2010-07-06 - 20:12
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı. AK Parti İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar, MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici ve CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam gündem dışı söz aldı. Görüşmelerin ardından BDP, MHP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay,
terörün, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesindeki zengin potansiyelin ayağa
kaldırılmasındaki en büyük engel olduğunu bildirdi.

TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı, AK Parti
İstanbul Milletvekili Nusret Bayraktar, yaptığı gündem dışı konuşmada, komisyon
üyelerinin, Bayındırlık ve İska n Bakanı Mustafa Demir'in katılımıyla Van ve
çevresinde incelemelerde bulunduğunu bildirdi.

Van'ın, yüksek turizm potansiyeliyle çok önemli bir cazibe merkezi haline
gelebileceğini vurgulayan Bayraktar, kentin su ve doğa sporlarıyla, termal,
kültür turizme açısından önemli bir merkez olduğunu ifade etti.

Bayraktar'ın konuşmasının ardından hükümet adına söz alan Kültür ve
Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye'nin turizmde son yıllarda çok önemli bir
dünya ülkesi haline geldiğini söyledi.

Geçen yıl yaşanan küresel ekonomik krizde, dünyanın önde gelen 10 turizm
ülkesinin 9'unun, yılı eksiyle kapattığına dikkati çeken Günay, ''Türkiye,
küresel ekonomik krize rağmen turist sayısını 26 milyondan 27 milyona taşıyarak
yılı artıyla kapatan ilk 10 ülke arasında yer aldı'' dedi.

Turistlerin büyük bir kısmının Antalya başta olmak üzere ülkenin batı
kısmını ziyaret ettiğini anlatan Günay, turizm potansiyelinin daha geniş bir
coğrafya ve yaz mevsimi dışındaki diğer mevsimlere de yayılması gerektiğini ifade
etti.

Turizmin, istihdam artırıcı, farklı sektörlerle ilişkiler geliştirici,
sosyal barışa katkı yapıcı çok özel bir sektör haline gelmeye başladığını
belirten Günay, bu konuda dünyada büyük bir sektör oluşmaya başladığını söyledi.
Ülkenin turizm potansiyelinin kullanılması amacıyla yeni destinasyonlar (turizm
alanları) yaratmaya çalıştıklarını belirten Günay, şöyle devam etti:

''Kapadokya, Karadeniz ve Türkiye'nin az bilinen büyük turizm
imkanlarından bir bölümü de Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da toplanıyor. Güneydoğu
Anadolu'da da şehir turizmini öne çıkarmaya çalışıyoruz. Mardin bu anlamda
yeniden yapılandırılıyor. Urfa'da inanılmaz bir arkeoloji buluntusu ortaya çıktı.
Gaziantep, bu anlamda tarihiyle buluştu, ayağa kalkıyor. Adıyaman'da dünya mirası
listesinde bulunan Komagene kalıntıları, Van'da, Kars'ta, Bitlis'te tarihi ve
coğrafi güzellikler olarak emsalsiz zenginlikler var.

Geçen yıllarda İstanbul'da, İzmir'de turizm fuarları yaparken, ben artık
Türkiye'nin doğusunda bir yerde de turizm fuarı yapılmasının önemli bir ihtiyaç
haline geldiğini düşünüyorum. Bu yıl Van'da bir turizm fuarı denemesi
başlatıyoruz. Van, ülkenin doğusunda turizmin geliştirilmesi açısından bir odak
noktası olacak. Van'da yeni bir müze arayışımız var. Ayrıca, burada su sporları
ve dağcılık imkanları üzerinde durulabilir. BÖlgede ilan edilmiş 3 turizm
alanımız içinde yer alan Ahlat bölgesinin ayağa kaldırılması konusunda özel bir
çaba içerisindeyiz.''

