2010-03-24 - 12:34
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine başlandı. Devlet Bakanı Faruk Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısıyla, başkanlığın yapısı ve statüsünün müsteşarlık düzeyine çıkarılacağını belirterek, ''Başkanın görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılacak, bir kişi en fazla 2 kez başkan olarak atanabilecek, emeklilik yaşı 67 olacak'' dedi.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun Tasarısı'yla, başkanlığın yapısı ve statüsünün müsteşarlık düzeyine çıkarılacağını
belirterek, ''Başkanın görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılacak, bir kişi en fazla 2 kez başkan
olarak atanabilecek, emeklilik yaşı 67 olacak'' dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı'nın görüşülmesine başlandı.
Tasarıyı komisyona sunan Bakan Çelik, Cumhuriyetle yaşıt, Anayasal en
eski ve köklü kurumlardan olan Diyanet İşleri Başkanlığının 1924 yılında kanunla
kurulduğunu söyledi.
Bu kanunla; başkanlığın konumu, üstleneceği görev, toplumdaki yeri ve
önemi ile ilgili önemli hükümler getirildiğini, ancak teşkilat yapısına ilişkin
detaylara yer verilmediğini ifade eden Çelik, bu eksikliği gidermek amacıyla
1935'te bir kanun çıkartıldığını kaydetti.
Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı en kapsamlı şekilde düzenleyen 633
sayılı yasanın ise 1965'te yürürlüğe girdiğini bildirerek, bu yasanın 1979'da
Anayasa Mahkemesince biçim yönünden iptal edildiğini belirtti.
Aradan geçen 30 yıla rağmen gerekli değişikliklerin yapılamadığını
söyleyen Faruk Çelik, ''Diyanet işleri Başkanlığı; laiklik ilkesi doğrultusunda,
bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve
bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine
getirmektedir'' dedi.
Bakan Çelik, bu kadar önemli görevleri üstlenen Diyanet teşkilatının, 30
yıldan bu yana teşkilat yasasının tamamlanamamış olmasının büyük bir eksiklik
olduğunu ifade ederek, tasarıyı, bu eksiklikleri gidermek amacıyla
hazırladıklarını söyledi.
Devlet Bakanı Çelik, tasarının şu düzenlemeleri içerdiğini anlattı:
''Başkanlığın yapısı ve statüsü müsteşarlık düzeyine çıkarılmakta, daire
başkanlıkları şeklinde düzenlenen ana hizmet birimleri, genel müdürlükler
şeklinde teşkilatlanmaktadır.
Başkanın görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılmakta, bir kişinin en fazla
2 kez başkan olarak atanması düzenlenmekte, tecrübe ve bilgi birikimi gibi
kriterler gözönünde bulundurularak, başkanın emeklilik yaşı 67 olarak hükme
bağlanmaktadır.
Başkan Yardımcılığı kadrosu 'Başkan Vekilliğine' dönüştürülmekte, halen 5
olan başkan yardımcılığı kadrosu 2 başkan vekilliğine indirilmektedir. Böylece,
teşkilat yapısı bir piramidi andıracak şekilde yeniden dizayn edilmiş
olmaktadır.
Din İşleri Yüksek Kurulunun oluşum şekli korunmakta, üyelerinin görev
süresi 7'den 5'e indirilmekte, ancak üyelere yeniden atanabilme imkanı
sağlanmaktadır.
İslam Dinine mensup farklı dini yorum çevreleri, dini sosyal teşekküller
ve geleneksel dini-kültürel oluşumlarla ilgili olarak inceleme, değerlendirme
yapmak, ilmi toplantılar düzenlemek; Din İşleri Yüksek Kurulunun görevleri
arasında sayılmaktadır. Hatalı veya noksan basılan Kur'an-ı Kerimlerin, sulh
hukuk mahkemesi kararıyla toplatılması ve imha edilmesi hükmü getirilmekte, ancak
bu kararlar için gerekli itiraz mekanizması yasaya derc edilmektedir.
