2013-02-19 - 15:30
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu,Başkanvekili Sadık Yakut Başkanlığında toplandı.TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının 1. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Yakut, aradan sonra komisyon ve Hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu Sadık Yakut Başkanlığında toplandı.

Kosova'nın bağımsızlığının 5. yılı dolayısıyla gündemdışı söz alan AK Parti Bursa Milletvekili Kemal Şerbetçioğlu, Türkiye'nin her alanda Kosova'yı desteklemeye devam edeceğini belirtti. Şerbetçioğlu, ''Kosova'nın bağımsızlığının ebedi olmasını temenni ediyorum'' dedi.

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, sütün çok kıymetle bir besin olmanı rağmen değerinin bilinmediğini savundu.

AK Parti'nin göreve başladığı günden itibaren süt üreticilerinin ''inim inim inlediğini'' öne süren Yılmaz, süt üreticilerinin işlerini bıraktığını savundu.

Son yıllara sütün para etmemesinin, süt sığırcılığı yapanları batma noktasına getirdiğini söyleyen Yılmaz, ''Süt üreticisi yeterince desteklenmiyor, ürünü para etmiyor. Çiftçilerimizin, Ziraat Bankası'na ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizleri silinmeli ve borçları yeniden yapılanmalıdır'' dedi.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Kocaeli'ye, verdiği vergiye oranla yapılan yatırımın düşük olduğunu ifade etti ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı'na yönelik eleştirilerde bulundu.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, yerinden söz alarak, ''Karadeniz'de milletvekillerimize yönelik ırkçı bir saldırı gerçekleşmiştir. Biz 75 milyonu temsil ediyoruz. Gittiğimiz her yerde projelerimizi anlatmamız demokrasinin en önemli gereğidir. Hükümet yetkililerini ve parti grup başkanvekillerini bu konuda açıklama yapmaya davet ediyorum'' dedi.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Sinop'ta milletvekillerinin de yer aldığı heyete yapılan eyleme ilişkin TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in tutumunu eleştirdi.

BDP, Danışma Kurulu toplanamadığından, ''Kürt vatandaşlara şiddet uygulandığı'' iddiasıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisini, Genel Kurul'a getirdi.

Önerinin lehinde söz alan Tan, Sinop'taki olaylara değindi. ''(Türkiye'nin çözümü aradığı bir dönemde, Ortadoğu'nun yeniden şekillendiği, gelecek yüzyılın dizayn edildiği bir dönemde birileri ülkeye çomak sokabilir, bu tip hadiseler olabilir, bu olaylara gülün, geçin) diyebilirdik, ancak durum öyle değil'' diyen Tan, Sinop'ta Madımak gibi bir olayın tertiplendiğini iddia etti.

Tan, devletin olaylara müdahale etmekte geciktiğini savunarak, ''Orada arabalar parçalanıyor, 'vali nerede-' diyorsunuz ama vali yok, vali kaçmış. Devlet nerede? diyorsunuz, devlet izinde'' dedi.

Olaylardan sonra Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in açıklama yapmadığını ileri süren Tan, ''Sayın Meclis Başkanı, 4 tane milletvekilin linç ediliyor sen neredesin?'' diye sordu.

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık da önerinin aleyhinde konuşmak için kürsüye geldi.

Çalık'ın, ''BDP'nin kadına karşı şiddetin kadın sağlığı üzerinde yarattığı etkilerin araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırma önergesi aleyhinde söz aldım'' demesi üzerine, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, önerilerinin o konuyla ilgili olmadığını söyledi.

Konuşmasına devam eden Çalık, kadına şiddetle ilgili görüşlerini açıkladı.

Öneri lehinde konuşan CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, ''Bu öneriyi veren arkadaşların Silivri'de yaşanan o faşizan saldırıya da değinmelerini isterdim'' dedi.

