2011-03-01 - 16:14
Önceki gün vefat eden eski başbakan ve Saadet
Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, TBMM Genel Kurulunda anıldı.
Önceki gün vefat eden eski başbakan ve Saadet
Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, TBMM Genel Kurulunda anıldı.
Birleşimi açan TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Erbakan'ın ''aziz
hatırası'' önünde Genel Kurulu 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti.
Saygı duruşunun ardından Pakdil, Erbakan'a Allah'tan rahmet, ailesi,
yakınları ve Türk milletine başsağlığı diledi. Pakdil, ''Ruhu şad, mekanı cennet
olsun'' dedi.
Pakdil, hükümet adına söz isteyen Devlet Bakanı Mehmet Aydın'a söz
verdi.
Erbakan'ın başarılı bir bilim insanı, yorulmak bilmeyen bir üniversite
hocası ve Türk siyasi hayatının dünyaca tanınmış bir şahsiyeti ve kısaca ''milli
görüş'' olarak adlandırılan siyasi hareketin 42 yıllık lideri olduğunu belirten
Aydın, Erbakan'ın şu sıralarda ''hakka uğurlandığını'' söyledi.
Aydın, Erbakan'a Allah'tan rahmet, ailesi, yol arkadaşları ve Türk
milletine başsağlığı diledi.
Erbakan'ın yakın siyasi tarihte unutulmayacak izler bırakan, vizyon ve
misyon sahibi bir siyasetçi ve devlet adamı olduğunu kaydeden Aydın, Erbakan'ın
ülkenin birlik ve beraberliği ile kardeşliğinin güçlendirilmesini her şeyin
üstünde tuttuğunu dile getirdi.
Aydın, Erbakan'ın bir ''dava adamı'' olduğunu belirterek, şöyle devam
etti:
''Erbakan hocanın siyasi ufkunu anlamamızı kolaylaştıran anahtar terim
onun 1977-78 koalisyon hükümeti döneminde 4. beş yıllık kalkınma planına koymak
için büyük çaba harcadığı maddi ve manevi kalkınma konseptidir. Böyle bir
kalkınma vizyonu ve pek tabii onunla birlikte yürüyen projelerin birbiriyle
organik bağlantı içinde olduğu 3 ana sütünü içermektedir. Bunlardan ilki,
demokratik siyaset ve bağımsız dış politika, ikincisi bilime ve teknolojiye
dayalı yenilikçi sanayi eksenli bir iktisadi hayat ve bu hayatın adil bir şekilde
inşası, bu iki sütunla paralel yürüyen manevi değerler merkezli bir eğitim ve
kültür hayatı.
Merhum Erbakan'a göre bir ülkede siyaset düzgün gitmiyorsa hiçbir şey
düzgün gitmez. Söz gelimi siyasette yeteri kadar hak yoksa, talepleriyle ve
inançlarıyla var olmak isteyen halk yoksa o ülkenin kalkınması hayal olur. Çünkü,
böyle bir durumda hiç kimse o ülkenin fiziki, manevi ve içtimai kuvvetlerini
harekete geçiremez. Demokrasiyi amaç edinen siyaset milletin her kesimini
siyasete dahil etmeyi temel proje olarak sürdürmek zorundadır. Bu anlayışın
gerçeklik kazanmasında Prof. Erbakan'ın çok büyük katkısı olduğunu biliyoruz.
Onun çabaları sonucu Anadolu'nun muhafazakar, mütedeyyin ahalisinin çok önemli
bir kesimi siyaseti daha ciddiye almaya ve siyasi katılım konusunda daha ısrarlı
ve daha sebatlı hareket etmeye başlamıştır. Bu canlanış Türk demokrasisine ve
sivil siyasete hem genişlik hem de derinlik kazandırmıştır. Bir değerler rejimi
olan demokrasinin bu milletin kültür ve inanç değerleri ile nasıl uyumlu şekilde
yürüyebileceğinin ortaya konulmasından merhum Erbakan'ın rolü ve payı inkar
edilemez.''
