2011-03-31 - 15:16
TBMM GENEL KURULU...
''Yargıyı hızlandırmak'' amacıyla bazı kanunlarda değişiklik öngören tasarı TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy, gündemdışı söz alarak,
arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan Germenicia antik kentinin, ülkenin
turizmine kazandırılması gerektiğini söyledi. Antik kentte yer alan mozaikler
hakkında bilgi veren Paksoy, mozaiklerde zengin konu ve desen çeşitliliğinin göze
çarptığını anlattı. Mozaiklerin tamamının ortaya çıkarılması için bilimsel
çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Paksoy, mozaiklerin üzerinde bulunan
yerleşim yerlerinde toplu kamulaştırma yapılması gerektiğini dile getirdi. Paksoy
ayrıca, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde arkeoloji bölümü açılmasını
istedi.

AK Parti Karabük Milletvekili Cumhur Ünal ise kentteki demir-çelik
fabrikasının kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, AK Parti
hükümeti öncesinde fabrikanın üretiminde düşüş yaşandığını ve hedeflerinden
koparıldığını öne sürdü. Ünal, fabrikanın bugünkü durumunun çok farklı olduğunu,
kente eğitim ve spor alanları başta olmak üzere önemli katkılarda bulunduğunu
söyledi.

MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı da Trakya'da tarımsal üretimde
önemli düşüşler yaşandığını ileri sürdü. Ekilen alan miktarında da daralma
olduğunu ifade eden Nalcı, ''Trakya'da hayvancılığın ve tarımın geldiği nokta
içler acısı'' dedi.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, hükümet adına, gündemdışı
konuşmalara yanıt verdi.

''Türkiye'de tarım sektörü, artan şehirleşmeye ve kırsal alandan kente
göç olmasına rağmen geriye değil, ileriye gidiyor'' diyen Eker, TÜİK'in bugün
açıkladığı tarıma ilişkin büyüme rakamlarının bu durumu çok net olarak ortaya
koyduğunu söyledi.

Türkiye'nin tarımsal üretim değerinin arttığını belirten Eker, bunun en
önemli göstergesinin, tarımsal üretim değeri sıralamasında dünyada 8. sıraya
yükselmesi olduğunu ifade etti. Eker, ''Daha az insanla aynı alanda daha çok
üretim yapılıyor artık. Bunu OECD, Dünya Bankası raporları söylüyor. Tarım
küçülmüyor aksine büyüyor. Bunu bugün açıklanan istatistik rakamlarıyla bir kez
daha gördük'' dedi.

Trakya'nın çok gelişmiş bir sanayi bölgesi olduğuna dikkati çeken Eker,
''Bunun zaman zaman tarımın aleyhine geliştiğini söylemek mümkün. Göçün getirdiği
bir olgu. Bu olumsuzluğun tersine çevrilmesi yönünde birtakım projeler
başlattık'' diye konuştu.

Trakya'da çiftçiye verilen tarımsal desteğin hükümetleri döneminde
artırıldığını ifade eden Eker, toplam tarımsal desteğin 2.5 milyar liraya
ulaştığını anlattı.

Çiftçilere verilen kredilerin yüzde 90'ına yakınının geri ödemesinin
yapıldığına da dikkati çeken Eker, şöyle devam etti:

''Bu rakam, 2002 yıllında yüzde 40-45 ler civarındaydı. Bu, Trakya'da
çiftçinin hem daha çok fazla kredi kullandığını ve hem aldığı kredinin hemen
hemen tamamının geri ödeyebildiğini gösteriyor.

Trakya'da yüzde 50 hibe destekle 62 tarımsal tesis tamamlandı. Buralarda
734 kişilik istihdam yaratıldı. Tarımsal üretim daha verimli hale gelsin diye,
bin 807 projeye 10 milyon 400 lira makine ekipman desteği sağlandı.''

