2009-03-13 - 16:20
'Toplumsal Uzlaşma, Barış ve Demokrasimizin Güçlendirilmesinde İnsani Değerler' konulu panelde konuşan TBMM Başkanı Köksal Toptan, insanın, varlıkların en şereflisi ve en değerlisi olduğunu belirterek, tabiattaki düzenin insan üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Tes-İş tesislerinde, İnsani Değerler Derneğinin kuruluş toplantısı ve bu
kapsamda ''Toplumsal Uzlaşma, Barış ve Demokrasimizin Güçlendirilmesinde İnsani
Değerler'' konulu panel düzenlendi.
Toplantıda konuşma yapan TBMM Başkanı Köksal Toptan, insanın, varlıkların en şereflisi ve en
değerlisi olduğunu belirterek, tabiattaki düzenin insan üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Şeyh Galip'in, ''Hoşça bak zatına, kim zübde-i alemsin sen'' dizesinde,
insanın 'kainatın özü' olarak ifade edildiğini kaydeden Toptan, ''Kainatın özü
olan insanı değerli kılmak çabası her şeyin üzerinde tutulmalıdır'' diye konuştu.
İnsanın sevgi ve varlık felsefesi üzerine kurulduğunu ifade eden Toptan,
şunları söyledi:
''Varoluşumuzdan aldığımız sevgi, saygı ve hoşgörüyü geliştirmek, bunu
toplumla paylaşmak ve dünyanın gelişimine katkı sunmak temel görevimizdir.
'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen bir kültürün mensuplarıyız. Daima insanı
öncelemiş, onun mutluluğunu esas almışız.
Tarih boyunca, bu bilinci temel politika haline getirmişiz.Kültürümüzün
bilgeleri, Mevlana, Yunus Emre, Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş-ı Veli, sevginin,
barışın ve adaletin erdemlerini anlatmışlar. İnsanlığı birliğe ve barışa davet
etmişler.''
-''DEMOKRASİ DİYALOG VE UZLAŞI REJİMİDİR''-
Toptan, yaşanılan bu dönemde, insanların farklılık üzerinden
tanımlanmakta olduğunu, dini ve kültürel değerlerin birer tehdit gibi sunulmaya
çalışıldığını ifade etti.
Köksal Toptan, insanlığın, yaşanılan onca sıkıntıların ardından, insanın
erdemlerine en uygun siyasal kültür olarak demokrasiyi geliştirdiğini
vurguladı.
Demokrasinin, insanlığın özgürlük, barış, diyalog ve hoşgörüye olan
özleminin bir ürünü olduğunu belirten Toptan, şöyle konuştu:
''Toplumların ve grupların barış içerisinde özgürce bir arada
yaşayabileceği uygun toplumsal zemini sunar. İnsan hakları kavramıyla da
desteklenerek kişinin dokunulamaz ve devredilemez haklarına sahip çıkar. İnanç
özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü ve diğer haklar kategorisini güvence altına
alır. Demokrasi, diyalog ve uzlaşı rejimidir. Bir uyum ve armoni sanatıdır. Güzel
çalındığında hoş nağmeler, kötü çalındığında ise rahatsız edici sesler çıkaran
güzel bir müzik enstrümanı gibidir. En güzel tarafı insan aklının müdahalesine
izin vermesidir. Herkes düşüncesini söyleyebilecek ve kolektif akılla ortak
doğrulara ulaşılacaktır. Demokraside hiçbir görüş ve düşünce mutlak değildir.
Müzakere süreci ve tartışma üstün tutulur.''
Köksal Toptan, diyaloğa ve uzlaşıya kapalı bir dil ve siyasetin, saygı
kültürünü yok ettiğini, kamplaşmayı artırdığını ifade etti.
Demokrasinin, modern çoğulcu toplumların ve farklılaşan yaşam tarzlarının
siyasal kültürü olduğunu belirten Toptan, şunları kaydetti:
''Farklılaşan siyasal anlayışları ve kültürel değerleri uzlaşı ve barış
içerisinde bir arada yaşatmak, demokrasinin faziletlerindendir. 86 yıl önce Aziz
Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyetimiz çağdaşlaşma ve modernleşme ülküsünü
temel almıştır. Bu amaç, bugün bizi önemli noktalara getirmiştir. Düşe kalka
yoluna devam eden demokrasimiz, bugün sağlam bir zemine oturmuştur.''
-MEVCUT ANAYASA İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR-
Anayasaların, toplumsal ilişkileri düzenleyen temel sözleşmeler olduğunu
belirten Toptan, ''Mevcut Anayasamız sürekli tartışılmakta ve revizyona tabi
tutulmaktadır'' dedi.