Demokrasinin aynı zamanda sabır, metanet ve hassasiyet isteyen bir rejim
olduğunu kaydeden Aydın, merhum Erbakan'ın bu konuda da iyi sınav verdiğini
kaydetti.
Aydın, Erbakan'ın arka arkaya kurduğu 4 siyasi partinin kapatıldığını,
kendisine karşı ''post modern denilen darbe yapıldığını'' ve insafsızca mağdur
edildiğini, buna rağmen hiçbir zaman şiddeti öngören sokak hareketine taraftar
olmadığını ve ona asla taviz vermediğini vurguladı.
Erbakan'ın Refah Partisi kapatıldığında ''Bu kararın tarihin akışı içinde
zerre kadar ehemmiyeti yoktur. Önemli olan milletin huzur ve sükunudur. Bir tek
kişinin dahi burnunun kanamasına gönlümüz razı olamaz'' dediğini anımsatan Aydın,
demokrasinin Erbakan'a göre aynı zamanda bir hak, adalet ve hürriyetler rejimi
olduğunu, bunlarsız bir Cumhuriyet, bunlarsız bir cumhur idaresinin olamayacağını
ifade etti.
Erbakan'a göre laikliğin de kişi ya da gruplara göre olamayacağını, keyfi
bir şekilde, tepeden inme tanımlanamayacağını, laikliğin evrensel ölçülere göre
tarif ve uygulamasının olduğunu kaydetti.
Aydın, ''İnsanlar, hangi inançlara, kanaatlere sahip olurlarsa olsunlar
baskıya, müdahaleye muhatap olmamalıdır. Böyle bir laiklik, bir milletin hiçbir
zorlama olmadan inancını yaşayabilmesini güvence altına alan bir modern laiklik
anlayışıdır, bir hukuk ve siyaset ilkesidir. 'Biz laikliğe değil onun evrensel
tatbikatına karşı olan sözde laikliğe karşıyız' diyor merhum Erbakan'' şeklinde
konuştu.
Aydın, Cumhuriyetin ilan edildiği gün doğan Erbakan'ın ''Ben böyle bir
günde doğmuş olmaktan çok memnunum. Cumhuriyetin kendisi milletin tarihinde
bizatihi büyük bir doğuştur. İnşallah cumhuriyetimizin yani cumhuriyet
Türkiyesini lider bir ülke yapacağız. Yeni bir dünya kurulacak ve bütün ülkelerin
önüne geçeceğiz'' sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın konuşmasının ardından, parti grupları adına
konuşmalar yapıldı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Türk siyasal yaşamının önemli
aktörlerinden Erbakan'ın, özellikle siyasetteki gülen yüzüyle anılacağını ifade
eti. Bengi Yıldız, Erbakan'ın, siyasal yaşamında, İslam ve demokrasinin
birbirinin zıttı kavramlar olmadığını ve ikisinin bir arada yaşayabileceğini
gösterdiğini vurguladı. Erbakan'ın diğer bir özelliğinin de mevcut resmi
ideolojiye aykırı fikirler beyan etmesi olduğunu belirten Yıldız, bu
fikirlerinden dolayı partisinin kapandığını söyledi.
Necmettin Erbakan'ın, ''Kürt sorununa'' ilişkin fikirlerinin de değişik
olduğunu kaydeden, özellikle Bingöl'de yaptığı bir konuşmayı önemli bulduklarını
belirten Yıldız, şöyle devam etti:
''Ne demişti, 'Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe besmeleyle
başladılar. Siz geldiniz besmeleyi kaldırdınız, (Türk'üm, doğruyum, çalışkanım)
dediniz. Sen bunu söyleyince öbür tarafta Kürt kökenli Müslüman evladına (Ben de
Kürt'üm, daha doğruyum, daha çalışkanım) deme hakkı doğar.' Biz bu sözleri de
önemli buluyoruz.''
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Erbakan'ın, ömrünü siyaset
yolunda, millete hizmet yolunda tükettiğini belirterek, şunları söyledi:
''Şimdi onu hayırla yad etmek, güzel şeyler söylemek lazım. O bizim
duamıza muhtaç. Dua etmemiz gerekiyor. Onu tarihe tevdi ettik. Tarih, eksiği ile
fazlasıyla değerlendirecektir.