''Türkiye'de hayvanlarda BSE hastalığı olduğuna dair konuşmalar
yapıldığını, bakanlığın bu konuda yazısı bulunduğunun'' ifade edildiğini
anımsatan Eker, ''Bu gerçekleri yansıtmıyor. Türkiye'de BSE hastalığı görülmüş ve
tespit edilmiş değil. Bir yaş civarındaki hayvanların, tüm hastalıklara karşı
'risk materyali' diye tabir edilen organlarının yenilmemesi tavsiye ediliyor,
Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi tarafından. Bu önerileri yerine
getiriyoruz'' diye konutu.

Tarımsal destek ödemelerinin sürdüğünü de belirten Eker, ''Bu hafta
içerisinde 638 milyon lira ödeme yaptık. Önümüzdeki hafta içerisinde de
-özellikle fındık üreticisini yakından ilgilendiren- 707 milyon liralık bir ödeme
yapmış olacağız'' dedi.

Eker'in konuşmasının ardından yerinden söz alan MHP Adana Milletvekili
Muharrem Varlı, Eker'in verdiği rakamlarla vatandaşı yanıltmaya çalıştığını öne
sürdü. Varlı, ''Ziraat Bankasına borcu olmayan çiftçi yok denecek kadar azdır.
Sayın Bakan herhalde hayal aleminde yaşıyor. Problemleri görmek istemiyor'' diye
konuştu.

''Yargıyı hızlandırmak'' amacıyla bazı
kanunlarda değişiklik öngören tasarı TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek,
yasalaştı.

Kanuna göre, birçok fiil mahkemeye gitmeden para cezasının konusu olacak.
Yurt dışına pasaportsuz çıkanlara ya da Türkiye'ye pasaportsuz girenlere,
ormandan ağaç kesenlere yalnızca para cezası verilecek.

Danıştay Başkanlık Kurulu kararlarına itiraz edilebilecek.

Tutuklulara da yakınlarının cenazesine katılma izni verilecek.

Bakaya sayılmama koşulları genişletiliyor.

Kanuna göre, bakaya sayılmama koşulları genişletiliyor. Buna göre,
istirahat gerektiren hastalığı bulunanlar, anne, baba, eş, kardeş veya çocuğunun
hayati tehlikede olduğunu gösteren hastalığı olanlar, sevkten önce veya sonraki
15 gün içinde ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından biri ölen, kendisi
veya ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarından biri evlenen, sevkten önceki
veya sonraki iki ay içinde çocuğu doğanlar bakaya sayılmayacak.

Yoklama yapılacak süre, birlikte son yoklamaya tabi olan aynı
doğumluların yurt genelindeki normal sevk yılı içindeki son celp ve sevk
döneminin bitimine kadar uzatılıyor. Ancak bu imkanı kötüye kullananlara 100 TL
para cezası uygulanacak. Bakaya sayılmama ile ilgili mazeretler, bu kişiler için
de geçerli olacak. Buna rağmen zamanında yoklamasını yaptırmayan yükümlü, 250 TL
ile 3 bin TL arasında para cezasına çarptırılacak.

Bakaya suçu, ilk kez bakaya kalan yükümlüler yönünden kabahate
dönüştürülerek, idari para cezası yaptırımına bağlanıyor. Bu suçu işleyenler
hakkında 250 TL ile 3 bin TL arasında değişen para cezalarına hükmedilecek. Bu
suçu yeniden işleyenler ile bu eylemleri seferberlik ve savaş halinde işleyenler
hakkında eylem niteliğine göre altı aydan üç yıla kadar değişen sürelerde hapis
cezası uygulanacak.

İcra mahkemesinin verdiği disiplin ve tazyik hapsine ilişkin itirazlar,
ağır ceza mahkemeleri yerine icra mahkemelerine ya da asliye ceza mahkemelerine
yapılacak.

İcra ve İflas Kanunu'nda değişiklik yapılarak, nafaka borçları hariç,
alacak miktarı, en yüksek asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde,
disiplin ve tazyik hapsi uygulanmayacak.