Toptan, daha modern, çağın ruhuna uygun ve toplumsal talepleri üst
düzeyde karşılayabilecek yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Umarım
yerel seçimlerden sonra uygun bir uzlaşı zemini oluşur, gerek Anayasa yapımında
göstereceğimiz demokratik işleyiş, gerekse de Anayasanın kendisi, demokrasimizin
bir kazancı olur'' diye konuştu.
-YEREL YÖNETİMLERDEN BEKLENTİLER-
Şehirlerin, insan ilişkilerinin, siyasal kültürün gelişip şekillendiği
mekanlar olduğunu ifade eden Toptan, şehirlerin sadece yol, su ve altyapı
hizmetleri olarak görülmemesi ve modern Türkiye'nin artık bu tür sorunları
bitirmiş olması gerektiğini vurguladı.
Şehirciliğe, değerin ve kültürün üretildiği mekanlar olarak bakılması,
yerel yönetimlerden bunun beklenmesi gerektiğini belirten Toptan, daha çağdaş ve
yaşanabilir fiziki bir kent mekanı ve katılımcılığa imkan veren yerel yönetim
anlayışının amaçlanması gerektiğini söyledi.
''Ümitvar olmak için birçok sebebimiz bulunmaktadır'' diyen Toptan, şöyle
devam etti:
''Meclisimiz, parlamenter demokrasinin merkezi olarak daima
demokrasimizin gelişmesi ve halkımızın yaşam standardının yükselmesi için
çalışmaktadır. Bu dönemde, Meclisimizde sağlanan yüzde 85 gibi büyük bir temsil
oranı demokrasimiz için büyük bir şanstır. Halk iradesinin bir tezahürü olan
Cumhuriyetimiz, yine milletimizin güçlü Türkiye özlemleri üzerinde
yükselmektedir. Büyük tarihimiz, kültürel mirasımız, milli şuurumuz, tarih
içerisinde defalarca sınanarak bugünlere gelmiş millet vasıflarımız en büyük
güvencemizdir. Milletimizin tarihi büyüklüğüne, milli olgunluğumuza uygun bir
demokrasi çıtasında olmayabiliriz. Fakat tarih içerisinde merhale merhale önemli
aşamaların kat edildiğini görmek gerekir. Yarın bugünden çok daha güzel
olacaktır.''
Toptan, Cumhuriyetin 100. yılında, dünyanın gelişmiş 10 büyük ekonomisi
içerisinde yer almak hedefine hep birlikte ulaşılacağını belirterek, ''Kavgaların
az olduğu, kalkınma, refah, eğitim ve çoğulcu değerleri öncelediğimiz bir
demokratik düzey yakalayabileceğimize yürekten inanıyorum'' diye konuştu.
kapsamda ''Toplumsal Uzlaşma, Barış ve Demokrasimizin Güçlendirilmesinde İnsani
Değerler'' konulu panel düzenlendi.
Toplantıda konuşma yapan TBMM Başkanı Köksal Toptan, insanın, varlıkların en şereflisi ve en
değerlisi olduğunu belirterek, tabiattaki düzenin insan üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Şeyh Galip'in, ''Hoşça bak zatına, kim zübde-i alemsin sen'' dizesinde,
insanın 'kainatın özü' olarak ifade edildiğini kaydeden Toptan, ''Kainatın özü
olan insanı değerli kılmak çabası her şeyin üzerinde tutulmalıdır'' diye konuştu.
İnsanın sevgi ve varlık felsefesi üzerine kurulduğunu ifade eden Toptan,
şunları söyledi:
''Varoluşumuzdan aldığımız sevgi, saygı ve hoşgörüyü geliştirmek, bunu
toplumla paylaşmak ve dünyanın gelişimine katkı sunmak temel görevimizdir.
'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen bir kültürün mensuplarıyız. Daima insanı
öncelemiş, onun mutluluğunu esas almışız.
Tarih boyunca, bu bilinci temel politika haline getirmişiz.Kültürümüzün
bilgeleri, Mevlana, Yunus Emre, Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş-ı Veli, sevginin,
barışın ve adaletin erdemlerini anlatmışlar. İnsanlığı birliğe ve barışa davet
etmişler.''
-''DEMOKRASİ DİYALOG VE UZLAŞI REJİMİDİR''-
Toptan, yaşanılan bu dönemde, insanların farklılık üzerinden
tanımlanmakta olduğunu, dini ve kültürel değerlerin birer tehdit gibi sunulmaya
çalışıldığını ifade etti.
Köksal Toptan, insanlığın, yaşanılan onca sıkıntıların ardından, insanın
erdemlerine en uygun siyasal kültür olarak demokrasiyi geliştirdiğini
vurguladı.