Merhum Erbakan bir dava adamıydı. Hak bildiği yolda bir ömür tüketti.
Partileri kapatıldı, yeniden kurdu. Ömrünün son saatine kadar partisinin işleri
ile meşgul oldu. Ülkesine hizmet etmenin gayretini gösterdi. Bu nedenle merhum
Erbakan bir görev şehididir, görevi başında rahmete kavuşmuştur.''
Erbakan'ın kaybedilmesinin acısını ülkücü, Milliyetçi Hareket olarak
derinden duyduklarını ifade eden Şandır, ''İnanıyorum ki bugün Türkiye'de çok
sayıda kişi bu acıyı yaşıyor. Bu acı, içinden dersler çıkarılması gereken acı.
Küresel güçlerin küresel projelerinin kuşatması altındaki ülkemizi lider ülke
yapma iddiasında olanların, siyasetin hocası, hocaların hocası merhum Erbakan'ın
dersinden ders çıkarılacağını ummak istiyorum'' diye konuştu.
CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Ali Topuz da Erbakan'ın,
mesleğinde ve siyaset yaşamında büyük başarılar kazanmış, inançlı, kararlı ve
tutarlı bir siyaset adamı olduğunu ifade etti.
Erbakan'ı, 1973'teki seçimlerden sonra, CHP-MSP koalisyon hükümetinde
yakından tanıma fırsatı bulduklarını anlatan Topuz, şunları söyledi:
''Ülkemizde, uzlaşmaya dayanan bir siyaset anlayışını pekiştirerek,
ulusumuzu ve ülkemizi refaha ve mutluluğa taşıyabilme fırsatını elde etmiştik. Bu
birlikteliğin yarattığı olumlu ve verimli ortamın yanında büyük zorluklar ve
sıkıntılar da vardı. Bu zorluklar ve sıkıntılara teslim olmadan bu engelleri
aşmanın yolunu bulmak gerekliydi. Bu yapılmadı. CHP-MSP koalisyon hükümeti
dağıtıldı. Türkiye bir kaos ortamına sürüklendi. CHP-MSP koalisyon hükümetinin
dağıtılması olayı, demokratik hayatımızı olumsuz yönde etkileyen en önemli
dönemeçlerden biridir.''
Öncelikle o dönemin CHP, MSP, AP ve MHP'li siyasetçilerinin özeleştiri
yaparak durumun aydınlanmasına yardımcı olmaları gerektiğini kaydeden Topuz,
''Şimdi aramızda bulunmayan İsmet İnönü, Celal Bayar, Bülent Ecevit, Necmettin
Erbakan ve Alpaslan Türkeş gibi siyaset önderlerinin taşıdığı ulusal sorumluluk
ve duyarlılıkları göz önünde bulundurmak gereklidir'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Necmettin Erbakan'ın özgeçmişi
ve akademik çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Erbakan'ın, makine ve motorlar üzerindeki çalışmalara çok önem verdiğini
anlatan Kılıç, ''Ekonomiye ve Türkiye'nin sınai kalkınmasına özel önem ve ağırlık
vermiştir. 'Devrim' otomobilinin üretilmesine yönelik hamlenin ilk adımının
atılmasına ön ayak olmuştur'' dedi.
''Mücadeleci siyaset ve devlet adamı kimliği''nin de Erbakan'ın şahsında
temayüz ettiğine dikkati çeken Kılıç, şöyle devam etti:
''Kıbrıs Barış Harekatı'na eşsiz destekler vermiştir. Türk siyasetine
yaptığı katkılar unutulamaz. 'Milli Görüş' ve 'Adil Düzen' vurguları başlı
başlına özgün projelerdir. 'Ağır Sanayi Hamlesi' de unutulmayacak, özgün bir
kavramdır. Ağır sanayi hamlesiyle Türk siyasetçinin bilinç altına 'sanayileşme'
vurgusu yerleştirilmiştir.