AK Parti'nin ciddiyetsizliğine dikkat çekmek istediğini ifade eden Çıray, ''Öneri başka ama kürsüye gelen milletvekilinin konuştuğu konu başka'' diye konuştu.

Çıray, içinde hiç bir güvenlik endişesi taşımadan yaşanılan yere vatan denildiğini belirterek, ''Bugün ülkenin bir kısmına gidilemiyorsa bu acizliktir. AK Parti vatan topraklarını koruma konusunda acizdir'' sözlerini sarf etti.

Meclis'in Anayasal olarak rejim değiştirmeye hakkı olmadığını iddia eden Çıray, ''Kibre bağlı ağır bir sarhoşluk içinde Başbakan. Ancak bu sarhoşluk masasından her şeyini kaybetmiş olarak kalkacak Sayın Başbakan. Ayakları altında ezdiğini zannettiği Atatürk milliyetçiliğinin, asıl o altında ezilecek. Başbakan'ın ağır sarhoşluktan kurtulması için kibir tedavisine ihtiyacı var'' dedi.

Çıray, bundan sonra her konuşmasını ''Ne mutlu Türküm diyene'' diyerek bitireceğini söyledi.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da önerinin aleyhinde yaptığı konuşmada, BDP'nin kadına şiddetle ilgili öneri getireceğini söylediğini ifade ederek, ''Ancak Danışma Kurulu toplanamadığı için hangi konuda öneri getirdiğini burada öğrendik'' dedi.

Konuşmaların ardından BDP'nin önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu, bugün, sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören yasa tasarısının bitimine kadar çalışacak.

Genel Kurul'da, AK Parti'nin çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı, gündemin ön sırasına alındı.

Genel Kurul, bugün, bu tasarının bitimine kadar çalışacak.

Genel Kurul, normal çalışma günlerinin dışında 22 Şubat Cuma ve 23 Şubat Cumartesi günleri de 14.00'te toplanacak.

Genel Kurul'da, sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören yasa tasarısının ardından diğer günlerde uluslararası anlaşmalar ele alınacak.

Genel Kurul'da, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, Avrupa Birliği İşleri Komisyonu kuruluşuna ilişkin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.

Önerge üzerinde söz alan CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, dün Sinop'ta yaşananlara değinerek, ''Demokrasi bir tepki rejimidir. Şiddetin hangi gerekçeyle olursa olsun her türlüsüne her zaman karşıyız. Dün Sinop'ta bazı milletvekillerinin protesto edilmesi demokrasinin gereğidir'' dedi.

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan'ın ''yazıklar olsun'' sözlerine Altay da ''Asıl size yazıklar'' karşılığını verdi.

Yaşananların üzüntü verici olduğunu belirten Altay, laf atan Buldan'a yönelik, ''terbiyesiz sensin'' dedi.

Altay, olaylarda AK Parti örgütünde görev yapmış bazı kişilerin bulunduğunu, bu isimleri Başbakan Erdoğan'a verebileceğini savundu.

''Orada bir tane CHP'li yoktu'' diyen Altay, ''İl Başkanımız yoktu. Söylemek istemezdim ama belediye başkanımız da dün Samsun'da eşinin kanser tedavisiyle meşguldü. Ayıp ediyorsunuz'' diye konuştu.

Daha sonra sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören yasa tasarısının görüşmelerine geçildi.

AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, yeni hastane yapılması işindeki ihalelerin Kamu İhale Kanunu'ndan istisna olacağını, ancak bunun, ''ihaleyi alıp birine vermek anlamına gelmeyeceğini'' söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören yasa tasarısının tümü üzerinde gruplar söz aldı.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, tasarıya ilişkin eleştirilerini dile getirdiği konuşmasında, tasarıyla dolaylı olarak özelleştirme yapıldığını, ancak bunun içeriğinin kamuoyundan gizlendiğini iddia etti.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''Tasarıyla, ne kadar arazi vereceksiniz- Bunu bilmek isteriz'' dedi.