Vatandaşlarımızın din konusunda doğru kaynaklardan, doğru bir şekilde
bilgilendirilmesi amacıyla; Başkanlığın, görev alanına giren konularda, radyo ve
TV yayını yapabilmesine imkan tanınmakta, bu amaçla RTÜK Kanununda da değişiklik
yapılarak, ulusal bazda frekans ve kanalların Başkanlığa ücretsiz tahsis edilmesi
sağlanmaktadır.
Seçimlere katılan; ancak aday gösterilmeyen veya seçimi kaybeden
Başkanlık personelinin eski görev yerine dönememesi hükme bağlanmakta, ancak bu
durumdaki personelin kazanılmış haklarına uygun başka kadrolara atanması
sağlanmaktadır.''
Çelik, il müftüleri ve 4 yıllık dini yüksek öğrenim gören daire
başkanlarının, mali ve özlük hakları korunmak suretiyle Başkanlık vaizliğine
atanmasının hükme bağlandığını belirterek, Din İşleri Yüksek Kuruluna atanacak 12
kişinin iki katı aday belirleyen Aday Tespit Kurulunun, oluşum tabanının
genişletildiğini, il müftülerinin ve İhtisas Merkezi Müdürlerinin doğrudan,
başimamların ve başvaizlerin ise seçecekleri temsilciler vasıtasıyla kurula
katılmasının sağlandığını bildirdi.
Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Vaizlik mesleği; vaiz, uzman vaiz ve baş vaiz kariyer basamaklarına
ayrılmakta; aynı sistem, kuran kursu öğreticileri, imam-hatipler ve müezzinler
için de öngörülmektedir.
Halen, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürütülen Hac ve Umre hizmetlerine
ilişkin düzenlemeler yasal düzenlemeye kavuşturulmaktadır.
Başkanlık teşkilatının her kademesinde din hizmetlerini yürüten
personelin, görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda, TCK'nın uygulaması
bakımından kamu görevlisi sayılacağı ve bunlar hakkında Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme
bağlanmaktadır.
Buna mukabil, halen mevcut yasada bulunan ve din görevlilerimizin bütün
siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak tam bir tarafsızlık içinde görev ifa
etmelerini ve aksi davranışlar sergileyenler için öngörülen yaptırımları
düzenleyen hükümler korunmaktadır.'' (12:34)
Kanun Tasarısı'yla, başkanlığın yapısı ve statüsünün müsteşarlık düzeyine çıkarılacağını
belirterek, ''Başkanın görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılacak, bir kişi en fazla 2 kez başkan
olarak atanabilecek, emeklilik yaşı 67 olacak'' dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı'nın görüşülmesine başlandı.
Tasarıyı komisyona sunan Bakan Çelik, Cumhuriyetle yaşıt, Anayasal en
eski ve köklü kurumlardan olan Diyanet İşleri Başkanlığının 1924 yılında kanunla
kurulduğunu söyledi.
Bu kanunla; başkanlığın konumu, üstleneceği görev, toplumdaki yeri ve
önemi ile ilgili önemli hükümler getirildiğini, ancak teşkilat yapısına ilişkin
detaylara yer verilmediğini ifade eden Çelik, bu eksikliği gidermek amacıyla
1935'te bir kanun çıkartıldığını kaydetti.
Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı en kapsamlı şekilde düzenleyen 633
sayılı yasanın ise 1965'te yürürlüğe girdiğini bildirerek, bu yasanın 1979'da
Anayasa Mahkemesince biçim yönünden iptal edildiğini belirtti.
Aradan geçen 30 yıla rağmen gerekli değişikliklerin yapılamadığını
söyleyen Faruk Çelik, ''Diyanet işleri Başkanlığı; laiklik ilkesi doğrultusunda,
bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve
bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine
getirmektedir'' dedi.
Bakan Çelik, bu kadar önemli görevleri üstlenen Diyanet teşkilatının, 30
yıldan bu yana teşkilat yasasının tamamlanamamış olmasının büyük bir eksiklik
olduğunu ifade ederek, tasarıyı, bu eksiklikleri gidermek amacıyla
hazırladıklarını söyledi.