Pasaport Kanunu'nda yapılan değişiklikle, yurt dışına pasaportsuz çıkan
ya da Türkiye'ye pasaportsuz giren vatandaşlar ile yabancılara hapis cezası
verilmeyecek; bin liradan 3 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Pasaportları olsa dahi Bakanlar Kurulunca belirlenen mahallerden başka
yerlerden Türkiye'ye giren veya Türkiye'den çıkanlara da 500 lira idari para
cezası uygulanacak. Para cezalarında, ilgili kolluk birim amiri yetkili olacak.

Orman Kanunu'nda yapılan değişikle ormanlardan ağaç kesenlere verilen
hapis cezası kalkacak, yerine para cezası verilecek.

Teklif, Harçlar Kanunu'nda da değişiklik getiriyor; birçok başvuru harç
konusu yapılarak, yargılamayı uzatmaya yönelik yapılan başvurular önlenerek
yargıdaki iş yükünün azaltılması amaçlanıyor. Buna göre, ceza mahkemesi
kararlarına karşı yapılacak temyiz başvurusu da harca tabi olacak. Temyiz,
istinaf ve itiraz harçları 20 lira ile 90 lira arasında değişecek.

Noterler terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi ve mirasçılık belgesi
verilmesi işlemlerini yapabilecek. Bu işlemler harca tabi olacak.

Danıştay Başkanlık Kurulunun verdiği kararlara itiraz yolu getiriliyor.
Danıştayın üye tam sayısının üçte birinin yedi gün içinde başvurması üzerine
Başkanlık Kurulu kararlarına Danıştay Genel Kurulu nezdinde itiraz edilebilecek.
Genel Kurul, Başkanlık Kurulu kararlarını aynen ya da değiştirerek
onaylayabilecek.

Danıştayın görevlerini yerine getirirken gelişen teknolojiden
yararlanabilmesi için ''Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü'' kurulacak. Bunun için
Danıştaya 91, Yargıtayda ise 136 personel kadrosu ihdas edilecek.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve
denetimli serbestlik tedbirine; kullanmayan ancak kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli
serbestlik tedbirine karar verilebilecek. Bu karar, yargılamanın durdurulmasına
ilişkin sonuçları doğuracak.

Cumhuriyet savcısı, yetkisizlik kararıyla gelen bir soruşturma
dosyasında, yetkisizlik kanaati oluşması halinde yetkisizlik kararı verecek.
Soruşturma dosyasını, yetkili savcılığın belirlenmesi için görev yaptığı ağır
ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderecek. Mahkemenin verdiği
karar kesin olacak.

İstinaf mahkemelerinin hapis cezasından çevrilen adli para cezaları
hariç, bakacağı adli para cezasına mahkumiyet miktarı 2 bin liradan 3 bin liraya
çıkarılıyor. Bu hüküm, istinaf mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar geçerli
olmayacak.

Hükümlülerin ana, baba, eş, kardeş ve çocuk cenazesine katılmasına
ilişkin madde yeniden düzenleniyor. Buna göre, hükümlü, mahkum olduğu cezaevinin
bulunduğu yerleşim biriminin dışında da cenaze törenlerine katılabilecek. İzin
süresi de yeniden belirleniyor; hükümlü, yol süresi hariç 2 gün izin
kullanabilecek.

Yasayla tutuklulara da yakınlarının cenaze törenlerine katılma hakkı
getiriliyor. Buna göre, ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü halinde
tutukluya soruşturma evresinde soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma
evresinde ise kovuşturmayı yürüten hakim veya mahkeme tarafından izin verilecek.
Cenaze törenine katılma izni, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti, güvenlik
bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde
yol süresi dışında, 2 güne kadar olacak.

1 Ocak 2014 tarihine kadar asliye ceza mahkemelerinde yapılan
duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmayacak ve katılma hususunda savcının görüşü
alınmayacak. Ancak verilen hükümler ile tutuklama veya salıvermeye ilişkin
kararlara karşı savcının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosya
gönderilecek.