Tasarının kamuya getirdiği yükün sadece kira olmadığını belirten Kaplan, ''Bu işler ihalesiz verilecek. Tasarıda caydırıcılık maddesi yok, şirket işi bıraktığı zaman ne olacağı belli değil. Maliyet konusunda da hiç bir şeffaflık yok'' diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, hastaneye gidildiği zaman 11 çeşit kalemde fark alındığını iddia etti.

Tasarıyla yapılmak istenenin, ''Bir hastaneniz var, bir şirketle anlaşıyorsunuz, o da hastanenizi yıkıp size yeni bir hastane yapıyor ve siz ona 25 yıl kira ödüyorsunuz'' olduğunu ifade eden Kuşoğlu, hastanenin karlı bölümlerinin de özel sektöre işlettirileceğini söyledi.

Kuşoğlu, hastanenin 25 yıl sonra devralınacağını belirterek, ''Ama 25 sene sonra ne olacağı belli değil. Belki bu işi yapmak istemeyeceksiniz'' dedi. Tasarıyla 37 hastanenin yıkılıp yeniden yapılmasının planlandığını ifade eden Kuşoğlu, ''Bunun yatak sayısı anlamında bize pek bir faydası yok, sadece yeni binalara kavuşmuş olacağız'' dedi.

37 hastane için 27 milyar lira ödeneceğini dile getiren Kuşoğlu, ''Bunun acelesi nedir- Niçin hemen böyle bir tasarrufta bulunuluyor- Kayseri Hastanesi için ödenecek kira 54 milyon lira, diğerlerini de kattığınız zaman toplamda 137 milyon lira Kayseri Hastanesi için ödeme yapılacak. 25 yılda ödenecek para da 3 milyar 425 milyon lira. Bu, ekonomik ve karlı bir yatırım değil'' diye konuştu.

AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, muhalefetin, ''tasarının Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda görüşülmemesi'' ile ilgili eleştirilerine yanıt verdi. Sağlık Komisyonu'ndan bir çok milletvekilinin, tasarının görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu'na gelerek çalışmalara katkıda bulunduğunu anlatan Arslan, komisyonda 3 doktor milletvekilinin görev yaptığını ve onların da meslekleriyle ilgili konularda katkı verdiklerini kaydetti.

Arslan, Türkiye'nin yap-işlet-devret modeli konusunda dünyada örnek sayılabilecek bir konuma geldiğini ve güzel projeler ürettiğini ifade ederek, ''Bugüne kadar bu modelle 10 milyar doların üzerinde ihale yaptı'' dedi.

Türk aklı ve zekasının herkesten çok daha iyi çalıştığını belirten Arslan, ''Biz onlardan modelleri almalıyız ve kendi Türk modelimizi oluşturmalıyız. Onların yaptığı projeleri alabilirsiniz ama kendi pratik zekanızı da katmalısınız. Yap-kirala-devret modeli örnek bir Türk modelidir'' ifadelerini kullandı.

Arslan, tasarıyla yapılacak ihalelerin Kamu İhale Kanunu'ndan istisna olacağına işaret ederek, ''Ancak bu, ihaleyi alıp birine vermek anlamına gelmez'' dedi. Arslan, ihaleyi alacak firmanın 3 yılda hastaneyi işletilir hale getireceğini ve 25 yıl yöneteceğini vurguladı.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören tasarıda amacın özelleştirme değil, özele kayan anlayışı, sağlık hizmetlerini, hükümet ve devletin merkezde olduğu bir noktaya taşımak olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, sağlıkta kamu özel ortamlığını öngören yasa tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Tasarının tümü üzerinde söz alan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, Sağlık Bakanı olarak Genel Kurul kürsüsünden ilk kez konuştuğunu belirterek, çalışmaların başarılı geçmesini diledi.