Bugün Anadolu insanının her sahada örgütlenmesinin timsali bir insan
olarak ebediyete uğurlandı. CHP ve AP ekseni dışında farklı siyasi ekseni Türk
siyasetine kazandıran bir lider olarak hafızalarda yer alacaktır. Mücadele
zeminini hiçbir şart altında terk etmeyen bir kişidir. Her faninin ölümü tadacağı
gibi merhum Erbakan da 'dön' çağrısına uymuş ve Hakk'a yürüyüşünü başlatmıştır.
Mekanı cennet olsun.''
Şahsı adına söz alan DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit ise
konuşmasında, önemli olanın, ''Kubbede hoş bir sada bırakarak dünyadan ayrılmak''
olduğunu belirterek, ''Erbakan Hocamız da bu kubbede hoş bir sada bırakarak
ayrılmıştır. Milli davamıza hizmet etmiş bir kişidir'' dedi.
Sözleşmeli erbaş ve er istihdamı ile YAŞ
kararlarıyla TSK'dan ilişiği kesilenlere yönelik düzenlemeler içeren tasarı, TBMM
Genel Kurul gündeminin ön sırasına alındı.
Genel Kurulda kabul edilen Danışma Kurulu kararına göre, Genel Kurul
yarın ve 3 Mart Perşembe günü 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.
Sözleşmeli erbaş ve er istihdamı ile YAŞ kararlarıyla TSK'dan ilişiği
kesilenlere emeklilik ve istihdam imkanı sağlayan düzenleme ile çok sayıda
uluslararası anlaşmanın onaylanmasını içeren tasarı, gündemin ön sıralarına
çekildi.
Sözleşmeli erbaş ve er istihdamı ile YAŞ kararlarıyla TSK'dan ilişiği
kesilenlere emeklilik ve istihdam imkanı sağlayan tasarı ile Sulama Birlikleri
Kanunu Tasarısı, temel kanun olarak bölümler halinde görüşülecek.
Başkanvekili Nevzat Pakdil, Danışma Kurulu kararının kabul edilmesinin
ardından, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. (17.13)
Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, TBMM Genel Kurulunda anıldı.
Birleşimi açan TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Erbakan'ın ''aziz
hatırası'' önünde Genel Kurulu 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti.
Saygı duruşunun ardından Pakdil, Erbakan'a Allah'tan rahmet, ailesi,
yakınları ve Türk milletine başsağlığı diledi. Pakdil, ''Ruhu şad, mekanı cennet
olsun'' dedi.
Pakdil, hükümet adına söz isteyen Devlet Bakanı Mehmet Aydın'a söz
verdi.
Erbakan'ın başarılı bir bilim insanı, yorulmak bilmeyen bir üniversite
hocası ve Türk siyasi hayatının dünyaca tanınmış bir şahsiyeti ve kısaca ''milli
görüş'' olarak adlandırılan siyasi hareketin 42 yıllık lideri olduğunu belirten
Aydın, Erbakan'ın şu sıralarda ''hakka uğurlandığını'' söyledi.
Aydın, Erbakan'a Allah'tan rahmet, ailesi, yol arkadaşları ve Türk
milletine başsağlığı diledi.
Erbakan'ın yakın siyasi tarihte unutulmayacak izler bırakan, vizyon ve
misyon sahibi bir siyasetçi ve devlet adamı olduğunu kaydeden Aydın, Erbakan'ın
ülkenin birlik ve beraberliği ile kardeşliğinin güçlendirilmesini her şeyin
üstünde tuttuğunu dile getirdi.