İstinaf mahkemeleri göreve başladıktan 6 ay sonra 3 yıl süreyle istinaf
mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcılığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
tebliğname düzenlemeyecek.

Temyiz incelemesi sırasında tarafların duruşma talep edebilmesi için
öngörülen parasal değer artırılıyor. Buna göre, 20 bin lira olan miktar 60 bin
liraya yükseltiliyor.

Bölge adliye mahkemeleri göreve başlayıncaya kadar, yürürlükteki temyiz
hükümleri geçerli olacak. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmeden önce
aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş kararlar hakkında Yargıtayca kanun yolu
incelemesi yapılacak, bu dosya ve işler bölge adliye mahkemelerine
gönderilmeyecek.

Yargıtay, temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da
kanunun olaya uygulanmasındaki hatadan dolayı bozulması gerektiği ve kanuna
uymayan husus hakkında yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığı takdirde, kararı
düzelterek onayabilecek. Hakimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı
işlerde bu hüküm uygulanmayacak.

Yargıtay ve Danıştay dairelerinin hakim ve savcılara not vermesi
uygulaması kaldırılıyor.

Evlendirme memurunun evliliği ret kararına karşı açılan davalar ile nüfus
kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarında Cumhuriyet savcısı bulunmayacak.

Genel Kurul görüşmeleri sırasında verilen önergelerle tasarıya 3 geçici
madde eklendi.

Buna göre, işyeri kiralamalarına ilişkin Türk Borçlar Kanunun bazı
hükümleri 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle uygulanmayacak.

Orman Genel Müdürlüğü müsadere olan ve cumhuriyet başsavcılarının
hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya yargılama sonucunda mahkeme tarafından
beraat kararı verilen tesisleri 29 yıllığına kiraya verebilecek.

2010 yılından önce özelleştirme programına alınan kuruluşlardan
özelleştirme kapsamından çıkarılmış dahi sermayelerindeki kamu payı yüzde
50'inin altına düşen ve hisse senetleri İMKB'de işlem gören kuruluşlar ve
bunların kurdukları ya da ortak oldukları şirketler Sayıştay denetimine tabi
olmayacak.

Yasanın noterlere verilen yetkilere ilişkin hükümleri 1 Ekim 2011, diğer
hükümleri ise kanunun Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.

''Temel yasa'' olarak görüşülen tasarının bugün görüşülen ikinci bölümü
üzerinde CHP Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, henüz
basılmamış kitapların toplatıldığını belirterek, 21. yüzyılda bunun kimseye
anlatılamayacağını ifade etti.

''Engenekon'' sürecinin darbecilerin yargılanması yerine muhalif
insanları susturma sürecine dönüştüğünü öne süren Öztürk, yaşanan manzaraların
demokrasiye yakışmadığını dile getirdi.

Öztürk, ''Siyasi iktidarın muhalif insanları susturması demokrasiye
yönelik tehlikedir'' dedi.

Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin DGM'lerin devamı olduğunu öne süren
Öztürk, bunların bir önce kaldırılması gerektiğini kaydetti.

MHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Türk yargısının
mevcut iktidar döneminde tartışılır ve sorgulanır hale geldiğini söyledi. Şandır,
''Cumhuriyet tarihinde yargının bu kadar tartışıldığı bir dönem yoktur'' dedi.

Tasarıyla bütüncül bir yargı reformunun amaçlanmadığını kaydeden Şandır,
kapsamlı bir yargı reformuna ihtiyaç olduğunu vurguladı.

10 yılı kadar olan tutukluluk sürecinin Türkiye'ye yakışmadığını,
tutukluluğun cezaya dönüştüğünü belirten Şandır, yargılamaların uzamasından
şikayet etti. Şandır, ''Eli kanlı katiller tutukluluk süresi dolduğu için
salıveriliyor, ülkeyi terk ederek yurtdışına gidiyorlar ve Türkiye ile alay eden
açıklamalar yapıyorlar'' dedi.(15.16)