Erzurum ve Van'ın bölgede çekim merkezi haline getirilebileceğini, bu
yolla bölgenin kalkınmasına ve istihdamına katkı sağlanabileceğini anlatan Günay,
Erzurum'da altyapısı çağdaş ve mükemmel yeni bir kış turizmi destinasyonu ortaya
çıktığını ifade etti.

Mustafa Kemal Atatürk'ün 1936-1937 Meclis açış konuşmalarında Van'da bir
üniversite kurulması istediğini dile getirdiğini öğrendiğini belirten Günay,
''Son derece uzak görüşlü bir bakış. Eğer o tarihlerde bir üniversite kurulmuş
olsaydı, Van bugün bir kültürel çekim merkezi haline dönüşmüş olurdu'' diye
konuştu.

''Bütün coğrafyadaki zengin potansiyelimizi ayağa kaldırmanın önündeki
temel engel, bölgenin neresinde olursa olsun, bölgenin tamamına olumsuz
etkilerini yayan terör belası'' diyen Günay, şöyle konuştu:

''Van'ın ve Urfa'nın bugün terörle çok ilişkisi yok. Emin, güvenli
bölgeler ama bunu biz biliyoruz. Yurtiçi veya yurtdışından buralara gelecek
insanlar, ülkenin 'doğu' ve 'güneydoğusu' deyince ne yazık ki kaygıyla
bakıyorlar. Halbuki bölgenin çok özel, dünya çapında tarihsel ve turistik
zenginlikleri var. Gerçekten bu bölge turizmin imkanlarını kullanarak, önemli bir
sosyal dönüşüm yaşayabilir ama bölgenin her hangi bir yerinde patlayan mayın,
patlayan bir silah, vuku bulan bir ölüm, ne yazık ki bütün bölgeyi, olumsuz
etkiliyor. Oysa biz oraya milyonlarca insanı taşıyabiliriz.

Bölgeyle ilgili hak hukuk savunucusu gibi gözüküp, can yakanların asıl o
bölgeye ateş düşürdüğünü, bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmesini
baltaladığını görmeleri, anlamaları, idrak etmeleri gerekiyor. Biz, turizmi aynı
zamanda bir barış projesi olarak ele almaya çalışıyoruz.''

Gündemdışı söz alan MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, hükümetin Doğu
Türkistan'a gereken önemi göstermesini istedi. Ekici, ''Hükümet bu konuda daha
aktif politikalar izlemeli. Eğer Çin, Uygur Türklerine uyguladığı politikaları
değiştirirse, biz de Uygurların Çin'in gönüllü vatandaşları olmaları için çaba
sarfederiz''diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam da kamu yatırımları nedeniyle
mağdur olan esnafın vergi borçlarını ertelenmesini sağlayacak bir yasal düzenleme
yapılmasını istedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin gündeme ilişkin
grup önerisi kabul edilmedi.

BDP, Danışma Kurulunda anlaşma sağlanamaması üzerine, Doğu ve
Güneydoğu'daki orman yangınları ile ilgili Meclis araştırması açılması
istemlerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisini Genel Kurula getirdi.

Önerinin lehinde konuşan BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, Doğu ve
Güneydoğu'daki ormanların ''ya güvenlik gerekçesiyle ya da operasyonlarda
yakıldığını'' iddia etti. Bunun kabul edilemeyeceğini ifade eden Ata, terör
sorununun da bu mantıkla çözülmeye çalışıldığı için başarılı olunamadığını
söyledi.

Bağımsız Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, önerinin aleyhinde yaptığı
konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Barack Obama ile
görüştükten sonra Türkiye'ye dönüp, hemen tatile çıktığını ileri sürdü. Gündemin
bu kadar yoğun olduğu bir dönemde bunun kabul edilemeyeceğini belirten İçli,
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un bir televizyon kanalına yaptığı
açıklamaları ''Veda konuşması'' olarak değerlendirdi.