Aydın, Erbakan'ın bir ''dava adamı'' olduğunu belirterek, şöyle devam
etti:
''Erbakan hocanın siyasi ufkunu anlamamızı kolaylaştıran anahtar terim
onun 1977-78 koalisyon hükümeti döneminde 4. beş yıllık kalkınma planına koymak
için büyük çaba harcadığı maddi ve manevi kalkınma konseptidir. Böyle bir
kalkınma vizyonu ve pek tabii onunla birlikte yürüyen projelerin birbiriyle
organik bağlantı içinde olduğu 3 ana sütünü içermektedir. Bunlardan ilki,
demokratik siyaset ve bağımsız dış politika, ikincisi bilime ve teknolojiye
dayalı yenilikçi sanayi eksenli bir iktisadi hayat ve bu hayatın adil bir şekilde
inşası, bu iki sütunla paralel yürüyen manevi değerler merkezli bir eğitim ve
kültür hayatı.
Merhum Erbakan'a göre bir ülkede siyaset düzgün gitmiyorsa hiçbir şey
düzgün gitmez. Söz gelimi siyasette yeteri kadar hak yoksa, talepleriyle ve
inançlarıyla var olmak isteyen halk yoksa o ülkenin kalkınması hayal olur. Çünkü,
böyle bir durumda hiç kimse o ülkenin fiziki, manevi ve içtimai kuvvetlerini
harekete geçiremez. Demokrasiyi amaç edinen siyaset milletin her kesimini
siyasete dahil etmeyi temel proje olarak sürdürmek zorundadır. Bu anlayışın
gerçeklik kazanmasında Prof. Erbakan'ın çok büyük katkısı olduğunu biliyoruz.
Onun çabaları sonucu Anadolu'nun muhafazakar, mütedeyyin ahalisinin çok önemli
bir kesimi siyaseti daha ciddiye almaya ve siyasi katılım konusunda daha ısrarlı
ve daha sebatlı hareket etmeye başlamıştır. Bu canlanış Türk demokrasisine ve
sivil siyasete hem genişlik hem de derinlik kazandırmıştır. Bir değerler rejimi
olan demokrasinin bu milletin kültür ve inanç değerleri ile nasıl uyumlu şekilde
yürüyebileceğinin ortaya konulmasından merhum Erbakan'ın rolü ve payı inkar
edilemez.''
Demokrasinin aynı zamanda sabır, metanet ve hassasiyet isteyen bir rejim
olduğunu kaydeden Aydın, merhum Erbakan'ın bu konuda da iyi sınav verdiğini
kaydetti.
Aydın, Erbakan'ın arka arkaya kurduğu 4 siyasi partinin kapatıldığını,
kendisine karşı ''post modern denilen darbe yapıldığını'' ve insafsızca mağdur
edildiğini, buna rağmen hiçbir zaman şiddeti öngören sokak hareketine taraftar
olmadığını ve ona asla taviz vermediğini vurguladı.
Erbakan'ın Refah Partisi kapatıldığında ''Bu kararın tarihin akışı içinde
zerre kadar ehemmiyeti yoktur. Önemli olan milletin huzur ve sükunudur. Bir tek
kişinin dahi burnunun kanamasına gönlümüz razı olamaz'' dediğini anımsatan Aydın,
demokrasinin Erbakan'a göre aynı zamanda bir hak, adalet ve hürriyetler rejimi
olduğunu, bunlarsız bir Cumhuriyet, bunlarsız bir cumhur idaresinin olamayacağını
ifade etti.
Erbakan'a göre laikliğin de kişi ya da gruplara göre olamayacağını, keyfi
bir şekilde, tepeden inme tanımlanamayacağını, laikliğin evrensel ölçülere göre
tarif ve uygulamasının olduğunu kaydetti.
Aydın, ''İnsanlar, hangi inançlara, kanaatlere sahip olurlarsa olsunlar
baskıya, müdahaleye muhatap olmamalıdır. Böyle bir laiklik, bir milletin hiçbir
zorlama olmadan inancını yaşayabilmesini güvence altına alan bir modern laiklik
anlayışıdır, bir hukuk ve siyaset ilkesidir. 'Biz laikliğe değil onun evrensel
tatbikatına karşı olan sözde laikliğe karşıyız' diyor merhum Erbakan'' şeklinde
konuştu.
