2011-06-23 - 11:40
MİLLETVEKİLİ KAYITLARI DEVAM EDİYOR
12 Haziran seçimlerinde Meclis'e girmeye hak kazanan milletvekillerinin TBMM'deki kayıt yaptırma işlemleri Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçimin kesin sonuçlarını ilan etmesinin ardından bugün de yoğun olarak devam ediyor.
12 Haziran seçimlerinde Meclis'e girmeye hak kazanan milletvekillerinin
TBMM'deki kayıt yaptırma işlemleri Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK)
seçimin kesin sonuçlarını ilan etmesinin ardından bugün de yoğun
olarak devam ediyor.

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, CHP Balıkesir
Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer,
CHP Bursa Milletvekili Kemal Ekinci, CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, CHP İstanbul Milletvekili Osman Oktay Ekşi,
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, CHP Samsun Millletveliki Ahmet İhsan Kalkavan,
CHP Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün,
AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, CHP İstanbul Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin,
CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer,
CHP Ankara Milletvekili Süleyman Sencer Ayata, AK Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa,
CHP Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz,
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu,
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Bursa Milletvekilleri
( Bedrettin Yıldırım,İsmail Aydın,Hakan Çavuşoğlu, Canan Candemir Çelik, Tülin Erkal Kara, Önder Matlı,
Mustafa Öztürk, İsmet Su,Hüseyin Şahin, Mustafa Kemal Şerbetçioğlu) ile beraber, CHP İzmir
Milletvekili Musa Çam, AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, MHP Sakarya Milletvekili
Münir Kutluata, AK Parti Trabzon Milletvekili Aydın Bıyıklıoğlu, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya
Sadi Bilgiç, AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, AK Parti Kayseri Milletvekili Sadık Yakut,
AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, AK Parti Erzurum Milletvekili Fazilet Dağcı Çığlık,
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak,
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran,
AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, AK Parti Adana
Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner,
AK Parti İstabul Milletvekilleri Mehmet Domaç ve İsmail Safi, CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli,
AK Parti İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, CHP Ankara Milletvekili
Mehmet Emrehan Halıcı Meclis'e gelerek kaydını yaptırdı.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, kayıt yaptırmasının ardından gazetecilerin sorularını
cevapladı. CHP'deki gelişmelerle ilgili parti içi disiplin sürecinin işletilip
işletilmeyeceğinin sorulması üzerine Tekin, CHP'nin Türkiye'nin önemli gündemleri
ve sıkıntılarıyla meşgul olduğunu söyledi. Tekin, ''Çok ciddi tartışmalar var.
Milli irade ayaklar altında. CHP'nin gündeminde kurultay ya da başka bir tartışma
söz konusu değildir'' dedi.

Kurultay için imza toplandığının hatırlatılması üzerine Tekin, her zaman
delegenin iradesine saygılı olduklarını, delegelerin böyle bir talebi olursa bunu
önlerine geldiğinde değerlendireceklerini ifade etti. Tekin, ''Ama şu anda
gündemimizde kurultay söz konusu değil Türkiye'nin gündemiyle meşgulüz'' diye
konuştu. Parti içi disiplin sürecinin başlatılıp başlatılmayacağı sorusunun
yinelenmesi üzerine Tekin, ''Demokrasi disiplin demektir. Disiplin her alanda
olacaktır. Bugün değil yarın da olacaktır. Siyasi partilerde de disiplin elbette
işleyecektir'' dedi.

Tekin, ara seçim tartışmalarının anımsatılması üzerine ise şunları
söyledi: ''İleri demokrasi işte. 'İleri demokrasi' diyenlerin buna cevap vermesi
gerekiyor. Ne yazık ki millet iradesi parlamentoda tecelli etmiş değildir. Sadece
bağımsız milletvekilleri için geçerli değildir. 550 tane milletvekilinin hiçbiri
milletin kendi vekili değildir. İvedilikle Siyasi Partiler Yasası'nın değişmesi
gerekiyor. Bu konuda CHP olarak elimizden geleni yapacağız. Herkes ağzına 12
Eylül Anayasası'nı dolamış ama Siyasi Partiler Yasası'na gelince hiç kimse
bununla meşgul değil.''