BDP'li Sakık ise önerinin lehinde yaptığı konuşmada, ''orman ve köylerin
yakılmasının sorunları çözmek yerine daha çok kangren haline getirdiği'' görüşünü
kaydetti. ''Batıda bir yangın çıktığında ülkenin tüm imkanları seferber
edilirken, Doğu ve Güneydoğudaki bir yangına yeterince müdahale edilmediğini''
öne süren Sakık, ''Hatta yangın çıkarılması teşvik ediliyor'' dedi.

Sakık, Doğu ve Güneydoğu'daki ''ormanlar ile 3 bin 500 köyün kimler
tarafından yakıldığının bilindiği'' görüşünü savunarak, şöyle konuştu:

''Sorunları çözersek ormanlar da köyler de yakılmaz, gencecik bedenler
toprağa gömülmez. Bu sorunun adı Kürt sorunudur ve Kürt sorununu da çözmek
zorundasınız ama biz sorunlarımızı oturup konuşamıyoruz. Gencecik fidanlar
toprağa gömülürken, 'mevzilerde çömeldin mi çömelmedin mi?' tartışması yapıyoruz.
Çömelsen ne olur, çömelmesen ne olur? Gidip orada kumdan kaleler yaparak, kumdan
torbaların arkasına sığınarak, felaketlere karşı sigorta oluşturamazsınız.
Yürekli olmalıyız, sorunların adını koyabilmeliyiz. Geçmişten beri birçok aktör
gitti o mevzilerde çömeldi. Mevzilerde üniformalıların arkasında, yanlarında
duruyorlardı ama tarih onların hepsini çöplüğe gömdü. Bugün askerlerin arkasına
sığınarak sorunun çözülmediğini hayat gösterdi. Ne yazık ki aktörler hala orada.
Orada toprağa gömülenlere karşı özür borcumuz var. Niye? Çünkü red ve inkar
ettiniz. Bu çocukları ölüme gönderen sizin ve bizim politikalarınız oldu.''

Terör örgütü PKK mensupları için ''gerilla'' ifadesinin kullanan Sırrı
Sakık, ''1999'da Öcalan, 'PKK'lı silahlı güçler bu ülkeyi terk edecek' diye bir
çağrı yaptı. O zaman Türkiye 4 yıllık çatışmasız bir dönem yaşadı. Bu hiçbir
siyasal iktidarın marifeti değildi'' dedi. Sakık, ''Diline, kültürüne gem
vurduğunuz bir halk içinden her zaman 5 bin de, 10 bin de silahlı güç yaratır. Bu
insanların panzehiri demokrasi ve özgürlüktür'' diye konuştu.

BDP'nin önerisi aleyhinde konuşan, AK Parti Uşak Milletvekili Nuri Uslu
da ormanların yüzde 50'sinin verimsiz ormanlar haline getirildiğini söyledi.
Akdeniz ve Ege'deki ormanların yüzde 60'ının yangın tehdidi altında olduğunu
anlatan Uslu, ''Doğu'daki ormanlar en az orman yangını ile karşılaşabilecek ağaç
türleriyle kaplı. Bu yüzden orada kolay kolay orman yangını çıkmaz'' dedi.

Görüşmelerin ardından BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin yenilenebilir
enerji potansiyelinin araştırılmasına ilişkin önergenin bugün ele alınmasına
yönelik grup önerisi kabul edilmedi.

Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine MHP'nin Genel Kurula
getirdiği öneri üzerinde söz alan CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, bugüne kadar yenilenebilir enerji
konusunda destek verdiğini söyledi.

Yıldız'ın, bu düşüncesinin değişerek, doğalgaz ve nükleer enerji kaynaklı
üretim modeline yönelmesinin nedenini anlayamadıklarını belirten Seyhan, ''Yine
ithal yakıtla çalışacak bir reaktör için anlaşma yapıldı. 1 günde karar
değişiyor. Bu anlaşmayı lütfen Meclise getirmeyin. Çünkü, bu anlaşma Genel Kurul
iradesini ipotek altına alıyor'' iddiasında bulundu.

