2010-06-01 - 12:59
DEVLET BAKANI ÇAĞLAYAN GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
TBMM'de gazetecilerin sorularını cevaplayan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin geçen yıl İsrail'e 1,5 milyar dolar ihracatı, 1 milyar dolar da ithalatı olduğunu belirterek, İsrail'in devlet terörü estirmesinin ticaret rakamlarının hepsini bir kenara bırakılmasına neden olacağını söyledi.
TBMM'de gazetecilerin sorularını cevaplayan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan,
Türkiye'nin geçen yıl İsrail'e 1,5 milyar dolar ihracatı, 1 milyar dolar da ithalatı olduğunu
belirterek, İsrail'in devlet terörü estirmesinin ticaret rakamlarının hepsini bir
kenara bırakılmasına neden olacağını söyledi.

Çağlayan, Türkiye'nin İsrail ile serbest ticaret anlaşması olduğunu söyledi.

Türkiye'nin geçen yıl İsrail'e 1,5 milyar dolar ihracat, 1 milyar dolar
da ithalatı olduğunu belirten Çağlayan, bu yıl da 2,5 milyar dolarlık bir
ihracatın sözkonusu olabileceğini kaydetti. Çağlayan, Türkiye'nin İsrail'e
demir-çelik, makine tesisatı, tekstil ve örme ile savunma sanayi alanında
ihracatı olduğunu ifade eden Çağlayan, İsrail'in ihracatının ise daha çok yüksek
teknoloji ürünlerini içerdiğini bildirdi.

Zafer Çağlayan, şöyle konuştu:

''Şu anda ortaya çıkan durum, insanlık dışı davranış, devlet terörü
estirilmiş olması, ticaret rakamlarının hepsini bir kenara bırakmamıza neden
olur. Bunlar öne çıkınca ticaret hacmi ne olursa olsun, nereye giderse gitsin,
bunlara bakılmaz.

BM'nin yaptığı açıklama çok önemli, ABD'nin temasları son derece önemli.
Bütün dünya böyle bir alçaklığı lanetliyor. Bunun başka bir tarifi yoktur. Orada
sadece Türkler yok; 32 ülkenin insanları var, 1,5 yaşında çocuk, yaşlı insanlar
var. Bunlar silahsız insanlar. Yanlarında götürdüklerini biliyorsunuz. Saldırı da
uluslararası karasularında yapılıyor. Bunun adı yok, tek adı var, o da terör.
Nasıl bir terör, devlet terörü. Çünkü İsrail Başbakanı, 'Ben bunun arkasındayım'
deme cüretini de gösteriyor. Ticaretin artırılması noktasında, gece gündüz
demeden, ülke ayırımı yapmadan, fellik fellik dünyayı dolaşıyoruz ama her ne
olursa olsun hiç bir şey, milli ve manevi değerlerin üzerinde olamaz.''

(12.59)