkinlikleriyle meşgul olmaları gerekir. Bu çocukların imkanlar ölçüsünde,
Türkiye'yi ve dünyayı tanımalarını sağlamak lazım. Bu onlara yeni ufuklar açacak,
yeni hedefler belirlemelerini sağlayacaktır. Bunlar çok verimli şekilde organize
edilebilir. Sivil toplum kuruluşları da bu sorumluluğu paylaşmalı.''
Yetişkinler için de sosyal rehabilitasyon hizmeti verilmesi gerektiğine
inancını dile getiren Kavaf, ''Olayın failleri yetişkinler. Yetişkinlere yönelik
sosyal rehabilitasyonun içinde; onlarda öfke, güç ve duyguların kontrol edilmesi,
görsel materyallerin de daha duyarlı şekilde sunulması gerektiğine inanıyorum''
dedi.
Sosyal politikaların uzun vadede sonuç verebildiğine işaret eden Kavaf,
''Bunlar insanlık dışı, utanılacak ve yüz karası şeyler. Olmaması gereken şeyler.
Bunlar sadece bizde oluyormuş gibi bir komplekse kapılmamak lazım. Dünyanın başka
yerlerinde oluyor. Bu bir insanlık suçu... Hiç bir yerde olmamalı'' diye
konuştu.
(13.23)