Devlet Bakanı Çelik, tasarının şu düzenlemeleri içerdiğini anlattı:
''Başkanlığın yapısı ve statüsü müsteşarlık düzeyine çıkarılmakta, daire
başkanlıkları şeklinde düzenlenen ana hizmet birimleri, genel müdürlükler
şeklinde teşkilatlanmaktadır.
Başkanın görev süresi 5 yıl ile sınırlandırılmakta, bir kişinin en fazla
2 kez başkan olarak atanması düzenlenmekte, tecrübe ve bilgi birikimi gibi
kriterler gözönünde bulundurularak, başkanın emeklilik yaşı 67 olarak hükme
bağlanmaktadır.
Başkan Yardımcılığı kadrosu 'Başkan Vekilliğine' dönüştürülmekte, halen 5
olan başkan yardımcılığı kadrosu 2 başkan vekilliğine indirilmektedir. Böylece,
teşkilat yapısı bir piramidi andıracak şekilde yeniden dizayn edilmiş
olmaktadır.
Din İşleri Yüksek Kurulunun oluşum şekli korunmakta, üyelerinin görev
süresi 7'den 5'e indirilmekte, ancak üyelere yeniden atanabilme imkanı
sağlanmaktadır.
İslam Dinine mensup farklı dini yorum çevreleri, dini sosyal teşekküller
ve geleneksel dini-kültürel oluşumlarla ilgili olarak inceleme, değerlendirme
yapmak, ilmi toplantılar düzenlemek; Din İşleri Yüksek Kurulunun görevleri
arasında sayılmaktadır. Hatalı veya noksan basılan Kur'an-ı Kerimlerin, sulh
hukuk mahkemesi kararıyla toplatılması ve imha edilmesi hükmü getirilmekte, ancak
bu kararlar için gerekli itiraz mekanizması yasaya derc edilmektedir.
Vatandaşlarımızın din konusunda doğru kaynaklardan, doğru bir şekilde
bilgilendirilmesi amacıyla; Başkanlığın, görev alanına giren konularda, radyo ve
TV yayını yapabilmesine imkan tanınmakta, bu amaçla RTÜK Kanununda da değişiklik
yapılarak, ulusal bazda frekans ve kanalların Başkanlığa ücretsiz tahsis edilmesi
sağlanmaktadır.
Seçimlere katılan; ancak aday gösterilmeyen veya seçimi kaybeden
Başkanlık personelinin eski görev yerine dönememesi hükme bağlanmakta, ancak bu
durumdaki personelin kazanılmış haklarına uygun başka kadrolara atanması
sağlanmaktadır.''
Çelik, il müftüleri ve 4 yıllık dini yüksek öğrenim gören daire
başkanlarının, mali ve özlük hakları korunmak suretiyle Başkanlık vaizliğine
atanmasının hükme bağlandığını belirterek, Din İşleri Yüksek Kuruluna atanacak 12
kişinin iki katı aday belirleyen Aday Tespit Kurulunun, oluşum tabanının
genişletildiğini, il müftülerinin ve İhtisas Merkezi Müdürlerinin doğrudan,
başimamların ve başvaizlerin ise seçecekleri temsilciler vasıtasıyla kurula
katılmasının sağlandığını bildirdi.
Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Vaizlik mesleği; vaiz, uzman vaiz ve baş vaiz kariyer basamaklarına
ayrılmakta; aynı sistem, kuran kursu öğreticileri, imam-hatipler ve müezzinler
için de öngörülmektedir.
Halen, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürütülen Hac ve Umre hizmetlerine
ilişkin düzenlemeler yasal düzenlemeye kavuşturulmaktadır.
Başkanlık teşkilatının her kademesinde din hizmetlerini yürüten
personelin, görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda, TCK'nın uygulaması
bakımından kamu görevlisi sayılacağı ve bunlar hakkında Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme
bağlanmaktadır.
Buna mukabil, halen mevcut yasada bulunan ve din görevlilerimizin bütün
siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak tam bir tarafsızlık içinde görev ifa
etmelerini ve aksi davranışlar sergileyenler için öngörülen yaptırımları
düzenleyen hükümler korunmaktadır.'' (12:34)