''Bugün cezaevindeki milletvekilleri için karar günü, ne bekliyorsunuz?''
sorusu üzerine Tekin, ''İnanıyorum ki millet iradesine saygılı olurlar. Bir
sıkıntı olacağını, hukuksal bir sorun çıkacağını zannetmiyorum. Milletin
iradesini üç tane yargıcın iradesine bırakmanın çok doğru olmayacağını biliyoruz.
İnanıyorum ki öyle bir yanlış olmayacaktır. Olursa biz de ona göre ne
yapacağımızı düşünürüz'' diye konuştu. Tekin, bağımsız milletvekillerinin TBMM'ye
gelmemesinin söz konusu olduğunun belirtilmesi üzerine, ''Olmaması gerekiyor.
İnanıyorum ki buna bir çözüm bulunur'' dedi.

Tekin, ''Parti içi disiplin süreci sayın Baykal için de geçerli mi?'' sorusuna, ''Ben dahil'' karşılığını verdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili emekli Tümgeneral Şirin Ünal da
''Hava Kuvvetleri Komutanlığında atanacak komutan kalmadığı'' şeklinde değerlendirmeler olduğunun anımsatılması üzerine,
''Silahlı kuvvetlerde yeteri kadar insanımız var. Hiçbir şekilde kriz, sıkıntı olmaz. Şura çalışıyor...'' dedi.

Ünal, 24. dönem TBMM'nin öncelikleri arasında sivil, demokratik bir
Anayasa bulunduğunu söyledi. Ünal, YSK'nın Hatip Dicle'nin ile ilgili kararını
ise ''Bağımsız bir kurumumuzun verdiği karar. Hepimiz saygı göstereceğiz. Kurumun
kararına uyacağız'' şeklinde değerlendirdi.


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, beraberinde
AK Parti Bursa milletvekilleriyle TBMM'de kaydını yaptırdıktan sonra
gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Bülent Arınç, ''Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin düşürülmesinin
ardından bağımsız milletvekillerinin Meclisi boykot etmesi konuşuluyor. Ortam
geriliyor, ne diyorsunuz?'' sorusuna karşılık, ''Beğenmediğimiz, yanlış
bulduğumuz, demode olduğuna inandığımız bütün düzenlemeleri Parlamentomuzda
değiştirme imkanımız var. Anayasa değişiklikleri de buna dahil'' diye konuştu.

Yürürlükte bulunduğunda yazılı hukuku, işleyen mekanizmaya karşı ''Seni
tanımıyorum, seninle mücadele edeceğim, sokaklar savaş alanına dönecek, dağa
çıkacağız, vuracağız, kıracağız'' söylemlerinin hiçbir siyasetçinin ağzına
yakışmayan söylemler olduğunu belirten Arınç, şunları söyledi:

''Bir insan şuna karar vermeli, ya siyaseti ya şiddeti tercih edeceğim.
Siyasete tercih etmişseniz şiddetten uzak kalacaksınız. Dünyanın hiçbir yerinde
siyaset şiddet yoluyla yapılmıyor. Dolayısıyla arkadaşlarımız; milletimizin
değerli oylarıyla seçilip bağımsız olarak buraya geliyorlarsa, sonunda bir grup
kurarak Parlamentodaki yasama çalışmalarına katılacaklarsa şiddet dilinden uzak
durmalılar. Şiddeti tercih etmemeliler, kullanmamalılar, tahrik, teşvik,
bazılarının yaptığı gibi tehditler... Bütün bunlar bir siyasetçi ağzına yakışan
bir partinin mensubuna yakışan eylem ve davranışlar değildir.