Aydın, Cumhuriyetin ilan edildiği gün doğan Erbakan'ın ''Ben böyle bir
günde doğmuş olmaktan çok memnunum. Cumhuriyetin kendisi milletin tarihinde
bizatihi büyük bir doğuştur. İnşallah cumhuriyetimizin yani cumhuriyet
Türkiyesini lider bir ülke yapacağız. Yeni bir dünya kurulacak ve bütün ülkelerin
önüne geçeceğiz'' sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın konuşmasının ardından, parti grupları adına
konuşmalar yapıldı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Türk siyasal yaşamının önemli
aktörlerinden Erbakan'ın, özellikle siyasetteki gülen yüzüyle anılacağını ifade
eti. Bengi Yıldız, Erbakan'ın, siyasal yaşamında, İslam ve demokrasinin
birbirinin zıttı kavramlar olmadığını ve ikisinin bir arada yaşayabileceğini
gösterdiğini vurguladı. Erbakan'ın diğer bir özelliğinin de mevcut resmi
ideolojiye aykırı fikirler beyan etmesi olduğunu belirten Yıldız, bu
fikirlerinden dolayı partisinin kapandığını söyledi.
Necmettin Erbakan'ın, ''Kürt sorununa'' ilişkin fikirlerinin de değişik
olduğunu kaydeden, özellikle Bingöl'de yaptığı bir konuşmayı önemli bulduklarını
belirten Yıldız, şöyle devam etti:
''Ne demişti, 'Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe besmeleyle
başladılar. Siz geldiniz besmeleyi kaldırdınız, (Türk'üm, doğruyum, çalışkanım)
dediniz. Sen bunu söyleyince öbür tarafta Kürt kökenli Müslüman evladına (Ben de
Kürt'üm, daha doğruyum, daha çalışkanım) deme hakkı doğar.' Biz bu sözleri de
önemli buluyoruz.''
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Erbakan'ın, ömrünü siyaset
yolunda, millete hizmet yolunda tükettiğini belirterek, şunları söyledi:
''Şimdi onu hayırla yad etmek, güzel şeyler söylemek lazım. O bizim
duamıza muhtaç. Dua etmemiz gerekiyor. Onu tarihe tevdi ettik. Tarih, eksiği ile
fazlasıyla değerlendirecektir.
Merhum Erbakan bir dava adamıydı. Hak bildiği yolda bir ömür tüketti.
Partileri kapatıldı, yeniden kurdu. Ömrünün son saatine kadar partisinin işleri
ile meşgul oldu. Ülkesine hizmet etmenin gayretini gösterdi. Bu nedenle merhum
Erbakan bir görev şehididir, görevi başında rahmete kavuşmuştur.''
Erbakan'ın kaybedilmesinin acısını ülkücü, Milliyetçi Hareket olarak
derinden duyduklarını ifade eden Şandır, ''İnanıyorum ki bugün Türkiye'de çok
sayıda kişi bu acıyı yaşıyor. Bu acı, içinden dersler çıkarılması gereken acı.
Küresel güçlerin küresel projelerinin kuşatması altındaki ülkemizi lider ülke
yapma iddiasında olanların, siyasetin hocası, hocaların hocası merhum Erbakan'ın
dersinden ders çıkarılacağını ummak istiyorum'' diye konuştu.
CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Ali Topuz da Erbakan'ın,
mesleğinde ve siyaset yaşamında büyük başarılar kazanmış, inançlı, kararlı ve
tutarlı bir siyaset adamı olduğunu ifade etti.
Erbakan'ı, 1973'teki seçimlerden sonra, CHP-MSP koalisyon hükümetinde
yakından tanıma fırsatı bulduklarını anlatan Topuz, şunları söyledi:
''Ülkemizde, uzlaşmaya dayanan bir siyaset anlayışını pekiştirerek,
ulusumuzu ve ülkemizi refaha ve mutluluğa taşıyabilme fırsatını elde etmiştik. Bu
birlikteliğin yarattığı olumlu ve verimli ortamın yanında büyük zorluklar ve
sıkıntılar da vardı. Bu zorluklar ve sıkıntılara teslim olmadan bu engelleri
aşmanın yolunu bulmak gerekliydi. Bu yapılmadı. CHP-MSP koalisyon hükümeti
dağıtıldı. Türkiye bir kaos ortamına sürüklendi. CHP-MSP koalisyon hükümetinin
dağıtılması olayı, demokratik hayatımızı olumsuz yönde etkileyen en önemli
dönemeçlerden biridir.''