Eski Bakan Recep Akdağ'a çalışmalarından dolayı teşekkür eden Müezzinoğlu, hastanelerin üçte birinin yenilendiğini, üçte ikilik bölümünün ise yenilenemediğini kaydetti.

Yenilenmeyen bu hastanelerin koşullarının millete ve sağlık çalışanlarına yakışmadığını belirten Müezzinoğlu, bir çıkış yolu bulunması gerektiğini vurguladı.

''Amacımız özelleştirme değil, özele kayan anlayışı, sağlık hizmetlerini, hükümet ve devletin merkezde olduğu bir noktaya taşımak'' ifadesini kullanan Müezzinoğlu, sağlığın standardını ve kalitesini yükseltmek adına finansman desteği bulmak için farklı formüller üretmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Müezzinoğlu, ''44-45 bin yatağı dünya standardına taşımaya çalışıyorsak bazı sorumlulukları üstleneceğiz. '44 bin yatağı yenilemeyelim' dersek, bu 44 bin yatağın 10 yıl içinde bu millete hangi bedeller ödetebileceğine ilişkin riski belki siz alabilirsiniz ama milletin sorumluluğunu üstlenmiş bir iktidar, bakanlık olarak böyle riski üstlenmeyi çok doğru bulmayız'' diye konuştu.

Tabipler odasının yıllarca ''ülkede hekim fazlası var'' dediğini aktaran Müezzinoğlu, ''Bunu son beş yıl öncesine kadar söylemeye devam edenler var. Bugün bize en az 20 bin uzman hekim lazım, nerede- Tabip odası getirsin 20 bin uzman hekimi, yarın alalım. Sıkıntımız fiziki mekanlardan çok hekim olacak, hemşire olacak'' dedi.

Müezzinoğlu, Çapa ve Cerrahpaşa tıp fakültelerinin taşınması yönünde bir çalışmalarının olmadığını, bu konudaki tasarrufun üniversitelerde bulunduğunu aktardı.

Sağlıkta katkı paylarının, sistemin verimliliğini sağlayabilmek adına konulduğunu dile getiren Müezzinoğlu, katkı payların kaldırılmasıyla ilgili farklı bir düşüncelerinin olmadığını bildirdi.

Şahsı adına söz alan AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber, kamu özel işbirliğinin sadece sağlık alanında değil, birçok alanda gerçekleştirildiğini söyledi. Berber, ''Bu yöntem, kamu tarafından sağlık hizmetlerinin daha hızlı şekilde yapılmasını sağlayacak en etkin yöntemdir'' diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, modelin, Osmanlı'nın son dönemlerindeki kapitülasyonları andırdığını öne sürdü.

Modelin kamuya ve çalışanlara bir yararı bulunmadığını savunan Çetin, ''Bu tasarı, kamudan yandaşa kaynak transferidir'' görüşünü savundu.
TBMM Genel Kurulu'nda, sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören tasarının 1. maddesi kabul edildi.

Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı'nın 1. maddesi amaç, kapsam ve tanımları düzenliyor.

Tasarı; Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca yapılmasına ihtiyaç duyulan tesislerin ön fizibilite raporu ve belirlenecek standartlar çerçevesinde Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde, 30 yılı geçmemek üzere bağımsız ve sürekli nitelikte üst hakkı tesis edilmesi suretiyle yaptırılması, mevcut tesislerin yenilenmesinin sağlanması ve bu projeler için alınacak danışmanlık, araştırma ve geliştirme hizmetleriyle ileri teknoloji ya da yüksek mali kaynak gerektiren bazı hizmetlerin gördürülmesine ilişkin usul ve esasları belirliyor.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, tasarıyla yaptırılması planlanan işin toplam maliyetinin 18 milyar ile 18,5 milyar TL arasında değişeceğini belirterek, ihale süreçleri tamamlanınca bu rakamı daha net verebileceklerini söyledi.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının 1. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Yakut, aradan sonra komisyon ve Hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.