2016-08-03 - 14:20
DİLEKÇE ALT KOMİSYONU
Engelli raporunda engellilik oranına Herediter Anjioödem hastalığının dahil edilememesiyle ilgili kurulan TBMM Dilekçe Alt Komisyonu, AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen başkanlığında toplandı.
Engelli raporunda engellilik oranına Herediter Anjioödem hastalığının dahil edilememesiyle ilgili kurulan TBMM Dilekçe Alt Komisyonu, AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen başkanlığında toplandı.

Bilen, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'da kalkışmada bulunan alçakları tarihin kara sayfalarına kaydedeceğini, ailelerinin de onları ve bıraktıkları mirası reddeceğinden emin olduğunu söyledi.

İsmail Bilen, "O gün göğsünü bombalara, uçaklara, helikopterlere, tanklara siper edenler her bir ferdimiz de inanıyorum ki gazilik mertebesine ulaşmıştır. Ancak şehadet şerbeti nasiple alakalı olduğu için maalesef o şerefli mertebeye ulaşamadık." diye konuştu.

O gece Meclis'e de yedinin üzerinde bomba atıldığını ve binanın ciddi hasar aldığını belirten Bilen, "Dost ve müttefik geçinen ülkeleri de bir kez daha uyarmak istiyorum: FETÖ mensuplarına ve onların hamisine kucak açan ükeleri de tarih kaydedecek ve bu mahcubiyetle yaşayacaklardır. Dost ve müttefik geçinen ülkelerin bu darbe girişiminde ülkemizi yalnız bırakmalarını, milletimiz ve devletimiz asla unutmayacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Bilen, hukuk kuralları içinde kurumlara sızan FETÖ mensuplarının temizlenmesi için hukuk rejimi içinde çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Toplantıda, Herediter Anjioödem hastalığı ile ilgili bilgi veren Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Güleç, mevzuata göre engelli raporu alınması için hastalığın organlarda kalıcı hasar bırakması gerektiğini anımsatarak, bu hastalıkta böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Ancak hastalığın ölüm riski taşıdığına dikkati çeken Güleç, tedavisinin sürekli ilaç kullanmak olduğunu bildirdi.

Hastalığa tanı konmasının ortalama 15-20 yılı bulduğunu ifade eden Güleç, "Engellilik konusunda rakamsal bir oran söyleyemem uygun değil ancak engellilik raporunda yer alması gerektiğini söyleyebilirim." dedi.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, "Çok şükür 15 Temmuz'da devlete ve millete kurulan tuzak bozuldu. Hız kesmeden yolumuza devam ediyoruz." dedi.

TBMM Dilekçe Komisyonun bünyesinde oluşturulan "forex mağdurları" alt komisyonu, AK Parti'li Ulupınar başkanlığında toplandı.

15 Temmuz gecesi FETÖ tarafından başlatılan kalkışmada şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Ulupınar, "Bu ülke darbelerden çektiği kadar hiçbir şeyden çekmemiştir." diye konuştu.

Bu kalkışmanın Türkiye'ye maliyetinin 300 milyar lirayı bulduğunu belirten Ulupınar, "Çok şükür 15 Temmuz'da devlete ve millete kurulan tuzak bozuldu. Hız kesmeden yolumuza devam ediyoruz." ifadesini kullandı.

Toplantıda konuşan Forex piyasası mağdurlarından Ümit Yolaçar, aracı kurumların reklamlarla insanlara ulaştığını belirterek, "Bu piyasa, hiç araç kullanmamış birisini şehirlerarası yolda direksiyona oturtmak gibi. Hiçbir şey bilmiyorsunuz." dedi.

Önce az rakamla girip sonra bunun büyüdüğünü anlatan Yolaçar, reklamların aldatıcı olduğunu, 30 yıllık birikimi olan 180 bin dolar kaybettiğini söyledi.

