2012-03-20 - 17:45
TBMM KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU?
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Azize Sibel Gönül başkanlığında toplandı.
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Azize Sibel Gönül başkanlığında toplandı.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Gönül, isim vermeden CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ı eleştirdi. Tarhan'ın, basına yansıyan, ''AK Parti'nin kadınları vitrin süsü olarak kullandığına'' yönelik sözlerine işaret eden Gönül, ''Kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin bir yasanın görüşüldüğü ortamda, kadın milletvekillerinin vitrin süsü olarak tabir edilmesi, kadına karşı şiddetin bence en büyüğü'' dedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova da ''mutlaka sürçülisan'' olduğunu ifade etti.

Toplantıda Genel Müdür Bozoğlu, kurumun çalışmaları hakkında bilgi verdi.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül, sözlerinde şunları kaydetti:

"Biliyorsunuz her sene komisyonumuzun kuruluş yıldönümü vesilesiyle bir uluslararası toplantı organize ediyoruz. Bu yıl yine yüksek katılımlı bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Etkinliğe Meclis Başkanımız, Başbakanımız, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanımız da iştirak edecek.

Ayrıca yurtdışından Bakan ve Komisyon Başkanları da bulunacak. 22 Mart akşamı saat 19:30 TBMM Tören Salonu'nda Komisyonumuz ev sahipliğinde bir resepsiyon da verilecektir. Tüm Milletvekillerimizin katılımlarını arzu ettiğimizi belirtmek isterim.

Programda ve Toplantıda özellikle parlamento ve parlamento komisyonları ekseninde, ulusal toplumsal cinsiyet eşitliği sistematiğinin geliştirilmesi, politika ve uygulamaların izlenmesi konuları tartışılacaktır. Bu bağlamda çeşitli panellerde Komisyon üyelerimiz de yer almaktadır.

Bugün de etkinlik ve programla ilgili sizlerle görüş alış-verişi için toplandık. Yeni programı sizlere dağıtıp program hakkındaki görüşlerinizi almak istiyorum.

Bildiğiniz gibi Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Sağlamaya Yönelik Ortamın Desteklenmesi projesi kapsamındaki yereldeki karar alma mekanizmalarının yöneticileri, milletvekilleri, valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve o ilin bağlı olduğu kalkınma ajansına bağlı diğer illerden yetkililerin de katılacağı bölgesel toplantılar gerçekleştirilecek.

Bu toplantıları gerçekleştirmek üzere Türkiye istatistiki bölge birimleri sınıflandırılmasına (NUTS) göre her bölgeden bir il olmak üzere 12 il belirledik.

Toplantıları bir takvime bağladık ve sizinle paylaşıyoruz. Aile kurumunun güçlendirilmesi ve sorun çözme kabiliyetinin arttırılması, sosyal sorunların tespiti ve çözümüne yönelik çalışmalar gerçekleştirilen Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu faaliyetlerle ilgili olarak Genel Müdür Sayın Ömer Bozoğlu'nun bilgilendirmesi olacak." dedi

Komisyon Başkanı Gönül, isim vermeden CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ı da eleştirdi. Tarhan'ın, basına yansıyan, ''AK Parti'nin kadınları vitrin süsü olarak kullandığına'' yönelik sözlerine işaret eden Gönül, ''Kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin bir yasanın görüşüldüğü ortamda, kadın milletvekillerinin vitrin süsü olarak tabir edilmesi, kadına karşı şiddetin bence en büyüğü'' dedi.

AK Parti Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, açıklamanın son derece yakışıksız olduğunu, mücadele ederek bu koltuklara geldiklerini, birilerinin kendilerine bu payeyi vermediğini söyledi.

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, ''İncitici bir cümle. AK Parti'nin, bu şekilde itham edilmesi çok nahoş'' dedi.

Çalık, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde CHP'li kadınların Malatya Kürecik'e geldiğini anımsatarak, ''Siyasetin var olduğu yerlerde kadınların hiçbir şeye alet edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Kadınlar Günü'nde füze kalkanı dediğiniz, dillerinize pelesenk ettiğiniz bir konu için kadın milletvekillerinin oraya gitmesiyle bence CHP, kadın milletvekillerini çok açık şekilde vitrin süsü olarak kullanmış, sizinle olaya dikkati çekmişlerdir'' diye konuştu.

CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova da ''mutlaka sürçülisan'' olduğunu ifade etti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Bozoğlu, evlenecek çiftlere farkındalık yaratmak amacıyla eğitim vereceklerini bildirdi.

Bozoğlu, bakanlık kurulduktan sonra Genel Müdürlüğün, Aile Araştırma Kurumu olarak 1989'da faaliyetlerine başladığını, 2004-2011 yılları arasında Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü olarak çalışmalarını yürüttüğünü, daha sonra Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğüne dönüştürüldüğünü anımsattı.

Nisan ayında 2 ilde pilot uygulamaya başlanacak sosyal hizmet merkezleri hakkında da bilgi veren Bozoğlu, bu merkezleri 2013'te ülke geneline yayacaklarını belirtti. Bozoğlu, bu merkezlerde, sosyal çalışmacı, sosyolog, öğretmen ve sağlık personelinin de hizmet vereceğini kaydetti.

Mevcut toplum ve aile danışma merkezlerinden uygun olanlarını da bu modele geçişi yönünde çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Bozoğlu, 74 ilde toplum ve aile danışma merkezlerinin bulunduğunu söyledi.

Ömer Bozoğlu, evlilik öncesi eğitimle ilgili çalışmalarının devam ettiğini belirterek, gelecek ay pilot uygulama olarak hayata geçirmeye çalıştıklarını vurguladı. Bozoğlu, yaptıkları araştırmalarda boşanma süreçlerinin yıllara göre artış gösterdiğini ifade ederek, 2010 yılına dair örnek verdi.

Bozoğlu, 2010'da 587 bin evliliğe karşın 122 bin boşanmanın gerçekleştiğini, boşanan çiftlerden 88 bininin ikinci kez evlendiğini, ikinci kez evlenenlerden 15 bin 500'ünün boşandığı eşiyle yeniden evlendiğini bildirdi.

Gerekli rehberlik ve danışmanlıklar ile aileleri güçlendirme politikalarının bulunduğunu ifade eden Bozoğlu, evlenecek çiftlere farkındalık eğitimini, yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla vereceklerini kaydetti.

TESEV Temsilcisi Öykü Uluçay ise sözlerinde şunları kaydetti:

"Türkiye'de çeşitli projeler ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün genelgeleri ile Eşitlik Mekanizmaları yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Ancak; kurumlar bünyesinde oluşturulan eşitlik birimleri ve komisyonlarının etkinliği ve verimliliğine yeterince odaklanılmamıştır.

Yetki ve kapasite ile donatılmadan kurulan eşitlik mekanizmaları atıl kalmaya mahkûmdur. Bu sebeple farklı formülasyonlar ya da eşitlik ile ilgili atanmışlar ve seçilmişler arasındaki ilişkinin doğru tayin edilmesi elzem olmaktadır.

Aynı şekilde, farklı kurumlar altında kurulmuş eşitlik birimlerinin aynı işleri yapıyor olmaktan dolayı birbirini tekrar etme sorunu oluşabilmektedir. Bu kurumlar birbirleri ile daha iletişim halinde ve koordineli olduklarında, hem çabalar birleştirilebilir, hem de birbirine benzer işleri yapmaktan kaynaklanan verim kaybı ortadan kalkar." (17:45)