Hem BDP'ye parti olarak hem de bu partinin bağımsız gösterdiği adaylardan
seçilen arkadaşlarımıza tavsiyemiz, hukuk içinde mücadele edelim, parlamentoda
yasama çalışmalarına birlikte katılalım. Türkiye için artık demode olduğuna
inandığımız veya millet vicdanına ters olduğunu düşündüğümüz uygulamaların
değiştirilmesi için yasalar içerisinde faaliyet gösterelim.''

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk,
milletvekili seçilen Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın tahliye isteminin
reddedilmesi kararının hukuk zorlanarak verildiğini ileri sürerek, ''Bizler her
ne kadar yargı bağımsızlığına saygı göstermekle birlikte, bağımsız yargının da
evrensel ve ulusal hukuk kurallarına uygun karar vermesini umuyor ve
bekliyorduk'' dedi.

TBMM'de kaydını yaptıran Köktürk, ''Hukukçu olarak, milletvekili seçilen
Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın tahliye isteminin reddedilmesini nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, karardan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.
Balbay ve Haberal'ın tahliye talebinin kabul edilmesini beklediklerini kaydeden
Köktürk, tutuklamanın ceza değil, tedbir olduğunu, oysa Türkiye'de son yıllarda
tutuklamanın tedbir olmaktan çıkarak peşin cezaya dönüştüğünü savundu.

Köktürk, şöyle dedi:

''Masumiyet karinesi, hukuk devletinin en temel ilkelerindendir. Hakkında
mahkumiyet kararı olmamış ve belli süreden beri tutuklu bulunan, delileri
karartma ihtimali bulunmayan, aynı zamanda halkın iradesiyle milletvekili seçilen
arkadaşlarımızın görevlerini ifa etmekten alıkonulmaları, hukuk devletinin temel
kuralları açısından düşündürücü ve üzücüdür.''

Köktürk, ''2007 yılında Sebahat Tuncel cezaevinden çıkmıştı. Bu şimdi
niye uygulanmadı?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Anayasanın kanun karşısında eşitlik ilkesi var. Hukuk kurullarının
kişiden kişiye değişmeyeceği, genel ve soyut olma ilkesi var. Hukuk kuralları
herkese aynı şekilde uygulanmalı. Ama görüyoruz ki aradan geçen 4 yılık süre
içinde daha önce verilen kararlar, bu kez Balbay ve Haberal için farklı yönde
oluşturuldu. Bizler her ne kadar yargı bağımsızlığına saygı göstermekle birlikte,
bağımsız yargının da gerek evrensel gerekse ulusal hukuk kurallarına uygun karar
vermesini umuyor ve bekliyorduk. Emsal kararlara uygun bir karar çıkacağını
düşünüyorduk. Ancak daha önce emsal kararlarla örtüşmeyen, son derece farklılık
arz eden, ceza hukukunun temel prensipleriyle bağdaşmayan, haklarında kesinleşmiş
mahkumiyet kararı bulunmayan, sadece haklarında iddianameyle yargılama devam eden
milletvekillerinin halkın iradesinin aksine, görevlerini yapabilecek noktadan
uzak tutulmaları, Meclisin başlangıçtaki çalışmalarında son derece sıkıntılı bur
durumdur. Meclisin böyle bir durumla çalışmaya başlaması, hoş olmadı. Ancak bu,
çalışmaların üzerinde gölge düşüren bir karar oldu.''

Köktürk, bir soru üzerine, ''Seçmen oy vererek bu insanları Parlamentoya
göndermiş, YSK aday olmalarını engelleyen bir durum olmadığına karar vermiş,
haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı yok. Bu insanlar Türkiye ve dünyanın
tanıdığı saygın insanlar. Böyle bir karar, hukuk devleti normları açısından çok
da kabul edilebilir bir durum değil'' dedi.