AK Parti Rize Milletvekili Ali Bayramoğlu da öneri üzerinde partisinin
görüşlerini açıklarken, küresel ekonomik kriz nedeniyle yenilenebilir enerji
alanında yatırımların azaldığını anlattı.

Sektörde yatırımların teşvik edilmesine taraftar olduklarını belirten
Bayramoğlu, ''Ancak, bu yatırımcıların da korunması gerekiyor. Bu durum, kanun
Meclis gündemine gelmeyecek anlamına gelmez. Bu konuda konuşanların teknik
noktalara hakim olması gerekiyor'' diye konuştu.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da enerji politikalarının ülkeyi
sıkıntıya soktuğunu, Hükümetin elle tutulur bir enerji politikası olmadığını öne
sürdü.

''Burada ne zaman enerjiden, madenden konuşulsa Sayın Bakan olmuyor''
diyen Işık, şöyle devam etti:

''Eğer Sayın Bakan, bu kanunun arkasında duruyor ve destekliyorsa,
kanunun bu yasama yılı içerisinde çıkarılmasını sağlamalıdır. Aksi halde
yatırımcıları oyalamasınlar. Kadrolaşmaya olanak sağlayan kanunları bir gecede
çıkaran bu Mecliste, bakanlığıyla ilgili konular görülüşürken Sayın Bakan burada
yok. Sayın Bakan'ı göreve çağırıyorum.''

AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, ''Türkiye'nin enerji
politikası olmadığına'' dair eleştiriler yapıldığını anımsatarak, ''Türkiye'nin
öyle bir enerji politikası vardır ki 2023 yılına kadar olan hedefler net olarak
belirlenmiştir. Bu da strateji belgesinde vücut bulmuştur'' dedi.

Ekonominin geleceği, kalkınma ve istihdamı artırmak için enerji
kullanımının zorunlu olduğuna dikkati çeken Demirkıran, enerji üretimini
artıracak yeterli kaynak bulunmaması yüzünden nükleer enerji kullanımının zorunlu
hale geldiğini söyledi.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, MHP'nin grup önerisi kabul
edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, depremlerle
ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi ilişkin grup önerisi kabul
edilmedi.
CHP, Danışma Kurulunda anlaşma sağlanamaması üzerine, gündeme ilişkin
grup önerisini Genel Kurula getirdi.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili İdris Güllüce,
iktidarları döneminde depremlere karşı bir çok önlem alındığını söyledi.
Fay hatlarının yeniden belirlendiğini belirten Güllüce, yapı denetimiyle
ilgili yasa çıkartarak, yapıların denetimden geçirilmesini sağladıklarını ifade
etti.
MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, önerinin lehinde konuşurken, ''Bugüne
kadar depremlere karşı tedbirler almayı başaramadık'' dedi.
Türkiye'de bugüne kadar, en büyüğü 1939'da Erzincan'da olmak üzere 90
büyük deprem yaşandığını anlatan Akkuş, depreme karşı ciddi önlemler alınması
gerektiğini vurguladı.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da
CHP'nin kurulmasını istediği deprem araştırma komisyonunun zaten çalıştığını
söyledi.
Genel Kurulun bugünkü çalışmalarına saat 15.00'de başlamasına rağmen hala
gündeme geçilemediğine işaret eden Kılıç, muhalefete, ''Patinaj yapma,
çalışmaları engelleme düşüncesinden vazgeçerseniz, gündemdeki tasarı ve
teklifleri bir an önce görüşüp yasalaştırabiliriz. 'Bırakın çalışalım' çağrısını
dikkate almıyorsanız, 'gelin birlikte çalışalım' çağrısını yapıyorum'' diye
seslendi.
Genel Kurulda daha sonra sözlü soruların yanıtlanmasına geçildi. Çalışma
ve sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, milletvekillerinin çeşitli konulara
ilişkin sorularını yanıtlıyor.

(09.10)