Öncelikle o dönemin CHP, MSP, AP ve MHP'li siyasetçilerinin özeleştiri
yaparak durumun aydınlanmasına yardımcı olmaları gerektiğini kaydeden Topuz,
''Şimdi aramızda bulunmayan İsmet İnönü, Celal Bayar, Bülent Ecevit, Necmettin
Erbakan ve Alpaslan Türkeş gibi siyaset önderlerinin taşıdığı ulusal sorumluluk
ve duyarlılıkları göz önünde bulundurmak gereklidir'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Necmettin Erbakan'ın özgeçmişi
ve akademik çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Erbakan'ın, makine ve motorlar üzerindeki çalışmalara çok önem verdiğini
anlatan Kılıç, ''Ekonomiye ve Türkiye'nin sınai kalkınmasına özel önem ve ağırlık
vermiştir. 'Devrim' otomobilinin üretilmesine yönelik hamlenin ilk adımının
atılmasına ön ayak olmuştur'' dedi.
''Mücadeleci siyaset ve devlet adamı kimliği''nin de Erbakan'ın şahsında
temayüz ettiğine dikkati çeken Kılıç, şöyle devam etti:
''Kıbrıs Barış Harekatı'na eşsiz destekler vermiştir. Türk siyasetine
yaptığı katkılar unutulamaz. 'Milli Görüş' ve 'Adil Düzen' vurguları başlı
başlına özgün projelerdir. 'Ağır Sanayi Hamlesi' de unutulmayacak, özgün bir
kavramdır. Ağır sanayi hamlesiyle Türk siyasetçinin bilinç altına 'sanayileşme'
vurgusu yerleştirilmiştir.
Bugün Anadolu insanının her sahada örgütlenmesinin timsali bir insan
olarak ebediyete uğurlandı. CHP ve AP ekseni dışında farklı siyasi ekseni Türk
siyasetine kazandıran bir lider olarak hafızalarda yer alacaktır. Mücadele
zeminini hiçbir şart altında terk etmeyen bir kişidir. Her faninin ölümü tadacağı
gibi merhum Erbakan da 'dön' çağrısına uymuş ve Hakk'a yürüyüşünü başlatmıştır.
Mekanı cennet olsun.''
Şahsı adına söz alan DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit ise
konuşmasında, önemli olanın, ''Kubbede hoş bir sada bırakarak dünyadan ayrılmak''
olduğunu belirterek, ''Erbakan Hocamız da bu kubbede hoş bir sada bırakarak
ayrılmıştır. Milli davamıza hizmet etmiş bir kişidir'' dedi.
Sözleşmeli erbaş ve er istihdamı ile YAŞ
kararlarıyla TSK'dan ilişiği kesilenlere yönelik düzenlemeler içeren tasarı, TBMM
Genel Kurul gündeminin ön sırasına alındı.
Genel Kurulda kabul edilen Danışma Kurulu kararına göre, Genel Kurul
yarın ve 3 Mart Perşembe günü 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.
Sözleşmeli erbaş ve er istihdamı ile YAŞ kararlarıyla TSK'dan ilişiği
kesilenlere emeklilik ve istihdam imkanı sağlayan düzenleme ile çok sayıda
uluslararası anlaşmanın onaylanmasını içeren tasarı, gündemin ön sıralarına
çekildi.
Sözleşmeli erbaş ve er istihdamı ile YAŞ kararlarıyla TSK'dan ilişiği
kesilenlere emeklilik ve istihdam imkanı sağlayan tasarı ile Sulama Birlikleri
Kanunu Tasarısı, temel kanun olarak bölümler halinde görüşülecek.
Başkanvekili Nevzat Pakdil, Danışma Kurulu kararının kabul edilmesinin
ardından, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. (17.13)