Demokrasinin, insanlığın özgürlük, barış, diyalog ve hoşgörüye olan
özleminin bir ürünü olduğunu belirten Toptan, şöyle konuştu:
''Toplumların ve grupların barış içerisinde özgürce bir arada
yaşayabileceği uygun toplumsal zemini sunar. İnsan hakları kavramıyla da
desteklenerek kişinin dokunulamaz ve devredilemez haklarına sahip çıkar. İnanç
özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü ve diğer haklar kategorisini güvence altına
alır. Demokrasi, diyalog ve uzlaşı rejimidir. Bir uyum ve armoni sanatıdır. Güzel
çalındığında hoş nağmeler, kötü çalındığında ise rahatsız edici sesler çıkaran
güzel bir müzik enstrümanı gibidir. En güzel tarafı insan aklının müdahalesine
izin vermesidir. Herkes düşüncesini söyleyebilecek ve kolektif akılla ortak
doğrulara ulaşılacaktır. Demokraside hiçbir görüş ve düşünce mutlak değildir.
Müzakere süreci ve tartışma üstün tutulur.''
Köksal Toptan, diyaloğa ve uzlaşıya kapalı bir dil ve siyasetin, saygı
kültürünü yok ettiğini, kamplaşmayı artırdığını ifade etti.
Demokrasinin, modern çoğulcu toplumların ve farklılaşan yaşam tarzlarının
siyasal kültürü olduğunu belirten Toptan, şunları kaydetti:
''Farklılaşan siyasal anlayışları ve kültürel değerleri uzlaşı ve barış
içerisinde bir arada yaşatmak, demokrasinin faziletlerindendir. 86 yıl önce Aziz
Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyetimiz çağdaşlaşma ve modernleşme ülküsünü
temel almıştır. Bu amaç, bugün bizi önemli noktalara getirmiştir. Düşe kalka
yoluna devam eden demokrasimiz, bugün sağlam bir zemine oturmuştur.''
-MEVCUT ANAYASA İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR-
Anayasaların, toplumsal ilişkileri düzenleyen temel sözleşmeler olduğunu
belirten Toptan, ''Mevcut Anayasamız sürekli tartışılmakta ve revizyona tabi
tutulmaktadır'' dedi.
Toptan, daha modern, çağın ruhuna uygun ve toplumsal talepleri üst
düzeyde karşılayabilecek yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Umarım
yerel seçimlerden sonra uygun bir uzlaşı zemini oluşur, gerek Anayasa yapımında
göstereceğimiz demokratik işleyiş, gerekse de Anayasanın kendisi, demokrasimizin
bir kazancı olur'' diye konuştu.
-YEREL YÖNETİMLERDEN BEKLENTİLER-
Şehirlerin, insan ilişkilerinin, siyasal kültürün gelişip şekillendiği
mekanlar olduğunu ifade eden Toptan, şehirlerin sadece yol, su ve altyapı
hizmetleri olarak görülmemesi ve modern Türkiye'nin artık bu tür sorunları
bitirmiş olması gerektiğini vurguladı.
Şehirciliğe, değerin ve kültürün üretildiği mekanlar olarak bakılması,
yerel yönetimlerden bunun beklenmesi gerektiğini belirten Toptan, daha çağdaş ve
yaşanabilir fiziki bir kent mekanı ve katılımcılığa imkan veren yerel yönetim
anlayışının amaçlanması gerektiğini söyledi.
''Ümitvar olmak için birçok sebebimiz bulunmaktadır'' diyen Toptan, şöyle
devam etti:
''Meclisimiz, parlamenter demokrasinin merkezi olarak daima
demokrasimizin gelişmesi ve halkımızın yaşam standardının yükselmesi için
çalışmaktadır. Bu dönemde, Meclisimizde sağlanan yüzde 85 gibi büyük bir temsil
oranı demokrasimiz için büyük bir şanstır. Halk iradesinin bir tezahürü olan
Cumhuriyetimiz, yine milletimizin güçlü Türkiye özlemleri üzerinde
yükselmektedir. Büyük tarihimiz, kültürel mirasımız, milli şuurumuz, tarih
içerisinde defalarca sınanarak bugünlere gelmiş millet vasıflarımız en büyük
güvencemizdir. Milletimizin tarihi büyüklüğüne, milli olgunluğumuza uygun bir
demokrasi çıtasında olmayabiliriz. Fakat tarih içerisinde merhale merhale önemli
aşamaların kat edildiğini görmek gerekir. Yarın bugünden çok daha güzel
olacaktır.''
Toptan, Cumhuriyetin 100. yılında, dünyanın gelişmiş 10 büyük ekonomisi
içerisinde yer almak hedefine hep birlikte ulaşılacağını belirterek, ''Kavgaların
az olduğu, kalkınma, refah, eğitim ve çoğulcu değerleri öncelediğimiz bir
demokratik düzey yakalayabileceğimize yürekten inanıyorum'' diye konuştu.
