2016-01-11 - 15:17
Ankara Garı önündeki saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri, CHP ve HDP Gruplarını ziyaret etti.
Ankara Garı önündeki saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri, CHP ve HDP Gruplarını ziyaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, burada yaptığı konuşmada, olayın, tüm Türkiye'nin kalbinde derin yaralar açtığını, ailelerin adalet arayışının devam ettiğini söyledi.
Kendisinin de olay günü yürüyüşe katılmak üzere Gar'ın önünde olduğunu belirten ve yaşadıklarını anlatan Gök, saldırı ve sonrasında yaşananların devletin çöktüğünü, kimsenin hayatının güvence altında olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü.
Gök, "Elbette süreç uzuyor ve devam ediyor. Bu süreçte haklı olarak sizlerin de yanınızda olmamıza ilişkin talepleriniz bizim için çok değerlidir. Biz hiç kimseyi yalnız bırakmadık. Bu hukuki süreçte CHP olarak sizleri asla yalnız bırakmayacağız. Bunu yaşayarak göreceksiniz. Davanın unutturulmasına yönelik kaygılarınızı görüyorum. Buna izin vermeyeceğiz. Milletvekillerimiz bu süreci başından sonuna kadar takip edecek. Yalnız değilsiniz. Bu katliam, Genel Başkanımızın da yakından takip ettiği bir konudur" diye konuştu.
Bu sırada hayatını kaybedenlerden Ümit Seyran'ın amcası İhsan Seyran söz alarak, "Biz bugün sizin yanınıza gelmemeliydik. Dün siz yanımıza gelmeliydiniz. CHP'yi eleştireyim belki böylece söylediklerimiz haber olur. Alanda bizim yanımızda değilsiniz" ifadesini kullandı.
Levent Gök'ün, her türlü haklı eleştiriyi üstlendiklerini ve acılarını paylaştıklarını söylemesi üzerine Seyran, "En azından eleştiriyi kaldırabiliyorsunuz" dedi.
Saldırıda yaşamını yitiren Korkmaz Tetik'in babası Erdoğan Tetik, katliamdan sonra 91 gün geçtiğini, hala davanın açılmadığını ve çocuklarının otopsi raporlarının henüz kendilerine verilmediğini söyledi. Gözleri dolan ve "Biz çocuklarımızın nasıl katledildiğini bilmiyoruz" diyen Tetik, tüm aileler adına davanın bir an önce açılmasını ve soruşturmadaki gizlilik kararının kaldırılmasını istedi.
Uygar Coşkun'un eşi Mehtap Coşkun, saldırıda hayatını kaybeden eşi gibi kendisinin de avukat olduğunu belirterek, "Ben bir avukat olarak, bunun hayatımın en büyük davası olduğunu düşünüyorum. 2 yaşında çocuğum var ve geleceğinden kaygı duyuyorum" dedi.
Coşkun, yaşananın siyasi bir katliam olduğunu, aydınlatılması için siyasilerin destek vermesini istedi.
Daha sonra söz alan aileler de olayın adli sürecinin zaman aşımına uğratılmasından, örtbas edilmesinden endişe duyduklarını ifade ederek, Meclis'in, konunun takipçisi olması gerektiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankara Garı önünde meydana gelen terör saldırısında yaşamını yitirenlerin yakınlarını kabul etti.
Terör saldırısında yaşamını yitirenlerin aileleri adına konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, yüreklerinin kanamaya devam ettiğini ve acılarının dinmediğini söyledi. Saldırının mağduru olan ailelerle başlattıkları dernekleşme çalışmasının bir hafta içinde sonuçlanacağını anlatan Köse, "Başsavcılık ile dosyanın hangi aşamaya geldiğine yönelik görüşme gerçekleştirerek bilgiler aldık" dedi.
Saldırıda yaşamını yitiren Korkmaz Tetik'in babası Erdoğan Tetik, eyleme katılmak için Antalya'dan geldiklerini vurgulayarak, olayın Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından biri olduğuna dikkati çekti. Tetik, soruşturmadaki gizlilik kararının kaldırılmamasını eleştirerek, siyasi parti temsilcilerinin yanlarında olmasını istedi.
HDP Grup Başkanvekili Baluken, ailelerin taleplerinin ortada olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Cizre, Sur, Silvan, Lice'de kan akmaya devam ediyor. Dün Van'da 12 genç açık bir şekilde infaz edildi. Ankara katliamında devlet ve siyasiler bir ders çıkarmış olsaydı belki bugün bazı şeylerin üzerine daha rahat yürürdük ama halen bu ülkede insanlar can vermeye devam ediyor. Ankara, Suruç ve Diyarbakır katliamları, bu savaş ve katliam konseptinin zeminini yaratmak için bilinçli olarak hayata geçirildi. Başsavcıvekili de söylemiş. Suruç ve Diyarbakır'ın üzerine gidilmiş olsaydı Ankara katliamı olmayacaktı. CHP'nin de AKP'nin de bu savaş politikalarına karşı net bir tavır göstermesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.".