Zararı kapatma refleksiyle değişik firmalarla da çalıştığını dile getiren Yolaçar, "Eşimle boşanma aşaması, intihar etme noktasına geldim. Bu olay kesinlikle kumar. Kaybeden hep küçük yatırımcı." ifadesini kullandı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Aracılık Faaliyetleri Dairesi Başkanı Ali İhsan Güngör, bu piyasada kabaca 100 yatırımcıdan 80 yatırımcının kaybettiğini, 20 yatırımcının kazandığını aktardı.

Bu işlemerin riskinin yüksek olduğunu kaydeden Güngör, kural ihlali durumunda aracı kurumlara yönelik idari para cezası uygulandığını vurguladı.

Yatırımcılara hesap açmadan önce risk bildirim formu imzalatıldığını anlatan Güngör, bu konuyla ilgili "formu görmedim, kağıtların arasında kalmış, çok güzel bir kız geldi imzaladım" şeklinde şikayet aldıklarını belirtti.

SPK Başkan Yardımcısı Bora Oruç, yasal düzenlemenin yapıldığı 2011 yılına kadar bu konuyla ilgili mağduriyetlerin çok daha fazla olduğunu söyledi.

Bu piyasanın yasaklanmasının söz konusu olmadığını belirten Oruç, "Eğer yasaklanırsa 2011 yılı öncesinde olduğu gibi parayı yurt dışına gönderecekler. Biz olabildiğince mağduriyetleri engellemek için adımlar attık." diye konuştu.

Oruç, 2011 yılı öncesinde yıllık 750 milyon ila 1 milyon dolar arasında paranın yurt dışına gittiğini düşündüklerine dikkati çekti.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Süleyman Morbel, şikayetlerde, kazançtan hiç bahsedilmediğini, ancak kayıp olduğu zaman "acaba bunu geri alabilir miyim" diye düşünüldüğünü kaydetti.

Morbel, "Gönüllü bir durum. Hiçbir yatırımcıya zorla platformun önüne oturtulup işlem yaptırılmıyor. Risk var ama yüksek kazanç beklentisi de var." dedi.

İnvest-AZ Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdürü Hakan Avdan, müşterilerin para kaybetmesini kimsenin istemeyeceğini vurguladı.

Müşteri ne kadar çok işlem yaparsa bunun o kadar çok işlerine geleceğine işaret eden Avdan, şöyle konuştu:

"Bu işlemler kesinlikle kumar değil. Dünya çapında yapılıyor. 1970'lerden beri yapılıyor. Bunu dünyanın en büyük finans kuruluşları, bankaları yapıyor. Bunun yasaklanması söz konusu olamaz. Bunu yasakalarsanız kendinizi global piyasaların dışına itersiniz.

Yasaklamak çözüm değil. Önemli olan bunu düzenlemek. SPK, bu konularda çok güzel düzenlemeler yaptı. 2011'den önce daha çok mağduriyetler vardı. Yurt dışına paralar gidiyor, kazansanız dahi para ödenmiyordu ve şikayet edecek kimse yoktu. Kazandığınız parayı bile alamıyordunuz.

Evet, reklamların dozu kaçtı. Bunun sınırlandırma kararı önemli. Bunlar yavaş yavaş yapılıyor. Bize ulaşanlara yatırım tavsiyesi vermiyoruz. Eğer yatırımcı para kaybederse, aracı kurum para kazanır diye bir durum yok. Çünkü birçok kurum, risk almamak için bu pozisyonu kendisinde tutmayıp yurt dışına gönderiyor. Zamanında hisse senedi mağdurları vardı. Bu da onun gibi. İnsanların öğrenmesi lazım. Bu biraz finansal okur yazarlıka ilgili bir durum."

SPK yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye'de 45 aracı kuruma forex işlemlerini yapma yetkisi verildi.

136 bin müşterinin bulunduğu piyasalarda, 186 bin 723 açık hesap bulunuyor. Müşterilerin, Takasbank'ta 296 milyon dolar teminatı bulunuyor.

SPK'ya bu konuyla ilgili 1629 şikayet geldi.