Bir gazetecinin ''Balbay ve Haberal tutuklu milletvekili mi olacak?''
sorusuna Köktürk, ''Tabii öyle olacak. Milletvekili seçilmelerine engel bir durum
olmadığı için kendileri milletvekili. Parlamentoda milletvekili sıfatını
kazanmışlar. Benim bildiğim bugüne kadar böyle bir durum yok. Bu ilk'' cevabını
verdi.

Hukuk zorlanarak böyle bir karar verildiğini savunan Köktürk, ''Bu
durumda yemin edebilecekler mi? Oraya gidip yemin ettirme durumu var mı?''
sorusuna ''Böyle bir şey Parlamentoda şu an için söz konusu değil. Çünkü Genel
Kurulda yapılıyor'' karşılığın verdi.

Dokunulmazlık konusunun da tartışmalı olduğunu ifade eden Köktürk,
Anayasanın 14. maddesinin hukukçular tarafında farklı yorumlandığını söyledi.
Köktürk, ''Bu tutuklamaları savunan hukukçuların bir kısmı, 'zaten dokunulmazlığa
kavuşamadıkları için tutuklu yargılanmaları gerekir' iddiasında bulunuyor. Ama
Anayasanın özü, parlamenter görev yapan insanların bu görevi yaptıkları süre
içinde, eğer bu görevlerini yapmalarına engel kesinleşmiş hükümler olmadığı
taktirde görevlerini özgürce yapmaları ve bu görevleri bittikten sonra
yargılanabilmeleri yönünde olması gerekir. Bu şekilde yorumlamalı. Bu konu
tartışmalı'' dedi.

Bir gazetecinin ''Balbay ve Haberal, dokunulmaz ama tutuklu mu?'' demesi
üzerine ''Evet, aynen bu şekilde...'' diyen Köktürk, pek çok insanın yüz
kızartıcı suçtan haklarında iddialar bulunmasına rağmen dokunulmazlıktan
yararlandığını, ancak haklarında soyut iddialar bulunan ve kesinleşmiş mahkumiyet
kararı bulunmayan, yüz kızartıcı suçlardan suçlanmayan Balbay ve Haberal'ın
dokunulmazlığa sahip olmadığını ve tutuklu yargılanabilmelerini söylemenin doğru
olmadığını söyledi.

Dönem başında böyle bir kararın verilmesinin Parlamentonun bundan sonraki
çalışmalarını bu gölge altında sürdürmesine neden olacağını savunan Köktürk,
parti yönetim organlarının bu kararı değerlendireceğini kaydetti.

TBMM Başkanvekili ve AK Parti Kayseri Milletvekili Sadık Yakut da kaydını
yaptırdı.

Yakut, TBMM'de kaydını yaptırmaya 16 yaşındaki oğlu Mehmet Oğuzhan ile
geldi. Kaydını yaptıran Yakut'a rozetini de oğlu taktı. Yakut, yeni dönemde yeni
anayasa çalışmasının yapılacağını belirterek, ''Bu çalışmadaki düşüncemiz; temel
hak ve hürriyetleri genişleterek insanımızın daha özgür kılınmasıdır. İnsanımızın
her anlamda kendini iyi ifade etme düşüncesine sahip olması temel hedefimizdir''
dedi.

Bağımsız milletvekillerinin, Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin
düşürülmesinin ardından Meclise gelmeme kararı almasını nasıl değerlendirdiği
sorusuna Yakut, ''YSK'nın mesesidir. Bir parti de buna karşı böyle bir karar
alıyorsa, o da bu partiyi ilgilendirir. Benim söyleyecek bir sözüm yok'' yanıtını
verdi.

Yakut, seçilmiş milletvekillerinin Meclise gelmemesini nasıl
değerlendirdiği sorusuna ise ''Henüz Meclis açılmadı. Daha açılmadan karşılıklı
konuşmalarla değil de birlik ve beraberlik içinde güzel şeyler için biraraya
gelmeliyiz. Bu o partinin kendi meselesi...'' dedi. (11.40)