Baluken, çözüm sürecinde yürüttükleri bütün çalışmaların arkasında olduklarını söyledi. Kimseyle gizli kapalı, kirli bir pazarlık yürütmediklerini belirten Baluken, müzakere masasına bir an evvel dönülmesi çağrısını sürekli yinelediklerini ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, burada yaptığı konuşmada, olayın, tüm Türkiye'nin kalbinde derin yaralar açtığını, ailelerin adalet arayışının devam ettiğini söyledi.
Kendisinin de olay günü yürüyüşe katılmak üzere Gar'ın önünde olduğunu belirten ve yaşadıklarını anlatan Gök, saldırı ve sonrasında yaşananların devletin çöktüğünü, kimsenin hayatının güvence altında olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü.
Gök, "Elbette süreç uzuyor ve devam ediyor. Bu süreçte haklı olarak sizlerin de yanınızda olmamıza ilişkin talepleriniz bizim için çok değerlidir. Biz hiç kimseyi yalnız bırakmadık. Bu hukuki süreçte CHP olarak sizleri asla yalnız bırakmayacağız. Bunu yaşayarak göreceksiniz. Davanın unutturulmasına yönelik kaygılarınızı görüyorum. Buna izin vermeyeceğiz. Milletvekillerimiz bu süreci başından sonuna kadar takip edecek. Yalnız değilsiniz. Bu katliam, Genel Başkanımızın da yakından takip ettiği bir konudur" diye konuştu.
Bu sırada hayatını kaybedenlerden Ümit Seyran'ın amcası İhsan Seyran söz alarak, "Biz bugün sizin yanınıza gelmemeliydik. Dün siz yanımıza gelmeliydiniz. CHP'yi eleştireyim belki böylece söylediklerimiz haber olur. Alanda bizim yanımızda değilsiniz" ifadesini kullandı.
Levent Gök'ün, her türlü haklı eleştiriyi üstlendiklerini ve acılarını paylaştıklarını söylemesi üzerine Seyran, "En azından eleştiriyi kaldırabiliyorsunuz" dedi.
Saldırıda yaşamını yitiren Korkmaz Tetik'in babası Erdoğan Tetik, katliamdan sonra 91 gün geçtiğini, hala davanın açılmadığını ve çocuklarının otopsi raporlarının henüz kendilerine verilmediğini söyledi. Gözleri dolan ve "Biz çocuklarımızın nasıl katledildiğini bilmiyoruz" diyen Tetik, tüm aileler adına davanın bir an önce açılmasını ve soruşturmadaki gizlilik kararının kaldırılmasını istedi.
Uygar Coşkun'un eşi Mehtap Coşkun, saldırıda hayatını kaybeden eşi gibi kendisinin de avukat olduğunu belirterek, "Ben bir avukat olarak, bunun hayatımın en büyük davası olduğunu düşünüyorum. 2 yaşında çocuğum var ve geleceğinden kaygı duyuyorum" dedi.
Coşkun, yaşananın siyasi bir katliam olduğunu, aydınlatılması için siyasilerin destek vermesini istedi.
Daha sonra söz alan aileler de olayın adli sürecinin zaman aşımına uğratılmasından, örtbas edilmesinden endişe duyduklarını ifade ederek, Meclis'in, konunun takipçisi olması gerektiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankara Garı önünde meydana gelen terör saldırısında yaşamını yitirenlerin yakınlarını kabul etti.
Terör saldırısında yaşamını yitirenlerin aileleri adına konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, yüreklerinin kanamaya devam ettiğini ve acılarının dinmediğini söyledi. Saldırının mağduru olan ailelerle başlattıkları dernekleşme çalışmasının bir hafta içinde sonuçlanacağını anlatan Köse, "Başsavcılık ile dosyanın hangi aşamaya geldiğine yönelik görüşme gerçekleştirerek bilgiler aldık" dedi.
Saldırıda yaşamını yitiren Korkmaz Tetik'in babası Erdoğan Tetik, eyleme katılmak için Antalya'dan geldiklerini vurgulayarak, olayın Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından biri olduğuna dikkati çekti. Tetik, soruşturmadaki gizlilik kararının kaldırılmamasını eleştirerek, siyasi parti temsilcilerinin yanlarında olmasını istedi.
HDP Grup Başkanvekili Baluken, ailelerin taleplerinin ortada olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Cizre, Sur, Silvan, Lice'de kan akmaya devam ediyor. Dün Van'da 12 genç açık bir şekilde infaz edildi. Ankara katliamında devlet ve siyasiler bir ders çıkarmış olsaydı belki bugün bazı şeylerin üzerine daha rahat yürürdük ama halen bu ülkede insanlar can vermeye devam ediyor. Ankara, Suruç ve Diyarbakır katliamları, bu savaş ve katliam konseptinin zeminini yaratmak için bilinçli olarak hayata geçirildi. Başsavcıvekili de söylemiş. Suruç ve Diyarbakır'ın üzerine gidilmiş olsaydı Ankara katliamı olmayacaktı. CHP'nin de AKP'nin de bu savaş politikalarına karşı net bir tavır göstermesi gerektiğini ifade etmek istiyoruz.".
Baluken, çözüm sürecinde yürüttükleri bütün çalışmaların arkasında olduklarını söyledi. Kimseyle gizli kapalı, kirli bir pazarlık yürütmediklerini belirten Baluken, müzakere masasına bir an evvel dönülmesi çağrısını sürekli yinelediklerini ifade etti.
